Start Reading

Yansımalar

Ratings:
490 pages8 hours

Summary

İnsanın yaratılıştan beri gelen sınanması ve yolculuğu devam ediyor. Hz Adem’in oğulları Habil ve Kabil arasındaki mücadeleden beri insanın sınanması, iyi ve kötünün bitmek bilmeyen bir mücadelesi devam ediyor. İnsan, çok zorlu günlerden ve sınamalardan geçti. Hala da sınanmaya devam ediyor.
İnsan cahildir, gafildir, aç gözlüdür, zalimdir. Buna rağmen, insanın, insan olma vebali ve sorumluluğu şüphesiz omzundaki en büyük yüktür. Bu ağır yüke ve zorluklarına rağmen, insanın coşkusu, cesareti ve içindeki potansiyeli de sınırsızdır.
O yüzden arayışlara girer insan.
Bir gün her şeyini geride bırakıp gider insan.
O yüzden altından kalkamayacağı büyük işlere kalkışır insan.
Hayallerinin peşinden gider insan.
Bilmediği yerleri keşfetmeye çıkar insan.
Bir daha asla dönemeyeceğini bildiği yolculuklara çıkar insan.
Ne bileyim Hindistan'ı ararken Amerika’yı bulur insan.
Göçü hazır olmadan yola çıkar insan.
Elektriği bulur, evrenin gizemlerini çözer insan.
Uzaya çıkıp, Aya ayak basar insan.
Senfoniler besteler, DNA nın yapısını çözer insan.
Bitmek bilmez bir arayıştadır insan.
Aslında, bir manada kendini aramaktadır insan.
Ebedi olma arzusu ve tutkusu ile sonsuza dek yaşamak ve anılmak ister insan.
Ruhunda sonu gelmez yin yang med cezirlerini yaşar insan.
Bu sonu gelmez iyi-kötü, sevap-günah, varoluş yokoluş, acı-haz döngülerinin hem kurbanı hem de bir parçasıdır insan.
Bir yanı yücelmek, yükselmek isterken, diğer aşağı yanı ise karanlığa, zevke ve diğer aşağılık duygulara tutunur insanın.
Yâni, insan bir yönü ile dalları göklere yükselen ulu bir çınar olmak isterken, bir yanı toprağın en kuytu, en karanlık yerlerine, derinlemesine kök salar insan.

Sanki dallarının yükselebilmesi için, toprağın derinliklerine kök salması gerekmektedir? Sanki kötü yanı olmadan iyi, bilge ve erdemli yanı var olamıyor gibi...Madde ve anti maddenin milyonlarca yıl önceki savaşı gibi... Sanırım önemli olan, varoluşumuzu borçlu olduğumuz madde ve anti madde savaşını maddenin kazanması gibi, insanın umudu da kendi içindeki iyi ve kötünün bitmeyen savaşında, kazananın iyi ve erdemli yanının olmasıdır! Dualite +,- dir. Bu bir ayrılık değil, tıpkı elektrik enerjisi gibi hayatın enerjisidir aslında. İyi-kötü, doğru-yanlış, kadın-erkek hepsi zıtları ile bilinirler. Kötü olmasaydı iyiyi bilemezdik. Karanlık olmasaydı, aydınlığı bilemezdik. Kadın olmasaydı, erkek var olmazdı. Günahlar olmasaydı, sevapların değeri olmazdı. "Eğer illüzyon olmasaydı, aydınlanma da olmazdı." diyen Budist deyişi ne kadar anlamlı! O halde, kötülüğü, karanlığı, cehaleti de yargılamamak gerekiyor. Tek iyiye bakarak, yada sadece kendi doğrumuz ile olaylara baktığımız zaman, olayın diğer boyutunu yok saymış oluyoruz. Ancak, biz insanlar ne kadar kırılganız! Belki de teklikten ayrı düştüğümüz için bu kadar acı yaşıyoruz. Dualite ve ayrılık acı getiriyor gibi. Anın büyüsü içinde Rabbimizin yarattığı her canlı, doğa ve o herşeyi mümkün kılan boşluğun ve hepimizi bir bütünlük halinde olduğumuzun kuşatıldığımızın farkına varabilecekmiyiz? Teklik farkındalığı bize mutluluğu ve huzuru getirebilir!

Bu benim kitabımdır ey okuyucu!
Kitabımda kendimi, hayat, insanlar ve toplumlar konusunda gözlemlerimi yazdım. Hayatın benim gözümden bazı yansımalarını yazdım. Kitabımda denemelerimi, düşüncelerimi, fikirlerimi, felsefemi, Yazaane yazılarımı ve daha fazlasını bulacaksınız.

Read on the Scribd mobile app

Download the free Scribd mobile app to read anytime, anywhere.