You are on page 1of 56

Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri

1






KUR'AN-! KERN
ve
TAB!AT !L!NLER!

(Tenkid Bir Yaklaim)



Prof. Dr. AHNED YUKSEL OZENRE







!stanbul - 1999
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
2










Bu incelememi
ocuklugumda ve genligimde
manev himmetlerine mazhar oldugum
Uskdar'in Sirli Zatlari 'ndan

EREF EDE ve NAF!Z UNCU'nun

azz hatiralarina
hrmet, muhabbet ve minnetle
ithaf ediyorum.










Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
3


AHMED YKSEL ZEMRE


1935 ylnda skdar'da domu; 1954'de Galatasaray Lisesi'nden, 1957'de
stanbul niversitesi Fen Fakltesi Matematik-Fizik Blm'nden ve 1958'de de
Fransa Nkleer Bilimler ve Teknoloji Mill Enstits'nden mezun olmutur. Bu iti-
barla Trkiye'nin ilk Atom Mhendisi'dir.

1969 ylnda Profesr olan yazar stanbul niversitesi Fen Fakltesi Teorik
Fizik Krss ve Matematiksel Fizik Anabilim Dal bakanlklarn 11 yl yrttk-
ten sonra 1984'de kendi isteiyle emekliye ayrlmtr. Ayrca ekmece Nkleer A-
ratrma ve Eitim Merkezi Mdr, st.niv. Fen Fakltesi Dekan, Trkiye Bilim-
sel ve Teknik Aratrma Kurumu (TBTAK) Bilim Kurulu yesi, TBTAK
Marmara Bilimsel ve Endstriyel Aratrma Merkezi kurucu kurul yesi, Trkiye
Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Bakan, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanl Da-
nman ve Nkleer Santral Proje Koordinatr gibi grevlerin yansra Trkiye'yi
NATO Bilim Komitesi'nde, OECD Nkleer Enerji Ajans Ynetim Kurulu'nda,
CERN (Avrupa Nkleer Aratrmalar Merkezi) Konseyi'nde ve Uluslararas Atom
Enerjisi Ajans nezdinde de yllarca temsil etmitir. Hlen TAEK Danma Kurulu
yesi ve Trkiye Elektrik retim Ve letim A.. (TEA) Genel Mdr'nn
"Akkuyu Nkleer Santral hlesi" konusunda Danman'dr.

Pozitif, sosyal ve din ilimler konularnda 300 den fazla makale ve raporu bu-
lunan Prof. zemre'nin hlen niversitelerimizde okutulan defalarca yeniden basl-
m 12 cild te'lif ders kitab yannda: "limde Demokrasi Olmaz", "Trkiye'nin er-
nobil ilesi", "slm'da Akln nemi ve Snr" (2 bask), "skdar'da Bir Attar Dk-
kn" (2 bask), "Gel De k in inden" (2 bask), "Gemi Zaman Olur Ki...",
"Kmil Mridin Portresi" (Editr Necmettin ahinler), "Akln Yolu limdir" (Ce-
ml Uak ile birlikte) balkl te'lif kitaplar bulunmaktadr.

Trkiye Yazarlar Birlii, Prof. zemre'yi: 1996 ylnda "skdar'da Bir
Attar Dkkn" eseriyle Htrat Dal'nda ve Prof.Dr. Toshihiko zutsu'dan evirdii
"bn Arab'nin Fuss'undaki Anahtar-Kavramlar" balkl evirisiyle de 1998 ylnda
eviri Dal'nda "Yln Sanats" dllerine lyk grmtr.

Franszca, ngilizce, talyanca, Almanca ve spanyolca bilen Prof. zemre ev-
lidir; iki kz ve bir de torunu vardr.

* * *



Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
4







!!NDEK!LER



I. Blm: Giri

II. Blm: Tabiat !limleri'nin Nahiyeti, Dayanaklari, Diyalektigi ve Sinirlari

III. Blm: Kavramsal Filtrelerin Ardindan "Fiziksel Realite" Nasil Algilanir?

IV. Blm: vahiy-Akil !likisi

V. Blm: Netod, Tefsir ve Te'vil

VI. Blm: Nteabih Ayetler'in Telkn Ettigi Edeb

VII. Blm: Nu'cze

VIII. Blm: Hikmet ve Pozitif !limler

IX. Blm: "Big Bang" Efsanesi

X. Blm: Sonu

* * *




Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
5


KUR'AN-! KERN
ve TAB!AT !L!NLER!
(Tenkid Bir Yaklaim)

Prof.Dr. Ahmed Yksel ZEMRE



!
Giri

Kur'n- Kerm ile Tabiat limleri'nin ilikisinin mhiyeti yzyllardr slm
lemi'ni megl etmi olan nemli bir meseledir. Ne yazktr ki bu konu, genellikle,
Tabiat limleri'nin:

1) tanm,
2) mhiyeti,
3) yaps
4) nitelikleri,
5) snrlar,
6) dayand dogmalar,
7) metodolojisi,
8) stratejisi,
9) paradigmalar,
10) diyalektii,
11) aralar,
12) geliim evreleri,
13) deontolojisi,
14) kendine zg mitos'lar
1
, ve zellikle de
15) epistemoloji'si
2


hakknda salam bir bilgisi bulunmayanlarn tekelinde kalm olduu iin cidd kav-
ram kargaalar, yanl deerlendirmeler, fhi yorum hatlar ve hatt slm'a aykr
davran ve beynlarla mll olagelmitir.

Tabiat limleri'nin zahir ve sath sihrine kaplan, ama bunlar hakkndaki bil-
gileri ise ou kere avm iin yazlm olan vlgarize kitaplarn dzeyini amayan
bir takm dnr ve mfessirler ise Kur'n'n Tabiat limleri'nden yararlanarak tefsi-

1
Eski Yunanca'da mythos kelimesinden: Gerek olmad bilinmeksizin itibr edilen hikye ya da
inan; srarl bir yanl kavrama; gerein yanl bir yorumlanmas; efsne anlamndadr.
2
Epistemoloji: Felsefe'nin, bilginin eitleri, temelleri ve geerliliini aratran dal.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
6

rini yeni bir tefsir metodu olarak telkki etmiler ve, ister muhkem isterse mtebih
olsun, btn yetleri zorlamac bir biimde aklletirmee, Tabiat limleri ile ilikili
klmaya kalkmlardr. Bunlar Tabiat limleri'ni olduundan daha gl gstermee
alrken te yandan da, son zamanda, bir takm kimseler Tabiat limleri'nin toplum
zerindeki etkilerini ve (aada aklanaca gibi zten mevcd olmayan) ahlk
yann(!) tenkid ederek Pozitif limler'i islmletirmek sretiyle (!) ahlkletirilmesi
gerektiini savunmaa balamlardr.

Bu incelemenin gyesi ise:

1. Btn bu kavram ve yol-yordam kargaalarnn izlesinde ie yaraya-
cak olan sarhat ve vuzuhun temellerini,
2. Tabiat limleri'nin mhiyet ve snrlarn temyiz ile kavramann ne ka-
dar zor bir i olduunu,
3. Bunlar diryet ve isbetle yorumlamann ya da baka yerlerde yorum
malzemesi yapmann daha da zor, nzik ve ok mesuliyetli bir i oldu-
unu, ve dolaysyla da
4. Tabiat limleri'nin knhne vkf olmayanlarn ya da vehimlerini ilim
zanneden heveskrlarn Tabiat limleri hakknda, ne ile ilgili ya da
ilintili olursa olsun, ahkm kesmelerinin ne kadar isbetsiz olduunu

fehmet, idrk ve temyiz shiplerine takdm etmektir. Bu takdm, bu konuda yalnz-
ca bir fikir verebilmek amacyla, olabildiince ksa tutulmutur. Yalnzca konuya v-
kf olanlarn anlayabilecei ve hakl olarak taleb edecekleri teknik ayrntlar ise,
metni ve anlay arlatrmamak iin, bilinli olarak gzard edilmitir.

Kur'n Tefsirinde
Modernist Akm

slm lemi'nde geen yzylda ortaya km olan "Modernist Akm" iinde
Kur'n tefsiri nemli bir yer tutmaktadr. Modernist slmclar denilen kesim bu a-
landaki gayretinin, Kur'n'n ada ve ilm yorumunu yapmaa ve dolaysyla da di-
ne yeni bir anlay ve canllk getirmee ynelik olduunu savunmaktadr.

Bununla beraber gerek bu akm gerekse "Kur'n'n ada ve lm
3
Tefsiri"
projesi slm lemi'nde bir yzyl akn bir sredir bir takm phelere, atmalara,
ithamlara ve hatt nifaklara yol am bulunmaktadr. Bu konuda yaplanlarn, yal-
nzca Kur'n ve Snnet'e deil fakat, Tabiat limleri'ne de uygunluunun isbetle te-
his ve tesbit edilmesi gerekir. Fakat meselenin vs'ati karsnda bunun kolay bir i
olmad da teslim edilmelidir.

Modernist Akm'n hep ngiliz idresi altndaki smrgelerde filizlenmi ol-
mas dikkat ekicidir. Bu hareketin bellibal ncleri Afganistan'da Cemleddin Af-
gn (1839-1897); Msr'da Muhammed Abduh (1849-1905) ile Rid Rz (1865-

3
Burada konu olan Tabiat limleri'dir.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
7

1935); Hindistan'da Sir Seyyid Ahmed Han (1817-1898), ibl Nmn (1857-1914)
ve Muhammed kbal (1877-1938) olmulardr. Bu hareketin Trkiye'deki ilk sempa-
tizanlar ise Mehmet kif, Ziy Gkalp, mer Rz Dorul ve mer Nashi Bil-
men'dir. Bugn ise Trkiye'de, ok daha ar bir biimde, Kur'n' sanki bir Pozitif
lim kitab imi gibi yorumlamaa kalkan bir zmre de bu modernist ve reformist
anlayn uzantsnda faaliyet gstermektedirler.

Modernist Akm, ilk sfiyeti iinde, u dncelere dayanmaktayd: 1) slm,
zaman iinde, Asr- Saadet'teki sfiyetinden uzaklamtr, 2) din
4
ile diynet
5
biri-
birine kartrlmaktadr, 3) bid'at-i seyyieler ve btl inanlar din hayat istil etmi-
tir. Bu durumdan kurtulmak, ancak: A) din dhil, Akl' her ite n plna almakla, B)
slm' modern artlara adapte etmekle, ve C) slm'da deil fakat islm hayat tar-
znda bir reform yapmakla mmkndr.

Buna gre slm'da Modernist Akm, aslnda, bu dinin uygulamalarnn zeri-
lerinde birikmi olan fuzl ykleri gerektii biimde elemee ynelik bir hy Ha-
reketi olarak balamtr. Fakat daha sonra bu hareket zaman zaman rndan k-
m ve Akl'n (aslnda Kur'n ve Snnet'in emrinde olmas gerekirken), Snnet'in de
Kur'n yetlerinin de stnde ve onlar sorgulayabilen bir konumda tutulduu dpe-
dz bir Dinde Reform Hareketi'ne dnmtr. Bu itibarla da eer Akl ve Mantk
Kur'n ve Snnet ile eliik duruma derse, bu harekete gre Akl'n Doru'yu bul-
mak hussunda yegne kstas ve vsta olmas hasebiyle, "Kur'n'n (ve reddedilme-
dii zaman da Snnet'in) Akl ile uyumlu klnmas" bu hareketin yava yava belir-
ginleen ana stratejisi olarak ortaya kmtr.

Bu tutum gitgide, ilim ve saduyu adna: 1) Snnet'in (yni hadslerin) hemen
hemen tmnn reddine, 2) peygamberlerin mu'czelerinin rasyonel grnml zor-
lama aklamalarna, 3) Kur'n'da sz edilen hiret hayatnn ve baz mnev varlk-
larn madd eyler aracl ile aklanmaa allmasna, 4) akid ile mumeltn a-
r basitletirilmesine, 5) (Trkiye sz konusu olduunda da) Lther'vr bir reform
zlemiyle ibdetin Trke yaplmasn icbr etmee, ve 6) Kur'n'n, ilmin gerekle-
rine uygun olarak, ada bir biimde ve Akl'n nderliinde ilm tefsirinin yapl-
masna ynelik reaksiyoner ve mu'terz bir veche kazanmtr.

Biz bu incelememizde slm lemi'nde artk vaz geilmez bir moda hline
gelmi olan Kur'n'n ada lm Tefsiri projesinin, zhir btn fsnuna ve czi-
besine ramen, anlamsz ve tehlikeli bir topya olduunu iz'n ve fehmet shipleri-
ne gstermee alacak ve zellikle de Pozitif limler'in mhiyetine, snrlarna, me-
todolojisine ve dier niteliklerine deinerek bunlar hakknda kesin ve derin bilgisi
olmayanlarn (yni Pozitif limler'de rsh shibi olmayanlarn) byle bir ie kal-
kmalarndaki isbetsizlii ve tehlikeyi ortaya koymaya gayret edeceiz.

nce ilmin ve zellikle de Pozitif limler'in ne olup ne olmad, ve Tabiat -

4
Yni Kurn ile sahih Snnet.
5
Diynet burada: "zaman iinde rf, det ve din-d itikadlarn sofulatrlarak din vecheye brn-
mesiyle ortaya kan uygulamalarn tm" olarak idrk edilmelidir.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
8

limleri'nin dayandklar teorilerin matematiksel yaplarnn Fiziksel Realite'yi idrk
etmemizi nasl ekillendirmekte olduklar meselelerini vuzha kavuturacaz. Sonra
Kur'n'a gre Vahiy-Akl ilikisinin mhiyet ve snrlarn izmee alacaz. Mo-
dern mfessirlerin kendi hev ve heveslerine gre te'vil etmee kalktklar mte-
bih yetlerin te'vilindeki Kur'n edebi de ortaya koyduktan sonra Kur'n ve ilme g-
re mu'czeden ne anlalmas gerektiini tartacak ve en son olarak da modern m-
fessirlerin pek itibar ettikleri "Big Bang Senaryosu"nun, btn czibesine ramen,
sonular henz sbt etmemi, ada ve bilimsi bir efsne olduunu ve bu itibarla
da Kur'n tefsirlerinde konu edilmesinin isbetsizliine deineceiz.

* * *



































Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
9

!!
Tabiat !limleri'nin
Nahiyeti, Dayanaklari, Diyalektigi ve Sinirlari


lim Nedir ve Ne Deildir?

Evren'de vuku bulan olaylar hakknda: 1) gzlemler, 2) deneyler ve 3) tefek-
kr sonucu elde edilip biriken bilgi'lerden hareketle ve kiiden kiiye deimeyen
(objektif) metotlar (yntemler, yol-yordamlar) araclyla "yeni ve objektif bilgi re-
timi"ne ilim ad verilir. Bu kapsamda, mesel: Matematik, Astronomi, Hukuk, Pale-
ontoloji, Mikroekonomi, Ortodonti ... birer ilimdir.

Ama kendine zg bir yolu-yordam olmasna ramen bilgi retmedii iin
mesel Fotoraflk bir ilim deil fakat bir takm reetelerin uslnce uyguland-
nda tatminkr sonular veren bir meslektir. -Mmarlk da byledir. Kez, gene
kendilerine zg birer yolu-yordam olmalarna ramen: objektif bilgi retmedii iin
Psikanaliz de, objektif ve realiteye uygun bilgi retemedikleri iin Astroloji de Hur-
flik de, bu anlamda, birer ilim deildir.

Bu kapsamda hads kllyatlar yuma da bir ilim deil yalnzca bir "hads
bilgisi yuma" oluturmaktadr. Buna karlk, hadslerden hareket ederek mezheb
imamlarnn vaz etmi olduklar farkl metotlar izlemek sretiyle bunlardan sonu-
lar karmak demek olan Fkh balbana bir ilimdir. Bununla beraber Araplar, ge-
leneksel ve tabi Epistemoloji'nin aksine olarak, belirli bir konudaki bilgi birikimini
"lim" diye nitelendiregelmilerdir.

Kuvantum Mekanii'nin "Kopenhag Ekol Yorumu" ve Rltivite Teorisi'nin
dayand denklemlerin (fiziksel olmad gerekesiyle elenen fakat bzlar tarafn-
dan teorik bir fikir cimnastiine konu edilen) sbt etmemi spekltif baz zm-
leri gzard edilirse, btn ilimlerde yeni bilgi retilirken klsik iki-deerli mantn
temel ilkelerine dayanlr. Bu, eer ncllerinin seiminde bir yanllk yoksa, onla-
rn objektifliklerinin de vaz geilmez garantisidir.

lim insanlarn zerinde sehhr bir etkiye shiptir. Bu sebebden olsa gerek
ou kere bir san'atin, bir meslein ya da bir uygulamann "ilim" diye takdim edildii
ok sk rastlanlan hatlardandr.

lim objektif nitelikte olur. Yni bir ilmin vard sonular ve bu sonulara
var iin gerekletirilen aamalar yeterince akl ve fikr olgunlua ve ilm metotlara
ve bunlar uygulama imknlarna ship kimseler tarafndan ayn ekilde alglanr. Bu
balamda bir "Ry lmi"nden sz etmenin bir anlam yoktur. Kez Trih de eer bir
olaylar ve trihler dizisi olarak alglanr ve uygulanrsa bir ilim deil yalnzca bir
"bilgi birikimi" olur. Ama bu "bilgi birikimi" eer trih olaylar arasndaki sebebleri
ya da en azndan korrelsyonlar ortaya koyan zel bir yorum metoduyla donatlrsa
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
10

ite o zaman bir "Trih lmi"nden sz edilebilir.

Pozitif (Msbet) lim Nedir?

Ltince kkenli pozitif kelimesinin etimolojik anlam: kesin, deiime
uramaz'dr. Msbet kelimesi ise Arapa'da sbt etmi yni "delillere dayandrla-
rak kesinlik kazandrlm" anlamndadr. Grlyor ki gerek Arapa msbet kelime-
si gerekse Ltince kkenli pozitif kelimesi ayn anlama shiptirler. Buna gre "lim
Felsefesi"nde Pozitif ya da Msbet limler delillere dayandrlarak, aksinin doru ol-
duu gsterilinceye kadar, kesinlik kazandrlm bilgiler ieren ilimler hakknda
kullanlmaktadr.

Bu, bir bakma: 1) herhangi bir kimsenin kendi Muhayyele'sinin telkin edebi-
lecei yanltc ilhmn, mhiyetini asl deitiremeyecei, 2) bu bilgileri tesbit ve
idrk edenden de, tesbit ve idrk iin yararlanlan (hisler, gzlem ve l letleri,
aklyrtme kurallar... gibi) aralarn tmnden de bamsz, 3) kiilerin nefisleriyla
deil objeler ile kim olan objektif bilgilere dayanan ilim demektir.

Btn ilimler arasnda Pozitif limler'in zel bir yeri vardr. Pozitif limler: 1)
Matematik ve Rasyonal Mekanik gibi sdece istidll (yni gzlem ve deneylere ba
vurmakszn bunlardan tammen bamsz bir biimde, iyi tanmlanm kavramlar-
dan ve temel bir takm varsaymlardan yalnzca mantk kurallarna uygun sonular
karmaa dayanan trden) ilim olur; 2) ya da Fizik, Kimya, Astronomi, Molekler
Biyoloji, Jeofizik ... gibi gzlem, deney ve lmlere dayanan Tabiat limleri olur.

Tabiat' konu alan Pozitif limler'in Fiziksel Realiteyi objektif olarak yanst-
mas arttr. Bunun byle olup olmad ise bu ilimler erevesinde yaplan Tabiat'n
tasvrinin Tabiat'n Fiziksel Realitesi ile uyumlu olup olmadnn tesbitiyle mm-
kndr. Bu da Pozitif limler'de "lm sorunu"nun nemine dellet eder. Tabiat -
limleri'nin belirli bir olay iin teorik olarak ngrd rakkamsal sonu fiziksel
bir lmle te'yid edilmeli yni sbt etmelidir.

Tabiat limleri'nde, bir nesne hakknda belirli artlar altnda yaplan bir gz-
lem ya da bir lmn sonucuna "bilgi" (ya da informasyon) diyoruz. Bilgilerden o-
luan bir "bilgi yuma", ne kadar byk olursa olsun kendi bana asl bir ilim olu-
turamad gibi anlaml ya da ilm bir sonuca da yol amaz. Bir bilgi yumandan il-
m bir sonu kartmak iin:

1) Bu bilgiler arasnda bulunmas gerekli bantlarn vaz edilmesi,
2) Bunlardan hareketle bir sonuca gtrecek bir mantk ya da matematiksel
srecin yni bir metodun, yol-yordamn tanmlanmas gerekir.

Mesel belirli bir kavaktan geen btn tat aralarn gzlemleyelim. Bun-
lar cins ve markalarna gre kavaktan geilerinin trihlerini ve zamanlarn kayde-
delim. Bylece ksa zamanda gitgide byyen bir bilgi yuma elde ederiz. Bu yu-
mak bu i hliyle bize hibir anlaml sonu temin etmez. Ama eer bunlar arasndan
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
11

kavakta vuku bulan trafik kazlarna sebeb olanlar ayklayacak (1. yntem: aykla-
ma) ve mesel X, Y, Z marka otomobillerin sebeb olduu trafik kazlarna htimaller
Hesab yntemlerini uygulayacak olursak (2. yntem: htimaller Hesab'n uygula-
ma) X, Y, Z marka otomobillerin o kavakta trafik kazsna mruz kalmas ihtimlini
elde eder ve buradan da sz konusu kavakta hangi marka otomobilin kaz riskinin
daha az olduu hakknda anlaml ve ilm bir sonuca ularz.

Tabiat limleri'nin
Snrlar

Tabiat limleri'nde hedef: olaylarn aklanmasdr. Bu aklama tepeden in-
me bir aklama deil akl melekelere dayanan bir aba sonunda kazanlm akl ya
da rasyonel nitelii ar basan bir aklamadr. Bu aklama: 1) tutarl (yni eliki-
lere yol amayan), ve 2) objektif (yni yalnzca aklamay yapan ahsn deil akl
melekelerine ship ve konuya in herkesin anlamasn mmkn klan) bir tarzda,
ve ayrca da 3) (bilineni bilinmeyene deil) bilinmeyeni bilinene indirgeyerek yapl-
maldr.

Byle bir aklamada sebep kavram, genellikle, merkez bir rol oynar. Her
olayn kendisinin zuhuruna yol aan ve "bu olayn sebebi" olarak isimlendirilen bir
ya da birok sikinin bulunduuna man "Nedensellik (llyyet) lkesi"nin ifdesidir.

Tutarllk, objektiflik ve nedensellik Tabiat'n aklanmas srecinin temelin-
deki diyalektik abann vaz geilmez unsurlardr ama bunlar da yeterli deildir. Bu
diyalektiin olmazsa olmaz bir baka unsuru da, aada tartacamz, model kav-
ramdr. Model, Tabiat olaylarnn tutarl bir biimde iine oturup oturmad arat-
rlan bir ablondur. Bu ablon ilim adamnn ilminin, sezgisinin ve hayl kudretinin
rn olan teorik bir ablondur. Olaylarn mkul bir biimde bu ablona uyup uyma-
dklar gzlem ve lmlerle aratrlp tesbit edilir. Yalnz dikkat edilmesi gereken
nemli bir husus da olaylarn bu ablona mkul bir biimde uymalar keyfiyetinin Fi-
ziksel Realite'yi zorunlu ve sdk bir biimde yanstmaya yetmediidir. Ayrca: 1)
bu ablonun olaylarn nasl geliecekleri hakknda bir ipucu verip vermediine, 2)
yeni olaylar ngrp grmediine, ve 3) eer ngryorsa bu ngrnn gzlemler
ve lmlerle te'yid edilip edilmediine de baklr. Yni bir modelin geerli olabil-
mesi iin daima gzlem ve lmlerle uyumlu ve tutarl olmas gereklidir. Bu ba-
kmdan ilim adam kapal bir gecede elinde bir mumla Byk Sahra l'nde yolunu
ve ynn tyin etmee alan bir kimse gibidir. Elde ettii sonular ise hep Fizik-
sel Realite'nin krntlardr.

Tabiat limleri yukarda ilim ad altnda topladklarmzn zel bir alt-kme-
sidir. Tabiat limleri'ni karakterize eden:

1) "Her olayn bir sebebi vardr" eklinde ifde edilebilecek olan "Nedensel-
lik (llyet) lkesi",

2) "Ayn artlar altnda tekrarlanan her deney daima ayn sonular verir"
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
12

eklinde ifdesini bulan "Belirlilik (Determinizm) lkesi
6
",

3) "Her olay karakterize eden ve ancak lmle tesbit edilen fiziksel byk-
lkler vardr" eklinde ifdesini bulan "llebilirlik lkesi",

4) "Tabiat limleri'nin sonular kendi ilerinde elikili olamaz" eklinde i-
fde edilebilecek olan "Tutarllk (ya da elimezlik) lkesi" ve

5) "Tabiat limleri'nin sonularnn yanl olup olmadklarnn test edilebil-
mesine imkn veren bir yol-yordam mevcd olmaldr" eklinde ifde edilebilecek
olan "Yanllanabilirlik (ya da K.R. Popper) lkesi"
7
dir.


Bu ilkelere uymayan ilim
bir Tabiat lmi
deildir.

Yni bir bakma, Tabiat limleri'nin:
1) snrlarn ve 2) epistemolojik kapsamn
bu be ilke belirlemektedir.


Fiziksel Realite'nin idrki ite ancak bu ereve iinde mmkn olabilmekte-
dir. Aslnda Tabiat limleri'nde Fiziksel Realite'yi olduu gibi yanstmaya edeer
olan objektiflik bilinci, Trih boyunca, ok yava bir biimde gelimitir. Tabiat -
limleri'nin mhiyetlerinin snrlarn izmek ve konusunu bir takm mitoslardan ve
hurfelerden temizlemek yzyllar almtr. Objektif dnmeyi bir hayat tarz hli-
ne getirmek ise: 1) her an zinde ve acmasz bir otokritii, 2) bir otokontrolu, ve 3)
nefse hkimiyeti gerektirmektedir. Bugn bile, kendi uzmanlk alanlarnda ne kadar
baarl olurlarsa olsunlar, Pozitif limler'le uraan kimselerin ilim retirken ve hele

6
Belirlilik lkesi yalnzca atom-alt boyutlar sz konusu olduunda yerini Heisenberg'in Belirsizlik l-
kesi'ne brakmaktadr. Ancak bu ilkenin ortaya koyduu epistemolojik problemlerin nemli bir bl-
m hl tatminkr zmlere kavuturulabilmi deildir. Onun iin burada bu ilke ile ilgili spekls-
yonlara girmekten imtin ediyoruz.
7
Ellerinde tuttuklar sapan eklindeki dallarn ortak ucunun titremesiyle bulunduklar yerin altnda su
rts bulunduunu iddia eden su arayclarn gz nne alnz. "Burada su var" diye kazdrdklar
yerde ne kadar derine gidilirse gidilsin su bulunmazsa bunlar asl suu kabl etmezler: "Ben burada su
var dedimse su vardr; daha derin kazn!" derler. Onlarn bu iddialarn peinen de sonradan da yalan-
layacak hi bir yol yordam yoktur. Toprak ne kadar kazlrsa kazlsn su kmazsa suyun daha derinde
bulunduunu yalanlamak iin (sofistike Jeofizik yntemlerin dnda) bir yol-yordam yoktur. Bu iddia-
lar Tabiat limleri'nin kriterleri asndan itibar edilecek iddialar deildir.

Buna karlk Einstein'n Genel Rltivite Teorisi'nin sonularndan biri olan "In ktleli gk ci-
simlerinin yanndan geerken bir doru boyunca deil de bir eri boyunca hareket edecei" iddiasn
gz nne alalm. Bunun yanllanabilmesi iin uygun bir yol-yordam A. Eddington tarafndan d-
nlp uygulanmtr. Eddington 1919 da vuku bulan bir tam Gne tutulmasnda Gnein civrndaki
yldzlarn fotografn ekmi ve sonra bunu ayn yerin geceleyin ektii fotografyla mukyese ede-
rek her iki fotograftaki ayn yldzlarn imajlarnda kayma olduunu tesbit etmi ve bu sapmalar le-
rek bunlarn teorinin ngrm olduu sapma kadar olduu sonucunu elde etmitir.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
13

ilm sonular yorumlarken objektiflie her zaman sk skya riayet edebildiklerini
iddia etmek mmkn deildir.

u hlde lme tb tutulamayan vey kendisi deilse bile etkileri de gzle-
nemeyen vey llemeyen, Tabiat limleri'nce bilinen olaylara irc edilemeyen y-
hut da bunlarla objektif bir biimde ilgisi-ilintisi tesis edilemeyen ve yanllana-
bilmeleri iin bir yol-yordam bulunmayan bilgi ve olgular Tabiat limleri'nin kapsa-
m dnda kalmaktadrlar. Bu kabil bilgi ve olgulara (eski Yunanca'da Tabiat karl-
= fsis, ve tesi karl = meta kelimelerinden esinlenerek) fizik-
d, fizik-tesi yni meta-fizik bilgi ya da olgular denir.

Tabiat limleri'nin snrlar bylece belli olmaktadr. Tabiat limleri'nin kendi
alanlar dnda kalan ve eriemedikleri olgu ve bilgiler iin kendi ereveleri iinde
beyn edebilecekleri bir eyleri yoktur. Eer bir kimse bunun aksini iddia ederse,
mesel Rh'un var ya da yok olduunu yhut da Rh ile bedenin etkilemelerini Ta-
biat limleri erevesi iinde tartmaa kalkr ya da tartabileceini iddia ederse
ya Tabiat limleri ile Metafizik disiplinini bir kavram kargaas iinde biribirine ka-
rtryor ya da tabiat-ilimsi bir grnm sergileyerek safsata yapyor demektir. Zr
Metafizik alanna ait bir kavramn ontolojik gerei'ni Tabiat limleri kstaslarna g-
re kabl ya da reddetmee kalkmak bir avu leblebinin arln bir diyapazonun
verdii l notasnn frekans cinsinden lmee kalkmak kadar abestir.

Hemen ifde etmek gerekir ki Metafizik Felsefe'nin nemli dallarndan biridir
ama bir Pozitif lim deildir. Metafizik ayr bir deere, ayr bir etkinlie shiptir. Bir
kimse Metafizik erevesi iinde kalarak Pozitif limler'in mhiyetleriyle ilgili olay
ve olgular pekl tartabilir; bunun bir anlam vardr. Ama bu takdirde asl Pozitif
lim yapyor olmaz! Fakat eer bu kimse Pozitif limler'in kstaslarna dayanarak
Metafizik disiplininin mhiyetiyle ilgili olay ve olgular tartmaa kalkrsa artk
Pozitif lim deil, yalnzca Pozitif lim grnts altnda dpedz Metafizik ve se-
meresiz bir speklsyon ve hatt ou kere de safsata ya da muglta yapyor demek-
tir.

Pozitif limler'in gcnn ve snrlarnn kesinlik kazanmas, ayrca
Metafizik'den, metafiziksel kavramlardan ve metafiziksel sylemlerden arndrlmas
hi de kolay gerekletirilebilen bir sre deildir. Bu alanda vehmin ou kere ilmin
nne getiine hid olunmaktadr. Yalnz Trkiye'de deil btn Dny'da da, TV
istasyonlarnda ve yazl medyada ahs vehimlerini cidd cidd hz ilm sonularm
gibi takdm eden nice (aslnda, kendi alanlarnda, gerekten de) kymetli uzmanlar
arz- endm etmee devam etmektedirler. Bununla ilgili olarak, sdece, 1986 Nisan-
'nda vuku bulmu olan ernobil Nkleer kazs sonras ile 1999 Austos'unda vuku
bulmu olan Marmara depremi sonrasn hatrlamak yeter!

Bugn bile mensbu olduklar Tabiat lmi'nin deeri, snrlar ve epistemolo-
jisi zerinde kafa yormak frsatn bulamam fakat deerli ve verimli nice ilim ada-
m Tabiat limleri ile Metafizik konularn rahatlkla biribirine kartrabilmektedir-
ler. Bu ise Pozitif limler'in iktisbnn ne kadar zor, ama Pozitif limler hakknda
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
14

salkl ve gereki bir tefekkrn ise bundan da daha zor olduunun, byle bir te-
fekkrde insann idrkindeki atletin ve temyiz melekelerinin yanlma paynn ne
denli byk olabildiinin dellidir.

Aslnda Tabiat limleri'nin temelinde de bir takm mn umdeler (dogmalar)
bulunmaktadr. Bunlara zmnen ya da ak bir ekilde mn etmedike Tabiat limle-
ri'ni in etmek mmkn deildir. Bunun iin mutlak: 1) bizden bamsz olarak bi-
zim dmzda var olan madd bir lemin varlna, 2) bu madd lemden bilgi (en-
formasyon) elde etmenin mmkn olduuna, ve 3) bu madd lemin anlalabilir ol-
duuna, yni bu lemde vuku bulan olaylarn: A) tasvr edilebilir, B) aklanabilir,
ve C) ngrlebilir olduklarna penen imn etmek arttr. Bu mn olmazsa bu
madd lem hakknda bilgi kazanlamayaca ikrdr.

Tabiat limleri tmyle madd yni objektif bir biimde llebilme zellii
olan bir leme dayanr ve bu lemin dzenini ve bu dzenin uymakta olduu kuralla-
r: 1) aratrr, 2) kefeder, ve 3) tahkik eder.

Bu balamda, XX. yzyln en byk teorik fizikilerinden biri olan Albert
Einstein (1879-1955) Tabiat limleri'nin temelindeki bu dogmalarn ilkiyle ilgili ola-
rak unu beyn etmitir: "drk edenden bamsz bir d leme mn btn Tabiat -
limleri'nin temelidir. Bununla beraber, yalnz hislerle idrk bu d lemden dolayl
bir ekilde bilgi salamakta olduundan biz Fiziksel Realite'yi ancak tartmal
(diskrsif) yollardan kavrayabiliriz. Bunun sonucu olarak da Fiziksel Realite hak-
kndaki bilgilerimiz asl niha bilgiler olamaz"
8
.

Bu arada una iret edelim ki Tabiat limleri: 1) ilme de, 2) insan hayatna da
dorudan doruya hi bir ahlk norm koymaz. nsanlarn Tabiat limleri'nin eitli
vechelerinden esinlenerek bir takm ahlk normlar tretmeleri ise Tabiat limleri'nin
tmyle dnda ve onlardan tmyle farkl bir konu olan lm Deontoloji'nin (yni
lim Ahlk'nn) konusudur.

Pozitif limler ile dinin ortak vasflar: 1) her ikisinin de temelinde mn e-
dilmesi gerekli olan bir takm umdelerin bulunmas, ve 2) her ikisinin de insandan
bamsz olmasdr. Yni insan dinin de pozitif bilimlerin de gereklerine kar pasif-
tir. Bunlar ancak kefeder ya da idrk eder: bunlar cad edemez; bunlarn yerine
kendi hev ve hevesine uygun olanlar da vaz edemez. Byle yapsa ya da yaptn
zannetse bile bu bir geree tekbl etmez. Bu, olsa olsa, kiiliinin ilm idrk ve
temyizden yoksun olduunu yanstr; ve kez, cehletinin azametini gsterir, o ka-
dar!

Bu kapsamda, mesel: Fizik'de "Gravitasyon (Evrensel ekim) Knnu"nu,
Geometri'de "Pitagor Teoremi"ni, Kimya'da sofra tuzunun terkibini, Astronomi'de
"Gne Sistemi"ni, Biyoloji'de "Genetik Knnlar"n ister birinin emriyle ya da biri-
si bylesini uygun grd diye, ister referandumla, ister icm-i mmet ile deitirmek

8
Bu beynn z, Bakara sresinin: "Onlar (yni insanlar) O'nun (yni Allah'n) ilminden ancak O'-
nun izin verdii kadarn iht ederler" melindeki 255. yetine uygundur.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
15

mmkn deildir. Ayn ekilde ak, seik, kesin, objektif ve akl bir kant olmaks-
zn, bir iddiay gene bu yollarla bir ilm gerekmi gibi tescil etmek de gerei yan-
stmaz. nk btn ilm gerekler insandan ve insan irdesinden tammen bamsz
olan bir varla shiptirler. Bu bakmdan "limde Demokrasi Olmaz!". lm gerek-
ler, mhiyetleri gerei: Demokrasi oyunlarnn da, Demokrasi kavramnn da ve kap-
samnn da tesinde, insann da ve insann irdesinin de eriemeyecekleri akn
(mteal) bir konumdadr.

Ayn yollarla, mesel: Hazret-i Ms'nn peygamberliini iptl ve ilg etmek,
slm'da farz namaz vakitlerinin saysn azaltmak ya da oaltmak, bir haram hell
klmak ya da bir helli haram klmak muhldir. Bu balamda: "Dinde (de) Demokra-
si Olmaz!"
9


Bununla beraber gerek ilim yobazlarnn gerekse din yobazlarnn ilim ve di-
nin deil de kendi hev ve heveslerinin dikte ettii baz iddialar ilm gerek ya da
din nassm gibi dayatma abalar da maalesef ndirattan deildir. Byle bir tutum,
bunu sergileyenlerin, yalnzca: 1) cehletine, 2) adletsizliine, 3) vehmine, 4) vic-
danlara hkmetme tutkusuna, ve ou zaman da 5) zulmne dellet eder.

Gerek ilim adamlar, ancak: 1) kendilerinden bamsz olarak mevcd olan
ve olmaa devam eden tabiat knnlarn, fiziksel ilkeleri ve bunlarn matematiksel
bantlarn yni ilm gerekleri kefetmee alr, ve 2) bu keiflerinin geree uy-
gunluunu da objektif bir biimde, kl krk yararcasna aratrr. Bundan dolay ger-
ek ilim adamlar ilmi kendi hev ve heveslerine gre zgrce(!) ynlendiren efendi-
ler deil, fakat bunun tammen aksine, ilmin ancak ve ancak sdk hizmetkrdrlar.
Gerek ilim adamlarnn ilm gerekleri tehis ve tesbit etmede fevkalde drst ve
objektif olmaktan baka bir tutumlar olmas mmkn deildir. lm Deon-toloji'nin
(yni lim Ahlk'nn) temeli de ite budur!

Tabiat limleri'ni ve bunlarn uygulamalarn ilm kstaslara gre deil de kii
ya da gruplarn kendi hev, heves, vehim ve karlarna gre ynlendirme arzu ve ih-
tirasna, ibret alnmas gereken u rnekler verilebilir:

7 Ftih Sultan Mehmed'in ilim adamlarna gsterdii itibar din adamlarnn
III. Murat'n zamanna kadar pek ortaya kamayan kskanlk ve entrika-
larna sebeb olmutu. III. Murat'n fermnyla stanbul'da Galata srtlarn-
da Dny'nn en byk rasathnesini in etmekte olan astronom Takiy-
yddin'e ahs garaz ve kskanl yznden zamann eyhlislm Kad-
zde Ahmed emsddin efendinin Pdiah'a: "Rasat yapmak uursuzluk
getirir; ve gn esrrna kstah bir biimde nfz etmee cret edilme-
sinin tehlikesi de sonu da mlm ve muhakkaktr. Hi bir devlet yoktur ki

9
Buna karlk Hristiyanlk'ta tam bir "Ruhban Snf Demokrasisi" vardr. Katolikliin temel din
nasslar ve zellikle Teslis Akdesi M.S. 325 ylnda znik Konsili'nde parmak kaldmak yoluyla ka-
rarlatrlmtr. Papa'nn dini grevi erevesinde (ex cathedra) syledii her eyin doru olduuna ve
bu bakmdan Papa'nn infallibile (yni h lyuht ve lys'el) olduuna da 1870 I. Vatikan
Konsili'nde demokratik bir biimde karar verilmitir.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
16

orada gk rasat edilmi olsun da o devlet mmr iken harb olmam,
devletin yaps da depremli bir ekilde deiiklie uramam olsun" me-
linde vermi olduu bir fetv zerine III. Murat'n bir hatt- humynu ile
bu rasathne, hicr 987 ylnn 4 Zilhicce Perembe gn (mild 1580 y-
l), Galata blgesi emri Kaptan- Dery Kl Ali Paa tarafndan yerle bir
edilmitir.

7 Papa VIII. Urbano (1568-1644), Galileo Galilei'nin: A) Arz'n Gne etra-
fnda dolandn te'yid etmesini, ve B) drbnle yapt gzlemler sonucu
Gne'in yzeyinde bir takm lekelerin bulunduunu tesbit etmi olmasn
Engizisyon Mahkemesi kararyla reddettirmitir. Ama oybirlii ile alnm
olan bu karar: 1) Arz'n Gne'in etrfnda dnmesi gereini iptl ede-
memitir. Arz, milyarlarca sene ncesinde olduu gibi, sz konusu kararn
verildii gn de bugn de Gne etrafnda dolanmaya devam etmitir ve
etmektedir. 2) Mahkemenin karar Gne'in sathndaki lekeleri de ortadan
kaldramamtr. Bugn pekok rasathnede Gne'deki bu lekelerin say-
lar, konumlar, yer ve byklklerinin deiimi bir rutin ilem olarak
hergn kaydedilmekte ve bunlardan ilm sonular karlmaktadr.

7 Adolf Hitler, Albert Einstein'n deneyle tahkik edilmi olan Rltivite Te-
orilerini "yahudi ilmi" diyerek tezyif ve tahkir ederek Alman limler Aka-
demisi'ne oybirliiyle reddettirmitir. Ama bu da, bu teorilerin ve bunlarn
sonularnn gerekliini ortadan kaldramamtr. Bugn nkleer reaktr-
lerden yar-iletkenlere, devs tnecik hzlandrclardan karadeliklere ka-
dar pekok uygulama ve kavram, varln bu teorilere borludur.

7 Eski S.S.C.B.nde Stalin'in destekledii ve gl makamlara getirdii
Lissenko, bu politik destekten ald gce dayanarak, genetik ilminin k-
nnlarn devlete reddettirmi ve bunlarn yerine kendi "Vernalizasyon
Teorisi"ni vaz ederek lkenin btn zira uygulamalarnn bu teoriye gre
icr edilmesini salamtr. Bunun sonucu olarak btn Sovyet ziraati if-
ls etmitir.

7 Mao-Tz Tung ise Kzl in'de 1960'larda "Kltr Devrimi" ternesiyle
maraz ve arpk kamuoyu oluturmak yoluyla ilm gerekleri deitirebi-
leceini ve bunlar kendi siys felsefesine uydurabileceini sanmtr.
Uygulamalar belki baz politik rakiplerinin elenmesinde gerekli bahne-
leri temin etmitir ama ilm faaliyetlerin Kzl in'de yirmi sene kadar du-
raksamasna ve byk yaralar almasna sebeb olmutur.

"Bilimcilik" deolojisi

Tabiat limleri'nin itibr XVII. yzyldan itibren ortaya koyduklar gelime-
ler ve bunlarn pratik hayata yansyan vecheleriyle olaanst artmtr. Bu itibar
Tabiat limleri'nin gc hakknda vehme dayanan byk bir itimadn da domasna
sebeb olmu ve bu da snrlar hi dnlmeksizin gitgide Tabiat limleri hakknda
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
17

bir ideolojinin ekillenmesine ve sonunda da bu ideolojinin dogmatik bir doktrine
dnmesine yol amtr.

Bu ideolojinin ilk tohumlar nce Fransz Ansiklopedicileri: Denis Diderot
(1713-1784) ile Jean Le Rond d'Alembert (1717-1783) ve sonra da Josephe Louis
Lagrange (1736-1813) ve Pierre Simon de Laplace'n (1749-1827) almalarnda ve
yorumlarnda grlmektedir.

Fakat bu ideolojiyi dogmatik bir doktrin hline dntren Auguste
Comte'dur (1798-1857). Auguste Comte bu ideolojiye Pozitivizm adn vermiti. Da-
ha sonra Claude Bernard (1813-1878), Ludwig Boltzmann (1844-1906) ve Pierre
Duhem (1861-1916) tarafndan bayraktarl yaplm olan ve bugn Bilimcilik
(Scientisme) diye isimlendirilmekte olan bu doktrine gre: "Evren'de, insan davra-
nlar dhil istisnsz btn olaylar sonunda: madd, fiziksel olaylara indirgenerek
aklanabilir". Bu iddiasnn ierii asndan Bilimcilik doktrini Materyalizm'in
(Dehrliin) ada, gelimi fakat ayn zamanda da ok sinsi bir trn oluturmak-
tadr.

Daha yakn zamanlarda ise bu doktrinin mirasn yklenmek, nce kurucusu
Ernst Mach (1838-1916) olan Viyana evresi Ekol'ne ve daha sonra da kurucusu
Niels Bohr (1985-1962) olan Kuvantum Mekanii'nin Kopenhag Ekol'ne nasb ol-
mutur.

Kopenhag Ekol'nn tkipilerinden Werner Heisenberg'in (1901-1976) vaz
etmi olduu ve uygulamalarda da geerlilii kantlanm olan Belirsizlik lkesi arac-
lyla cz irdeyi aklamaa kalkmas da, Trkiye'de Hans von Ajberg mstear
adyla bir dizi kitap yazm olan kiinin kitaplarnda Kur'n'n rh, melek, cin, ... vb
gibi mnev kavramlarnn, modern Teorik Fizik'de bir fikir cimnastiinden teye gi-
demeyen, takiyon ve benzerleri gibi speklsyonlar araclyla madd bir ekilde a-
klanmas giriimleri de, "...cinlerin biyolojik bedene tesir edip radyasyon zehirlen-
mesi(!) meydana getiren mikrodalgalar" olduklarn iddia eden Ahmet Hulusi'nin ve
cinlerin kuvantumlar olduunu beyn eden Halk Nurbaki'nin vehimleri de hep Bi-
limcilik ideolojisinin gizledii sinsi materyalizmin sebeb olduu, cils ve czibesi
nefisleri okayan modern safsatalar ve hurfelerdir. Ne yazktr ki bu konuda tpk
bu zevt gibi vehmini ve hezeynn hz ilim sayan, ilim ve temyiz yoksunu
pekok kimse vardr.

Bilimcilik doktrini aslnda "Galileo Olay"na ve dolaysyla da Katolik Kilise-
si'ne kar reaksiyoner bir tutumu sergilemektedir. Bu, doal olarak, Katolik Kilisesi
ile Bat'daki pozitif ilim mensublar arasndaki uurumu daha da derinletirmitir.

"Bilimcilik" bugn her lkede kk salm, eitimin her kademesine szm
grnmektedir. "Bilimcilik", ilim eitimi grm olmasna ramen ilmi bir metod
olarak kavramak hussunda gene de chil kalm olanlarn da "itirk ve paylama
igdleri"ni tatmin etmek iin kendilerini bu kalkan arkasna gizleyerek entel g-
rnmeye kalkanlarn da bilinsizce bayraktarln yapmakta olduklar bir ideoloji-
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
18

dir.

lim ve teknolojinin gnden gne gelimesi rencilere ksa zamanda daha
ok bilgi aktarlmasn gerektirmektedir. Dier taraftan rencilerin gitgide artan sa-
ys da hocalarn bunlarla tek tek ilgilenme imknn ortadan kaldrmtr. Bu sebep-
ten tr ders takrirleri ok sayda rencinin yalnzca hocay dinledikleri ve derse
hi bir ekilde aktif olarak katlmadklar majistral dersler eklinde cereyn etmekte-
dir. Hoca krsde ilm sonular sunmakta ve bunlarn anlalp hazmedilmesi de -
rencilere kalmaktadr. renciler, belki doktora almalar hri, hocann beer s-
cakln da gzleyebilecekleri yakn bir hoca-kirt ilikisinden mahrumdurlar.

Bu zorunlu mizansen ve hoca ile renciler arasndaki iletiim kopukluu is-
ter istemez kilise yinlerini anmsatmaktadr. Kilisede yini idre eden papaz szler
ve jestlerle Hristiyanlk dogmalarn sunar. Okuldaki hoca misli, yindeki tek aktif
kii papazdr. yini izlemi olanlarsa bu szlerin ve jestlerin sembolizmi arkasnda
neyin murd edildiini kendi balarna kef ve fehm etmee alrlar.

te derslerin de bu kabil yinimsi bir biimde takriri sonucu olarak lim (ya
da Bilim) kelimesi gerek rencilerin gerekse avmn nezdinde idrk ve temyizden
uzak bir eit mistik bir czibe icr etmekte ve, ne yazktr ki, yer yer akl-d efsne-
ler ve fikr sapklklar iin yeterli bir ortam oluturabilmektedir.

Bu iin chillerinin nemli bir blm ise : 1) Tabiat limler'ini, hl, sekin
bir ruhban snfnn tekelinde bulunan bir eit sihirbazlk gibi telkki etmekte; 2)
Tabiat limleri'nin otoritesinin her trl snrlayc kaydn tesinde ve tartma kabl
etmez olduunu vehmetmekte; ve 3) Tabiat limleri'nin hereyi aklamaya kdir ol-
duu mitos'unun yaylmasna da katkda bulunmaktadrlar.

lmin muhtevs hakknda bir takm safsata ve hurfelerin ortaya kmasna
ise, hi kukusuz: 1) ders takririnin renci ile hocann iletiimine izin vermeyen bu-
gnk eklinden baka, 2) eitim ve retimde ilim metodolojisinin n plna aln-
may, 3) ilimlerin geerlilik snrlarn izen Epistemoloji ile 4) ilim ile toplum ara-
sndaki ilikilerin nasl olmas gerektiini inceleyen lm Deontoloji'nin tedris edil-
meyii de sebep olmaktadr.

"Bilimcilik" ideolojisi Din Sosyolojisi asndan incelenecek olursa bu ideo-
lojinin: 1) putu, 2) ruhban snf, 3) ments
10
, 4) oligarik fakat evrensel bir mme-
ti, 5) dllendirme ve cezlandrma sistemleri, ve 6) kendine zg afarozu ile tam bir
din grntsnde olduunu syleyebiliriz. te bu din yalnz slm ile deil btn
Semv Dinler ile atma iinde olmay yaylmac siysetinin siki kabl etmektedir.

"Bilimcilik" dininin putu Akl'dr. Ruhban snf ise bu dine gnl vermi ilim
adamlar ve uzmanlardan olumaktadr.


10
Alt mn umdeden oluan bu ment'nn ayrntlar iin bk.: Ahmed Yksel zemre, slm'da
Akln nemi ve Snr, 2. Bask, s.273-276, Krkambar Yay., stanbul 1998.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
19

Model Kavram

limde model, senaryo, teori kelimeleri sk sk kullanlmaktadr. Ancak bun-
larn dellet ettii anlamlar ak seik bilinmezse bu durum kavram kargaasna ve
ou kere de fuzl ve mesnetsiz tartmalara yol amaktadr.

Szlk anlamyla model: "bir eyin takldi olan nesne" demektir. te yandan
teori, eski Yunanca'da: gzlem, inceleme, speklsyon ve doktrin anlamnda kulla-
nlm olan theria kelimesinden tretilmitir; Osmanlca'ya nazariye diye gemi-
tir.

Bir nesnenin bir takm zelliklerini gzard ederek kaba bir takldini ortaya
koyan snrl (ematik) bir temsiline nesnel model denir. Sleymniye Camii'nin kib-
rit plerinden yaplm 1/200 leindeki bir modeli, ya da Arz kresinin krtsiye-
cilerde satlmakta olan plstik modeli nesnel modeller iin iyi rneklerdir.

Nesnel modeller, olaylar aklamak yerine, olay ve olgular zaman ve me-
kndan tasarruf ederek btnyle gzlemee yararlar. Bu trl modellerden yeni bil-
giler elde etmek mmkn deildir. Bunlar olsa olsa yeni tasarmlar iin grg ve il-
hm kayna olabilirler. Tabiat limleri'ni ilgilendiren modeller nesnel deil teorik
modeller'dir.

Muhyiddin bn Arab'nin "Fthat- Mekkiye" isimli eserinde mnev sem-
vat hakknda takdm ettii
11
ve bu semvatn topografyasn izen model objektif
gzleme, deneye ve lme tb tutulamad iin sbjektif, ayrca fizik-d bir lem
ile ilgili olduu iin de metafizik bir model'dir. Sbjektif modeller de metafizik mo-
deller de Pozitif limler'in ilgilendii modeller deillerdir. Bu trden modeller Pozitif
limler'in kapsamnda mtlea edilmezler. nk Tabiat limleri: 1) objektif gzlem-
lere, ve 2) objektif olarak llebilen fiziksel byklklere dayanr.

Buna karlk, mesel n dalgasal bir harekete dayandna ilikin "dalga
modeli" n: 1) krlmas, 2) krnm (difraksiyon'u) ve 3) giriimi (enterferans')
gibi fiziksel olaylar aklc (rasyonel) bir biimde aklayabilen, matematiksel bir
ereveye oturtulabilen ve ilk admda uygun ve isbetli grnen bir modeldir.

Bu kabil modellerin bir ksm, atom modellerinde olduu gibi, zgn teorile-
rin kurulmasn salayan yol-gsterici (hristik) modellerdir. Bu modelleri matema-
tiksel bir ereve iinde deerlendirmek mmkndr. Objektif bilgi retmekte arac
olan bu kabil modellere ilm modeller ad verilir.

Somut bir nesnenin ya da bir olayn, matematiksel bile olsa, bir model arac-
lyla temsili daima ksm olmaa ve daima bir takm basitletirici kabllere dayan-
maa mahkmdur. Bu bakmdan bir model, gz nne ald nesnenin ya da olayn
baz zelliklerine hi itibar etmeyebilir.

11
Daha sonra Dante Alighieri tarafndan lh Komedi isimli eserinde iktibas edilmitir. Bk. Miguel
Asin Palacios, Islam and the Divine Comedy, Franck Cass, 1968.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
20


nsn zeks gerek bir durumu, ne yazk ki, btn giriftlii ile: 1) bir anda ve
2) rasyonel (aklc) bir biimde kavrayp idrk etmek yeteneinden yoksundur. Onun
iin ilim adamlar, zorunlu olarak, karlatklar durumlarn nce ksm ve basit
vechelerini ve sonra da bu vecheler arasndaki ilikileri kavramaa alarak tedric
bir ekilde daha girift vechelerin kavranmasna tevessl ederler.

Bunun iin fiziksel gerein kavramsal bir biimde idrk edilebilmesi bu ger-
ein nce pekok niteliinden (parametresinden) soyutlanarak idealize edilmesiyle
balar. Bu operasyonun sonucu ortaya konulan model aslnda fiziksel gerei deil
fakat gerein soyut ve kaba bir takldini yanstr.

Atom Modelleri

lm modellerin gelimesine en gzel rnek "atom modelleri" dizisidir. Eski
Yunan'da Seluk'lu Leukipos M.. 450 ve daha sonra da rencilerinden Demokritos
M.. 430 dolaylarnda maddenin sonsuzadek blnemeyeceini savunmular ve as-
lnda atom denilen tneciklerden olutuunu ileri srmlerdi
12
. Bunlar, atomlarn
birarada toplanarak maddeyi nasl meydana getirdiklerinin akla-yatkn bir aklama-
sn verebilmek zere, baz atomlarn toparlak ve bazlarnn da engelli olmalar ge-
rektiini ve engelli atomlarn da biribirlerine kar gsterdikleri sempati
13
ve czi-
be(!) dolaysyla biribirlerine engellenmeleri sonucu kat maddenin olutuunu sa-
vunmulardr. Bu model svlarn oluumunu da toparlak atomlarn bir araya gelip
biribirlerinin zerinden kaymalaryla aklyordu.

Bu tasvir model yzyllar boyuncu yalnzca felsef bir fikir cimnastii olarak
kald. XVIII. yzylda Dalton (1766-1844) , kimya deneylerinde vard sonularda,
maddenin gerekten de atomlardan olumu olabileceinin ilk ilm ipularn kefetti.

XIX. yzyln sonlarnda William Crookes (1832-1919) ve J.J. Thompson'n
(1856-1940) seyreltilmi gazlarda vuku bulan elektrik boalmalaryla ilgili olarak
gerekletirmi olduklar deneyler atoma artk blnmez nazaryla baklamyacan,
atomun da kendine has yaptalar bulunduunu ve bunlardan biri olduuna hkme-
dilen negatif statik elektrikle ykl elektron'larn varln ortaya kard.

Elektronlardan ibret olduklar tesbit edilmi olan katod nlarnn yollar -
zerindeki bir maddenin yzeyinde birka atom tabakas kadar bir derinlie nfz e-
debildiklerinin ortaya kmas da 1903 ylnda Philipp Lenard'a atomun yapsnn
nemli bir blmnn boluktan ibret olmas gerektii fikrini telkin etti.

J.J. Thompson, 1904 ylnda, atomun hem negatif ykl elektronlar ihtiv et-
mesi ve hem de maddenin doal olarak yksz olmas olgusu karsnda atomu
homogen ve pozitif elektrik ykl bir kre eklinde dnd; bu pozitif yk ntr k-

12
Atomos eski Yunanca'da blnemeyen demektir.
13
Valns elektronlarnn rol ortaya konuluncaya kadar, molekl oluumunda, farkl atomlar arasn-
daki sempati'nin etkin olduu ileri srlmtr.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
21

lacak sayda elektron, tpk bir zml kek misli, bu krenin iinde gml bulun-
malyd.

Ayn yl japon Nagaoka ise atomu, etrafnda elektronlarn dolandklar pozitif
ykl bir ekirdek olarak tasavvur etmise de bu modeller matematiksel bir ereve-
ye oturtulamadklarndan yeni olaylar ngrme ynnden geerli modeller olama-
mlardr.

1911 ylnda Ernst Rutherford (1871-1937) deneysel olarak atomun ktlesinin
ok byk bir ksmnn pozitif ykl bir ekirdekte toplanm olduunu tesbit etmeyi
baard. Bunun sonucu olarak da atomu, negatif ykl elektronlarn, bu elektronlarn
toplam ykne eit fakat pozitif ykl merkez bir ekirdek etrafnda emerkezsel da-
iresel yrngeler zerinde dolandklar minik bir Gne Sistemi gibi bir yap olarak
modellendirdi.

Atom modelleri iinde ilk defa matematiksel bir ereveye oturtulup da hid-
rojen atomunun spektrumunu nicel olarak ngrebilen ve aklayabilen model 1913
ylnda yaynlanm olan Niels Bohr Atom Modelidir. Bu model tecrb olarak tesbit
edilmi bir fiziksel sbit olan Rydberg Sbiti'nin deerini baka fiziksel sbitlerin
fonksiyonu olarak teorik fakat rakkamsal ve hassas bir biimde temin etmi olmasy-
la da nldr.

Bu trihden sonra hassas lm imknlarnn gitgide artmas sonunda tecrb
olarak tesbit edilen lm deerleri ile Bohr Modeli'nin teorik ngrleri arasnda
ok ufak dahi olsa da bir fark ortaya knca 1915 ylnda bu modelin temel kablle-
rini biraz deitirip rafine eden Sommerfeld Modeli ortaya atlm, bunu 1924 de De
Broglie (1892-1987) , 1926 da Erwin Schrdinger ve 1928 de P.A.M. Dirac'n (1902-
1984) modelleri izlemitir.

Biribirlerini izleyen bu atom modelleri, her yeni kademede, Fiziksel Realite
hakkndaki bilgimizi daha rafine etmi ve o zamana kadar bilinmeyen bir takm olay-
larn ve ayrntlarn bilinmesini salamlardr. Biribirini izleyen bu teorik modellerin
tecrbe ile tahkiki, zhir Fiziksel Realite'nin ardnda bu realiteyi kuatan ve dou-
ran, kolay kolay eriilemeyen, eriildiinde de bize kendi yapsndan ancak birka k-
rnt sunan bir baka Realite bulunduunu telkn etmitir. Bu idrke ship teorik fi-
zikilerin ise
14
Fiziksel Realite'nin ardnda bulunan ve bu realitenin temeli olup onu
kuatan ama somut bir biimde varln ortaya koyamadklar (isterseniz buna, b-
yk harfle, Gerek ya da Hakkat deyiniz) Realite hakkndaki yegne tutumlar by-
lesine akn (transandantal, mteal) bir varln mevcdiyetine ehdet etmekten
baka bir ey olmamaktadr.

Senaryo Kavram

Senaryo: belirli bir zaman aral iinde sralanan ve biribirlerine bir ekilde

14
Bu kabil teorik fizikilerin saysnn olaanst az olduunu zlerek ifde etmek isterim. Dierle-
ri daha ok Teorik Fizik'deki zhir konularla ilgilenmeyi tercih etmektedirler.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
22

bal olan olaylar topluluu demektir. Epistemoloji kapsam iinde ise senaryo:
gemite bir kere vuku bulmu ve/vey her safhas hakknda tam ve kesin bilgi shibi
olamadmz olaylarn, olabildiince bir sebeb-sonu ilikisini gzeterek, nasl olu-
tuklarn akla-yatkn bir biimde sralamay amalayan zel bir modeldir.

Mesel Evren'in bir Byk Patlama (Big Bang) sonucu domu olduunu ve
bu patlamadan sonraki dakika iinde btn temel tnecikler ile elementlerin olu-
mu olduklarn anlatan ve bir dizi varsayma dayanan Lematre-Gamow-Weinberg
teorisi(!) aslnda akla-yatkn bir senaryodan baka bir ey deildir. Buna alternatif
bir baka senaryo da Hoyle-Gold-Bondi'nin farkl bir varsaym kmesine dayanan
Evren'in Duraan Hl Teorisi(!)'dir.

Benzer ekilde, ktalarn her yl biribirlerinden uzaklamasnn mekanizmas-
n aklamay hedef alan Alfred Wegener'in (1880-1930) Ktalarn Kaymas Teorisi
(!) de akla-yatkn bir senaryodur.

Kez Charles Darwin'in (1809-1882) Trlerin Evrimi Teorisi(!) de bu kap-
samda asl bir teori deil yalnzca bir senaryodur.

Ayn ekilde btn dinozorlarn bundan 65 milyon yl nce pekok hayvan ve
bitki tryle birlikte Dny sahnesinden silinip gitmi olmalarnn akla-yatkn bir a-
klamasn amalayan Volkanik fet varsaymna dayal olaylar zinciri de Semv
fet
15
varsaymna dayal olaylar zinciri de bu anlamda ve ayn sonucu aklamaya
ynelik olarak gelitirilmi olan ve gerei yansttn ispat etmenin de reddetmenin
de mmkn olmad yalnzca iki ayr senaryodur.

Bir teorinin isbetli olmasnn kriteri gzlem ve deneylere uygunluudur.
Gzlem ve deneyler teorinin mhenk tadr. Ancak senaryolar bu kritere tb tut-
mak mmkn deildir. Bundan dolaydr ki ayn bir olay, gzlem ve deneye uygun-
luk asndan deil de akla-yatknlk asndan aklayabilen birden fazla alternatif
senaryo retmek mmkn olmaktadr.

Modellerin ve Senaryolarn
Epistemolojik Mukyesesi

lm model ile senaryo arasnda mhiyet ve ilev alarndan benzerlikler ve
belirgin farklar vardr. Her ikisi de baz olgu ve olaylar aklamay hedef almalar
asndan bir benzerlik arz etmektedirler. lm model daima matematiksel bir teorinin
temelidir. Senaryonun matematiksel bir teorinin temeli klnmas her zaman mmkn
deildir. lm modeller araclyla aklanan olaylar: 1) tekrarlanabilen ve 2) ayn
artlar altnda (yni kontrol altnda) tekrarlandklar zaman da ayn sonular veren
olaylardr. Senaryolar araclyla akla-yatkn aklamas hedeflenen olaylar ise ou
kere tekrarlanabilir olaylar deildir ya da tekrarlansalar bile bunun hem ksa bir za-
man sresi iinde ve hem de gzlemcinin kontrol altnda vuku bulmas mmkn

15
Bu iki senaryonun ayrntlar hakknda bilgi almak iin bk.: Ahmed Yksel zemre, Model, Senar-
yo ve Teori, Felsefe Dnyas, say: 16, Yaz 1995.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
23

deildir.





Bu bakmdan senaryolar, Epistemoloji asndan,
Tabiat limleri'nin kapsam iinde deildirler.

Bunlar, sonular sbt bulmam bir takm
akla-yatkn speklsyonlardr, o kadar!


Senaryolara gereken nem ancak bunlarn mhiyetlerine vkf olan ilim a-
damlar tarafndan verilmelidir. Bunlar: 1) ilm sonularm gibi telkki etmek, 2)
takdm etmek ve 3) Kur'n'n tefsirinde malzeme etmek ancak iin knhne vkf ol-
mayan nehil kimselerin isbetsiz bir hevesinden teye gidemez.

lm modeller K.R.Popper anlamndaki Yanllanabilirlik Kriteri'ne uyarlar;
yni ilm modellerin sonularn yanllayabilmek (tekzib edebilmek) zere her za-
man bir yol-yordam bulmak ve modeli bu yolla tahkik etmek mmkndr. Modelle-
rin ilm olmak vasflar bu kritere uymalaryla sbt eder.

Buna karlk senaryolarn aklamay amaladklar olaylar bir ya da birden
fazla kere vuku bulmu olsa bile, aralarndaki zaman farknn genellikle medeniyet
trihinden daha uzun olmas hasebiyle senaryolar bu kabil bir kritere tb tutmak
mmkn deildir. Mesel Evren'n biribirini izleyen genileme ve bzlme safhala-
rndan oluan bir trihe mahkm olduunu ngren ve her safhaya da birka onmil-
yar yllk bir mr bien senaryo ite byledir.

lm modeller varsaymlardan hareket ederek sonular kartlmasna, ve -
kan sonularn da deney ve gzlemlerin mhenk tana vurulmasna msait aklc
(rasyonel) yaplardr. Senaryolar ise genellikle deney ve gzlemlerin mhenk tana
vurulmas mmkn olmayan, aklc deil akla-yatkn yaplardr.

lm modeller evrimlemeye msait olup bu bak asndan da dinamik bir
nitelie shiptirler. Bu modellerin yerlerini yeni ve daha gelimi modellere terk et-
melerinde, ngrdkleri sonularn gzlem ve lmlerle uyumamas kadar yeni o-
laylar aklamaktan ciz kalmalar da rol oynar.

Oysa, yukarda da aklanm olduu gibi, senaryolar deney ve gzlem ks-
taslarna vurmak hemen hemen imknszdr. Bu bakmdan senaryolarn evriminden
sz etmek abestir; bu bakmdan da statik bir nitelikleri vardr.

lm modeller belirli olaylar aklamak konusunda tektirler. Eer ayn olay
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
24

dizisini aklamak iddiasnda olan iki farkl ilm model varsa, gzlem ve deneyler bu
ikisi arasnda birinin elenmesi iin kesin kriterdir. Fakat senaryo sz konusu oldu-
unda, ayn bir olay dizisini biribirlerinden tammen farkl senaryolarla akla-yatkn
bir biimde aklamak mmkn olduu gibi bu senaryolardan birini dierine tercih
ettirecek kesin bir ilm kriter bulmak da her zaman mmkn deildir. Ayrca "Ev-
ren'in Byk Patlama Teorisi(!)" ya da Darwin'in "Trlerin Evrimi Teorisi(!)" gibi
baz senaryolar ilk olayn sebebinin ne olduunu ilm ya da hi deilse akla-yatkn
bir aklamasn temn etmekten de cizdirler.

Yanllanabilmesi iin bir yol-yordamn bulunmas mmkn olmayan senar-
yolar ve teoriler(!?), hayl ve ilgiyi tahrik eden btn czibelerine, hatt btn ilm
ve allmece grntlerine ramen, sdece: 1) spekltif, ve dolaysyla da 2) temsil
ettikleri bilginin deeri asndan (yni epistemolojik adan) da zayf olan bir fikir
cimnastii rnleridir.

Yanllanabilmeleri de dorulanabilmeleri de mmkn olmad iin bunlara,
genellikle, ya derin bir manla inanlmakta ya da hi inanlmamaktadr. Bu kabil tu-
tumlar ise, hi phesiz, objektif ve ilm tutumlar deildir.

spat ve Tahkik

Bir nermenin (kaziyye'nin) geree uyup uymadnn 1) ikn edici ve 2)
objektif delllerini ortaya koyup bir hkme balamaya tahkik (verification) denir.
Eer sz konusu olan nerme, mesel Matematik ya de Rasyonel Mekanik gibi, sa-
lam bir aksiyomatik
16
zerine in edilmi ise bu nermenin tahkikine ispat ad veri-
lir. Bu anlamdaki ispat mantk kurallarna dayanr. Eer mantk kurallarndan biri ya
da gz nne alnan meselenin (sz konusu aksiyomlarla elimeyen) varsaymlarn-
dan biri gz ard edilirse ispat btl (yni bo, beyhde, yanl, gerek-d, rk) o-
lur. Bundan dolay byle bir ispata kalkan bir kimse bu ispatn yalnzca kademele-
rinin eksiksiz bir biimde icr edilip edilmediini deil ayn zamanda mantksal bir
hat yaplp yaplmadn ve aksiyomlar ile varsaymlarnn ihml edilip edilmedi-
ini de srekli kontrol etmek zorundadr. bununla da snrl deildir. stidll ilim-
lerde her nermenin ispat iin ispat yapann sezgisine ve yaratc hayl gcne da-
yanan farkl metotlarn uygulanmas da mmkndr. Bunlarn, sonucu elde etmede
byk arlklar vardr. Kimi metotlar tammen ksr iken dierleri sonuca uzun ve
dolambal yollardan eriirler. nemli olan yalnzca sonuca ulatran isbetli bir me-
tot uygulamak deil ayn zamanda sonuca en ksa yoldan erien (zarif) bir metodu
bulup uygulamaktr
17
.


16
Aksiomatik (Belit Dizgesi): ister apak doru olduu kabl edilsin, isterse doruluu gsterilemez
olsun: 1) istidll bir disiplinin temeli olarak vaz edilen, 2) biribirleriyle elikili olmayan, ve 3) ispa-
tnn gerekmedii kabl edilen temel nermeler takm. Mesel Euclides (klit) geometrisinin teme-
lindeki aksiyomlar gibi.
17
Mesel 2-deikenli lineer bir cebrik denklem sisteminin zmn eliminasyon metoduyla kolay-
ca bulmak mmkndr. Ancak, deikenlerin says iki deil de mesel 8 olsa bu metot ok uzun ve
zahmetli hesaplara yol aar. Bu takdirde sistemi Determinantlar Teorisi metotlaryla zmek hem da-
ha kolay, hem de daha zarif ve hem de daha estetik bir zm tarz tekil eder.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
25

Tabiat limleri sz konusu olduunda ise, bir nermenin geree uyup uyma-
dnn mhenk ta gzlem ve deneydir. Fizik'te bir teorinin matematiksel olarak
(yni niceliksel olarak) ngrd bir bykl istidll ederken hibir formel yanl
yaplmam olabilir ama teorinin dayand teorik model Tabiat'n gerei ile tam
tamna akmyorsa (ki bu zten mmkn deildir) gzlem ve uslne uygun olarak
(yni isbetli bir metodoloji erevesinde) yaplan deneyler bu sonucu eninde sonun-
da yalanlayacaklar ve daha gelimi bir modelin ihdsna yol aacaklardr.

u hlde bir nermenin isbetli ve geree uygun olup olmadn tahkik e-
derken uygulanacak olan metodun ve bu metodu uygulama tarznn nemi ikrdr.
Tabiat limleri'nin dnda kalan konularda yukarda sz konusu edilen metotlar ok
kstl olarak uygulanabilirse de bu konularda dell ad altnda ortaya konulanlarn
zerinde hibir phe olmamasn temin etmek her zaman mmkn deildir.

Gerek hukk gerekse trih konularda bir iddiann geree uygunluu hak-
knda ileri srlen delllerde ise Pozitif limler'deki gibi bir objektiflik aramak ou
kere beyhdedir. Bu konularda kiilerin tanklklarnn samimyetini tesbit etmek her
zaman mmkn deildir. Ayrca, dell olarak ileri srlebilecek olan evrkn da ses
ya da video bantlarnn da, bugnk ileri teknoloji syesinde, dzmece senaryolarla
gerek ss verilerek maniple edilmeleri ya da dpedz belirli bir amaca uygun ola-
rak ml edilmeleri de maalesef mmkndr.

Bu hususlar gz nnde tutulduklarnda, Pozitif ilimlerin dndaki (hukk,
trih, siyset, sosyoloji, fkh, tasavvuf, psikoloji, vb ... gibi) konularda tahkik meto-
dolojisinin, Pozitif limler'inkine oranla; 1) son derece zayf, 2) sbjektif ve 3) gve-
nilmez olduu ortaya kmaktadr.

Bu durum, bu kabil konularda: 1) her meselenin niin pekok antitezinin de
rahatlkla ortaya atlabildiine, 2) bunlar savunanlarn da niin objektif deil de fa-
natik bir biimde sbjektif olduklarna, ve 3) savunduklar tezi bir man meselesi h-
line irc ettiklerine k tutmaktadr.

Buna somut bir misl vermek gerekirse, Hz. Peygamber'in veftndan sonra
hilfet meselesi konusunda ilerin dell olarak gsterdikleri hadsleri snnlerin ka-
bl etmemesini gsterebiliriz. Bunun sebebi hadslerin tahkik metodolojisinin, objek-
tiflie deil: 1) itimada lyk olduklarna inanlan hads rvilerine dayanmas ve 2)
bu rvlerin, ya da hadsin bizzt kendinin mevzu hads (dzmece hads) olduu iddi-
asyla reddedilebilmeleridir.

* * *






Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
26




!!!
Kavramsal Filtrelerin Ardindan
"Fiziksel Realite" Nasil Algilanir?


Zihinsel Nesnelerin
Oluumu

Mantksal, matematiksel, fiziksel ve benzeri nesneler ontolojik olarak farkl
temellere dayanmakta ve bunlarn temsilleri zihnimizde kavram hlinde olumadan
bizim Fiziksel lem'i tanmamz da mmkn olmamaktadr. Buna gre zihnimiz
"sz konusu nesnelerin temsiller olarak yansdklar" bir kap vazifesi grmektedir.

Ancak bu yansma boyutlu fiziksel nesnelerin iki boyutlu temsillerinin ay-
nada olumas gibi bir yansma deildir. Dikkat edilmesi gerekir ki aynaya, yalnzca
ve yalnzca, var olduklarna hislerimiz araclla hkmettiimiz nesneler yansmak-
tadr. Oysa, zihnimizde oluan, farkl ontolojik kkenli nesne kategorilerinin temsil-
leridir. Mesel farkl gk cisimlerinin zihnimizde oluturduklar temsillerin kmesi
ile farkl grevlerle yklenmi meleklerin zihnimizde oluturduklar temsillerin k-
mesi gibi farkl ontolojik kkenli nesne kategorilerinin temsillerinin oluturduu
farkl kmeler, zihnimizde, biribirlerinden bamsz olup kendi ilerinde de dinamik
bir yapya ship bulunmaktadrlar.

Her biri birer zihinsel nesne olan bu temsillere ship kan Akl bunlar ara-
snda dinamik tekbliyetler be bantlar kurmaktadr. Bu tekbliyetler ve bant-
lar sonucu Muhayyele (hayl gc), yaratc vasfyla yepyeni baka zihinsel nesneler
retebilmektedir. Sezgi ise Muhayyele'yi mmkn rnlerinden yalnzca belirli bir
tnesini retmee ynlendiren yetenektir.

Birka somut rnek vermek gerekirse: 1) Merkr gezegeninin yrngesinde
gzlenen ve evrensel ekim knnuna dayanarak dorudan doruya bir aklamas
bulunmayan bir takm pertrbasyonlarn (yni evrensel ekim yasasndan sapan ha-
reketlerin) sebebi olarak varsaylm olan (yni Muhayyele'nin rettii) Bilinmeyen
Gezegen de, 2) beta bozunumunda gzlenen "Enerji Korunumu lkesine aykr" du-
rumlar bu ilke ile badatrabilmek zere varsaylm olan (yni Muhayyele'nin ret-
tii) Ntrino da bu kapsamda ve ilk admda birer zihinsel nesne oluturmaktadrlar.

Byle bir zihinsel nesnenin retilmesini motive eden ise Fiziksel Gereklik
endesi deil fakat, birinci hlde: Nedensellik lkesi'nin muhafazas endesi; ikinci
hlde de: Enerjinin Korunumu lkesi'nin muhafazas endesidir.

imdi mesele: 1) zihnimizde oluan bu yepyeni zihinsel nesnelere objektiflik
kazandrmann mmkn olup olmad, yni bu nesnelerin zihnimizdeki temsillerinin
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
27

sdk bir biimde baka zihinlere de yanstlmasnn mmkn olup olmad, ve 2)
eer bunlara objektiflik kazandrlabilirse bu objektifliin snrlarnn ne olacadr.

Muhayyele'nin bir rn olan zihinsel bir nesnenin objektifletirilmesi sreci-
ne misl olarak enerji kuvantumu kavramna nasl bir objektif ierik kazandrlm
olduuna bir gz atalm.

Fizik'de Kara Cisim diye, zerine den btn radyasyonlar souran cisme
denir. XIX. yzyln sonlarna doru fizikiler kara cismin, bu artlar altnda, yayn-
layaca radyasyonun spektrumunu, yni yaynlad enerjinin yaynlad radyas-
yonlarn frekansna (ya da dalgaboyuna) bal olarak deiimini teorik olarak hesap-
lamak istediler. Bunun iin de kara cismi oluturan atomlar birer harmonik osiltr
gibi telkki eden ve yaynlanan radyasyonlar bu harmonik osiltrlerin titreim fre-
kansna balayan basit bir teorik modelden hareket ettiler. Fakat elde ettikleri mate-
matiksel sonularn maalesef hi biri deneylerin vermekte olduu sonularla tam
tamna uyumlu olmad.

1900 ylnda Max Planck, meseleyi tersinden ele alarak, deneylerin ortaya
koyduu enerji dalm fonksiyonu eklindeki bir dalmn teorik olarak da elde edi-
lebilmesi iin sz konusu teorik modelin temel varsaymlarnda ne gibi deiiklikler
yaplmas gerektiini aratrd. Byk hesap kolayl salad iin harmonik
osiltr varsaymn muhafaza etti. Fakat eer kara cismin enerjiyi, o zamana kadar
btn fizikilerin kabl etmi olduklar gibi, srekli bir biimde deil de sonlu ve s-
nrl paralar (ltincesi: quantum), enerji kuvamtumlar hlinde yaynlad kabl
edilecek olursa teorik olarak elde edilen dalm fonksiyonunun deneylerin verdii
ile tam bir uyum iinde olduunu gsterdi.

Max Planck'n bu aratrmas Fizik ile ilgisi olmayan, sdece ve sdece ma-
tematiksel bir biim aratrmasyd ve sonu enerjinin srekli olarak deil de sreksiz
bir biimde yayldn kabl etmekle gerekleebilmiti. XX. yzyln banda bir
fiziki iin enerjinin sreksiz bir biimde yayld fikri asl kabl edilir bir ey de-
ildi. Zten Planck da bu varsaymn, nceleri, Fiziksel Realite'ye tekbl etmeyen
bir matematik hilesi olarak kabl etmiti.

Enerji kuvantumu, ontolojik kkeni itibariyle: 1) Max Planck'n zihninde o-
lumu olan, 2) E = h eklindeki matematiksel bir bant ile de tanmlanabilen, 3)
bir zihinsel nesne idi. Fakat gerek enerji ve gerekse frekans kavramlaryla
irtibatlandrlmas ynnden de fiziksel bir nitelii varm grnmndeydi.

Enerji kuvantumunun zihinsel bir nesne olduunun gzard edilerek tpk di-
er somut fiziksel nesneler gibi muameleye tb tutulmasn salayan ilk ilim adam
Albert Einstein'dr. Einstein Fotoelektrik Olay'nn mhiyetini aklayan teorisini ku-
rarken enerji kuvantumundan bamsz bir fiziksel nesne imi gibi yararlanarak Fo-
toelektrik Olay'n enerji kuvantumu kavramyla izah etmi ve onun her fizikinin
zihninde ayn temsili haiz olan fiziksel bir nesne olarak objektifletirilmesini sala-
mtr.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
28


Bylece, dmzdaki lemde hislerimizin araclyla idrk ettiimiz fiziksel
nesnelerin zihnimizdeki temsilleri yannda: 1) Akl'n, Muhayyele'nin ve Sezgi'nin or-
tak giriimleriyle dorudan doruya zihnimizde oluan; 2) kendilerini, gene zihni-
mizde fiziksel bir ierikle donattmz; 3) kendilerinin dmzdaki lemde de fizik-
sel realiteleri olduuna inandmz; 4) bu zelliklerin oluturduu tasavvurun yanl
anlalmaya yol amayacak sdk bir tarzda (yni objektif bir biimde) bakalarnn
zihinlerine de yanstlabilen zihinsel nesneler'in de var olduklarn gstermi bulun-
maktayz.

Fizik Tm Evrene Kavramsal
Bir Filtrenin Ardndan Bakar

Pozitif limler'in Epistemoloji'sini bilmeyenler bu ilimleri, genellikle, Tabiat-
'n her srrn aklamaa kdir sanarlar. Benzer ekilde, Pozitif limler'in kendilerine
zg teknik terimlerinin semantik yann bilmeyenler de bunlarn yalnzca lgat m-
nlarna bakarak nice efsneler iml etmilerdir! Pekok kimse de II. Blm'de ak-
lanm olan teori, model, senaryo ve speklsyon arasndaki farklar idrk edemedik-
lerinden bunlar biribirlerine kartrmakta, senaryo ve speklsyonlar sbt etmi
(yni pozitif) bilimsel sonular olarak telkki etmek vehmiyle oyalanp durmaktadr-
lar.

ou kere, saylarn ve klit (Euklides) Geometrisinin basit ekillerinin (y-
ni aritmetik ve geometrik nesnelerin) fiziksel lemdeki gzlemlerimizin yol at
soyutlamalar olduklarndan ya da, tmyle zt bir yol izlenerek, bu soyut kavramla-
rn fiziksel lemde eyy yaktrlan (tekbl ettirilen) felsef anlamdaki baz raz
araclyla temsil edildiklerinden sz edilir.

Matematik de insan aklnn, bu kapsamda, bu soyut nesnelerden ve iyi tanm-
lanm baka matematiksel ve mantksal kavramlardan hareketle in ettii zihinsel
bir yapdr.

Bununla beraber bizler bu fiziksel lemde, tasarlanp objektif olarak alglana-
bilecek btn matematiksel nesnelerden ancak snrl saydaki bazlarnn temsillerini
tehis ve tesbit edebilmekteyiz. Bu temsillerin (rprezantasyonlarn), matematiksel
nesnelerin kavramsal asllarna ne derecede sdk olduklar ise pekok kavramsal
tuzak ieren ve Pozitif limler'in kapsam dnda kalan ak bir felsef problemdir.
Ancak, fiziksel lemde kef ve tehis ettiimiz bu temsiller ile bunlarn iret ettikle-
ri kavramsal nesneler arasnda hi bir ontolojik zdelik bants mevcd deildir.

Bunlarn arasndaki tek bant, yalnzca, biri fiziksel dieri ise kavramsal ol-
mak zere biribirlerinden tmyle ayr iki leme ait, ve arakesit cmleleri de bo bir
cmle olan iki cmle arasnda hayl ve sezgi yeteneklerimizin glendirdii aklm-
zn vaz ettii belirli bir tekbliyet (yaktrma) bantsdr.

Eer fiziksel lemde kef ve tehis ettiimizi, ya da fiziksel lem tarafndan
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
29

bize telkin edildiini sandmz matematiksel nesnelerin haiz olduklar kavramsal
varlk ile bu nesnelerden bazlarnn fiziksel lemdeki temsillerinin haiz olduklar fi-
ziksel varlk arasnda bir zdelik bantsnn mevcd olduu iddia edilecek olursa
byle bir iddia, yalnzca, nesnel dayana olmayan bir vehimden ibrettir, o kadar!

Gereki olmak gerekirse, Ontoloji asndan da Mantk asndan da, Mate-
matiksel Realiteler ile Fiziksel Realiteler arasnda bire-bir bir tekbliyetin var
olduunu savunmann imkn yoktur.

Fiziksel lemin tasvri iin matematiin ancak pek snrl bir ksm bugn bol
bol yetmektedir. Gerekten de fiziksel lemin nemli bir blmnn matematik dili
araclyla tasvri, yni fiziksel lemdeki olaylarn matematik araclyla ifde e-
dilmesi, matematiksel modeller ve emalar erevesi iinde ve, balang ve snr-
deer artlaryla belirlenmi olan, bir dizi ksm trevli diferansiyel denklemler arac-
lyla gerekletirilir. Fakat sz konusu olan bu denklemlerin tipleri de, saylar da
snrldr. Hlbuki, bunun tersine, hi bir gerek fiziksel olaya tekbl etmeyen son-
suz sayda ksm trevli diferansiyel denklem yazmak mmkndr.

Fiziin, Einsteindan nce dahi, bir geometri dili araclyla yeniden formle
edilmesine dair baz denemeler olmusa da bunun en hayranlk uyandrc ve en baa-
rl rnei Einsteinn 4-boyutlu bir Riemann uzayn temel alarak ina ettii Rltivi-
te Teorileridir. Ama bu teoriler tm Fiziin geometriletirilmesi iin ideal ve eksik-
siz bir ereve oluturmamaktadr. Nitekim, bugn iin:

1) 4-boyutlu Riemann uzaylarna mahsus geometrinin dilinin er-
evesi: Evrenin matematiksel bir global modeli iin;
2) N sfrdan farkl bir tam say olmak zere, 6N-boyutlu faz uzay
dili'nin erevesi: statistiksel Mekanikler iin;
3) sonsuz boyutlu Hilbert uzaylarnn dili'nin erevesi: Kuvantum
Teorisi iin;
4) kesirli boyutlu Fraktaller uzay dili'nin erevesi ise: maddenin
kaotik davrannn matematiksel tasvrleri iin

uygun birer zemin oluturmaktadrlar. Buna karlk Evrenin byk lekteki yap-
snn tasvri iin sonsuz boyutlu Hilbert uzaylarnn dilinden, ya da fraktallerin tasvri
iin 4-boyutlu Riemann uzaynn dilinden medet umarak bunlardan yararlanmaa
kalkmak yersiz ve isbetsiz olduu kadar ksrdr da!

Farkl optik aralar araclyla incelenen nesneler ile farkl matematiksel
aralar araclyla tasvir edilen fiziksel alanlar arasnda bir karlatrma yapmak
mmkndr:

ncelenen Nesne Optik Ara
Virsler........................................... Elektron mikroskopu
Mikroplar........................................ Optik mikroskop
Kk yaz...................................... Byte
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
30

Uzaktaki nesneler........................... Drbn
Gkyz.......................................... Teleskop

Tasvir Edilen Fiziksel Alan Matematiksel Ara
Kuvantum Fizii............................. Sonsuz boyutlu Hilbert Uzaylar
statistiksel Fizik............................. 6N-boyutlu faz uzay
Spinler............................................. Buuklu boyutlu spinr uzaylar
Kaotik yaplar................................. Kesirli boyutlu uzaylar
Maddesel tneciin
klsik mekanii.............................. 3-boyutlu klit (Euclides) Uzay
zel Rltivite Teorisi.................... 4- boyutlu klidimsi uzay
Genel Rltivite Teorisi.................. 4- boyutlu Riemann Uzay
Sper Sicim Teorisi........................ 26-boyutlu uzay

Bu basit gzlemlerden karlan ok nemli sonular unlardr:

1) Tabiat'n, varlnn mhiyeti dolaysyla, kendisinin fiziksel tasvrine ya-
rayacak bir zt geometrisi (yni btn fizik olaylarnn ayn bir geometri-
nin diline tercme edilmesini salayan tek ve evrensel bir geometrisi)
yoktur ya da Matematik imdiye kadar byle bir arac ortaya koyamam-
tr.
2) Kez, grne baklacak olursa, Tabiat kendi fiziksel tasvri iin byle
tek ve birletirici bir geometriyi zorunlu da klmamaktadr. Bu kabil bir
geometrinin el altnda bulunmas yalnzca teorik fizikilerden kaynakla-
nan bir idealdir.
3) Akl, fiziksel lemin matematiksel ksm tasvrleri iin, farkl ve uygun
pekok geometri in etmee muktedirdir.

Fiziksel lemi yeni batan formle etmee ynelik geometrik bir model, fi-
ziksel lemin reel olgularnn cmlesini bu olgulara tekbl eden (yaktrlan)
uygun bir kavramsal terimler cmlesine evirecek (tercmesini yapacak) olan uygun
bir dil oluturur. Bununla birlikte: Traduttore traditore! yni Her tercman (met-
nin anlamna, rhuna hynet eden) sadkatsiz bir hindir eklindeki bir italyan ata-
szn de hi bir zaman unutmamak lzmdr.

Aslnda matematik, tpk dier btn diller gibi, bilgi ve veri iletiimi iin
kullanlan bir dildir; ama olaanst zengin bir dildir. Fiziksel lemi matematik ara-
clyla tasvr etmek, anlatmak, ifde etmek ise tpk 29 harflik ltin alfabesiyle if-
de edilip yazlabilen Trkenin 40.000 monogramlk in alfabesine transkripsi-
yonunu yapmak gibidir. Eer byle bir ilem yaplacak olursa, byle bir transkripsi-
yonun ortaya karaca muhtemel ses, anlam ve kavram kaymalarn Trkeye z-
g kusurlarm gibi vehmetmemek ve bu kusurlar transkripsiyonun sebeb olduu de-
formasyonlar olarak tehis ve idrk etmek gerekir.

Fiziksel Realite'yi, matematiin sembollerine transkripsiyonunu yapmak s-
retiyle idrk etmeyi denediimizde karlatmz durum da buna benzemektedir; ve
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
31

bu gzlemden karlmas gereken bir yn hisse vardr. Bir rnek olmak zere Drt
Temel Kuvvetin Byk Birleik Alan Teorisini gz nne alalm. Yni istire (meta-
for) yoluyla ifde ettiimizde: Acab nasl bir geometrik model ortaya koyalm ki
bu modelin oluturduu filtrenin ardndan bu farkl drt kuvvetin alanlarna bakt-
mzda bunlarn renklerinin(!) arasndaki farklar ortadan kalkm ve hepsi de ayn
bir renkte birlemi olsun? sorusuna uygun bir zm arayalm.

Buna uygun geometrik dilin hle gre 26-boyutlu ya da 11-boyutlu bir geo-
metrinin dili olarak tecell etmesi, dikkat etmek gerekir ki, fiziksel reel uzayn varlk
asndan (yni ontolojik temelde) gerekten de bu sayda boyuta ship olmasn ge-
rektirmez. Zr gerekte, fiziksel ve dolaysyla da elle tutulur somut uzayn ve
yalnzca boyuttan daha fazla bir boyutu olmad olgusu sezgimizin ve bilincimi-
zin (red ve inkr edemeyecekleri) dorudan doruya verileridir.

Ayrca her filtrenin realiteyi deforme eden ve realitenin grntsne, renk ve
ekilleri orijinaline gre az ya da ok deiik bir baka grnt yerletiren bir ara
olduunu da iyi idrk etmek gerekir.

Nasl ki Mantkda kyas, nesnelerin Ontolojik Realite'sinden tmyle haber-
siz bir kalp ise fiziksel lemin matematiksel tasvrinde kullanlan geometrik model-
lerin dili de fiziksel lemin Ontolojik Realite'sinden habersiz bir kalptr. stelik bu
dil Ontolojik Realite'yi kendine has bir takm metaforlar
18
araclyla farkl bir bi-
imde yanstmaktadr da. te bu kabilden metaforlara dayanan tasvr de bak as
ya da yorum adn almaktadr.

Ksaca ifde edilmek gerekirse: fiziksel lemin matematiksel tasvri Fiziksel
Realite'ye (srf bu tasvrin erevesini oluturan geometrik dilin gerei olarak) onto-
lojik dzeyde ship olmad bir takm nne geilmez ve fiktif (yni hayl) razlar
tekaabl ettirmekte (yaktrmakta) ve bu fiktif razlarn da Fiziksel Realite'nin onto-
lojik dayana haiz olan bir vechesini oluturduu yanlgsna da rahatlkla yol aa-
bilmektedir.

* * *












18
Metafor: istire.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
32




!v
vahiy- Akil !likisi

Kur'n- Kerm
Asndan Vahiy

Vahy'in ve Akl'n mhiyetleri hakknda kesin (yakn) ve objektif bir bilgi e-
dinmeye ynelik bir gayretin herkesi tatmin edebilecek sonular vermesi mmkn
grnmemektedir. Buna karlk, bunlarn ortaya koyduklar sonular hakknda te-
fekkr etmek daha temkinli ve daha isbetli bir tutum olarak ortaya kmaktadr. Biz
de bu blmde, rivyetlere (yni hadslerin ve tasavvuf evrelerin bu konudaki ha-
berlerine) tibar etmeksizin, yalnzca Kur'n erevesi iinde kalarak vahyin epis-
temik deerini ortaya koymaa alacaz. Bu balamda, Kur'n'n ortaya koyduu
Vahiy kavram ile Yahudilik'te ve Hristiyanlk'ta teesss etmi olan Vahiy kavramla-
r arasndaki farklara da temas edecek deiliz. Aslnda Kur'n'daki Vahiy-Akl iliki-
sinin salkl ve salam bir biimde tehis ve tesbit edilmesi yalnzca slm lemi i-
in deil fakat, kanaatimizce, tm insanln gelecei iin de hayat bir nem ta-
maktadr.

Vahiy, Cenb- Rabb'l-lemiyn'in: 1) emir ve 2) haberlerini (III/44)
19

mahlkta iletme tarzdr. Vahyin sonucu: "Rabb'den iletilen bir bilgi"dir. Bu bilgi
diskrsif yni tartma yoluyla elde edilen ve Akl'a dayanan bir bilgi deil fakat za-
man zaman "Akl'n isbetle ve diryetle kullanlmasn" da tavsiye eden bir bilgidir.
Kur'n'n dayand Vahiy Akl'a hitab etmekte ve onu asl bir rakib ya da bir muhlif
unsur olarak telkki etmemektedir. Vahiy bir bilgi iletme tarz olduundan iletilen
bilginin kayna deil yalnzca aracsdr. Bu bilginin kayna bizzt, Alm ismini
ztna lyk grm olan Cenb- Rabb'l-lemiyn'dir.

Beer sz konusu olduunda byle bir bilgi, Vahiy yoluyla, ya 1) bir perde
ardndan
20
, ya da 2) Rabb'in irsl ettii bir resl araclyla iletilir (XLII/ 51). Fa-
kat Rabb: Gkler'e de (XLI/12), Arz'a da (XCIX/5), meleklere de (VIII/ 12), Hz. -
s'nn Havrler'ine de (V/111), Hz. Ms'nn annesine de (XX/38) ve bal arsna da
vahyetmitir (XVI/68) ...

Vahyedildii esnda Vahy'in muhtab olan Vahy'in muhtevsn tebli etme-
dike bir nc ahs bu muhtevnn ne olduunu bilemez; yni Vahiy, Rabb ile ku-
lu arasnda ve muhtevs asndan (eer Vahy'i getiren melek varsa, onun dnda)
bir nc ahsn bu iletiimi paylamasna imkn vermeyen bir gizlilikte cereyn

19
Parantez iindeki romen rakkamlar srelerin ve dier rakkamlar da yetlerin saysna iret etmek-
tedir.
20
Bu incelemede, szn banda izilmi olan erevenin dna kmamak iin, "perde" semantik o-
larak incelenmekden imtin edilmitir.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
33

eder. Bundan dolaydr ki Cenb- Rabb'l-lemiyn'in emir ve haberlerini mahlkta
iletme tarz olan Vahiy, paylalmas mmkn olmayan sbjektif bir hdisedir. Bu
hdiseyi yaamam bir kimsenin Vahy'in realitesini ya da Vahy'in tad bilgilerin
meneini kabl ya da reddetmesinin objektif bir dayana bulunmaz. Bununla bera-
ber Vahy'in varlna ve bu kanalla gelen bilginin doruluuna man her mslmana
farzdr.

Vahy'in muhtab, eer bunun Vahiy olduunu idrk etmise, bunun sdk bir
bilgi iletim tarz olduunun, yni Allah'n mekrinin (Mekrullah'n) dnda bulunan
bir srece tb olduunun da, idrkindedir. Bu bakmdan Vahiy ilh bilginin en e-
mn, ve en sdk aktarm tarzdr. Ayrca Vahiy de, ve her eyi bilen (yni Alm olan)
Rabb'n kuluna Vahiy yoluyla ilettii bilgi de kaderin kapsam dnda deildir
(LIV/49, XI/6, XXVII/75).

Bu adan bakldnda Vahiy olgusu da aktard bilgi de, beer iin, yalnz-
ca bir inan meselesidir; bunlarn kendilerini bizzarre kabl ettirtmek gibi bir vasf-
lar yoktur. Nitekim Hz. s'ya gelen Vahy'i Yahudiler, Hz. Muhammed'e gelen
Vahy'i de Yahudiler, Hristiyanlar ve Mrikler reddetmilerdir. Kur'n (XVIII/
57'de) Rabb'in yetleri kendisine hatrlatld hlde onlara srt evirenlerden daha
zlim kimse olmadn beyn etmektedir. Beerin bu zlimlii kendi nefsinden kay-
naklanmaktadr. nk nefis ktl emreder (XII/53).

Nefis shibi kimselerden ancak kendisine hidyet ltfedilmi olanlar Vahy'i
tasdk edip muhtevsna uyarlar. Rabb'n "dem'e secde edilmesi" hakkndaki emri
bls'e eriince o, bunun apak bir Vahiy olduunu idrk etmemi olduu gibi bu
emre icbet de etmemitir. Ezeldenberi, kendisine apak Vahiy geldii hlde buna
icbet etmeyen ve ba kaldran tek fert bls olmutur. Hibir peygamberin, hibir
melein, dierlerinin ve bal arsnn Rabb'in Vahyi'ne icbet etmedii grlmemitir.

Kur'n- Kerm Asndan Akl

Vahy'in Rabb'den kuluna bir Rabbn bilgi iletim tarz olmasna karlk Akl
kulun kendi kendine (beer ) bir bilgi edinim vstasdr. Beer: 1) Vahiy sz konusu
olduunda mef'ul (edilgen), 2) Akl sz konusu olduunda ise fildir (etkendir). Akl:
1) vehim, 2) hayl, ve 3) mantk'a yataklk eden bir substratum'dur; yni bu unsu-
ru tahrik ve koordine eden bir eit heyul'dr.

Akl bu unsur araclyla (ey, kavram, his gibi) her trl nesne ve bu
nesnelerin zihnimizde teekkl eden temsilleri arasnda: 1) seim, 2) sralama, 3)
yn, 4) boyut, 5) terkb, 6) tahll esaslarna, ve 7) mantk kurallarna gre kategoriler
ihds etmek ve bu kategorileri yeni nesneler olarak idrk etmek yoluyla bilgi retir;
retmi olduu bilgilerden hareketle de eitli yntemler ihds edip bunlar uygula-
yarak yeni bilgiler retir. Bu bir ontolojik sretir. retilen bilgilerin geree uygun
olup olmamalar ise, burada deinmeyecek olduumuz, yaklalmas da zm de
ok daha zor olan epistemolojik bir meseledir.

Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
34

Btn bunlar ilh meneli bilgi iletim tarz olan Vahiy ile beer meneli
bilgi edinim vstas olan Akl'n: 1) mhiyetlerinin, 2) tezhrlerinin ve 3) ilettikleri
bilgilerin menelerinin ne kadar farkl olduuna ve Vahiy ile Akl'n hibir ekilde
zde ya da eanlaml (mterdif) olarak alnamyacana ve zellikle de "Vahy'i ve-
ren de alan da Akl'dr" gibi bir iddiann asl gerei yanstmadna
21
yeterince k
tutmaktadr. slm lemi'nde trih boyunca zuhur etmi olan itikd inhiraflarn -
nemli bir blm Vahiy ile Akl arasndaki farkn tehis ve temyiz edilememesinden
ya da Akl'n bir rchniyete ship olduunun vehmedilmesinden kaynaklanmtr.

Cenb- Rabb'l-lemiyn: "Ve andolsun ki Biz, eer dilersek, sana vahyet-
tiimizi izle etmee de muktedriz; sonra Biz'e kar kendine bir vekl de (yardmc
da) bulamazsn" (XVII/86) beynyla 1) Hz. Peygamber'e vahyettiini kendisine u-
nutturmaa da muktedr olduunu, ve 2) unutulan vahyedilmi bilgiyi Peygamber'in
ihy ve ibk etmesi iin kendisine Akl dhil hibir eyin yardmc olamyacan -
kaz etmektedir. Bu yet vahyedilen bilgiye Akl yrtmek yoluyla denk olacak bir
bilgi elde etmenin mmkn olmadnn da dellidir.

Kur'n- Kerm'de Akl'n: 1) dnmek iin, 2) ibret almak iin, 3) t almak
iin, 4) hidyete ermek iin, 5) cehlette kalmamak iin, 6) (gnl ynnden) kr,
sar ve dilsiz olmamak iin, ve zellikle de 7) Kur'n'n mnsnn anlalmas iin
ne kymetli ve olmazsa-olmaz bir yardmc olduuna dair pekok yet vardr. (Mese-
l, baknz: XIV/52, XXXVIII/29, XX/54 ve 128, XXVIII/51, XXXIX/21, LVII/ 17,
XXXIX/17-18, II/171-172, XII/2, XLIII/2, XLIV/58).

Btn bu yetler Akl'n nemini vurgulamaktadrlar. Gerekten de Rabb'-l
lemiyn'e lyk vechile kulluk edebilmek iin Kur'n'n ne buyurduunu bilmek, ne-
leri yapmak ve nelerden kanmak gerektiini anlamak ve temyiz etmek gerekir. Bu
idrk ve temyiz ise yalnzca Akl'n araclyla olur. u hlde btn bu yet-i kerme-
lerden: "Kur'n' tetkik ederken Akl'n kullanmak her mslmana farzdr" sonucu
kmaktadr. slm lemi'nin tm trihinde bu farza gerektii gibi icbet edilmi ol-
duunu savunmak, ne yazktr ki, mmkn deildir.

Ancak una dikkat etmelidir ki Akl, eytn ve rahmn olmak zere, iki trl
kullanlabilir. Biri insan hatlara ve felkete, dieri ise hakikatlarn kefine
sevkedebilir. Eer insan Akl'n, onun her eyden stn ve her eyin Akl'a musahhar
olduu vehmiyle kullanrsa bu vehimdeki gizli irk ona felket getirir. Eer Akl'n
uslne ve Kur'n'n rhuna uygun olarak "Akl'n asl hkmrn olmad, aksine,
Hakk' (Gerei) fehm, idrk, temyiz ve teslim etmek ynnden ancak ve ancak h-
dim olabileceinin idrki" ile kullanrsa, bu da onu hakkatlarn kefine sevkedebilir.
Bu hususda dindar kiiyi temkine sevkeden rehberlerden birisi de: "Onlar (yni insan-
lar) O'nun (yni Allah'n) ilminden ancak O'nun izin verdii kadarn iht ederler" (II/255)
yet-i kermesi olmaldr. Aslnda Akl' bu kabil bir fehmet ve idrk ile kullanmak
herkese nasb olmayan ilh bir ltuftur; ve kez tpk usturann keskin kenar zerin-
de yrmek kadar da zordur.

21
Gazeteciler ve Yazarlar Vakf Abant Toplantlar 1/slm Ve Liklik, Editr: Mehmet Gndem,
s. 84, stanbul 1998.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
35


Ktl emreden nefsin (nefs-i emmre'nin) tahrikiyle vehim ve hayli azan
beerin bir blm her eyi akllik (rasyonalite) erevesi iinde grmek marazna
kolayca kaplabilmekte ve her eyi snrszca sorgulayabilmektedir. Dindarlarn da
ate'lerin de tutumlarn zhiren akllik erevesinde savunabilmeleri ise Akl'n her iki
zt tutuma da kolaylkla yataklk edebildiini gstermektedir.

Bu adan bakldnda, Akl' vah ve serzat bir kheylna benzetebiliriz. Bu
kheyln kendisine gem ve semer vurmadan bineni, onun istedii yne deil kendi
istedii yne eker gtrr; ve bir mddet sonra da srtndan frlatp atar. Ama bu
kheylnn azgnl eer Kur'n'n gemi ve Snnet'in de eeriyle zabt- rabt altna
alnrsa, o zaman bu vah at ehlileerek binicisini, ister istemez, onun istedii yne
gtrr.

Kur'n yetlerini aklletirdiklerini ve bilimsel yorumunu yaptklarn vehme-
den baz modern mfessirler (!) bu balamda azm hatlar yapmlardr
22
.

Hz. Peygamber'den rivyet edilen u hads de Akl'n hem bu lemdeki,
hem de hiretteki nemini ok iyi bir ekilde vurgulamaktadr:

"Doru yolu aklldan renin; szne isyn etmeyin; sonra ndim
olursunuz" (Syt: Cmi'-s Sagiyr)
"Cebril'e insanlarda ululuun, nderliin neyle olduunu sor-
dum: 'Aklla' dedi" Abdurrauf Al-Munv: Knz Al-Hakyk F
Hads-i Hayr Al-Halyk)
"Akllca hareket etmek her iki lemde de ilerin en ulusudur" (A.
Al-Munv: a.g.e.)

Sonu ve zet olarak ifde edilirse, Vahiy ve Akl kavramlar hakknda ortaya
atlm olan ounlukla sbjektif ve mulk fikirler Vahiy-Akl ilikisinin anlalma-
sn kolaylatrmak yerine pekok sun' problemin ortaya kmasna ve konunun, y-
nnden sapmasna sebep olmu grnmektedir. Vahy'in Rabbn bir bilgi iletim tar-
z, buna karlk Akl'n da beer bir bilgi edinim vstas olduu, Vahy'e ve tad
bilgilerin doruluuna man etmenin de ve Akl'n kullanmann da farz olduu gz
nnde tutulduu takdirde Vahiy-Akl ilikilerinin snrlarn daha iyi belirleme im-
kn ortaya kmaktadr.

* * *






22
Hans von Ajberg mstear adyla yazan kii ile Ahmet Hulsi'nin ve Halk Nurbaki'nin kitaplarn-
da sergiledikleri tavrlar bunlara iyi bir rnektir.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
36




v
Netod, Tefsir ve Te'vl

Kendisi hakkndaki bilgimizin tam ve mkemmel olmad bir nesneye daha
iyi tandmza inandmz bir baka nesneyi tekbl ettirerek (bir anlamda yakt-
rarak) gerek ile badaan bilgi retmenin tarzna metod denir. Bu tekbliyetin ger-
ekle badaabilmesi iin bu tekbliyetin niininin herkes tarafndan ayn biimde
alglanmas gerekir. Yni bu tekbliyet kiinin hev ve hevesine tb sbjektif,
"hikmetinden sual olunmaz" bir tekbliyet olmamaldr.

Mesel bir hocann kendi dersindeki rencilere yapt imtihanlarda belirli
notlar tekbl ettirmesi rencilerin baar dzeylerini basit bir tarzda ortaya koyma-
ya ynelik bir metoddur. Buna karlk, Allah lfznn Ebced Hesab'ndaki deeri 66
diye Ebced Hesab'yla deeri 66 tutan
23
has isimlerin shiplerinin mukaddes, lyuht
ve lys'el olduklarna hkmetmek objektif bir metod olamaz; bu olsa olsa bir Hur-
flik gsterisi olur.

Hakkndaki bilgimizin tam ve mkemmel olmad nesne: bir cisim, bir olay,
bir kavram, unsurlar arasnda bir takm ilikiler bulunan bir sistem ve hatt bir baka
metot dahi olabilir. Aslnda metot genellikle eitli admlardan oluan, adm adm
eksiksiz izlenmesi gereken bir reete'dir. Salkl yni elikiler ihtiv etmeyen, ger-
ee uyan, isbetli bilgi retmek iin bu admlarn sras genellikle nemlidir.

Ne yazktr ki bilgi retmenin metodu tek ve evrensel deildir. Her meselenin
bnyesine ve mhiyetine uygun metodlar vardr. Mesel bir arpmn salayn ya-
parken izlenen metod iki genin eit olduklarnn ispatnda uygulanandan hem yap
ve hem de mhiyet itibriyle farkldr. Gerekle badaan bilgi kazanmak iin seil-
mi olan metodun: 1) isbetli olmas, ve 2) isbetli olduunun da kantlanm olmas
gereklidir. Aksi hlde metodun da, bu metod araclyla elde edilen bilgilerin de ob-
jektif (yni metodu uygulayann hev ve hevesinden, vehminden, maraz ve sbjektif
saplantlarndan r) olduu savunulamaz.

Tefsir (yni yorum) dahi, bu balamda, bir bilgi retimidir. Hangi mesele gz
nne alnrsa alnsn buna bir yorum getirmek iin uygun ve isbetli bir yol-yordam
semek gerekir. Tefsirde kullanlan metod da gene, hakkndaki bilgimizin tam ve
mkemmel olmad bir nesneye daha iyi tandmza inandmz bir baka nesneyi
tekbl ettirmekten ibrettir. Eer bu tekbliyet isbetli deilse tefsir, konunun uz-
manlarn da saduyu shiplerini de byk altndan gldren bir sylemden teye ge-
emez. Mesel Osmanl mparatorluu trihinin marksist metoda gre yorumlanmas
ite bylesine isbetsiz bir yaktrma ve gerekten uzak bir sylemdir. Kez, mhi-
yetlerini bilmediimiz melekleri, var olduklar bile sbt etmemi olan ve aklselme

23
Halk dilinde "i altmaltya balamak" deyimi "i Allah'a havle etmek" anlamndadr.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
37

aykr zelliklerle donatlm olan takiyon'larla zde klmak da bylesine isbetsiz
bir yaktrmadr.

Tefsir ile te'vil kavramlar ou kere eanlaml zannedilerek kartrlmakta-
dr. Tefsir, arapa fesr kelimesinde tretilmitir. Fesr: rtl bir nesnenin rtsn
amak, kefetmek, ortaya karmak anlamndadr. Te'vil ise rc' anlamndaki evl ya
da dier bir gre gre de evvel kelimesinden tretilmitir. Muhyiddin bn Arab'ye
gre "bir eyi te'vil etmek" onu Allah'n ilminde mahfz olan ilk anlamna rc' et-
tirmek demektir.

Kur'n'n tefsiri mesel Elmall Tefsiri, emseddin Yeil Tefsiri, Sleyman
Ate Tefsiri, Mevdd tefsiri, Seyyid Kutub Tefsiri, Muhammed Esed Tefsiri gibi ya
bir kii tarafndan yaplr; ya da ndir de olsa mesel Menar Tefsiri, Muntahab Tefsi-
ri gibi birden fazla kimsenin katksyla hazrlanr. Bazen de bizim Diynet leri Ba-
kanl gibi resm kurulular byk heyetler ve zel ihtisas komisyonlar kurarak
Kur'n'n ada lm Tefsiri'ni yaptracaklarn iln ederler.

Yaplacak olan tefsir hem ilm ve hem de ihtisas komisyonlar araclyla o-
lursa bu erevede ok ama ok byk bir saduyu ve temkinle ilerlemek gerekir.
Mesel yetlerin Fizik ile ilgili yorumlarn yapmakla sorumlu klnm yedi kiilik
bir Tefsir htisas Alt-Komis-yonu'nda Belks'n tahtnn Hz. Sleyman'n huzuruna
tanmas olayn yorumlarken 4 komisyon yesi bu olayn nlama, 1 ye holografi,
bir dier ye de takiyonlar aracl ile vuku bulmu olduuna inansa fakat sonuncu
ye de: "Efendiler! Btn bu syledikleriniz ipe sapa gelmez deli samasdr. Bu zr-
valar bir Kur'n Tefsirine der-cetmeniz isbetsiz ve densiz bir tavrdr. lim lemi
size gler" dese ama dier zevt inanlarnda gene srar etseler, oylama sonucu khir
ekseriyetle kazanan(!) "sz konusu tahtn nlama yoluyla tanm olmas" iddias
m tefsire girecektir? Byle olacak olursa bu tefsir ilm deil de Demokratik Tefsir
olmaz m?


* * *














Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
38







v!
Nteabih Ayetler'in
Telkn Ettigi Edeb

l-i mrn sresinin 7. yetinde, melen:

Sana Kitab' indiren O'dur. Ondan bir ksm muhkem (hkm ifde
eden, mns ak ve te'vil gerektirmeyen) yetlerdir. Bunlar Kitab'n
anasdr (temelidir). Dier ksmysa mtebih (bir olguyu bir baka
olguya benzetim yoluyla ifde eden, ve dolaysyla da gerei ak bir
biimde ifde etmeyip setreden) yetlerdir. Kalplerinde (doruluktan)
inhiraf bulunanlar fitne karmak ve (kendi karlarna uygun bir bi-
imde) te'vil etmek iin O'ndaki (Kitab'daki) mtebih yetlere uyar-
lar. Oysa bunlarn gerek te'vilini ancak Allah ve lim'de rsih (yni
ilme derinliine ve salam bir biimde ship) olanlar bilir. Bunlar:
"Biz O'na inandk, hepsi de Rabb'imizin katndandr" derler. Bunu ise
ancak l-l elbb (Akl'n isbetle ve diryetle kullanabilenler)
akledip dnebilir. (III/7)

denilmektedir.

Bu yet Kur'n- Kerm'i tek bana idrk hussunda red mslmanlarn ri-
yet etmeleri gereken snrlara da k tutmaktadr. Buna gre rsih olmayan bir
mslmann mtebih yetleri te'vile kalkmas hatdr. Zr bunlarn te'vilini yal-
nzca Allah ve lim'de rsih olanlar bilmektedir. Nifak karmak gibi kt bir niyetle
yaplm olmasa dahi rsih olmayan bir kimsenin bunlar te'vili nifka ve fesada yol
aabilecektir.

Rsih olmayan bir kimsenin hem mtebih bir yetin te'vilinin nasl yapl-
mas gerektii hussunda ve hem de yapt te'vilin isbetliliini snamak hussunda
salam bir lim ile donatlmam olmasndan tr, yapt te'vilin lm'e deil yalnz-
ca kendine has vehme ve kendi hayl gcne dayanm olmas kanlmazdr. Bine-
naleyh, rsih olmayan bir mslmann mtebih yetlerin te'vilinde isbetli olmas
da isbetliliinin derecesini idrk ve temyz etmesi de mmkn deildir. Te'vilin is-
betliliinin idrk ve temyzi de ancak ve ancak lim'de rsih olanlara has bir haslettir.

lim'de rsih olanlarn ise mtebih yetlerin te'villerini de bu te'villere var-
mak zere yararlanm olduklar yntemleri de rsih olmayanlara asl aklamama-
lar gerekir. Zr Allah eer lim'de rsih olmayanlarn da mtebih yetlerin gerek
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
39

anlamlarn yni te'villerini idrk etmesini murd etmi olsayd, Kur'n'da bunlar da
tpk muhkem yetler gibi aklar ve bunlarn idrkini de, fark gzetmeksizin, herke-
se ltfedebilirdi. O, her eye kdir olduu gibi, buna da kdirdir. Mtebih yetlerin
te'villerinin lim'de rsih olmayanlarn idrklerinden gizli tutulmasnn, hi phesiz,
Allah katnda derin bir hikmeti vardr. Bu hikmetin edebine de herkes riyet etmeli-
dir. Bu hussun nemine Hz. Peygamber Efendimiz de (s.a.v.):

"lim kazanmak her mslmana farzdr. Fakat ehil olmayana bir ey
reten kimse mcevherleri, incileri, altnlar domuzlarn boynuna ta-
kan kiiye benzer"

diyerek iret etmitir.

Buna gre Cenb- Hakk'n muhkem yetleri herkesin, fakat mtebih yet-
leri ise yalnzca lim'de kendilerine rsih olmalar ltfedilmi olan havassn idrkine
vermi olduu anlalmaktadr.

Modernist Akm iinde baz mfessirlerin, Tabiat limleri'nin kulaktan dolma
baz sonularn ve spekltif vechelerini ele alp baz mtebih yetler ile bu so-
nularn uyum iinde olduunu iddia ederek, bu yetleri hi bir objektif metoda da-
yanmakszn kendi hev ve heveslerine gre ve hatt bazen de hurf eilimlerle
te'vil etmeleri ve buradan sonular karmalar
24
mtebih yetlerin telkn ettii e-
debe aykrdr. Bugn Tabiat limleri'nin realiteleri srekli bir deiim iindedir.
Bundan trdr ki Tabiat limleri iinde yaamakta olduumuz fiziksel lemle ilgili
olarak deimez, kesin ve niha sonulara ulam deildirler ve Tabiat limleri'nin
bu kabil sonulara ulaacan sanmak ise yalnzca bir cehletten baka bir ey deil-
dir. Bu itibarla, an Tabiat limleri'nin izf sonularn Kur'n tefsirlerine ka-
rtrmak isbetli, hikmetli, temkinli ve de objektif bir tutum deildir. Aksine bu tu-
tum tehlikelidir de!

Nitekim Batlamyos Sistemini ya da Esr kavramn savunarak yaplm olan
bunca Kur'n tefsirinin bugn itibar kalm mdr?


* * *









24
Bk. Reat Halife'nin, Edip Yksel'in, Hans von Ajberg'in, Ahmet Hulusi'nin ve Halk Nur Bk'nin
ve benzerlerinin kitaplar.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
40



v!!
Nu'cze

Mu'czenin Mhiyeti

"Mu'cze" Arapa "acz" kelimesinden tretilmi mennes (diil) bir ism-i f-
ildir. Bunun mzekker (eril) ekli ise "mu'cz"dir. Etimolojik olarak ciz klan anla-
mndadr. Bu etimolojik anlamn tesinde mu'cze: peygamberler tarafndan izhar e-
dilen ve halk aknlk, idrk ve Akl aczi iinde brakan olaanst durumlara iret
eden bir anlam kazanmtr. Bu kapsamda Allah'n mu'czelerine: yet, burhan,
beyyine; evliynnkine: kermet; fsk vey kfir olduu belli bir kimsenin izhar etti-
i olaanst hallere de: istidrc ad verilmektedir.

Mu'cze kalimesinin etimolojik anlam gz nnde tutulduunda, beerin
Akl'n ve idrkini ciz brakan, olu sebebleri ayrntl bir biimde tehis ve tesbit
edilemeyen, kavranamayan her olay bir mu'czedir.

Bu tanma gre mu'cze kavram iki cins izaflik iermektedir. Bunlardan biri
zamana gre izaflik, dieri ise bilgi ya da teknoloji dzeyine gre izaflikdir. Mesel
XVI. yzyln sonlarna kadar Merkr ve Vens gezegenlerinin de, tpk Ay gibi, hi-
ll ya da dolunay eklinde grnebilmeleri beerin idrki dnda kalan ve sebebleri
kavranamayan mu'czev olaylard. Ama Kopernik'in o yzylda gelitirdii yeni G-
ne Sistemi modeliyle bunlar doal bir biimde aklaynca artk bu konunun da
mu'cz bir yan kalmamtr. Kez, insan yaps ve havadan ar bir cismin umas
Ortaa'da mu'czev bir olay olurdu ama bugn bunun da mu'cz bir yan kalmam-
tr.

Mu'cze ayn bir ada yaayan insanlarn bilgi ve ilim dzeylerine gre de
izafdir. Mesel bir elektriki rana: "100 milimetrekplk bir maddeden 48.000
kilovatsaatlik bir enerji retilebilir mi?" diye sorulduunda verecei cevap, genellik-
le, olumsuz bir cevaptr. Hlbuki yaklak 2 gram arlndaki 100 milimetrekplk
bir Uranyum235 ktlesinin fisyon yoluyla paralanmas sonucu kan toplam enerji
tam 48.000 kilovatsaattir. Bu da st dzeyde bilgiye ship kimseler iin, etimolojik
anlamyla mu'czelerin saysnn avmn mu'cze olarak kabl ettii olaylarn say-
sndan niin daha az olduuna k tutar.

slm'n bak asndan, mu'czeler de dhil olmak zere, herhangi bir olayn
ilm bir dayanaktan yoksun olmas muhldir. nk "Allah her eye almdir" (II/29)
yni her ey ama her ey tammiyle ve kemliyle Allah'n ilminin iinde yer alr ama
insanlar "... O'nun ilminden ancak O'nun izin verdii kadarn ihta ederler (kavrar-
lar)" (II/255), "Her eyi ihta eden ise (yalnzca) O'dur" (IV/126).

Buna gre slm asndan mu'cze kategorisine giren btn olaylar muhak-
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
41

kak bir lim erevesi iinde ve onun kurallarna bal olarak vuku bulmaktadr. Ama
bu lm'in Tabiat limleri'nin bugnk dzeyinin ve bugnk beer fehmet ve idrki-
nin ok stnde bir ilim olmas gerektii de ikrdr.

Ayrca unu vurgulamakta da yarar vardr: slm asndan, bugnk Tabiat
limleri'nin, zaman iinde ne kadar geliirlerse gelisinler, hlen fevkalde kk bir
cz'n oluturduklar muhakkak olan lim ile zdelemelerini mid etmek gene (II/
255) yetinin medllne gre muhl gzkmektedir.

Bundan baka da, imdiye kadar nakledilmi olan btn mu'czev olaylarn
gelii gzel olaylar olmadklarn ve bunlarn sanki, hikmetini henz kavrayamad-
mz, ok yksek dzeyde bir takm kurallara uymakta olduklarn telkn eden em-
reler vardr. Mesel yllarca ktrm kalm bir insann birdenbire ayaa kalkp y-
rdne defalarca tanklk edilmitir de baca ampte edilmi (yni ameliyatla ke-
silmi) birinin o bacann yerinde yeni bir bacan ya da ba kesik bir cesedin ba-
nn yerinde yeni bir ban bittii hi grlmemitir. Kez okouma aacnn gvdesi
hzarla boyuna kesildiinde iinde arap harfleriyle Bismillhirrahmnirrahiym Mu-
hammed kelimelerinin ikre olumu olduu gzlenmitir
25
de ayn aa trnde
ya da baka bir aacn iinde mesel gotik harflerle ve ltince Papa hazretleri pek
muhterem bir zt- eriftir kablinden bir ibrenin olumu olduu gzlenmi de nak-
ledilmi de deildir.

Bu gzlemler dahi mu'czev olaylarn kendine zg bir seim'e ya da beer
idrkinin ok tesinde bir hikmete dayanan bir mantk'a tb olarak vuku bulduklar-
na iret etmektedir.

Mu'czelerin Zorla Aklletirilmesi

Modernist Akm mfessirleri Kur'n mu'czeleri rasyonel bir ereve iinde
aklayabilmek iin, grnte, ya 1) Tabiat limleri'ne, ya da 2) Tabiat limleri'nin
bir paras addettikleri dedikodulara rc etmilerdir. Fakat genellikle de bir
mu'czeyi hep baka bir mu'cze ile aklamlardr. Bunu rnekle aklamak isti-
yorum.

1. Muhammed Abduh, penelerinde tadklar ufak talar Ebrehe'nin ordu-
sunun zerine brakarak perian olmalarn salayan Ebbil kular mu'czesini ras-
yonel klabilmek iin bu talara iek hastal mikroplarnn bulam olduunu ha-
yl etmekte, ve bu mikroplarn Ebrehe'nin ordusunda bir salgna yol aarak ordunun
telef olmasna sebeb olduunu ileri srmektedir. Kularn ordunun zerine braktkla-
r salt ufak talarn bir ordunun telefine sebeb olmas ne kadar mu'czev ise kularn

25
Bu yaznn insan mdhalesiyle aacn iine yazlm olduuna dair iddialar ve bu mnsebetle ile-
ri srlen senaryolarn hi biri inandrc ve akla-yatkn kmamtr. Buna karlk mu'cze olarak iln
edilmi olan, bir petein zerinde nefis bir sls hatla zuhur etmi olan Allah yazsnn petee ustu-
ruplu bir biimde ekerli su dkmek sretiyle arlarn ncelikle ekerli sulu yerlere bal yapmalarn
salayarak oluturulabilecei gsterilmi olduundan bu olayn zuhurunun beer mdhaleyle kolay-
latrlm bir olay olmas kuvvetle muhtemeldir.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
42

zerilerine iek hastal mikroplar (nasl bulamsa?) bulam olan talar bunla-
rn mikroplu olduklarn teker teker tehis edip, toplayarak gtrp Ebrehe'nin ordu-
suna atmalar da o kadar mu'czev bir olaydr. Burada Kur'n bir mu'czenin, aslnda
hi de mu'czev yannn olmadn vurgulayan rasyonel aklamas(!) verilirken
farkna varlmadan zmnen bir baka mu'czeye ba vurulmu olmaktadr.

2. uar sresinin 52-66 yetlerinde aklanm olduu zere Hz. Ms Kav-
mini Msr'dan karrken bir denizin (muhtemeldir ki Kzl Deniz'in) kenarna geldi-
inde Firavun da adamlaryla onlara yetimek zereydi. Bu srada Cenb- Hakk'n
kendisine erien vahyine uyan Hz. Ms elindeki deynekle denize vurdu (XXVI/63).
Ve bir mu'cze vuku bularak deniz, ortasnda bir yol brakmak sretiyle, ikiye ayrld.
Hz. Ms ile kavmi bu yoldan geip kurtuldular; Firavun ve miyeti bu yoldan ge-
erken deniz birleti ve hepsi de sulara gark olup bouldular.

Bu mu'cze, lm Tefsir taraftarlarnn bir blm tarafndan Tabiat limleri
erevesi iinde(?!), Hz. Ms'nn deyneini denize vurduu an Arz'n yaknndan
gemekte olan bir gk cisminin (bir asteroid ya da bir kuyruklu yldz'n) ship oldu-
u czibe kuvvetiyle (yni gravitasyon alannn etkisiyle) sular ortasnda bir yol b-
rakacak ekilde ikiye yarm olduunu savunarak aklanmak istenmitir.

Cenb- Hakk'n vahyini de Hz. Ms'nn deyneini denize vurmasnn hik-
metini de bir anda sfra irc eden bu aklamann bu yann bir tarafa braksak bile,
Rasyonel Mekanik ilkelerine gre ve Evrensel Gravitasyon Teorisi erevesi iinde
bir gk cismi sular tmyle ancak belirli bir yne ekebilir ve asl sular ortasnda
bir yol kalacak ekilde ikiye ayrmaz. Eer gerekten de Arz'n o srada yanndan
gemekte olan bir gk cismi bu ii yapmsa bu takdirde Cenb- Hakk'n, zel bir
mdhale ile, bu gk cisminin gravitasyon alann Pozitif limler'in erevesi dnda
ok zel ve mu'czev bir yetki ve yetenekle donatm olmas gerekir.

3. Tayy- mekn ve tayy- zaman ve zellikle de Belks'n tahtnn Hz. S-
leymn'n nne getirilmesindeki mu'czeyi Tabiat limleri erevesi iinde(?!) ak-
lamaya kalkan Ahmet Hulusi ve Halk Nurbaki bu iin nlama(?!) yoluyla oldu-
unu ifde etmektedirler. Inlama, mehur "Uzay Yolu" isimli TV dizisinde Kaptan
Kirk'n uzay gemisini bir gk cismine indiremedii zaman adamlarndan bazlarn
yaknna gelmi olduklar sz konusu gk cismine yollamak iin kulland bir ara-
tr(!). Adamlar nlama(!) kabinine girerler; burada btn atomlar nlara dnr;
bu nlar o gk cisminin yzeyine nasl gnderilirse gnderilir; ve orada nlarla
birlikte gnderilmi olan kodlara uygun olarak nlar tekrar atomlara, molekllere ve
hcrelere dnerek ayn kodlar araclyla, nasl oluyorsa oluyor, gnderilen adam-
larn vcdlar eksiksiz olarak ihy ve ibka edilir. Tabiat limleri erevesinde byle
bir fiziksel sre yoktur. Bu, vehim ve hayle dayanan bilim-kurgu romanlarna has
bir palavradr. Mfessirlerimiz bu palavray ilm bir gerek zannetmiler ve bir
mu'czeyi bir baka mu'cze ile aklamaya kalkmlardr.

* * *
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
43



v!!!
Hikmet ve Pozitif !limler


Hikmet Nedir ve Ne Deildir?

Rivyete gre felsefe kelimesinin tretildii filo-sofos kelimesini ilk defa
M.. V. yzylda nl matematiki Pitagoras ortaya atmtr. Kendisine bilge (eski
Yunancada: sofos, Arapada ve Osmanlcada: hakm), yni o gnk anlamna gre
"eynn tabiat ve ierii ile uraan ve bunlarn niha gereini bilen" biri olup
olmad sorulduunda Pitagoras, samim bir tevzu ile: "Hayr; ben sofos (yni bilge
ya da hakm) deilim. Yalnzca filo-sofosum; yni Bilgeliin (Hikmetin; eski Yu-
nancada: Sofosun) bir dostuyum (filosuyum); asla ona mlik ve onun shibi dei-
lim" demi olduu nakledilmektedir.

u hlde, Pitagorasa gre: Hikmetin dostu olmak yalnzca Hikmet hakknda
bilgi shibi olmay deil, fakat ayn zamanda bir de zel bir tavr shibi olmay ge-
rektirmektedir. Hikmet hakknda bilgi kazanmak mmkndr ama Hikmetin kendi-
sine ship olmak, onu kesbetmek yni alp abalayarak kazanmak mmkn g-
rnmemektedir.

Pitagoras'n azndan Hikmetin vehb olduuna dellet eden bu olgu,
Kurnda: "O (Allah) Hikmetin shibidir" (LXII/3) ve "Allah Hikmeti dilediine
verir. Kime Hikmet verilmise gerekten de (ona) oka hayr verilmitir. Bunu da
ancak l-l elbb (akllarn diryet ve isbetle kullananlar) anlar" (II/269) yetle-
riyle teyid edilmektedir. Bu son yet ise Hikmetin kesb (yni alp abalamayla)
deil vehb (yni Allah tarafndan verilen) olduunun islm dellidir.

Kur'n'da Hikmet kelimesi 17 ve Hakm kelimesi de 92 kere gemektedir.
Her eyden nce: "Allah Azz ve Hakm'dir" (LXII/1 ve 3). "Rab Hikmetleri'nden
vahyeder" (XVII/39). Peygamberlere Kitab ve Hikmet'i veren O'dur (III/81, IV/54 ve
113, V/110, XXXI/12). Hazret-i Dvd'a hkmdarlk ile Hikmet'i veren de O'dur (I-
I/125, XXXVIII/20). O peygamberler de insanlar Rabb'n yoluna Hikmet ile dvet
etmek (XVI/125) ve bu Kitab' ve Hikmet'i insanlara retmekle ykmldrler (I-
I/129, ve 151, III/48, ve 164). Peygamber insanlara Hikmet getirir (XLIII/63). nsan-
lar ise, t alsnlar diye kendilerine indirilmi olan Kitab ile Hikmet'i hatrlamaldr-
lar (II/231, XXXIII/34). nsanlara onlar ktlkten vaz geirecek nice nemli haber-
ler gelmitir; bu byk bir Hikmet'tir ama (bundan yz evirene) bu uyarlar ne yazk
ki fayda vermez (LIV/4-5).

Btn bu yetlerden: 1) Hikmet'in asl shibinin Hazret-i Allah (c.c.) olduu,
2) Hikmetleri'nden dilediini vahy ettii, 3) Hikmet'in kazanlan bir ey deil de an-
cak Allah tarafndan verilen (vehb) bir ey olduu, 4) Hikmet dolaysyla zuhur eden
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
44

hayrlarn ancak Akl'n isbetle ve diryetle kullanabilenler (l-l elbb) tarafndan
idrk edilebildii sonular kmaktadr.
Kur'n'da bu kadar yksek bir mevkide bulunduu bildirilen Hikmet kendisi-
ne vahyedilmemi ve verilmemi olsa bile Hikmet'i sevmek, aramak ve O'nun dostu
olmak dahi insan iin mstesn bir fazlettir.

slm limleri syesinde Avrupa'ya yaylan Felsefe'nin XVIII. yzyln sonla-
rna doru bu "tavr yn" gitgide siliklemitir. Filozof kelimesi de, aslnda Hik-
met'e ynelik dengeli bir tavr sergileyen kimse olarak alglanmakta iken bu kavram
gitgide kavram kaymasna uramtr. Mesel Ortaa'da simy ilmi ile uraanlara
yni metalleri altna dntrme hayli ile mll olanlara da filozof denilmitir. Daha
sonralar: XVIII. yzylda yazlaryla cemiyetteki aksaklklar dile getiren ve zellik-
le de Katolik lemi'ndeki taassuba kar kan Voltaire, Rousseau, Denis Diderot,
Jean Le Rond D'Alembert gibi yazarlara; XIX. yzylda Victor Hugo, Rabindranat
Tagore ve Rza Tevfik gibi irlere; XX. yzylda ise Shr Auribindo gibi yogilere,
Gurdjieff gibi madrabazlara, Lenin ve Troki gibi ihtillcilere ve hatt Stalin gibi
diktatrlere, Niels Bohr ve Einstein gibi ilim adamlarna, Jean Paul Sartre gibi
ate'lere bile filozof yni hikmeti seven etiketi yaptrlmtr.

slm'da Hikmet'e
Ynelmenin Yollar

slm mtefekkirleri arasnda bir taraftan smil Ankarav (?-1631), dier ta-
raftan da Muhyiddin bn Arab (1153-1240) Hikmet hakknda ok derin ierikli iki
tanm brakmlardr. smil Ankarav
26
: "... Hikmet, sznde ve yaptklarnda isbet-
li olmaktr... Hakm o kimseye derler ki her eye hakkn verir ve zaman gelmeden
hibir eyi aceleye getirmez". bn 'Arab ise
27
: "... Hikmet, insann gc nisbetinde
Allah'a benzemektir... nsan elbette ki mbd olamaz. Fakat O'nun sfatlar ile sfat-
lanabilir" demektedir.

Ankarav'nin tanm Hikmet'in gnlk hayattaki yni zhir kriterini veren,
kendisi de biztih hikmetli bir szdr. bn Arab'nin tanm ise Hikmet'in btn bo-
yutu ile ilgilidir. Yaptklarnda ve sznde isbetli olmak, her eye hakk ne ise onu
vermek ve zaman gelmeden hibir ii aceleye getirmemek Cenb- Peygamber'in bi-
linen vasflardr. u hlde insan Hikmet ile hareket etmek isterse: 1) zhiren Haz-
ret-i Peygamber'i, 2) btnen ise Hazret-i Allah' rnek almaldr. Birinci yol "Emri
bil m'rf ve nehyi anil mnker" yoludur; yni Kur'n ve Snnet'in yoludur. kinci
yol ise, intisb herkese nasib olmayan, kmillerin yni hassu'l-havassn yolu olan
"lm-i Ledn" yoludur.

II. Blmde ortaya konulmu olduu gibi: 1) Pozitif limler'in snrlar vardr,
ve 2) Pozitif limler kesb'dir. Buna karlk: 1) Hikmet snrszdr, ve 2) Hikmet
vehb'dir. Bu itibarla Pozitif limler Tabiat'n Zhir'ine objektif bir bak asdr.

26
Bk. Nihat Keklik, Trk-slm Felsefesi Asndan Felsefenin lkeleri, st.niv. Edebiyat Fak.
Yay. No: 3484, sayfa: 14-23, 1987.
27
a.g.e.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
45

Hikmet ise Mkevvent' Btn' ile kavrayan bir Hakk vergisidir ve kendisine bu ko-
nuda Hikmet verilmi olana gre de sbjektif'tir.

nsanlarn Hikmet'e kavumalarn ve hakmne bir tarzda davranmalarn n-
leyen unsurlarn banda onlar Dny hayatna eken nefis'leri ve bu nefislerin de: 1)
yalnzca kendini dnme, ve 2) vehim shibi olma zellikleri gelir. Bunlarn tasallu-
tundan kurtulabilenler Dny'nn da tasallutundan kurtulmu olurlar.

Bunlarn tasallutundan kurtulamyanlar Bilgi a'nda yayor olsalar bile ve
bizzat kendileri ilim adam olsalar bile asl adleti tesis edemez, dil davranamazlar.
Hele bu gibi kimseler, hasbelkader iktidar shibi iseler, ellerindeki btn imknlar
kendi nefislerinin t'zz ve tekrmi iin seferber ederler. Kendilerini ne kadar byk,
ne kadar elzem, ne kadar vaz geilmez, ne kadar yeri doldurulamaz, hkim olduklar
zmre iin ne byk bir ltuf; her frsatta tekrarladklar basmakalp szlerin her bi-
rinin ise ne byk birer kermet; herkesin gz nnde sergiledikleri beceriksizlikle-
rin, kaypaklklarn, dnekliklerin ve kardklar nifaklarn ne hakmne bir tutum;
kendi ahslarna peresti etmenin ne isbetli bir i; rf ve knunlar inemelerinin
ise ancak kendilerine tannan bir hak olduu vehmiyle saduyulu kimselerin indinde
rezl olmaya devam ederler.

Yanl Vaz Edilmi Bir Mesele Olarak
"limlerin
28
slmletirilmesi" Meselesi

Pozitif limler'de sonuca varmada bu ilimlerin Mslman, Hristiyan, Msev,
Taoist, Budist, Manikeist, intoist, Teist, Politeist ve Ateist mensublar mutbakat
hlindedirler; ve hepsi de ayn sonular paylar, ayn yol-yordamlarla ayn ya da
yeni sonulara ulaabilirler.

Tpk Modernist Akm'n douunda olduu gibi, bir smrge tebaas eziklii
kompleksiyle, iinde yaad islm cemiyetinin btn olumsuz yanlarnn bu sefer
de ilmin islm olmamasna balayan marjinal bir zmre ilimlerin islmletiril-
mesiyle slm Cemaati'nin btn skntlarnn giderilmi olaca topyasnn propa-
gandasn yapmaa balam bulunmaktadr. Bu kapsamda "slmletirilmi(!) Pozi-
tif limler"in dindaryla, ateistiyle, teistiyle ve politeistiyle bir olan ilm cmiada sa-
vunucularn istihzya muhtab klmaktan ve yalnzla itmekten baka bir mrifeti
olmayan bir nifak unsuru olmaktan baka bir ie yaramyaca yava yava ortaya
kmaya balamtr.

Zhir fakat objektif sebebleri reddederek hereyi Sebeb-i l'ya balamak
ise slmletirilmi Pozitif limler'de bu ilmin mensublarn tevekkln tesinde bir
miskinlie sevkedecek, En Yce Sebeb'i tanyp tasdik etmenin yannda vr zvr
sebeblerle uramak onlara aalayc ve avm gelecektir. Ayrca slmletirilmi
Pozitif limler'in yannda, bu geerli bir moda hline gelirse: Hristiyanlatrlm,
Msevletirilmi, Taoistletirilmi, Budistletirilmi....ilh Pozitif limler'in zuhuru da

28
Taraftarlarnn yazlarna baklacak olursa burada "limler"den kast, aka ifde edilmemi bile
olsa "Tabiat limleri"dir.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
46

herhlde pek muhteem bir manzara arz edecektir.

Tabiat limleri'nin kavramlarn, metodlarn, sonularn gz nnde tutarak
bunlar kendi din ya da lik ahlk anlaynza ya da kendi lem grnze, kendi
metafiziinize malzeme yapabilirsiniz; bundan ahs bir zevk alabilirsiniz; hatt bunu
bir doktrin hline bile getirebilirsiniz. Bu sbjektif ve marjinal faaliyetinize kimse bir
ey diyemez. Ama tam bir kavram kargaas iinde, Tabiat limleri'nin mhiyetini ve
epistemolojisini kemliyle hazmetmeden (yni bu konularda yed-i tl, temkin ve te-
enn shibi olmadan) sap samana kartrp, amza kadar gelen Tabiat limleri
kavramn rk bir tutumla tekfir eder de buna re olarak Tabiat limleri'ni
islmletirmek gibi pekok kiinin isminin fsnuna ve czibesine kaplacan
mid ettiiniz bir harekete kalkrsanz, ve hele hele "Rabb'im! Benim ey hakkn-
daki ilmimi arttr!" diyen Cenb- Peygamber'in Snneti'ne uyarak fizikle itigl e-
den mmtaz mslman ilim adamlarna
29
saldrrsanz
30
kendinize de temsil ettiinizi
zannettiiniz cemaate ve hatt mmete de pekok sz getirir ve, eninde sonunda ka-
nlmaz bir biimde, ilim retemeden marjinal ve ezik kalmaa mahkm olursunuz.
Ayrca Cenb- Peygamber: "lmi in'de dahi olsa gidin, arayn, elde edin!" demekle
ilmin islmiletirilmesine hi de iret etmi grnmemektedir. Bundan dolay lmin
islmletirilmesi acaba bir bid'at midir?

Bu adan bakldnda lm'in ve zellikle de Tabiat limleri'nin slmletiril-
mesi projesi temkin ve teenniden uzak, nifaka msait bir heves ve sofuca bir saplan-
tdr. Ayrca bu konuda yaz yazanlarn ounun ilimle alkasnn bulunmad, ilm
bir tahsil grm olanlarn ise gen ve ilimlerini btn vs'atiyle ihta edecek gte
olmadklar da psikolog ve sosyologlarn zerinde dnmeleri gereken bir husustur.

* * *











29
Sz konusu olan: slm lemi'nde ilk defa Nobel Fizik dln kazanm olan Prof.Dr. Muham-
med Abdsselm'dr.
30
Bilgi iin baknz: Mustafa Armaan, slm Bilimi Tartmalar, nsan Yaynlar, stanbul 1990,
sayfa: 111-127, 211-218, 219-224, 225-230, 231-239.

Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
47



!X
"Big Bang" Efsanesi


Astronomi, Astrofizik,
Kozmoloji ve Kozmogoni

Tabiat limleri'nin iki ayr dal olarak kabl edilen Astronomi ile Astrofizik'in
mhiyetlerine ksaca deinmekte fayda vardr. Astronomi gk cisimlerinin: 1) ko-
numlarn, 2) hareketlerini, 3) yaplarn ve 4) zaman iindeki evrimlerini konu alan
bir ilim daldr. Astrofizik ise, Astronomi'nin bir alt-dal olup o da gk cisimlerinin:
1) terkibini, 2) fiziksel zelliklerini ve 3) zaman iindeki evrimlerini konu alr.

Gk cisimlerinin konumlarn, hareketlerini ve spektrumlar araclyla ter-
kiplerini incelemek Tabiat limleri'nin kriterlerine uygun olarak yaplr. Ama i, gk
cisimlerinin yaplar ya da zaman iindeki evrimlerine gelince bu durumda teorik as-
trofizikilerin fiziksel geree uygun olup olmadn tahkik edemeyecekleri ama i
grmek iin de kabl etmek zorunda olduklar bir takm varsaymlar ve senaryolar
dolaysyla yaplan hesaplar artk Tabiat limleri'nin kriterlerine uymamaktadrlar.
Dolaysyla bu konular ilim leminin zerinde ittifak etmi ve sonular da sbt et-
mi olan konulardan deildir.

Kozmoloji ise Matematiksel Kozmoloji ve Fiziksel Kozmoloji diye ikiye ay-
rlr. Matematiksel Kozmoloji yalnzca Einstein'n Genel Rltivite Teorisi'nin alan
denklemlerinin zmyle uratndan istidll bir Pozitif limdir. Fiziksel Koz-
moloji ise gene ayn denklemlerin sonularn fiziksel bir takm senaryo ve varsa-
ymlar erevesi iinde bugnk Evren'e uygulama abasdr. htiv ettii, tahkiki
mmkn olmayan senaryo ve varsaymlar dolaysyla bunu Tabiat limleri'nin bir
rkn olarak kabl etmek mmkn deildir. Bunlar yalnzca ilm speklsyonlardr.
Ayn ey Evren'in yaratlmasn aklamak iddiasnda olan Kozmogoni iin de geer-
lidir. Kozmogoni de bu nitelikleri dolaysyla Tabiat lmi belgesini henz kazana-
mam olan bir speklsyonlar yumadr.

Kozmoloji'nin
Dayanaklar

Kozmolojinin grevi: iinde yaamakta olduumuz Evrenden eitli aralarla
elde edilen gzlem verilerini birletirici, tamamlayc ve tutarl bir matematiksel e-
ma iine oturtarak, Evrenin geerli ve kullanl bir teorik modelini in etmektir.
Hedef byle bir model ins olunca, bu modelin tartmasz ve niha sonular ier-
mesinin mmkn olmad ikrdr. Yni byle bir modele dayanan Fiziksel Realite
ister istemez spekltif olacaktr.

Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
48

Yeryznden binlerce, milyonlarca ve hatt milyarlarca kyl
31
uzaklkta
vuku bulan olaylarn ksa insan mrne san gzlemlerle tesbit edilen verilerinin
aklc bir aklamasn yapabilmenin tek yolu, bunlar, bilinen olaylara indirgemek-
tir. Ancak bizim bildiimiz fiziksel olaylarn hemen hemen hepsi de lboratuvarda
(ya da en fazla olsa olsa Gne Sisteminin snrlar iinde) gzleyip tesbit ettii-
miz, aklamasn bu kapsamda yaptmz ya da tutarl bir takm teorilere balad-
mz olaylardr.

Aslnda Kozmolojinin gzlemsel verilerini bu cinsden olaylara indirgemenin
ve bu ereve iinde bir takm teorilere balamann altnda: 1) Yeryznde geerli
olduklarn tesbit etmi olduumuz Fizik knnlarnn, ve 2) kurmu olduumuz teo-
rilerin Evrenin herhangi bir yerinde ve herhangi bir nda ayn biimde geerli
olduklarna dair sarslmaz bir mn yatmaktadr (1. Varsaym). Bu mn olmak-
szn Evrenin fiziinden sz etmenin hi bir anlam olmad gibi, elimizde de, bu
mnn Fiziksel Realite'nin sdk bir temsilcisi olup olmad hakknda hi bir kstas
(kriter) yoktur.

Gerekten de Yeryznde geerli olan Fizik knnlarnn bizden milyar-
larca kyl uzaklklara kadar, ve orada tahmin dahi edemeyeceimiz fiziksel artlar
altnda, gene de geerli olmaya devm ettiklerini ispatlamak da ya da bunun hi de
byle olmadn gstermek de mmkn deildir. Bu itibarla Kozmolojinin temelin-
deki bu spekltif konu Pozitif limler'in tmyle dnda kalr.

te bundan tr de ilim adamlar, srf i grmelerini salayan temel bir var-
saym hatt bir ilke ya da bir hareket noktas olarak:


"Bilinen btn Fizik knnlar
Evrenin her yerinde ve her nnda geerlidir"


eklinde ifde edilen temel bir mn umde kabl etmek ve Evrene bu mn umde-
nin oluturduu filtrenin ardndan bakmak mecbriyetindedirler.

ada Kozmoloji, bu mn umdeden baka, bellibal iki veriye daha da-
yanmaktadr. Bunlardan biri teorik olup bu, Einstein'n 1916 ylnda yaynlad "Ge-
nel Rltivite Teorisi"nin alan denklemleridir. Dieri ise Edwin P. Hubble'n (1889-
1953) gzlemlerinin sonucu olarak, 1929 ylnda yaynlad ve galksilerin uzakl-
n, bunlarn spektrum-larndaki absorpsiyon izgilerinin ayn izgilerin
lboratuvarda yaplan deneylere nisbetle spektrumun kzl yanna doru gsterdikleri
kayma mikdar cinsinden ifdesidir.

Hubble galksilerin spektrumlarndaki absorpsiyon izgilerinin kzla kayma-

31
Ikyl bolukta saniyede yaklak 300.000 km hzla yaylan n bir ylda ald yolu gsteren bir
uzunluk birimidir ve yaklak olarak 10 trilyon km kadardr.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
49

larn Doppler Olay'na dayandrmakta yni bu olay galksilerin bizden uzaklklary-
la orantl bir hzla uzaklamakta olduklar eklinde yorumlamaktadr (2. Varsaym).
Aslnda bu akla-yatkn bir senaryodur; ve elimizde de bu kzla kaymann gerekten
de galksilerin bizden uzaklamalarnn sonucu olduunu te'yid edecek herhangi bir
kesin ilm kriter bulunmamaktadr. Bundan dolaydr ki ayn olay baka senaryolarla
da akla-yatkn bir biimde aklamak mmkndr. Bunlardan en nemlisi galaksiler
aras byk uzaklklar kateden n uzaklkla orantl olarak yorulmas senaryosu-
dur. Bir baka senaryo da n galaksiler arasndaki uzayda bulunan seyrelmi
madde tarafndan uzaklkla orantl olarak absorplanmas senaryosudur. Bu ve buna
benzer senaryolarn hepsi de spektrumdaki kzla kaymalar akla-yatkn bir biimde
aklamaktadrlar
32
. Hubble'n yorumunun ilim cmiasnda kabl grm olmas ise
gerek bir fiziksel zorunluluun sonucu deil, daha ziyde psikolojiktir. nk bu
yorum gzlemsel ve teorik pekok aratrmaya ve speklsyona yol aabilecek ve
dolaysyla bu konuya, gerei yanstp yanstmadna baklmakszn, byk bir can-
llk getirip ilm faaliyeti arttracak niteliktedir.

te yandan 1917 ylnda Einstein, Genel Rltivite Teorisi'nin alan denklem-
lerinin homogen bir madd akkanla dolu olduunu varsayd Evren'in sonlu ve
statik bir hlde olduunu (yni genilemediini ya da bzlmediini) gsteren zel
bir zmn bulmutur. Ayn yl Willem De Sitter ise alan denklemlerinin statik
fakat madde ihtiv etmeyen yni bo bir Evren'e tekbl eden bir baka zel z-
mn elde etmeyi baarmtr. 1922 ylnda Alexander Friedmann biri sonlu dieri
ise sonsuz fakat genileyebilen ya da bzlebilen iki dinamik Evren modeline tek-
bl eden iki yeni zel zm elde etmitir. 1925'de ise Geoges Lematre ise biraz de-
iik fakat daha sde bir biimde ayn sonular elde etmi ve Einstein zmnn
ise kararl bir dengeye tekbl etmediini, en kk bir pertrbasyonda Einstein Ev-
reni'nin de genilemee balayacan gstermitir.

Kozmogoni'nin ya da
Big Bang
33
Senaryosunun
Dayand Varsaymlar
ve Epistemolojik Zaaflar

Buna gre eer Genel Rltivite Teorisi'nin alan denklemleri btn Evren i-
in geerli ise
34
(3. Varsaym) bunlarn yalnzca De Sitter, Friedmann ve Lematre
tarafndan verilmi olan zmleri mmkn zmlerdir; ve buna gre de Evren ya
botur, ya genilemektedir ya da bzlmektedir. Btn bu modeller fiziksel bir evri-
me msait niteliktedirler. Hepsi de: 1) madd younluun, 2) uzay-zaman eriliinin,
ve 3) genileme hznn sonsuz olduu ve matematikilerin "senglrite", kozmolo-
jistlerin de "Big Bang" (Byk Patlama) diye adlandrdklar bir durumla balamak-

32
Bk. Ahmed Yksel zemre: Hubble Olaynn Kkeni Hakknda Tartmalar, ada Fizik, Mays
1979 stanbul.
33
"Big Bang"in teorik vechesi iin Bk.: Ahmed Yksel zemre, Teorik Fizik Dersleri No. 8/Kozmo-
lojiye Giri, st.niv. Fen Fak. Yay., stanbul 1981.
34
Genel Rltivite Teorisini alan denklemlerinin Fiziksel Gerek ile uyumlu olduu yalnzca Gne
Sistemi ve Galksimiz iin tahkik edilebilmitir.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
50

tadrlar.

Ayrca sz konusu modeller Evren'in geometrisini yavalama parametresi
denilen ve gzlemsel olarak tyin edilecek olan bir bykle balamaktadrlar. Bu
parametrenin deeri eer ise bu, iinde yaadmz Evren'in eriliinin sfr olma-
sna, eer bu deer den bykse bu sbit pozitif erilii haiz kresel bir Evren'e ve
eer bu deer den kkse bu da sbit negatif erilii haiz hiperbolik bir Evren'e
takbl edecektir. Gzlemler bu yavalama parametresinin deerinin ne olduunu
tesbit etmekten ciz kalmlardr. Buna ramen Evren'in byk bir ihtimalle kresel
olduuna inanlmaktadr (4. Varsaym).

Bu "Byk Patlama"dan nce ise Evren'in bugnk ktlesi boyutlar santi-
metrelerle llebilen bir hacm iinde bulunuyordu (5. Varsaym). t = 0 nnda vuku
bulan patlama sonunda bu iptida ktleyi oluturan enerji merkezden dar doru fr-
layarak iinde hapsedilmi olduu hacmn bymesine yol am (6. Varsaym) ve
Evren'de temel tneciklerin oluum dnemi balamtr. O ndanberi Evren, hz aza-
larak, genilemeye devm etmektedir. Oluan tnecikler arasnda kart-tnecikler
ise normal tneciklerden daha az sayda olumutur (7. Varsaym). Bu standart mo-
del denilen senaryoda, oluan btn tneciklerin pozitif enerjili tnecikler olduklar
kabl edilmektedir (8. Varsaym).

Bu senaryo: 1) patlamann vuku bulmasndan nce iptida ktlenin nerede bu-
lunmakta olduunu, 2) patlamann vuku bulmasndan nce iptida ktlenin: A. ne ka-
dar zaman sresince ve B. niin bu konumda bulunmu olduunu, 3) patlamann ni-
in vuku bulmu olduunu, 4) bu olaylarn hangi fizik knunlarna gre vuku bulmu
olduunu, ve 5) madde/kart madde orannn niin bir'e eit olmadn aklamak-
tan cizdir.

Alternatif bir senaryoda
35
Evren'in olumasnn ilk safhalarnda negatif enerji-
li tneciklerin de olumakta olduu kabl edilmektedir. Bu trden tneciklerin var
olabildikleri Dirac tarafndan Kuvantum Mekanii formlsyonunda gz nnde bu-
lundurulmu ve Dirac elde ettii denklemlerin zmn elde ederken negatif enerji
hllerinden hareket ederek pozitron'un varln ve bunun fiziksel niteliklerini ng-
rebilmiti. Daha sonra da bu temel tneciin gerekten de var olduu deneyle ortaya
konmutu. Negatif enerjili tneciklerin Evren'in bir safhasnda var olmalar Evren'in
genilemesine sebeb olaca da teorik olarak gsterilmitir. Dolaysyla bu alternatif
senaryo Evren'in genilemesini standart modeldeki gibi balangtaki niini bilinme-
yen bir patlamaya deil, mkul bir fiziksel srece balamaktadr. Bu senaryo standart
modelin sonularn da te'yid etmektedir ve standart modelin aklayamad baz
konulara da aklk getirmektedir
36, 37, 38, 39
.

35
Fred Hoyle, Thomas Gold ve Hermann Bondi'nin 1948'de ileri srdkleri ve daha sonra Fred
Hoyle, Jayant Narlikar, Geoffrey Burbridge ve Halton Arp tarafndan gncelletirilen Evren'in Dura-
an Hl Modeli.
36
Bu alternatif model ve bu modelin avantajlar hakknda baknz: G. Burbridge, F. Hoyle, J.
Narlikar: Le Big Bang, Une Conception Bien Fumeuse, La Recherche, Hors Srie: Cosmologie,
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
51


Aslnda her iki senaryo da epistemolojik adan tatminkr olmayp bir takm
varsaymlara dayanan birer speklsyon'dan teye gitmemektedirler. Ama fizik lite-
ratr asndan bu speklsyonlarn edeb ve hatt iirsel bir yan olduunu da vur-
gulamak gerekir. "Big Bang Senaryosu" heyecanl, srkleyici nefis bir roman gibi-
dir. Yalnz gerek olduu kantlanmayan bir sr olay zerine kurulmutur. Bu se-
naryoya itiraz edenlerse onun edeb yann ve hatt ktleler zerinde icr ettii inan-
drc fsnu kabl etmekle beraber geree dayanan bir roman olmamasn byk
bir (epistemolojik) zaaf olarak tenkd etmekte, ve kendilerinin buna kar yazm ol-
duklar senaryonun daha realist olduunu savunmaktadrlar. lim cmiasnda bugn,
eitli sebeblerden tr, "Big Bang" senaryosu efsnelemi bir modadr. Bu onun
geerli bir senaryo olduuna, hi phesiz, dellet etmez. Bizi ilgilendiren de zten
bu deildir.

Bizi ilgilendiren ise: temkin, fehmet, iz'an, idrk ve temyiz shibi bir mfes-
sirin bunca varsayma dayanan, sonular sbt etmemi speklsyonlar (ve hele he-
le uzak galksilerin spektrumlarndaki absorpsiyon izgilerinin kzla kaymasn
Doppler olayndan baka mekanizmalarla da aklayabilen bunca alternatif senaryo
varken) Zriyat sresinin 47. yetinin tefsirine malzeme yapmaa kalkp kalk-
mamasdr.

Sz konusu yetin meli eitli kimselere gre olduka ilgin ve sbjektif
farkllklar ve yorumlar iermektedir. Bunlardan birkan misl diye takdm ediyo-
rum:

1. Trkiye Diynet Vakf'nn Kur'n- Kerm Ve Aklamal Meli'nde
(1993): "G kendi ellerimizle kurduk ve biz (onu) elbette genileticiyiz" eklinde
bir tercme verildikten sonra tercme heyeti, ayrca bir de: "Galaksilerin ve bir ga-
lakside bulunan yldzlarn devaml birbirinden uzaklamasn ifde eden "genileme
teorisi"ne iret vardr" eklinde de bir dipnot dm
40
.

2. Sleyman Ate (1988/1995): "G salam yaptk, biz genileticiyiz";
(Tefsir notu: 47 nci yette "Biz genileticiyiz" ifdesi, geniletme eyleminin srd-
n bildirir. Gerekten, bilim adamlar, uzay cisimleri
41
arasndaki mesfenin git gide
aldn, yni evrenin genilediini tesbit etmilerdir
42
ki yetin bu olguyu ireti,
bir Kur'n m'czesidir")


s.104-108, Paris 1998.
37
J. Narlikar, H. Arp, Astrophysical Journal, Vol. 405, s.51-56, 1993.
38
F.Hoyle, G.Burbridge, J. Narlikar, Astrophysical Journal, Vol. 410, s.437-457, 1993.
39
Ciel et Espace/"Big Bang": Les Astronomes Qui N'y Croient Pas, Octobre 1993.
40
Eer Evren'in genilemesi (teorisi deil!) varsaym fizik gerei yanstyorsa, biribirlerinden uzak-
laanlar galaksiler iindeki yldzlar deil yalnzca galaksilerin kendileridir.
41
"Gk cisimleri" denilmek isteniyor. nk gk baka, uzay ise bambaka kavramlardr.
42
Bu bir tesbit deil, yukarda da aklanm olduu gibi, yalnzca eitli yorumlar arasnda belirli bir
yoruma man etmektir, o kadar!
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
52

3. Muhammed Esed/(Cahit Koryak-Ahmet Ertrk): "EVREN
43
[yaratc]
gc[mz] ile ina eden Biziz: ve, phesiz, Biziz onu istikrarl bir ekilde genile-
ten"; (Tefsir notu: "....inn le-msi'n ("Biziz ... genileten) ifdesi, modern dnce-
deki "evrenin genilemesi" anlaynn n habercisidir: bu dnce evrenin sonlu bir
bykle ship olmasna ramen alan
44
olarak srekli geniledii gereini
45
ifde
eder"),

4. Bu yet Elmall Hamdi Yazr (1935-1939) tarafndan: "Bir de semya ba-
kn, biz onu kuvvetle bin ettik ve phe yok ki biz ok vs'a mlikiz" eklinde terc-
me edilmitir. Ayrca:

5. Abdlbk Glpnarl (1958); "Ve biz, gkleri kurduk kudretle, onlardan
daha stnn, daha byn kurmaya da gcmz yeter",

6. Abdlvehhap ztrk (1996): "G de kudret(imiz)le bin ettik. Biz onu
geniletmekteyiz (yhut onu bin etmee gcmz yeter)",

7. Stk Glle (1999): "Dorusu g elle/bir gle onu biz yaptk. Dorusu
biz elbette geniletenleriz",

8. Cell Yldrm (1982): "G de kudretimizle yapp korduk. phesiz ki
Biz, hep genileticileriz"

9. Mevdd/(Tercme Heyeti) (1996): "Biz g 'byk bir kudretle' bin et-
tik ve phesiz biz, (onu) geniletici olanlarz",

10. emseddin Yeil (1966): "Biz onu (semy) kendi zt- sbhnmize mah-
ss bir kuvvet, bir kudret-i kmile ile bin ettik. Biz ok vs'a mlikiz"

11. Abdullah Ysuf Al (1934): "With the power and skill did we construct
the firmament:for it is We Who create the vastness of Space: Semy kudret ve hner-
le Biz in ettik; zr uzayn geniliini yaratan (da) Biziz",

12. Denise Masson (1967): "Et le ciel? Nous l'avons solidement construit et
nous lui avons donn de vastes proportions: Ya sem? Biz onu muhkem bir biimde
in ettik ve ona vs byklkler verdik".

diye tercme etmilerdir.


43
Burada zorlamaca bir anlam kaydrlmas gzlenmektedir. Sem baka ey, kinat (evren) ya da
mkevvent baka eylerdir. Burada sem ile kint zde klmak etimolojik olarak hatldr. Cenb-
Hakk bu yette fizik kint murd etmi olsuyd, elbette onu medll olarak kabl eden kint keli-
mesini kullanrd.

44
Fhi hat: alan deil hacm!
45
Bu bir gerek deil yalnzca bir varsaymdr!
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
53

Bu yet, eer ilim adamlarnn Evren'in genilemesi (aslnda Evren deil ona
geometrik olarak yaktrlm olan Einstein anlamndaki 4-boyutlu uzay-zaman
kontinuumu'nun genilemesi) hakkndaki zanlar gerei yanstyorsa, Evren'in ge-
nilemesine atfta bulunabilecei gibi, sdece: Yeryz'ne karabasan gibi yklenen
kara yamur bulutlarnn dalp semnn ferahlk verecek ekilde alp genileme-
sinin Fil-i Hakiksi'nin yalnzca Cenb- Rabb-l lemiyn olduuna da dellet et-
mektedir. Ve bu yanyla da bu yet, kanaatimce, Vahy'in muhtablar iin direkt,
pheden uzak ve gerek bir anlam tamaktadr.

* * *





























Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
54

X
Sonu


Tabiat limleri'nin yukarda ksmen aklanm olan mhiyet ve niteliklerine
vukuf kesbetmek kolay bir i deildir. Bu, drt ba mmr yaplmaya kalkldn-
da ise, btn mr dolduran ve ilim adamn yapt ve yapaca yanllar konusunda
srekli uyank ve zinde tutup idrk shibi klan hassas bir megaledir. Bu iin heves-
krlar iin, gerekli olgunlua erimeden bu konularda ahkm kesmee kalkmalar
isbetli olmad kadar tehlikelidir de. Bu konuda en dndrc olgulardan biri,
gazeteci Ahmet Hulusi'nin TV'de "Ceviz Kabuu" programnda: "Kur'n' Kuvan-
tum Teorisi araclyla anlayp yorumlad" eklindeki kuruntusudur
46
. Bu kitabn
II. il VIII. Blm'leri ilim iktisbnn ne denli sra-d tuzaklarla dolu olduu hus-
sunda fehmet ve idrk shibi kimselere, sath de olsa, bir fikir vermi olmaldr.

Kur'n- Kerm'in yaklak 1/8 kadar, yni 750 kadar yet mminleri okuma-
ya, akllarn kullanmaya, dnmeye, yeri g gzlemeye ve bu gzlemlerden so-
nular kartp bunlardan t ve ibret alamaya dvet etmektedir ve Kur'n'n gyesi
insanlara hidyet ve rahmettir (XVI/64). Kur'n Tabiat limleri ile ilgili sanlan ko-
nulara ancak bu balamda deinmektedir. Yoksa Kur'n ne bir Fizik, ne bir Kimy,
ne bir Biyoloji, ne bir Astrofizik ve ne de bir Jeoloji kitabdr. lle de btn Fiziksel
Realiteler'i Kur'n'da aramak ya da btn yetlerin bugnk Tabiat limleri'nin arac-
lyla (ve de o erevede aklanabileceine) vehmetmek btn ibdetlerin mume-
ltnn ve ayrntlarnn Kur'n'da bulunduunu iddia etmek kadar muhldir.

Fakat bir mddettenberidir, szlerini oka ettikleri Tabiat limleri'nin hibi-
rinde lim olmadklar hlde, kendi vehimlerine dayanarak Kur'n'n ada lm
Tefsiri'ni yapabileceklerini ve de yaptklarn sanan, temkin ve teeniden nasipsiz bir
takm kimseler meydan bo bulmular ve, ne yazktr ki, bazlar da vehimlerini ve
(bilimsi) palavralarn ieren kitaplarn Mill Eitim Bakanl kararyla btn lise
ve dengi okullara tavsiye ettirtmee ya da Trkiye Diynet Vakf'n kullanarak bu
kabil kitaplarn bastrtmaa muvaffak olmulardr. Resm ya da yar-resm kurumla-
rmzn, kritik bir ilm kontrolden geirmee gerek duymakszn ve yalnzca mellif-
lerine duyulan ahs dostluk ve sempati essna dayanan bir tutumla, bu kabil kitapla-
rn yaylmasna araclk etmeleri cidden esef vericidir.

Bugn Tabiat limleri uygulamalar ynnden insanlar tatmin eden pekok
sonuca ulam bulunmaktadr. Ancak bu durum Tabiat limleri'nin ortaya koyduklar
Fiziksel Realite kavramnn "Niha Realite" olmasn tazammun ve icbr etmez. l-
m realiteler, II/255 yetine uygun olarak, srekli bir deiim iindedirler. Bunlar de-
itike bizim de Fiziksel Realite hakknda daha rafine bir idrk ve temyizimiz o-
lumaktadr.


46
Ayrntlar iin Bk.: Ahmed Yksel zemre, Modernist Akm inde Kur'n Tefsirleri,Bilim ve
Hikmet, say: 11, z Yay., stanbul 1996.
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
55

Pozitif limler iinde Tabiat limleri'nin dnda kalan Matematik ve Rasyonal
Mekanik gibi istidll ilimler hri olmak zere, ilimlerin ulam olduklar hakikat-
larn ve bunlarn bize telkn etmekte olduklar realitelerin ancak pek azn niha ola-
rak kabl etmek mmkn olabilir. Bu itibarla Tabiat limleri'nin izaf kalmaa mah-
km sonularn ve zellikle de senaryolara dayanan speklsyonlarn sanki niha
sonularm gibi Kur'n tefsirlerine dayanak ya da malzeme yapmak da, ve: "Bakn
ite Kur'n yzyllar ncesinden bu ilm gerekleri haber veriyordu!" diye rtkan-
lk etmek de isbetli, temkinli ve objektif bir tutum deildir. Bu, aksine, tehlikeli ve
Kur'n' bhtan ve ipotek altnda brakabilecek olan edeb d bir tutumdur.

Batlamyus'un Gne Sistemi Modeli'ne ve Esr kavramna dayanlarak yapl-
m bunca tefsir almasnn bunlarn Fiziksel Realite'ye asl uymadklarnn apak
ortaya konulmasndan sonra hi deeri kalm mdr? Gne Sistemi'nin gereini
Batlamyus Modeli'nin deil, Gnei merkeze koyan ve Yeryz de dhil btn geze-
genlerin Gne'in etrfnda dolandklarn ifde eden Kopernik Sistemi'nin yanstt
XVI. yzylda anlalmtr.

Elektromagnetik dalgalarn yaylmalar iin gerekli olduu zannyla, 1866 y-
lnda James Clark Maxwell tarafndan Evren'de her yeri dolduran seyrelmi madd
bir ortam olarak varsaylm olan Esr kavramnn ise daha XX. yzyln balarnda
Fiziksel Realite'ye uymayan bir varsaym olduu gsterilmitir.

Kur'n'n bu modern mfessirlerinden bir blm ile bunlarn abalarna hay-
ranlk duyanlarn bir blm Kur'n'n: 1) ilimlerin btn sonularn ihtiv ettiini,
2) 1400 ksur yl nce bunlar haber vermi olmasnn bir mu'cze olduunu, ve
Kur'n'daki 3) bu ilm gerekleri yetlerin iinden bulup ortaya kartmakta oldukla-
rn ifde etmektedirler.

Kur'n ibretlerle dolu ve insanlar ibret almaya dvet eden bir hidyet kitab-
dr. Takldi mmkn olmayan 'cz ise iz'an ve temkin shibi mu'cze merakllarna
yeter de artar bile! Kur'n bir efsne deil, vahyedilmi gerek bir ilh kitaptr.
Kur'n' efsneletirmee kalkmann ya da ilim ve fennin btn esrrn ihtiv ettii
iddiasyla O'nu Tabiat limleri'nin sistematik bir kitab derekesine indirmeye al-
mann isbetli, temkinli ve de edebli bir tavr olmad kanaatindeyim.

Ayrca, mnkirlere kar Kur'n'n bu kabil bir savunmasn yapmak hem is-
betsiz hem verimsiz ve hem de yanl bir stratejidir. Zr birisi kalkp da bu kabil m-
fessirlere: "Mdem ki Kur'n'da ilimlerin btn sonularnn beyn edilmi olduunu
iddia ediyorsunuz o hlde, mesel: glonlarn, kromodinamiin, sper sicimlerin, 11-
boyutlu uzaylarn, temel tneciklerin snflandrlmasnn, kuarklarn gerek says-
nn, hiperkompleks sistemlerin, Hamilton-Jacobi Teorisi'nin, ok-deerli mantklarn,
hormonlarn ve enzimlerin, Herzsprung-Russell diyagramnn, ilh... Kur'n'daki yer-
lerini gsterir misiniz?" diye sorsa bunlarn bu soruya verebilecekleri ikn ve tatmin
edici hi bir cevaplar yoktur.

Ayrca Kur'n bu kabil kimselerin kendisini savunmalarndan da, kendisine
Kur'n- Kerm ve Tabiat limleri
56

zmnen vaslik taslamalarndan da, insanlara rahmet ve hidyet iken bir Fizik ya da
Astronomi kitab imi gibi telkki edilmesindeki nks tutumlarndan da mnezzeh-
tir.

Bu kabil bir tavrn, eninde sonunda, Pozitif limler'in gerekleriyle atmas
kanlmazdr. Bu atma Katolik Kilisesi'nin sebeb olduu "lim ile Din bada-
maz" paradigmasnn mhiyetine uygun bir atma deildir. Bu atma, Pozitif
limler'in: 1) tanm, 2) mhiyeti, 3) yaps, 4) nitelikleri, 5) snrlar, 6) dayand
dogmalar, 7) metodolojisi, 8) stratejisi, 9) paradigmalar, 10) diyalektii, 11) aralar,
12) geliim evreleri, 13) deontolojisi, 14) kendine zg mitos'lar, ve zellikle de 15)
epistemoloji'si hakknda kmil ve kuatc bir bilgiye ship olmayan, heyecanl ve
aceleci kimselerin bu niteliinden ve kendi vehimlerini hz ilim zannetmeleri
hezeynndan kaynaklanan bir atma olacaktr. Yoksa bu incelemede aklanan s-
nrlar iinde, bugn Pozitif limler'in sbt etmi sonularnn hi biri Kur'n ile a-
tma iinde deildir.

Vehimlerini hz ilim zannedenlerin hayl, vehim ve hezeynlar da, Pozitif
limler'in varlk sebebi olan be temel kritere
47
uymad hlde Pozitif lim imi gibi
gsterilmee allan konularn da Kur'n ile ilintili klnmaya allmas maalesef
zihinleri bulandrmaktan, insanlarn vehimlerini arttrmaktan ve ilmin gereinden
uzaklatrmaktan baka bir ie yaramamaktadr. Bu balamda ve ne kadar sfiyne
bir iyiniyetle ele alnrsa alnsn, "Kur'n'n ada lm Tefsiri Projesi"nden istihsl
edilmek istenen fayda hakknda bir hayli endeli olduumu ifde etmek isterim.

Niha Gerek ancak Cenb- Hakk'n nezdindedir. Bizlere den ise yalnzca
Bakara sresinin 255. yeti uyarnca Kader'imizde bizim iin hkmedilmi olan ilm
nasbimizdir. Bunu ise, deitirmek imknszdr.

Her eyi hakkyla bilen, ancak ve ancak: lm'in de Hlik'i olan ve Zt'na
lim ve Aliym isimlerini lyk gren Cenb- Hakk'dr.


* * *

47
II. Blm'de takdm edilmi olan: 1) "Her olayn bir sebebi vardr" eklinde ifde edilebilecek olan
"Nedensellik (llyet) lkesi", 2) "Ayn artlar altnda tekrarlanan her deney daima ayn sonular ve-
rir" eklinde ifdesini bulan "Belirlilik (Determinizm) lkesi", 3) "Her olay karakterize eden ve ancak
lmle tesbit edilen fiziksel byklkler vardr" eklinde ifdesini bulan "llebilirlik lkesi", 4)
"Pozitif limlerin sonular kendi ilerinde elikili olamaz" eklinde ifde edilebilecek olan "Tutarl-
lk (ya da elimezlik) lkesi" ve 5) "Pozitif limler'in sonularnn yalanlanabilmesine imkn veren
bir yol-yordam mevcd olmaldr" eklinde ifde edilebilecek olan "Yanllanabilirlik (ya da K.R.
Popper) lkesidir.