You are on page 1of 221

Dr.

Ali ihsan YTK

Hint Kkenli Dinlerde


KARMA NANCININ
TENASH NANCIYLA LKS

IRM.)
Ruh ve Madde Yaynlar

Bu Kitabn Yayn Hakk


nsanl Birletiren Bilgiyi Yayma (BLYAY) Vakf'nn
bir kurulumu olan
Ruh ve Madde Yaynclk ve Salk Hizmetleri A..'ne aittir.
Ruh ve Madde Yaynclk ve Salk Hizmetleri A..'nden
Yazl izin Alnmadan Hibir Alnt Yaplamaz
stanbul, Ekim 1996
tSBN 975-8007-16-5
Kapak Dzeni ve Bask
Meta Basm Yaym Sanayi ve Ticaret Ltd. ti.
(O 212) 281 62 00 - 268 37 28 - 269 07 34
Yayn
Ruh ve Madde Yaynclk ve Salk Hizmetleri A..
Hasnun Galip Sok. Pembe kmaz No: 4, D: 6
80060 Beyolu/STANBUL
Tel: (O 212) 243 18 14 Fax: (O 212) 252 07 18

SUNU
Karma ve tenash inancm yanllardan ve keyf anla
y ve yorumlardan ksmen olsun kurtarmak ve konuyu
dedikodu malzemesi olmaktan karmak amacyla, zellik
le tenashn REENKARNASYON olmadn, tenash
incelemi bir bilenin ifadeleriyle anlatabilmek amacyla Ali
hsan YTK'in bu almasn yaynlamay doru bulduk.
Yazar btn objektiflii ve bilimsellik gayreti ile, he
men hemen ilk kez lkemizde bu konuyu ileme liyakatini
gstermitir. Kendisini tebrik eder, baarlarnn devamn
dileriz.
Ergn ARIKDAL

BLYAY Vakf
Ruh ve Madde Yaynlar

NDIKLER
NSZ
GR
A- Kaynaklar ve Arahrmala
B- Hint Kkenli Dinlerin Ortaya k
C- Hint Kkenli Dinlerin Ortak nanlar
KARMA ve TENASHN MAHYET ve
BRBRYLE LKS
A- Karmann Anlam ve Mahiyeti
1- Kavram Olarak Karma
2- Fiil Olarak Karma
3- nan Olarak Karma
B- Tenashn Anlam ve Mahiyeti
1- Tenash nancnn Anlam ve Deerlendirilmesi
2- Tenash nancnn Ortaya k ve
Tarihsel Geliimi
3- Tenash nancnn Dayemd Temel Varsaymlar
C- Karma ve Tenash nanlarnn Birbiriyle likisi
HNDUZMDE KARMA-TEN>!.SH NANCI
A- Hindu Kutsal Literatrnde Karma-Tenash nanc
1- Upaniadlara Gre Karma-Tenash nanc
2- Ramayana ve Mahabharata Destanlarnda
Karma-Tenash nanc
3- Dharmasstralarda Karma-Tenash nanc
B- Hindu Dnce Sistemlerinde Karma-Tenash nanc
C- Sihizmde Karma-Tenash nanc

9
13
13
17
34
40
40
40
44
51
68
68
74
81
86
89
89
89
96
104
114
120

BUDZMDE KARMA-TENASH NANCI


123
A- Budizmin Kozmoloji ve Ahiret Anlay
123
1- Kozmoloji Anlay
123
2- Ahiret Anlay
128
B- Budist Karma-Tenash nancnn Anlam ve Mahiyeti 132
1- Budizme Gre Karma ve Oluumu
132
2- Karmanm Tasnifi
135
3- Budizmde Karma-Sonu likisi
140
4- Budizmde Karma-Yeniden Doum likisi
144
5- Budizmde Karma-Nirvana likisi
148
CAYNZMDE KARMA-TENASH NANCI
153
A- Caynizmde Karma-Tenash nancna Giri
153
1- Caynist Kozmoloji Anlay
153
2- Caynist Ontoloji Anlay
156
B- Caynizmde Karma Anlay
160
C- Caynizmde Tenash
170
KARILATIRMA
176
A- Hint Kkenli Dinlerde Karma-Tenash nanc
176
B- Karma-Tenash nancnn slm Dini Asmdan
Durumu ve Baz slm nanlaryla Mukayesesi
180
1- Baz slm Mezheplerinde Tenash Anlay
181
2- slmn Ahiret Anlay ve Karma-Tenash nanc... 185
3- slmdaki Kaza-Kader Anlay ve
Karma-Tenash nanc
195
SONU
198
BBLYOGRAFYA
204
BU KONUDA YARARLANABLECENZ
DER YAYINLARIMIZ
219

ONSOZ
Karma inanc, btn Hint kkenli dinlerin ortak
inanlarndan biridir ve bu dinlerin her biri iin merkez
neme sahiptir. Kelime anlam itibaryla, Sanskrite kri
(yapmak, etmek) kknden treyen bir isim olan karma
kavram beden, kavl ve zihn her trl fiil, amel, i an
lamna gelir. Terim veya inan olarak ise karma, irad yolla
icra edilen byle fiillerin, gzle grlebilen somut sonularnn
yan sra, zorunlu olarak ahlk nitelikleriyle doru orantl,
gzle grlemez, metafizik sonular ortaya karmasn ifade
eder. Buna gre, yaplan her irad iin sonucunda ortaya
kan potansiyel mahiyetteki bu etkiler, hemen veya belli
bir sre sonra eylem hline dnr ve kendilerinin nede
ni olan fiillerin cezas veya mkfat olarak ortaya karlar.
Semere olarak bilfiil ortaya kmadka, bu karmik birikim
lerin yok olmalar sz konusu deildir. Potansiyel mahi
yetteki karmik etkilerin bu zellii, Hinthier tarafndan bir
borca karlk verilen senede benzetilir. Nasl ki, karln
da alman mal veya para harcansa, yok olsa bile senedin
deeri bor deninceye kadar devam ederse, potansiyel
enerji hlindeki birikimler de l^ilfiil ortaya kp semereleri
ni vermedike yok olmazlar.
stelik, karmik birikimlei"in semerelerini vermeleri sa
dece iinde yaadmz hayatla da snrl deildir. Onlar,
lmden sonra da enerji ve varlklarn muhafaza ederek,
nitelik ve nicelikleri bakmndan yeni varolular tayin ve
tespit eder. u anda iinde yaadmz artlar ve bu varo9

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

lu srecinde yaayacamz mr, karma kanununun bir


gerei olarak, nceki hayatlarmzda ilenilen amellerin
karmik birikimleriyle belirlendii gibi, gelecekteki varolu
larmzla ilgiH ayrntlar da bu hayatta ileyeceimiz amel
lerin sonularna gre belirlenecektir.
Bylece karma inanc, Radhakrishna'nn da hakl ola
rak iaret ettii gibi, insan hem gemie, hem de gelecee
balayan bir badr. Dolaysyla o bylece, Hint kkenli
dinlerin dier bir ortak inanc samsara (ruh g, tenash)
anlaym da ihtiva etmektedir. Karma inancnn genelllikle karma-tenash inanc eklinde tek bir inan veya anla
y olarak ele alnp deerlendirilmesi de onun samsara
inancyla olan bu yakm ilikisine dayanr.
Nitekim sz konusu inan bu ekliyle Hintliler tara
fndan lemdeki mevcut adaletsizlik ve eitsizliklere getiri
len makul bir izah tarz olarak ne srlr. Zaten lemde
byle eitsizk ve farkhiklarn mevcudiyeti de onun varl
nn ve gerekliinin apak delilidir.
Karma inancnn tenash inancyla olan bu yakn ili
kisinin yan sra, onun, Hint kkenli dinlerin dier iki or
tak inanc maya ve nirvana ile de ok yakn bir mnasebet
ierisinde olduu grlr. Zira sz konusu bu iki inantan
maya, bilhassa kt fiiller ve onlarn faili kaytlayc nite
likteki karmik birikimlerinin ortaya kmasnn temel ne
deni kabul edilen inantr. Bundan dolay maya, karmay
meydana getiren temel unsurdur denilebilir. Dier taraftan
nirvana/moka ise, insanlarn, btn karmik birikimlerin
kaytlama ve tesirlerinden tamamen kurtularak mutlak ay
dnlanmaya kavumasn ifade eden bir inantr. Btn
bunlar gz nne alndnda, karma inancnn Hint k
kenli dinlerde arz ettii merkez nemin mahiyeti ve anla
m sanrm daha iyi anlalabilir.
M.. 6. veya 7. asrdan beri Hint din hayatnda
nemli bir yeri olan karma-tenash inancnn slm dnya10

NSZ

sna girii, slmn dou ve gelime asr olarak nitelendiri


lebilecek M.S. 7. asrn sonlarna kadar uzanr. Bununla bir
likte sz konusu inancn tarih ierisinde slm dnyas
zerindeki tesiri yok denecek kadar azdr. slama nispet
edilen, fakat ana Mslman kitle tarafndan sapk mezhep
ler (frak- dalle) olarak nitelendirilen baz topluluklar bir
yana braklacak olursa, Mslmanlarn bu doktrinlere hi
itibar etmedikleri bile sylenebilir.
Buna ramen zellikle son zamanlarda, Hint kkenli
bu inanlarn gerek televizyon programlarnda gerekse ya
zl basnda daha fazla yer almaya balad dikkati ek
mektedir. Tabiatyla bu dux^um birok kiiyi etkilemekte
dir, nitekim bir ksm Mslmanlarn bile, tpk Hint k
kenli dinlere mensup kimseler gibi karma-tenash din
bir inan olarak grmelerinin tesinde, nceden birok ha
yatlar yaadn ileri srenlerine rastlanmakta; dier bazlarmm da bu kabil inanlar Kur'an'a dayandrma gayreti
ierisinde olduklar grlmektedir. yle grnyor ki, a
mzn iletiim alanndaki badndrc gelimelerine
paralel olarak, bu tr yabanc inan ve dncelerin insa
nmz zerindeki tesiri gnden gne artacaktr.
te bizim bu almarmzm hedefi, aslnda Hint k
kenli dinler iin bir inan konusu olan, ancak her geen
gn biraz daha artan bir ekilde Trk insannn hayatna
giren karma-tenash inanon ayrntl bir ekilde ele alp
incelemektir. Byle bir alma, mmkn olduu lde
tarafsz kalnarak ve bilhassa sz konusu dinlerin kutsal
metinlerine dayanlarak yaplmaya gayret gsterilmitir.
"Hint Kkenli Dinlerde Karma-Tenash nanc" bal
m tayan bu aratrma, "(3iri" ksmnn dnda be b
lmden olumaktadr. Giri blmnde, aratrma yaplan
alann okuyucuya tantlmas hedeflenmitir. Bu nedenle,
Hint kkenli dinlerin ortaya k ve genel zellikleri ksa
ca verildikten sonra, btn bu dinlerin ortak zelliklerine
11

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

temas edilmitir. Karma ve Tenashn Mahiyeti ve Birbiriyle


likisi adl blmde, aratrma konumuz olan karma ve
tenash inanlarnn genel zellikleri ve birbiriyle olan
mnasebeti zerinde durulmutur. Bunu takip eden dier
blmde ise, srasyla, karma-tenash inancnn Hindu
izm, Budizm ve Caynizm dinlerindeki yeri ve nemi belir
lenmeye allmtr. Ancak Sihizm de burada sz geen
dier dinler gibi ayn blgede ortaya kan ve zamanla ayr
bir hviyet kazanan bir din sistem olmasna ramen, onun
iin ayr bir blm almamtr. Bu din sistemdeki karmatenash anlay, byk lde Ramnuja ekolnn gr
lerinden etkilendii gz nne alnarak. Hinduizmde Kar
ma-Tenash nanc balkh blmde incelenmitir.
Karlatrma blmnde ise, ilk olarak, Hint kkenli
dinlerin Karma-Tenash anlaylar arasndaki benzerlik
ve farkllklar zerinde durulmu, daha sonra de Hint kar
ma-tenash inancnn ilgili slm inanlaryla olan benzer
lik ve farkllklar tespit edilmeye allmtr.
Sonu blmnde ise Hint karma-tenash inanc ile
ilgili baz problemlere temas edilerek alma tamamlan
mtr.
ahmalarm esnasnda kymetli mesailerini ayrarak
bana yol gsteren merhum hocam Prof. Dr. Gnay TUMER'e; gerek tez konusunun seiminde, gerekse dil ve
kaynak problemlerinin halledilmesi iin yurt dna k
mamda yakn ilgi ve desteklerini grdm ok deerli
hocalarm Prof. Dr. E. Ruhi FILALI ve Prof. Dr. Mehmet
AYDIN'a; Sanskrite ile ilgili problemleri zmede ve ihti
ya duyduum kaynaklar temin etmede yardmlarn esir
gemeyen kymetli Prof. Dr. nci MACUN'a; son olarak, a
lmamz sresince hibir yardmn esirgemeyen Dr. O.
Seyfi YCETRK ve dier arkadalarma teekkr ederim.
zmir 1992
Ali hsan YTK
12

GIRI
A- KAYNAKLAR VE ARATIRMALAR
Aratrma konumuz "Hint Kkenli Dinlerde Karma-Te
nash nanc" olduu iin, Hint dinlerine ait btn kutsal
metinler tabi olarak temel kaynaklarmz tekil etmekte
dir. Ancak ou Sanskrite olarak kaleme alnm, irili
ufakl yzlerce kitaptan oluan bu kutsal metinler koleksi
yondan Rig-Veda lhileri, temel Upaniadlar, Manu Ka
nunnamesi, Ramayana ve Mahabharata destanlar, Milindapanha, Jaina Sutralar ve Sri Guru Grant Sahib konu
muz asndan zellikle zikredilmeye deer mahiyettedir.'
Bunlarn dndaki dier kutsal metinlere de aratrmamz
boyunca zaman zaman mracaat edilmise de, yukarda
zikrettiimiz kutsal metinler karma-tenash konusunda
vazgeilemez nitelikte temel kaynaklar olarak dikkati ek
mektedir.
Bilindii gibi Rig-Veda Samhita Hinduizmin en
nemli kutsal metinlerinden birisi olmann tesinde, ayn
zamanda Hint kltrnn ilk yazl eseri olma zelliini
de tamaktadr. Bundan dolay o, gerek karma-tenash
inancnn, gerekse onunla ilgili dier inanlarn Upaniad
lar ncesi Hint din dncesmdeki yerini ve durumunu
belirleme asndan son derece nemli bir kaynaktr.
1- Biz, byk ounluu Sanskrite olmak zere, Pali, Prakiti ve Pencbi gibi
ok eitli dillerde yazlm olan kutsal metinlerin ngilizce evirilerini kullan
mak zorunda kaldk. (Bu metinlerin ngilLce evirilermin bask tarihi, bask ye
ri ve benzeri bilgiler Bibliyografya'da verilmitir. )Ancak aratrmamz asn
dan byk nem arz eden baz ibare ve kavramlar uzmanlaryla tartarak
mmkn olduu lde doru anlamaya gayret gsterdik.

13

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

te yandan temel Upaniadlar arasmda yer alan ve


Hint din dncesinin Upaniadlar dnemi olarak bilinen
ikinci devresinde kompoze edildikleri kabul edilen Katha,
Briharanyaka, Chandogya, Mundaka ve sa Upaniadlar
ise, aratrma konumuzun ilk olarak ak seik ifade edildi
i kutsal metinlerdir. Her ne kadar zikredilen bu kutsal
metinlerde ifadesini bulan karma-tenash inanc, daha
sonraki dnemlerde Manu Kanunnamesi veya Caynist li
teratrdeki kadar ayrntl deilse bile, bu inancn Hint
din dncesinde yer ald ilk kutsal metinler olmalar
itibaryla aratrmamz asndan ayr bir nem tarlar.
Ramayana ve Mahabharata destanlar ise, kompoze
edildikleri dnemin halk inanlar ve din inanlarn halk
zerindeki tezahrlerini yanstan eserler olarak dikkati e
ker. Dolaysyla Hint kkenli dinlerin her biri iin inan
konusu olarak kabul edile karma-tenash inancnn tarih
ierisinde toplum zerindeki etkilerini ve onun toplum ha
yatnda arz ettii nemi tespit edebilmek bu destanlar ol
makszn neredeyse imknszdr.
Ayn ekilde Manu Kanunnamesi, aratrma konu
muzun Dharmasastralardaki eklinin ortaya konulmas ve
bylece onun Hindu hukukundaki yerinin belirlenebilmesi
asndan zikredilmeye deer bir baka kutsal metindir.
Dharmasastralar adyla tannan kutsal literatr meydana
getiren dier baz sutralarda da konuyla ilgili ayrntl ifa
delere rastlamak mmkn olmakla beraber, Manu Kanun
namesi hemen hemen dier btn sutralara kaynaklk et
mesi itibaryla bizim amzdan ayr bir neme sahiptir.
Hinduizmdeki karma-tenash inancn belirlerken is
tifade ettiimiz bu kutsal kaynaklarn yan sra, Milindapanha, Budizmdeki karma-tenash inanc ve onunla ilgili
problemleri zmede; Jaina Sutralar da -zellikle Uttardhyayana blm- Caynist karma-tenash inancnn
14

GR

mahiyetini belirlemede; Sri Gnru Grant Sahib ise, Sihizmdeki sz konusu inanc ortaya koymada faydalandmz
dier kutsal metinler olmutur.
Hint din dncesinin nemli zelliklerinden biri
olan karma-tenash inanc, Hintli ve Avrupal birok ara
trmacnn da ilgi duyduu konulardan biridir. Onun hak
knda kaleme alnm btn aratrma ve incelemeler bura
da saylamayacak kadar oktur. Bununla birlikte, alma
mz sresince kendilerinden ok istifade ettiimiz baz
aratrma ve incelemeler ise unlardr:
1- Karma and Rebirth in Classical Indian Traditions,
Ed. Wendy Doniger O'Flahtery, Delhi, 1984. 25-27 Mart,
1977 ve 26-29 Ocak 1978 yllarnda Amerika'da yaplan iki
ayr Karmavda konferansna sunulan teblilerden on iki
sini i h t i v a ^ e n bu eser, aratrmamzn her safhasnda ya
rarlandmz nemli bir almadr.
2- Indian Philosophy (The Concept of Karma), Kewal Krishna Anand, Delhi,1982. Kendisi Hindu dinine
mensup bir akademisyen olan Anand bu aratrmasnda,
karma-tenash anlaynn Hint din dncesindeki yerini
belirlemeye ve ortaya kard problemleri zmeye gay
ret gstermitir. Dolaysyla bu eser, hem konuyla ilgili
problemleri hem de bu problemlere Hindular tarafndan
getirilen zm nerilerini renmemizde yararl olmu;
bize yol gstermitir.
3- Karma and Reincarnation in Hindu Religion and
Philosophy, Paul Yevtic, Londra, 1927. Yaklak 70 yl n
ce bir doktora almas olarak meydana getirilen bu eser,
bilhassa karma -tenash inanonm Hint din dncesinde
gsterdii gelime seyrini tespit ederken, olduka fayda
landmz bir aratrma olarak dikkati eker.
4- Theory of Karma in Indian Thought, Koshelya
Walli, Varanasi, 1977. Yukarda zikrettiimiz K.K. Anand
15

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

ve eseri gibi, Koshelya Walli'nin bu almas da, aratrma


konumuzla dorudan ilgilidir. Ayrca bir Hindu akade
misyen tarafndan yaplm bir inceleme olduundan bi
zim iin ayr bir nem tamaktadr.
5- Law of Karma as Perceived by M. Gandhi, Sri Aurobindho, S. Vivekanand, S. Radhakrishnan, Nirmala
Jha, Yeni Delhi, 1985. Hint dncesinde drt ayr gelene
in temsilcileri durumundaki ada drt dnrn kar
ma-tenash inanc konusundaki grlerini ele alp deer
lendiren bu aratrma, konumuzun, Upaniadlardan bug
ne geirdii deiiklikleri tespit edebilmemiz asmdan ol
duka yararldr.
6- Development in Early Buddhist Concept of Karma/Kamma, Paul James McDermott, Yeni Delhi, 1984. Hinayana Budizmindeki karma-tenash anlayn ele alp
tartan bu deerli alma, bizim de ayn konuyu ele alr
ken karlatmz eitli problemlerin zmnde kendi
sinden epeyce yararlandmz bir eser olmutur.
7- The Doctrine of Karman in Jaina Philosophy, Helmuth von Glasenapp, (Almancadan ngilizceye eviren
G.Barry Gifford) Bombay, 1942. Bahndan da kolayca an
lalabilecei gibi, bu eser Caynizmdeki karma-tenash an
lay ve onunla ilgili dier inanlar incelemektedir. al
mamzda Caynist karma-tenash inancn aratrrken her
bakmdan istifade ettiimiz aratrmalardan biri olmutur.
Zaten 1930 yllarnda yaplan bu alma, o tarihten sonra
ayn konuyla, hatta Caynizmle ilgili btn aratrmalarda
mutlaka bavurulan klsik bir eser hviyeti kazanmtr.
Aratrma konumuzla dorudan alkal bu aratrma
larn yan sra Nathmal Tatia'nn Studies in Jaina
Philosophy^ isimli almas, Harbans Singh'in The Mes
sage of Sikhism'i^ Arthur L. Herman'n The Problem of
2- Nathmal Tatia, Studies in Jaina Philosophy, Varanasi, 1951
3- Harbans Singh, The Message of Sikhism, Delhi, 1968

16

GIRI

Evil and Indian Thought'u^ ve B.N. Tripathi'nin Indian


View of Spiritual Bondage^ isimli eserleri almamzda
kendilerinden olduka faydalandmz aratrmalar ara
snda yer almtr.
B - HNT KKENL DNLERN ORTAYA IKII
Hint veya Hindistan, Asya'nn gneyinde, taban ku
zeydeki Himalaya sradalar olan ve gneye doru uza
nan, gen eklindeki geni yarmadaya verilen bir isim
dir. Msr ve Mezopotamya blgeleri gibi dnyann en eski
yerleim merkezlerinden biri olan bu yarmada, coraf ko
numu nedeniyle Msr ve Mezopotamya'ya gre daha az
yabanc istilasna maruz kalmtr. Blgenin kuzeyinde bir
batan bir baa uzanan Himalaya sradalar, onu dnya
nn dier blgelerinden ayran tabi bir engeldir. Nitekim
tarih ierisinde blgenin daryla mnasebeti ve blgeye
yabanc ordularn girii, byk oranda, ancak bu da silsi
lesinde yer alan Hayber, Bolan, Kavak ve Bamyan geitleri
sayesinde mmkn olmutu.^ Dolaysyla dnyadaki di
er klsik kltrlerden nerdi farkllklar gsteren Hint
kltr ve medeniyetinin gelimesi ve uzunca sre orijinal
liini muhafaza etmesinde blgenin bu coraf zelliinin
nemli katks olduunu sylemek mmkndr.
Biz bu almamzda, Hint kkenli dinler ifadesiyle
bu blgede doan, gelien Hinduizm, Budizm, Caynizm
ve Sihizmi kastediyoruz. phesiz, tarih boyunca Hint ya
rmadasndaki din sistemler sadece bunlarla snrl deil
dir. Bunlarn yan sra, jvika inanc gibi yine Hindis4- Arthur L. Herman, The Problem of livil and Indian Thought, Delhi, 1976
5- Banhista Narain Tripathi, Indian View of Spiritual Bondage, Varanasi, 1987
6- Y.Hikmet Bayur, Hindistan Tarihi (I-III), Ankara , 1987,1/2

17

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

tan'da ortaya kan ancak bugn ne mensubu olan ne de


kutsal metinleri bize kadar ulaan Hint meneli din sis
temler olduu gibi, dnyann baka blgelerinde ortaya
km ve zamanla bu blgede de yaylm slm, Hristiyanlk, Parsilik gibi dinler de vardr. Ancak biz alma
mzda, sadece bu blgede ortaya kan, dolaysyla nemli
benzerlikler gsteren ve gnmzde hl varlklarn sr
dren din sistemleri ele aldk.
Bu din sistemler arasnda tarih itibaryla en kkl ge
lenee sahip olan din phesiz Hinduizmdir. Kendi men
suplar tarafndan "Sanatana Dharma" (ezel-ebed eriat)
veya sadece "Dharma" olarak anlan^ bu din sistemin, ayn
blgede ortaya kan dier din sistemlerle mnasebeti, ba
z aratrmaclar tarafndan Yahudiliin Hristiyanlk ve
slm gibi dier semitik dinlerle ilikisine benzetilir.^ Bu
benzetmenin nedeni, sz konusu bu iki din gelenein, g
nmz dnyasnn en eski din sistemleri olmalarnn te
sinde, her ikisinin de etnik kkenli mill dinler olmalar ve
misyonerlie yer vermemeleridir.
Bununla birlikte Hinduizmi Yahudilik ve dier dinler
den ayran en nemli zellik, onun, belli bir kurucusu ve
amentsnn bulunmaydr. K.M. Sen'in ifadesiyle o,
byk bir mimar tarafndan belirli bir zamanda zenle in
a edilmi bir yap, sistem deil, tedricen gelien ve za
manla bir orman liline gelen bir aa gibidir.^
Balang tarihini tam olarak tespit etme imkn bu
lunmamakla birlikte Hinduizmin bilinen tarihi, yaklak
otuz be asrdan daha uzun bir zaman dilimini kapsar.
7- S.E.Bose, A Catechism of Hindu Dharma, Yeni Delhi, 1978, s.l
S.Radhakrishnan, Indian Religions, Delhi, 1982, s.73; H.Sigh-L.M. Moni, An
Introduction to Indian Religions, Patiala, 1973, s.13
8- A.L.Bashnni, "Hinduism", The Concise Encyclopedia of Living Faiths,
Ed.R.C.Zaehner, ngiltere,,1977, s.217
9- K.M. Sen, Hinduism, Londra, 1978, s.14-15

18

GR

Mevcut kaynaklara gre, en ge M.. 2 bin yln ortalarn


da Dou Avrupa steplerinden gelen Arler nce kuzey-bat
Hindistan', daha sonra da btn Kuzey Hindistan' istila
eder. Onlarn Hint yarmadasn yava yava istila ettikleri
bu dnem, ayn zamanda iki ayr kltrn birbiriyle kar
lat ve kaynat bir devredir. Hinduizm, ite bu d
nemde Ar din inan ve gelenekleri ile yerli Dravidyen
inan ve geleneklerinin birbiriyle karm sonucu ortaya
kan yeni din sistemin addr.^'' Bununla beraber, ilk d
nemlerle ilgili yazl kaynak ve belgelerin yokluundan
tr. Hinduizmin ihtiva ettii unsurlardan hangisinin
yerli Hint kltrne ait, hangisinin de Ar katks olduu
nu tespit etmek, en azndan bugn iin mmkn deildir.
Belki 1921 ylndan bu yana Mohenje-daro ve Harappa h
yklerinde yaplan kazlarda ortaya karlan Arler ncesi
Indus Vadisi medeniyetine ait hiyerogliflerin zmlenmesiyle, bu konuda kesin eyler syleme imkn doabilir.
Fakat bugn bu konuda sylenecek her ey bir varsaym
veya tahminin tesinde bir anlam tamayacaktr.'^
Hinduizmin o gnden bugne gsterdii gelime sey
rini. Klsik Hinduizm, Ortaa Hinduizmi ve Modern
Hinduizm olmak zere ana blmde inceleyebiliriz.'^
Klsik Hinduizm dnemi, dinin teekklnden M.S. 9.
asrdaki Advaita hareketinin ortaya kma kadar olan
devreyi kapsar. Bu dnemin (n nemli zellii, sz konu10- Ekrem Sarkolu, Balangtan Gnmze Dinler Tarihi, 1st., 1988, s.135
11- S.N.Dasgupta, History of Indian Philosophy (I-V), Delhi, 1975,1/IO v.d.
12- Kaynaklarda Hinduizmin gelime d-vreleri konusunda eitli tasniflere
rastlamak mmkndr. Ancak biz Hinduizmin gelime seyrini genel zellikle
ri itibaryla daha iyi yansttn dnp Vedizm, Brahmanizm ve Hinduizm
konusundaki tartmalar da bir yana b akarak D.S. Sharma'nn tasnifini tercih
ettik. Bkz., D.C.Slnrma," The Nature and History of Hinduism ", The Religion
of Hindus, Ed. Kenneth Morgan, Delhi,'i987, s.27-28. Ayrca kr. S.
Radhakrishnan- C.A.Moore," History oi Indian Thought", Traditional India,
Ed. O.L. Chavarria- Aguliar, New Jersey, 1964, s. 39-43; Ninian Smart, The
Religious Experience of Mankind, Lomlon, 1971, s. 82

19

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

SU din ierisinde nieydana gelen deime ve gelimelerin


baka bir dinin tesiriyle deil, tamamen kendi ierisinde
ortaya kmasdr. Ortaa Hinduizmi adn verdiimiz
ikinci dnem ise, Bhakti hareketinin'^ hzla yayld; sz
konusu dinin slm ile karlat ve buna bah olarak din
ierisinde ortaya kan gelimeler ve deimelerin byk
lde ondan etkilendii bir devre olarak dikkati eker.
Modern Hinduizm ise, dindeki deiikliklerin, 19. yzyl
da ortaya kan Rm Mohan Roy'un Brahma Samaj hareketindeki gibi, daha ziyade Hristiyanlk tesiriyle meydana
geldii dnemdir. Bu devre 1830 yllarndan gnmze
kadar olan dnemi iine alr.
Sz konusu bu ana devreleri biraz daha yakndan ele
aldmzda. Klsik Hinduizm dneminin kendi ierisinde
u be alt devreye ayrldn grrz:
1- Vedalar Dnemi (tahminen M.. 2000 veya 1500M.. 400). Vedalar, Brahmanalar, Aran^^akalar ve temel
Upaniadlar adyla anlan Hindu kutsal metinlerinin kom
poze edildii ve yazya geirildii dnemdir.
2- Sutralar Dnemi (M.. 500 veya 400- M.. 200). Bu
dnem. Hinduizm ierisinde kurban trenlerinin giderek
byk nem kazanmaya balad ve zamanla karmak
hle geldii bir devredir. O, ayn zamanda kurban trenle
rinin el kitab niteliindeki Kalpa Sutralarm kompoze edil
dii bir dnem olarak da dikkati eker. Ayrca ilk olarak
Hinduizm ierisinde birer reform hareketi eklinde ortaya
kan Mahavira ve Buda hareketlerinin mstakil birer din
hviyeti kazanmalar da yine bu dneme rastlamaktadr.
3- Destanlar Dnemi (M.. 200- M.S. 300). Bu dnem
13- Bhakti; kelime olarak "kendini adama veya kendini verme" anlamma gelir.
Terim olarak, 10. asrda ilk olarak gney Hindistan'da ortaya kan ve zamanla
btn Hint alt ktasnda yaylan din hareketin addr. Onun temel karakterisi, lert iin niha kurtuluun, ancak ihls ve sevgi ile yaplacak ibadet sayesin
de mmkn olduunu savunmasdr. Geni bilgi iin bkz., B.N. Tripathi,
Indian View of Spiritual Bondage, Varanasi, 1987, s. 292-294; A Dictionary of
Comparative Religion (DCR), Ed. S.G.F.Brandon, New York, 1970, s.138

20

GR

de tpk Vedalar dnemi gibi, Ramayana ve Mahabharata


destanlar, Yacnavalkya ve Manu Kanunnameleri ve Bhagavad Purana gibi Hinduizn asndan byk neme sa
hip kutsal literatrn teekkl ve kompoze edildii, dola
ysyla Hinduizmin bugn mevcut btn inanlarnn ta
mamland bir devre olarak dikkati eker. Ayn dnemin
dier bir zellii ise. Hinduizmin din adamlarmm tekelin
den kurtulup, halka mal olmasdr, denilebilir. Teknik bir
ifadeyle, bu devre, sz konusu dindeki Brahmanizm dev
resinin sona erdii ve dinin gerek anlamda Hindularn di
ni hline geldii bir dnemdir.^*
4- Puranalar Dnemi (MS. 300- 750). Bu dnemin bil
hassa ilk iki asr, Hinduizmm yaylmas asndan altm
alar olarak kabul edilir. nk Hinduizm bu dnemde,
btn Hint yarmadasnda hkim duruma gelmitir. O, yi
ne ayn dnem ierisinde halka mal olma ve sistemleme
srecini de devam ettirmitir. Ayrca Puranalar adyla an
lan kutsal literatr ve Hint felsef sistemlerinin klsik me
tinlerinin tamamlanmas da bu dnemde meydana gelen
dier nemli gelimeler arasnda saylabilir.
5- Son Darsana Dnemi (M.S. 750-1000). ki byk
Hint filozofu Kumarila ve ankara'nm Advaita sistemini
tesis ettikleri bir devredir. Baka bir deyile, bu dnem,
monizmin Hinduizm ierisinde btn din sisteme hkim
olduu bir dnem olarak da karakterize edilebilir.
Ortaa Hinduizmi adn verdiimiz, 10. asrdan 17.
asra kadar sren, dinin ikinci ana devresinde ise, iki nem
li gelime dikkatimizi eker. Bunlardan birincisi, gney
Hindistan'da ortaya kan bhcikti dncesinin, karma-yoga ve jnana-yoganm yannda nc bir kurtulu yolu ola
rak btn Hindistan'a yaylmasdr. Ferdin ancak "kendini
muhabbetle Tanr'ya vermesi, adamas" sayesinde kurtu14- Bkz., D.S. Sharma, a.g.m., s.34
15- DCR, s. 138; N. Smart, The World's Keligions, Cambridge, 1989, s.85

21

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

lua ulaabileceini savunan Bhakti dncesi, ilk olarak


Ramnuja (.1137) tarafmdan ortaya atan Visisthdvaita
dncesinde yer alm ve zaman ierisinde btn Hint
yarmadasna yaylmtr. Ramnuja, Sankara'dan (.820)
farkl olarak. Tanr sevgisini, O'na ulamada bilgiden daha
stn tutmu; ve Tanr'ya muhabbetle teslimiyetin niha
kurtulu iin en ksa yol olduunu savunmutur.^^
Ayn dnemde ortaya kan dier nemli geUme ise.
Kabir (M.S.1440- 1518) ve Guru Nanak (M.S.14694538) ta
rafndan 15. yzyln sonlar ile 16. yzyln balarnda or
taya atlan ve zamanla ayr bir din hviyeti kazanan Sih
hareketidir. Bu hareket, bilhassa balangc itibaryla Hin
duizm ile slm uzlatrmay hedefleyen sinkretistik bir
harekettir. Bu nedenle, sz konusu harekette her iki din
den de unsurlarn yan yana bulunduklar gze arpar.
Mesel, gurdwaralarda hibir put, resim veya heykelin yer
almamas ve ak seik bir monoteizmi savunarak Hindu
avatar doktrinini reddetmelerinde phesiz slmn etkisi
byktr. Bunun yan sra Hinduizmdeki karma ve tena
sh anlay gibi bir ksm doktrinleri aynen kabul ettikleri
grlr.'"'
Modern Hinduizm dneminde de ayn ekilde zikre
dilmeye deer iki gelime vardr. Bunlardan birincisi, 1830
yllarnda Ram Mohan Roy'un nderliinde balayan. Hin
duizmi politeistik inan ve uygulamalardan kurtararak
onu asl formuna yeniden dndrmeyi amalayan Brahmo
Samaj hareketidir. kinci gelime ise, Ramakrishna (18341886) tarafndan balatlan mistik harekettir.
Bu ksa tariheden de anlalaca gibi, bugn yakla16- D.S. Sharma, a.g.m., s. 39-40
17-^N.Smart, The Religious Experience of Mankind, Londra-GIasgow, 1971,
18- N.Smart, The Religious Exp. of Mankind, s.181-182

22

GR

k 600 milyon mensubuyla dnyann byk dinleri ara


snda yer alan Hinduizm, ayn zamanda dnyann en eski
din geleneklerinden birisidir. Bu geni tarih srete, sz
konusu din ierisinde ok deiik mezhepler, hatta dinler
ortaya kmtr. Sadece bugn yaayan Hiduizmin te
mel mezhebinden Vaisnava mezhebinin (Vinuistler) 20,
Saiva mezhebinin (ivaistler) 10, Sakta/ Sakti mezhebinin
5 ve bunlarn dnda da irili ufakl yaklak 15 mezhebin
'H^ha bulunduu gznne ahnacak olursa. Hinduizmdeki
eitliliin boyutlar daha iyi anlalabilir." Bu eitlilik ve
farklln yan sra btn bu mezhepleri Hinduizm ats
altnda toplamamza imkn veren ortak zellikler de mev
cuttur. Bu mterek unsurlar genel olarak drt grupta top
lanabilir:
1- Ortak Kutsal Metinler: Btn Hindu mezhepleri
Veda lhleri bata olmak zere, Chandogya, Katha, sa,
Mandukya, Brihadaranyaka, Mundaka gibi temel Upaniadlar, Kaushitaki, Taittiriya ve Satapatha Brahmana'y,
Brihadaranyaka, Taittiriya, Aitteraya ve Kausitaki Aranyaka'y, Mahabharata ve Ramayana destanlar ve Bhagavata
Purana'nm kutsiyetini kabul (itmektedir.-"
2- Ortak Olarak badet ldilen ve Hrmet Gsterilen
Tanrlar: Her ne kadar yukarda zikredilen ortak kutsal
metinlerde bahsi geen btn tanrlara Hindular tara
fndan hrmet ve sayg gsterilmekte ise de, deiik ne
denlerle bunlardan bazlar dierlerinden n plna km
tr. Mesel, Vaisnava mezhebinde Vinu, Saiva mezhebi
iin iva, Sakti mezhebi iin Durga ve Krishna'nn yce
tanr olarak grlmeleri byledir. Ancak Hinduizmde tanr
inanc sz konusu olduunda Rig-Veda'nm u ifadesinin
daima gz nnde tutulmas gerekir: Aslnda hakikat birdir,
19-D.S.Sharma, a.g.m., s. 6
20- D.S.Sharma, a.g.m., s. 7-9

23

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

ancak azizler ondan deiik isimlerle bahsetmilerdir^^ Bu ne


denle denilebilir ki, her ne kadar pratikte farkl isimlerdeki
tanrlara ibadet ediliyorsa da, aslnda btn Hindularn
ibadet ettii Tanr birdir, hatta ayn tanrdr.
3- Ortak Ahlk ve Manev dealler: Bunlar; a-Zihnin
ve kalbin manev olarak temizlenmesi, b-badet ve oru ile
nefsin kontrol altna alnmas, c-Az ile yetinme, d-Fani ve
geici olanla yetinmeyip, bunlarn ardndaki gerei, haki
kati renme istei ve sevgisi, e-Hibir canly ldrmeme,
yaralamamadr (ahimsa).
4- Dier Ortak nanlar: Bunlar da, a-lemin oluu
mu ve yap ile ilgili inanlar, b-Toplumsal organizasyonla
ilgili inanlar, c-Bireyin ruh geliimiyle ilgili inanlar, dHayatm gayesiyle ilgili inanlar, e-Karma ve yeniden do
u inanc olmak zere be ana grupta ele alabiliriz.
a- Alemle lgili nanlar: Upaniadlara gre, lemin
gelime seyri, madde ile balar; ve srasyla hayat, uurlu
luk, akl ve yetkinlik basamaklaryla devam eder. Bu sre
cin bir ucunda, hemen hemen hi ruh vehesi bulunma
yan saf madde, dier ucunda ise, madd yn neredeyse
hi olmayan saf ruh bulunur. Bu iki u arasnda da ksmen
madde, ksmen de ruh olmak zere iki temel unsurdan
oluan varlklar sralanr. Bu varlklar da kendi aralarnda
cansz nesneler, bitkiler, hayvanlar ve insanlar eklinde ka
tegorilere ayrlr. Ayrca onlarn Mutlak Ruha benzerlik
oram, insanlar kategorisinden aaya doru inildike aza
lr. Buna gre, Mutlak Ruha en fazla benzeyen varlklar,
insanlar kategorisinde yer alanlardr. Ancak bu kategori
ierisinde yer alan btn varhklar da ayn zellikte deil
dir. Mesel, sradan bir kimseyle mukayese edildiinde,
bir sadhunun (Hindu azizi) Mutlak Ruha benzerlik derece21- The Hymns of Rig-Veda (Rig-veda), ng. ev. Ralph T.G. Griffith, Delhi,
1973,l,s.l69

24

GR

S daha fazladr. te bu varlk anlay btn Hindular


birletiren mterek inanlardan biridir.
Bunun yan sra lemin Brahma'dan sudur ederek
olutuu btn Hindu dini mensuplarn birletiren bir di
er inantr. Balangta sadece Brahma vard; O'nun dn
daki her ey O'ndan sudur ederek varlk sahasna km
tr. Ancak bu oluumun ne zaman ve niin meydana geldi
i belli deildir. nk o ezeldir, dolaysyla zaman sre
cinin dndadr.^
b - Btn Hindu mezheplerini birletiren sosyal or
ganizasyonla ilgili inan ise, gnmzde Hinduizmin en
belirgin karakteristii hline gelen kast anlaydr. Buna
gre, toplum brahmanlar (din adamlar), katriyalar (yne
ticiler ve askerler), vaisyalar (tccar, esnaf ve iftiler) ve
sudralar (hizmetiler) snf olmak zere drt kategoriye
ayrlr. Bunlarn dnda, bata mensup olduu kastn ku
rallarn inemek olmak zen; deiik nedenlerle kast d
na itilmi ve bugn saylar yz milyonlara varan "parya
lar" (dokunulmazlar) snf da mevcuttur.
Byle bir anlayn kayna meselesine gelince; onun,
Hindistan'n etnik yapsndan kaynaklanan bir zaruret ol
duu ve Arlerin bu blgeyi istilasndan sonra ortaya kan
basit "toplumsal iblm" anlayndan kaynakland
eklinde deiik grler^'' ileri srlmekle birlikte, Hindulara gre kast yaps din bir inantr ve Rig-Veda'ya daya
nr. Bu inanca gre, kastlar tanju Brahma'nn insan eklinde
tasavvur edilen vcudunun eitli ksmlarndan yaratl22- D.S.Sharma, a.g.m., s.l5
23-Bu konuda ayrntl bilgi iin bkz, Rig-veda, 1,164, 21); X, 90,121,129;
Mundaka Up. I. 7; Bri. Up. 1.4; H. Jacobi," Cosmogony and Cosmology
( I n d i a n ) E n c y c . of Rel. and Ethics (ERE), IV/156-161
24- Kast sisteminin menei konusunda bkz, J.Eggeling, Satapalha Brahmana
(I), SBE; 12, s.VIl v.d.; Max Weber, The R.-Iigion of India, New York, 1968,
8,55-133; P.L.Bhargavn, Fundamentals of Hinduism, s. 88-93; K.M.Sen,
Hinduism, Londra, 1978, s.25-31; D.S.Sharma, a.g.m., s.16-17

25

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

mtr.^^'' Buna gre, brahmanlar Brahma'nn azndan,


katriyalar kollarndan, vaisyalar midesinden, sudralar da
ayaklarndan yaratlmlardr. Muhtemelen bu mene fark
llndan dolaydr ki, gerek psikoloji gerekse yap itiba
ryla insanlar farkh ileri yapmaya mtemayildir. Bundan
dolay herkesin her eyden nce, kendi kastnn gereklerini
yerine getirmesi gerekir.
Bu sistem ierisinde, ferdin u andaki hayatnda al
arak kastn deitirmesi mmkn deildir. Daha st
kastlardan birine mensup olarak yeniden dnyaya gelmek
ise, ancak u anda iinde yaadmz kastn gereklerinin
eksiksiz yerine getirilmesine bal olarak lmden sonra
gerekleebilir.^^
c - Hindular birletirici nitelikteki bir baka inan da,
ideal bir insan hayatnn drt devreye ayrlmas anlamna
gelen Ashrama-dharma inancdr. Buna gre, ferdin ruh
tekmlnn srekli ve dzenli olabilmesi, mrnn u
drt safhaya blnmesine baldr:
ca - Brahmacarin (rencilik dnemi): Genellikle 1025 yalar arasmda, kiinin evini terk ederek bir brahminden kutsal metinleri okuyarak dinini rendii ve hayata
hazrland dnemdir. Bu ferdin kendini tamamyla
renmeye adad bir devre olarak karakterize edilebilir. O
bu dnemde din emirleri renmekle ykmldr, bunla
rn icrasndan sorumlu deildir.
cb - Grhasthya (evliUk dnemi): Ferdin birinci safha
da rendii bilgileri uygulamaya koymakla ykml ol
duu ikinci devredir. Ayrca o, ferdin iinde yaad top
luma ve lkesine kar sorumluluklarn yerine getirmek
durumunda olduu tek devre olarak da dikkati eker.
cc - Vnaprastha (ibadet ve oru): Kiinin evini ve ai25- Rig-veda, X, 90,12; G.Tmer-A. Kk, Dinler Tarihi, Ankara, 1988, s.65
26- Bkz. Max Weber, The Religion of India, s.l21

26

GR

leini terk ederek, mmkn olduu kadar beer hayatm


problemlerinden uzak bir ekilde ormanda veya bir ashramda tefekkr ve zikretme temrinlerine balad dnem
dir.
cd - Sannyasa (gezgincilik ve dilencilik dnemi): Kii
nin ailesiyle btn balarn kopararak, kendini tamamen
din yoluna adad son devredir. Kii bu dnemde sadece
dilenerek toplad yiyecek ve giyeceklerle hayatn devam
ettirmek zorundadr. Byle bir layat srdren kimselere
sannyasin denir.^^
d- Drdnc ortak inan, hayatn drt temel gayesi
olarak dharma, artha, kama ve mokanm kabul edilmesi
dir. Bunlar da ksaca aklamak gerekirse, dharma, din ve
ahlk kurallarla benimsenen bir hayat srdrmeyi; artha,
ferdin en azndan kendine ve ailesine yetecek kadar malmlk sahibi olmasn; kama, cinsel arzu ve isteklerini me
ru olarak yerine getirmesini; moka ise, onun yukardaki
amalar bir yana brakarak, samsara arkndan kurtulup,
mutlak kurtulua ulamay gaye edinmesi ve buna ula
mas anlamna gelir.^^
5 - Btn Hindularca benimsenen son inan ise, kar
ma ve tenash inancdr. Bu ela, ksaca ferdin bu hayatn
daki yapp etmelerine bal olcirak, lmden sonra yine bu
dnyada yeniden bedenlemesi anlamna gelir. Bu yeni
den bedenlemelerin insan formunda meydana gelmeleri
mmkn olduu gibi, bitki, hayvan veya geici bir sre de
olsa cansz varlk formunda olmalar da mmkndr. Bu
ortak inan, ilerideki sayfalarda ayrntl ekilde ele alnp
incelenmeye allmtr.
27- nsan hayatndaki basamaklarla ilgili bu bilgiler u kaynaklardan zetlen
mitir: D.S.Sharma, a.g.m., s.19-21; K.N. Ttwari, Comparative Religion, Delhi,
1990, s. 32-33
28- Ayrmtl bilgi iin bkz. B.N.Tripathi, Indian View of Spiritual Bondage, s.
64; D.S. Sharma, a.g.m., s. 21 -22

27

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

"Hint kkenli dinler" kategorisinde yer alan dier iki


din, Caynizm ve Budizmin ortaya kma gelince; bu din
sistemlerin her ikisi de, M.. 6. asrn sonlar ile 7. asrn
balarnda, ilk olarak Hinduizm ierisinde birer reform ha
reketi eklinde ortaya km ve zamanla ayr birer din h
viyeti kazanmtr. Bize gre, sz konusu bu iki hareketin
ortaya knda, geleneksel Hindu dini ierisindeki u iki
hareketin nemli rol olduu grlr: Birincisi, Hindu
din yin ve trenlerinin, bilhassa Asvamedha ve Agnihotra gibi kurban trenlerinin, balangtaki "sade ve herkes
tarafndan kolaylkla icra edilebilir" zelliini kaybederek,
akl almaz derecede karmak ve sadece brahmanlar tara
fndan icra edilebilir hle gelmesidir. Dier bir ifadeyle,
din trenler nceden olduu gibi, "Tann'nm ltfuna ula
mak veya onun gazabndan emin olmak" gayesi iin yap
lan birer ara olmaktan km, kendileri bizatihi gaye
hline gelmitir. Netice itibaryla bu durum, dini, geni
halk kitlelerinin benimsedii bir sistem olmaktan karm,
ve onun tam anlamyla brahmanlarm tekeline girmesine
yol amtr. Artk byle bir sistem ierisinde bir dindarn
iinden geldii ekilde Tanrya yalvarp yakararak kurtu
lu dilemesi, onun adna kurban kesmesi veya hediyeler
sunmas imknsz hle gelmitir. Btn din ibadetleri in
sanlar adna icra etme yetkisi ancak brahmanlara aittir.^''
stelik onlarn tekeli sadece din ibadetlerle de snrl
kalmamtr. yle ki yine ayn dnemde, kutsal metinlerin
klsik dili olan Sanskritenin halk tarafndan renilmesi
ve konuulmasnn yasaklandn gryoruz.^"
kinci neden ise, byle bir din anlayna bah olarak
gelien kast anlaydr. Biraz nce de iaret ettiimiz gibi.
29-Bool Chnnd, Lord Mahavira, Varanasi, 1987, s. 2-3; S.Radhnkrishnan, India;
Religions, Delhi, 1985, s. 27
30-Bkz., Abidin til, Sanskrit Klavuzu, Ankara, s. 5

28

GR

her ne kadar bu sistemin temelleri Rig-Veda'ya kadar uza


nyorsa da, onun sosyal hayatta tam olarak uygulanmaya
balamas yine bu dneme rastlamaktadr?^
te byle bir evrede dnyaya gelen Mahavira (M..
599-527) ve Buda (M.. 563-481), her ikisi de Hindu gele
neklerine gre yetimi ve katriya kastna mensup kimse
lerdi. Yine her ikisinin de ocukluk dnemleri refah ve
mutluluk ierisinde gemiti. Din trenlerin giderek mekanikletiini ve dindar insanlarn brahmanlarm hege
monyas altnda ezildiini gren bu iki prens, birbirinden
habersiz ve farkl zamanlarda, yeniden ilk ve saf Hinduiz
me dnmek ve bylece btn insanl ac ve straptan
kurtararak mutlulua kavuturmak gayesiyle yola kmtr.32

LBu iki liderden birisi olan Mahavira'nm sistemletirdii ve bugn iin sadece Hindistan'da iki milyon civarnda
mensubu bulunan Caynizm, ibadet ve oru hayatna ar
nem veren bir dindir. Bu dinin gayesi, insan. Tanr veya
tanrlarn yardm ve inayetini beklemeden kat ibadet ve
oru hayat yaatarak, iinde bulunduu ac ve strap em
berinden kurtarmaktr. Dier bir ifadeyle, kiiyi, hareketin
kurucusu Parsva, sistemletiricisi Mahavira ve dier Tirt_hankaralar (kpry geenler) gibi, "samsara" okyanusunu
geerek kevalajnana veya jivanmukti denilen kutsal sahile
ulatrmaktr. Zaten dinin isminin kayna "jain" veya "cina" terimleri "muzaffer, fatih" anlamna gehr ki, burada ka
zanlan zafer dardaki bir dmana kar deil, nefsin ar31-J.Eggeling, Satapatha Brahmana (I)'ya yazd nsz'dca, SBE: 12, s.XIIXIII; B. Chand, Lord Mahavira, s. 3; E.R.Pike, Encyc. of Rcl. and Religions,
London, 1951, s. 84; Brandon, DCR, s.176
32- Grld gibi gerek ortaya ktklar dnemin arar, gerekse din adam
larnn bu dnemdeki tutumlar itibaryla Mahavira ve Buda'nu orlaya k ile, Hnstiyanhkta XVI, yzylda M. Lutlier'in balatt reform hareketi arasnda
nemli benzerlikler vardr, Bkz,,D,5, Sharraa, a,g.m.,'s.32; G.Tmer- A.Kk,
Dinler Tarihi, s.71

29

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

zu ve isteklerine kar kazanlan bir zaferdir. Btn Tijthankaralar bu konuda baar salam olduklar iin "caynalar" olarak isimlendirilmektedir.^^;^
nerdii kat ibadet ve oru hayatyla dikkati eken
bu sistemin ikinci nemli karakteristii de J'^ahirnsa'Vanlaydr. Caynizm iin ahimsa, tek hcreli canldan insana va
rncaya kadar hibir canly ldrmeme, yaralamama, hat
ta incitmeme anlamna gelir. Bilhassa Caynist rahipler bu
kural ihll etmemek iin, nefes alp verirken veya yrr
ken en kk bcein lmne meydan vermeme endie
siyle azlarndan srekli bir rty, ellerinden de spr
geyi eksik etmezler. Ayrca btn Caynistlerin iftilik, ka
saplk ve alkol alm satm gibi baka canllarn zarar gr
mesine yol aacak mesleklerde almalar yasaklanmtr)
Tarih ierisinde bu din sistem, M.. 3. asrda I^jgambara (hava giyinen) ve Svetambara (beyaz giyinen) ori'ak
zere iki mezhebe ayrlmtr. Ancak bu blnmenin teorik
temellere dayanmaktan ziyade, ngrlen reeteyi uygula
ma aamasnda elbise giyip giymeme tartmasmdan orta
ya kt kabul edilir^Bununla birlikte, 15. yzylda Sve
tambara mezhebi ierisinde ortaya kan Stahanakavasi
ekol ise, muhtemelen slmn etkisiyle, ibadet annda her
hangi bir heykel veya put zerine tefekkr edilmesine kar
kmtr. Bu nedenle o, Caynizm ierisinde teorik ve
pratik gr ayrlklarndan ortaya kan ilk ve tek mezhep
olarak grlebilir.^
Buda tarafndan kurulan dier din sistem ise, bilindi
i gibi, kurucusuna nispetle Budizm adyla anlr. Budizm,
hemen hemen ayn dnemde sistemletirilen Caynizmin
aksine, ksa zamanda Hint Yarmadas dna km ve ev
rensel bir din hline gelmitir. Gnmzde o, in, Tay33- B.Cha-d, a.g.e., s.46-47; H.Singh-L.M. Joshi, a.g.e., s.77

30

GR

land, Birmanya, Kore, Moolistan ve Sri Lanka bata ol


mak zere btn dou ve gneydou Asya'nm hkim dini
durumundadr. Bunun yan sra Avrupa ve Amerika kta
larnda da azmsanmayacak sayda Budist vardr. Ayrca
Budizm, bugn dnyada en hzh yaylan dinlerin banda
gelir.
Yukarda da iaret ettiimiz gibi. Hinduizmdeki kat
kast anlayna, mekanikleen din trenlere ve Brahmanla
rm dindarlar zerindeki giderek artan basksna bir reaksi
yon olarak ortaya kan Buda, Tanr, ahiret, kozmoloji, on
toloji gibi metafizik konulara hi temas etmemitir. O, in
sanlarn byle problemler yerine, "drt temel hakikat" ad
n verdii gerekler zerinde dnmelerini telkin etmi
tir.''* Bindii gibi bu drt tem(l hakikat, a) strabn varl
, b) onun bir kaynann bulunduu, c) bu strabn gide
rilerek i huzurun elde edilmesinin imkn, d) straplar
giderme yolunun ne olduudu.
Buda bu hakikatlerden ilk nn varln idrak et
tikten sonra, drdncnn, yani strab dindirmenin are
sinin ne olduunu aratrmaya koyulur. Bu aamada, sra34- Kaynaklarda, Buda'nn u sorulara olumlu veya olumsuz bir cevap verrnekten_^srarla kand zikredilmektedir:
a- Alem ve nefs ezel-ebed midir?
b- Yoksa ezel-ebed deiller midir?
c- Hem " ezel-ebed" hem de " ezel-ebed deil" midirler?
d- Ne " ezel-ebed" ne de " ezel-ebed deil" midirler?
e - lem ve nefs sonlu mudur?
f - Yoksa onlar sonsuz mudur?
g - Hem sonlu hem sonsuz mudur?
h - Ne sonlu ne de sonsuz mudur?
1 - Tathgata (nirvanaya kavumu kimse) lmden sonra yaamaya devam eder mi?
- Yoksa devam etmez mi?
c - Hem devam eder hem de etmez mi?
1 - Ne devnm eder ne de devam etmez mi?
m - Canllk veren prensip bedenle ayn mdr?
n - Yoksa ondan farkh mdr?
Bkz. Randolph Kloetzli, Buddhist Cosmology, Delhi, 1988, s. 1-2; L. de n
Vallee Poussin, "Agnosticism " (Buddhist) ", ERE, 1/220-225

31

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

syla iki arlk adm verdii, her trl madd imkna sa


hip bulunduu saray hayat ile kat bir nefis kontrol ve i
le hayat yaadktan sonra, kendisinin orta yol adn verdi
i niha kurtulu yolunu kefeder. Bu yol, a) doru sz, b)
doru davran, c) doru geim, d) doru muhakeme, e)
doru murakabe, f) doru anlay, g) doru dnce, h)
doru niyet basamaklarndan oluur.
Buda, nirvanaya ulamasndan lmne kadar geen
yaklak krk be yllk zaman ierisinde kefettii bu haki
katleri dier insanlara anlatarak, onlar ac ve strap em
berinden kurtarmaya almtr. Onun lmnden sonra
bu tebU grevinin, rencileri tarafndan gnmze ka
dar baar ile yerine getirildii de bir gerektir.-'^
Son olarak, "Hint kkenli dinler" grubunda ele alnan
ve 16. yzylda Guru Nanak (M.S.1469-1538) tarafndan
sistemletirilen drdnc din gelenek, Sihizme temas et
mek istiyoruz. Yine Hinduizm ierisinde ortaya kan bu
yeni din sistemin temelinde de balca iki nemli olayn
etkiH olduunu dnyoruz. Bunlardan birincisi, slmn
bilhassa Hindistan'n kuzeybat^blgelerinde yaylmas ve
bunun sonucunda ortaya kan slm ve Hinduizmi uzla
trma gayretleridir. Bu adan bakldnda Sihizm, bilhas
sa balangc itibaryla uzlatrmac bir hareket olarak g
rlebilir. Nanak, Hinduizmin rf, det ve kltrn tasfi
ye etmek, politeizmi, putuluu ve kast sistemini ortadan
kaldrp slm ile Hinduizm arasnda orta bir yol bulmak
istemitir.^^
Bilhassa Guru Nanak tarafndan retilen dindarlk
35-Budizmle ilgili bu bilgiler u kaynaklardan zetlenmitir: W. S. Rahula,
What the Buddha Taught, s. 1-15; E.W. Hopkins, The Religions of India, New
Delhi, 1970 s. 298-347; GTmer -A.Kk, a.g.e., s.91-97; DCR, s.157-161
36- Abdurrahman Kk," Sihizm ", A.. lahiyat Fak. Dergisi, c.XXVllI/397417, s.414-415; Harbans Singh, The Message of Sikhism, Delhi, 1968, s.87;
G.Tm^r-A.Kk, a.g.e, s.74-75

32

GR

disiplini ve kurtulu yolu dikkatlice incelendiinde grle


cei gibi, Sih hareketinin ortaya kndaki ikinci neden,
11, asrdan beri Hindistan'da hzla yaylmakta olan Bhakti
geleneidir. Nitekim Sihizm de, tpk Bhakti gelenei gibi,
srarla niha kurtuluun ancak kiinin Tanr'y severek,
kendini O'na adamasyla mmkn olabileceini savun
mutur.'^''
Kabr ve Guru Nanak'm almalaryla balayan, bun
lardan sonra gelen dokuz gurunun almalaryla sistemle
en ve mstakil bir din hviyeti kazanan Sihizmin gn
mzde, ounluu Hindistan'da olmak zere 15-20 milyon
civarnda mensubu bulunmaktadr.^^
Sihizmin en nemli zelliklerinden biri, phesiz, sa
vunduu tek Tanr inancdr. Maya, samsara ve moka gibi
baz Hindu inanlarna kendi sistemi ierisinde yer vermi
olmasnn yan sra o. Tanr konusundaki tutumuyla bu
dinden nemli lde ayrlr. Adi Grant'da Sat, Ram, Mo
han, Hari, Hda, Gobind gibi ok deiik isim ve sfatlarla
anlan Tanr, her eyin kendisinden sudur ettii yegne
Hakikattir. O'nun varl ve birlii hissedilebilir, ancak ke
limelerle ifade edilemez. O hibir ekilde tanmlanamaz;
yani o nirgunadr. O'nun deiik zelliklerini ifade etmek
iin kullanlan antropomorfik vasflamalar, O'nu tam ola
rak anlatmaktan uzaktr. Ksacas O, her eye gc yeten,
her eyin kendisinden sudur ettii, lemde olup bitenden
haberdar, ancak kelimelerle ifade edilemeyen bir Hakikat'tir, yce Kudret'tir.^'^

37- A.Kk," Sihizm ", a.g.e., s. 414; H. oingl, a.g.e., s. 87


38- W. Owen Cole-S.S. Sanbhi, The Sikhs, Their Religions Beliefs and
Practices, New Delhi, 1978.
39- Bkz., W. Owen Cole-P. S. Snmbhi, Th-a Sikhs, s.64 82; W.H. McLeod, Guru
Nanak and The Sikh Religion, New Delhi, 1968, s. 163-176

33

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

C - HNT KKENL DNLERN ORTAK NANLARI


Tanr ve varlk konusunda nispeten farkl anlaylara
sahip Hint kkenli dinlerin, hayata ve insana bak a
larnda ise artc bir benzerlik gze arpar. Nitekim yu
karda zikredilen drt din sistemin her biri iin de, varolu
-ister yeryznde isterse baka bir metafizik ortamda ol
sun- ac ve kederden ibarettir. Bu nedenle, insanolu hangi
varolu basamanda bulunursa bulunsun, niha kurtulua
ulaamad srece ac ve kederle dolu bu hayat tekrar
tekrar yaamak durumundadr.
Hint kkenli dinlerde, ferdin byle skntl bir varolu
girdabna dmesinin temel nedeni, bu varoluun mahiye
ti ve ondan kurtuluun imkn konusundaki ortak grle
ri yaygn olarak maya, karma, samsara ve moka (nirvana) retileriyle ifade edilir. imdi biz bu ortak inanlar
zerinde biraz daha durmak erektiini dnyoruz.
a - Maya v e y a ^ v i d y inanc: Maya kelime olarak,
yanlg, illzyon ve gereklii olmayan bir eyin hakikat olarak
alglanmas demektir. Hint kkenli dinlerde ise o, kiinin
gerei kavrayarak niha kurtulua ulamasn engelleyen
unsur anlamn ifade eder. Ancak gerek Rig-Veda ve Briha
ranyaka Upaniad Hindu kutsal metinlerinde, gerekse Sihizmin kutsal kitab Adi Grant'da maya teriminin, genel
likle "Tann'nm yaratc ve deitirici kudreti; veya bu kud
retin eseri olarak yaratt tabiat" anlamnda kullanldn
gryoruz.''" Bu nedenle, sz konusu terimin dellet ettii
illzyon veya yanlg mnsnn mutlak deil; ferdin, feno
menler alemindeki varlklarn varl ve mahiyetiyle ilgili
yanlgs eklinde anlalmasnn daha doru olaca kana
atindeyiz. nk fert, tabiattaki varlklarn mahiyetini id40- B.N. Singh, Dictionary of Indian Philosophical Concepts, Varanasi, 1988,
s.162-164; Cole-Sambhi, The Sikhs, s. 82-83

34

GR

rak edemedii iin, tek ve yegne hakikat olan Tann'y


unutur ve sadece bu varlklara ynelir. te bu fani eylere
kar gsterilen ar arzu ve istek, onun hem varoluunun
hem de burada maruz kald ac ve strabn temel nedeni
dir.
Muhtemelen bu nedenledir ki, maya terimi birok
aratrmac tarafndan avidy terimiyle ayn anlamda kul
lanlmtr, ^ i tekim Hinduizm -Sankhya ve Carvaka ekol
leri hari- ve Sihizme gre avidy terimi de, fenomenler
alemindeki varlklarn okluk ve eithiiine kaplarak as
lnda tek olan Hakikat'in idrak edilememesidir. Sankhya
ekolne gre ise avidy, fenomenler dnyasnn temelin
deki iki temel prensip Prakriti ve Purusa'nm varlnn far
kna varamamaktr. Carvaka ise, materyalist bir sistem ol
duu iin eyann hakikati V( onun ardndaki gerein
aratrlmas gibi bir problemle ilgilenmez.
Budizme gre avidy, gerekte nedensellik emberine
bal olarak srekli deien varlklarn, mutlak hakikat ve
deimez zannedilmesidir. Avidy ayn zamanda, 12 hal
kadan oluan Budist nedensellik emberinin ilk halkasn
ve lemdeki her trl ktln temel nedeninden biri
sini de tekil eder.*^ Hatta bu ncdenlerden dier ikisi lobha
(agzllk) ve dosann (nefret) da, eyann gerek mahi
yetini kavrayamamaktarT^aynakland gz nne alnd
nda, avidy, tpk Hinduizm ve Sihizmdeki gibi Budizme
gre de, lemdeki ktln tak ve yegne sebebi olduu
iddia edilebilir.
Caynizm asndan bakldnda da, avidy, jiva ato
munun ilk hareketinin, dolaysyla varoluun temel nede
nidir. nk Caynist dnceye gre, fenomenler lemi
nin oluumu, jiva atomlarnn byle bir hareketi sonucu et
rafndaki pudgala atomlarnn onunla temasa gemesi ve
41- B.N.Tripnlhi, Indian View of Spiritu.J Bondage, s. 141

35

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

bu liki sonrasnda jivann tekmlyle devam eden bir


sre sonucundadr. Byle bir varolu srecinin hibir ba
samanda Tanr veya benzeri bir yce Kudret'in mdaha
lesi sz konusu deildir. Sistemin bu zellii de dikkate
alnnca, avidynm, gerek varolu leminin oluumu, g-erekse bu lemdeki ac ve skntnn mevcudiyetinde ne ka
dar nemli bir faktr olduu daha iyi anlalabilecektir.
Sonu itibaryla maya veya avidy, btn Hint kken
li dinlere gre ferdin maruz kald her trl ac ve stra
bn niha sebebi olan ezel prensiptir. Bunun da tesinde o,
Budizm ve Caynizme gre ac ve skntl varoluun temel
nedenidir.
b - Samsara ve Karma nanc: Samsara dnyev ha
yattaki doum-lm-yeniden dou dngsn ifade
eder. Karma ise, ruhun bu fasit dairedeki hareketini d
zenleyen prensibin addr.
Samsara inanc, dilimizde daha ziyade tenash kavra
myla ifade edilir. El-Birn et-Tahkik isimli eserinde Hin
du tenash anlay konusunda yle diyor: " ehadet keli
mesi slm, teslis Hristiyanlk, cumartesi gnne sayg da
Yahudilik iin ne derece nemli ise, tenash de Hindular
iin ayn derecede nemlidir. Bundan dolay tenashe
inanmayan bir Hindu dnlemez; zaten sz konusv din
mensuplar da byle bir kimseyi Hindu kabul etmezler." '^^
)(me el-Birn'den rendiimize gre, Hindularn te
nashe inanmalarnn nedeni, ruhun niha kurtuluunu te
min edecek mutlak bilginin, ancak byle silsile hlindeki
varolular sresinde czlerin tek tek tecrbe edilmesiyle
elde edilebileceine inanmalardr. nk tek bir varolu
mddetince byle bir tecrbenin tamamlanabilmesi mm
kn deildir,^''
42- Ebu Reyhan el-Birn, Albemni's India, New Delhi, 1964, s. 5
43-Alberuni's India, s.50

36

GIRI

Gerekten, Birn'nin de aka ifade ettii gibi, tena


sh ve onun dzenleyicisi karma inanc Hinduizmin temel
zelliklerindendir. stelik onun, bu din ierisinde birer re
form hareketi eklinde ortaya kan ve zamanla ayr dinler
hline gelen Caynizm, Budizm ve Sihizm tarafndan da be
nimsendii grlr. Tarih Hindu tenash anlaynn yan
sra, ondan nispeten farkl zellikler gsteren Budist ve
Caynistlerin bu konudaki inanlar nmzdeki sayfalar
da ayrntl olarak ele alnmtr. Sihizm ise, Hindu tenash
anlayn aynen benimsedii iin onun ayrca incelenmesi
ne gerek grlmemitir.
c - Moka veya Nirvana loanc: Hint kkenli dinlerin
nc ortak zellii, avidy ve samsara arkndan kurtu
lu imknnn kabul edilmesidir. Sz konusu dinlere ait
kutsal literatrde byle bir kurtuluu ifade etmek iin
moka, mukti, nirvana (nibbana) ve apavarga gibi pek
ok terimin kullanld grlr. Ancak btn bu terimler
den, bilhassa gnmz literatrnde, moka ve nirvananm dierlerinden daha sk kullanldn gryoruz. Bu iki
terim, kelime olarak, "mutlak sknet, aydnlanma, kayt
sz artsz zgrlk ve en yksek mutluluk" anlamlarna
gelir. Nirvana/Moka'nn terim anlam ise, kiinin doumlm girdabndan, dolaysyla bunun neden olduu her
trl ac ve kederden kurtuluj) mutlak aydnlanmaya ka
vumas demektir.'^
Teistik dinler olmas dolaj'isyla Hinduizm ve Sihizm
iin byle bir kurtulu/aydnlanma, fenomenler dnyas
nn temelindeki tek ve yce Hcikikatin idrak edilmesidir.^^
Bu arada Upaniadlar ve ona dayanan Advaita Vedanta
ekolne gre ise, niha kurtulu, ferd ruhun (atman) ev' 44-'BU konuda bkz.7c.'A'."F7R
Davids," IVloksa ", ERE, V[I[/770; E.M.
Esnoul," Moksa ", ER, X/2S-29; L.de la Vallee Poussin, " Nirvana ", ERE,
IX/376; T.P. Kasulis," Nirvana ", ER, X/448-456
45- B.N. Singh, Dictionary, s.176-177; Cok-Sambhi, The Sikhs, s.85

37

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

rensel ruhla (Brahman) zdeliini idrak etmesidir. Nite


kim Mundaka Upaniad'da niha kurtuluun mahiyeti ve
onunla birlikte ortaya kan zellikler yle tasvir edilmek
tedir: "Ferd ben'in Yce Brahman'la zdelii idrak edile
rek, hakikatin aslnda tek ve bir olduu kavranlnca, kal
bin btn dmleri zlr, btn pheler ortadan kal
kar ve arzu-istekten kaynaklanan her trl karma da sona
erer."
Budizm ve Caynizme gre mutlak aydnlanma/niha
kurtulu. Tanr veya benzeri bir Yce Kudret'in idrak edil
mesi deil, sadece eyann aslnn kavranlmasdr. Budizm
asndan bunun anlam, eyann hiliinin, faniliinin id
rak edilerek iimizdeki varolu arzusunun sona ermesidir.
Caynizm iin ise, jivann her trl karmik birikim ve
madd unsurdan arnarak yeniden asl formunu kazanmasdr. Bu da cehaletin, her trl arzu-istein ve bunun so
nucunda ortaya kan skntlarn sona ermesi anlamna gehr.*^
Son olarak, burada sz edilen mutlak aydnlanma
hlinin, ancak lmle birlikte gerekleecek bir durum ol
madna da iaret etmek gerekir. O, kiinin henz yaar
ken ulaaca bir mertebedir. Nitekim byle kimselere jivanmukti ad verilir^^ Kiinin bu noktadan lmne ka
dar geen zaman sresince icra edecei her trl fiil ise,
ahs arzu-isteklerden kaynaklanmadklar iin, fert asn
dan kaytlayc nitelik tamaz. Bu tr karma, Hint dn
cesinde kavrulmu tohum rneiyle ifade edilir. Nasl ki
kavrulmu tohumlarn filiz vermesi tasavvur edilemezse,
ayn ekilde jivanmuktinin amellerinin onu kaytlamas
46-Mundaka Up., II.2.8
47-B.N.Singh, Dictionary, s.l 66-167; L.De la Vallee Poussin, " Nirvana ", ERE,
IX/376-377
48- S.Guptn," Jjvanmukti", ER, VllI/92-93

38

GIRI

sz konusu deildir.''^
Buraya kadar saylan ortak inanlara ilve olarak, b
tn Hint kkenli dinlerin, ferdin byle bir niha kurtulua
ulaabilmesi iin nerdikleri reetelerdeki benzerlie de
iaret etmek istiyorum. Her ne kadar her bir din sistemin
reetesi ayrntlar ynnden farkl ise de, hepsi oru haya
t ve yoga egzersizlerini byle bir gayenin tahakkuku iin
zorunlu grmektedir. Bu da onlarn bir dier ortak inanc
veya uygulamas olarak telkki edilebilir.

49- B.N. Singh, Dictionary, s. 181; L. De )a Vallee Poussin," Nirvana ", ERE,
1X/378

39

KARMA ve TENASHN MAHYET


ve BRBRYLE LKS
A- KARMANIN ANLAMI ve MAHYET
1 - Kavram Olarak Karma
Karma terimi Bat dnyasma ilk defa, teozofisllerin'
18. yzyl sonrasndaki almalar sonucunda Hint dn
cesiyle ilgili teknik bir terim olarak girmi; zaman ierisin
de gnlk dilde kullanlmaya balanmtr. lkemize de
onun. Bat dnyasnda ortaya kan bu yndeki gelimele
rin bir yansmas olarak Hint sbjektif dncesi ile ada
Bat teknolojisini uzlatrdklarn iddia eden yar mistik
baz dernek ve kurulularn^ yazl ve szl faaliyetleri so
nucunda girdii sylenebilir. Bu terim, aynen Bat'da oldu
u gibi bizde de nceleri sadece Hint dncesine ait eser
lerde, bu dnceye ait teknik bir terim olarak kullanlm
tr. Bugn ise, "karma" veya "karmik birikim" gibi ifadelel-Teosophy veya Theosophical Society.(}870 yllarnda ilk olarak Hindistan'da
Madras yaknlarndaki Adyar'da Bayan Helena Blavatsky ve Colonel Olcott
tarafndan kurulan mistik organizasyon. Hint dsijncesinin dier dnceler
den daha stn olduunu ve Tanr'nn ancak sezgisel olarak mistik yolla idrak
edilebileceini savunan bu dnce ksa srede genilemi ve Hint dncesi
nin Bat'da yaylmas ve tannmasnda nemli rol olmutur.Bu konuda geni
bilgi iin bkz. Basham, A.L., "Hinduism", The Concise Encyc. of Living taiths,
Ed. R.CZaehner, Great Britain, 1977, s. 217-254
2- Metapsiik Tetkikler ve lm Aratrmalar Dernei (Ruh ve Madde Yaylan),
Maharishi Birleik Alan Teknolojisi Dernei (Transandantal Meditasyon
Merkezleri), Dostluk Dernei ve benzeri kurulular.

40

lO^RMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

rin konuma dilinde ve bilgisayar oyunlarmda yer almaya


balad grlmektedir. yle grnyor ki, muhtelif kl
trlere zg bu ve benzeri terimlerin kullanm alanlar, ile
tiim alanmdaki ba dndrc gelimelerle birlikte hzla
geliecek ve genileyecektir.
<^Hint din dncesinin drt temel kavramndan biri
olan karma terimi, kelime anlam itibaryla Sanskrite
"yapmak, hareket etmek, ortaya koymak" anlamlarna ge
len Kri kknden treyen bir isimdir.-' Pali dilinde kamma, Tibetede las, incede yeh veya yin-kou, Japoncada
ise go ve inga terimleriyle ifade edilen karmann szlk
anlam, "yaplan ey" veya "fiil" demektir.'')
Bunun yan sra onun, bilhassa Hint din literatrnde
balca u anlamda kullanldn gryoruz;
1- Karma, belirli bir istek ve arzu sonucunda ortaya
kan din ve dnyev karakterli her trl fiildir, eylemdir,
itir.^ Nitekim o. Veda lhileri ve Brahmanalar'da, sadece
din ve ahlk neme sahip kurban treni, adak, kefaret ve
riyazet temrinleri anlamnda kullanlmtr. Bundan dola
y, Brahmanalar'da ferdi niha kurtulua gtren bu yola
"karma marga", yani din ayin ve trenleri tam olarak yeri
ne getirerek kurtulua ulama yolu ad verildiini gryo
ruz.^
Ayn kavram Upaniadlar ve Gita'da ise, ounlukla
kiinin manev bakmdan gelimesine yardmc her trl
3- W. Mohany,"Karm;n: Hindu and Jain Concepts", Encyclopedia of Religion
(ER) (I-XVI),VIII/262; L. De la Vallee Pousin, "Karma", Encyclopedia of
Religion and Ethics (ERE) (I-XVI), VII/73-674; M. Hiriyana, Outlines of
Indian Philosophy, London, 1967,s.ll8
4- ER, VIII/262; ERE, VlI/673-674;
5- S.C.Bose, A Catechism of Hindu Dharma, New Delhi, 1978, s.39; R.Paudya,
Indian Studies in Philosophy, s.208; K. SC.Anand, Indian Philosophy, Delhi,
1982, s. 12
6- P.V.Kane, History of Dharmasastras (I-V), Poona, 1977, V/II, s. 1532-1533.
Kane, Karma teriminin sz konusu literatrde bu anlamda kuUanldm gs
termek iin Rig-Veda, 1,22,12; 61,13;62,6;101,4; X,54,4;131,4 ve daha birok bey
tini delil olarak gsterir; M.Hiriyana, Outlines of Indian Philosophy, s.118

41

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

din ibadet anlamnda kullanlma ve ferdin geleceini be


lirleyen ve samsara arkn dndren yegne mil*' olarak
nitelendirilmitir,
Onun Hint kutsal literatrnde daha ziyade "din ba
kmdan nemli eylem veya kurban treni" anlamnda kul
lanlmas, baz dilcilerin onu, ngilizce "ceremony" kelime
sinin eanlamls gibi dnmelerine de yol amtr. Zira
bilindii gibi, ceremony terimi ngilizcede, "belirlenmi
kurallara gre icra edilen hareketler kombinezonu" anla
mn ifade eder ki, bu anlam da karma teriminde sakldr.^
Xncak karma ve ceremony terimleri, ilk bakta eanlaml
iki terim gibi grnyorsa da, karma terimi bu anlamn
tesinde Hint dncesinde bir inanc da ifade etmektedir.
Bu nedenle onun anlamnn, ceremony teriminin ngilizce
de dellet ettii anlamdan daha mull olduu sylenebiUr.
2- Karma ikinci olarak, birinci kta anlatlan irad fiil
ler ve davranlar sonucunda ortaya kan mistik g ve
ya bunlarn ruhta braktklar manev etkiyi ifade eder.^"
Birinci anlamna nispetle daha az kullanlan bu ikincisini
en bariz ekilde Gita'nm u ibaresinde gryoruz: Sava
arabas srcs formundaki Krina, Arjuna'ya yle ses
leniyor: " ...Herkes aresiz bir ekilde kendi karmasna ba
l hareketlere srklenir."" Burada karma terimiyle kaste
dilen, din veya dnyev mahiyetteki herhangi bir eylem
deil, aksine ferdin u ana kadar iledii byle eylemler
sonucu oluan ve ferdi, u anda iinde bulunduu, kt
7- ERE, VII/677; rnek iin bkz. Brihadarayaka Upaniad (Brh.TJp.) 1,4,15;
Mundaka Upaniad (Mun.Up.) 11,2-8; Bhagavad-gita (Gita), III/5, V/7-8
8- Brh.Up.IV .4 .5-6; Chandogya Up. V.IO; Katho Up,XI.5.7; Gita,II.47,49
9- ER, Vin/262
10- B.N.Singh, Dictionary of Indian Philosophy (Dictionary), s.132; R.Das,
"The Theory of Karma and Its Difficulties" Quest 22 (1959),15-18,s.]8; R.
Paudya, Ind. Studies in Philosophy, s. 208
ll-Gita,III/5; XVIII/60

42

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

durumlara iten, gzle grlemez nitelikteki etkilerdir.


Yine mahiyeti itibaryla biraz farkl olmakla birlikte,
karma teriminin Caynizmde dellet ettii anlam da buna
ok yakndr. Nitekim bu din sistemde karma. Tanrya bi
le gerek olmakszn, bilfiil ortaya kma ve ferdin kaderini
belirleyebilme kudretine sahip gizli g eklinde yorumla
nr.
3 - nc olarak karrna, irad fiiller ile sonular
arasndaki ilikiyi dzenleyen ve lemdeki adaleti temin
eden bir prensip veya doktrin anlamnda kullanlmakta
dr. Buna gre iyi veya kt her irad fiil, zorunlu olarak
mahiyetine uygun bir sonu ortaya karacaktr. Faili ka
ytlayc nitelikteki bu sonu belli bir sre kuvve hlinde
kaldktan sonra, bilfiil ortaya kar, yani fail zerinde ak
a etkisini gsterir. Karma, ite byle bir sonucun zorunlu
luunu ifade eden bir prensibe verilen isimdir. Bu anlam
itibaryla o, fizikteki sebeplilik ilkesinin ahlk alandaki
uzants olarak veya determinizm eklinde anlalabilir.'^
Nitekim W.Mohany, karma^/^ bir kimsenin mevcut stat
sn, onun gemiteki fiilleri ve psiik zelliklerince ekilen
tohumlarn bir semeresi, gekcei de bugn sahip olduu
muz kiisel zelliklerin ve sergilediimiz davranlarn zo
runlu bir sonucu olarak grem; fert ve toplum hayat ze
rinde belirleyici zellie sahip bir sistem eklinde tarif
ederken"' byle bir anlaytan yola kmaktadr.
Dier taraftan karma teriminin, Hindistan'n din ve
kltrel hayatnda daha ziyade reenkarnasyon veya yeni
den dou kavramlaryla birlikte kullanld gznne
alndnda, onun bu ekilde anlalmasnn dier iki anla
mndan daha yaygn olduu sylenebilir. Ayrca karma
12-ERE, VII/674; ER, VIII/262; S.D. Chatterjee-D.Datta, Introduction to
Philosophy, Calcutta,1984, s.l5; R. Paudya, a.g.e., s.208; B.C. Sinha, Hinduism
and Symbol Worship, Delhi, 1983, s.l(
13- ER, VIII/262; Ayrca bkz. Chandogya UpV,10.7; S. Radhakrishnan,
Idealistic View of Life, London, 1947, s.275;

43

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

baln tayan bir ksm makale ve kitaplarda sadece kar


mann bu anlam zerinde durulmas da, bizim bu gr
mzn ne kadar isabetli ve onun bu anlamnn ne kadar
yaygn olduunu gsteren bir baka delil olarak zikredilebilir.^
Biz, bir sistem veya inan olarak karmay nmzdeki
sayfalarda ayrntl bir biimde ele alp incelemeyi dn
yoruz. Ancak bundan daha nce, irad fiil anlamndaki
karmann ortaya k ve eitleri zerinde durmann,
onun Hint din dncesindeki yerini ve anlamn kavra
maya yardmc olaca kanaatindeyiz.
2 - Fiil Olarak Karma
a- Karmann Meydana Gelii
Bilindii gibi, zahir bir fiil veya eylem ya bir grev
duygusuyla veya karlalan bir durum sebebiyle irad
olarak ya da bir refleks eklinde otomatik olarak ortaya kar.^^ te karma terimi genellikle bu iki tr hareketten bi
rincisine, yani irad olarak icra edilen fiil veya eylem anla
mna gelir. Hint dncesine gre, fizik anlamdaki byle
bir karmann oluumu ise en azndan merhaleyi ierir.
Birinci merhale, hazrlk dnemi olarak da isimlendirebi
leceimiz "prayoga"dr. Prayoga; niyet, yaplacak ii zihin
de tasarlama ve onun iin gereklTcfer btn n hazrlk
lar yapma gibi fiilin tahakkukuna kadar geen zaman ie
risinde olup biten her trl zihn ve beden faaliyetleri
kapsar. Sz gelimi, hrszlk yapmak isteyen bir kimsenin
14- rnek olarak bkz. Karma: The Universal Law of Harmony, Ed. Virginia
Hanson-Rosemarie Stewart,A 2uest Book, Illinous (USA), 1981; Annie Besant,
Karma, Theosophical Publication Society, 1985; Christmas Humphreys, Karma
and Rebirth, London,1959
15- Lawrence H. Davis, Theory of Action, New Jersey, 1977, s.l5

44

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

onu dnmesi, plnlamas, girecei ev veya iyeri hak


knda bilgi toplamas, oraya nasl ve ne zaman gireceini
tasarlamas gibi btn n hazrlklara prayoga denir.^''
Prayoga aamas, bilhassa karmann ahlk adan de
erlendirilmesinde byk neme sahiptir. nk Hint d
ncesine gre, din veya sekler nitelikteki her trl kar
mann iyi veya kt olarak nitelendirilmesi, slmda oldu
u gibi, tamamyla bu dnem iinde yer alan ve karmann
oluum srecinin balangc saylabilecek niyete bahdr.^^
Karmann oluumundaki ikinci merhale, Sanskritede
maula karmapatha diye isimltrndirilen, onun bilfiil gerek
leme aamasdr.'^ Yukardaki misalimize devam edecek
olursak bu aama, zaman asndan hrszn eve girmesiyle
balayan ve evden kyla son bulan sreci iine alr. Bu
aama, karmann ahlk niteliinin belirlenmesi asndan
birinciye gre ok nemli olmamakla birlikte, onun ta
mamlanmas ve oluabilmesi iin zorunlu bir merhaledir.
nc ve son merhale ise, Hint din ve felsef d
ncesinde karma vipaka ve karma phala gibi deiik
isimlerle anlan, hatta bazen sadece karma terimiyle ifade
edilen sonutur. Baka bir ifadeyle, karmann ilk iki safha
snn gerekletirilmesiyle ortaya kan sonutur. Prstha
olarak da anlan bu sonu, karmann tamamlanmasndan
hemen sonra yeni bir karma veya en azndan byle bir kar
mann prayoga aamasnn bii' paras eklinde ortaya
kabilecei gibi, ruhta veya egoda uzun sre kuvve hhnde
kalarak, daha sonra semeresin; veren bir sonu da olabilir.
Yukarda rnek olarak verilen hrszlk olayndaki sonu,
16- K.K. Anand, Indian Philosophy, s.7-8; J.P. McDermolt," Karma and Rebirth
in Early Buddhism", Karma and Reljirth in Classical Indian Traditions, Ed.
W.D. O'Flahtery, Delhi, 1983, s.l88
17- Niyetin Hint din dncesi ve karmanm ahlk adan tasnifi hakknda
bkz., Ebu Reyhan el-Birn, Albemni's India, s.62; F. Edgcrton,The Begin
nings of Indian Phisophy, London, 1965, s. 33v.d.
18-J.P. McDermott, a.g.m., s.188

45

KARMA NANCININ TENASH NANCH'LA LKS

hrszn hemen yakalanp adalet nne karlarak cezasn


ekmesi ekliyle olabilir yahut onun karlnn gelecekte
ki yeni varolularda deiik ekillerde grlmesi de muh
temeldir. Karmanm sonucunun hemen veya gecikmeli ola
rak semeresini vermesinde en nemli faktr, onun gerek
lemesine neden olan arzunun iddeti olmakla birlikte, icra
edilen karmann, Hint kkenli dinlerce byk gnah say
lan fiillerden olup olmamas da olduka nemlidir. iddet
li arzudan kaynaklanan veya byk gnah saylan karma
lar hemen veya ksa bir zaman sonra tesirini gsterirken,
bunlarn dndaki karmalar uzun sre olgunlamak iin
bekler ve daha sonra semeresini verir. Hinduizm ve Cay
nizme gre, sz konusu bu potansiyel tesirlerin ruhta uzun
sre saklanmalar sesin teyp kasetinde saklanmas gibidir.^
Sonucu ister derhal isterse gecikmeli olsun, bylece
tamamlanm bir karmann, ferdin geleceini olumlu veya
olumsuz olarak etkilemesi kanlmazdr. Nitekim Gita'ya
gre, nefret, ehvet ve muhabbet gibi arzulardan kaynakla
nan karmalar ferdi, doum-lm emberine (samsara) s
rkler. Buna karlk temelinde byle bir arzunun bulun
mad, sonucu gznne alnmakszn icra edilen sattvika
tr karmalar ise, yine ayn kutsal metin tarafndan, kiiyi
mokaya (niha kurtulu) kavuturan yoldan biri olarak
kabul edilir ve karma-marga^olarak isimlendirilir.^"
Upaniadlara gre ise, bu sattvika \r karmalar
moka iin yeterli grlmemekle birlikte, kiinin manev
adan tasfiyesinde byk rol o y n a r n k ferdi, yegne
kurtulu yolu olarak ne srlen jnana-margaya hazrla
yan karma-margadr. Yani ferdin bilgi ve tefekkr yolu
19- J.P. McDermott, ay m yer
20-Gita, III/19;XI/55
21- Brh.Up.I.4.17; Mundaka Up. 11,2-8

46

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

olan jnana-margaya girebilmesi iin, karma-marga basamamdan gemesi zorunludur. Bundan dolay karma,
Upaniadlara gre moka iin zorunlu sebeptir, ancak ye
ter sebep deildir, denilebilir.
b - Karmann eitli Tasnifleri
Karma teriminin, birbiriyle ilgili olmakla birlikte yu
karda sz edilen ayr anlamda kullanlmas, tabi ola
rak onun eitli tasniflerinin yaplmasna da yol amtr.
Karmanm Hint din ve felsef dncesindeki yerinin ve
ifade ettii anlamlarn daha iyi anlalabilmesine yardmc
olaca dncesiyle bu tasniflerden bazlar burada ele
alnacaktr.
1 - S.C.Bose, Hindu din inanlaryla ilgili eserinde
karmay, "belli bir istek sonucu irad olarak yaplan fiil"
eklinde tarif ettikten sonra onu, nitya karma, naimijtika
karma ve kamya^arma olmak zere kategoriye ayrd
grlmektedir.^^ Sz konusu bu ifadelerin srasyla, Hin
du dinince her gn yaplmas zorunlu be ibadet (nitya);
doum, lm ve evlenme gibi zel durumlarda yaplmas
gereken dinsel trenler (naimittika) ve belirli bir istein
gereklemesi iin yaplan dim tren^kmya) anlamlarna
geldikleri gznne almnca,^^ Bose'un, karma terimiyle
daha ziyade din neme sahip irad fiilleri kastettii kolay
ca anlalabilir.
2 - Karmann dier bir tasnifi srauta karma, smarta
karma ve pauranika karma cklindedir.^'' lk bakta he22- S.C.Bose, A Catechism of Hindu Dhama, s.37; K.K.Anand'n benzeri bir
karma tasnifinde drdnc grup olarak,"i:utsal metinlerce ynphas yasakla
nan fiiller anlamndaki nisidhajarmay" ilve ettiini gryoruz.
Bkz.K.K.Anand, a.g.e., s.316.
23- S.C.Bose, a.g.e. s.37,49; K.K.Anand, a.g.e., s.315-316
24- K.K.Anand, a.g.e., s.315

47

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

men grlecei gibi, karma terimi burada sritu, smriti ve


Puranalar ad verilen kutsal literatrde yer alaTSin emir
ve yasaklar anlamnda kullanlmtr. Dolaysyla zikredi
len tasnif de din emir ve yasaklarn yer ald kutsal me
tinlere gre yapirmtr.
3 - Karmayla ilgili nc tasnif de yledir: a - kayika karma_03eden fiiller); b - vacika karma^zl fiUler); c manasika k a r m a ^ i h n fiiller) .^^ Bu tasnifte ise, bizim a
mzdan dikkat edilmesi gereken iki husus vardr. Birincisi,
burada karma terimine yklenen anlam, yukardaki an
lamlarndan daha genitir; zira ilk iki tasnifte sz edilen
karma terimi, sadece din neme sahip fiillere iaret eder
ken, burada o, dnyev karakterli fiilleri de kapsamaktadr.
kincisi, bu tasnif karmann meneine gre yapld iin
onun ahlk deeri konusunda bize hibir bilgi vermez.
stelik sadece ahlka ait fiiller kastedilmedii iin, burada
sadece irad fiillerin sz konusu edildiini sylemek de
mmkn deildir.
4 - Yoga ekolnde kabul edilen u karma tasnifinde
ise, onun ahlk niteliinin esas alndn gryoruz. Buna
gre karma yine grupta ele alnabilir: a ^^usula karma
(iyi fiiller); b - kusala karma (kt fiiller); c-avyakrita kar
ma (ne iyi ne de kt fiiller).^^ Bunun yannda karmann
ahlk nitelii esas alnarak yaplan bir baka tasnif de
punya, apunya ve aninnya eklindedir.^'' Bu kavramlarn
ifade ettikleri anlamlar ise, srasyla akusala, kusala ve avyakrita ile ayndr.
Hint dncesine gre, bir karmann iyi veya kt
olarak deerlendiriliindeki en nemli kriter, biraz nce de
belirttiimiz gibi, onun ortaya kma neden olan arzu ve
25-K.K.nand7a!g^^^^^^^^
26- K.K.Anand, a.g.e., s.117-118; S.N.Dasgupta, Yoga Philosophy, Delhi, 1979,
s. 320
27- K.K.Anand, a.g.e.,sll7-118

48

ICARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

stein mahiyetidir. Buna gre, bencilhi n plnda tutan


ve kaynamda nefret, ehvet ve muhabbet gibi arzularm
bulunduu karmalar kt, bencilce bir gaye tamayan,
daha ak bir ifadeyle, getirecei menfaat gznne aln
makszn icra edilen karmalar da iyi olarak telkki edilir.
te yandan karmann ahlk niteliini tespitle ilgili
bir baka kriter ise, onun kutsal metinlere uygun olup ol
mamasdr. Buna gre, eer karma kutsal metinler tarafn
dan emredilen bir fiil ise iyi, aksine bir emir veya yasan
inenmesi eklinde ise kt olarak kabul edilir. Buna kar
lk esnemek, yrmek, kolumuzu kaldrmak vb. gibi
tabi olarak icra edilen irad veya gayri irad fiiller de avyakrita veya aninnya diye isimlendirilen nc gruba gi
ren fiillerdir.
5 - Sankhya ekolne gre yaplan karma tasnifi de
yledir: a - sattvika k a r m a , ^ - racasika karma, c - tamasika karma. Bu tasnifin tam olarak anlalabilmesi ise, byk
lde bu sistemin varlk anlaynn kavranmasna bal
dr.
Bilindii gibi Sankhya dualist bir varlk anlayna sa
hiptir. Sankhya'ya gre topyelcn varlk lemi manev cev
her puruanm, avidya nedeniyle madd cevher prakriti ile
ilikiye gemesi ve bylece meydana gelen tekml sonu
cunda olumutur. Byle bir iliki prakritinin sattva, rajas
ve tamas ad verilen temel nitelii arasndaki mevcut
dengeyi bozar ve bunlar arasnda iddetli bir mcadele
balamasna neden olur. Bu racadelenin sonunda nesne
ler olumutur. Bu nedenle lemdeki her varlk znde bu
temel zellii tar. Sattvikc, racasika ve tamasika olarak
isimlendirilen bu zelliklerden hangisi fiilin ortaya k
esnasnda hkimse, fiil de o isimle anlr. Buna gre, sattvi
ka karma mahiyeti itibaryla iyi olmakla birkte, belU bir
arzu-istek sonucu meydana g(;lmedikleri iin fail asndan
49

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

kaytlayc bir zellik tamayan karmalardr. Moka veya


nirvanaya ulam bir arahatm fiilleri bu kategoriye girer.
Racasika karmalar ise, belirli arzu-istek sonucunda ortaya
ktklar iin iyi veya kt karakter tayan ve faili kaytla
yc fiillerdir. Tamasika ve tamas olarak anlan karmalar
ise, avidya veya maya nedeniyle ortaya ktklar iin mut
lak olarak kt ve yine kaytlayc nitelikteki karmalardr.
Bu son iki karma nevi de sonular itibaryla kiiyi srekli
olarak samsara arkna iten karmalar olduklar kabul edilir.2

6 - Karmann burada zikredilmeye deer son bir tasnif


ekli de prarabdha-karma^ancita-karma \;pkriyamana
veya agamin-karmadr. Hemen belirtmek gerekir ki, bura
da kullanlaTkarma terimi "genel veya din neme sahip
irad fiiller sonucu meydana gelen tesir" anlamn ifade et
mektedir. Sz konusu bu tesirlerin, hemen veya uzunca bir
sre sonra, failin mevcut varolu srecinde veya gelecekte
ki varolu basamaklarnda deiik ekillerde semeresini
verebileceklerine biraz nce iaret etmitik. te bu tasnif
de karmik birikimlerin semerelerini verecekleri zaman g
znne alnarak yaplmtr.
Prarabdha karma, nceki varolularmz sresince icra
edilen karmalar sonucunda oluan ve u anda bilfi ortaya
kmakta veya kmak zere olan sonulardr. ok yaygn
olarak kullanlan bir misalle aklamak gerekirse, bu kar
malar halihazrda yaydan km ve havada ilerlemekte
olan bir ok gibidir. Yaydan kan okun nn almak ve he
define ulamasn engellemek mmkn olmad gibi, pra
rabdha karmalar da mevcut varolu sresince mutlaka bfiil ortaya kacaklar; yani semeresini vereceklerdir. Hint
dncesine gre byle karmalarn bilfiil tahakkukunun
nlenmesi mmkn deildir. Zira prarabdha karmalarn
bir ksm zaten mevcut bedenimizi, duyu organlarmz, bu
28- K.K.Anand, a.g.e., s.36; B.sI.ingh, Dictionary, s.lOO

50

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

bedenle varolu sremizi yani mrmz ve bu mr s


resince tecrbe edilecek olaylar belirleyen karmalardr.^^
Sancita karnalar da, tpk birinciler gibi nceki varo
lularmzda ilediimiz fiillerin sonular olmakla birlikte,
onlardan farkl olarak, potansiyel hldeki bu sonularn
kefaret, tvbe ve benzeri yollarla bilfiil tahakkuk edileri
nin nlenebilmesi mmkndr.^" stelik yine birincilerin
aksine sancita karmalarn semerelerini ne zaman verecek
leri de kesin olarak belli deildir. Halbuki prarabdha-karmann bu varolu sresinde ortaya kmalar ve gerekle
meleri kanlmazdr.^'
Agamin veya kriyamana karma ise, bu varolu sre
since ilenecek ve semereleri gelecek varolularda ortaya
kacak karmalardr. Baka bir ifadeyle, bunlar henz
potansiyel olarak bile mevcut olmayan sonulardr.^^
3 - nan Olarak Karma
a - Karma nancmm^^ Anlam ve Mahiyeti
Trkedeki "ne ekersen onu biersin" ataszyle ta
nmlanabilecek karma inanc, baz anlay farkllklar ol
makla birlikte, btn Hint kkenli dinlerce benimsenen or29- P.V.Kane, History of Dharmashastras, V/II,s.l574; B.N. Singh, Dictionary,
s.132; S.Chatterjee, a.g.e., s.l6; K.K. Anand, a.g.e., s.314
30- The Vednta Sutras with Sankrcar/a's Commentary (II), Trans, by G.
Thibaut, SBE; 38, s.357-358
31-K.K. Ahand, a.g.e., s.l 18
32- P.V.Kane, a.g.e.,V/II,s.l574; B.N.Singh, Dictionary, s.l32; S.Chatterjee,
a.g.e., S.16
33- nan olarak karmay ifade etmek iin kaynaklarda karma inanc, karma
prensibi, karma doktrini, karma teorisi ^'e kairma kanunu gibi eitli isimler
kullanlmtr. Ancak bu kavramlarn dellet ettikleri anlamlar arasnda fark ol
mamas ve karmann, her eyden nce Hint kkenli dinler iin bir inan konu
su olmas mnasebetiyle biz bu almamzda yukardaki isimler arasndan
mmkn olduunca karma inanc terkibini kullanmaya gayret gsterdik ise
zaman zaman dierlerini de kullanmak zoru\da kaldk.

51

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

tak bir inantr. O, varlk alemindeki canl cansz her eye


dnyev varolu ve yeniden asl formlarna dnme imkn
veren, hem ahlk hem de kozmolojik neme sahip bir
prensip veya inan olarak da tanmlanabilir. Genel anlam
da bu inan, fert tarafndan ilenen her fiilin -ister din bir
ibadet, isterse sradan ahlk bir davran olsun- zorunlu
olarak mahiyetine uygun iyi veya kt sonular dourma
sn ifade eder.'''' Hintlilere gre byle bir prensibin varl
ve doruluu, hibir delile ihtiya gstermeyecek kadar
aktr. Her ne kadar biz mevcut durumumuz itibaryla
onun doruluunu snayacak durumda deilsek bile, kar
mann lemdeki varh sruti ad verilen kutsal metinlerce
bildirilmi ve bu kutsal bilgi aydnlanmaya kavumu yz
lerce aziz tarafndan tasdik edilmitir.^^
Ayrca nesneler dnyasndaki her olayn sebeplilik
kanuna gre cereyan etmesi gibi, ahlk alannda olup biten
her ey de belli bir sebep-sonu ilikisi ierisinde meydana
gelir. Kii tarafndan ilenen her fiil, ilk anda gzle grlemese bile mutlaka bir sonu ortaya karr. Belli bir sre
kuvve hlinde kalan bu sonu, olgunlaarak bir sre sonra
semeresini verir^^Karma inancna gre failin, niha kurtulu
a ulaamad srece yapt fiillerin sonularndan azade
olmas mmkn deildir. Dahas ruhta veya egoda potan
siyel hlde bulunan karmik birikimlerin bilfiil ortaya
kmadka yok olmalar veya ortaya klarnn engellen
mesi sz konusu olamaz.^
Karma inancna gre, ierisinde yaadmz sosyal
evre ve sahip olduumuz sosyal stat gemi hayatlar34- Kane, P.V., a.g.e., V/II, s.1573; Edgerton, Franklin," Dominant Ideas in the
Formation of Indian Culture", Traditional India, Ed. O.L. Chavarria, U.S.A.,
1964, s. 32; S.D.Chatterjee-D.Datta, An Introduction to Indian Philosophy,
S.15; Cultural Heritage of India (I-V), Ed.S.Bhattacharya, II. Bask, Calcutta,
1970,1/537; S.Radhakrishnan, Indian Philosophy (I-II), London, 1966,1/113
35- T.G. Kalgati, Karma and Rebirth, Ahmedabad, 1972, s. 17
36- ERE, VII/674; P.V.Kane, a.g.e., V/n,s. 1561; B.N.Tripathi, Indian View of
Spiritual Bondage, s. 62-63

52

KARMA ve TENASHT^ MAHYET ve BRBRYLE LKS

mzdaki karmalarmz sonucunda belirlendii gibi, gele


cekteki varolularmz da, imdiki hayatmz sresince ile
diimiz karmalarla tayin ve tespit edilir. Buna gre karma,
gemi, imdi ve gelecee birbirine balayan bir ba olarak
dnlebilir.^^
Bununla birlikte biraz nc(? de ifade ettiimiz gibi kar
ma prensibi, Hintlilerin ou tarafndan ispata bile gerek
duyulmayacak kadar aikr bir hakikat olarak kabul edilip
benimsenmesine ramen, o, empirik (deneysel) yolla elde
edilmi ve her an dorulanabilir tecrb bir anlay deil
dir. P.V. Kane ve daha birok aratrmacnn belirttii gibi
her eyden nce o, iinde yaanlan artlarn ortaya kard
ahlk bir zorunluluktur.''''' nk, eer byle bir prensip
kabul edilmeyecek olursa, fenomenler dnyasndaki kt
lk ve insanlarn ierisinde yaadklar artlar ve durumlar
arasndaki farkllklar izah edebilmek gleir ve hatta
mmkn olmaz. Halbuki karma inanc kabul edildiinde
lemdeki bu ve benzeri btn problemleri izah edebilmek
olduka kolaylaacaktr. Eer bugn bir kimse servet sahibi
ve mutlu bir hayat srd hlde, baka biri hem ekono
mik sknt ekiyor hem de dermansz bi)- hastaln pene
sinde inliyorsa, karma inancna gre byle bir eitsizliin
sebebi sz konusu kiilerin geTii varolularnda ektikleri
tohumlarn farkl oluudur. Bijinci ahs gemite yapt
iyi fiillerin tabi bir sonucu olarak u andaki hayatnda
mutlu bir hayat srerken, ikinci ahs da yine gemi varo
lularnda iledii kt fiillerin zorunlu sonucu olarak bu
gnk skntlar ekmektedir. Ksacas, her iki insan da
lyk olduklar ekilde yaamaktadr ve grnte adalet
sizlik gibi grnen durum ashnda adaletin bir gereidir.
37- R.E. Hume, Thirteen Principal Upanishads, I. Bn<;k, Delhi, 1983, s. 55-56;
S.Radhakrishnan, An Idealistic View of Life, s.274-275
38- P.V. Kane, a.g.e.,V/ll, s. 1561; T.G.Kalgati, Karman and Rebirth, s. 4;
Chatterjee-Datta, a.g.e., s.l6

53

KARMA NANCININ mNASH NANCIYLA LKS

Dolaysyla ortada adaletsizlik veya lerhangi bir hakszlk


sz konusu olmad gibi alemde artsa ve keyflie de yer
yoktur.
Bylece btn teist dinlerin izahta glk ektii k
tlk problemine, karma inanc sayesinde, ilk bakta ol
duka makul bir zm nerilmesi, Hintliler kadar birok
Batl aratrmacy da etkilemi grnmektedir. rnein
Max Weber, karma doktrini hakknda yle demektedir:
"Karma doktrini dnyay tam anlamyla rasyonel ve
ahlaken skca belirlenmi bir sisteme, bir dzene dn
trmtr; o, tarih boyunca imdiye kadar ortaya konul
mu en tutarl teodiseyi temsil eder."
Ayn ekilde Arthur L. Herman da karma inancn k
tlk problemi asndan deerlendirirken yle diyor:
{('Eer Bat dnyas, ktlk problemine makul, mantkl ve
tatmin edici bir zm getirmek istiyorsa. Hinduizm ve
Budizmdeki karma inanc ile ruhun bir bedenden dierine
gemesi anlamma gelen tenash fikrini kendi dnce sis
temine kazandrmak zorundadri^^"
Ayn aratrmac, ksaca karma-tenash inanc eklin
de de ifade edebileceimiz bu anlayn, ktlk problemi
iin makul ve tatmin edici bir zm oluunun sebebini
ise, bu doktrinin ihtiva ettii ruh anlaynn btn varlk
sahalarn iine almas ve yeterliliin kriteri olan uygun
luk, tamlk ve saduyuya uygunluk artlarna sahip olma
s olarak zikretmektedir.^'
M.Weber ve A.L.Herman'n yan sra Christmas
Humphreys^^ ve John David Frodsham*^ da, ayn ekilde
39- Max Weber, The Religion of India, s.121
40- Arthur L. Herman, The Problem of Evil and Indian Thought, Delhi, 1976,
s. 139
41- A.L.Herman, a.g.e., s. 287-88
42- Christmas Humphreys, Buddhism, London, 1975, s. 100-101
43- John D. Frodsham, "Karma and the Problem of Rebirth: The Hindu
Contribution to the Christian Theodicy", Assembly of World Religions (Nov.
15-21, 1985), New Jersey sunulan tebliin ayr basm.

54

KAEMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE

LKS

bu konuyla ilgili aratrmalarnda, karma inancyla kt


lk problemine getirilen izahn makul ve tatmin edici nite
likte olduunu ifade etmekten geri kalmamlardr.
Karma inanc, hakikaten Hintlilerin ve Hint dncesi
konusunda aratrma yapan birok aratrmacnn dn
dkleri gibi, ktlk problemine makul ve tatmin edici bir
izah mdr? Baka bir ifadeyle, insanlar arasnda grlen
adaletsizlik ve dengesizliklere karma ile niha bir zm
getirilebilir mi? Bu soruya olumlu veya olumsuz bir cevap
vermeden nce, karma anlay sayesinde probleme nasl
bir izah getirildiini bir defa daha yakndan ele almak ge
rektiini dnyorum.
Yukarda da ifade olunduu gibi karma inancna gre
fertler veya toplumlar arasndaki farkhiklar ve adaletsiz
lik gibi grlen durumlar, fertlerin veya toplumlarn n
ceki varolularnda tadklar ferd ve kolektif karmalarn
tabi bir sonucu olarak grlmektedir. Dolaysyla tek tek
fertler veya toplumlar, u anda, gemite yine kendileri ta
rafndan, hr iradeleriyle belirledikleri bir hayat yaamak
tadr. Bu nedenle gerekte adaletsizlik ve eitsizlik diye bir
ey sz konusu deildir, lemdeki her ey lyk olduu
yerde ve durumdadr.
Ancak bize gre, grnte makul ve tatmin edici
olan byle bir izah tarz, balangtaki eitsizlii aklaya
mad srece, ktlk problemine niha bir zm olmak
yle dursun, onu daha fazla bir belirsizliin iine srkle
mektedir. Eer, karma inancrun ngrd gibi, varolu
srecinde yer alan her varlk Jalkasmdaki formlar, iinde
yaanlan sosyal artlar vb. ondan daha nceki varolu
formlarnda belirleniyorsa, ilk. varlk formu neye gre ve
nasl belirlenmitir? u anda deiik formlarda ve statler
de bulunan varlklar ilk formlar ve statleri itibaryla ilk
anda eit durumda mydlar? Eer byle ise, bu varlklar
55

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

arasndaki eitlik niin ve nasl bozuldu? Grebildiimiz


kadaryla bu ve benzeri sorular, ne Hint kozmoloji anlay
yla ne de buna bal olarak ortaya atlan karma inancyla
cevaplayabilmek mmkndr. nk Hint kkenli dinler
de, semitik dinlerde olduu gibi, lem yaratlm deil,
ezeldir. Ayrca onun ileyiine yn veren karma inanc da
ezeldir, yani balangc ve sonu yoktur."^* Hatta bir ksm
Hindu ve Budist aratrmacarca lemdeki doum-lm
arknn ezelliinin kabul edilmesi gerektii ve karma ya
sasnn balangcn aratrmann gereksiz, hatta sama ola
rak grldne ahit oluyoruz.C Nitekim ada Budist
aratrmac W. Sri Rahula, lemdeki ezel samsara ve kar
ma prensiplerinin balangcn aratrmay, Sam kkenli
dinlerdeki Allah' kim yaratt sorusunu sormak kadar ge
reksiz ve anlamsz bulmaktadr)"*^
Bu durumda sonu olarak denilebilir ki, karmik izah,
varlklar arasndaki farkllklarn nasl baladn aklaya
mad srece, iddia edildii gibi, ktlk problemine
niha bir zm olarak teklif edilemez.
Bunun yan sra karma inanc, bilhassa popler Hin
duizmde kat bir determinizm eklinde yorumlanmtr.
Nitekim Gita'da yer alan ve yukarda aktardmz ifadede
sz edilen karma inanc bir eit deteminizmden farkh bir
anlam tamaz. Hatrlanaca gibi burada Tanr Krina, sa
vamaktan vazgemek iin rpman Arjuna'y, "...Herkes
aresiz bir ekilde gemi karmalarna bal hareketlerine
srklenir." diye uy any o r d u . Y a n i Krina Arjuna'ya, ne
yaparsa yapsn, gemite iledii fiillerin zorunlu sonucu
olarak savamak mecburiyetinde olduunu hatrlatyordu.
Gerekten de sava btn kar abalara ramen vuku bul44- P.L.Bhargara, Fundamentals of Hinduism, s. 52-53. Ayrca Hint kozuToloji
anlay konusunda bkz. Rig-Veda, X, 90,121,129
45- Walpola Sri Rahula, What the Buddha Taught, s.27
46- Gita, I1I/5 ; Ayrca benzeri anlaylar iin bkz. Gita, XVIII/59-60

56

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

mutur. Ayn ekilde Mahabharata'nm dier blmlerinde


ve Ramayana destannda da, kiinin gemi karmalarnn
esiri olduu eklinde bir anlayn hkim olduu ve destan
kahramanlarnn karlatklar birtakm olaylar bu anlay
a gre deerlendirdii dikkati ekmektedir.'''
Karmann fatalistik veya deterministik bir inan ola
rak grlmesi anlay, dala sonraki dnemlerde de de
vam etmitir. Hatta yerinde yaptmz mahedeler sonu
cunda grdk ki, karma inanc, gnmz Hindularnm ne
redeyse tamam tarafndan, insann elini kolunu balayan,
onu, iinde bulunduu artlar balamnda hayatn sr
drmeye mecbur eden bir inan olarak anlalmaya devam
etmektedir. Byle sk bir determinizm ekhnde yorumla
narak, ferde irade hrriyeti bile tanmayan bir inan bii
minde anlalan karma inancnn, ktlk problemine
niha bir zm getirdiini iidia etmek gln olacaktr.
Eer bizimle ilgili her ey (varolu formu, sosyal stat,
ferd kabiliyetler, mr vb.) nceden belirlenmi ve biz u
anda byle bir programa gre hareket etmek zorunda isek;
btn bunlar ezel olarak devam edip gidiyorsa herkesin
kendi iradesiyle belirledii ve: lyk olduu yerde ve form
da olduunu iddia etmek son derece anlamszdr. Zira
olup biten her ey kiinin bireysel herhangi bir mdahalesi
sz konusu olmakszn sebe])-sonu zinciri ierisinde de
vam edip gitmektedir.''^
Son olarak, gerek ve yegne fail olarak ferdi gren ve
47- Mahabharata, Anupurva, 6,8; 6,49 (G.M. Ram, Bible of Hinduism, New
Delhi, 1985, s. 177'den naklen); Ramayana, XV, s. 65,; XXJ1, 95-96
48- Byle bir karma anlaymm btn Hindu kutsal liternlrn anlamsz kla
can anlayan, Hindu baz ada aratrmaclar onu ksm determinizm olarak
nitelendirebileceimiz bir tarzda aklamlardr. Buna gre, kiinin karakteri
ve sahip olduu kiisel zellikleri ve orjjanlannn mevcut durumu nceki haya
tndaki karmik birikimleri sonucunda belirlenir. Ancak btn bu zelliklerin iyi
veya kt yolda kullanlmas konusunda kii tamamyla hrdr. Onlar iyi yol
da kullanarak daha yksek varolu basamaklarna trmanabilecei gibi, kt
yolda kullandnda aa basamaklara inebilir. Bu konuda bkz. G.M.Ram,
a.g.e., S.177; B.N.Tripath, Indian View of Spiritual Bondage, 63-64,72

57

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

ferd sorumlulua nem veren karma anlay, kanaatimiz


ce sonucu birden fazla kiiyi ilgilendiren olaylar yorumla
makta da yetersiz kalmaktadr. Szgelimi, on yandaki
oullarn elim bir trafik kazas sonucu kaybeden bir aileyi
gz nne getirelim. Byle bir olay anne veya babadan
herhangi birinin veya ikisinin birden mtereken gemite
iledikleri kt bir fiilin karmik birikiminin tabi bir sonu
cu mudur? Yoksa o, kazada len ocuun kendi karmik bi
rikimlerinin bir sonucu olarak m meydana gelmitir? Kar
ma anlayna gre bu hazin olayn, ocuun karmik biri
kimlerinin tabi bir sonucu olmas gerekir. Zira kiilerin
mrlerini belirleyen kendi karmik birikimleridir. Ancak
unutmamak gerekir ki byle bir olay en az ocuk kadar,
hatta daha da fazla ana babay etkilemitir. Karmik izaha
gre onlarn bu olaydan tr duyduklar ac ve strabn
sebebini aklamak epeyce gtr. Bunu yine ana-babann
karmalarna baladmzda ise, trafik kazasnn sebebini
tayin etmek mmkn olamaz. Sonu itibaryla, karma, y
le iddia edildii gibi her olay izah edebilen sihirli bir for
ml veya inan deildir.
b - Karma nancnm Kayna
Hint kutsal literatrnde karma inancnn ilk olarak,
M.. 800-400 yllar arasnda kompoze edildikleri kabul
edilen temel Upaniadlar arasndaki Chandogya, Brihada
ranyaka ve Kanda Upaniadlarda ak seik ifade edildii
ni gryoruz. Tarih itibaryla Upaniadlardan daha nce
kompoze edilen Veda lhileri ve Brahmanalarda ise, kar
ma inancna ak ekilde rastlanmaz."*^ Tabiatyla bu du
rum sz konusu inancn kayna ile ilgili baz tartmalar
49- R E . Hume , Thirteen..., s.55-56; G. Parrinder, Upanishads, Gita and Bible,
London, 1962, s.59

58

KARMA veTENASHN

MAHYET ve BRBRYLE LKS

da beraberinde getirmitir. Karma inanc Hint kltrne


ait yerli bir inan m, yoksa bu kltre bir Ar katks m
dr? Eer karma inanc Hindistan'a ait yerli bir inan ise,
niin Upaniadlardan nceki kutsal metinlerde yer alma
mtr? Rig-Vedik, Upaniadik ve tarih srete oluum te
orileri diye isimlendirebileco^imiz, karmann kayna ile
ilgili teorilerde hem bu sorular cevaplandrlmakta, hem de
onun balangcyla ilgili grlere yer verilmektedir. Bu
nedenle sz konusu teorileri biraz daha yakndan ele al
mak gerekmektedir.
ba - Karma inancn Rig-Veda'ya dayandran gr:
Bu gre gre karma inanc, yle zannedildii gibi, Upaniadlarda anden ortaya kan yeni bir inan deildir. Ak
sine, ismen zikredilmemi olsa bile, onun ihtiva ettii b
tn inanlar Hint kltrnn ilk yazl kayna olarak ka
bul edilen Rig-Veda ilhileri)ide yer alr. Her eyden nce,
Rig-Veda lhilerindeki tanrdarm nitelendirildii baz ifa
delerde Asvin iin Suphaspatih^" (iyi amellerin koruyucu
su), ndra ve Marut iin de yine ayn anlama gelen
Qhiyaspat^\ Agni iin Vicarsani^^ veya Visvacarsani (iyi
veKt fiilleri gren) ve son olarak ndra iin V | s v a ^ ^
Karmnodhartta^^ (btn fiillerin kayna) gibi sfatlarn
Silanlmas, K.K.Anand ve N. Jha'nm da belirttii gibi,
sz konusu tanrlarn insan liiUeriyle ilikisini gstermesi
nin tesinde, karma inancndaki gibi herkesin kendi ame
linden sorumlu olduunu ve tanrlar tarafndan verilecek
ceza ve mkfatlarn da ferdin fiillerine bal olduunu
gsterir.^''
'50^Rig-Vedajr3iy7.5
51- Rig -Veda, 1.23.3
52- Rig -Veda, II. 22.3; V.6.3
53- Rig-Veda, 1.2.4
54- K.K.Anand, a.g.e., s. 26; N. Jha, Law of Karma, Delhi, 1985, s. 125-126

59

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

Ayrca Rig-Veda'nm 1.164.20 ve 111.38.2 numaral ms


ralarndaki "Apracyutni Vratani " ifadesinin, kiinin ge
miteki amellerinin ortaya kard birikimler anlamna
geldiine dikkat ekilerek, bunun karma inanc ierisinde
yer alan sancita ve prarabdha karmalara dellet ettii ileri
srlmtr.^^
Bunlardan baka RV.VII.86.6'da Vamadeva'nm ge
mite Manu, Surya gibi eitli formlarda yaad ifade
edilirken, dier baz ilhilerde de ruhun lmden sonra e
itli hayvan bedenlerine veya aa, al vb. hareketsiz var
lklara getii zikredilmektedir.'^^ Bu da karmanm ikiz
doktrini olarak kabul edilen tenash inancnn Veda
lhilerinde yer aldna dellet eder. Sonu olarak, eer te
nash inanc Vedalarda mevcut ise, tenash arkn dn
dren bir dinamo niteliindeki karma inancnn orada yer
almadn dnmek mmkn deildir.
Bunlarn yan sra, yine Rig-Veda'da karma inancyla
byk benzerlikler gsteren rta anlaynn mevcut olduu
grlmektedir. Vedalara gre lemde olup biten her ey
ezel ve deimez nitelikteki rta kanununa gre cereyan
eder. Mevsimlerin dzenli olarak birbirini takip etmesi, ge
ce ve gndzn arka arkaya gelii, btn rmaklarn okya
nuslara boaldklar hlde onlarn hi dolmamalar gibi e
itli tabiat olaylarndaki dzen ve intizam ite bu kanun
sebebiyledir. Agni, Mitra ve Varuna gibi Veda tanrlar da
rta kanununun koruyucular olarak, lemdeki olaylarn
dzen ve ahenk ierisinde cereyan etmesini temin eden
tanrlar olarak kabul edilirler.^''
Bu durumda lemdeki top yekn ahengi salayan rta
kanununun, daha ziyade ahlk uyum ve ahenk yasas ola55- K.K.Anand, a.g.e., ayn yer; N. Jha, a.g.e., s.126
56- Rig-Veda,VI!.9.3; 101.6; 102.2
57- Rig-Veda, 1.1,8; 123, 9;124, 3; II. 23,15; IV.23,15; Vl.75,10

60

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

rak nitelendirilebilecek karma anlaym harite braktn


dnmek mmkn deildir. stelik r^a teriminin, olum
suzu anrta kavramyla birlikte "doru-'yanh veya iyi-kt
davran" anlamlarnda kullanlmas da-''*', karma anlay
nn Vedalar dneminde rta anlay ierisinde sakl olabile
ceine dair gr destekleyen baka bir delil olarak orta
ya atlmaktadr ki, btn bunlar, karma inancnn ihtiva et
tii sebep-sonu arasndaki ahlk uyum, ferd sorumlu
luk gibi baz zelliklerin ayn bahk altnda olmasa bile
Vedalar dneminde de mevcut olduunu gsterir. Bu da,
karma inancnn Arlere zg, Rig-Veda'ya dayanan bir
inan olduu grn bylc oranda hakl karr. Ayrca
baz aratrmaclarn karmay,, evrensel ahenk yasas^'^ ek
linde tanmlamalar da gznne alnacak olursa, en azn
dan bir ksm aratrmaclara gre karma inancn Vedalar
dnemindeki rta anlaynn bir devam olarak grmek bile
pekla mmkn olabilir.
bb - Karma inancnn yerli Hint kltrne ait bir
inan olduunu savunan gr: Buna gre karma inanc,
yukarda iddia edildii gibi Rig-Veda'ya dayanan Ar k
kenli bir inan deildir. Aksme o, Dravidyen asll Hint
yerlilerine ait bir inantr. M.. 2000-1500 yllarnda, ilk
olarak Hint yarmadasnn kuzeybatsnda yer alan Indus
Vadisi'ni igal eden ve daha sonra Hindistan'n btn ku
zey ve orta blgelerini ele geiren Arler, istil ettikleri bu
topraklarda yaayan ve byk oranda tarmla uraan yer
lilere ait bir inan, karma inancn benimsemi ve bylece
onlar tarafndan kompoze edilen kutsal literatre gemi'58-Rig-Veda, L I H
Paul Yevdc, a.g.e., s.7

Chandogya Up. VIII. 3,2; P.V.Kane, a.g.e., V/3;

59- Mesel, Virginia Hanson'uu editrlnde hazrlanan eserin bah bile.


Karma: Evrensel Ahenk Kanunu eklindedir. Sadece bu bile bize karma kanu
nun Rta ile ayn nitelikle olduunu gsterir. Kald ki gerek bu eserde gerekse
benzeri dier eserlerde bu konuda pek ok delil bulmak mmkndr. Geni
bilgi iin bKZ., Karma: Universal Law of Harmony, Ed.Virginia Hanson,;
Annie Besant, Karma, s.3 v d .

61

KABMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

tir. Arlerir\ burada zikredilen btn blgeleri ele geirme


sreci ancak M..VIII-VII asrlarda tamamland iindir
ki, karma anlay ilk olarak Upaniadlarda yer almtr.^"
Nitekim, onu aklamak iin Sanskrite phala (meyve), bica (tohum) gibi terimlerin kullanlmas da sz konusu
inancn kayna konusunda ipucu olarak grlebUir. Zira
bu ifadeler, gebe topluluklara nazaran, tarmla uraan
yerleik topluluklarn daha sk kullandklar terimlerdir.
Bu itibarla onun kaynan gebe bir topluluk olan
Arlerin kltrnde aramak yerine, onlarn egemenliine
girmi, ancak kltr itibaryla onlardan daha kkl kltre
sahip ve geimleri byk oranda tarma dayal toplumlar
da aramak daha doru bir gr olarak grlmektedir.^'
Nitekim Gananath Obeyesekere ve W. Mohany gibi
iki ada Hindolog da bu dnceden yola karak, kar
ma inancnn Hindistan'n kuzey blgelerinde yaayan yer
li kabilelere ait bir inan olduunu ileri srmtr.
Peki, bu anlaya gre, karma inancnn Rig Vedik k
kenli olmas niin mmkn deildir? Biraz nce de belirtti
imiz gibi, karma inancna benzeyen birtakm inanlar
Rig-Veda ilhilerinde yer almaktadr. Dahas onun ihtiva
ettii zellikleri Rig-Veda'daki eitli inanlar ierisinde
bulabilmek mmkndr. Ancak btn bu dehller karma
inancnn Veda lhilerinden kaynaklandn syleyebil
mek iin yeterli dedir. nk Rig Vedik eskatolojiye g
re, lmle birlikte bedenden ayrlan ruhlar yeryznde de
il, svarga veya naraka-loka olarak bilinen ve srasyla
cennet ve cehennem olarak tarif edebileceimiz metafizik
meknlarda varlklarn ezel olarak srdrecek ve bir da60- F. Edgerton, The Beginnings of Indian Philosophy, s.28-30; ER, VIII/262;
Parrinder, G., Upanishads, Gita and Bible, s.59-60
61- Geni bilgi iin bkz. ER, VIII/262; Gananath Obeyesekere," Rebirth
Eschatalogy and Its Transformations", Karma and Rebirth in Classical Indian
Thought, Ed.W.D. O'Flahtery, s.138

62

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

ha yeryzne dnmeyecektir/'^ Grld gibi byle bir


anlay, karmik eskatolojinin ngrd, "lmle birlikte
bedenlerinden ayrlan ruhlarn, niha kurtulua ulancaya
kadar varlklarn yeryznde devam ettirirler" anlayn
dan farkl ve tamamen ayr bir anlaytr. Zira ruhun lm
den sonraki akbeti konusunda bugne kadar ortaya atlan
grler balca grupta ele alnabilir. Bunlar, a - Bedenle
birlikte yok olma; b - Cennet veya cehennem gibi farkl
isimlerle anlan metafizik meknlarda varln srdrme;
c - Yeniden bedenleerek varln yeryznde srdrme
dir.^^ Bu durumda Rig Vedik eskatoloji ile karmik eskato
lojinin birbirinden farkh olduu bir kere daha ortaya k
maktadr.
stelik bu konuda ileri srlen deliller de tatmin edici
olmaktan olduka uzaktr. Mesel, Vamadeva'nm gemi
hayatlarnn sz konusu edildii msralar, karma inancnn
ikizi olarak kabul edilen tenash anlayna delil olarak ile
ri srlr. Halbuki bu msralarda ifade edilen, bilinen te
nash anlay deildir. Aksine, bu msralarda anlatan
husus, lemdeki btn varlklarn Vamadeva'dan yaylma
s ve bu nedenle onun her eyin kayna olarak dnl
mesidir. nk Vamadeva, Tanr iva iin kullanan bir
isimdir.^''
Bunlardan baka, Vedalarda en yksek gaye olarak,
"svarga"ya (cennete) ulamak kabul edildii hlde, Upani
adlara gre cennet arzusu kiinin niha kurtuluunu en
gelleyen bir istek olarak dnlr. Ayrca Vedalar ve
Brahmanalar'ca, kutsal yin ve i renlerin kusursuz ekilde
icra edilmesi en yksek gayeye ulaabilmek iin yeterli se
bep olarak grld hlde, Upaniadlara gre, din t''(S'z-Bkz^Rig-Veda

5; 11, 29. 6; IV. 5. 5; VII. 104. 3 , 1 7

63' Kane, P.V a.g.e., V/II, s.1550-51


64- John Dowson, A Classical Dictionary of Hindu Mythology, Delhi, 1987, s.
334; K.K.Anand, a.g.e., s.28

63

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

renlerin icras ayn gaye iin gerekli ancak yeterli art deildir.65

stelik, yukarda da belirttiimiz gibi, karma terimi,


Vedalar ve Brahmanalarda "din tren, fiil" anlamlarnda
kullanlrken, Upaniadlarda ise daha ziyade birbirini ta
kip eden varolular arasndaki ilikiyi salayan ba, rabta
veya prensip anlamnda kullanlmtr. En azndan onun
bu ikinci anlamna Vedalar ve Brahmanalarda rastlamak
sz konusu deildir.
bc - Karma inancnn kayna konusunda burada
zikredeceimiz nc ve son gr ise, yukardaki iki
anlay uzlatrc mahiyetteki anlaytr. Buna gre, kar
ma inanc, Ar kltr ile yerli Hint kltrnn kayna
mas sonucu ortaya kan yeni bir inantr.^'' Ancak hemen
hatrlatmak gerekir ki, o anden veya tesadfi olarak orta
ya km, her ynyle tamamen yeni bir inan deildir.
Onun ihtiva ettii zelliklerin hemen hepsi -ferd sorumlu
luk, ruhun lmszl ve istikbaldeki ceza veya mkfa
tn ferdin iledii fiillere gre meydana gelii vb.- Upani
adlardan nce kompoze edilen kutsal literatrn deiik
anlaylar ierisinde yer alr. Bu nedenle, bilhassa Vedalar
ve Brahmanalar dneminde yaygn olan yajna ve rta anla
ylar ile Vedalara gre ahiret anlay konularnn daha
ayrntl biimde ele alnmas yararl olacaktr.
1 - Rta Kanunu: Biraz nce de belirtildii gibi rta, RigVeda'nm birok ilhisinde sz konusu edilen ve kinattaki
top yekn dzeni, ahengi ifade eden, deimez nitelikteki
evrensel ve ezel bir kanundur.^^ Byle genel bir kanunun,
65- K.K.Anand, a.g.e., s.28
66- Paul Yevtic, a.g.e., s.6;The Cultural Heritage of India, 1/537
67- Kane'ye gre, rta bu anlamnn yan sra bilhassa Rig-Veda'da u anlamlar
da da kullanlmtr: 1- Din trenlerle ilgili olarak kullanldnda, onlarn be
lirtilen kurallara uygun olarak icra edilmesi anlamn ifade eder. 2- Ferdin ahl
k davran anlamna gelir. 3- Yine o, RV. 1.75.5 ve X.66.4 ilhilerinde ise tapn
lan, ibadet edilen bir lah anlamnda kullanlmtr. Kr., Kane, a.g.e., V/I, s.3

64

1<ARMA ve rENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

ahlk ve dier sosyal sahalardaki uyumu ve ahengi dmda braktm dnmek doru deildir. Dolaysyla kar
ma inancnn sadece ahlk sahasna ait bir inan olduunu
dnsek bile, onun Vedalar dneminde Rta kaunu ieri
sinde sakh olduunu dnmemiz pek de yanl olmaya
caktr. Dier taraftan, eer karma, baz aratrmaclarn sa
vunduu gibi, evrendeki top yekn ahengi temin eden
kozmolojik bir kanun olarak kabul edilecek olursa, zaten
bu durumda karma inancnn rta anlayndan fark muh
teva itibaryla deil, sadece isim itibaryla olacaktr. Ayrca
kozmik dzeni ifade etmek iin Zerdtlkte asha. Eski
Msr dininde de maat prensiplerinin kabul edildii ve
byle bir anlayn Vedalar dnemi Hindu inancnda rta
kanunu eklinde mevcut olduu gz nne alnrsa, karma
anlaynn da bu anlaylarn Upaniadlar dnemindeki
devam veya eidi olarak grlmesi ve buna gre deer
lendirilmesi kanaatimizce daha doru olabilir.^^
2 - Yajna (Kurban Trepleri): Kurban trenleri. Veda
lhileri taraSrTdan ngrlen din hayatta merkez bir yer
tutar. yle ki hemen hemen btn Veda ilhileri ve Brahmanalarn konusu, eitli sebeplerle Tanrlar adna yaplan
kurban trenleri ve bu esnada yaplan dua ve yakarlar
dr. Bu trenler hem u andaki hem de lmden sonraki
kaderimiz asndan byk <3neme sahiptir. Kiinin ruh
tekmln tamamlayabilmesi ve tanrlarn inayetine ka
vuabilmesi ancak kurban trenlerinin tam ve eksiksiz ola
rak icrasyla mmkndr. Hatta kinatn yaratl ve var
ln devam ettirebilmesirn bile kurban trenleri sayesin
de mmkn olduu yine sz konusu kutsal metinlerde ifa
de edilmektedir.
Dier taraftan Agnihotra, Asvamedha gibi ok eitli e
killeri bulunan ve gnlk, haftalk, mevsimlik ve yllk ol68- A.B.Keith, The Philosophy of the Vda and Upanishads (l-II), I. Bask,
Oxford, 1920; 1/454-455; DCR., s.547

65

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

mak zere deiik zaman dilimlerinde tekrar edilen bu t


renlerin, Tanrlarm, tanrlk mertebesine ykselilerini te
min eden yegne miller olduklar kabul edilir/^ Dahas
ilk kurban trenlerinin, tanrlarn bizzat kendileri tarafn
dan icra edildii ve bunun yeryzndekilere rnek tekil
ettii de Hindu dindarlar arasnda tam kabul grm bir
anlaytr/^ Yeryznde insanlar tarafndan icra edilmekte
olan kurban trenleri ise, ya servetin artmas, erkek evlt
sahibi olmak, yamurlarn vaktinde ve gerektii lde
yamas... gibi dnyev gayelerle ya da lm sonras ha
yatta ac ve strap ekmeden mutlu bir hayata kavumak
gibi lm tesi amalarla icra ediliyordu.
Yine ayn dnemde, kurallara uygun ekilde icra edi
len trenlerin, insanlarn arzuladklar eylere kavumas
na yardmc olan veya tanrlara ulatran gemiler olarak
tasvir edildikleri dikkati eker.
Balangta son derece basit bir ekilde icra edilmekte
olan din trenler zamanla ok kompleks hle geldikleri gi
bi, fert asndan arz ettikleri anlam da nemli lde dei
iklie uramtr. nceleri insanlarn eitli arzularnn
tanrlar tarafndan gerekletirilmesi iin sadece ara ola
rak grlen kurban trenleri, zaman ierisinde ortaya
kardklar sonularla, tanrlara bile gerek olmakszn, arzu
lanan gayeleri gerekletiren yegne mil olarak grlme
ye balanmtr.
Bunun Upaniadlar dneminde karma tarafndan ye
rine getirildii gz nne alndnda, Vedalar dnemi yaj
na anlayyla karma anlay arasndaki iliki ak olarak
ortaya km olur.
^ y n ekilde Vedalar dnemindeki sradha ve staprta trenleri de, karma inancnn temel zelUklerinden olan,
fiillerin sonucunda ortaya kan iyi veya kt neticelerin
69- S.N.Dasgupta, History oif Indian Philosophy (I-V), 1/22
70- Geni bilgi iin bkz. S.N.Dasgupta, a.g.e., ayn yer

66

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

lmden sonraki varolulara A^eya baka kimselere inti


kal edebilirlii zelliini ihtiva ettii iin burada zikredil
meye deer niteliktedir. Sradha, len bir kimsenin ardmdan oullan, eer olu yoksa erkek yaknlar tarafndan
belirli gnlerde icra edilen trenlere verilen isimdir. Byle
bir trenin yaplmasndan ama ise, len kimsenin ruhu
nun, "preta" formundan daha ksa srede kurtularak, hzla
pitryana veya devayana'ya ulamasnn temin edilmesidh7\
stapurta ise, tanrlar adna kesilen kurban trenleri
(sta) ile bunlar icra eden Brahnine verilen hediyeyi (purta) birlikte ifade eden bir kavramdr. Byle bir tren sonu
cunda ortaya kan sonularn, icra eden bir kimseyi lm
den sonraki hayatta koruyucu bir melek gibi bekledii ka
bul edilir.''^ Bu trenlerin bizi ilgilendiren yn ise, ista
purta treni sonunda ortaya kan sonucun, aynen karma
inancnda kabul edildii gibi lm sonrasndaki baka
lemlere tamabilirliinin kabui edilmesidir.
3 - Vedalara Gre lm Sonras Hayat: Rig-Veda'ya
gre insan hayat sadece iinde yaadmz hayatla snrl
deildir. Dolaysyla hayat lmle birlikte son bulmaz. Ce
sedin yaklmasyla birlikte bedenden ayrlan ruh, ya snr
sz iyilik ve mutluluk diyar caidra-loka veya svargaya ya
da snrsz ac ve strap yeri olan garaka-lokaya gider.''^
Ruhun, her ikisi de ezel ve ebed'''* mahiyetteki bu di
yarlardan hangisine gidecei, onun bu dnyada iken yap
t iyi veya kt fiillere gre behrlenir. Rig-Veda ve Brah
manalarda telkin edilen eitli l:renlerin eksiksiz icra edil71- W.D.O'Flahtery," Karma and Rebirth in the Vedas and Puranas", Karma
and Rebirth in Classical Indian Thought, Ed. W.D.O'Flahtery, s 10; M.
Hiriyana, a.g.e., s.8fl; Sanskrit-English Dictionary, s.1097
72-M.Hiriyana, a.g.e.,s.80
73- Rig-Veda,I. 35. 5-6; 154. 5; 11.29. 6; IV, .5.5; VIl. 104. 3,17
74- Rig-Veda, IX. 113. 1,10; Ayrca bkz. B.N.Tripathi, Spiritual Bondage, s.87

67

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

mesi ruhun candra-loka'ya ulamas iin gerekli ve yeterli


art olarak grlrken, hrszlk, soygun, din trenlerin icrasndaki kusur ve benzeri davranlar ise, onun, "karanlk
veya dipsiz ukur" olarak da tasvir edilen naraka-loka'ya
dmesinin belli bal sebepleri arasnda saylr. Bu arada
gerek bilgiye ulaan iyi kimselerin ise, yine candra-loka'da ancak Vayu, Brhaspati ve Brahma gibi tanrlarla bir
likte olacaklar kabul edilir.''^
Bylece herkesin dnyada iken yapt iyi veya kt
amellere gre candra-loka veya naraka-loka'da ceza ve
mkfat grecei kabul edilmi oluyordu.
Sonu itibaryla, Vedalarca kabul edilen byle bir an
lay ile Upaniadlarda ak seik ifade edilen karma inanc
arasnda u ortak noktalarn bulunduu sylenebilir: Birin
cisi, her iki inan iin de "ruhun lmszl" temel aksi
yom olarak kabul edilmitir. Bunun dnda yine her iki
inan asndan, fert tarafndan icra edilen fiillerin gerek
faili ve onlarn sonularndan olumlu ya da olumsuz ola
rak etkilenecek olan ruhtur. kincisi, ferd sorumluluk fikri
sz konusu iki anlayta da ortaktr. Yani herkes, iledii
iyi ve kt fiillerin sonularndan sorumludur. nc ve
son olarak ise, zaman itibaryla fiillerin ortaya kard so
nularn faili etkilemesi sadece sz konusu fiillerin ortaya
konduu hayatla snrl deildir.
B - TENASHN ANLAMI ve MAHYET
1 - Tenash nancnn Anlam ve Deerlendirilmesi
Hint samsara anlay Trkede genellikle tenash ve
reenkarnasyon kavramlaryla ifade edilir. Kelime anlam
itibaryla tenash, Arapa N S H fiilinden treyen bir mas 75-Rig-VedariV.'4^4-5^^

3; X.132.4; 152.4

76- B.N. Tripathi, Spiritual Bondage, s.87-89; K.K.Anand, a.g.e., s.28

68

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

tardr ve lgatta, "birbirini izale ile mteakip o l m a k " y a


ni bir eyin baka bir eyi ortadan kaldrarcik, onun yerine
gemesi anlamma gelir. Terim olarak ise, rul\un bir beden
den dierine gemesini ifade eder.^'' Baka bir deyile terim
olarak tenash, insan ahsiyetinin bir blmn olutur
duu kabul edilen ve gzle grlmeyen manev unsurun,
lmden sonra tekrar bu lemde, yeniden kendine uygun
canl veya cansz baka bir bedene gemesi olayn ifade
eden bir kavramdr.''^
Bilindii gibi, insan ruhunun lmszl ve lm
den sonra onun yeniden bu dnyada veya baka lemlerde
varln srdrecei inanc, yeryznn gemi veya a
da hemen hemen btn dinlerinde bulunan yaygn bir
inantr. te ruhun lmden hemen veya belli bir sre
sonra yeniden yeryzne dnerek, baka bedenlerde varl
n srdrmesini ifade eden tenash anlay da byle
yaygn bir inancn bir eidi olarak grlebilir. Onun da
kkleri tarih ncesi dnemlere uzanr. Ayrca gerek Dou
gerekse Bat dillerinde bu olay ifade etmek iin kullanlan
terimlerin okluu, bir anlamda, onun ne kadar yaygn bir
kavram olduunun bir delili olarak grlebilir.
77- bni Manzur, Lisn'l-Arab (I-XX), Bu)ak, Tarihsiz, IV/29; Asm Efendi,
Kamus Tercmesi (I-IV), stanbul, 1304,1 /1054
78- Ksacas, ruh g demek olan tenashn drt derecesi vardr. Bunlar, anash; nsan ruhunun lmden sonra yeniden baka bir insan bedenine gemesiTj-fash; nsan ruhunun lmden sonra cansz cisimlere gemesini, c^jash;
onun hayvn bedenine gemesini, d-rash ise, ruhun bitkilere gemesini ifade eder. Bkz, B. Carra de Vaux, "Tenasli^s.Ans., X1I/I, s.158-159
79- A.L.Herman, a.g.e., s.146; "Transmigration", ER, XV/21
SO^Kaynaklarda tenash olayn ifade etmek iin kullanlan terimlerden bazla
r unlardr: Ltince kkenli ingilizce terimler. Rebirth (yeniden dou). Rein
carnation ve Reemlydiment (yeniden beclenlenme). Transmigration (ruh g
). Greke terimler ise. Metempsychosis (yeniden canlanma). Palingenesis
(yemden olu), Metemsomatosis (yeniden bedenlenme) ve Metaggismosdur
(yeniden canlanma). Sryanicede ise, ruhun bir bedenden baka BeSene intika
lini ifade etmek iin sadece "Taspikha" veya " taspikha denafshatha" kullanr
ken, Yahudi dinine ait Kabbalist metinler(3e "sodha-ibbu*' veya "gilgul" terim
leri kulamimtr) Geni bilgi iin bkz. C.J.Ducasse, The Belief in a Life After
Death, U.S.A., 1961, s.207; 'Transmigration", ER, XV/21

69

KARMA INANCNN TENASH INANCYLA

ILIKISI

Trkemizde ruh g, tekrardo, yeniden dou,


reenkarnasyon gibi muhtelif terimlerle de ifade edilen te
nash anlay. Eski Msr, Yunan, Roma ve Kelt dinleri gi
bi tarih dinlerce benimsenmi bir inan olmann tesinde,
bugn yaayan bir ksm din sistemlerce hl geerlilii
olan bir inantr. Tenash fikrini bir inan konusu olarak
benimseyen gnmz inan sistemleri arasnda, btn
Hint kkenli dinler, baz yerU Afrika dinleri, Yahudi Kaba
list gelenei ve slama nispet edilen Nusayriye, smaili)rye,
Drzlik ve Yezidlik gibi mezhepler saylabilir. Tahmin
olarak, bu din veya mezheplere mensup kimselerin toplam
saysnn yaklak bir milyar olduu gznne alnrsa, g
nmz dnyasndaki en az alt kiiden birinin tenashe
inand sylenebilir.^^
Temelde ruhun varl ve lmszl anlaylarna
dayanan byle bir inancn ortaya k sebepleri konusuna
gelince; tenash olayna inanan herkes, bu anlayn hakl
karabilmek iin deiik gerekeler ileri srm ve birbi
rinden farkl izah tarzlar gelitirmitir. Ancak onu rasyonalize etmek iin ileri srlen gerekeler arasnda, karma
konusunda da belirttiimiz gibi, genelde, ktlk proble
mine akla yatkn bir cevap bulma ve ruhun kimliini ko
ruma endiesinin, zelde ise, kiilerin ahlk zellikle
riyle iinde bulunduklar artlar arasndaki elikiyi izah
etme zorunluluunun en nemli faktrler olduu sylenebilir.2

Tenash retisi, bilin ve hatray tayan, koruyan


bir benin, bir bedenden baka birine getii varsaymna
dayanr. Ayrca sz konusu bu benin intikal edecei yeni
bedenlerin formlar ve mahiyetlerinin, onun nceki beden
lerde iken iledii amellere gre belirlenecei varsaym
'si- Geni'bigi iin'bcz. R.'a'rje," Transmigration (Indian)", ERE, XI1/425 v.d.,
" Tenash s. Ans., XII/I, s.158-159; C.J.Ducasse, a.g.e., s. 207-220
82- ERE, XII/429; C.J.Ducasse, a.g.e., s.209

70

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

da, bu retinin dayand temel grlerden bir dieridir.


Bylece her yeni var olma bir ncekine bal olarak olutu
u iin lemde bir keyfilik veya tesadfilie yer kalmaz.
Ayrca insanlarn kaderlerindeki eitsizlik veya adaletsiz
likten de sz edilemez. nk her ey belli bir sebep-sonu
zincirine gre devam edip gitmektedir.^^
Sz gelimi, X olarak isimlendirdiimiz bir ben'in, te
nash retisine gre A,B,C gibi birbirini takip eden muh
telif bedenlere getiini farz edelim. Bu durumda X, A be
deninde iken yapt amellerin sonucunda B bedenine, ora
da yapt fiiller sonucunda da C bedenine intikal etmitir
ve bu olay Z'ye kadar bu ekilde devam edip gidecektir.
Dolaysyla hibir bedenlemc rastgele deil, aksine, belli
bir sebep-sonu ilikisine gre olumaktadr. lk bakta
hemen fark edilecei gibi, tenash retisiyle getirilen bu
izah, ancak A'dan sonraki bedenlemeler iin geerlidir.
Ancak ayn anlay srdrerek sz konusu benin niin bir
baka bedeni deil de A'y setiini ve bu seimin nasl ya
pld aklanamamaktadr. te bu, bize gre tenash
retisinin zayf noktalarndan biridir.
te yandan deiik bedenlerde dolat kabul edilen
benlerin zdelii konusunda da bir belirsizlik sz konu
sudur. Halbuki, tenash retisiyle insanlar arasndaki
eitsizliklere akla yatkn bir zm bulabilmek mm
kndr diyebilmemiz, her ey^den nce byle bir zdeli
in kesin olarak ortaya konulmasna ve sz konusu benin
de bunun idrakinde olmasna baldr. Aksi takdirde, n
ceki amellerinin ceza veya mkfat olarak karln gren
ben, bu tecrbeleri niin yaadnn farknda olmayacak
tr. Byle bir durumda ise, her yeniden bedenlemenin ru
hun tekmlne yardmc olduunu ileri srmek anlamszlaacaktr.
83-"ERE''XI74357J^^^^^^

Philosophy of Religion, New Delhi, 1 9 8 7 , s.136

71

KARMA INANCNN TENASH INANCYLA

ILIKISI

nk muhtelif bedenlerde dolaan benlerin zde


olduunu syleyebilmemiz iin, John Hick'in de iaret etti
i gibi, iki cisim arasmdaki ayniyeti behrleyen hatra b
tnl, bedensel (madd) sreklilik ve psikolojik zel
liklerde benzerlik gibi baz artlarn mevcut olmas gere
kir.^'* Tenash veya reenkarnasyon sz konusu olduunda
ise, saylan bu artlardan, ilk olarak, bedensel veya madd
bir srekUUkten sz etmek mmkn deildir. nk tena
sh retisinde hibir zaman bedensel sreklilikten sz
edilmez. Bu retiye gre bir ruhun veya benin, amellerine
bah olarak insan, hayvan, bcek veya cansz herhangi bir
nesne formunu almas ayn lde muhtemeldir.
kinci olarak hatra btnlne gelince, gerek bugn
gerekse gemite bir ksm kimselerin, gemi hayatlarn
dan baz anlar veya onlardan bazlarmn tamamn hatrla
dklarna dair iddialar biroklarmz duymutur. Hatta
dnyann deiik blgelerinde yaayan byle kimselerin
durumlar ve ortaya attklar iddialar lan Stevenson ve
Hemandra Banerjee gibi aratrmaclarn balca ilgi konu
su olmu ve byle iddialar ihtiva eden eserler kaleme aln
mtr.^^ Ancak sz konusu bu iddialardan ancak ok az bir
blm ispat edilebilmi, geriye kalan byk ounluu
ise, ispat edilemeyen ve ispat edilmesi de mmkn grn
meyen sbjektif iddialar durumunda kalmtr. Hi phe
siz bizim bu grmze, bugn 30-40 yalarndaki birok
kimsenin bile, ocukluklar veya genlikleriyle ilgili pek
ok detay hatrlayamad, dolaysyla bunun, onlarn aynrbeni veya ruhu tamadklar eklinde yorumlanamayaca ve ayn eyin reenkarnasyon ve tenash olaylar iin
' 84-!Hickra^;e7s'l35-137
85- lan Stevenson'un bu konudaki almalar ilk olarak deiik dergilerde
mstakil makaleler hlinde yaynlanm, daha sonra onun bu konudaki btn
almalar drt ciltlik bir eser hlinde toplanmtr. Bkz. lan Stevenson, Cases
of Reincarnation Type (I,IV), Charlottesville, University of Virginia Press,
1975-1980

72

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

de pekl mmkn olabilecei eklinde bir itiraz yneltilebilir. Byle bir itiraza u ekilde cevap verilebilir: Bu kiile
rin aynen tenash ve reenkarnasyon olaylarndaki gibi, o
cukluk ve genlikleriyle ilgili pek ok teferruat hatu'layamadklar dorudur; ancak burada bedensel devamllk
sz konusu olduu iin onun tenash veya reenkarnasyon
durumlaryla mukayese edilmesi doru deildir. Hatta ha
tra btnl olmasa bile, bedensel btnln sz ko
nusu olduu bir yerde onlarn ayn beni tayp tamadk
lar konusundaki bir tartma gereksizdir. Halbuki tenash
veya reenkarnasyon olaylarnda hatra btnl olmad
gibi, bedensel bir devamllk da sz konusu deildir.^^
Sonu itibaryla bu durumda iki ben arasndaki ben
zerlik veya ayniyetin ortaya konulmas, sadece kiisel ka
rakterler ve psikolojik zelhkler arasndaki benzerlikle s
nrl kalmaktadr. Bu ise bizi, sahip olduklar kiilik zel
likleri itibaryla birbirine benzeyen pek ok kimsenin birbi
riyle zde olduklarn iddia etmeye gtrr ki, kanaatim
ce bu son derece hatal bir sonutur. Mesel, acmasz ve
gururlu bir kiilie sahip Mohan'm ldn farz edelim.
Onun lmnden sonra dnyaya gelen ve aynen Mohan
gibi acmasz ve gururlu kiilik zeUikleri sergileyen onlar
ca, hatta yzlerce kimsenin hipsinin, benzer zellikler gs
terdikleri iin Mohan'm reenkarnasyonu olarak grlmesi
mmkn hle gelir. Bu durumda onlarca kii arasndan,
eer varsa hangisinin, Mohan'm gerek reenkarnasyonu
olduunu belirleyebilmek imkn ortadan kalkar. Ayrca
tenash retisine gre, insan olarak len bir kimsenin
mutlaka insan formunda yeniden bedenlenmesi de art de
ildir. Onun insan formunda yeniden bedenlenme ihtimali
ne ise, hayvan, bitki formunda yeniden bedenleme ihti
mali en az onun kadar, hatta ondan daha fazladr. Bu ne86-J.Hick, a.g.e.,s. 136-137

73

KARMA INANCNN

TENASH INANCYLA

ILIKISI

denle sadece kiisel psikolojik zellikler arasndaki benzer


liklere dayanarak tenash veya reenkarnasyon olaylarn
ispat edebileceini iddia etmek, bize gre makul bir d
nce olamaz. ^'^
yleyse sonu olarak diyebiliriz ki, tenash retisi
mantksal, metafizik ve empirik (deneysel) yollardan ispat
edilemez. Buna ramen, yeryzndeki milyonlarca kimse
onu din bir inan olarak benimsemekte ve ispat etme ihti
yac bile hissetmeden onu devam ettirmektedir.
2 - Tenash nancnn Ortaya k ve
Tarihsel Geliimi
a - Hindistan Dndaki Kltrlerde
Tenash Anlay
Biraz nce de ifade ettiimiz gibi tenash anlay,
farkl ekillerde bile olsa, tarih ncesi alardan beri insa
nolunun kabul edegeldii bir inantr. Dn olduu gibi
bugn de insanlar ayn inanc srdrmektedir. Tenash
inancnn, ilk olarak ne zaman ve nerede ortaya kt, ge
litii konusu, bu alanda yaplan birok aratrmann odak
noktalarndan biri olmutur. Onunla ilgili temel problem
lerden birisi, dnyann birbirinden uzak, deiik blgele
rinde yaayan ok sayda kimse tarafndan benimsenen bu
inancn ilk olarak ortaya kt blge problemidir. Baka
bir deyile, tenash anlay dnyann deiik blgelerine
belli bir blgeden mi yaylmtr? Yoksa szn ettiimiz
bu inan, temel psikolojik zellikleri ve asl ihtiyalar iti
baryla birbirine benzeyen insanolunun ortak olarak ula
t bir inan mdr?
87- J.Hick, a.e.e., s.136-137; Ko, Turan, lmszlk Asmdan Ruh-Beden
likisi (Baslmam doktora tezi), zmir, 1990, s. 94-95

74

KARMA ve TENASHN M/HYET ve BRBRYLE LKS

Tespit edebildiimiz kadaryla bu inan, tarihin ok


eski alarndan bu yana Eski Msr, Mezopotamya, Yu
nan, Roma ve Hindistan gibi dnyann ilk yerleim blge
lerinden birounda kabul edilmi, gnmzde ise, bata
Hindistan olmak zere dnyann birok blgesinde benim
senmeye devam etmekte olan bir inantr/^
Yunan dncesindeki tenashle ilgili ilk fikirler,
M.. 450 yllarnda yaad kabul edilen ve rfizm'le ilgi
li bir tarikat kurduu rivayet edilen Fisagor'un dnce
sisteminde yer alr.^^/Rivaye)e gre Fisagor, dvlen bir
kpein kard lklarn len bir arkadann sesine
benzemesinden hareketle, arkadann ruhunun kpekte
yeniden bedenlemi olduu iddiasn ortaya atar) Bu r
nein dnda Fisagor'un, ruhun her zaman deilse bile,
bazen deiik hayvan bedenlerine geebileceine inand
na dair bilgiler kaynaklarda zikredilmi^ ve onun tenash
le ilgili bu grleri ada E'.mpedokles tarafndan da be
nimsenmitir. Ancak ne Fisagor ne de Empedokles'in tena
sh grlerinin mahiyetiyle ilgili ayrntl malmata kay
naklarda rastlamak mmkndr.
Eski Yunan'daki tenash anlayyla ilgili en detayl
bilgiler Efltun'un diyaloglarmda yer alr. Phaedros'ta, in
san ruhunun hakikati kavrayabilme derecesine bah ola
rak, lmden sonra uygun bedenlerde yeniden cisimlene
cei gr yer alr. Buna gre, gerei birinci derecede
kavrayabilen insan ruhlar, lmden sonra filozof, sa
natkr veya mzisyen bedenlerinden birinde yeniden be88- Geni bilgi iin bkz." Transnnigratioi", ERE, XII/425-440; C.J.Ducasse, a.g.e.,
S.211
89-<her ne kadar baz kaynaklarda , Yunandaki tenash dncesinin k defa,
M..VI. yzylda yaad sanlan, Fisagor'un hocas Pherecydes'in dncelerin
de yer ald iddia ediliyorsa da, ona atfedilen eserlerin bugne ulamam olma
sndan tr bu iddialar dorulayabilme veya yalanlayabilme imkn ayn ekil
de mmkn deildir:)Bkz. "Transmigration", ERE, C.X11/432; Walther Kranz, An
tik Felsefe (Metinler ve Aklamalar), (;ev.Suat Y. Baydur, stanbul, 1976, s. 32
90- ERE, X1I/432; C.J.Ducasse, a.g.e., s. : i l ; W.Kranz, a.g.e., s.32

75

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

denleecektir. kinci derecede hakikati kavrayabilen ruhlar


dil bir kral, kahraman bir sava veya efendi olarak;
nc derecede kavrayabilenler ise, politikac veya tccar
olarak yeniden bedenleecektir.... Efltun ruhlar bu ekil
de dokuz kategoriye ayrr. Hakikati en dk dzeyde
kavrayabilen ruhlarn ise zalim bir hkmdar veya despot
olarak dnyaya geleceklerini ileri s r e r E f l t u n , hakikat
ten tamamyla habersiz ruhlarn ise, stat itibaryla daha
aa varlk kategorileri olarak kabul ettii hayvan, bcek
veya srngen bedenlerinde yeniden cisimleneceklerine
inanr.
Grld gibi Yunan dncesinde Fisagor'la grl
meye balayan tenash dncesi Efltun'da daha detayh
ve sistematik bir hle gelmitir. Baka bir ifadeyle. Yunan
dncesindeki tenash anlaynn, btn ayrntlaryla
ancak Efltun'un Phaedo, Phaedros ve Cumhuriyet diya
loglarnda ortaya konulduu sylenebilir.
Efltun'un Upaniadlarda ifadesini bulan Hint tena
sh anlayyla byk benzerlikler gsteren tenashle ilgili
bu dnceleri daha sonra Roma mparatorluu ierisinde
ve Avrupa'nn dier blgelerine yaylmtr. Hatta onun.
Eski Msr dncesine de buradan intikal ettii iddialar
baz kaynaklarda yer almakla birlikte tartmal bir konu
dur. Sz gelimi, Herodot, tenash anlaymn Yunan'a M
sr'dan geldiini ve Yunanllarn onu kendi orijinal dnceleriymi gibi takdim edilerinden ikyet eder.^'' te yan91- Phaedros, The Dialogues of Plato (MI), Translated by Benjamin lowett,
London, 1970,11/265,
92- Phaedros, 11/266; Phaedo, 1/457-459
93- Eski Msr'da cesetlerin mumyalanarak muhafaza edilmesi, ve bunun deta
bir endstri hline gelmesi, ruhun cesede bu dnyada geri dnecei inancna
balanabilir. Ayrca bu Msr'daki reenkarnasyon anlaynn ilk aamas olarak
kabul edilebilir. Bu konudaki deerlendirmeler iin bkz. Ali Say,'.
ijay, Kur'an'da
Hz. Musa (yaynlanmam doktora tezi),. izmir,
s. 89-93. Yi
Yine Msr'daki
. 1990,
.
lab-
ruh g inanc hakknda
bkz. Herodotus,
Herodot Tarihi, (Trkeye
ev.
Mntekim Okmen), Ne. haz. Azra Erhat, stanbul, 1983, s. 129; C.J.Ducasse,
a.g.e., S.216

76

ICARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

dan, W. Kranz da, Fisagor'un Hindistan'a kadar uzanan


Dou seyahatinden sonra, tenash fikrinin onun dnce
sisteminde yer ahnaya baladma iaret eder.^^ yleyse
sonu olarak diyebiliriz ki, tenash anlay Eski Yunan
dncesine nereden geldii kesin olmamakla birlikte o,
bu dncenin orijinal bir fikri deil, buraya dardan gel
mi ve zamanla yerlemi bir dncedir.
Dier taraftan Flinders Petrei, ller Kitab ve Eski
Msr kltrne ait hiyerogliflerdeki baz resimlere daya
narak. Eski Msr dncesindeki tenash fikrinin ise, en
ge M.. 5. yy'a giden bir tcirihe sahip olduunu ileri s
rer.'^ O, Msr din dncesindeki bu inancn, byk ihti
malle ran'n M.. 5. yy'daki istils dneminde ran'dan
Msr'a gemi olabilecei dncesindedir.'^^
Ayn ekilde Yahudi Kc^bala ve Hasidizm ekollerince
benimsenen tenash anlaynn da Ortodoks Yahudiler ta
rafndan, sz konusu ekollerdeki dier pek ok dnce
gibi, Hint, ran veya Mezopotamya dncelerinden Yahu
dilie sokulmu sapk inanlar olarak grld dikkati
ekmektedir.^''
Buna gre sonu olarak, en azndan burada sz edi
len kltrlerdeki tenash filerinin, onlarn kendilerine ait
orijinal anlaylar olmad, aksine ran kanalyla bu kl
trlere getii sylenebilir. Ancak gerek klsik gerekse
ada ran kltrnde, Hint kltrndeki gibi yaygn bir
tenash anlayna rastlanmaz. Bu nedenle onun, Hint kl
trnden sz edilen bu kltrlere gemi olmas kuvvetle
muhtemeldir.
94- Herodot Tarihi, Trkeye ev. Mntekim kmeu, Ner. Azra Erhat,
stanbul, 1983, s.l29; W.Kranz, a.g.e., s.3
95- Bkz. W.M.Flinders Petrei," Transmigration (Egyptian)", ERE, X11/431-432
96- Ayn yer.
97- Bkz. Reincarnation, Ed. Joseph He.jd- S.L.Cranston, New York,1979, s. 126134

77

KARMA INANCNN

TENASH INANCYLA

ILIKISI

b - Hint Kltrnde Tenash nanc ve


Tarih Geliimi
Yukarda da ifade ettiimiz gibi, ruhun lmden son
ra baka bedenlerde yeniden cisimlenerek varhm devam
ettirdii dncesi iint din dncesinde samsara teri
miyle ifade edilir. Tpk karma anlay gibi, Carvaka mez
hebi dnda btn Hint din ve felsef mekteplerince kabul
edilen samsara anlay, eldeki mevcut kaynaklara gre
Veda lhilerinde mevcut deildir. nk bunlarda ortaya
konan ahiret anlayna gre, ruh lmszdr; ancak
lmle birlikte bedenden ayrlan ruh, samsara anlaymca
ngrld gibi, hemen veya belirli bir zaman sonra ye
niden yeryznde bedenleerek yarln srdrmez. Veda
ahiret anlayna gre, ruhun lmden sonraki yolculuu
ya iyilikler diyar svarga'ya ya da ikence ve eziyet diyar
naraka-loka'yadr. Ruhlar, her ikisi de ezel mahiyetteki bu
lemlerde, dnyada iken yaptklar iyilik ve ktlklere
bal olarak ya mutlu bir hayat srecek ya da ikence ekecektir.5^
Ruhun, lmden sonraki kaderiyle ilgili bu anlayn,
Hint din dncesinin ikinci devresine ait Upaniadlar ve
Brahmanalar dneminde samsara anlayna dntn
sylenebilir. Daha ak bir ifadeyle, Upaniadlar devresin
de artk nceki eskatolojik anlay terk edilmi, onun yeri
ne, svarga ve narakanm varl yine de kabul edilmekle
birlikte, ruhlarn tekmllerini tamamlayabilmeleri iin ye
niden yeryzne dnlerine imkn veren samsara anlay
gelmitir.
Bununla birlikte samsara inancnn tam anlamyla
Rig-Veda dncesinde yer aldn iddia eden aratrma
clar da vardr. Bunun yan sra A. L. Herman gibi bir k''98-Rig-Veda; Xir^
XII/434; Paul Yevtic,Karma and
Reincarnation, London,1927, s.l

78

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE LKS

S i m ada aratrmaclar ise, samsara anlayn, kk Ve


dalara dayanan, tarih sre ierisinde gelien ve Gita'da
son ekline ulaan bir inan olarak grrler. Onlar bu gelimeci grlerini, samsara inancnn ihtiva ettii varsa
ymlardan hareket ederek temellendirmeye alrlar: Buna
gre, samsara inancnn ierdii temel varsaymlar unlar
dr:
1 - Ruh vardr; ve o, beraber bulunduu madd beden
le hibir ekilde zdeletirilemez.
2 - Ruh bir bedeni terk ed(rek, ok deiik mahiyette
ki baka bedenlere girebilme vc? bu bedenlerde yeniden bedenleebilme zelliine sahiptir.
3 - Ruhun yeniden bedenleme iin hareketi yeryz
ne dorudur.
4 - Ruhun gidecei lem ve girecei beden, onun he
nz veya daha nceden terk ettii bedenlerde iken iledii
amellerin ahlk niteliine gre deiir.^^
Herman'a gre, samsara anlayn meydana getiren
bu varsaymlardan ilk ikisi Veda ilhilerinde, ncs
Brahmanalarda, drdncs ise Upaniadlar dneminde
ortaya kmtr. Herman bu dncesini yle aklar:
Rig-Veda'nm ahiret grn hatrlayacak olursak, ilk iki
kta zikredilen ruhun lmsz.l ve hareketlilii ilkele
rinin bu anlay ierisinde bulunduu hemen anlalabilir.
Nitekim RV.I.35.6'd, lmle birlikte, bedenden ayrlan
ruhlarn gidecei farkl meknlardan sz edilir. Ayn ekil
de RV.X.14. ilhide ise, bir ksnn ruhlarn henz sona eren
varolu sresince. Tanrlara gcisterdikleri sayg ve onlara
sunduklar kurbanlar sebebiyle, lmden sonra mutlu bir
hayat sreceklerinden bahsedilir.
Dahas Rig-Veda'nm u ifadelerinde de ruhlarn git
tikleri bu meknlarda yeniden bedenlendikleri dncesi99- Kane, P.V., a.g.e., V/II, s.1537; A.L.Herman, a.g.e., s.148-152

79

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

nin mevcut olduu grlr. RV.X.14.8'de ruha hitaben


yle deniliyor;
"Yama ve Ata ruhlanyla btnle! Yapm olduun
her trl din ibadetin karln En Yksek Sema'da gr...
Gnah ve ktl brak, bundan sonraki meknn
enerjiyle dolu bedene gir..."
Yine dier bir ilhide. Ata ruhlarnn iyi ruhlar iin
yle dua ettikleri zikrediliyor:
"Atee atlan, fakat onun yakamad ruhlar, gky
znde kendilerine sunulan lmetlerden dolay byk haz
ve mutluluk ierisindedir.
Ey Hkmran Tanr! Onlara hayat veren ve holarna
giden yeni bedenler ihsan et!"
Grld gibi Rig-Veda'nn bu cmlelerinde, ruhun
varl, lmszl ve hareket edici zelliinin yan sra,
onun, lmden sonra yeni bedenlere girebilecei sz ko
nusu edilmektedir.^"^ Ancak bu yeniden bedenlenmesinin
mekn, samsara anlayndaki gibi yeryz deildir. Eer
byle anlalacak olursa, bu anlay, Rig-Veda'nm ruhlarn
ikametghlar olan svarga ve naraka-loka'da ezel olarak
kalacaklarn bildiren dier ifadeleriyle eliki tekil eder.
Bununla birlikte Herman, Satapatha Brahmana'nm
aadaki ifadesinde, ruhun lmden sonraki yeniden bedenlemesinin yeryznde olacann aka beyan edildi
ini ve bylece samsaranm nc temel zelliinin de or
taya ktn ileri srer. Onun delil kabul ettii ifade yle
dir: "lkbahar mevsiminin tekrar geliinin, yeni bir k
mevsiminin gemesine bah olduu gibi, i)ir kimsenin ye
niden douu da mevcut varoluunun sona ermesine ba
ldr. Bu hakikati idrak eden herkes bu dnyada yeniden
doar."^100- Rig-Veda, X, 15,14
101- A.L.Hernan, a.g.e., s. 148
102- Satapatha Brahmana, 1.53.14 (SBE Serisi, c.XII, s.148)

80

ICARMA

ve

T E N A S H N JVLILHYET

ve

BRBRYLE

ILIKISI

Netice olarak, gelimeci teoriye gre, ferdin, amelleri


nin ahlk niteliine bal olarak yeniden bedenleeceini
ngren Hint samsara anlay Rig-Veda'dan balayarak
Upaniadlarda niha eklini almtr. Upaniadlarn samsa
ra ile ilgili grleri ileride ayrntl ekilde ele alp incele
necei iin, Upaniadlarn samsara anlay ile ilgili detaya
burada girmiyoruz.
3 - Tenash nancnn Dayand Temel Varsaymlar
Ksaca, ruhun lmden sonra iinde yaad bedeni
terk ederek, ounlukla ayn trden baka bedenlere ge
mesi olarak tanmlanan tenash olaynn balca u varsa
ymlara dayand sylenebilir:
1 - Ruh vardr ve iinde yaad bedenle zde deil
dir.
2 - Ruhun deiik sebeplerden dolay, umumiyetle ce
za olarak yaamaya mahkm olduu, beden olarak bilinen
bir mekn vardr. Ruhun her trl fiili icra edebilmesi,
onun bir bedene sahip olmasna baldr.
3 - Ruh hareketli bir C(vherdir. Sahip olduu arz
zellikler nedeniyle ruh deiik bedenlere girebilir.
4 - Ruhun deiik bedenlere geiini belirleyen temel
kriter, onun, eitli bedenlerde iken ilemi olduu fiiUerdir.'3

imdi tenashn dayand bu temel varsaymlar bi


raz daha yakndan ele alalm:
a - Ruhun Varl: nsann madd ve manev iki un
surdan mrekkep olduu fikri, Hint dncesinde kk
103- Bkz. A.L.Hernan, a.g.e.,s.l55-156; I^V. Kane'ye gre ise bu inancn dayan
d temel varsaymlar unlardr: 1- nsimolu fizik bedenden ayr, ezel bir ru
ha sahiptir. 2- nsandan baka hayvanlar, bitkiler hatta cansz nesnelerin de
ruhlar vardr. 3- nsanlar ve ona gre daha aa varlk derecesinde bulunan
varlklarn ruhlar birbirine intikal edebilir. 4- Fiillerin gerek faih ve onlarn or
taya kard sonulardan etkilenen ruhtur. Bkz., Kane, P.V., a.g.e., V/II, s.1532

81

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

ok eskilere dayana bir anlaytr. Jiva, Atman, pvrusa,


pudgala ve suksma-sarira gibi kavramlarla ifade edilen
manev unsur, insann ve dier btn varlklarn asln,
zn oluturan bir cevherdir.^"^ Prakriti veya madd be
den olarak bilinen unsur, lmle birlikte dalp yok oldu
u hlde, ruh varln devam ettirir. Gita'nm ifadesiyle o,
ne suda slanr ne de rzgrda ve gnete kurur; bedeni
miz yok olsa da o, varln devam ettirir.^^
Mahiyeti konusunda gr ayrlklar olsa bile, ruhun
varl, Carvaka dndaki btn Hint felsefe ekolleri ve
dinlerince kabul edilmitir.^"* Hayat veren z, her trl ku
sur ve noksanlktan uzak, saf cevher eklinde tasvir edilen
ruhun mahiyetiyle ilgili grleri balca iki kategoride
toplayabiliriz:
1 - Ruh, kendi bana ayr bir ferdiyeti olmayan ve
Tann'yla zde bir cevherdir. Bu anlaya gre, tenash
olaynda deiik bedenlere getii kabul edilen ey niha
anlamda Tanr'dr. Bu durumda tenash hadisesi de Tan
n'nm kendi bilgisinin, belli bir zaman srecindeki tezah
rnden baka bir ey olmayacaktr. Ancak unutmamak ge
rekir ki Tann'nm tek hakikat oluu transandantal anlam
dadr. Empirik anlamda ise lemdeki birok fenomen gibi,
birok hakikatin varl sz konusudur.^
2 - Ruh, birincinin aksine bizatihi ferdiyeti olan, saf,
basit ve ezel bir cevherdir. Efltun'un "psyche"si gibi, by
le bir ruh gemite yapt fiilleri hatrlayabilme, kendisi
nin gelecekteki statsyle ilgili isteklerde bulunabilme ve
bunlar nceden kestirebilme zelliklerine sahiptir. Ayrca
o, alglama, dnme, hatrlama ve bilme gibi faaliyetlerin
104- " Sou) (Indian Concepts)", ER, XV/438-439
105- Gita, 11,20-25
106- S.N.Dasgupta, a.g.e., 1/75; A.L.Herman, a.g.e., s.l67
107- K.K.Anand, a.g.e., s.191-192

82

KARMA ve TENASHN

MAHIYETI ve BIRBIRIYLE

ILIKISI

merkezi ve bedene hayat veren bir cevher olmasmm yan


sra, tenash veya reenkarnasyon olaynda deiik beden
lere giren ve bedenle birlikte iledii amellere bal olarak
ceza veya mkfat gren de odur/"'''
b - Ruhun Mekna htiyac: Hint dncesinde, ru
hun mahiyeti itibaryla farkl zelliklerde olsa bile, mutla
ka bir meknnn bulunduu kabul edilmitir. Onun
mekn, bazen bir insan veya baka herhangi bir canl be
deni olabildii gibi, cansz bir nesne veya insan st bir
varhk da olabilir. stelik ruhun tenashe konu olabilmesi
de tamamen buna baldr.
Ezel, saf bir cevher olan ruhun bedenle ilk mnasebe
ti, avidya sebebiyledir. Ruh k(ndisi gibi ezel mahiyetteki
avidya nedeniyle empirik dnyann cazibesine kaplr ve
byle bir arzu sonucunda muhtelif bedenlerde varln
srdrmeye balar. Onun emj^irik lemdeki serveni, ye
niden asl formunu kazanmasma kadar devam eder. Upa
niadlar ve Gita'da, insan bedeni, dokuz^"' veya on bir
kapl"" bir kaleye, ruh da byle bir kaleye hapsedilmi, bir
an nce zgrlne kavumay bekleyen bir mahkma
benzetilmektedir. Buna gre, ezel bir cevher olan ruhun
madd bedenle birlemesinin, ruh asndan hi de arzula
nan bir olay olmadn sylej'ebiliriz. nk ruh bedenle
olan mnasebetinden sonra kirlenir ve bir ksm asl zel
liklerini kaybeder.
Yine Gita'nm bir baka ifadesinde, ruh-beden ilikisi
nin elbise-vcut analojisiyle ifade edildiini gryoruz.
Buna gre, beden giydiimiz elbiseye benzer. Nasl ki, el
biselerimizi eskiyinceye kadar giyip, daha sonra yenileri
ile deitiriyorsak, ruh da ayn bedende ocukluk, genlik
108- A.L.Herman, a.g.e., s. 164
109- Gita V,13
110- Katha Upanishad, V. 1

83

KARMA INANCNN

TENASH INANCYLA

ILIKISI

ve ihtiyarlk hllerini idrak ettikten sonra varln baka


bedenlerde devam ettirir/"
Az nce de belirttiimiz gibi, ruhun, samsara ark
olarak isimlendirilen bu doum-lm emberinden kurtu
luu, onun asl formuna yeniden kavumasna kadar de
vam eder. Niha kurtulutan sonra ise, ruh, Vedanta dn
daki dier btn dnce sistemlerine gre. Tanr formu
na girecektir. Vedanta'ya gre ise, yegne hakikat olan
Tanr'ya katlacaktr. Dolaysyla o, her iki durumda da te
nashe konu olmaktan kacaktr.
j Bu statik ruh anlay ve ona bal olarak gelien ruhbeden ilikisi anlaynn yan sra, gnmz Hint felsefe
sinde Sri Aurobindo tarafndan temsil edilen ve ondan
yaklak on asr nce yaam Biruni'nin de et-Tahkik isimli
eserinde haber verdii ayr bir "gelimeci ruh" anlay da
mevcutturf^Bu anlaya gre ruh, tekmln tamamlaya
bilmek iin yeniden bedenlemelere muhtatr. Gelimeci
ruh teorisine gre, ruhun mekn olan eitli bedenler, bi
rer hapishane deil, aksine onun srekli olarak gelimesine
yardm eden vastalar konumundadr. nk, her yeniden
bedenleme ruha, daha fazla fenomeni tanma ve tecrbe
etme imkn vererek, bir an nce mutlak aydnlanmay ge
tirecek kU bilgiye ulamasna yardmc olmaktadr."^
Ancak byle bir anlay, tenash olayn anlaml kl
mas asndan yararl olmakla birlikte, gerek Upaniadla
rn gerekse Gita'nm yukarda rneklerini verdiimiz anla
yla eliki arz etmekte, dolaysyla orijinal Hint dnce
siyle uzlamas mmkn grnmemektedir."^
c - Ruhun Hareketlilik zellii: Yukarda eitli vesi
lelerle tanmlamaya altmz tenash olaynn gerekle'n-Gia^lClS^
112- Ebu Reyhan Muh. b. Ahmed el-Birun, Alberuni's India, New Delhi,
1964, s. 45,50-51; A.L. Herman, a.g.e., s.196-180;
113- Kr. Katha Upanishad, V.I; Gita, V.13

84

KARMA ve TENASHN MAHIYETI ve BIRBIRIYLE

ILIKISI

ebilmesi iin ruh mutlaka hareket ediqi nitelikte olmaldr.


Aksi takdirde, ruhun deiik bedenlerde dolamasna da
yanan tenash olaynn gereklemesi imkn ortadan kal
kar ve tenash anlay sama hle gelir. Byle bir sonuca
mahal vermemek iin Hint dncesinde ruh, ister kendi
bana ferdiyeti olan bir cevher olsun, isterse Brahma ola
rak kabul edilsin mutlaka hareket zellii olan bir unsur
olarak kabul edilmitir. Ayrca onun hareket alan sadece
fenomenler dnyasyla da snrl deildir. O, fenomenler
dnyasnn tesindeki svarga-loka, naraka-loka gibi mahi
yetleri itibaryla olduka farkl lemlere de gidip gelebilme
zelliklerine de sahiptir."'*
d - Ruhun Hareketlerinde Karma'ya htiyac: Hint
dncesine gre, tenash ve reenkarnasyon olaynda, ru
hun bir bedeni ne zaman ve n sil terk edecei, sz konusu
bedenden sonra alternatif yollardan hangisini izleyecei ve
bu sre sonunda ayet yeryzne geri dnecekse hangi
bedene veya forma girecei hemen hemen tamamyla ferd
karmalara gre belirlenir. Ksacas karma, bu dnce ge
leneine gre tenash tekerleini dndren yegne faktr
dr, denilebilir."-'' Hint dncesinde yaratc Tanr fikrini
kabul etmeyen Budist ve Caynist ekollerin yan sra Orto
doks sistemler ierisinde yer ,.lan Sankhya ve Mimamsa
ekolleri iin de karma, btn varoluu belirleyebilme g
cne sahiptir. Yani yeni varlJdarm yaratlmas, ruhlarn
deiik formlara girip klar vb. her ey baka herhangi
insanst bir kudretin mdahalesi olmakszn, tamamen
karmann mistik kudreti sayesinde meydana gelir. Hatta
Caynist ve Budist mekteplerine gre, karma, tanrlarn tan
rlk formunu kazanmalarnn sebebi olduu gibi, onlarn
114- Ruhun fenomenler lemi tesindeki heireket alnnku hakknda bkz. RigVeda, 1.XXV. 7-10; IV.V,5; Brh.Up. IV.5; Mund. Up.I.n.7,l; K.Ttha Up., l.ir(,6-9;
Gita, lI,22,IV.41-42; Vni.16,21; Xlll.21,23; XVI.19-20
115- F.Edgerton, The Beginnings of Indian Philosophy, s. 30

85

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

geleceini de belirleyen yegne mildir."^


C - KARMA ve TENASH NANLARININ
BRBRYLE LKS
Buraya kadar verdiimiz aklamalardan da anlala
ca gibi, karma ve tenash Hint kkenli dinlerin mtere
ken paylatklar iki ayr inantr. Yine hatrlanaca gibi,
bunlardan birincisi, karma, " fert tarafndan icra edilen her
trl irad fiilin, zorunlu olarak ahlk nitehine uygun so
nular ortaya karmasn"; tenash inanc ise, lmle bir
likte bedenden ayrlan ruhun yeniden baka bedenlere
gemesini ifade eder. Ayrca tenash fikri, Hindistan'n
dnda Eski Yunan, Eski Msr gibi klsik dnce sistem
lerinde kabul edilmi bir inan olmasnn yan sra, Yahudi
Kabala ve Hasidizm gelenei, Nusayriyye, smailiyye,
Yezidlik gibi slm frkalannca da hl benimsenmekte
olan bir inantr. Ancak Hint tenash anlayn dierlerin
den ayran en nemli fark, onun, srekli olarak "karma"
inancyla birlikte sanki tek bir inanm gibi "karma-tena
sh inanc" eklinde ele alnmasdr."^
Nitekim bu husus, sz konusu inanlarn ele alnd
Upaniadlarm u ifadelerinde aka grlr:
"Burada iyi, gzel amel ileyen kimseler, bir brahmana, ksatriya ve vaisya rahmine girerek, iyi bir rahme gire
cektir. Buna karlk, kt amel ileyenler ise bir kpek, s
rngen veya paryann rahmine girerek, kt bir rahme gir
mi olacaklardr."
"Cisimlenmi ruh, amellerine bal olarak srekli iyi
ve kt pek ok formlara girer. O, bu formlar kendi nite
ne- Bkz. N.fatia, Studies in Jaina Philosophy, Varanasi, 1951, s. 221
117-S.Radhaktishnan, The Principal Upanishads, London, 1953, s.l 14;
M.Weber, The Religion of India, s.119
118- Chandogya Up. ,V.0.7

86

KARMA ve TENASHN MAHYET ve BRBRYLE

LKS

lklerine gre seer. Onun formlarla birliktelii, iledii


ameller ve kendi niteliinin bir sonucudur."
"Mevcut durumu itibaryla ben, u veya bu bedenle
btnlemi durumdadr. O, u anda nasl davranr veya
hareket ederse, mteakip hayatlar ona gre ekillenecek
tir. Yani iyi amel ileyen iyi, kt amel ileyen ise kt bir
durumda yeniden bedenleir. yi, gzel davranlarn so
nucu iyi, kt davranlarn sonucu ise ktdr."
Karma-tenash arasndaki bu iliki Sri Aurobindo ta
rafndan yle ifade edilmitir: "Karma ve yeniden dou
arasndaki bu yakn iliki te:adf veya arz nitelikte bir
iliki deildir. Aksine bu, tamam olabilmek iin birbirine
muhta ilgili iki hakikatin birlikteliidir. 13u ikisi, bir ve ay
n kozmik sistemin madd ve ruh yanlardr. Zira karma
olmakszn yeniden dou anlamszdr, yani ahlk bir ni
telik tamaz. Buna karlk karma, eer ruhun daim tec
rbesinin dzeni ve ahengi iin bir vasta deilse, zorunlu
balangc olan bir kaynaktan yoksun kalr; ahlk ve ras
yonel adan varlnn bir anlam kalmaz. Ancak biz, ru
hun tekrar tekrar yeniden doduunu kabul ederek, bu
varolu halkalarn birbirine balayan bir ba bulunduu
nu; nceki varolularn sonrakiler zerinde bir etkisinin
bulunduunu kabul ettiimizde karma yasas iin manev
bir temel kabul etmi oluruz."
L.H.Leslie, N.K.Devaraja gibi baz ada aratrmac
lar tarafndan temsil edilen dier anlay ise, tenash inan
cnn, karmann zorunlu bir sonucu olduu eklindedir.
Yani karma, tenash zorunlu klan gtr, kudrettir.
nk, belli bir mr sresince ilenen btn fiillerin se' l9-Svetasvatara p . , V . n - 1 2
120- Brh. Up. 3.2.14
121-Sri Aurobindo, The Problem of Rebirth, s.98. Sz konusu iliki konusunda
benzer anlay hemen hemen ayn ifadelerle T.G.Kalghathi tarafmdan da dile
getirilmitir. Bkz. T.G.Kalghathi, Karma and Rebirth, s.l-2

87

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

meresi o mr ierisinde ortaya kmamaktadr. te yan


dan karma yasasna gre ise, her amen mutlaka bir seme
resi vardr. te tenash inanc byle bir zorunluluk sonu
cunda ortaya kmtr.'^^ Ancak biz, iki inan arasndaki
ilikinin bu ekilde izah edilmesinin doru olmad d
ncesindeyiz. nk Hint dncesine gre, potansiyel
hldeki karmik birikimlerin semerelerini mutlaka yery
znde vermeleri zorunlu deildir. Nitekim Upaniadlar ve
Gita'da ifadesini bulan eskatolojik anlaya gre, karmik
birikimler baka lemlerde de semeresini verebilirler. Ayr
ca semerelerin olgunlaarak ortaya kabilmeleri iin bedenleme zorunlu bir art deildir.
Dolaysyla sonu olarak denilebilir ki, karma ve tena
sh inanlar arasmdaki yakn iliki, her eyden nce her
iki inan asndan da ahlk bir zorunluluk arz eder. Bu
inanlarn, yukarda belirtildii gibi ktlk problemine
zm olarak nerilebmeleri de ancak byle sk bir iliki
nin mevcudiyetine baldr. Onlar birbiriyle hibir ilikisi
olmayan inanlar olarak dnldnde ise, karma inan
cnn mkemmellii ve ahlkiliini, tenash inancnn da
ahlkiliini iddia etmek mmkn olmayacaktr. yleyse,
Aurobindo'nun dedii gibi, sz konusu iki inanc, ayr
inanlar olarak grmek yerine, ayn inancn iki taraf ola
rak ele almak daha isabetli bir yaklam tarz olacaktr.

122-L.H.Leslie," Karma and Reincarnation", Karma, Law of Harmony,


Ed.V.Hanson-R.Stewart, s. 53; N.K.Devaraja, Hinduism and Christiaiiity, s. 16

88

HINDUIZMDE
KARMA-TENASH INANC
A - HNDU KUTSAL LTERATRNDE
KARMA-TENASH NANCI
1 - Upaniadlara Gre Karma-Tenash nanc
Upaniadlara gre, her irad fiil mutlaka iyi veya kt
bir semere verecek, tenash ark da buna gre dzenlene
cektir/ Ancak Manu Kanunnamesi'nde yer ald gibi,
Upaniadlarn hi birisinde fiillerin ortaya karaca se
mereler ayrntl olarak- ifade (edilmemitir. Bu literatrde
yer alan karma anlaynn en nemli zellii, yukarda da
beUrtildii gibi, onun, tenash anlayyla birlikte tek bir
inan eklinde ele alnmasdr. Bilindii gibi, karma yasas
na gre ferdin mevcut varoluu sresince iledii din ve
ya dnyev nitelikteki her trl irad fiil onun u andaki
hayatn ve gelecekteki varolularn etkileyecektir. Ancak
Upaniadlarda, karmann u andaki hayat zerindeki etki
lerinden hemen hemen hi sz edilmeyerek, daha ziyade
onun lmden sonraki varoluij servenine tesirleri zerin
de durulur. Hatta bundan dolay denilebilir ki, Upaniad
lara gre karma inanc, ahlk:! yn itibaryla deil, daha
ziyade eskatolojik bakmdan dikkati eken bir inantr.
Mundaka ve Katha Upaniadlarda yeniden doumun
nedenleri olarak ad karmaya dknlk, yani kurban
1- Brihadaranyaka Up., IV. 4. 5

89

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

trenleri ve riyazet temrinlerine ar nem verilmesi, ben


cillik, madd eylere kar gsterilen hrs, yeniden doma
ihtiras ve dikkatsizlik gibi hususlar gsterilir. Bu zellikle
re sahip kimseler, kurtulua ulaamayacaklarndan, niha
kurtulu gerekleinceye kadar tekrar tekrar yeryznde
yeniden bedenlenmeye mahkmdurlar.^
Vedalarda pek rastlanmayan tenash anlaynn
Upaniadlarda iki farkl ekilde ifade edilmeye baladn
gryoruz. Birinci ifade edili ekline gre, lmle birlikte
madd bedenden ayrlan ruhun nnde yol vardr. An
cak ruhun bunlardan hangisini izleyecei, henz sona eren
hayatnda veya daha nceki hayatlarnda yapt fiillerin
neticelerine bal olarak nceden belirlendii iin, ruh bun
lardan kendi zelliklerine uygun olan yolu takip etmek
mecburiyetindedir.^ Bunlardan birincisi, Devayana'ya
(Tanrlar lemi) giden yoldur. Chandogya Upaniad'a g
re, hayatn dou evreleri olan be merhaleyi (gkyz,
yamur, yeryz, erkek ve kadn) mdrik olanlarn -ister
se ev reislii dneminde bulunsunlar- , ormanlarda riyazet
ve mcahede nefsi yenme almas hayat yaayarak,
Brahma'ya ibadet eden zahitlerin ruhlarnn lmden son
ra Devayana'ya ulatran yolu izleyecekleri kabul edilir.*
Sz konusu bu yol; k, gndz, ayn karanlk yars, g
nein kuzey kutbunda bulunduu alt aylk zaman dili
mi, yl, gne, ay ve imek basamaklarndan oluur.^
2- Mundaka paniad^^

Katha Upaniad, 1.3.6-9;

3- Bri.Up.,VI.II.2-4
4- Chandogya Upaniad, V.10.1; Brihadaranyaka Up., VI.2.15; ankara bu yolu,
Brahma'y idrak eden ruhlarn rotas olarak tanmlamaktadr. Kr. Ene. of Indian
Philosophies (I-IV), Ed.KarI Potter, Delhi, 1981 (Halen basm devam ediyor.),
11/24
5- Chandogya Up., IV.15.5-6; V.9.1-2; V.10.1-2; Brihadaranyaka Upaniad
VI.2.15'te, ruhlar tanrlar lemine gtren basamaklarn sralannda Chandogya
Upaniad'a gre bir farkllk grlr. Buradaki ykseli basamaklar yledir: Ik,
gndz, ayn artan yars, gnein kuzey kutbunda bulunduu alt ay, Devaloka,
gne, imek. Bu noktadan sonra bir ruh onlara yaklar ve snrl Brahmana yk
selmeleri iin onlara klavuzluk eder. Grld gibi, drdnc basamaktan son
raki basamaklar en azndan isim itibaryla farkllk arz etmektedir.

90

HiNDUiZAWE KARMA-TENASH

NANCI

imek basamana ulaan ruhlar artk tanrlk vasfn ka


zanm olduklar iin bir daha geri dnmezler. Dolaysyla
bu mertebeye ulaan ruhlar iin artk tenash olay sz ko
nusu deildir.''
PitryanaJAtalar diyar) ad verilen ikinci yola gelince;
bu, tarada yaayan ve emredilen din yin ve trenlere ka
tlan, halk iin yararl iler yapan ve yoksullara yardm
edenlerin takip edecekleri yoldur.'' ankara'ya gre Pitryana, din ibadetleri yapan ancalc tanrnn bilgisine sahip ol
mayan ruhlarn lmden sonra izleyecekleri yoldur." Ruh
lar lmden sonra Ata Ruhlarna gtren bu yol duman,
gece, ayn karanlk yars, gnein gney kutbunda bu
lunduu alt aylk dnem basamaklarndan oluur. Bu ba
samaklardan geen ruhlar Atalar dnyasna ularlar. Bu
radan Esir basamana, oradan da Ay diyarna geerler.
Ay lemi. Tanr Soma'nn hkim olduu alandr. Buraya
ulaan ruhlar, tanrlarla birlikte mutlu bir hayat srerler.
Onlarn ay leminde kal sreleri, henz sona eren hayat
larnda ilemi olduklar iyi amellerin miktarna baldr.
Ruhlar yaptklar iyi amellerin karlklarn burada gr
dkten sonra yeniden yeryzne dnerler. Onlar esir, ha
va, duman, sis, bulut ve yamur basamaklarndan oluan
yolu takip ederek yeryzne dnerler.^
Chandogya Upaniad'a gre, yeryzne ulaan ruhun
bundan sonra izleyecei rota yine onun karmik birikimle
riyle belirlenir. Eer bu karmik birikimler ahlk adan iyi
ise, ruh st snf kasttan birine mensup olarak yeniden
bedenleir. Karmik birikimler ahlk adan kt ise ruh,
derhal kpek ve domuz bedeninde yeniden cisimlenir.
6- Ayn yer
7- Chandogya Up., V. 10, 3; Bri. Up., VI. ?.. 16
8- Ene. of Indian Philosophies, Ed.KarI I'otter, II/24'den naklen.
9- Chandogya Up., V. 10. 3-6; Kr. Bri. Uj)., VI. 2.16
10- Chandogya Up., V. 10. 7

91

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

Brihadaranyaka ve Katha Upaniadlarda ise, yeryz


ne ulaan ruhlarn yiyecek, erkek ve kadn basamaklarn
dan sonra yeniden bedenleecekleri ifade edilerek, bir ba
kma Chandogya'nm yukardaki ifadeleri aklanmakta
dr." Yani yamur damlalaryla yeryzne inen iyi karmik
birikime sahip ruhlar, yamur sularnn bitkiler tarafmdan
absorbe edilmesiyle meyve ve sebzelere, oradan da bunlar
tketen kimselere geer. Yeniden bedenlemeyi bekleyen
byle ruhlar bilhassa yiyecekler vastasyla erkee geer,
oradan cins mnasebet yoluyla da kadma intikal eder. Ka
dna intikal etmi olan bu ruhlar belli bir sre sonra bir be
bek eklinde yeniden bedenlenmi olurlar. Buna karlk,
kt karmik birikime sahip ruhlar ise, yine yamur damla
larnn muhtelif hayvanlar tarafmdan tketilmesi sonucun
da hayvana intikal ettikten sonra, biraz nce aklanan
prosedre uygun ekilde herhangi bir hayvan eklinde cismaniyet kazanrlar.
Son olarak, bedenden ayrlan ruhlardan henz sona
eren hayat sresince dine hi inanmam, dolasyla emre
dilen din ibadetlerden tamamyla habersiz olan nc s
nf ruhlar ise, Pitryan^'ya gitmeksizin lmden hemen
sonra bcek, ku veya srngen formunda yeniden tecessm etmektedir.'^ Ancak lmden sonra hemen meydana
gelecei zikredilen byle bir yeniden bedenlemenin mahi
yeti konusuna kaynaklarda ayrntl bilgi verilmemitir.
Upaniadlarda ifade edilen ikinci tr tenash anlay
na gre ise, ruhlarda varolu arzusu bulunduu ve moka
ya ulamadklar srece, iyi amelleri bile olsa, bunlarn
karln grmek iin baka lemlere gitmeksizin doru
dan yeryznde yeniden bedenleeceklerdir. Byle bir te
nash anlay Brihadaranyaka Upaniad'da yle ifade
11- Bri. Up., IV. 4. 6; VI. 2. 16; Kalha Up., II. 5.7
12- Bri. Up.,VI. 2.16; Chandogya Up., V. 10. 8

92

HINDUIZMDE KARMA-TENASUH

INANC

edilmektedir: "Kii zayflayarak bilinsiz bir duruma d


nce, btn duyu zellikleri ruhunda toplanr. Bundan
sonra o, btn bu zelliklerle donanm vaziyette kalbe
yerleir. nsanlar, lm deindeki byle bir kimsenin
gzlerini yumduunda artk rengi alglayamad, sesi du
yamad, kokuyu ve tad alamad, konuamad ve doItunamadn dnr. nk onun btn duyu organla
r ruhla btnlemi ve bir hle gelmitir. O kimsenin kal
binin hareketiyle veya parlamasyla ruh dar kar. Gz,
burun veya bedenin herhangi bir organndan dar kan
ruhla birlikte prana (canll veren ey), bilinlilik, bilgi ve
karmik birikimler de dar kar. Trtln bir ekin yapra
nn sonuna kadar ilerledikten sonra ayr bir hareketle ba
ka ekin yaprana gemesi veya bir sarrafn bir altn para
sna yeni ve daha gzel bir ekil vermesi gibi, ruh da bede
nin tahrip olmas ve cehaletin ortadan kalkmasndan sonra
baka bir bedene yaklar ve aynen trtln hareketi gibi
kendisini ona doru eker. Bylece Pitr, Gandharva, melek
veya baka herhangi bir varlk eklindeki yeni ve farkl bir
forma girer. Kiinin sz konusu bu formlardan hangisini
kazanaca ise, onun amel ve davranlar sonucunda oto
matik olarak belirlenir. Kii arzularla dolu olduu srece
bu byle srecektir. nk arzu istek sonucunda bir eyi
irade etme, bunun sonucunda da fiil ortaya kar. Fiil kar
mik birikimi, o da zorunlu olarak semereyi ortaya kara
caktr."
Upaniadlarn karma-tenash inancn ifade eden bu
ifadeleri detaylca incelendiinde, burada tasvir edilen ruh
g olaynn anlalmas g baz ynlerinin bulunduu
hemen grlecektir. imdi ilk olarak, birinci nevi karmatenash anlayyla ilgiH glklere iaret edehm: Bu anla
yla ilgili olarak tespit edebildiimiz birinci glk, gerek
"'l3^Bri;p!4V"4.'l-5

93

KARMA INANCNN

TENASH INANCYLA

ILIKISI

devayana'y gerekse pitryana'y oluturan basamaklarn


mahiyetiyle ilgilidir. Bunlar gerekten ruhun lm tesi
yolculuunda getii manev basamaklar mdr, yoksa
ankara'nm dedii gibi, ona belirli meknlarda yardm
eden, ona yol gsteren Tanrlarn metaforik isimleri mi
dir?^* Upaniadlarn kendi ifadelerinden bunu belirleyebil
mek mmkn deildir.
Bu konudaki ikinci glk, pitryana'y izleyerek ay
lemine ulaan ruhlarn yeniden doumlarnn nasl olaca
ve bunun neye gre beUrleneceiyle alkaldr. Eer bir
ruh btn karmik birikimlerinin karln ay leminde
grm ise, onun yeniden cisimlenmesi neye gre ve nasl
olacaktr? Kari Potter bu problemi ylece zmeye alr:
Pitryana'y izleyerek "Ay" lemine ulaan ruhlar, karmik
birikimlerinin ok az bir ksm kalncaya kadar orada kal
dktan sonra yeniden bedenleme iin yeryzne dnerler.
Ruhlarn gerek ay leminden yeryzne dnlerinde izle
yecekleri yolun durumu ve yolculuk mddeti, gerekse ye
niden bedenleecekleri formla ilgili btn teferruat arta ka
lan bu karmik birikimlere gre belirlenir.^^ Ancak bu izah
da u iki sebepten dolay problemi gerekte zememekte
fakat onu zer grnmektedir: Birincisi, ruhun karmik bi
rikimlerinden az bir ksmnn dnyadaki yeniden beden
leme iin sakland fikri, tespit edebildiimiz kadaryla
temel Upaniadlarda yer almaz. kincisi, byle bir akla
ma mmkn olsa bile, yeryzndeki yeniden bedenleme
iin gerekli karmik birikim miktar ve mahiyeti nasl beHrlenecektir? phesiz bu problem, Caynist karma anlayn
da olduu gibi her karmann veya karmik birikimin farkl
fonksiyonlar icra ettii kabul edildiinde kolaylkla zle
bilir. Ancak unutmamak gerekir ki, Upaniadlarda karmik
14-Eic" of ndianyi
15- Ene. of Indian Philo., 11/26

94

HINDUIZMDE KARMA-TENASH

INANC

birikimlerin mahiyeti ve tasnifi ile ilgili ayrmtlar hibir e


kilde yer almaz.
Bu konudaki nc glk ise, yine "ay lemi"ne gi
den ruhlarm yeryzne dn serveniyle ilgilidir. Yuka
rda zikredilen Upaniadlarm ifadelerinden anladmza
gre, karmik birikimlerinin el verdii zaman srecinde ay
leminde kalan ruhlar, esir, hava, duman, sis, bulut ve
yamur basamaklarndan oluan dn yolunu izleyerek
yeryzne ularlar. Upaniadlardaki rivayete gre, ya
mur damlas ierisinde topraa den bu ruhlar, yamur
damlalarnn bitkiler tarafndan absorbe edilmesiyle bitki
lere, buradan da ya dorudan doruya ya da hayvanlar
vastasyla insanlara intikal eden bu ruhlar, bylece dn
gzerghn tamamlayarak yeniden yeryznde bedenleirler. Ancak bu konudaki Upaniad ifadeleri zerinde bi
raz dnecek olursak, ruhun yeniden bedenlemesinin
byk lde tesadflerin sonucunda gerekletii anla
lr. nk ay leminden yeryzne dnen ruhlar tayan
yamur damlasnn mnbit bir topraa dme ihtimali ne
ise, onun bir rmak, gl veya bir okyanusa derek bu
harlamas ve bu olayn pek ok kereler tekrarlanma ihti
mali de en az onun kadar, belki de ondan daha fazladr.
Ayrca bir l veya talk bir zemine den yamur damla
snda gizli ruhun da hemen beclenlenme ihtimali yok de
necek kadar azdr. Bunun gibi daha baka ihtimaller de
dnlebilir. Bu durumda ay leminden gelen bir ruhun
yeryzndeki yeniden bedenleme sresini tayin etmek
mmkn olamaz. Hatta bu konuda bir ey sylemenin
imknszl ve yeniden bedenlemelerin ans eseri olduu
bile iddia edilebilir. Byle bir iddia veya tespit de lemdeki
varoluun keyf ve ans eseri de;;il, belirli bir sistem ve ni
zama gre meydana geldii hipotezine dayanan,karma-te
nash inancyla ak bir eUki tek eder.
95

KARMA INANCNN

TENASH INANCYLA

ILIKISI

1 - Ramayana ve Mahabharata Destanlarnda


Karma-Tenash nanc
a - Ramayana Destannda Karma-Tenash nanc
Ramayana ve Mahabharata, destan tarznda kompoze
edilmi olmakla birlikte, kompoze edildikleri dnemin/
dnemlerin Hindu halk inanlarn ihtiva etmeleri bak
mndan Hint din dncesinde nemli yeri olan iki des
tandr. Sz konusu bu destanlarn ne zaman kompoze edil
dikleri ve bugnk ekle nasl ve kimin tarafndan getiril
dii problemi Hindoloji aratrmaclar arasnda hl tart
lan bir konudur. Aratrma konumuzla dorudan alkah
olmad iin biz burada bu konuyla ilgili tartmalara yer
vermiyoruz.^'' Biz burada, ounluk tarafndan kabul edi
len bir gr olarak dndmz, Ramayana destannn
dierinden nce kompoze edildii grne''' uygun ola
rak, nce Ramayana destannda ifadesini bulan karma-te
nash anlayn, bilahare Mahabharata destannda ortaya
konan karma- tenash anlayn ortaya koymaya alaca
z.
Rsi Valmiki tarafndan M.. V-IV. yzyllar arasnda
kompoze edilen Ramayana destannda, karma anlaynn
hemen ilk satrlardan itibaren kat bir determinizm eklin
de anlald gze arpmaktadr. Destan kahramanlar bil
hassa karlatklar musibetleri nceki fiillerinin tabi bir
sonucu olarak grmekte ve olaylar byle yorumlayarak
bir bakma psikolojik tatmin aramaktadrlar. rnein, des
tan kahraman Dasaratha, olu Rama'nn tahta k nce
sinde bana gelen musibetleri bu ekilde yorumlamakta
dr. Dasaratha, kendisini son derece zen bu olaylar, ge16- Bu konudaki tartmalar iin bkz., M. V/internitz, A History of Indian
Literature, s.327; John Dowson, A Classical Dictionary, s.260 v.d.
17-John Dowson, a.g.e., s. 261

96

HNDUZMDE KARMA-TENASH

NANCI

miste ledii bir hatanm sonucu olarak grmekte ve bu


hatann cezasnn sevgili olu Rama'dan ayrlmak zorunda
kalmak eklinde ortaya kmasndan son derece znt
duymaktadr. Nitekim, onun zntsn u ifadelerle dile
getirdiine ahit oluyoruz: "... genliimde bir Aziz'in o
lunu ldrerek, ebeveynine byk ac ve strap vermi
tim. Benim bu gnahm sevgili olumu kaybetmenin ac
sndan baka bir eyle tazmin edilemez miydi?
Dasaratha, destann baka bir yerinde hata sonucu bir
zahidi ldrmesini de ayn ekilde, nceki hayatlarnda bi
linsizce yapt fiillerin kanlamaz bir sonucu olarak de
erlendirmektedir.
Bunlardan baka yine destanda zikredilen Sita'nn Ravan tarafndan Lanka'ya karlmas olaynda, Ravana'nm, Sita'ya syledii u szlerde de karma prensibinin
ayn ekilde anlald grlmektedir: "Bugne kadar ge
miteki kt karmalarnzn sonucu olarak ok sknt ek
tiniz. Artk bundan byle, iyi amellerinizin karl olarak
benim saraymda zevk ve sefa ierisinde yaayacaksnz."^"
Verilen bu rneklerden de kolayca anlalaca gibi,
destan yazar Valmiki'ye gre karma inanc ahlk bir ne
densellik kanunudur. Buna gre, iyi amellerin iyi, ktle
rin de kt netice vermesi kanlmazdr. Kiinin kendi
amellerinin etkilerinden kurtulabilmesi sz konusu deil
dir. Karmik tesirler bir glge gibi faili izleyecek ve buza
nn binlerce sr arasnda anasn tanmas gibi sahibini ta
nyacaktr.
Ramayana destanna g :e, bir fiilin iyi veya kt ola
rak nitelendirilmesinde en nemli kriter failin niyetidir.
Destann Sundarakanda ve Yuddhakanda blmlerinde
bunun, ak seik u ekilde ortaya konulduuna ahit olu'" 18-' Ram ay anarx V^ s.65; XX'' s .95-97
19- Ramayana, Aranyakanda, XXII, s.97
20- Ramayana, XXXVII, s.l65

97

KARMA INANCNN

TENASH INANCYLA

ILIKISI

yoruz. Bu blmlerden birincisinde, maymun tanr olarak


tannan Hanuman, Lanka'da Sita'y ararken Ravana'nm sa
raynda plak kadnlarla karlar ve onlar tarafndan zi
naya mecbur edilir.^^ Dier blmde ise Rama, kars Si
ta'nn uzun sre Ravana'nm hareminde mahpus kalmasna
ramen onu yeniden geri alr.^^ Anlatlan bu olaylarn her
ikisinde de Hanuman ve Sita'nn bu kt fiilleri zorlama
sonucunda istek d icra ettikleri iin herhangi kt bir so
nula karlamalarnn sz konusu olmad vurgulanm
tr. Halbuki o dnemin geerli Hindu ahlk yasalarna g
re, kendi arzusuyla zina etmi bir kimsenin yeniden e ola
rak geri kabul edilmesi mmkn deildir. Ama Rama her
ne kadar balangta tereddtl davranmsa bile, sonun
da, kendine e olarak kabul ettiine gre bunun anlam, fi
illerin ahlk ve din adan deerlendirilmelerinde gznnde tutulan en nemli kriterin, fiilin ortaya knda asl
olann niyet olduu meydana kar. Buna gre eer ilenen
fiil irad deilse, o, grnte kt olarak grlse bile ha
kikatte kt deildir.
Karmik birikimlerin semeresini verme sresiyle ilgili
olarak Valmiki, sonular itibaryla fiilleri laukika ve paralaukika olmak zere iki gruba ayrr. Laukika ad verilen
fiiller, sonular hret kazanhak, servet veya'^efkek ocuk
sahibi olmak gibi u andaki varolu sresinde ortaya kan
fiillerdir. Paralaukika diye isimlendirilen fiillerin semerele
ri ise, lm sonras Svarga denilen iyilikler diyarna veya
Naraka denilen eziyet ve ikence diyarna ulamak eklin
dedir.^^ Ancak hangi fullerin laukika, hangi fiillerin ise pa
ralaukika olduklar destanda ayrntl olarak yer almam
tr.
21- Ramayana, Sundarakanda, 11. 40-42
22- Ramayana, Lankakanda, 118. 24; 119. 8-9
23- H.G.Narahari," The Doctrme of Karma in Popular Hinduism ", The Aryan
Path, February, 1972, s.54; K.K.Anand, a.g.e.,s.237-238

98

HNDUZMDE KARMA-TENASH

NANCI

te yandan yine destanda anlaldna gre, svarga


veya narakaya giden ruhlar, tpk Upaniadlarda ifade
edildii gibi, bu meknlarda srekli deil sadece amelleri
nin karlna gre sz konusu bu meknlarda kalacak ve
daha sonra yeryzne dnerek yeniden bedenleecekler
dir.^'' Dolaysyla bu durumda Valmiki'nin te dnya ile il
gili bu grlerinin Vedalarm Svarga ve Naraka ile ilgili
grlerinden epeyce farkl olduu hemen grlecektir.
nk yukarda belirttiimiz gibi Vedalara gre, ruhun
lmden sonra bu meknlarda kal devamldr. Bu anla
y ayn ekilde, Upaniadlarm eskatolojik anlayndan da
farkldr. Yeryzndeki yeniden bedenlenmelerin mahiyeti
konusunda, destanda ayrntl malmata rastlamak mm
kn deilse de, verilen baz rneklerden, Dharmasstralar
da tasvir edilen yeniden bedenlemeye benzer anlayn
Valmiki tarafndan benimsendiini karmak pekl mm
kndr. Destanda Dasaratha, yah bir arkadann iledii
bir su sebebiyle "akbaba" ekline, bir gandharva'nm da
by nedeniyle "yrtc bir hayvan" ekline dntn
den sz etmektedir. Her ne kadar bu rneklerde sz edi
len ekil deitirmelerin mahiyeti belli deilse de, bunlarn
belirli kusurlarn sonucu olarak meydana geldikleri ve bu
rneklerin nmzdeki sayfalarda ifade edilecek Dharmasastralardaki rneklerle byk benzerlikler gsterdii gz
nne alndnda, Valmiki'nin, Upaniadlardan itibaren
Hint dncesinde yaygn olarak benimsenen karma-tena
sh grn benimsediini syleyebiliriz.
Ramayana'da yer alan ka]-ma-tenash anlaynn en
nemli zelliklerinden biri, sosyal karma anlaydr. Yani
yaplan bir fiilin sadece faili deil, kimsenin ierisinde ya24- Ramayana, Ayodyakanda, 13.1; K.K./^nand, a . g . e . , 2 3 5 - 2 3 6
25- Ramayana, XXXI, s.135
26- Ramayana, XXIX, s. 129

99

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

sad toplumun dier bireylerini de etkilemesidir. Bu an


lay en ak ekilde, destann Yudhakanda ad verilen ve
Sita'mn Lanka kral Ravana'nm elinden kurtarln hikye
eden blmnde gryoruz. Sz konusu bu blmde, Ra
vana'nm kt fiili sebebiyle btn adann tahrip olduu ve
bylece Ravana'nm yan sra btn Lanka halknn da ac
ve strap ektikleri anlatlmaktadr. Destan'a gre bu in
sanlarn byk ac ve zntye maruz kalmalarnn nede
ni bizzat kendi fiilleri deil, krallar Ravana'nm gerek Sita'ya gerekse kocas Ramaya yapt zulmlerdir.^'' Ayrca
yine destann dier bir blmnde Marica, Ravana'y kt
dncelerinden vazgeirmeye abalarken ona, yaplan
ktlklerin sadece faili deil, onun yesi olduu toplu
mun tmn etkileyeceini hatrlatmaktadr.^^ Bu rnekle
rin ortaya koyduu gerek udur ki, Ramayana destann
da, Upaniadlardaki karma anlayndan farkh olarak kar
ma inancnn sosyal vehesi zerinde durulmutur.
Ramayana'daki karma-tenash gryle ilgili olarak
belirtilmesi gereken son husus ise. Veda ilhilerinde oldu
u gibi, bilhassa iyi fiiller sonucu elde edilen sevabn ba
kalarna da intikalinin imkndr. Nitekim destann deiik
blmlerinde riyazet ve mcahede sonunda elde edilen se
vaplarn destan kahramanlar tarafndan baka kimselere
hediye edildii grlmektedir.^^
b - Mahabharata Destamna Gre
Karma-Tenash nanc
Mahabharata destannda karmann, zaman ve Tan
n'nm yan sra insan kaderini belirleyen temel faktrlerden
biri olarak saylmas aratrma konumuz asndan ok
27- Bkz., Ramayana, Yudhakanda, 10.25
28- Bkz., Ramayana, Aranyakanda, 38.26;39.1
29- Bkz., Ramayana, Aranyakanda, 5. 31; 6.14; 7.12-13

100

HNDUZMDE KARMA-TENASH

NANCI

nemlidir. Destanm efsanev ve didaktik tarzdaki birok


blmnde, kiinin nceki hayatlarnda yapm olduu
her fiilin mutlaka semeresini grecei ve karlaaca e
itli durumlarn da onun karmik birikimlerinin sonucu ola
rak meydana gelecei ifade edilmektedir. Mesel, destann
yazar kabul edilen Vyasa'nm, eserin bir yerinde yle de
diini gryoruz: "nceki varolular sresince yaplan fiil
ler, o canlnn peini hi brakmaz... ve kii, karmann s
rekli kontrolnde olduu iin dengesini devam ettirme ve
kt fiillerden kanmada son derece dikkatli olmaldr."
Yine destann Uttarayati blmnde ise, destan kah
ramanlarndan Devayani, iine dt derin kuyudaki
mutlak lmden Kral Yayati tarafndan kurtarldktan son
ra, babas Sukra tarafndan u ekilde uyarlmaktadr: "n
sanlarn ac ekmeleri veya mutlu olmalar, tamamen onla
rn kendi amelleri sebebiyledir. Dolaysyla grnen odur
ki, karlatnz bu olay da ilediiniz bir hata sonucu
meydana gelmi olmaldr." Bilge Sukra, bundan baka
Kaca'y ldren Vrsparvanaya da yle nasihat etmektedir:
"Ey Kral! Bilesin ki, yaplan her kt fiil hemen semeresini
vermez. nein yedikleri ancak hazmedildikten sonra ste
dnt gibi, kt fiiller de belli bir sre sonra sonula
rn verir. Bu sonular sizin tarafnzdan grlmese bile,
mutlaka oullarnz veya torunlarnz tarafndan grle
cekti." 32
Ayn ekilde zalim bir ift(:i ile sadhu Gautami arasn
da, birincinin olunun ylan sokmas sonucu lmesi zeri
ne aralarnda geen bir konumada ocuun muhtelif
lm sebepleri zerinde durulur; sonuta ylan ve zaman
gibi deiik faktrler muhtemel lm sebepleri olarak su
lanr. Ancak Gautami derin hr tefekkr sonucu, ocuun
30- Mahabharata, 3. 207.19-20
31-Mahabharata, 1.73.79
32- Mahabharata, 1. 75.2

101

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

gerek lm nedeninin, ocuun gemite yapt bir hata


olduunu idrak eder.^''
Zikredilen bu misaller karma inancnn, Mahabharata
destannda da ahlk bir nedensellik yasas eklinde anla
ldn gstermeye yeter kanaatindeyim. Ayrca burada
verilen misaller dikkatlice incelenecek olursa, destandaki
karma inancnn, karmik birikimlerin sonularnn sadece
ortaya ktklar varolu sreciyle snrl olmad; istikbal
deki varolu halkalarnda da semeresini verebilecei; ve
failin dnda onun yaknlarm da etkileyecei deiik zel
likleri ihtiva ettii grlecektir.
Bundan baka karmik birikimlerin neden olduu te
nash olaynn mahiyeti ve ayrntlar destann bir bl
mn oluturan ve yaygn olarak Bhagavad-Gita olarak bi
linen Bhisma Parvan (25-42) blmnde de yer alr. Gita'ya gre insan, beden ve ruhtan olumu bir varlktr.
Bunlardan birincisi lmle birlikte dalp yok olduu
hlde, ikincisi yok olmayan, ezel-ebed bir cevherdir. Kri
na Gita'da onu yle nitelemektedir: "Ruh domamtr,
hibir zaman yok olmayacaktr da... O bir kere var oldu
mu, ikinci kere bir defa daha var olmaz. O domam,
ezel-ebed, k varlktr... Bir kimsenin eskiyen elbiselerini
karp, yenilerini giymesi gibi, ruh da bir bedeni brakt
nda hemen dierine geer. Ona silh ilemez, ate yak
maz, su slatmaz, rzgr kurutmaz. O hibir okun yaralayamad, yanmayan, slanmayan ve kurumayan ezel bir
cevherdir.^''
Gita'ya gre lmle birlikte bedenden ayrlan insan
ruhlar genel olarak iki gruba ayrlr:
1 - Tanrnn hakk bilgisine ulatklar ve bu bilgi sa
yesinde eyann zne vakf olduklar iin tenash embe
rinden kurtularak asl hviyetlerine kavuan ruhlar. Ay33-Bkz., Mahabharatayi^
34- Ruhun zelhkleri konusunda detayh bilgi iin bkz. Gita, II. 20-25

102

HNDUZMDE KARMA-TENASH

NANCI

nen Upaniadlardaki gibi Gita'ya gre de byle ruhlar iin


artk yeniden bedenlenme, dolaysyla yeryzne dn
sz konusu deildir?^ Byle ruhlar, "aydnlk yol" olarak
isimlendirilen ve aadan yukar srasyla Ate, Alev,
Gndz, Aydnlk On Be Gn ve Kuzey Yolu basamakla
rndan oluan yolu izleyerek Brahma'ya kavuacak ve bir
daha geri dnmeyeceklerdir.3"
2 -Henz tekmln tamamlayamam beer ruhlar
ise, kutsal metinlerce emrediLm bir ksm din trenleri icra
etmi olsalar bile, tadklar muhtelif arzu-istekler sebe
biyle "karanlk yol" olarak nitelendirilen^'' ve Duman, Ge
ce, Karanlk On Be Gn ve Cney Yolu basamaklarndan
meydana gelen yolu izleyerek faziletli kimselere ait
meknlara, Ay lemine ularlar.'^^ yi amellerinin semere
sini grnceye kadar burada kalan ruhlar yeniden yery
zne dnerler. Ruhlarn Ay leminden yeryzne dn
lerinde hangi yolu izledikler;' Gita'da zikredilmezj Ancak
Ay lemine gidecek ruhlarn, gerek temel zellikleri gerek
se Ay alemindeki kal srelerinin ruhun karmik birikimle
riyle belirlenmesi konusundaki benzerliklerden hareketle,
Upaniadlarn bu konudaki grlerinin Gita tarafndan
da benimsendiini iddia etmek sanrm hatal olmaz. Dola
ysyla burada sz konusu edilen basamaklarn da ruha bu
alanlarda rehberlik eden insanst varlklarn isimlerinden
mecaz olmas mmkndr.
Yeryzne dnen bu ruhlar ya kutsal ve zengin bir ai
lenin ferdi olarak ya da yogi h^rmunda yeniden bedenleir1er. Ancak yogi formunda yelliden bedenlemek, dierine
gre olduka zordur. Ruhlar bu ekilde bedenletikten
sonra, nceki varolularda edindikleri tecrbelerin yard~35-G3,WU^^^^

C.VIII, s. 81

36- Gita, Vm, 24


37- Gita, VIII, 25; SBE, VIII/81
38- Gita, VI, 41;SBE,VIII/81

103

KARMA INANCNN

TENASH INANCYLA

ILIKISI

myla niha kurtulu yolunda byk bir hzla mesafe alr


lar. Upaniadlardan farkl olarak Gita'ya gre, Ay lemin
den dnerek yeryznde bedenleen bu ruhlarm daima
mkemmellie doru trmanacaklar ve birok ruh iin bu
bedenlenmenin son bedenleme olaca kabul edilir."'^
Bununla birlikte, arzu ve isteklerin esiri olarak yaa
yan ve din emir ve yasaklardan habersiz ruhlarn ise,
lmden sonraki durumlar konusunda Gita'da hi bilgi
verilmez.
3 - Dharmasstralarda Karma- Tenash nanc
Dharmasstra, Hindu diniyle ilgili ahlk ve hukuk
kurallar ihtiva eden kutsal metinlerin her biri iin kullan
lan bir terimdir. Bu nitelikteki eserlerin oluturduu kutsal
kitap koleksiyonuna Hindu dininde Dharmasstralar ad
verilir. Bilindii gibi Hindu toplumu kast sistemine gre
eitli snflara ayrlmtr. Toplumu oluturan her snfn
kendine ait belirli imtiyaz ve sorumluluklar vardr. te
Dharmasstralar olarak isimlendirilen bu literatrde, top
lumdaki muhtelif gruplara ait imtiyazlar ve onlarn ahlk
ve hukuk sorumluluklar zikredilmitir. Dharmasstralar
ierisinde en popler olan Manu Kanunnamesidir. Bun
dan baka Yajnavalkya Kanunnamesi, Vishnu Sutra,
Narada ve Brihaspati Sutra, Apastamba, Gautama, Vasistha ve Baudhyna'nn sutralar Dharmasstralar olutu
ran dier eserler arasnda saylabihr.*"
' 39-Gitarv74-467SBE^
40- Ludo Rocher, " Sstra Literatre ", ER, c.XIII/80-81. Ayrca bu konuda geni
bilgi iin bkz., The Laws of Manu, Trs. by Geoge Buhler, SBE serisi, c.XXV,
Introduction, s. XI-XVIII;The Sacred Law of Aryas (l-II), (Apastamba,
Gautama, Vasistha ve Baudhyan'nm sutralarn ihtiva eder.), Trs. by
G.Buhler, SBE, c.II,XIV. Her sutra iin yazlan Introduction blmleri; The
Institutes of Vishnu (Nandapandita'nn Vishnu Sutras), Trs. by Julius Jolly,
SBE, c.VII, Introduction blm; The Minor Law Books (Narada ve Brihaspati
Sutra), Trs. by J.JoUy, SBE, c. XXXIII, Introduction blm

104

HINDUIZMDE KARMA-TENASUH

INANC

Biz burada, Dharmasstralara gre karma-tenash


inancm beHrlemeye ahrken, hem tarih itibaryla dier
sutralardan nce kompoze edilmi olmas ve bu konudaki
dier eserlere kaynak oluu, hem de aratrma konumuzun
ayrntl ekilde ele alnm olmasn gz nne alarak Ma
nu Kanunnamesini esas aldk. Bu arada, eer varsa dier
sastralardaki farkhiklar belirtmek suretiyle Dharmasast
ralardaki karma-tenash inancn belirlemeye altk.
CManu Kajunnamesinin "Ruh g" baln tayan
XII. blm tamamyla Hint dncesindeki karma-tena
sh anlayna hasredilnutir. Bu blmde karma-tenashle ilgili genel bilgi ve analizden ziyade, her eyden nce bir
kanun kitab olmasndan tr, genellikle eitli nitelikteki
fiillerin sebep olduu yerden varolu formlar belirtilmi
tir. Bunun yan sra karma-tenash inancyla ilgili baz ge
nel ifadelere de rastlamak mmkndr; Sz gelimi, bl
mn daha nc maddesinde; insandan sadr olan fiiller
balca zihinsel, szel ve bedensel olmak zere temel
gruba ayrlmakta ve her eit fiilin mutlaka iyi veya kt
bir sonu ortaya karaca belirtildikten sonra, insanlarn
aa, orta ve yksek snflarda yer almakrmn, onlarn i
ledii fiillerin eitliliinden kaynakland ifade edilmek
tedir.*' Ayn blmn 52. maddesinde ise, eyaya ar
ballk, din vazifelerin ihmal edilmesi ve kefaretlerin ye
rine getirilmemesi kiilerin aa derecelerde yeniden bedenlenmelerinin sebebi olarak zikredilir.*^
Manu'ya gre, fiillerin sonular ya mevcut varoluu
muz sresinde ortaya kan ac veya haz eklinde, ya ma
hiyetleri itibaryla iinde yaadmz lemden farkl cen
net (heaven) veya cehennemdeki ac ve strap eklinde ya
da isticHldeki yeni varolularda karlalacak ac veya s41- The Laws of Manu (Manu), XH, 3
42- Manu, XII, 52

105

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

kmt eklinde ortaya kacaktr.^^


Manu, Hint karma-tenash inancn bylece beyan et
tikten sonra, sz konusu blmn dier maddelerinde e
itli fiillere bal olarak meydana gelecek yeniden varolu
formlarn zikreder. Ancak hemen belirtmek gerekir ki,
samsara arkmdaki ruhlarn, burada zikredilen formlarda
yeniden bedenlemeleri, aynen Upaniadlar ve Gita'da ifa
de edildii gibi, lm olaynn vuku bulmasndan hemen
sonra deildir. Manu'ya gre, iyi amelleri fazla kt amel
leri az olan ruhlar effaf bir bedenle donanm olarak cen
nette belli bir sre mutlu bir hayat srdkten**; kt amel
leri iyi amellerinden fazla olan ruhlar ise, ancak Yama'nn
hkim olduu eitli cehennemlerde belli bir sre ac ve i
kence ektikten sonra yeryznde yeniden bedenleirler.*^
imdi Manu Kanunnamesi'nde deiik trdeki ye
niden varolularn nedeni olarak ileri srlen fiiller ile
bunlarn neticesinde meydana gelen yeniden bedenleme
leri, Ludo Rocher'in tasnifine*^ bir ilve yaparak alt kate
goride ele alabiliriz.
A - Yeniden varolularn, yaplan fiillerin meneine
gre belirlenmesi: Manu Kanunnamesinde fiillerin mene'lerine gre zihinsel, szel ve bedensel olmak zere te
mel kategoriye ayrldklarn biraz nce belirtmitik.*^ Bu
kategorilere giren baz fiiller ve bunlarn neden olduklar
43- Manu, VI, 61-64 ; XII, 74-80
44- Manu, XII, 20
45- Manu, XII, 21; Muhtelif cehennemler iin ayrca bkz., Apastamba, 2. 1. 2. 2;
Gautama, 11.29-30
46- Ludo Rocher "Karma and Rebirth in the Dharmasastras" isimli makalesin
de, Dharmasstralarm karma ve samsara ile ilgili dncelerini be sisteme ayrarak incelemitir. Biz de almamzm bu blmnde onun bu tasniflerini
kullandk. Ludo Rocher, "Karma and Rebirth in the Dharmasastras", s.61-90.
Karma and Rebirth in Classical Indian Traditions, Ed. W.D.O'flahtery, Delhi,
1980

47- Manu, XII, 3

106

HINDUIZMDE KARMA-TENASH

INANC

yeniden varolu kategorileri Kanunname'de yle ifade


edilmektedir:
1 - Zihinsel fiiller:^^
a - Bakasma ait bir eyi kskanmak (Hasetlik)
b - Bakalar hakknda kt zanda bulunmak,
c - Yanl inan ve fikirlere balanmak.
2 - Szel fiiller:*^
a - Kfretmek.
b - Yalan sylemek.
c - Dnmeden konumak.
d - Nankrlk etmek.
3 - Bedensel fiillerr^o
a - Hrszlk
b - Zina
c - Bakasn yaralama
Kanunname'nin sekizinci maddesinde, bir kimsenin
iyi veya kt zihinsel fiillerin karln zihninde, szel fi
illerin karln konumasnda, bedensel fiillerin karl
n da bedeninde grecei zikredildikten sonra, mteakip
maddede bedeniyle gnah ileyenlerin yeni varolularnda
cansz olarak, diliyle gnah ileyen ve ktlk yapanlarn
ku veya bcek olarak, fikr dzeyde gnah ileyen ve k
tlk yapanlarn ise aa snf kast mensubu olarak yeni
den bedenleecekleri beyan edilir.^^
B - Maddenin zndeki temel zeUiin birbiriyle
mnasebetine dayal olarak fiillerin ve yeniden varolula
rn deerlendirilmesi: Manu'nun X1I.24 ve bunu izleyen
sonraki maddelerinde, eyann zn oluturan temel
nitelik sattva (iyilik), racas (hareketlilik) ve tamas .(cehalet
49- Manu, XII, 6
50- Manu, XII,7
51-Manu, XII, 8,9

107

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

veya ktlk) olarak belirtildikte sonra bu unsurlarn her


birinin mahiyetleri konusunda aynnt bilgi verilir.^^ Bun
dan sonra 39. maddeden itibaren, bu temel unsurlardan
herhangi birinin dierlerine hkim olduu zaman, sz ko
nusu unsurun rengini alarak bilfi ortaya kan fiillerin be
lirledikleri yeniden varolu kategorileri ise yle aklanr:
1 - Sattvik nitelikli fiillerin meydana getirdii yeniden
varolu formlar: Bunlar Manu Kanunnamesi'nde birinci,
ikinci ve nc derecedeki sattvik fiillerin belirledii
formlar olmak zere alt kategoriye ayrlr. Buna gre,
a - Birinci derecedeki sattvik fiiller: Bu nitelikteki fiil
ler sahibini asl formuna dndrerek onu samsara arkn
dan ebediyen kurtarr. Byle ruhlar En Yce, Yegne Haki
kat gibi sfatlarla nitelenen Brahma'ya kavuarak ebed
sknete ular ve bir daha yeryzne dnmezler.''''
b - kinci derecede sattvik nitelikli fiiller: Manu'ya g
re byle fuller de. Takdime Sunucular, Azizler, Melekler,
Vedalarm Koruyucu Tanrlar, Semav Iklar, Ata Ruhlar
ve Sadhyalar eklinde yeni bir varolua yol aarlar.^''
c - nc derecede sattvik karakterli fiiller. Bunlarn
ise, zahit, dervi, brahmin veya benzeri bir formda yeniden
varolua neden olduklar kabul edilir.^^
2 - Racas nitelikli fiiller: Bunlarn sonucunda ortaya
kan varolu formlar ise yledir:
a - Birinci derecede racas karakterli fiillerin sebep ol
duu yeniden varolu formlar Gandharva, Guhyaka, Tan52- Eyann temel niteliinin mahiyeti konusunda bkz., Manu, XII, 24-38
53- Bkz., Manu, XII, 50
54- Manu, XII, 49; Burada isimleri zikredilen varlklar, Hint kozmolojisine gre
veryz ile gkyz arasnda yaayan semav varlklardr. Bunlar sahip oldukar birtakm zellikler itibaryla Tanrlara benzer. Ancak hibir zaman Tanr
deildirler. Bu konuda geni bilgi iin bkz. John Dowson, A Classical
Dictionary, s.271; H. Jacobi, "Brahmanism", ERE, 11/809
55- Manu, XII, 48

108

HNDUZMDE KARMA-TENASH

NANCI

rlarm Hizmetileri ve Apsaralardr.^^


b - ikinci derecede racas karakterli fiillerin ortaya
kardklar yeniden varolu kategorilerinden bazlar ise
unlardr: Kral, asil, saraydaki din danman, kahraman
bir asker veya bilgili bir din adam.^^
c - nc derecede racas karakterli fiiller. Bunlarn
ise, Ghaljg, Malla, Nata, hayatn deersiz ilerde alarak
kazanan kimse, kumarbaz veya ayya bir kimse formunda
yeniden bedenlenmeye neden olduklar zikredilir.^^
3 - Eyann nc temel nitelii olan tamas karakterli
fiillerin neden olduklar yeniden varolu formlar ise un
lardr:
( a - Birinci derecede tamas karakterli fiillerin neden ol
duklar varolu formlar; Karana, Suparna, Rkhasa ve Pisaka.^^
b - kinci derecede tamaj; karakterli fiiller, fil, at, sudra
veya rslan, kaplan ve ay gibi yrtc bir hayvan formunda
yeniden bedenlenmeye neden olurlar.^
c -(nc derecede tamas karakterli fiiller ise, her
hangi cansz bir varlk veya bcek, balk, kaplumbaa ve
yaban herhangi bir hayvan gibi canl formunda yeniden
bedenlenmeye neden olurlaf*;'^^
C - Drt byk gnaha gre yeniden varolularn be
lirlenmesi: Sz konusu Kanunname'nin XI. 55 maddesinde
56- Manu, XII, 47; Gandharva, Apsara, Guhyaka; Hint kozmolojisine gre.
Tanrlardan daha aagTseviyede, ancak zeflEteri itibaryla insandan stn ka
bul edilen semav varlklara verilen isimlerdir. Bkz., J. Dowson, A Classical
Dictionary, s.19-20,115,105-106; H, Jacobi, "Brahmanism", ERE, 11/809-810; E.
Sarkolu, Dinler Tarihi, s.,141
57-Manu, XII, 46
58- Manu, XII, 45
59- Manu, XII, 44; Burada zikredilen ve karana, suparna, rakhaja ve ^isaka ad
laryla anlan varlklar lemdeki kt ruhlara verilen isimler3ir Bkz.,T~
Dowson, A Classical Dictionary, s.234-235,254-255,309
60- Manu, XII, 43
61- Manu, XII, 42

109

KARMA INANCNN TENASH INANCYLA

ILIKISI

bir brahmanm katledilmesi, sura ad verilen ikinin iilme


si, brahmanlara ait bir eyann alnmas, Guru'nun hanmyla zina edilmesi ve bunlar yapan kimselerle ibirlii
yaplmas lm cezasn gerektiren gnahlar ve slam ter
minolojiyle ifade etmek gerekirse gnah- kebir (mahpfahe) olarak zikredilmektedir. XII. 54'te ise, bu fiillerden
herhangi birini ileyen kimselerin uzun yllar cehennemler
de ac ve ikence grdkten sonra, samsara arkna girecek
leri bildirilir. Ayn blmn 55-58. maddelerinde bu lm
cl gnahlardan herhangi birini ilemi olan kimselerin
muhtemel yeniden doum formlar ise, yle ifade edir:
a - Bir brahman katleden kimse mteakip varoluun
da kpek, domuz, eek, deve, kei, koyun, inek, ku veya
ceylan vb. bir hayvan formunda yeniden bedenleecektir.^^
b - Sura olarak bilinen alkoll ikiyi ien bir brahman
ise yeniden varoluunda, bcek, solucan, fare, yrtc hay
van vb. formlardan birinde yeniden bedenleecektir.*'-'
c - Baka bir brahmanm eyasn alan brahman ise,
yeniden varolularnda binlerce defa rmcek, ylan, ker
tenkele, suda yaayan herhangi bir canl veya Psaka for
munda yeniden bedenleecektir.^'*
d -^Guru'nun yatan kirleten bir kimse ise, yzlerce
defa ayrk otu, al, sarmak gibi bitkiler formunda ya da
zehirli bir bcek formunda yeniden dnyaya gelecektir.^^/y
D - Hrszln neden olduu yeniden varolu formlar:
Manu Kanunnamesi'nin XII. 61-69 maddelerinde, hrszlk
yapan kimselerin gelecek varolularnda alaca formlarn
aynnt ekilde tasvir edildiini gryoruz. Burada otuz
dan fazla eyay alan kimsenin yeni varoluunda alaca
formlar ylece ifade edilmektedir:
62-Man^XIL55
63- Manu, XII, 56
64- Manu, XII, 57
65- Manu, XII, 58

110

HNDUZMDE KARMA-TENASH NANCI


eitli Hrszlk Olaylarnn Sebep Olduu Varolu Formlarn Gsterir TABLO*
SEBEP O L D U U YENDEN VAROLU FORMU
ALINAN EYA

Manu

Yacnavalkya

Vinu

Tall

Fare

Fare

Altn
Su

Kaz
Su k u u

Fare
Su kuu

Fare
Su k u u

Bal

neli b c e k

neli b c e k

neli b c e k

St

Karga

Meyve

Kpek
Trtr

Kpek
Trtr

Akbaba

Karga
Kpek
-

Mart

Akbaba

Akbaba
-

Tereya
Et
y a

Karga

Domuz veya
d o m u z ya
Caz ya

Mart

Y a ien k u

Tuz
Yourt

Crcr bcei

Crcr bcei
-

Ya ien k u
Crcr bcei
Turna kuu

Y l a n ebesi

Kurbaa

pek
K e t e n bezi
Sr
Pamuk
Marmelat

Turna kuu
Keklik
Kurbaa
Ylan ebesi
Balkl

Keklik
Y l a n ebesi
Balkl

Parfm

Tilki
Tilki
F a r e suratl canl F a r e suratl canl F a r e suratl canl

Sebze

Tavus kuu

Tavus kuu

Yemek

Kirpi

Ate

Turna kuu

Turna kuu

Ev ara-gereci

E e k ars
Kirpi

Boyal k u m a
C e y l a n v e y a fil
Fil
At
M e y v e kk
Meyve

Kurt
Arslan
Maymun
-

M e y v e v e y a iek
me suyu

Kadn

Ay
Saksaan

Davar

Kei

Elbise

E e k ars
-

Tavus kuu
Kirpi
Turna kuu
E e k ars
Kirpi
Kaplumbaa
Arslan

Maymun

Czzamh

Kei

* Bu tablo, Manu Kanunnamesi, XIl, 61-69, Vinu Kamnnamesi (The Institu


tes of Vishnu, Trans, by Julius Jolly, SBE, VII), s. 144-146 ve Ludo Rocher'in
"Karma and Rebirth in the Dharmasastras", Karma and Rebirth, Ed. W D .
O'Flahtery, s.72-73 eserlerinden yararlanlarak izilmitir.

Ill

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

Hrszln neden olduu yeniden varolu formlarn


konu alan blm, bakasnn maln gasp eden veya kendi
ne sunulmam kutsal bir yiyecei yiyen kimselerin her
hangi bir hayvan formunda bedenleeceini; yukarda sa
ylan eyalar alann kadn olmas durumunda ise, yine
yukarda belirtilen formlarn diisi ekline gireceini bildi
ren u ifadelerle sona ermektedir: "Bakasna ait bir eyi
zorla alp gtren veya kendisine sunulmam kutsal bir
yiyecei yiyen bir kimse kanlmaz olarak hayvan hline
gelir. Hrszl kadnn yapmas durumunda, o da ceza
landrlacaktr. Ancak onun, bu fiili nedeniyle kazanaca
form yukarda sayanlarm diisi eklinde olacaktr.^"^
E - Ferdin, mensup olduu kasta ait sorumluluklar
yerine getirmemesi nedeniyle maruz kald yeniden do
u formlar: Yukarda iaret edildii gibi, deiik kastlara
mensup olmak, ferde birtakm imtiyazlar verdii gibi, ona
baz sorumluluklar da ykler. Manu Kanunnamesi'nin 70.
maddesinde, herhangi bir zorunluluk olmakszn sorumlu
luklarn yerine getirmeyen kast mensuplarna ait ruhlarn,
aa derecedeki istenmeyen bedenlerde bir sre dolatk
tan sonra Dasyularm^^ hizmetisi olacaklar zikredilir.^^
Kanunnamenin ayn blmnn 71 ve 72. maddelerinde ise, drt temel kasttan her birine mensup olanlarn sorum
luluklarn ihmal etmeleri hlinde maruz kalacaklar yeni
varolu formlar u ekilde belirtilmitir: "Sorumluluunu
yerine getirmeyen bir Brahman, kusmukla beslenen bir
ulkmukha preta hline; bir Ksatriya ise, le ve mundar
eylerle beslenen bir kataputana preta hline dnr. Ay
n ekilde grev ve sorumluluklarndan habersiz bir Vais
ya pislikle beslenen bir canl, maitrksajyotika preta ekli'66-Manu/xil 68-69
67- Dasyu: Vedalara gre Tanrlar ve insanlarn dman olan kt varlklara
verilen isim. Bkz. J. Dowson, A Classical Dictionary, s.84
68- Manu, XII, 70

112

HINDUIZMDE KARMA-TENASH

INANC

ne, sudra kastna mensup ayn durumdaki bir kimse ise,


fare veya bitle beslenen bir canl, yani calissaka preta
hline gelir."
Apastamba'da ise deiik kastlara mensup kimselerin
kasta ait sorumluluklarn tam olarak yerine getirmeleri
durumunda, lmden sonra bir st kast mensubu olarak,
yerine getirmedikleri zaman ise bir alt snfn mensubu ola
rak yeniden bedenleecei bej'^an edilir ki, grld gibi
bu da Manu'nun yukardaki beyanlarndan olduka farkhdr.7"

F - Yukardaki be gruba girmeyen karma-tenashle


ilgili kurallardan bazlar: Gerek Manu Kanunnamesi'nin
gerekse benzeri dier eserlerden zikredilen ve ancak yukar
da anlatlan be grup ierisine girmeyen, karma-tenashle
ilgili kurallardan bazlar da ciyledir: XII. 59'a gre, baka
larna eziyet etmekten zevk alan kimseler et yiyen yrtc
bir hayvan formunda, haram yiyecekleri yiyenler solucan
formunda, aa snflara mensup kadnlarla zina eden
kimseler Preta formunda, hrszlar ise kendi trnn canl
larn yiyerek beslenen bir canl varlk formunda yeniden
bedenleecektir. 60. maddeye. gre ise, kast d (Parya)
kimselerle iliki kuran, baka kimselerin kadnlarna sar
kntlk eden ve brahmanlara ait bir eyay alan kimseler
Brahmarkshasa''' olarak yeniden bedenleecektir.^^
Bundan baka, sudra kastna mensup birisinden
yardm dilenen bir brahman lmnden sonra Kandla^^;
bakalarmn Tanrlara takdime gayesiyle kendisine emanet
verdii herhangi bir eyay bu amala kullanmayan bir
70-Bkz., Apaslamba, 2. 5.11.10-11
71- Bralmarkshasa: Kt ruh veya byle ruha sahip kimse anlamma gelir.
Bkz., Manu, s.497,60 no'lu dipnotta.
72-Manu, XII, 59-60
73- Manu, XI, 24; Ayrca kr. The Institutes of Vishnu, LIX,11

113

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

brahman ise, lmnden sonra yzlerce kere akbaba veya


karga'''*; agzllk ve kskanlk nedeniyle tanrlara veya
brahmanlara sunulan yiyecek, eya vb. hediyeleri gasp eden gnahkr kimseler ise akbaba ve benzeri yrtc hay
vanlarn artklaryla beslenen canhla/^ formunda bedenle
eceklerdir. Yine kadnlarn kocalarna kar vazifelerinin
sz konusu edildii maddelerden bazlar konumuz asn
dan ilgintir. Sz konusu maddelerden birisinde kocasna
itaat eden kadnlarn lmden sonra da kocasyla birlikte
semav meknlarda huzurlu ve mutlu bir hayat srecekleri
ifade edilirken, dier maddede ise kocasna isyankr ka
dnlarn hayatlarnda eitli hastalklara maruz kalmann
tesinde lmden sonra akal formunda bedenleecekleri
belirtilmitir.^^
B - HNDU DNCE SSTEMLERNDE
KARMA-TENASH NANCI
(^Hindu dnce sistemleri klsik olarak stika (ortodoks) ve nstika olmak zere iki temel gruba ayrlr. sti
ka snfna giren sistemler Mimamsa, Vedanta, Sankhya,
Yoga, Nyaya ve Vaisesikadr. Bunlarn stika olarak isimlendirilmelerinin nedeni, sz konusu bu sistemlerin, Hin
du dininin en eski kayna ve kutsal kitab olan Vedalarm
otoritesini kabul ettikleri iindir. Nstika ad verilen sis
temler ise, birincilerin aksine Vedalarm otoritesini ve kut
salln tanmamann tesinde, yaratc ve mteal bir tan
rnn varln da kabul etmeyen Carvaka, Cayna ve Budist
ekolleridir.-^Bu sistemden son ikisi, zaman ierisinde
Hinduizmin yan banda mstakil birer din hline geldik' 74-Manrxr25; Kr'.^^^^
s.76'dan naklen)
75- Manu, XI, 26
76- Manu, V, 165-166; IX, 29-30

114

Yajnavalkya, 1.127 (L.Rocher, a.g.m.,

HNDUZMDE KARMA-TENASH

NANCI

leri hlde, Hint materyaliznrvi olarak niteleyebileceimiz


Carvaka ekol gerek kaynaklar gerekse mensuplar itiba
ryla gnmze kadar ulamamtr.'^
Biz burada stika kategorisine giren sistemlerin kar
ma-tenash anlayyla ilgili grlerine yer vereceiz.
Nstika sistemlerden Caynizm ve Budizm ise, srasyla nc ve drdnc blmlerde mstakil olarak ele alna
caktr. Dier nstika sistem Carvaka ise, karma kanunu
nun sadece mevcut hayatta geerli olduunu ileri srerek
onun metafizik ve eskatolojik boyutlarn inkr etmesi ve
bunun da tabi olarak tenash veya reenkarnasyon olayn
inkr anlamna gelmesi dolaysyla konumuzla dorudan
ilgili olmad iin aratrlmaya deer grlmemitir.
Theos Bernard, Hindu felsefesi ile ilgili bir eserinde
genel olarak Hindu dncesinin gayesini yle ifade et
mektedir: Hindu felsefe sistemlerinin hepsi, felsefenin ga
yesinin ac ve strabn yok edilmesi olduunu ve bu gaye
nin de ancak eyann hakik bilgisinin elde edilerek, stra
bn kayna olan "avidya"nm giderilmesiyle gerekleebile
ceini belirtmekte hemfikirdir.''^ Hint dnce sistemleri
nin amac ile ilgili olarak ileri srlen bu veya benzeri g
rlere, onu konu edinen hejnen her eserde rastlamak
mmkndr. Ancak, bizim burada ilgimizi eken nokta,
ayn dnce sistemlerinde kiinin ac ve strap emberine
d nedeni ile, onu bu ac ve straptan kurtaracak ve
niha aydnlanmaya gtrecek yolun ayn, yani karma olu
udur. Baka bir deyile, karma -ister gemi varolu hal
kalarnda isterse u andaki varoluumuz sresince icra
edilmi olsun- btn sistemlerce ac ve straba neden olan
avidynm en nemli mili olarak deerlendirilirken, aym
zamanda da kiiyi ac ve straptan, yani doum-lm
77- Datta-Chatterjee, Introduction..., s.6-7; S.N.Dasgupta, A History of..., 1/67-68
78- Theos Bernard, Hindu Philosophy, Delhi, s.2

115

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

emberinden kurtaracak yeterli veya zorunlu faktr olarak


grlmektedir. Aadaki satrlarda, btn sistemlerce bu
derece nem verilen ve zerinde durulan karma anlay
mahiyeti, sonular ve karma- tenash ilikisi asndan ele
alnmtr.
Astika sistemlerin karmann tanm ve tasnifi ile ilgili
grleri balca iki grupta toplanabilir. Sankhya-Yoga''^ ve
Nyaya-Vaisesika tarafndan benimsenen birinci anlaya
gre karma, ferdin, belli bir arzu-istek sonucunda icra etti
i din veya sekler nitelikteki her trl zihinsel, szel ve
bedensel faaliyettir. Sankhya-Yoga'ya gre, eer byle bir
fiil cehalet, ar muhabbet, nefret veya fke gibi duygular
sonucu meydana gelmise, onun meydana getirecei tesir
elemdir. Dolaysyla byle duygulardan kaynaklanan kar
malar "kt karma" olarak nitelendirilir. Dier taraftan bir
fiil hogr, merhamet, efkat, sevecenlik, yardmseverlik
vb. duygular sonucunda ortaya km ise, ortaya karaca
tesir haz veya mutluluk eklinde olacaktr. Sankhya-Yo79- Aslnda Sankhya ve Yoga ekolleri Hint dncesi ierisinde farkl zamanlar
da ortaya km iki ayr sistemdir. Ancak Yoga ekol, kendisinden daha nce
ortaya km olan Sankhya sistemince benimsenen kozmolojik doktrinleri aynen
kabul eder. ki sistem arasmdaki yegne fark, Sankhya sistemi tabiatn evrensel
durumu ile ilgilenirken. Yoga sistemi tabiatn ferd durumuyla ilgilenmesidir.
Her iki sistemin dayandklar temel varsaym da ayndr: Hibir ey yoktan var
olmaz, eer bir glge sz konusu ise, mutlaka ona neden olan bir varlk olmal
dr. Bu nedenle Sankhya ekol, lemin oluumunu iki ezel cevher, purusa
(manev cevher) ile prakriti'nin (madd cevher) birbiriyle ilikisine dayandrr
ken. Yoga sistemi de beden ve ruhtan mteekkil bir btn olarak kabul eder.
Sankhya ile Yoga arasndaki iliki bazen de teori-pratik ilikisi eklinde telkki edilir ve bu mnasebetle de, sz konusu bu iki sistem tek bir sistem gibi SankhyaYoga sistemi olarak anlr. Bkz.,T.Bernard, Hindu Philosophy, s.89; K.K.Anand,
a.g.e., S.128
80- Nyya ve Vaisesikada farkl zamanlarda ortaya km iki felsefe sistemidir.
Nyya ekol daha ziyade mantk ve epistemolojik problemlerle urarken,
Vaisesika ekol de daha ziyade ontolojik ve metafizik problemleri ele alr. Bu ne
denle Nyya daha ziyade bir mantk ve metodoloji sistemi olarak karmza
karken, Vaisesika ise metafizikle uraan bir sistem olarak tannr. Ancak Nyya,
Vaisesika'nm metafizikle ilgili grlerini aynen kabul etmesi ve Vaisesika'nm
da Nyya ekolnn mantk ve epistemoloji ile gili grlerini aynen kabul et
mesinden tr iki sistem birlikte, Nyya-Vaisesika Ekol olarak tannr. Bkz.,
K.K.Anand, a.g.e., s.l'/O

116

HINDUIZMDE KARMA-TENASH

INANC

ga'ya gre bu ekilde haz veya mutluluk ortaya karan fi


illere "iyi karma" ad verilir.^*
Nyya-Vaisesika'ya gre ise, karmalarn ortaya ka
raca tesirlerin punya m yoksa papa m olaca, aynen
Sankhya-Yoga sistemindeki gibi fiilin ortaya kndaki te
mel duygunun niteliine baldr. Eer fiilin ortaya k
nedeni, yine ar sevgi, kskanlk ve nefret gibi duygular
ise, onun fail zerinde brakaca tesir olumsuz, aksine,
ahlk bakmdan iyi olarak nitelenen duygular sonucunda
ortaya kan fiillerin faile tesiri ise olumlu ynde olacak ve
onun daha iyi artlar ve imkrdar ierisinde yeniden dou
unu temin edilebilecektir.''^
Mimamsa ve Vedanta sistemlerince benimsenen ikinci
anlaya gre ise, karma terimi, "Hindu kutsal literatrnce (Vedalar, Upaniadlar ve Brahmanalar) emredilen yin
ve trenlerin icra edilmesi" (,*klinde ve birinciye nazaran
daha dar bir anlamda kullanlmtr. Yani, Mimamsa ve
Vedanta ekollerinde karma teriminin ifade ettii anlam sa
dece din zellik tayan fiillerle snrlandrlmtr. lk ba
kta hemen grlecei gibi, din bakmdan yerine getiril
mesi gerekli kurallar anlamndaki bir karma terimi, dhar
ma ile ayn anlam ifade ede. Karmann byle daha zel
bir anlamda kullanlmas, tabiatyla onun ahlk tasnifinde
gznne alnan kriteri de etkilemitir. Arlk bundan byle
fiillerin ahlk bakmdan nitelendirilmelerinde gznne
alman kriter, onlarn kutsal literatre uygun olup olmadk
lardr. Buna gre, kutsal literatrce benimsenen kurallara
uygun fiiller "iyi", bunlara uygun olmayan fiiller ise "kt"
olarak nitelendirilir."^^'
Karmann ortaya kard sonular sz konusu oldu81- K.K.Anand, Indian Philosophy, s.134-140
82- K.Walli,Tleoi7 of Karman..., s.168
83- K.K.Anand, a.g.e., ;;.134,140; Bernard, a.g.e., s.lU2

117

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

unda ise, btn stika sistemler, din veya sekler karak


ter tayan bir karmann ahlk niteliine bal olarak iyi
veya kt bir sonu ortaya karacan; ve gzle grle
meyen bu sonucun fiilin icrasndan hemen veya belli bir
sre sonra semeresini vereceini kabul ederler. Byle bir
semerenin ortaya k, Sankhya-Yoga ve Nyya-Vaisesika
ekollerine gre mantk bir zorunluluk arz ettii hlde,^*
Mimamsa ve Vedanta ekollerince bu, her eyden nce din
bir zorunluluktur.^^ nk gerek Vedalar gerekse Brahma
nalarda yer alan ifadelere gre, insanlarn niha kurtulua
ulamalar veya mutluluu elde etmeleri her eyden nce
bir ksm din trenlerin fert tarafndan icra edilmesi art
na baldr. Bunun anlam, icra edilecek din trenlerin ya
mevcut varoluumuzda yaanlan bir mutluluk ya da niha
kurtulua ulama eklinde mutlaka bir semere vermesi de
mektir. Zira doruluunda hibir phe olmad kabul
edilen kutsal literatrde byle beyan edilmektedir. Eer
biz, ferdin icra ettii fiillerin hibir sonu vermediini farz
edecek olursak, gerek Vedalarm gerekse Brahmanalarm bu
beyanlar anlamsz kalacaktr.
Karmalarn ortaya kard sonularn gelecee inti
kali ve karmik birikimin bilfi semeresini vermesi konusu
na gelince; Sankhya-Yoga ve Mimamsa ekollerine gre
karmik birikimler, Tanr veya benzeri bir varln mdaha
lesine gerek olmakszn, zaman ierisinde kendiliinden
olgunlaacak ve semeresini verecektir.^^ Nyya-Vaisesi
ka'ya gre ise, karmik birikimlerin semerelerini verebilme
si iin Tanr'nn varln her zaman iin zorunlu bir art
olarak kabul edilir. Vedanta sistemine gelince; Badarayana'nm Brahmasutra'sma gre, tpk Nyya-Vaisesika'da ol84- K'.K.Anandra.g.e!, 134;i40,'"l70-171
85- Ganganath ]ha, Furva Mimamsa in Its Sources, s.226-227; K.K.Anand, a.g.e.,
s.158-155
86- Chatterjee-Datta, Introduction, s.l6

118

HNDUZMDE KAHMA-TENASH

NANCI

duu gibi. Tanrnn varl, karmik birikimlerin semeresini


verme aamasnda zorunlu art olarak grlmektedir. An
cak ankara'nm Advaita Vedanta'sma geldiimizde, byle
bir grn maya hlinde bir anlam olsa bile, mutlak
mnda bir anlam ve deeri yoktur. nk arz olan bu
hlin izalesinden sonra lemde tek bir hakikat var olduu
ve onun da Tann'nm kendisi olduu idrak edilecektir.^^
Zaten bu noktadan sonra karma yasas artk ilememekte
dir.
Peki, bilin ve hareketten yoksun karmik birikimlerin
kendi balarna bilfiil olarak ortaya kmalar mmkn
mdr? Sankhya-Yoga ve Mhnamsa iin, karmik birikim
lerin nitelii, ruhta kalma sreleri, bilfiil ortaya kma anla
r vb. zellikler, bu karmik birikimin nedeni olan karmann
hazrlk safhasndaki arzu-istein iddeti ve ferd zellik
lerle belirlenmektedir.^** Bu nedenle vasana, apurva ve adrta gibi deiik isimlerle anlan karmik birikim, nceden
belirlendii ekilde belli bir sre effaf beden veya jivada
potansiyel olarak kaldktan sonra kendiliinden ortaya
kacaktr. Biraz nce de belirttiimiz gibi bu srete Tanr
veya benzeri Yce bir Kudreth yardmna veya mdahale
sine gerek yoktur. Dier taraftan, Nyya-Vaisesika ve Ve
danta ekolleri gibi, karmik bij-ikimin bilfiil semere hline
dnmesinde Tann'nm aracln zorunlu grsek bile.
Tanr buradaki yaratma fiilinde mevcut karmik birikimlere
bahdr. Yani onlarn gerektirdii bir sonucu yaratmak zo
rundadr. Yoksa kendi bana istei bir sonucu yaratamaz.
Bylece her iki durumda da karmik birikimlerin insan ka
derini belirlemede son derece nemli olduklar ortaya kmaktadr.89
87- N.Tatia, Studies in Jaina Philosophy, ;;.221; S.D. Sharma, A Critical Survey
of Indian Philosophy, Delhi, 1987, s.185; C.hatterjee-Datta, a.g.e., s.l 6
88- Aym yer
89- O'Flahtery, W.D, Karma and Rebirth..., s.l6;K.K.Anand, a.g.e., s.160-61,
189,193

119

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

C - SHZMDE KARMA-TENASH NANCI


Karma-tenash manc, her ne kadar Sihizmde birinci
derecede nemli bir inan deilse bile. Adi Grant'ta yer
alan u ifadeler onun, sz konusu bu din sistem tarafmdan da benimsendiini ak seik ortaya koymaktadr:
"Kii karma tarlasna ne ekmise, onu bier."
"Ancak ektiinizin meyvesini toplarsnz."
Genel anlamda bir karma inancnn kabul edildiini
gsteren bu rneklerin yan sra, aadaki ifadeler de, in
sanlarn maruz kald bilhassa kt ve arzu edilmeyen
durumlarn, Sihler tarafndan da insanlarn kendi fiilleri
sebebiyle balarna geldiinin kabul edildiini gstermek
tedir:
"Vay aklsz bam! Herkes sadece kendi amellerine
gre cezalandrld hlde niin hlinden ikyet eder, sz
lanrsn?"
" Eer u anda ayan topalsa, iyi bil ki kendi amelle
rin sebebiyledir."
Sihizmde Tann'nm, he^eyin kendisinden sudur ettii, lemdeki her eyin yaratcs, yaatcsj_ve Jkimi olafakT<abul edildii gz nne alnrsa, lemdeki karma ya
sasnn da, yine O'nun tarafndan konulmu bir ahlk ka
nunu olduu sylenebilir.
Nitekim Kapur Singh, "Sihizmin Esaslar" isimli ma
kalesinde, Sih karma-tenash inancnn zelliklerini yle
beyan etmektedir: "Sih karma-tenash doktrini, Hristiyan
kelmmdaki kaza-kader anlaynn ayns deildir. Her ne
kadar o, bugnk hayatmzn snrlarnn gemi hayatla90- Guru V, jaitsri Rag (Harbans Singh, The Message of Sikhism, Delhi, 1968,
s.SS'den naklen)
91- Guru I, Japji (H.Singh, The Message, s.SS'den naklen)
92- Guru V, Gauri Rag (H. Singh, The Message, s. 88'den naklen)
93- Guru I, Asa Rag (H. Singh, The Message, s.SS'den naklen)

120

HINDUIZMDE KARMA-TENASH

INANC

rmzdan intikal eden karmik birikimlerle belirlendiini


kabul ettii iin bir eit kaza-kader inanc gibi grnyor
sa da, karma-tenash inancna gre insan hrdr. Zira sz
konusu bu inanca gre, bizler kendi kaderimizi oluturu
yor ve gelecekteki stat ve durumlarmz kendimiz belirliyoruz. Sihizm tarafndan yorumlanan karma-tenash
doktrini bize, bu hayatmzda karlatmz haz, mutlu
luk veya skntl durumlarn, gemi hayatlarmzda kendi
hr seimlerimizle icra ettiimiz ameller sebebiyle bam
za geldiini; gelecekteki varolularmz ve karlaaca
mz durumlarn da bugnk amellerimiz sonucunda orta
ya kacan retir."
Karma-tenash ilikisi konusunda ise, Sihizmin, Ramanuja ekolnn bu konudaki grlerini aynen kabul ettii grlr. T ^ e k i m her iki sisteme gre, ruhun tenash
arkna dnn nedeni karmadr.^^ Ancak ayn sistem
lere gre, iyi karmalarn hayat anlaml kld^*, ve ruhun
yeniden asl lyiahiyetini kazanarak niha kurtulua ulama
snda nemli fonksiyonu olduu gz nne alnrsa, bura
da sz konusu edilen karmann, nefret, ehvet, fke ve ta
mah gibi itici motivlerden kaynaklanan karmalar olduu
kolayca anlalabilir. Nitekim Adi Grant'tan aktarlan u
ifadelerin de bizim bu konudaki kanaatimizi pekitirdiini
dnyorum.
"Yeryzndeki hibir ey amel olmakszn elde edile
mez."
"lh bilgi, ancak iyi ve gzel amellerle olgunlar." 9S
94- Bkz. Knpur Singh " Essc-nlials of Sikhism ", Sri Guru CJrant Sahib (Eng.
Version), (I-IV), ng. cv. Copal Singh, Delhi, I960, II/Xll
95- Guru I, Jnpji; Guru III, Mnjh Rag (H. Singh, The Message, s.89'dan naklen);
Kr. B.N. Tripathi, Spiritual Bondage, s.290
96- Guru I, Sri Rag (H.Singh, The Message, s.89'dnn naklen)
97- Guru I, Japji (I I. Singh, The Message, s.90'dan naklen)
98- Guru 1, Mnjh l^eigh, (H. Singh, The Message, .s. 90d;ui naklen)

121

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA

LKS

"Kalplerinde agzllk ve ehvet gibi duygular bulu


nan kimseler saysz doum-lm arkndan gemeye
mahkmdur." 5"
Fiiller sonucunda ortaya kan karmik birikimlerin
gelecekteki varolulara tanmas konusunda ise Sihizm,
byle bir tanmann cesedin lmyle birlikte lmeyen ve
tahrip olmayan ruh sayesinde gerekletiini savunur.^""
te yandan Sihizme gre, karmik birikimlerin aktel
hle dnerek semerelerini vermelerinde ise, tpk Ramanuja ekolnde kabul edildii gibi Tann'nm aracl, yard
m zarurdir. Byle bir yardm olmakszn, bilinten yok
sun karmik birikimlerin kendi balarna semerelerini orta
ya karmalar sz konusu deildir.^"'
Son olarak Sihizm, ruhun iine dt tenash em
berinden kurtuluun da ancak Tann'nm inayeti ve ltf sa
yesinde mmkn olabileceini savunur. Ancak Tann'nm
yardmnn temin edilebilmesi iin kulun da ona lyk hle
gelmesi gerekir. Byle bir hl ise, ancak iyi karmalar, Tan
n'nm adnn srekli zikredilmesi, O'nun byklnn,
azametinin dnlerek O'nun ayana kapanmalda ger
ekleir.'"^ Ksacas Sihizm, tenash emberinden kurtulu
konusunda da Ramanuja'mn grlerini aynen kabul
eder.'"3

99- Guru III, Gujri Ragh, (H. Singh, The Message, s.86'dan naklen); Ayrca bkz.,
W.L. Macleod, Guru Nanak and The Sikh Religion, Delhi, 1968, s. 184
100- Guru V, Gauri Ragh; Guru V, Gond Ragh (H. Singh, The Message, s. 87'den
naklen)
101- Guru I, Japji, (H. Singh, The Message, s.6'dan naklen)
102- Kabirji, Asa Ragh (H. Singh, The Message, s.86'dan naklen); Guru II, Majh
Ragh (H.Singh, The Message, s.86-87'den naklen)
103- Kr. B.N. Tripathi, Spiritual Bondage, 294-295

122

BUDIZMDE
KARMA-TENASH INANC
Bu blmde ele almay dndmz Budist kar
ma-tenash inancnn tam olarak anlalabilmesi iin, sz
konusu dinin kozmoloji ve ahiret anlaylarnn ncelikle
ele alnmas gerekecektir. 2;ira karmik birikimlerin fert
zerindeki tesiri sadece ortciya ktklar varolula snrl
deildir. Bunun yan sra karmik birikimler lmden sonra
meydana gelecek yeniden varolular de etkileyerek, onla
rn keyfiyetini belirlemektedir. Ayrca tenash olay da ta
mamyla lm sonras meydana gelen bir olay zellii ta
maktadr.
A - BUDZMN KOZMOLOJ ve
AHRET ANLAYII
1 - Kozmoloji Anlay
zerinde yaadmz dnyay yaratan, onu koruyup
gzeten ve varln srdrmesini temin eden ahs bir
Tann fikri Budizmde yer almaz. Bu nedenle Budizm, birFaratrmac tarafndan ateist (tanrtanmaz) bir din plarak kabul edilir. Ancak ateist teriminin Tann'nm yan sra,
ruh, ahiret gibi ruh ve manev hakikatlerin varln
topyekn inkr eden kimseler iin kullanld gznne
alnacak olursa, onun bir din olarak Budizm veya bu dine
123

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

mensup kimseler' iin kullanlmas kanaatimce uygun de


ildir. Her ne kadar kaynaklarda, Buda'nm lemi yaratan
bir Tanrnn varlndan hi sz etmedii belirtilmekte ise
de, Budist kutsal literatrn oluturan Suttalarda Sakka
ve Brahma gibi tanrlarn "beeriyetin ve tanrlarn stad"
Buda'nn tarafna getikleri iin vgyle zikredilmeleri
dikkat ekicidir.^ Bu durum bize, semitik kkenU dinlerde
ki gibi yaratc, koruyucu vb. sfatlara sahip bir Tanr anla
y kabul edilmiyorsa bile. Tanrlk fikrinin Budizmde en
azndan bir varolu kategorisi olarak kabul edildiini d
ndrmektedir.
te yandan W. Sri Rahula, E.W. Hopkins gibi ada
baz aratrmacarca. Buda tarafndan zerinde hi durulmad iddia edilmi'' ve Budist Madhyamika ekolnce hi
yer verilmemi bile olsa, Theravadin, Sarvastivadin ve Yogacara gibi dier Budist dnce ekollerince benimsenen
Budist kozmoloji anlayna gre kinat, sadece zerinde
yaadmz yeryz ve burada yaayan varlklar topla
mndan ibaret deildir. Onun tesinde baka lemler ve
buralarda yaayan ve mahiyetleri itibaryla yeryzndekilerden olduka farkh varlklarn mevcudiyeti sz konusu
dur.'* Dahas, Budist eskatolojik inancna gre yeryznde
yaayan bir kimsenin sahip olduu karmalarn bir sonucu
olarak sz konusu bu lemlerde yeniden bedenlenmesi de
her zaman mmkndr. Dolaysyla bu inanlar benimse
mi bir kimseyi ateist olarak nitelendirmek, mensup oldu
u dini de ateizmle zde saymak bize gre mmkn g
rnmektedir.
1- S.H. Bolay, Felsef Doktrinler Szl, Ankara, 1990, s.39-40
2- Bkz., A.Coomaraswamy, Buddha and the Gospel of Buddhism, Delhi, 1974,
s.lOl; DCR,s.l01
3- W.S.Rahula, What the Buddha Taught, s.41
4- ER, IV/114;DCR,;;.210

124

BUDIZMDE KARMA-TENASUH

INANC

Ana hatlar itibanylaj^Budist kozmoloji anlay,


kinatn, merkez noktasnda yce Meru dann bulundu
u ve onun drt bir yanmda ise drt byk kral tarafndan
ynetilen drt byk blgenin var olduu ve herbinjemgl
zellikleri ynnden ii]ade-y-aadm;^leme-beftzeyen
saysz lemlerden meydana geldiini savunan klsik Hint
kozmoloji anlayn payla^r. Ancak topyekn kozmosun
veru danTmerkez alan tek bir kozmolojik yapdan m,
yoksa byle saysz lemlerden mi olutuu Budizmde
hl tartlan bir problemdir.^ Bununla birlikte, ister teklem sistemi isterse saysz-lemler sistemi kabul edilmi
olsun, lemin yaps ve mahiyeti ile ilgili grlerde farkl
lk sz konusu deildir. Buna gre, her bir lem ana bl
geye (dhtu, loka) ayrlr: Bunlar aadan yukarya doru,
duyular lemi (kma-dhatu), .^effaf varlklar lemi (rugadhatu) ve mutlak ekilsizlik lemi (immaterial, arupadhatu) eklinde sralanr.''''
^ y r c a lemi oluturan bu ana blmlerden her biri
nin kendi ierisinde pek ok alt katmanlara ayrldn da
unutmamak gerekir. Mesel, byle bir tasnifte en alt blge
olarak zikredilen duyular lemi, yine kendi ierisinde aa
dan yukarya doru lanetlenmi varlklar, hayvanlar,
insanlar, asuralar ve melekle: veya adlarna takdime su
nulan tanrlar lemi olmak zere be alt blgeye ayrlr.
Aadaki tabloda da grld gibi, son olarak zikredi
len melekler veya tanrlar leminin de yine kendi ierisin
de ayrca alt alt blgesi mevcuttur. Duyular dnyasnn
burada zikredilen muhtelif kalmanlarmda yaayan varlk5- Bu konudaki tartmalar iin bkz., A.Coomaraswamy, Buddha..., s.102-103;
ER,1V/114-118;DCR, s.210
6- ER, lV/115; DCR, s.210. Baz aratrmalarda leminin duyular ve Brahma ol
mak zere nce iki blgeye ayrld, daha sonra ise Brahma leminin ekil ve
ekilsizlik lemleri olmak zere kendi ierisinde iki alt blgeye ayrldn da
burada iaret etmek istiyoruz. Bu konuda bkz., A.Coomaraswamy, a.g.e., s.102

125

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

larm hepsi grme, iitme, koklama, dokunma, tatma ve id


rak etme (mental inpression) zelliklerine sahiptir. Bir ne
vi cehennem olarak da nitelendirebileceimiz lanetlenmi
ler alemindeki varlklar ise, iledikleri kusur veya ktlk
lerin sonucu olarak bu katmanda bulunmakta ve yapm
olduklar zulm ve acmaszlklarla orantl biimde bura
da cezalarn ekmektedirler. Cezann bitmesiyle birlikte
bu varlklar, hayvanlar ve insanlarn yaad yeryzne
ve geri dnecekler burada yeniden bedenleeceklerdir.
Yeryz ise, insanlarn ve hayvanlarn yaadklar
blgedir. Onun daha st blgelerinde de ksmen dnyev,
ksmen de semav niteliklere sahip varlklar olarak tasvir
edilen asuralarm (cinler) yaad kabul edilir.''
Yine ayn kozmoloji anlayna gre, evrenin en st
blgesinde, insanlarn eitli arzu isteklerini yerine getir
meleri iin dua ettikleri Devalarn yaadklar farz edilir.
Devalara ait olan bu blgede 33 cennet veya semav blge
vardr. Topyekn devalar alan olarak bilinen bu alann
aratrma konumuz asndan en nemli hususiyetlerinden
biri, bu blgedeki yeniden varolularn sadece erkek for
munda meydana gelmesidir. Yani Budist kozmolojisine
gre, dii formunda bedenlenme sadece duyular leminin
ilk drt alt basamanda sz konusudur.^
Kozmosun ikinci katman Rupa-dhatu'nun baz temel
zellikleri ise unlardr:
a-Burada yaayan varlklar, tpk duyular leminde
yaayan varlklar gibi belli bir forma sahiptir ve form onla
rn varolularnn ayrlmaz bir parasdr.
b-Rupa-dhatu'da yaayan varlklarn, duyular lemindekilerden farkl olarak sadece grme, iitme ve idrak
(mental impression) duyularna sahiptir.
7- Coomaraswamy, Buddha..., s.102; DCR, s.210; ER, IV/ 113-117
8- Ayn yer

126

BUDZMDE KARMA-TENASH

NANCI

c-Kozmosun bu alan, Theravada ekolne gre 16, Va-,


subandhu'ya gre 17, Yogacara sistemine gre ise 18 altblgeden olumutur.
d-Rupa-dhatu'nun btn bu basamaklar tefekkrn
eitli dereceleriyle geilebilir.^
Kozmosun burada zikredilen ekil lemlerinin tesin
deki nc blgesi, arupa-dhatu diye isimlendirilen mut
lak ekilsizlik blgesidir. Bu alana ulaabilen varlklar iin
artk herhangi bir ekil veya form sz konusu deildir. s
telik burada yaayan varlklarn sahip olduklar yegne
duyu organ idrak veya bilinci iliktir. Varlklarn bu blge
de yeniden bedenleebilmeleri iin her trl arzu-istekten
uzak olmalar ve Brahma-vihara adyla bilinen drt evren
sel fazilete sahip, yani sevecen, merhametli, elci ve itidalli
olmalar gerekir.^"
("Budizmin iki nemli kolu Hinayana ve Mahayana
mezheplerinin kozmoloji ile ilgili grleri bu noktaya ka
dar hemen hemen ayndr. Ancak Mahayana mezhebi
kma, rupa ve arupa alanlarmm tesinde buda-ksetras
(Budalar alan veya alanlar) diye isimlendiren drdnc
bir blgenin- daha dorusu blgelerin- varln kabul ede
rek Hinayana mezhebinden ayrl^ Mahayanistlere gre,
bu blgeyi oluturan alanlarn her biri mutlak aydnlanma
ya kavumu Budalarn hkim olduklar alanlardr. Mahayanistler iin bu Budalarn he biri btn insanl kendi
blgesine ulatrabUecek kudrete sahiptir."

9- Ayn yer
10- Ayn yer
ll-DCR,s.211

127

KARMA

INANCNN

TENASH

INANCYLA

ILIKISI

Budist Kozmolojisine Gre Alemin Yapsn Gsterir TABLO*

Ana Blgeler

Alt Blgeler
(Sadece Mahayana
ekolnce kabul
edilir.)

V. Buda-ksetras

III. Arupadhtu
(Mutlak ekilsizlik
Alan)

4.Ne bilinlilik ne de bilinsizlik


3.Hilik alan
2.Snrsz Bilinlilik
1. Snrsz Mekn

II. Rpadhatu
(effaf Varlklar
Alan)

4.Meditasyon veya Alglanamayan


Tanrlar Alan
3.Meditasyon veya Parlak Tanrlar
Alan
2.Meditasyon ve Abhasvara Tanrlar
Alan
1 .Meditasyon veya Brahma Alan

(Meditasyonun de
recesine bal ola
rak elde edilecei
varsaylan bu drt
alann da toplam
17 alt blgesi mev
cuttur.)

I. Kmadhtu
(Duyular Alan)

5.nananlarn arzu ve isteklerini yeri


ne getiren Tanrlar Alan
4.Hayaletler Alan
3.nsanlk Alan
2.Hayvanlar Alan
1.Lanetlenmi Varlklar Alan

(Burada Tusita, Ya
ma... vb. isimleriyle
anlan alt alt bl
geden oluur.)

Bereketli Toprak Siferi


Su Siferi
Rzgr Siferi
Uzay

2 - Ahiret Anlay
E.W.Hopkins, Budizmin te dnya anlayn u ekil
de ifade eder: Hatrdan karlmamas gereken nemli bir
husus udur ki, Buda'nm kurmu olduu_sistemin mant
onu, bu dnyadajrutlu olamjiru_kimseerin mutlu olabiFce bajR bir lemin varln kesin inkra gtrmtr.
O, sadece teki dnyay inkr eden grnde srar etmek
le "kTmm; bunun tesinde rencilerjrti_ye jrashrmaclnTRpnin lmden sonraki kaderini aratrmaktan ve.bu
kida soru sormaktaiLalk.Qymak i ^ hex-volu-denemi* Bu tablo u kaynaklara dayanarak izilmitir: W.Randolph Kloetzli, Buddhist
Cosmology, New Delhi, 1989, s.34-35; Edvrard J.Thomas, The History of
Buddhist Thought, s.111-112; A.Coomaraswamy, a.g.e., s.102

128

BUDZMDE KARMA-JENASH

NANCI

tir. Buda nirvanaya ulamann varln yok oluuna y o l ^ tnalnanmi'venTbir zaman lunsz bir varlk fikrini
beriimsememtTfTTHh srafia iJzerinde"drdTiTrhusUs7
herkesin krm" ve yeniden dou doktrinlerini tam anla
myla kabul ederek, mmkn olduu kadar abuk, iinde
bulunduu bu skntl doum-lm emberinden bir an
nce kurtulmaya gayret gstermesidir. Bunun iin de ahit
deil, uyank, aydn ve iyi bir mmin olmak baarnn te
mel artdr."
Baka bir ada Budist aratrmac W.Sri Rahula da,
What the Buddha Taught isimli eserinde tpk Hopkins gi
bi, lmden sonraki hayat konusunun Budizmde ce
vaplandrlmayan sorular (avykrta) kategorisine girdii
ni belirttikten sonra yle devam ediyor: "Buda bile bu ko
nuda konutuunda, bir Arahat'a lmden sonra ne oldu
unu tasvir edecek bir kelimenin dilimizde bulunmadn
belirtti. Vaccha isimli mridinin bu konudaki bir sorusuna
verdii cevapta Buda, domak, domamak vb. szlerin
Arahatm durumunu aklamak iin uygun kelimeler olma
dn; nk madde, duyum, alglama, zihn aktiviteler,
bilinlilik gibi dnyev varolula ilgili btn zellikler,
Arahatlk derecesindeki bir Jdmse iin tamamen tahrip
edilmi ve yok olmu zelliklerdir. Bunlar Arahatn l
mnden sonra artk hibir zaman yeniden ortaya kmaya
caklardr." 13
Hopkins ve Rahula'nm bu ifadelerine dayanarak, Buda'ya gre, kiinin, kendini iinde bulunduu skntl do
um-lm emberinden kurtaracak orta yolun gereklerini
ifa etmek yerine, gemi ve gelecek durumunu aratrmas,
hatta u andaki varlnn mahiyetiyle ilgih kafasnda ret
tii problemlere zmler nermesi hayal ormannda do12- E.W.Hopkins, The Religions of India, s.319
13- Bkz.,W.Sri Rahula, What the Buddha Taught, s.41

129

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

lamak olarak kabul edildiini; ve hkim kimselerin ise,


byle bo eylerle uramak yerine, drt temel hakikat
zerinde dnmelerinin nerildiini syleyebiliriz.'*
Rahula biraz nce zikredilen eserinde, Budizme gre
metafizik konularla uramay, savata yaralanan ve hzla
kan kaybetmekte olan bir yaralnn, kendisine saplanan
oku kararak, bir an nce kan dindirmeye alan salk
personeline oku kimin att, ka metreden atld, okun
uzunluu, geli hz gibi sorularn cevabn reninceye
kadar, onlarn oku karmalarna izin vermemesine benze
tir. Yaralnn taknd bu tavrn kendisine ve bakalarna
bir yarar olmad gibi; Budizme gre, diyor Rahula, me
tafizik problemlerle uramak ve onlara zmler retmek
kiiye hibir yarar salamaz, hatta vaktini byle bo eyler
le harcad iin zararldr. u anda yaplmas gereken hu
sus, btn insanln mustarip olduu ac-strap ve onun
nedenleri zerinde dnmek ve bir an nce bu doumlm emberinden kurtulmaya gayret gstermektir.'^
Buda'nm ahiretle ilgili ve metafizik konularda agnos
tik bir tavr takndn gsteren bu ve benzeri grlerin
yan sra, Suttalarda ok fazla olmasa bile lm sonras ha
yatla ilgili olarak Buda'ya atfeden baz ifadelere de rastl
yoruz. Nitekim Mahparinibbana Sutta'da Buda,
Pataligma rencilerine hitaben yapt bir konumada,
iyilik yapan kimselerin lmden sonra cennette mutlu bir
durumda yeniden doacan; ktlk yapanlarn ise,
amellerine uygun bir cehennemde yeniden doarak, bura
da iakettikleri cezay ekeceklerini belirtmektedir.'^
Dier baz Budist kaynaklarda da lm sonras hayat14- Bkz-, E.W.Hopkins, a.g.e., s.335; W.S.Raliula, a.g.e., s.l2; T.W.Rhys Davids,
Buddha Suttas, SBE,XI/293 (Sabbvasa Sutta'ya yazlan nszden)
15- Rahula, a.g.e., s.14
16- Kr., T.W.Rhys Davids, Buddist Suttas, SBE, XI/16-17 (1. nolu dipnot);
Ayrca bkz., E.W. Hopkins, a.g.e., s.347

130

BUDIZMDE

KARMA-TENASUH

NANCI

la ilgili olarak u malmatn verildiini gryoruz: Yeni


den doum, ister cennette isterse cehennemin muhtelif kat
manlarndan birinde gereklemi olsun, sz konusu bu
mekanlardaki varolular aynen yeryzndekiler gibi gei
cidir, ebed dedir. Ferdin bu mekanlardaki kal sresi.
Hinduizmde olduu gibi, onun yeryznde iken yapt
iyilik ve ktln miktarna baldr. Belirlenen srenin
tamamlanmasndan sonra yeniden yeryzne dnlecek
ve ferdin varolu serveni, bir bakma burada yeniden ba
layacaktr. Buna gre, varolu katmanlar olan cennet veya
cehennem yeni eyler kazanma yeri olmayp, sadece ferdin
yeryzndeki fiillerinin karln grd geici varolu
katmanlarndan baka bir ey deildir.^^
Grld gibi, Suttalarda yer alan Budist ahiret ha
yatyla ilgili bu fikirler ile Rahula, Hopkins ve daha birok
aratrmacnn yine ayn kaynaklara dayanarak ileri sr
dkleri bu konudaki grler arasndaki ak eliki dikka
ti ekmektedir. Eer Buda, Rahula, Hopkins ve Kloetzli'nin
iddia ettikleri gibi, ahiret hayatyla ilgili sorular karsnda
susmu, hibir cevap vermemi ise, Sabbavsa Sutta ve
Milindapafiha gibi, yine Budist kutsal litaretr ierisinde
nemli yere sahip din metinlerde yer alan cennet-cehennemle ilgi ifadelerin kayna nedir? Mevcut bgimiz ve
kaynaklarmz nda bu soruya kesin bir cevap bulabil
memiz mmkn grnmemekledir. Bununla birlikte, yle
grnyor ki, tasavvur edilen cennet veya cehennemlerdeki kal srelerinin tpk Hindu eskatolojisindeki gibi snrl
oluu ve ferdin dnyev fiilleriyle belirlenii, hatta deiik
cehennemlere verilen isimlerdeki benzerlik^'' vb. noktalar
gznne alndnda Budizmin bilhassa eskatoloji ve koz17- Bkz^Buddist Suttas, SBE, X I / 16-17; The Questions of King Milinda (MI),
11/151; Coomaraswamy, a.g.e., s.101-105; Linda M Tober-F.S.Lusby, "Heaven
and Hell (Buddhism)", ER, VI/241-42
18- Kr., E.W.Hopkins, a.g.e., s.253

131

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

moloji le ilgili grlerinin kkl Hindu geleneinden ay


nen alndn sylemek pekl mmkn grnmektedir.
Veya Buda, Rhys Davids'in de iaret ettii gibi, kendi yeni
arabn eski kplere koymaya ve bu ekilde insanha sun
maya almtr.'^
Ayrca buradaki ehki u ekilde de zmlenebilir:
Buda ve arkadalar, insanlarn son derece nemli prob
lemleri bir yana iterek, mesailerinin byk blmn dn
yann sonu, lmden sonraki durum gibi speklatif prob
lemlere ayrmalarndan rahatszlk duymu ve onlar
mmkn olduunca byle beyhude tartmalardan alkoy
mak istemitir. Bununla birlikte, yeni bir din ihdas etmek
deil, mevcut dini slah etmek isteyen bir iddia ile ortaya
kan bu kimseler klsik eskatoloji ve kozmoloji anlayn
muhtemelen aynen benimsemilerdir. Birinci derecede
nem verdikleri konular ahlk ve amel olduu iin bu ko-'
nularda gr beyan etmekten kanm olabilirler.
B - BUDST KARMA-TENASH NANCININ
ANLAMI ve MAHYET
1 - Budizme Gre Karma ve Oluumu
almamzn ilk blmnde de ifade ettiimiz gibi
karma terimi Sanskrite "yapmak, etmek" anlamndaki Kri
kknden treyen ve "aksiyon, fiil, yapp etme vb." anlam
lar ifade eden bir isimdir. Budist kutsal literatrnn dili,
Pali dilinde ise bu kavram Kamma eklindedir ve szlk
anlam itibaryla karma ile ayn anlam ifade eder. Bununla
birlikte, onun terim olarak Budist sistem ierisinde dellet
ettii anlam. Hinduizmde ifade ettii anlama nazaran da
ha snrldr. Zira karma veya kamma terimi, Budist d19- Rhys Davids, T.W., Indian Buddhism, s.91-92

132

BUDIZMDE KARMA-TENASUH

NANCI

nce sistemi ierisinde, sadece belirli bir istek ve arzu so


nucu irad olarak icra edilen ve ahlk neme sahip fizik
ve zihn fiilleri ifade eder. Ayrca onun bazen, byle fiille
rin meydana getirdii tesir veya fiil ile sonucu arasndaki
doru oranty dzenleyen prensip anlamnda kulland
da grlmektedir.^" Bunlarn yan sra Angutlara Nikya'
nm u ibaresinde ise, karmanm irade etme ile zdeletii
ni gryoruz: "Ey Rahipler! rade etmejyolition) kammadr. nk insan ancak irade ettikten sonra dnr, ko
nuur ve yapar." Bu nedenle, ferdin iradesi dnda cere
yan eden san veya trnan uzamas, yiyeceklerin midede
hazmedilmesi vb. fiiller, grnte birer eylem olmalarna
ramen ahlk neme sahip delerdir ve karma olarak ni
telendirilemezler.
Budizmde karma, geleneksel Hindu sisteminde oldu
u gibi balca ksmdan oluur. Baz aratrmacar ta
rafndan karmann temel unsurlar olarak isimlendirilen
bu basamaklar unlardr:
a - Cetna:/Cetna, bir kiiyi eyleme iten, iindeki gizli
g, arzu-istek veya faili o fiili icra etmeye sevk eden sebep
demektir. Baka bir deyile, herhangi bir eylemin bilfi or
taya kmasndan nceki hazrlk dnemi ve bu devrede
kiiyi eyleme ynelten arzu ve istek cetna olarak ifade
edilir. S.N.Dasgupta, Budizme gre kiiyi eyleme sevk eden sebepleri avidy (cehalet), asmit (egoizm), rga (mu
habbet), dvesha (nefret) ve abhinivesa (inatlk) olmak
zere balca be gruba ayrr. Btn bu nedenler, diyor
Dasgupta, tamamen yok edilmeden kiinin karma ve onun
20- Mizuno Koge, "Karman: Buddhist Co cepts", ER, VIII/266; B.N.Singh,
Dictionary, s. 133-134
21- Anguttara Nikaya, 111, s.415 (B.N.Singh, a.g.e., s.l34'ten naklen)
22- M.Kogen, a.g.m., ER, VIII/266; ].P.McDermott," Karma and Rebirth...",
Karma and Rebirth, Ed.W.D.O'Flahtery, S.188; Acharya Buddharakkhita,
a.g.m., s.103

133

lORMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

ortaya karaca sonulardan kurtulabilmesi mmkn de


ildir
Cetna, failin fiile yneli nedenini ve o fiilin icra edi
li amacn ihtiva etmesi asndan fiilin ahlk tasnifinde
son derece nemli bir yer tutar
b - Samudcara_y^yB_viinapti karma: Eylemin bilfiil
ortaya kt andr. Yani karmann bakalar tarafmdan
gzlemlenebildii yegne safhadr.
c - Vsana veya samskara: Bir eylemin sonucunda or
taya kan ve failinden bundan sonra sadr olacak fiili be
lirleyebilme kudretindeki etkidir. Budizm ruh, ego, atman
gibi deiik isimlerle anlan srekli bir cevherin varln
kabul etmedii iin, fiilin ortaya kard vsana hemen
yeni bir karma eklinde semeresini verir. Ayn ekilde bir
kimsenin mrnn son annda icra ettii bir fiilin ortaya
kard vsana da onun yeniden varolu formunu ve sta
tsn belirler. Fertlerin son andaki karmalar farkl oldu
u iin toplumu oluturan fertler arasnda sosyal ve eko
nomik farklklar sz konusudur. Nitekim Nagasena, Kral
Milinda'nm bu konudaki bir sorusunu yle cevaplyor:
"Nasl ki, deiik meyvelerin tatlarnn birbirinden farkl
oluu, onlarn tohumlarnn farkllndan kaynaklanyor
sa, insanlar arasndaki sosyal stat farkllklarnn ve eit
sizliklerin nedenleri de, meyveler gibi onlarn tohumlar
dan meydana gelmeleri, yani bu insanlarn karmalarnn
farkl oluu nedeniyledir. nk Buda'nm yle dedii ri
vayet edilmitir: Ey Brahminler! unu bilin ki, herkes ken
di karmasna sahiptir ve herkes kendi karmasnn mirassdr. te insanlar aa ve yukar tabakalara ayran da
2 3 - S.N.Dasgupta, Yoga Philosophy, s.321
2 4 - Bkz. F.Edgerton, The Beginnings of Indian Philosophy, s.33. Ayrca fiille
rin balayc Bir sonu ortaya karp karmamalar da Cetna saflasiKaki
motive edici istee baldr. Bkz., Cnatterjee-Datta, Introduction, s.124,125

134

BUDZMDE KARMA-TENASH

NANCI

karmadr."
Grld gibi Nagasena'ya gre, insanlarn irad fiil
lerinin ortaya kard karmik birikimler, onlarn yeni va
rolularnn meydana gelmesi ve ekillenmesinde bir ekir
dek rol grmektedir. Ayrca bu birikimler, onlarn gerek
bu dnyada gerekse narakada maruz kald ac ve sknt
larn asl sebebidir.
Ancak byle bir anlay, tabiattaki her eyin srekli
bir deime zere bulunduunu ve devamllk tayan hi
bir eyin bulunmadn savunan Budist dnce asn
dan birtakm problemleri de beraberinde getirmitir.^'' Eer
biz, lemin srekli deiim ve ak hlinde olduunu savu
nuyorsak, bu durumda karmay icra eden fail ile onun so
nularndan etkilenen kimsenin zdeliini nasl aklaya
biliriz? te yandan byle bir zdelik kurulamad sre
ce, kiinin kendi karmalarnn mirass olma hli nasl
izah edilebilir? Bu konuda ortaya kan bu ve benzeri soru
lar ileride "karma-sonu ilikisi" bal altnda tartaca
mz iin burada, sadece iaret ederek geiyoruz.
2 - Karmann Tasnifi
Buraya kadar eitli vesilelerle ifade etmeye alt
mz gibi, karma terimi daha h'aka anlamlarda kullanlm
olsa bile, daha ziyade irad ir san fiilleri anlamnda kulla
nlm; karma ile ilgili olarak yaplan tasniflerde de genel
likle onun bu anlam gznnde tutulmutur. Bunun Bu
dist dnce sistemine gre yaplan karma tasnifleri iin
de geerli olduu sylenebilir imdi bu konudaki baz tas
niflere yer vereceiz.
25- Tle Questions of King Milinda (Part: I), Ed. Rhys David, SBE, XXXV/ 100101
26- T.R.V.Murti, The Central Philosophy of Buddhisnv s. 31-32; K.Walli,
Theory of Karman, s.229

135

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

A - Budizmdeki en yaygn karma tasniflerinden biri,


onun ahlk nitelii gznne alnarak yaplan tasniftir.
Buna gre fiiller akusalai_kuala_ve_avyakrita olmak zere
temel gruba ayrlr. Akusala olarak nitelendiren ve so
nucunda ktlk ortaya kan on fiil unlardr:^'
1 - Prnatipada; Herhangi bir canl varl incitmek
veya ldrmek.
2 - Adanndna; Hrszlk yapmak.
3 - Kmasus micccraa; Zina yapmak.
4 - Musvda; Yalan sylemek.
5 - Pisunvca; Gybet etmek, dedikodu yapmak.
6 - Parusvaca; Kfretmek.
7 - Samphalpa; Bo veya lzumsuz konumak.
8 - Abhijj; Agzllk.
9 - Vypada; Bakas hakknda kt zan beslemek.
10 - Micch Ditthi; Yanl veya hatal gr sahibi ol
mak.
Kusala davranlar olarak isimlendirilen ve "iyi sonu,
fazilet" ortaya kardklar kabul edilen on temel davran
ise, yukarda saylan on fiilin olumsuzlardr.^ Avyakrita
fiiller ise kanaatimce, u andaki varolularnda nirvanaya
kavumu budhalarn, nirvanaya ulama anndan parinirvana olarak kabul edilen lmlerine kadar geen zaman
dilimi ierisinde icra etmi olduklar fiillere verilen isimdir.
nk byle kimselerin karmik birikimlerinin oluturdu
u varolu ekirdei, kavrulmu kahve veya pirin tanesi
eklinde telkki edildii iin, iyi veya kt mahiyete sahip
yeni bir fiil ortaya karmazlar.
B - Budizmdeki ikinci karma tasnifi, fiilin kaynana
gredir. Buna gre ise fiiller, kaya karma (beden fiil), vci
karma (szel fiil) ve mano karma (zihn fiil) olmak zere
27- M.Kogen, a.g.mnd., ER, VIII/267; K.K.Anand,a.g.e., s.117
28- Ayn yer

136

BUDZMDE KARMA-TENASH

NANCI

yine gruba ayrlr. rnek olarak biraz nce sz edilen


fiilleri bu adan snflandrdmzda, ilk nn bedensel
fiil, bundan sonraki drt fiilin szl fiil; son nn ise zi
hinsel fiil kategorisine girdiini grrz.^'-*
C - Budizmde fiillerin bir baka tasnifi, ortaya kar
dklar sonularn kaytlayc nitelikte olup olmamasna g
redir. Buna gre fiiller, ssrava_ye_ansrava karmalar olmak zere iki kategoriye ayrlr. Ssrava karma ad verilen
fiiller, dnyev bir arzu-istek sonucu icra edildikleri iin
ortaya kardklar sonu grnte iyi grnse bile, faih
doum-lm arkna balayc nitelikte olmasndan tr
niha noktada ktdr. Bu nedenle, ssrava grubuna giren
fiiller, hibir ekilde saf, temiz fiiller olarak deerlendirile
mez. Ansrava karmalar ise, dzenli meditasyon sonucun
da aydnlanmaya kavuan kimselerin, aydnlanmadan
lmlerine kadar geen sre ierisinde yaptklar fiillerdir.3o

D - Budist dnce sisteminde rastladmz bir baka


tasnif, yukardaki birinci tasnifte olduu gibi fiillerin orta
ya kardklar sonularn ahlk niteliine gre yaplan
tasniftir. Ancak burada ilk tasniften farkl olarak, ahlk ni
teliin yan sra fiillerin ortaya kardklar sonucun bilfiil
ortaya kma sresi de gz nne alnmtr. Buna gre fiil
lerin aadaki kategorilere ayrld grlmektedir:
a - Semeresini annda veren en kt be fiil panca
anantarya karmni) unlardr: Bunlar ana katli, baba katli,
birTratVn ldrlmesi veya yaralanmas ve Samgha
(Budist rahip cemaati) ierisinde hizipilik yaplmasdr.^'
Bu eylemlerden herhangi birini yapan kimsenin o ana kadarki karmik birikimi ne olursa olsun, bu eylemin sonucu
onlarn nne geecek ve derhal semeresini verecektir.
29- Ayn yer. Ayrca bkz., A.Buddharahkhita, a.g.m., s.103
30- M.Kogen, a.g.mad., ER, VIII/267; Datta-Chatterjec, a.g.e., s.124-125
31- Bkz., Kullavagga, SBE, XX/246

137

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

b - Krsna-karma: Neticeleri mutlak anlamda kt olan


fiiller.
c - Sukla-karma: Neticeleri mutlak anlamda iyi nitelik
te olan fiiller.
d - Hem iyi hem de kt netice veren fiiller. S.N.Dasgupta'ya gre bunlar, grnrler leminde icra edildikleri
iin iyi olarak isimlendirilseler bile, mutlaka baka canlla
ra zarar sz konusu olmas mnasebetiyle suklakrsna kar
ma olarak isimlendirilir. Byle fiillere rnek olarak, bir
kimsenin ailesinin nafakasn temin etmek iin iftilik
yapmas verilebilir. Byle bir davran, kiinin ailesine kar
sorumluluunu yerine getirmesi asndan iyi, gzle g
rlmeyen pek ok canlnn yok edilmesine neden olduu
iin de ktdr. Grld gibi fiilin ahlk nitelii bak
asna gre deimektedir.^^
e - iyi veya kt hibir sonu vermeyen fuller. Aydn
lanmaya ulam olduklar iin, icra ettikleri fiiller herhan
gi dnyev bir arzu-istek sonucu olumayan azizlerin ey
lemleri bu gruba girer.''^
E - Budizme gre fiillerin beinci tasnif ekli, onlarn,
semerelerini verdikleri zaman dilimi asndandr. Buna
gre fiiller;
1 - Semeresi u andaki varolu sresinde ortaya ka

cak fuller,
2 - Bir sonraki varolu aamasnda semeresini verecek
olan fiiller,
3 - Bundan sonraki ikinci varolu aamasnda semere
sini verecek fiiller,
4 - Semeresini ne zaman verecei belli olmayan fiiller.3*
32- S.N.Dasgupta, Yoga Philosophy, s.320; M.Kogen, a.g.mad., ER, VIII/267
33- M. Kogen, a.g.mad., ayn yer
34- Geni bilgi iin bkz., A.Buddharakkhita, a.g.m., s.105; M.Koeen, a.g.mad.,
ER, Vni/267; K.K.Anand, a.g.e., S.116

138

BUDIZMDE KAKMA-TENASUH

NANCI

F - Burada zikredilmesi gereken son karma tasnifi, fii


lin ve onun ortaya karaca sonucun etkili olduu.alana
gredir. Buna gre fiiller ferd ve kolektif karma olmak
zere iki smfa ayrlr.'''^ Ancak henien iaret etmek gerekir
ki, kolektif karma anlayn Budizmin," Fert, kendi fiilleri
nin mimardr." veya " Ne Brahma ne de Mar'nm, kii
nin gelecei konusunda bir rol vardr." ^'^ gibi muhtelif bi
imlerde ifade edilen ferdiyeti anlayyla uzlatrabilmek
pek mmkn deildir. Eer herkes kendi izdii rotada
ilerliyor ve sadece kendi yapt fiillerden sorumlu tutulu
yorsa, kolektif karmann fojksiyonu nedir? Ayrca ferdi
yetilie byk nem veren bir sistem ierisinde kolektif
karmadan sz edilebilir rni? Nitekim McDermott'un,
Khuddaka Patha'dan yapt bir iktibas aynen yledir:
"Faziletli fiiller ve onlarn dourduu neticeler kiinin ba
kalaryla paylaamayaca bir hazinedir." Grld gi
bi byle bir anlayn hkim olduu bir sistemde, sz geli
mi A ahsnn iledii bir fiilin sonucunun failin dnda
baka kimseleri etkilediini sylemek pek mmkn grn
memektedir.^ Bu nedenle biz, kolektif karma ve buna bal
olarak faziletin baka kimselere transferi anlaylarnn, en
azndan Pali literatrne gre, Budist dnce sistemine
yabanc olduunu dnyoruz. Bize gre bu ve benzeri
anlaylar, geleneksel Hint dnce sisteminin Budist d
nceye etkisi olarak yorumlanabilir. nk yukarda e
itli vesilelerle ifade ettiindz gibi, gerek kolektif karma
gerekse karmik sonularn b.kasna intikaH Hindu karma
inancnn zelliklerindendir.',

35- M.Kogen. a.g.mad, ER, VIII/267


36- SamyuUa'Nikya, 3.42 vd.(J.MacDermott, a.g.m.,s.l90'dan naklen.)
37- Anguttara Nikya, 1.172 (J.MacDermott, a.g.m., s.l90'dan naklen.)
38-J.MacDermott, a.g. m., s.l90

139

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

3 - Budizmde Karma-Sonu likisi


Budizmde karma-sonu sz konusu olduunda, insan
fiillerini balca iki kategoride ele alabiliriz:
1 - nceden yaplan bir eylemin zorunlu sonucu ola
rak ortaya kan fiiller.
2 - Belirli bir arzu istek sonucu, irad olarak icra edilen
fiiller.
Birinci gruptaki fiiller, otomatik karakterde olduu ve
ortaya klarnda ferdin herhangi bir mdahalesi bulun
mad iin ahlk bakmdan nem arz etmezler.''^ Dolay
syla byle fiillerin ferdin istikbaline olumlu veya olumsuz
ynde etki etmesi sz konusu deildir. kinci gruptaki
irad fiillere gehnce; bunlarn, ahlki zellikleriyle doru
orantl olarak, faili olumlu veya olumsuz ynde mutlaka
etkileyeceklerinin kabul edildiini gryoruz. Nitekim Bu
dist ahlk doktrinlerinin kayna Dhammapada'da, kiile
rin u anda iinde yaadklar sosyal evre ve sahip olduk
lar sosyal statnn gemiteki amellere gre belirlendii
ifade edilerek, insanlarn bir daha benzer ac ve skntl
durumlara dmemeleri iin, geleceklerini olumsuz ynde
etkileyecek kt amellerden iddetle kanlmas tlenmektedir.*" Ayn anlay neredeyse ayn szlerle, Budist
dnce sistemiyle ilgili dier bir klsik eser Milindapanha'da yer alr.*'
Her irad fiilin mutlaka bir semere verecei fikri, b
tn Budist dnce sistemlerinin ittifakla kabul ettikleri
bir husus olmakla birUkte, fiil sonucunda meydana gelecek
tesirin, tr, ne zaman ve nasl olgunlaaca tam anlamy
la belirlenebilmi deildir. Bununla birlikte anne veya ba39- KK-Anand, a.g.e.,s.]09-110
40- Dhammapada, SBE, X/20-21,34,45
41- The Questions of King Milinda (I-II), SBE, XXXVI/ 101

140

BUDIZMDE

KARMA-TENASUH

INANC

ba katli, bir arahatn ldrlmesi ve Budist cemaat ara


snda hizipilik yaplmas en kt drt fiil olarak kabul
edilmi ve bunlardan herhangi birinin ilenmesi durumun
da tesirinin, her trl karmik birikimin nne geerek so
nucunu hemen verecei kabul edilmitir.*^ Ayrca bu filerin ilenmesi hlinde, kefaret veya tvbe ile tazmin edile
bilmeleri mmkn deildir. Ancak bunlarn dndaki kt
nitelikli fiillerin kiideki karmik etkilerinin ise, yaplacak
tvbe veya kefaret treni, gnahkrn olu veya kznn
rahip veya rahibe olmas ve kiinin lmnden sonra ya
plmas lzm gelen cenaze trenlerinin tam anlamyla ic
ra edilmesi gibi fiillerle azaltlabilecei, hatta tamamen
yok edilebilecei kabul edilir. Ayrca ferdin lm anndaki
son durumunun da, o kiinin potansiyel karmik birikimleri
zerinde olumlu veya olumsuz ynde nemli tesir icra et
tiine inanlr. Btn bu nedenlerden dolay Budizme gre,
benzer fiillerin, failin nceki veya o fiilden sonraki karmik
birikimlerine bal olarak deiik ahslar iin farkl sonu
lar ortaya karabilecei kabul edilir.*-'
Byle bir anlayn tabi sonucu olarak denilebilir ki,
Budizme gre, Manu Kanunnanesi'nde belirtildii gibi her
fiilin belirli bir tek sonucu olduunu sylemek mmkn
deildir. nk A ahsnn ica ettii F fiilinin sonucu E,
sadece F'nin dorudan bir sonucu deil, onun yan sra fai
lin halihazrdaki karmik birikhni, lm anndaki durumu
gibi daha pek ok faktrn ortak bir sonucudur. Dolaysy
la Buda'nm 91, varoluunda b' kiiyi ldrmesinin aya
na batan bir dikenle tazmin edildiini ifade etmesi gz
nne alnarak, btn ldrme olaylarnn katilin ayana
diken batarak tazmin edileceini sylemek doru deil
dir.**
42- kulavaga, "sBE, XX/246; M.Kogen,a.g.mad., ER, VlIl/267
43- Bu konudaki rnekler iin bkz., K.K.Aand, a.g.e., s.112; M.Kogen, ayn yer
44- K.K.Anand, a.g.e., 5.111-112

141

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

te yandan Budizmdeki karma-tenash ilikisiyle il


gili en nemli problem, ruh, ego, atma gibi herhangi srek
li bir cevherin varhm kabul etmeksizin, t^ annda yaplan
bir F fiilinin ortaya karaca karmik birikimin t2 anma na
sl tanddr. Baka bir deyile, karma-tenash doktrini
ni kabul eden dier btn sistemlerce karmik birikimin ta
ycs olarak kabul edilen ve ruh, ego, atma, effaf beden
gibi eitli isimlerle anlan srekli bir cevher Budist dn
ce sisteminde kabul edilmediine gre, karmalarn ortaya
kard tesirin, ortaya kt andan ok uzaklara tan
mas nasl mmkn olmaktadr? Ayrca her ey srekli bir
deiim zere ise, fail ile fiilin semeresini gren kimse ara
sndaki zdelik nasl kurulabilir? Halbuki byle bir zde
lik kurulamad srece karma-tenash inancnn, hemen
hemen btn Budist dnrler ve aratrmaclarn iddia
ettii gibi, evrensel bir ahlk paas olduunu sylemek
mmkn olamayacaktr.
Nagasena, hemen hemen bizimle ayn kayglar ta
yan Kral Mihnda'nm karma inanc ile antma inancnn
birbiriyle nasl uzlatrlabileceine dair sorusunu deiik
misaller vererek cevaplandrmaya alr. Bu konuda ver
dii ilk misal yledir:
- Ey Kral! Dnnz ki, bir mango bahesinden mango
ald iin bahe sahibi tarafndan yakalanarak, hkim huzuru
na getirilen bir hrsz ona yle diyor: "Efendim, benim aldm
mangolar, bu adamn topraa koyduu mangolardan farkldr.
Onun iin ben cezay haketmedim." yleyse, bu hrsz sulu de
il midir?
- Kesinlikle, efendim. O cezalandrlmaya lyktr.
- Peki, o niin suludur?
- nk o ne derse desin, onun alm olduu mango, bah
vann ektii mangolarn bir sonucu olduu iin o suludur,
- te byle Aziz Kral... Hrszn ald meyve, bahe sahi142

BUDZMDE KARMA-TENASH

NANCI

binin topraa ektii mangonun bir meyvesi olmasndan tr,


bu olayda bahvann hakl olmas gibi, insanlarn bu isim ve
formla yapt fiiller, baka yeni bir isim ve formun ortaya k
masna neden olur. Dolaysyla bu yeni isim-ve-formun nceki
nin fiillerinin sonularndan kurtulabilmesi mmkn deildir.'^^
Nagasena, Kral'm verdii bu rnekten tatmin olma
mas ve konunun biraz daha aydmlatlmas konusundaki
srar zerine ayn konuyla ilgili u misali de verir:
...Veya souk bir mevsimde, snmak isteyen bir kimsenin
kendi tarlasnda ate yaktn dnelim. Bu kimse, bir sre
yakt atete sndktan sonra oca sndrmeden brakr gider.
Yanar hlde braklan ate komunun arazisine srar ve oradaki
mahsln yanmasna neden olur. imdi mahsl yanan kimse,
atei yakan kimseyi, sulu olduunu ileri srerek, yakalayp kral
nne getiriyor. Komusunun mahsln yakmakla itham edi
len bu kimse kendini u ekilde savunmaya alyor: "Efendi
miz! Ben bu adamn mahsln yakmadm. Benim yanar hlde
braktm ate, bu adamn tarlasn yakan ateten farklyd. Ben
sulu deilim."
Aziz Kral, size gre bu kimsenin savunmas doru mudur?
- Kesinlikle deil, efendim.
- Peki, niin?
- nk, o ne derse desin, adamn tarlasna srayan ate,
onun yakt atein bir sonucu olmas dolaysyla itham edilen
kimse suludur.
- te aynen byle Ulu Kral...Bu isim ve form (varolu) ta
rafndan icra edilen iyi veya kt ameller yeni bir isim ve form
ortaya karr. Sz konusu bu ikinci isim ve form birincinin so
nucu olmasndan tr, onun karmik birikimlerinin etkisinden
azade kalmas sz konusu deildir.'^^
Kral Milinda bu misalle de tam olarak tatmin olmam
olmal ki, srarla Nagasena'nm konuyu biraz daha amas45- The Questions of King Milinda (I), SBE, XXXV/72
46- The Questions of King Milinda (1), SBE, XXXV/73

143

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

n ister. Bunun zerine Nagasena'nn, benzeri mahiyette


misal daha vererek konuyu aydmlatmaya uratm g
ryoruz.*'' Btn verilen bu rneklerdeki ortak nokta, olay
lar arasmda dorudan, gzle grlebilir bir iliki sz konu
su deilse bile, mutlaka bir sebep-sonu ilikisinin mevcut
oluudur. Karma-tenash ilikisinde de byle bir sebep-so
nu mnasebeti vardr. Bu nedenle fail ile semeresini g
ren arasnda bir ayniyet olmasa bile, arada sebep-sonu ba
bulunmasndan dolay, sz gelimi A'nm iledii bir su
sebebiyle B'nin ceza veya mkfat grmesi Budizme gre
normal kabul edilmitir.
4 - Budizmde Karma-Yeniden Doum likisi
Buraya kadar verdiimiz malmattan anlalaca
zre, Budizm, ortaya kt blgenin dier felsef ve din
sistemleri gibi tenash anlayn benimsemi, ve samsara
arkmdaki her canlnn, en yksek gaye olarak kabul edi
len Nibbana'ya ulancaya kadar, iledii fiillerin ahlk ni
teliine bal olarak, deiik varlk kategorilerinde varl
n devam ettirdiine inanmtr. Bu anlay, Pali literatr
ierisinde yer alan Majjhima-Nikaya'da yle ifade edil
mektedir: "Aydnlanmaya kavuan kimse (Buda), kendi
sindeki ilh, saf ve insanst zellikler vastasyla yok
olan ve yeniden doan her varl grebilir. Yine o, btn
varlklarn, amellerinin ahlk niteliine bal olarak aziz
veya aa snflara mensup birer kimse olduklarn, gzel,
irkin, hastalkl veya salkl bnyeye sahip bulunduklar
n idrak eder." Nibbana'ya ulaan kimselerin eyann ha
kikatine vakf olduklar dncesinin nda bu ifadeleri
47-Bu rnekler "iin b^^^^

of King Milinda (I), SBE, XXXV/73-75

48- Majjhima-Nikaya, I. 23,183,482; II. 31; III.99 (J.MacDermott, a.g.m.,


s.l65'ten naklen); Ayrca benzeri grler iin bkz.,A.Buddharakkhita; Law of
Karma and Rebirth: A Buddhist Perspective, s.95-120, in BuddhismJainism,1976, India, s.98-99; Suzuki B. Lane, a.g.e.,s. 18,20

144

BUDZMDE KARMA-TENASH

NANCI

deerlendirecek olursak, naevcut varoluumuzla idrak


ed'emesek bile, karma-tenash prensibinin btn leme
hkim olan ve buradaki ahengi dzenleyen bir prensip ol
duuna kesin bir inancm mevcudiyeti ortaya kar. J.MacDermott bunu, insanlar kendi karmalarnn mirass klan
bir prensip olarak deerlendirmektedir.''^
imdi de insanlarn hangi anlamda kendi fiillerinin
vrisi olduunu anlayabilmek iin Budizmin insan anlay
n ksaca gzden geirelim. Bilhassa Budizmin ilk d
nemlerinde benimsenen insan anlayna gre, insan
madd beden, duyular, alglama, psikolojik zellikler ve bi
linlilik olmak zere be unsurdan (khanda) mteekkil bir
varlktr. Bu unsurlarn her biri srekli deiim ierisinde
bulunduu iin onlarn toplanu olan insan da srekli deil,
anhk bir bileimdir ve devamh olarak deiir. Bu unsurlar
toplam veya onlardan herhangi biri hibir ekilde ego, ben
veya ruh gibi srekli bir cevher deildir. nk srekli ve
deimez bir cevherin varhm kabul etmek, tekml veya
srekli geliim fikriyle uzlamaz.^"
insanda sabit ve srekli bir cevherin kabul edilmeme
si, A.L.Herman ve onun gibi dnen baz aratrmaclar,
Budizmdeki yeniden varolu olayn ifade etmek iin
transmigrasyon (ruh g) teimininin yerine, reenkarnas
yon (yeniden bedenlenme) ifadesini kullanmaya sevk etti
ini gryoruz.^'
Ayn ekilde T.W.Rhys Davids, eer Budist diince
sistemi ierisindeki yeniden varolu veya yeniden doum
iin mutlaka transmigrasyon ifadesi kullanlmak gereki
yorsa, bunun karakterin transferi (transmigration of cha49- J.MacDermott, a.g.m., s.165
50- Bkz., T.R.V.Murti, The Central Philosophy of Buddhism, London, 1980, s.
31-32; ].McDermott, a.g.m., s.l66
51- A.L.Herman, The Problem of Evil and Indian Thought, s.159,164

145

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

racter) eklinde olmas gerektiini savunur. Ayrca o, Bu


dist sistemin ayrlmaz bir paras kabul edilen ruh g
anlaynn, hibir ekilde Buda tarafndan retilmi ola
mayaca ve onun bu dnce sistemine intikalinin Bu
da'nn lmnden ok sonralara rastlad kanaatindedir.^^
Peki, insan oluturan temel unsurlardan herhangi biri
veya bunlarn oluturduu bileim devamh olarak deii
yorsa, kii gemiteki kendi fiillerine nasl varis olabilecek
tir? Biraz nce de ifade etmeye altmz gibi bu prob
lem Milindapahha'da ele alnm ve zlmeye almtr.
Ancak hemen belirtmek gerekir ki, Nagasena gibi byk
bir Budist kelmcs bile bu soruyu tam olarak aklayama
mtr. nk o, birbirini takip eden varolular arasnda
bir sebep-sonu ilikisi bulunduunu gstermek iin arka
arkaya be misal vermi, ancak soruyu soran Milinda'y bu
konuda ikna edememitir.^^ Tespit edebildiimiz kadary
la, konu bunun dndaki baka klsik din literatrde de
yer alm deildir. Buna karlk konunun Budist dnce
sistemlerinde farkl ekillerde ele alndn ve zmlen
meye alldn gryoruz.
Sz gelimi, Pudgalavada ekol, byle bir ilikiyi izah
edebilmek iin, Pudgala~diya anlan, temel nitelikleri iti
baryla ise madd bedeni oluturan be unsurun ne ayn ne
de gayri ve szle ifade edilemeyen srekU bir varln
mevcudiyetini kabul eder. Karmik birikimler bu srekli
varlk sayesinde yeni varolulara tanmakta ve bylece or
taya ktklar andan ok sonralar semerelerini verebil
mektedir.^*
52- T.W.Rhys Davids, Indian Buddhism, s.91-92
53- Nagasena'nm bu konudald misalleri ve aklamalar iin bkz., The
Questions of King Milinda (1), SBE,XXXV/72-75
54- J.P.McDermott, a.g.m., s.l68^Pudgala fikrinin M.. 3. asrda yaayan ve n
celeri Hindu iken bilahare Budizme gelerTVatsiputrana tarafndan ortaya atl
d gznne ahnacak olursa, byle bir anlayn dier birtakm anlaylar gibi
Hinduizmden Budizme intikal etmi olabileceini dnmek de sanrm yanl
olmayacakt) Bkz., DCR, s. 517

146

BUDZMDE KARMA-TENASH NANCI

Dier taraftar 4. yzyln sonlar ve 5. yzyln bala


rnda yaayan Budaghosa ise, lm ve yeniden doum
arasndaki ilikiyi salayan bir bilinlilik hlinden sz eder.^'' Buna gre, sona ermek zere olan hayatn son ann
daki sadece kalbin atlaryla liissedilen bilinlilik hli, ya
ni cuti vifina, cehalet ve varolu arzusuyla birlikte mtea
kip varolu bilinliHinin ilk hareketini herhangi bir ana
rahminde ortaya karr.^^ Patisandhi vifinad ad verilen
bu bilinlilik hli cuti vihna'nm bir devam olmayp, o an
da ortaya kan yeni bir bilinlilik hlidir. Baka bir ifadey
le, burada bir bilinlilik g veya geii sz konusu olma
yp, aksine, birbirine sebeplilik bayla bal, fakat birbirin
den ayr anlk bilinliliklerin oluturduu bir varolu zinci
ri sz konusudur.
(^Vasubandhu ise, lm ve yeniden doum arasndaki
ilikiyi, henz sona eren varhk ile yeniden doan varhk
arasmda "arac bir varl^" (gntar bhava) bulunduunu ile
ri srerek salamaya ve bu ekilde iki varlk arasndaki ko
pukluu gidermeye alrj>Antar bhava henz sona eren
veya ortaya kacak yeniden varolu gibi, mevcut kammaya gre teekkl etmi, yeni varoluun bir prototipi, hibir
beer tarafndan grlemeyen ve sadece kendi snfndaki
ilh gzn grebildii farkl bir varhktr. O, zaman itiba
ryla lmden hemen sonra ortaya kan ve rahimde yeni
varoluun olumasyla varl sona eren; mekn olarak ise,
be varolu kulvar (meratib-i vcud) dnda hayatiyetini
srdren bir ara dnem varldr.^''
55-J.P.McDermott, a g.m.,s. 169
56- Ana rahminde burada tasvir edilen bir bilin hlinin oluabilmesi iin cuti
vifina'nm yan sra u artn daha birarada bulunmas gerekir: Bunlar anababa arasmda cinsel ilikinin olmas, anarin dllenme dneminde bulunmas
ve gandhaba ad verilen, varolmaya hazr, ve kammann srkledii bir varl
n mevcut olmasdr. Budaghosa byle bir varln "bir gei an varl" ola
rak anlalmasnn yanl olduunu ileri srer. Bkz., J.P.McDermott; a.g.m., s.
169-170
57- J.P.McDermott, a.g.m., s. 170-171

147

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

Vasubandhu'nun ortaya att bu arac varlk, sahip ol


duu karmik birikimin itici gc sayesinde yeniden dou
mun meydana gelecei mekn ne kadar uzak olursa olsun
grr ve hemen o noktaya ulaabilir. Cinsel birleim ann
da da rahime girer ve bylece yeniden doum iin ilk adm
atlm olur. O, burada belli bir sre kaldktan sonra, kendi
karmik birikimlerince belirlenmi, duyabilir varlklar iin
muhtemel be varlk alanndan^ herhangi birinde doa
rak, varoluunu srdrr.^^
Btn bu aklamalardan sonra sonu olarak diyebili
riz ki, Budizmde, iki varolu arasndaki iliki farkl ekil
lerde izah edilmekle birlikte, yeniden varolula ilgili her
eyin gemi karmalar ile belirlendii konusunda ak bir
gr birlii dikkati ekmektedir. Daha ak bir ifadeyle,
Budizme gre A, B, C gibi birbirini izleyen varolu halkalarmdaki her yeni varln mahiyetiyle ilgili her ey bir nce
ki veya daha nceki varolu halkalarnda ilenen fiillerle;
daha dorusu, onlarn ortaya kard karmik birikimlerle
belirlenir. Bu aamada baz Hindu dnce sistemlerinde
kabul edildii gibi, Budizme gre de Tanr veya benzeri bir
varln dtan mdahalesi sz konusu deildir. Dolaysy
la Budizme gre, kii sadece kendi karmalarnn mirassdr ve karlat iyi veya kt her durumun yegne so
rumlusu yine kendisidir.
5 - Budizmde Karma-Nirvana likisi
Bilindii gibi Nirvana, Budizme gre en yksek iyi
58- Pali Kanunlar ve Vasubandhu tarafndan kabul edilen duyusal varlk alan
lar unlardr: 1- Niraya (Cehennem)^, 2 - Tiracchnayoni (Hayvanlar lemi), 3 Pettivisaya (Cinler veya Hayaletler lemi), 4 - Manuss (nsanlar lemi), 5 Devalar (Tanrlar, Semav Varlklar lemi). Bazen bu be varolu alanna
Manuss ile Pettivisaya arasnda Asras leminin de ilve edildii grlr.
Geni bilgi iin bkz., McDermott, a.g.m., S72-173
59- J.P.McDermott, a.g.m., s.172-173

148

BUDIZMDE KAKMA-TENASUH

NANCI

veya mutlak kurtuluu ifade eden bir terimdir. Bir Budist


iin en yksek gaye, iinde bulunduu skntl varolu
emberinden kurtularak, bir an nce Nirvana ad verilen
bu mutlak kurtulu dzeyine ykselmektir. Onun bu he
defe ulaabilmesi iin halis iman, halis irade, doru ko
numa, doru hareket, doru alma, doru fikir ve do
ru dnme basamaklarndan oluan sekiz dilimli yolu iz
lemesi ve onu katetmesi gerekir.^ Grld gibi, ferdin
doum-lm emberinden kurtulabilmesi iin tavsiye edi
len bu yolun en azndan doru konuma, doru hareket,
doru yaama ve doru alma basamaklar zaten doru
dan doruya karma teriminin muhtevas iine girmektedir.
Bu nedenle, Budizme gre, karmann niha gayeye ulama
da nemli faktr olarak kabul etmek, sanrm yanl olma
yacaktr.
Zaten Budist kutsal literatrn oluturan metinlerde
de srarla, her trl dnyev mutluluun yan sra, en yk
sek gaye kabul edilen Nirvana'nm da ancak fazilet amel
ler neticesinde elde edilebilecei vurgxilanir. Mesel,
Khuddakaptha'nm Nidhikanda Sutta'snda, Nirvanaya
ulamada fazeth fiillerinin rolnn ifade edildii blm,
ihtiya duyduu anda kullanxnak zere, sahip olduu ha
zineyi topraa gmen bir kimsenin tasviriyle balamakta
dr. Daha sonra bu ekilde ;opraa gmlen hazinenin
unutulmas veya alnmas ixrikanlarmin mevcut olduu
hatrlatlarak, onu arzu edild ii zaman kullanabilme ihti
malinin ok az olduu ifade edilir. Buna karlk, fazetli
amellerle elde edilecek mane^ hazinenin ise sahibine sa
layaca yararlar yle dile getirilir:
Her erkek veya kadnn sahip olduu yle bir hazine vardr
ki, o, hrriyet, fazilet, lllk ve soukkanllk ierisinde ok
60- Sri Ralula, VVliat tle Buddha Taughl, s. 45;.E.A.Bur[t, The Teachings of the
Compassionate Buddha, New York,1955, s. 28-30

149

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA

LKS

yi muhafaza edilir.
O, muhteem bir binada, samghada, fertte, yabanclar ara
snda, ana-babada ve ilk doan ocuklarda sakldr.
te bu ok iyi muhafaza edilen ve korunmas zor hazine,
lmle birlikte her eyin onu terk ettii bir anda sahibine arka
dalk eder.
O, hibir hrszn alamayaca, bakalaryla paylalamayacak bir hazinedir. yleyse btn hkimler iyi ameller i
lesin. nk lmden sonra sahibim yalnz
brakmaya
cak hazine ite budur.
O tanrlar ve insanlara haz ve mutluluk veren bir hazine
dir. Onlar, arzu ettikleri her eyi onun sayesinde elde edebilecek
tir.
Beer olgunluk ve semav dnyalardaki her eit hazz ya
kalama, Nibbna'ya ulama (nibbnasampatti) da bu hazineyle
mmkndr.
Hakimane bir tavrla bilgi, kurtulu ve stnl kendisi
ne arkada edinmek isteyen kimse de btn bu isteklerini sz ko
nusu hazine sayesinde elde edebilir.
Ayrca kl krk yaran feraset, her trl kurtulu, mridin
kemle ermesi, zahidane aydnlanma ve Budaln temelleri yine
bu hazine sayesinde elde edilebilir.
te faziletli, iyi fiiller ve bunlarn ortaya kard karmik
birikim, byle byk bir potansiyel oluturur. Bu nedenle iyi
ameller icra etmek hkim ve aydn kiilerce takdir edilir
Yaplan bu uzunca alntdan da anlald gibi,
Khuddakaptha'ya gre, ahlaken iyi karmalar hem
dnyev varolu ve bu esnada tecrbe edilen hazlar, hem
de mutlak kurtulu ve aydnlanmann elde edilmesinde
tek sebep olarak kabul edilmektedir.
Milindapanha'da ise, iyi fiillerin ortaya kardklar
61- Khuddakaptha, VIII.6-10 ve 13-14, Ed.R.C.Childers (J.P.MacDermott,
"Nibbana as a Reward for Karma", J.A.O.S. 93.3.1973.S. 345'ten naklen)

150

BUDZMDE KARMA-TENASH

NANCI

sonula pazar analojisiyle anlatlmtr. Burada ilk olarak,


kiinin ihtiya duyduu her eyi rahatlkla bulup, satn
alabilecei bir pazar tasvir edihr.^^ Daha sonra, burada s
z edilen ticar eyann sadece faziletli kimselerin fazilet
ehrinde elde edebilecei haz ve mutluluklar iin bir me
caz olduu ve iyi karmalar sayesinde btn bunlarn satn
alnabilecei vurgulandktan sonra Nagasena'nm u ifade
lerine yer verilir:
"Uzun mr, salk, gzellik, semav lemde yeniden do
u, asilzade veya st kastlardan birine mensup olarak tekrar
doma. Nirvana - ki btn bunlar o pazarda sata arz olun
mutur. Buda'nn pazarndaki btn bu eyalar, az veya ok
karma ile satn alnabilir. Ey kardeleri mann cret olarak
gster ve houna giden bu mallan satn al."
Gerek Khuddakhapatha'nm gerekse Nagasena'nm
zikredilen grlerine dayanarak, Budist dnce siste
minde karmaya, bilhassa en yksek gayenin elde edilme
sinde, geleneksel Hindu dncesinden daha farkl bir
fonksiyon yklendii sylenebilir. Zira yukarda da belirt
tiimiz gibi, karma geleneksel Hindu dnce sistemlerine
gre, en yksek gayenin elde cdilmesinde zorunlu art ola
rak kabul edilmekte, ancak yeterli art olarak grlmemek
teydi. Yukarda yaptmz ahntlarm da ak seik ortaya
koyduu gibi, Budizmde ise o, en yce gaye nirvana'ya
ulamann hem zorunlu hem de yeterli sebep olarak grl
meye balamtr.
Dier taraftan, byle bir karma-nirvana ilikisi, yine
Budist inan sistemi ierisinde yaygn biimde benimse
nen, "Nirvana'ya ancak her trl karmann terk edilmesi
ve yoga egzersizlerinin skca uygulanmasyla ulalabilir"
62- The Questions of King Milinda (II), s.229-230
63- The Questions of King Milinda (II), s.230; Ayrca kr.,J.McDermott, a.g.m.,
S.346

151

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

anlayyla bir eliki arz etmektedir. Ancak byle bir anla


yn Budizmin orijinal bir anlay olmaktan ziyade, Hin
du dini ierisinde bu sistemin savunucusu konumundaki
Advaita Vedanta sisteminden ona gemi olmas kuvvetle
muhtemeldir. nk\Buda, insanlarn tabiatn kuytu ke
lerinde inzivaya ekilerek deil, halk ierisinde kalnarak
ve kendisi tarafndan gsterilen sekiz dilimli yolun izlen
mesiyle kurtulua ulaabileceklerini sylemitir':^Onun or
taya att yeni prensibe "orta yol" prensibi denmesinin te
mel nedenlerinden biri de budur. nk o, an riyazet ve
mcahedenin de, sadece zenginlik veya madd servet gibi
insanlarn niha mutluluu yakalamalarna yeterli olmad
n bilfiil tecrbe ile idrak etmitir. Byle bir tecrbeden
sonra onun, sadece yoga egzersizleriyle niha mutluluk
olarak da izah edilen Nirvana'ya ulalabileceini syledi
ini dnmek bize gre pek salkl grnmemektedir.

152

CAYNIZMDE
KARMA-TENASH INANC
A - CAYNZMDE KARMA-TENASH
NANCINA GR
Caynizmde karma inanc ve karmanm mahiyetinin
tam olarak anlalabilmesi iin ncelikle Caynist ontoloji
anlaynn; ayn din sistemdeki tenash inancnn tam an
lamyla kavranlabilmesi iin de sz konusu sistemdeki
kozmoloji anlaynn ele alnmas gerekmektedir.
1 - Caynist Kozmoloji Anlay
Caynizm ve Budizmin bilhassa kozmoloji konusunda
hemen hemen ayn grleri paylatklar dikkati eker.
Nitekim Caynizm de, tpk Budizm gibi, lemi belirli bir
zamanda. Tanr veya benzeri insanst bir varlk tarafn
dan yaratlm bir yap eklinde deil, ezel nitelikteki
kompleks bir yap olarak grr. Onun bir balangc olma
d gibi, bir sonu da yoktur. lemde olup biten her ey
lemin kendi kanunlarna gre veya onu oluturan temel
unsurlarn tabi zelliklerine gre meydana gelmektedir.
lemin kendi oluumunda olduu gibi, onun ihtiva ettii
fenomenlerin olumasnda da Tanr veya benzeri bir Yce
kudretin mdahalesi sz konu;5u deildir.
Caynist dnce sistemine gre, sz konusu bu lem
153

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

balca drt katmandan oluur. Aadan yukarya doru


bu katmanlar yledir:
1- Aa lem (Adhi-loka, Naraki):^Bu lemin
Ratnaprabh, Sarkarprabh, Vlukprabh, Panikaprabh, Dhumprabh, Tamahprabh, Mahatamahprabh ola
rak isimlendirilen yedi alt blgesi vardr.]) Bu blgelerin
karanlk dereceleri yukardan aaya doru inildike ar
tar. Adhi-loka, genel olarak gnahkr ruhlarn, yaptklar
kt fiiller sonucu geici olarak kaldklar bir mekndr.
Ancak bir ksm aratrmacar, mutlak aydnlanmaya ka
vumu ruhlarn Siddha-loka'da srekli olarak kalacaklar
inancn gz nne alarak, kt fiilleri nedeniyle ar dere
cede kirlenmi ruhlarn da Adhi-loka'da srekli kalmalar
nn sz konusu olduunu iddia eder.^
2- Yeryz (Madhya-loka): Merkez noktalar Jambudvipa olan ok saydaki dairev blgelerden mteekkildir.
nsanolu iin hayat ancak merkezden darya doru a
lan ilk blgede mmkndr. Burada insann dndaki
mevcut dier canl trleri ise, hayvanlar ve bitkilerdir.
Hayvanlar da duyu zellikleri gznne alnarak, be te
mel kategoriye ayrlr.^
Karma-tenash inanc asndan bu lemin en nemli
zellii, ruhun gelimesine ve onun daha st varolu basa
maklarnda yeniden bedenlenmesine imkn veren karma
nn sadece bu lemde mmkn oluudur. Baka bir deyi
le, kiinin iradesini serbeste kullanabildii, dolaysyla
ferd hrriyetin mmkn olduu yegne lem burasdr.
1- HJacobi," Cosmogony and Cosmology (Indian)", ERE, IV/161. O, ayn za
manda dier baz kaynaklarda bu alt blgelerin Dharm, Vams,Saila, Anjana,
Arista, Msdhavy ve Madhavi eklinde isimlendirildiklerini zikreder.
2- Bkz., Jaina Sutras (l-II), 11/279-280; Padmanabh S. Jaini, "Karma and The
Problem of Rebirth in Jainism", Karma and Rebirth in Classical Indian
Traditions, Ed. W.D. O'Flahtery, s. 223-25, 236-37; N.Talia, "Jaina Philosophy",
Jainism, s.16-17; ERE, IV/ 160-161; ER, IV/111; K.K.Anand, a.g.e, s.64-65
3- Ayn kaynaklar

154

CAYNJZ3WE KARMA-TENASH

NANCI

yle grnyor ki kiinin, hu katmann altnda veya s


tnde yer alan teki katmanlarda yeniden bedenlenmesi
ve bylece ceza veya mkfat grmesi tamamen yery
znde icra ettii fiillere gre cereyan edecektir. Ayrca kii
nin yeryzndeki varolu serveni, yine onun, burada icra
ettii iyi ameller sonucu aydnlanmaya kavumasyla sona
erecektir.
3- Tanrlar lemi (Urdha-loka): Buras, Katptita ve
Kalpopapanna ad verilen iki ana blm ve bunlarn top
lam 30 alt blgesinden oluur. Tanrlar leminin bu kat
manlarndan herhangi birine ykselebilen ruhlar. Hindu
izmdeki Pitryanaya ykselen ruhlar gibi, sahip olduklar
iyi karmik birikimlerin karln grnceye kadar bu
alanlarda kahr ve karmalarn belirledii srenin tamam
lanmasyla birlikte yeniden yeryzne dnerek, burada
yeniden bedenleirler. Grld gibi, ruhlarn Tanrlar
alemindeki kal srekli olmad gibi, Caynist dnce
sistemine gre Tanrlk, ancak karmalarla kazanlabilen
bir mertebedir. Bu noktaya uLiabilmek iin, Cayn dini ta
rafndan emredilen kat riyazet ve mcahede temrinlerinin
yaplmas yeterlidir.*
4 - Siddha-loka: Caynisi kozmoloji anlayna gre
kozmosun bu katman, mutlak aydnlanmaya kavumu
ruhlarn srekli olarak kaldklar bir blgedir. Kaynaklarda
bu lemin ak bir emsiye formunda olduu ve dardan
bakldnda hill eklinde grld kaydedilir.'' Bu
lemdeki ruhlar, kozmosun d;.er katmanlarndaki ruhlar
gibi, beUi bir forma sahiptir. Ancak onlar kuatan form
ok effaf olduu iin, gzle grlemez.
Siddha-loka'dan sonra, katmanl bir atmosfer taba
kas, bunun tesinde hibir fenomenin bulunmad ekil4- ERE, JV/161; ER, IV/n2; K.K.Anand, j.g.e., s.645
5- P a d i T i a n a b h S.Jnini, a . g . m . , s.236-237;ERE, IV/ 161;ER, IV/112

155

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

SZ bir boluk lemi (Alok-aksa) vardr.^


Caynist Kozmolojiye Gre Evrenin Katmanlarm Gsterir TABLO
Aloka-aksa
(Mutlak ekilsizlik
Alan)

Aloka-aksa
(Mutlak ekilsizlik Alan)
Atmosfer Katmanlar
Siddha Loka
(Mutlak Aydnlanmaya Ka
vuan Ruhlarn Yeri)
Kalpalita-14 alt katmana
ayrlr.
Urtha-loka (Tanrlar lemi)
Kalpopapanna-16 alt kat
mana ayrlr.

Loka-aksa
(ekil lemi)
Madhya-loka (Yeryz)

nsan ve hayvanlarn yaa


d yerdir. Ortak merkezle
ri Jambudvipa olan saysz
dairev alan ardan oluur.
nsan tr merkezden da
doru alan ilk alanda
yaayabilir.

Adhi-loka veya Nraki


(Aa lem)

Yedi alt katmana ayrlr.


Katmanlar aaya doru
inildike karamklar artar.

2 - Caynist Ontoloji Anlay


Caynizme gre varlk dnyasnn oluumu, ezel ve
yokolmaz zellikteki be temel unsura dayanr. Bu bl
mn balang cmlelerinde ifade ettiimiz gibi, burada
olup biten her ey bu ana unsurlarn, kendi kanunlarna
gre birbiriyle deiik ekillerde ilikiye girmeleri sonucu
meydana gelir. Bu aamada Tanrya ihtiya yoktur. Varlk
lemini oluturan be unsur ve onlarn genel zelhkleri ise,
ksaca yledir:
a- Aksa (Mekn): Sonsuz saydaki aksa atomlarnn
oluturduu devasa bir yapdr. O, btn varoluu ihata
eder. Varlk alanna k da btn varlklardan ncedir.
Alemde mevcut dier btn varlklarn varoluu ona bal
"6-'ERE,V76; VI1I74^^^^

156

CAYNIZMDE KARMA-TENASUH

NANCI

olduu hlde o, hibir eye muhta deildir/


b- Dharma (Hareket): Varlk dnyasndaki eyann
hareket etmesine araclk eden ve aksa gibi sonsuz atom
lardan oluan bir unsurdur. Dharma varoluun yeterli bir
art olmamakla beraber onun zorunlu artdr. Bunu balk-deniz ilikisiyle yle ifade edebiliriz: Bir baln hare
ket edebilmesi iin, suyun bulunmasnn zorunlu olduu
gibi, varlk leminde herhangi bir hareketin mmkn ola
bilmesi iin de dharma zorunlu bir unsur olarak kabul edilir.8

c- Adhanna (Sknet): Aksa ve dharma gibi atomik


bir yapdaki Adharma, hareket hlindeki varhklarn dura
bilmesi, sknete kavuabilmesi iin zorunlu bir unsur
dur. Dharmanm lemdeki har(iketin zorunlu art olmas
gibi, adharma da yine ayn lemdeki durma ve dinlenme
eylemleri iin zorunlu arttr.^
d- Pudgala (Madde): Anu ad verilen sonsuz saydaki
madde atomlar, dardan herhangi bir mdahale sz ko
nusu olmakszn, kendi kanunlarna gre kendi aralarnda
veya dier atomlarla birleerek toprak, su, ate, hava
hline gelebilir. Her bir madde atomu koku, tat, dokunma
ve renk gibi zelliklere sahiptir. Madde genel olarak iki
ksma ayrlr:
1- Kaba (gross) madde: Fenomenler alemindeki gr
nr nesnelerin ana maddesidir.
2- effaf (subtle) madde: Siddha-loka ve Urdha-loka'daki nesneleri oluturan ve insan olarak bizlerin mevcut
duyularmzla alglayamadmz effaf nitelikteki madde
dir.
7- H Von Glascnnpp, The Doctrine of Karna in Jaina l'lilosophy, Almnncncian ngilizceye ev. G.Barry Gifford, Bombay, 1942, s. 1; ERE, VlII/468;
S.N.Dasgupta, History of Indian Philosophy, 1/ 198
8- Glasenapp, a.g.e., s. 1; S.N.Dasgupta, History, 1/197; ERE, VIII/468
9- Glasenapp, a.g.e., s. 2; S.N.Dasgupta, History of Ind. Phil., 1/197; ERE,
VlII/468

157

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

Loka-aksadaki her trl nesne, niha noktada bu iki


tr madde atomlarmm bileiminden meydana gelmitir.
Bu nedenle Caynist ontoloji anlayma gre Pudgala, her
trl varoluun madd sebebidir, denilebilir.'"
e- Jiva (Ruh): Jiva, lemi oluturan be temel unsur
arasmda bilinlilik ve akledebilme (intelligence) zellikleri
ne sahip yegne unsur olmak itibaryla burada kadar zik
rettiimiz dier drt temel unsurdan ayrlr. Jiva atomlar
ayrca, kendi bana hareket edebilme, genileme ve bzl
me gibi daha pek ok zelliklere sahiptir. Sahip olduklar
bu zellikler nedeniyle jiva atomlar hibir d faktrn et
kisi olmakszn bile kendi balarna, kendi aralarnda veya
dier ana unsurlarla birleerek fenomenler dnyasndaki
ok deiik nesneleri meydana getirebilirler.
Orijinal hlleri itibaryla her biri snrsz bilgi, snrsz
muhakeme gc, snrsz mutluluk, ezellik, mutlak ekil
sizlik, mutlak eitlik ve din hakikatin mutlak bilgisi gibi
ok zengin zelliklere sahip jiva atomlar, lemdeki dier
unsurlarla ikiye girmeleri sonucunda sahip olduklar bu
asl zelliklerin byk ounluunu yitirir. Bu nedenle,
varlk leminde asl karakterini muhafaza edebilen ok az
sayda jiva atomu vardr. Onlarn byk ounluu mad
de ile birleik hlde bulunmalar sebebiyle tabi karakterle
rini kaybetmi, sonsuz veya mutlak szleriyle nitelenen
zellikleri artk snrl veya sonlu sfatlaryla nitelenmeye
balamtr. Jiva atomlarnn hi biri yok olmaz, ancak
madde tarafndan rtlm ve zerleri kapanm olduu
iin fark edilmezler."
Madde atomlar tarafmdan sarlm olduklar iin asl
niteliklerini kaybetmi jiva atomlar sahip olduklar snrl
10- Glasenapp, a.g.e., s. 2; S.N.Dasgupta, History, 1/195-196; ERE, VIll/468
11- Glasenapp, a.g.e., s. 2-3; Nathmial Tatla," Jaina Philosophy", Jainisn, s.17;
Studies in Jaina Philosophy, s. 222-223; ERE, VIIl/468

158

CAYNZMDE KARMA-TENASH

NANCI

bilgi ve snrl enerji nedeniyle yanl metafizik doktrinlere


balanr ve doru ahlk ve metafizik kurallar ihmal eder
ler. Bylece samsara arkmdaki saysz doum-lmler ne
deniyle her trl ac ve hazz tecrbe etmek, fani varolua
sahip olmak ve tabi zeikleriyle elien yeni zellikler
kazanmak ruh veya jivalar iin sradan hle gelir. nk
ferdin fiillerinin gerek faili bedenlemi durumdaki ruhBir din sistem olarak Caynizmin en nemli gayesi,
kendi sistemini kabul etmi rulan, bir an nce iinde bu
lunduklar skntl durumdan kurtararak mukta dzeyine
ulatrmak ve bylece onlara orijinal saflk durumlarn ka
zandrmaktr.
Jiva ile pudgala, daha dorusu madde ile ruh arasn
daki ihki nasl balamtr? Caynizm, mahiyetleri itibary
la farkh zellikler sergileyen bu iki unsur arasndaki iliki
nin ezel olduuna inanr." Balangta her naslsa hareket
eden ruh, bu hareketi sebebiyle etrafnda ona nfuz etmek
iin bekleyen madde atomlarn cezbeder.'* Byle bir etki
leim sonucu madde atomlarnn jivaya girmesiyle, onun
tabi zelhkleri nemh oranda kaybolur. Ruhun bu aama
dan sonra yapaca her trl eylemin sebebi, madde atom
larnn jivaya nfuzu sonunda, onda oluan yanl gr
12- Glasenapp, a.g.e., s.3
13- Ancak buradaki "ezel" teriminin mutlak anlamda ezellik yerine, "balang
c vardr, ancak bunu bizim tespit edemeyeceimiz kadar uzaktadr" anlamn
da anlalmas daha doru olacaktr. Aksi hlde bu hlin ortadan kalkmasyla
gerekleecei kabul edilen mukti bir hayalden ibaret kalacaktr. nk ezel
olan ayn zamanda ebeddir. Bkz., Kamala |oshi," Beginning of Bandha v^ith
Special Reference to Jaina Philosophy ", Jain Journal, c.XXV, sa.,1 (July 1990), s.
37-38
14- Baz kaynaklarda ruhun b a l a i T g t a k i i'.k hareketinin, o n u n mahiyeti gerei
olduunu ileri srmektedir. (Bkz. Glasenapp, a.g.e., s.3) Ancak burada unu ifade etmek gerekir ki, Hint dncesine gre, arzu istekten kaynaklanmayan
hibir faaliyet veya karma failin kaytlanmasna n e d e n olamayaca iin ruhun
bu hareketinin, o n u n tabi bir hareketi o l m a k yerine herhangi bir arzu istekten
doan bir hareket olmas bize d a h a makul 'grnmektedir. Kr., Padmanabh
S.Jaini. a.g.m.,'s.221

159

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

(mithy-darsana), yanl bilgi (mithy-jnana) ve yanl


davrantr.''^ Cayn dininde madde atomlarnn jivaya do
ru akna "srava", byle bir hareket sonunda ruhun mad
de atomlaryla sarlmas veya rtlmesi olayna da "bandha" veya esaret ad verilir.'^
B - CAYNZMDE KARMA ANLAYII
Cayn dnce sisteminde karma terimi, imdiye ka
dar ifade etmeye altmz dier Hint dnce sistemle
rindeki gibi, "irad fiil veya byle bir fiil sonucunda oluan
ve faili kaytlayan gzle grlemeyen mistik g (adrsta)"
anlamlarn deil, jivann hareketi sonucunda onun cazibe
sine kaplarak, jivaya nfuz eden ve onun asl zelliklerini
kirleten, duyu organlaryla alglanamayan effaf maddeler
btn''' veya G.Parrinder'in ifadesiyle, ruha nfuz ederek
onu zehirleyen bir nevi zehir anlamn ifade eder.'^ Baka
bir deyile karma, jivann hareketi ve cazibesi sonucu ona
nfuz ederek, onun asl zelliklerini tamamen veya ksmen
rten ezel ve madd bir cevher olup, dier sistemlerin id
dia ettii gibi, fiilin icrasyla ortaya kan yeni kan bir
nesne deildir.
Daha baka bir ifadeyle, yukarda varlk leminin
yegne madd unsuru olarak zikredilen pudgala atomlar
jivaya, yani ruha nfuz ettikten sonra karma olarak isim
lendirilir. Jiva ile pudgala arasndaki bu birlemenin st-su
veya demir-ate kaynamasndan daha sk olduu kabul
15- Glasenapp, a.g.e., s.62-63; B.N. Tripathi, Spiritual Bondage, s.120; DattaChatterjee, Introduction, s.101; Rai Ashwini Kumar, "Jaina Yoga and
Mysticism", Jainisn, sl80
16- Tripathi, B.N., Spiritual Bondage, s.118-119; ERE, VIII/467-468
17-Glasenapp, a.g.e., s.3; M.L. Mehta, Jaina Philosophy, Varanasi, 1971, s.189;
N.L. Jain, "The Jaina Theory of Karma and...", Jain Jouni
Journal Vol.XXII, April-8
No: 122
18- G. Parrinder, Asian Religions, s.42

160

CAYNZMDE KARMA-TENASH

NANCI

edilir. Jivayla bu derece btnlemi karma atomlar ve


onlarn ayrmndan ortaya kan karma-prakritilerin say
s ve karakterleri, jivann hareketine sebep olan arzu-iste
in mahiyeti ve iddetine gre deiir. Eer harekete ne
den olan arzu-istek, fazilet kabul edilen duyulardan kay
naklanyorsa bunun sonucunda jivaya giren karma iyi, de
ilse kt karakter arz eder.'^
Pudgala atomlar jivaya bir kere nfuz edip, bu
manev unsurun tabi zelliklerini bozarak, onun safiyetini
gidermenin tesinde, ihtiva ettikleri enerji sayesinde, hi
bir d gcn etkisi olmakszn, jivada yeni arzu-istekler
meydana getirerek ona yeni karmik akmlarn ynelmesine
yol aarlar. Bylece jivann btn tabi zellikleri zaman
ierisinde kaybolur ve bunlarn yerine, bu tabi zelliklerin
kartlar geer. Biraz nce de belirttiimiz gibi, gemite
her naslsa balam olan bu jiva-pudgala (ruh-madde) ili
kisi, birincinin fke, nefret, agzllk gibi temel arzular
veya mayadan (bilgisizlikten ortaya kan yanlg) kaynak
lanan hareketleri sebebiyle devam edip gitmektedir. Bu
durum Caynizmin nerdii rA^azet ve mcahede egzersiz
lerinin tamamen yaplp, asrava ad verilen bu karma ak
nn nne geilmesi ve bylece jivann asl karakterini ye
niden kazanarak niha kurtulua ulamasyla son bulacaktr.20

Caynizmde jivaya girerek karma adn alan madde


atomlarnn; mahiyetleri, jivada birleik olarak kalma sre
leri, iddetleri ve nicelikleri ynnden olmak zere drt
adan ele alnp incelendiini gryoruz.
A - Mahiyetleri itibaryla karma veya onun czleri
olan karma-prakriti temelde sekiz ana kategoriye ayrlr.
19- Glasenapp, a.g.e., s.3; B.N. Tripathi, Spiritual Bondage, s.l 18-120;
K.K.Anand, a.g.e., s. 68
20- Glasenapp, a.g.e., s.3-4; M.L. Mehta, a.g.e., s.l89; N.L. Jain, a.g.m., s.129-130;
K.K.Anand, a.g.e., s.70-71

161

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

Bu kategoriler ve onlarn alt tasnifleri yledir:^'


1- Jnnavaraniya karma: Jivadaki, daha ak bir ifa
deyle ruhtaki snrsz bilgi zelliini rten karma demek
tir. Bunun u be alt tr vardr:
a- Mati-jnnavaraniya karma: Duyu organlar ve zihin
vastasyla elde edilen bgiyi engelleyen veya rten karma.
b- Sruta-jfianavaraniya karma: Kutsal metinlerin
okunmas veya dinlenmesi sayesinde elde edilen bilgi veya
hakikati rten, engelleyen karma.
c- Avadhi-jnnavaraniya karma: Madd nesnelerin
z ve hakikatiyle ilgili akn bilgiyi engelleyen, rten kar
ma.
d- Manahparyya-jnnavaraniya karma: Bakalarnn
dnceleri konusundaki akn bilgiyi engelleyen rten
karma.
e- Kevala-jnavaraniya karma: Jivann akn bilgi
(omniscience) edinme zelliini ortadan kaldran karma.
2 - Darsanvaraniya karma: Buradaki darsana lafz,
bir nesnenin farknda olma veya bir ey hakknda genel
bilgi, nsezi anlamn ifade eder. Dolaysyla buradaki
darsanvaraniya karma ifadesi, ruhta varolan nsezi veya
sezgi kabiliyetinin engellenmesi veya rtlmesi anlamma
gelir. Bu karma trnn de dokuz alt tr vardr:
a- Caksurdarsanavaraniya karma: Gze bal sezgi ve
ya nsezi melekesini rten, kirleten karma.
b- Acaksurdarsanavaraniya^karma: Gz dndaki di
er duyu organlar ve zihinden kaynaklanan sezgi veya
nsezi melekesini rten, kirleten karma.^
c- Avadhidarsanavaraniya karma: Madd nesnelerle
ilgili sezgi veya nsezi melekesini engelleyen, rten karma.
21- Bjjrada zikredilen tasnifler H.Jacobi tarafmdan tercme edilen ve SBE serisi
ierisinde yaymlanan jaina Sulras (Uttardhyayana blm) ile H.von
Glasenapp ve Mohan Ll Mehta'nn bu konudaki almalarndan zetlenmi
tir. Bkz., Jaina Sutras (11), ng. ev. Hermann Jacobi, SBE, XLV/192-196; Glase
napp, a.g.e., s. 5-30; M.L. Mehta, a.g.e., 190-203

162

CAYNZMDE KARMA-TENASUH

NANCI

d- Kevaladarsanavaraniya karma: Jivamn mutlak sez


gi, nsezi melekesini rten, engelleyen karma.
e- Nidr-karma: Rahat bir uyku hli ortaya kararak
jivadaki nsezi veya sezgi melekesini ksmen de olsa en
gelleyen, rten karma.
f- Nidranidraka karma: Sebep olduu derin uyku hli
nedeniyle, jivadaki nsezi yeteneini nemli lde orta
dan kaldran karma.
g- Pracala karma: Otururken veya ayakta iken uyku
hli meydana getirerek, bu durumlarda bile ruhun nsezi
yeteneini engelleyen, rten karma.
h- Pracalpracal,karma: ^'rrken bile ortaya kard
uykulu durum neeniyle, bu durumdaki bir jivann bile
nsezi, sezgi yeteneini engelleyen karma.
i- Stynagraddhi-karma: Sebep olduu uyurgezerlik
hlinden tr, her durumda jivann nsezi melekesini en
gelleyen karma.
3- Vedanya karma: Bu nevi karmalar da haz veya
elem ortaya karan karmalar olmak zere u iki temel
gruba ayrlr:
a- Sta-vedanya karma: ttaz veya mutluluk ortaya
karan karma.
b- Asta-vedanya karma: Ac veya elem ortaya ka
ran karma.
4- Mohanya-karma: Haldk iman rten ve bylece
doru davran engelleyen karma. Bunun da Vedaniya
karma gibi iki alt blm vardr.
a- Darsana^nohanye karma: Tabi olarak jivada bulu
nan din gerekliin bilgisinde; karkla neden olan kar
madr. Sz konusu bu karkhln mutlak veya ksm olu
una gre bunun da alt smf mevcuttur.
aa- Mithytvaj;irohanya karma: Kiinin doru ve ger
ek iman tamamen terk ederek oum sapk inanlara ba163

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

lanmasma neden olan karma.


ab- Samyaktva-mohanya karma: Doru inanc zayf
latan, azaltan karma. Jivada bu tr karma mevcut olduu
srece imann mkemmellik derecesine ulamas sz ko
nusu deildir. Kmil iman ancak byle karmalarn jivadan
atlmasyla elde edilebilir.
ac- Misra-mohanya karma: nan konusundaki istik
rar ortadan kaldran karma. Bu nevi karma faaliyette bu
lunduu srece, fert doru ile yanl inanlar arasnda gi
der gelir ve hibir zaman doru inan zerinde sebat
mmkn deildir.
b- Critra-mohaniye karma: Jivadaki tabi doru dav
ran melekesini rten, engelleyen karmadr. O, ferdin din
emir ve yasaklara uygun davrann engeller. Sz konusu
bu engelleme, jivada ortaya kan 4 temel arzu ve 9 yararzu nedeniyle doar.
Jivadaki tabi doru davran zelliinin ortadan kalk
masna neden olan bu drt temel arzu ise unlardr: a - f
ke (Krodha), b - Gurur (Mna), c - Aldanma, yanlg (Ma
ya), d - Agzllk (Lobha).
Yine bu temel arzulardan her biri, tezahrlerinin sre
si gznne ahnarak u alt blmlere ayrlr:
ba- Anantanubandhin: Bir mr boyunca devam eden
ve bylece ferdi doru inan ve davrantan alkoyan kar
ma arzu.
bb- Apratykhynavarana: Doru inanca herhangi bir
zarar vermemekle birlikte, Caynist dnce sistemine gre
mutlak kurtulu iin zarur riyazet ve mcahede hayatn
ksmen engelleyen ve bir yl devam ettii varsaylan kar
ma.
bc- Pratykhyhavarana: Riyazet ve mcahede hayat
na balamay tamamen engelleyen ve drt ay devam eden
arzu.
164

CAYNIZMDE

KARMA-TENASUH

NANCL

bd- Sanjvalana: Mkemmel doru davran engelle


yen ve on be yl devam ettii kabul edilen arzu.
te yandan No-kasya ad verilen yan arzular ise
unlardr: 1 - Hsya (Glmek ve aka yapmak); 2 - Rati
(Belli bir nesneye kar nyargl olarak muhabbet duy
mak); 3 - Arati (Belli bir nesneye kar gsterilen nyargh
nefret duygusu); 4 - Soka (Ac, elem); 5 - Bhaya (Korku); 6 Jugups (Tiksinti); 7 - Purusa-veda (Kadna kar duyulan
cins istek); 8 - Stri-veda (Erkee kar gsterilen cins is
tek); 9 - Napumsaka-veda (Hem erkek hem de kadna kar
duyulan cins istek).
5- Ayus-karma: Bir varlm iinde bulunduu varolu
basamanda kal sresini belirleyen karmadr. Baka bir
deyile, canlnn mrn tayin eden karmadr. yus kar
manm varolu katmanlarna bal olarak u drt alt b
lme ayrldn gryoruz:
a- Deva-yus: Varln tanrlar alemindeki kal sre
sini tayin e3en karma.
b- Manusya-yus: Canlnn yeryznde beer formun
da kal sresini belirleyen karma.
c- Tiryag-yus: Canlnn yeryznde hayvan formun
da kal sresini belirleyen karma.
d- Naraka-yus: Canlnn, ceza grme yeri olarak ka
bul edilen Naraka leminde kal sresini tayin eden kar
ma.
6- Nma-karma: Jiva atomlar arasndaki ferd ve
fizik farkllklar ortaya karan karma. Caynizmde drt
ana grupta incelenen nam-karmanm toplam 103_eidi
vardr.^^ Bunlar, jivann deiik lemlerdeki varolu for
munu ve ferdiyetini belirleyen karmalardr.
7- Gotra-karma: Canlnn dnyaya gelecei aileyi ve
22- Biz burada gereksiz olduu dncesii'le nam-karmann alt kategorilerine
yer vermiyoruz. Bunlar hakkmda geni bigi iin bkz., Glasenapp, a.g.e,.s. 1118; M.L. Mehta, a.g.e. s.

165

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

doumla sahip olaca sosyal staty belirleyen karmadr.


Bunun da balca u iki tr vardr:
a- Uccai-gotra karma: Asil bir ailede dnyaya gelmeyi
temin eden karma.
b- Niccai-gotra karma: Sudra veya Parya gibi aa
kastlardan birinin mensubu olarak dnyaya gelmeye yol
aan karma.
8- Antarya- karma: Jivann hareketi sonucu ona n
fuz etmi olan antarya-karmalarm, aadaki be tarzda
jivann iyi ve doru fiiller icra etmesini engelledikleri ka
bul edilir.
a- Pna-antraya karma: Ferdin bakalarna yardm
etmesini engelleyen karma.
b- Lbha-antaraya karma: Ferdin arkadalar veya
dostlar tarafndan kendine verilen hediyeleri almasn en
gelleyen karma.
c- Bhoga-antarya karma: Bir meyvenin yenmesi veya
bir bardak sujmn iilmesi gibi sadece bir defada tketilebilen zevk almay engelleyen karma.
d- Upabhoga-antraya karma: Elbise ve ayakkab gibi
birden fazla kullanlabilen eyalardan holanmay, zevk al
may engelleyen karma.
e- Vu'ya-antarya karma: Jivadaki irade gcn engel
leyen karma.
Caynist dnce sisteminin karma anlayn bylece
zetledikten sonra, sonu olarak unu syleyebiliriz: Cay
nizmde karma, olaylarn akn belirleyen en nemli un
surlardan biridir. Bunun da tesinde o, btn varlklarn
fenomenler lemine kn ve varoluun A'dan Z'ye her
eyini belirleyen yegne unsur olduu gznne alnacak
olursa, Caynist sisteme gre onun, topyekn varolu le
minin yegne sebebi ve prensibi olduu bile sylenebihr.
Peki, byle bir ontoloji anlayna sahip olmas nede166

CAYNZMDE KARMA-TENASH

NANCI

niyle^aynizm materyalist bir sistem olarak kabul edilebi


lir mi? Jivamn objektivasyonunda effaf madde atomlar
veya karmann yegne etken olarak kabul edilmesi ve se
mitik dinlerdeki gibi Tamveya benzeri insamistiLbir.g^cn varln kabul etmemesi gibi nedenlerle Caynizm, g
rnte bir eit materyalizm olarak deerlendirilebifr.
AncaT< aym"Ssfemn7 vafoluT'izah edericen, madd cevhe
rin yan sra manev bir cevher kabul etmesi ve bunu varo
lu iin zorunlu grmesi, Yaratc bir Tanr fikrini kabul et
memekle birlikte Tanrln imknna inanmas ve lm tesi hayat kabul etmesi gibi sebeplerden tr btn siste
min bir eit m^tervalizm olarak tdkki^dilmS-&QZ_konusu^olamaz.^^
B- Karmalarn jivada kalma sreleri: Caynist kaynak
larda karma atomlarnn jivada kah sreleriyle ilgili bilgi
lerin tam olarak anlalabilmesi iin, her eyden nce Cay
nist zaman anlay hakkmda bilgi vermenin yararl olaca
n dnyorum.
Caynist dnceye gre en kk zaman dilimi ama
yadr. Sonsuz saydaki samayalar bir valikaYLO-Uturur.
16 777^J_6_v31 ika is bi r m ti h 11 rta d r. Birjnhurta, bugn
kullandmz zaman llerine gre 48^ j a k i k a y a tekabl
ed'S\~Bunrore7Cyhizmde t5;f gn yaklak (ahortra) 30
mhurtadr. Ay, gn ve yl hesaplanmalar da ayn ekilde
mhurtaya gredir. Ama yllar ancak 77. si^re kadar keUmelerle ifade edilebilir. Bundan tesi asafikhyeya, yani sa
ylamaz ve kelimelerle ifade edilemez. Bununla birlikte yi
ne kaynaklarda, sonsuz saydaki yllar toplamna bir palyopama; 10 kotkoti^Jmilyon) palyopama sgaropama
(8400000'^) denildiine de ahit oluyoruz. Bundan baka 10
23- Baz kaynaklarda, Caynist dnce sisteminde karmanm ifade ettii anla
mn, dier dnce sistemlerinin yaratl teorilerinde yer alan Tanr- Tabiat
veya Zaman gibi varoluu belirleyen en yksek unsura tekabl ettiinin ileri'
srldn gryoruz. Bkz., N. Tatia, a g.e., s.220

167

KARMA NANCININ fENASH NANCIYLA LKS

kotkoti sgaropama bir utsarpini'yi (zamamn ykseli sresi\i), yir\e aym saydaki sgaropama da bir avasarpinyi
(zamann d sresi) oluturur. Sonsuz saydaki
utsarpin ve avasarpin ise bir pudgalaparvartay meyda
na getirir.^*
Caynizmin bu zaman anlayma bal olarak, deiik
karmalarn jivaya bitiik durumda maksimum ve mini
mum kah sreleri u ekilde tespit edilmitir:
KARMANIN TR

SRES
Maksimum

Minimum

Jnanavaraniya karma

30 kotkoti sgaropama

1 Mhurta'dan az

II- Darsanavaraniya karma

30 kotkoti sgaropama

1 Mhurta'dan az

III- Vedaniye karma

30J<otkoti sgaropama

12Mhurta

IV- Mohaniye karma

30 kotkoti sgaropama

1 Mhurta

V- Ayus-karma

30 kotkoti sgaropama

1 Mhurta

VI- Nama-karma

30 kotkoti sgaropama

8 Mhurta

VII-Gotra-karma

30 kotkoti sgaropama

8 Mhurta

VIII-An tarya-karma

30 kotkoti sgaropama

1 Mhurta

I-

Bu tabloda verilen rakamlar ilk bakta deiik trde


ki karmalarn jivada kal srelerinin Caynist dnce sis
teminde, kesin olarak tespit edildii izlenimi vermektedir.
Ancak ayn sistemin biraz nce zetlemeye altmz za
man l birimlerindeki belirsizlik gznne alnacak
olursa, burad^ yer alan rakamlarn okluk ifade etmenin
tesinde, belirli bir zaman dilimini ifade etmedikleri he
men anlalabilecektir. nk u ana kadar Caynist zaman
anlayyla ilgili olarak verilen bilgileri gz nne ald
mzda, burada zikredilen zaman l birimlerinden gerek
valika, gerekse palyopama'nm iine ald zaman dilimi
ni belirlemenin mmkn olmad anlalr. Sz konusu bi
rimlerden valika "sonsuz saydaki samayalardan oluan
24- Glasenapp, a.g.e., s.21-22; M.L. Mehta, Jaina Philosophy, s.203

168

CAYNZMDE KARMA-TENASH

NANCI

zaman dilimi"; palyopama ise, ayn ekilde "sonsuz sayda


ki yllardan oluan zaman dilimi" eklinde mulak olarak
tarif edilmektedir. Billassa valika gibi kk bir zaman
diliminin tarifindeki belirsizlik, tabi olarak buna bal ola
rak yaplan dier zaman dilimlerinin tanmlarnda da be
lirsizliklere neden olmaktadr. Dolaysyla, Caynist zaman
l birimlerinin, belirli bir zaman gstermekten ziyade,
sadece srenin azl veya okluu konusunda fikir veren
ifadeler olarak anlalmas daha yerinde olacaktr.
C- Jiva ile btnlemi hldeki karmalarn iddet ve
younluklarna gelince: Karmann iddeti, onun, jivaya
nfuzuna neden olan arzunun gl veya zayf oluuna
baldr. Ahlk bakmdan kl karmalar sz konusu oldu
unda arzunun gll ile karmann iddeti arasnda
doru bir orant vardr. Yani ;>iddetli arzular sonucunda ji
vaya giren karmalar, zayf arzularn sebep olduu kar
malara nazaran daha ksa zamanda semeresini verir. Buna
karlk iyi karmalarda ise, a-zu-istein iddeti ile karma
nn iddeti arasnda ters orant vardr; arzu iddetli ise,
karmanm iddeti azalr, dolaysyla semeresini verme sre
ci uzar.^^
Kaynaklarda Caynist dnce sistemindeki bu arzuistek ile karma arasndaki iki aadaki izelgede gstermitir:

25- Glasenapp, a.g.e., s.24; M.L. Mehta, Jaina Philosophy, s.204; K.K.Anand,
a.g.e., s.84-85

169

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

Arzunun Tr
I-

N e d e n O l d u u Karmann iddet Derecesi

Snnjvalann kasyas

Kt Karma

yi K a r m a .

I. derecede iddetli

IV. derece id.

II. derecede iddetli

III. derece id.

III. derecede iddetli

II. derece id.

IV. derecede iddetli

IV. derece id.

(En zayf arzular)


II- Pratykhynvarana kasyas
(Zayf arzular)
III- Apratykhynvaran kasyas
(Gl arzular)
IV- Anantnubondhi kasyas
(En gl arzular)

D - Pudgala (madde) atomlarmm biraraya gelmesiy


le oluan atom kmeleri, atom saylarna bal olarak
"vargana" ad verilen kategorilere ayrlr. Bu kategoriler
bir, iki, ve drt atomlu kmeler eklinde sonsuza kadar
uzanr. te jivann hareketi veya dier sebepler sonucu
ona nfuz eden ve onunla btnleen bu madde atomlar,
alnan bir gdann hazmedilerek kan, et, ve benzeri deiik
maddeler hline dnmesi gibi, biraz nce detaylca ifade
etmeye altmz sekiz temel karma hline dnr.
Kaynaklarda ifade edildiine gre, bu dnm esnasnda
en byk pay vedniye karma almaktadr. Bunu srasyla
mohaniye, her ikisi de eit oranda olmak zere jnanavarana ve darsana-varana, antarya, yine eit seviyede
olmak zere nman ve gotra karma takip eder. Jivaya n
fuz eden karmalar arasnda en az pay alan karma tr ise,
yusk karmadr.^^
C - CAYNZMDE TENASH
Caynistler de Hindu ve Budistler gibi tenashe inanr.
Buna gre lmle birlikte bedenden ayrlan ruh, niha kur26- Glasenapp, a.g.e., s.25-26; M.L. Mehta, Jaina Philosophy, s. 204-205;
K.K.Anand, a.g.e., s.85; S.N. Dasgupta, The History 1/196

170

CAYNIZMDE KARMA-TENASUH INA^CI

tulua ulaamad srece, ihtiva ettii karmik birikime


bal olarak yeryzndeki bedenlenmelerini srdrecektir.
Baka bir deyile, ruh samsara arkndan kurtulamadk
a,^'' bu dnce sistemince kabul edilen drt varolu kate
gorisinden birinde srekli olarak yeniden domaya mah
kmdur.^^ Biraz nce de belirttiimiz gibi bu varolu saha
lar aadan yukarya doru Adhiloka veya Naraki,^^ Tiryanca,'^" nsanlar lemi ve Upaniadlardaki "pitryana" ile
zdeletirilebilecek Urdha-Ioka (tanrlar lemi) eklinde
sralanr. Her trl karmik birikimden kurtularak yeniden
asl hviyetini kazanm ruhlar (siddha), burada zikredilen
basamaklarn tesine ykselir, ve bylece doum-lm
emberinden ebediyen kurtulur. Buna karlk, karmik bi
rikime sahip ruhlar ise, nce Naraki, Tiryanca veya Urdhaloka'da yeniden bedenleerek tadklar karmik birikimle
rin niteliine gre ceza veya mkfat grecektir; byle ruh
lar ancak bundan sonra yeryzne dnecek ve daha st
varolu katmanlarnda yeniden dn3^aya gelebilmek iin
mcadelelerini srdreceklerdir. Ruhun bu serveni, biraz
nce de belirttiimiz gibi, siddhahood ad verilen en yk
sek noktaya ulancaya kadar srer.
Jiva, gemite her naslf;a balayan hareketi ve bunun
sonucunda kendine nfuz eden karmalar nedeniyle hem
orijinal formunu hem de asl hviyetini kaybetmitir. Ayr
ca bu karmalar sebebiyle deiik varolu basamaklarnda
27- Jaina Sutras (H), SBE, XLV/20
28- Jaina Sutras (II), SBE, XLV/484; ElE, lV/484
29- Kutsal sutralarda, insanlann kt amellerine karlk bir azap ve ikence
yeri olmas itibaryla slm dinindeki cehennem anlayna tekabl ettiini d
ndmz Naraki'nin yedi alt katmann bulunduundan sz edilir. Yaplan
amelin ktlk derecesine bal olarak ruh bu katmanlardan birisinde yeniden
bedenleecek ve cezasn ekecektir.Bu konuda geni bilgi iin bkz., Jaina Sut
ras (II), SBE, XLV 7278-286
30- Tiryanca, yeryznde insanlarn dndaki dier canl-cansz btn varlk
larn yaad alana verilen isimdir. Gmi bilgi iin bkz., P.S., Jaini a.g.m.,
s.223-226; Glasenapp, a.g.e., s.51-57

171

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

muhtelif ekiller alm ve almaya da devam etmektedir.


Tannm caynolog Hermann Jacobi, ruhun bu hareketini
okyanustaki bir su kaba veya antann durumuna benze
tir. Bilindii gibi, sz konusu bu maddeler bo olduklarn
da SU yzeyinde kalabildikleri hlde, ilerine kum veya ta
konulmas durumunda, okyanusun yzeyinden daha de
rinlere hatta dibine batarlar. Ayn ekde tabi hli itibary
la kozmosun en st noktalarna trmanabilen ve buralarda
srekli kalabilen ruh, kendine karma nfuz ettikten sonra
samsara okyanusu olarak tanmlanabilecek varlk leminin
daha aa safhalarnda varln srdrmektedir. Onun
okyanus yzeyine yeniden ykselebilmesi, ancak karmik
unsurlardan temizlenmesine baldr.^^
Caynizme gre, lmle birlikte bedenden ayrlan ru
hun yeniden bedenlemesi anlk bir olaydr.''^ Ayrca klsik
Hint dncesinde olduu gibi, ruhun yeniden bedenlen
me srecinin daha balangcnda , "preta-loka" diye bilinen
ruhlar leminde herhangi bir bedenden mahrum olarak, en
azndan z olu veya -eer yoksa- dier yaknlar tarafn
dan icra edilecek sradha trenlerini beklemesi Caynist d
nce sisteminde sz konusu deildir.^'' nk her eyden
nce Caynizme gre, gerek fiillerin icras aamasnda ge
rekse onlarn karlklarnn grlmesi safhasnda ferdlik
esastr. Herkes ancak kendi fiillerinden sorumludur ve sa
dece kendi karmik birikimlerine gre ceza veya mkfat
grecektir. Bu durumda ne oulun bizim iin yapt fiUlerin ne de Tanrlk vasfn kazanm bir caryann efaati
sz konusu olabilir.'J
Dier taraftan, yine Caynist anlaya gre, bir ruhun
31-" Death and Disposal of Death

ERE, IV/484

32- P.S. Jaini, a.g.m., s.221,229; ERE, lV/484


33- P.S. Jaini, ayn yer
34- P.S.Jaini, a.g.m., s.236

172

CAYNZMDE KARMA-TENASH

NANCI

her varolu basamandaki hareketi, burada alaca form,


kal sresi vs. nceden belirlenmitir. Zira yukarda iaret
etmi olduumuz gibi yus karma sayesinde ruhun her
hangi bir varolu safhasndaki kal sresi, yani mr,
nma karma ile alaca form veya bedenler otomatik ola
rak belirlenmektedir.^^ Hemen grlecei gibi, byle bir
mekanizma ierisinde zaten baka birinin mdahalesine de
lzum yoktur.
Bununla birhkte, u hususun da ak olarak belirtil
mesi gerekir ki, ruhun yeniden bedenleme aamalarnda
ki hareketi kendi karmik birikimlerinin zorlamas olmayp,
kendi tabi bir zelliidir. Daha ak bir deyile, ruhtaki ha
reketlilik zellii, onun, karma sayesinde kazand arzi
bir nitelik deil, onun asl zelliklerindendir. Karmanm ru
hun hareketiyle ilgisi ise, onu ynlendirmesi sebebiyledir.
Onun bu sreteki fonksiyonu, suyun istenilen noktaya
ulamasn salayan bir su arkna benzetilebilir.
Bu durumda ruh veya jiva, lm gerekleir gerek
lemez, hemen kendisi iin belirlenen yeni beden ve leme
sramaktadr. Jacobi'n biraz nce yer alan analojisine g
re ifade edecek olursak; keyfiyeti ve kemiyeti itibaryla
farkl karmik birikimleri tayan ruhlar, tadklar unsurla
rn arlna gre samsara okyanusunun deiik blgeleri
ne inecek veya kacaktr.
Yine Caynist dnceye gre, ruhun bizim burada
samsara okyanusu olarak nitelendirdiimiz ekil leminin
(Loka-aksann) herhangi bir blgesindeki varoluunun,
bir an bile olsa, bedensiz olarak varln srdrmesi
mmkn deildir. nk oluj biten her eyin gerek z
nesi ruh kabul edilmekle birlikl e, onun gerek fiillerin icras
gerekse bunlarn ortaya karaca haz veya elemlerin tec
rbe edilmesi - tecrbe edilecei; mekn ister Naraki, isterse
35- P.S. Jaini, a.g.m., s.231-233

173

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

Urdha-loka olsun- aam.asmda mutlaka bedenle birlikte


olaca kabul edilmitir. Ksacas, Caynist inancna gre
ruh ekil leminde bulunduu srece hibir zaman beden
den azade kalamaz.''^
Hem Urdha-loka'ya ykselerek ksmen tanrlk vasfn
kazanm ruhlar, hem de Naraki'ye inerek cehennemi var
lk statsndeki varlklarn sahip olduklar karmik biri
kimler haz veya elem eklinde meyvesini verdikten sonra
mutlaka yeryzne yeniden dneceklerdir.''^ Yani ruhun
yer alt ve yer st lemlerindeki hayat srekli deildir.
Dolaysyla btn bu lemler, sadece ruhun yeniden asl
formunu kazanmas srecindeki geici basamaklardr.
Caynizmde, Loka-aksanm deiik basamaklarnda
yer alan hemen hemen btn canl trleri karma ve tena
sh prensiplerine gre varolularn srdrmektedir. Bu
nedenle, herhangi bir canlnn bulunduu varolu formun
da ebed olarak kaldn dnmek mmkn deildir.
Sz konusu canlnn herhangi bir varolu basamandaki
mr ne kadar uzun olursa olsun mutlaka bir sonu vardr.
Ruh, mahiyeti gerei olarak karmik birikimlerinin at
rda srekli hareket halindedir. Bu, hem ruhun asl safiye
tini kazanabilmesi iin gerekli, hem de tenash anlaynn
bir gereidir.^^
Son olarak, Caynist tenash anlayyla ilgih problem
li bir hususu daha iaret ederek bu konuyu bitirmek istiyo
rum. Bir ksm Caynistlerce, tiryanca'nm en alt basamakla
rnda yaayan ve ekendriya olarak bilinen tek hcreli can36- Caynizme-geil.erjegn^^jgyznde salip nlduu, Audaxika adyla an
lan madd bedenin dnda 4 ayr bedeni daha vardr. Bunlara- Karmana (kar
mik beden), b - l agasa (Ate atomlarndan olumu ve muhtemelen ruhun
Naraki' de bulunduTiurece sahip olaca beden), c - Ahraka_(Ruhla birlikte
ok uzaklara gidebi me zelliini haiz effaf beden), d j / a i k r i y a
(istenildiinde deitirilebilen effaf beden). Bkz., JacobT, Herman, Jaina Sutras
(II), SBE, XLV/406 (3 no'lu dipnot); Glasenapp, a.g.e., s.l2
37- Glasenapp, a.g.e., s.58,61
38- P.S.Jaini, a.g.m., s.225-228

174

CAYNZMDE KARMA-TENASH NANCI

llarm tenash arkmm dnda olduklar kabul edilir) Ol


duka fazla saydaki bu canllar, aynen Sida (kurtulua
ulam) ruhlar srekli olarak ayn form ve kategoride ha
yatiyetlerini devam ettirir. Jaini'ye gre, tenash anlayy
la ak bir eliki arz eden bu gr, Caynizmin orijinal an
lay olmayp, aa yukar bu dnce sistemiyle ortaya
km olan Ajivika mezhebinden Caynizme gemi bir an
laytr. Bize yle grnyor ki, byle bir anlay muhte
melen, tenash inancna pek .sk olarak yneltilen"Bugne
kadar pek ok ruh kurtulua ulat hlde, niin Lokaaksa'daki varlklarn saysnda bir azalma olmuyor?" ek
lindeki bir soruya cevap verebilmek iin ortaya atlmtr.
nk bu anlay kabul edenlere gre, kurtulua ulaarak
Loka-aksa'nn dna kan ruhlarn yerine ekendriyalar
arasndan bazlar fenomenler dnyasna girmekte ve bu
nedenle de fenomenler dnyasndaki ruhlarn saysnda
bir azalma olmamaktadr.^^

39- P.S. Jaini, a.g.m., s.228

175

KARLATRMA
Grld gibi karma-tenash, Hint kkenli btn
dinlerin ortak bir inancdr. Geen son blmde biz, sz
konusu bu inancn Hinduizm, Budizm ve Caynizm asn
dan ifade ettii anlam belirlemeye altk. Bu blmde
ise, ilk olarak, bu dn sistemlerin karma-tenash anlaylarndaki farkl ve benzer noktalar zerinde durularak, Hint
karma-tenash dncesinin genel zellikleri tayin ve tes
pit etmeye allacaktr. kinci olarak da, byle bir alma
nn Mslman bir aratrmac tarafndan bir slm lkesin
de yaplmas gz nne alnarak, slm dini asndan kar
ma-tenash inancn deerlendirilmeye ve bu arada onun
baz slm inanlaryla olan ilikisine iaret etmeye gayret
gsterilecektir.
A- HNT KKENL DNLERDE
KARMA-TENASH NANCI
Geen blmlerde de zaman zaman iaret etmeye a
ltmz gibi. Hinduizm, Budizm, Caynizm ve Sihizm ta
rafndan mtereken kabul edilen karma-tenash inanc
konusundaki balca benzerlik ve farkllklar unlardr:
1- "Karma" teriminin anlam ve mahiyeti ile ilgili
olarak; Vedalar ve Brahmanalar gibi klsik Hindu kutsal
literatrnde "karma" terimi, genellikle, "dn ve ahlk
neme sahip irad fi" veya "kutsal literatrce yerine geti176

KARILATIRMA

rilmesi zorunlu din ibadethr" anlamnda kullanlmtr.


Upaniadlar dnemine gelinceye kadar onun, bu anlamla
rna ilveten "ahlk nedensellik yasas" olarak anlalmas
sz konusu deildir. Onun, hem "insann irad olarak icra
ettii szel, bedensel ve zihinsel her trl fiil, amel", hem
de byle bir fiin, zorunlu olarak, mahiye ve ahlk niteli
ine uygun sonular ortaya karmasn ngren, bir se
bep-sonu yasas anlamnda kullanlmas ise, ancak Upani
adlar ve bunlardan sonra dzenlenen sonraki Hint kutsal
literatr dnemine rastlar.
Budizmde ise karma, kt'lime olarak "insandan sadr
olan her trl irad fiil" anlamna ger. Bununla birlikte,
onun bu din sistemde ifade ettii anlamn, daha ziyade,
irad fiili ortaya karan "irade etme, istek" olarak anlal
mas daha dorudur. nk Buda'ya atfedilen ve konuyla
ilgili literatrde sk sk tekrar edilen bir ifade-yledir:
Karma cetanadr^_y_ani_bir eyi murat etmek, onu arzulamaktr." Ulysyla karma teriminin~BiIdizrnde fade"etfri
anlam, din veya dnyev her trl fiili iine almas itiba
ryla Hinduizmdeki anlamndan daha geni, sadece irad
fiillere dellet etmesi bakmndan ise ondan daha snrldr.^
Karma, Caynizmde ise, jivann herhangi bir hareketi
sonucu ona nfuz ederek, onun sahip olduu btn asl
zellikleri rten, kirleten ezel pudgala atomlarna, jivayla
temaslar sonrasnda verilen isimdir. Bundan dolay onun
bu din sistemde ifade ettii anlam dier iki sistemden nis
peten farkldr. Her eyden nce Caynizmde karma. Hin
duizm ve budizmdeki gibi belli bir eylemin sonucunda or
taya kan hadis bir ey deil, aksine, fiilin icrasndan ok
nce lemde mevcut ezel bir maddedir.
2- Karma, bir kanun veya inan olarak anlaldnda
ise, onun her din sistemde de ifade ettii anlam hemen
hemen ayndr. Buna gre o, irad olarak icra edilen fiilin.
177

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

-ster din veya ahlk, isterse dnyev karakterli bir fiil


olsun- mutlaka ahlk nitelii ve mahiyetiyle doru
orantl bir sonu ortaya karmasn ifade eden bir ka
nun veya prensibin addr. Bu kanuna gre, fiiller sonu
cunda ortaya kan, gzle grlemez nitelikteki sonular
hemen veya bir sre sonra semeresini verecektir, fail iin
bundan kurtulu yoktur. Sz konusu her sisteme gre,
bu sonular ya ayn varolu sresinde, veya lmden son
ra narka-loka, svarga, pitryana gibi metafizik lemlerde,
veyahut ruhun yeniden bedenlemesinden sonra yine yer
yznde mutlaka semeresini verecektir. Ancak icra edilen
btn fiillerin sonularnn kesin olarak ne zaman ortaya
kacan nceden belirlemek mmkn deildir.
stelik bu zellii sebebiyle karma inanc, her sis
tem iin de ahlk bir sebep-sonu yasas olmann tesinde
ayn zamanda eskatolojik yan da bulunan bir inan olarak
dikkati eker. Onun tenash anlayyla birlikte ele alma"rak, karma-tenash inanc eklinde tek bir inan eklinde
grlmesinin nedeni de budur.
3- Karma inancna gre, her yeni varolu bir nceki
nin kefaretidir. Bu cmleden olarak, u andaki varoluu
muz nceki varolularmzn bir kefareti olduu gibi, gele
cek varoluumuz da bugnknn bir kefareti olacaktr. Bu
nedenle Hint kkenli dinlere gre dnyev varolu, sra
dan bir olay deil, karmik birikimlerin ortaya kard bir
zorunluluktur. Nitekim o, bu zellii dolaysyla Hristiyanlktaki "asl gnah" inancna benzetilebilir. nk her
iki inan iin de dnyev varolu, ilenen bir hata veya ha
talarn sonucudur. Ancak byle bir su, Hristiyanlkta in
sanln atas Hz. dem tarafndan ilenmi iken, Hint ta
rafnda bizzat ferdin kendi tarafndan ilenmitir. Bu da
onlar ayran en nemli zelliktir.
4- Yine her din sistem asndan da karma-tenash
178

KARILATIRMA

nanc, insanlar veya dnyadaki deiik varlk kategorileri


arasndaki sosyo-kltrel ve stat farkllklar izah ve te
min eden ahlk bir ahenk yasasdr^Buna gre, lemde bi
zim adaletsizlik eklinde algladmz her ey, aslnda
adaletin bir gereidir. Hatta onun, bilhassa Hinduizmin ilk
dnemlerinde evrendeki topyekn ahengi temin eden koz
mik bir yasa olarak anlalmas bile sz konusudur. Bu
ekliyle o, Vedalar dnemi rb anlaynn bir devam ola
rak grlp. Eski Msr dinindeki maat ve Zerdtlikteki
asha prensipleriyle mukayese edilebilir. ^
"T^Karma-tenash inancna gre, icra edilen fiillerin
ortaya kard karmik birikimlerin gelecee tanmalar
konusuna gelince; bu konuda zikredilen din sistemin
de farkl anlaylara sahip olduklar grlr. Hinduizm ve
Caynizme gre karmik sonular, ruh, atman, effaf beden
veya jiva gibi deiik isimlerle anlan manev cevher vas
tasyla gelecee tanr. Bu karlk, lemdeki her eyin s
rekli deitiini savunan, dolaysyla byle srekli, manev
bir unsurun varln da tanmayan Budizmde ise, karmik
birikimlerin gelecee intikali sebep-sonu zinciri ierisinde
cereyan eder. Yukarda ilgili blmde de belirttiimiz gibi
bu olay, Nagasena tarafndan st-yourt, bebek-gen kz
ve meyve-bitki gibi deiik analojilerle izah edilmeye al
lmtr.
6- Ayn ekilde mevcut karmik birikimlerin yok edilip
niha kurtuluun elde edilmesi hususunda da Budizm, b
tn karmik birikimlerin bir anlk tefekkr ile izale edilebi
leceini savunurken, dier iki sistem. Hinduizm ve Cay
nizm ise, bunun ancak uzun riyazet ve mcahede hayat
sonucunda mmkn olabilece.'ini savunur.
7- Sankhya-yoga, Mimamsa gibi Hindu sistemlerinin
yan sra, Caynizm ve Budizme gre karmik birikimler
Tanr veya benzeri insanst bir kudretin yardm olmak179

KARIvIA NANCININ 1 t^NASUtlNANCIYLA

ILKSI

szm semeresini verebilir. Hatta Caynizm ve Budizme gre


Tanr veya tanrlar bile byle bir kanuna tbidir. Ancak b
tn Vedanta sistemleri ve Nyaya-Vaisesika ekolne gre
ise, bilinten yoksun karmik birikimlerin Tanr inayeti ol
makszn semeresini veremez. Bunun iin Tann'nm varl
ve inayeti zorunludur.
8- Son olarak, karma-tenash inanc Caynizmde insa
na bkknlk verecek derecede ayrntl bir ekilde ele alnp
incelendii hlde, Manu Kanunnamesi'nde verilen bilgiler
bir yana braklacak olursa, ayn inan Hindu ve Budist
kutsal literatrnde daha genel bir tarzda ele alnmtr.
Hatta Caynist literatr incelenmeden, Hint karma-tenash
inancn tam anlamyla kavramak imknszdr, bile denile
bilir.
B- KARMA-TENASH NANCININ SLM DN
AISINDAN DURUMU VE BAZI SLM
NANLARIYLA MUKAYESES
Hint karma-tenash inanc, slm dini asndan ele
alndnda konunun ana balkta incelenmesi yerinde
olacaktr. Birincisi, byle bir inan slmda var mdr?
Mslmanlarn byk ounluu tarafndan byle bir
inancn slm dinindeki varl kabul edilmemektedir. Bu
nunla birlikte, baz slm frkalarnda tenash inancnn
kabul edildiini de hepimiz biliyoruz. yleyse, ilk olarak
sz konusu frkalarn tenash anlayna ksaca temas et
mek yerinde olacaktr. kinci olarak, karma-tenash inanc
eskatolojik bir inan olduu iin, onun slmn ahiret anla
y ve zellikle de bu inan ierisinde yer alan yeniden di
rilme inanc ile, tenash anlaymca ngrlen yeniden be
denleme veya dirilme arasndaki benzer ve farkl noktalar
zerinde durmak gerekecektir. Son olarak ise, yine karma180

KARILATIRMA

tenash inanc ierisindeki prarabdia-karma anlay ile


slm dinindeki kader anlay arasndaki benzerlik ve
farkllklara iaret edilmesi yararl olacaktr.
1- Baz slm Mezheplerinde Tenash Anlay
bn Hazm (.385h./ 990m.), Kitabu'l- Fasl'mda Ms
lmanlardan da baz frkalarn tenash inancna inandn
belirttikten sonra onlar iki grupta deerlendirir:
a- lmden sonra ruhlarn, ayrldklar bedenlerden
baka bedenlere intikal ettiine inananlar: Muhammed b.
Zekeriyya er-Rzi ve Mutezile mezhebinden Ahmed b.
Hbt ile Ahmed b. Bnu tarafndan temsil edilen bu an
laya gre tenash, her eyden nce bir ceza veya
mkfattr(^Buna gre, fsklarm ruhlar ldrlm, ko
kumu, bylenmi ve pis hayvanlarn cesetlerine geece
i farz edilirken, inkarc ve kt kimselerin ruhlarnn ey
tanlara, iyi kimselerin ruhlarnn ise nce cennete, orada da
meleklere intikal edecei kabul edilir.^
bn Hazm, bu anlay savunanlardan Muhammed b.
Zekeriyya er-Rzi'nin grlerini felsef ve rasyonel temel
lere dayandrd hlde, dier iki Mtozil dnrn g
rlerini Kur'an Kerim'in u iki ayetine dayandrdklarn
zikreder.^
"Ey insanolu! Seni yaratp, sonra ekil veren, dzen
leyen, mtenasip klan, istedii ekilde seni terkip eden,
ok cmert Rabbine kar seni aldatan nedir?"
"Gklerin ve yerin yaratan size, kendi nefsinizden e
ler, ift ift hayvanlar yaratm ve bu suretle oalmanz
1- ibn Hnzm, Kilabu'l-rasi fi'l-Milel ve'l-Ehv vc'n-Nibal (1-lV), Beyrut, 11.
Bask,1396-/1976, i/90
2- bn Hazm, a.g.e, ayn yer
3- nfilr (82), 6

181

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

salamtr." *
b-i('Dehriyyn tarafndan temsil edilen dier tenash
anlayna gre ise, ruhlar ancak ayrldklar cesetlerin
cinsinden cesetlere girebilir. Bunlar da grlerini din
nasslara deil, felsef temellere dayandrr.^)^
bn Hazm, Mslmanlardan tenash akidesine ina
nanlar bylece zikrettikten sonra, onun, slm dinindeki
yeri konusunda ise u deerlendirmede bulunur;
"Btn ehl-i slm tarafndan hem bu gruplarn hem
de bu grleri savunanlarn kfirlikle sulanm olmas,
bizim de onlar kfirlikle sulanmamz iin yeterlidir. ste
lik Hz. Muhammed bu konuda hibir ey sylememitir.
Ayrca btn Mslmanlar, amellerin karlnn ruhlar
bedenden ayrldktan sonra; kyamet gnnden nce ceza
veya nimet verme eklinde, daha sonra da ruhlar nceki
cesetleriyle birlikte biraraya toplandnda, cennet veya ce
hennem eklinde olacana inanrlar." ^
Bu konuda Mutezile mezhebine mensup Ahmed b.
Hbt ve Ahmed b. Bn tarafndan del olarak ileri sr
len ayetlerle ilgili olarak ise, o, unlar sylemektedir:" B
tn ehl-i slmn tenashn yokluu konusunda sz birli
inin bulunmas, sz konusu bu iki ayette murat edilen
mnnn, bu dinsizlerin anladklar ve yorumladklar e
kilde olmadn, bilkis onlarn anlaylarnn hilfna ol
duunun kabul ve bu iki ayet-i kerimenin de ayn konu
da dehl olarak kullanlamayacann ak gstergesidir. Al
lah Teal'mn "fi. evvi suretin...(Diledii surette...)" ifadesiy
le asl murad, insanlar uzun-ksa, gzel-irkin, beyaz-siyah ve benzeri... istedii ekilde yaratmasdr. Yoksa onlar
hayvan suretinde yaratmas deildir.
4- ra (421 n
5- Bu grubun delilleri ve bn Hazm'm onlara tenkidi lakkndn bkz. bn Hazm,
a.g.e.,'1/91
6-bn Hazm, a.g.e., 1/90

182

KARILATIRMA

te yandan delil olarak sunulan dier ayette ise, Al


lah, nefsimizden eler ve kendilerinden istifade ettiimiz
hayvanlar yaratarak bizlere ihsanda bulunduunu; ve
bunlann yaratlmasnda bizim menfaatimiz olduunu bil
dirmitir. Dolaysyla Yce Allah bu ayet-i kerimeyle, bize
unlar haber vermektedir: Elerimiz, nefislerimizden bizim
iin yaratlmtr. Daha sonra ise, hem onlarla hem de hayvan
larla aramz ayrlmtr. Ancak bizi douran analarn bizim d
mzdan olmalarna imkn yoktur.
yleyse tenash fikri, delilsiz bir iddia ve hurafeden baka
bir ey deildir. Mslmanlar arasndaki bu konudaki mevcut
anlaylar ise, nasslarn yanl yorumlanmasyla ortaya atlan
faraziyelerdir. Delillendirilemeyen her faraziye ise batldr. Nite
kim enbiya ve onlara inanan mminlerden hi biri byle bir e
yin varlndan haber vermemitir." ^
/^Badad (.429 h./1037) ise, el-Fark Beyne'l-Firak
isimli nl eserinde, Beyniyye, Cenhiyye, Hattbiyye
ve Rfzlerden Rvendiye ile Mtezil mezhebinden Ah
med b. Hbt ve Ahmed b. Eyyub b. Bnu'un tenash
akidesine inandklarn zikreder.^ )j
Yine onun verdii bilgiye gre, Sebeiyye, Beyniyye
ve Cenhiyye tm insanlk iin geerli genel bir tenash
anlayndan ziyade, Allah'n luhunun baz insanlara geti
ine, yani hulule inanr. Bunun yan sra Mtezile'den Ah
med b. Hbt ve Ahmed b. Eyyub'un grleri konusunda
ki deerlendirmesi ise zetle yledir: Yce Allah yaratk
larn, bugn iinde bulunduklar dnyadan baka bir
dnyada, kalp safl, gnahtan emin ve kmil olarak ya
ratmtr. Onlarn akllarn kemle erdirmi; onlarda, ken
di marifet ve ilmini yaratm; onlara nimetini eksiksiz ver
mitir. Daha sonra da onlara "teklif" ykleyerek imtihan et7- bn Hazm, a.g.e., ayn yer
8- Bkz. Ebu Mansur Abdlkaahir el-Badd, Mezhebler Aras Farklar (el-Fark
Beyne'l-Frak), Prof. Dr. Ethem Ruhi Flab tercmesi, Ankara, 1991, s.209-210

183

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

mistir. Balanglar itibaryla ayn olan bu varlklardan bir


ksm, Allah'n emirlerine eksiksiz uyduu hlde, dier bir
ksm onlara hi kulak asmamtr. nc bir grup ise, bir
ksm emirlere uyarken, bir ksmna uymamtr. Bunun
sonucunda birinci grup orada braklrken, ikinciler cehen
neme gnderilmek suretiyle, nc grup ruhlar da yer
yzne gnderilerek cezalandrlmtr. te yeryzne
gnderilen bu ruhlar, gnahlarnn arlna gre insan
veya hayvan bedenlerine girmilerdir. Onlar gnahlarn
dan tamamen temizleninceye kadar bedenden bedene inti
kal edecek, tam anlamyla temizlendikten sonra da yeni
den asl vatanlarna dneceklerdir.^
bn Hazm ve Badad'nin zikrettii bu frkalara
ilveten, smailler, Nusayrler, Yezidler ve Drziler gibi
yine slama nispet edilen baz mezheplerin de tenash aki
desini savunduklarn gryoruz. Bunlardan smailler> ru
hun hayvan vcutlarna getiine inanmaz, fakat onlarn
"imam" tanymcaya kadar doum-lm arasnda gidip
geldiine inanrlar. mam tanyan ruhlar ise, nur lemine
ykselir ve bir daha tenash girdabna dmezler.'" Ksa
cas smaillere gre tenash, sadece imam tanmayan ruh
lar iin bir cezadr^
Nusayrler ise, Nusayri akidesini benimseyen
gnahkr kimselerin ruhlarnn lmden sonra Yahudi,
Snni Mslman ve Hristiyan olarak yeniden dnyaya d
neceine inanr. mam Ali'ye iman etmeyen ruhlarn ise,
deve, katr, eek, kpek veya benzeri bir hayvan eklinde
yeniden bedenleeceine inanrlar( Onlara gre, tenashn
yedi basama vardr. Bu yedi basama geen ruhlar, ilk
geldikleri leme, yani yldzlar lemine ykselecek ve bir
9- Mtezil mezhebine mensup bu kimselerin tenash grleri konusunda
geni bilgi iin bkz. el-Badad, a.g.e., s. 210-211. Ayrca kr. e- ehristni,
Abdlkcrim, el- MilcI ve n-Nilal, ner. Ahmed Seyyid Keyln, 1/61-63
10- B.Carra de Vaux, "Tenash", s. Ans., c.Xll/1, s.159

184

KARILATIRMA

daha geri dnmeyeceklerdir.y


Drziler de^pk Nuaylergibi^._Aljl^^
ve
ona dman kimselerin ruhlarmm, kpek, domuz veya
maymcm formuTda yenden'doacama inanr. Yezdler
is; butun ruhlarn '72~yihk aralar leT]srrye~hayvarbedenleriude"dolatna inanr.'^
Sonu itibari5/^la, tenash fikri slmda genel olarak
kabul edilen bir inan olmamakla birlikte, bu inan baz
slm frkalarnda rastlanmaktadr. O, btn bu frkalarca,
ilenilen gnahlara karlk, ruhun maruz kald bir ceza
olarak alglanr. Ayrca tenash emberinden kurtulan
ruhlarn nur lemi, yldzlar lemi gibi meknlarda ebed
olarak kalaca varsaylr. Hatrlanaca gibi bu zelhkler,
ayn zamanda Hint tenash nazariyesinin nitelikleridir.
Dolaysyla bu frkalarca benimsenen tenash anlaynn
dierinden, yani Hint tenasl anlayndan yegne fark
nn, sadece ona sonradan nluz eden kltr unsurlar ol
duu sylenebir.
2- slmn Ahiret Anlay ve Karma-Tenash nanc
Bilindii gibi hirete iman, slm'n temel prensiple
rinden biridir. Kur'an- Kerira'de bu husus, birok ayette
ele alnmakta ve zerinde durulmaktadr.Bu ayetlerden
anladmza gre, dnya hayat nasl gerek ise, lm, k
yamet, ldkten sonra yenid^n dirilme, mizan, srat, cen
net, cehennem ve likaullah da ayn ekilde hak ve gerek11- Ayn yer; Aynen Nusaylikteki tenash anlay hakknda geni bilgi iin
bkz. Munsif b. Abdulcelil," Fcisefet't-Tenash mdc'n-Nusayriyye...", IBL 1989, Tunus, sa.l63, s.107-127; sa.l64, s.203-318
12- Ayn yer; Yezidlikteki tenash anlayyla ilgili olarak bkz., Ahmet Turan,
Gneydou Anadolu Yezidleri, Samsun, 1987 (Yaynlanmam aratrma), s.
106-107
13- rnek olarak bkz., Bakara (2), 28,56, 259-260; Nsa (4), 55-56; sa (17), 4950, 98-99; Meryem (19), 66-67

185

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

tir. A.H. Akseki bunu yle ifade etmektedir: "Har ve


ner, sual ve hesap, amellerin tartlmas, srat, sevap-ceza,
cennet ve cehennem, btn bunlar haktr ve hepsi olacak
tr. Cennete girenler orada gzlerin grmedii, kulaklarn
iitmedii, hatr ve hayale gelmeyen, bitmez-tkenmez ni
metlere, ebed saadete kavuacaklardr. Buna bylece iman
etmek ve bunda hibir ekilde phe ve tereddte dme
mek lzmdr." '*
slmda zerinde bu derece nemle vurgulanan ahiret
hayat lmle balar. slama gre lm, insan ve dier can
llar iin Allah tarafndan tayin ve tespit edilen hayat md
detinin sona ermesi, baka bir ifadeyle ruhun cesetten ay
rlmasdr. lmn btn canllar iin kanlmaz bir so
nu olduu, "Her nefis lm tadacaktr" ve "Sizden her
biriniz lme ulaacaksnz, bu Rabbiniz tarafndan veril
mi bir hkmdr" ve benzeri ayetlerle Kur'an'da aka
beyan edilmitir.
Snni slmn en byk kelmclarmdan olan Gazali
ise lm, bir hl deitirme olarak tasvir eder ve bu ko
nuda unlar syler: "Ruh cesetten ayrldktan sonra azap
veya nimete kavumak zere baki kalr. Bu ehl-i snnetin
grdr. Ruhun cesetten ayrlmasnn anlam ise, cese
din ona itaatten kmas sebebiyle, onun ceset zerindeki
tasarrufunun sona ermesidir. Zira vcudun organlar ru
hun letleridir. Ruh el ile dokunur, kulak ile iitir ve gzle
grr... Ruhun sfat olan her ey, ruh cesetten ayrldktan
sonra bakidir. Ancak ruh iin vasta olan btn bu organ
lar, cesedin lmnden onun kyamette yeniden ruha ia
desine kadar kullanlmaz."
14- Mevlna Muhammed Ali, slm Dini, Trkeye ev. Naciye Hamdi Akseki,
stanbul, 1946, s. 282'deki A.H.Akseki'nin dipnotundan.
15- Al-imran (3), 185
16- Meryem (19), 71
17- Gazali, hya' Ulmiddin (I-V), Kahire, 1378, lV/613

186

KARILATIRMA

slmdaki genel anlaya gre, Gazli'nin burada sz


konusu ettii yeniden dirilme olaynn meydana gelmesine
kadar, ruhlar, kabirde kalacaktr. Nitekim kabir, bir hadis
te "ahiret menzillerinden bir menzil" '" olarak tasvir edil
mitir. Kabir hayatnn mahij'eti ve nitelii ise, btn in
sanlar iin ayn deildir. Yine baka bir hadisin ifadesiyle
o, "ya cennet bahelerinden bir bahe, ya da cehennem u
kurlarndan bir ukur" olacaktr. Kabrin, bu niteliklerden
herhangi birine brnmesi, ruhun bu dnyadaki amelleri
ne baldr. yi kimselerce o, bir bahe gibi rahat ve huzur
veren bir mekn, kt kimseleT iin ise ac ve strap veren
bir ukur olarak alglanacaktr.
Berzah lemi olarak da isimlendirilen kabir hayat, k
yametin kopmas ve rlTlarn yeniden bedenfemeleriyle
sona erecektir. Bunu ruhlarn yapp ettiklerinin ahlk nite
liklerinin belirlenecei mizan .'safhas, onu da bu belirleme
ye bal olarak ruhlarn sevk edilecekleri, iyiler iin cennet,
ktler iin ise cehennem hayat izleyecektir.
Grld gibi, burada ana hatlaryla izaha alt
mz slm ahiret anlayna, karma-tenash inanc asn
dan bakldnda u iki hususun bizi daha yakndan ilgi
lendirdii gze arpar. Bunlardan birincisi, tenash inan
cnda ngrld gibi, slm ahiret anlaynda da yeni
den dirilmenin sz konusu olmasdr. kincisi ise, ruhun
ahiret hayatnda karlaaca durumlarn, gerek yeniden
dirilmeden nce, gerekse ondan sonra, ferdin amellerine
gre farkllk arz etmesi; bunun da karma inancyla byk
benzerlik gstermesidir. Bu nedenle sz konusu iki husu
sun biraz daha yakndan ele alnmas gerektiini dn
yoruz.
18-Ahmed b. Hanbel,Msned, 1/63-64; Tirmz, Zhd, 5; bni Mce, Zhd, 32
19- slmn ahiret anlay ile ilgili bu bilgiler u kaynaklardan zetlenerek aln
mtr. Gazali, hya, IV/217; Mehmet Aydn, "Al-Ghazli's Idea of Death", A. .
.F.Der., XXVI, s.225-226; Bekir Topaloh," Ahiret", T.D.V. s. Ans., 1/546547

187

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

a- slm Dininde Yeniden Dirilme


Kur'an- Kerim'deki yeniden dirilme ile ilgili ayetleri,
genel olarak iki kategoriye ayrabiliriz. Birinci grup ayetler,
biraz nce szn ettiimiz, lmden sonra kyamette vu
ku bulacak yeniden dirilmeyle ilgilidir ki bunlann saylan
burada zikredilmeyecek kadar oktur. Bu nevi ayetlere ve
onlarda sz konusu edilen yeniden dirilmenin mahiyetine
biraz sonra temas edeceiz. Ancak daha nce, yeryznde
meydana gelen baz yeniden dirilme olaylarnn tasvir
edildii ve bir ksm yazarlarca^ tenash akidesinin
Kur'an- Kerim tarafndan benimsendiine dair delil olarak
gsterilen ikinci tr ayetleri incelemenin daha yararl ola
can dnyorum.
Kur'an'da bu eit yeniden dirilme, tespitlerimize g
re. Bakara (2),55-56, 72-73, 243, 259, 260, Al-i mran (3), 149
ve Kehf (18), 19. ayetlerinde zikredilmektedir. Bunlardan,
Bakara suresinin 55 ve 56. ayetlerinde, Hz. Musa'nn uyar
larna kulak tkayan ve onunla tartmay srdren srailoullarmn bana gelen bir imek arpmas ve bu olay ne
deniyle onlarn belli bir sre korkudan baygnlk geir
dikten sonra aylmalarndan sz edilmektedir.-' Dolaysy
la ayette zikredilen lme ve dirilme, gerek anlamda bir
lme ve dirilmeyi ifade etmenin tesinde, korku veya ben
zeri bir sebebe bal olarak meydana gelen baylma ve bel
li bir sre sonra aylma anlamlarndan kinayedir.
Ayn surenin 72 ve 73. ayetlerinde ise, faili mehul bir
cinayet .olaynda, maktul'un Allah tarafndan diriltilerek,
kendini ldren kimseyi haber verme mucizesi hikye
20- Mesel, Sadi a)c, Ruhulua Gre Kur'an retisi, stanbul, 1986,..'i.8687; E. Konyalolu- C.Aksoylu, Kader, Karma ve Tekrardo, stanbul, 1987,
s.120-123 bu konuda rnek olarak verilebilir. (Her iki kitap da Ruh ve Madde
Yaymlannca karlnutr.)
21- Bkz. Sleyman Ate, ada Tefsir, 1/166; T.Kocyiit-.Cerraholu,
Kur'an- Kerim Me;il ve tefsiri, 1/128

188

KARILATIRMA

edilmektedir. Ayetler anlatlan konu balamnda ayrntl


biimde incelendiinde grlecektir ki, burada vurgulan
mak istenen husus, bunun sradan bir olay olmad,^^ an
cak inanmak istemeyenlere byle mucizelerin bile bir fay
da vermeyeceidir.^^ Dolaysyla burada zikredilen yeni
den dirilme olaynn da basit bir tenash vak'as gibi gr
lerek, yeniden dou dncesine delil olmas sz konusu
deildir. nk tenash, sadece belirli kiilere ait bir imti
yaz olmayp, samsara arkndan kurtulamam herkes iin
sradan bir olaydr.
Ayn ekilde 243. ayette ise, Kitab- Mukaddes'in Hezekiel (37/6) blmnde de zikredilen bir olaya iaret edi
lerek, "Binlerce kiinin memleketlerinden lm korkusuyla
ktklarn grmedin mi? Allah onlara "ln" dedi, sonra
onlar diriltti. Allah insanlara bol nimet verir, fakat onlar
kretmezler." denilmektedir. Mfessirlcr burada zikredi
len lmenin ve dirilmenin de, ayn surenin 55 ve 56. ayetlerindeki lme ve dirilme gibi mecaz olduu grndedir.
rnein, gnmz mfessirlerden Prof. Dr. Ate, bu aye
tin tefsiriyle ilgili unlar sylemektedir: Korkaklk gstere
rek, savatan kaan topluluklar millet olarak varlklarn srd
remezler. Ancak yaamak iin lmeyi bilenler yaamaya lyktr.
nk Kur'an'a gre, bamszlk ve hrriyet bir millet iin ha
yat, esaret ise lm demektir. Nitekim En'am suresinin 122.
ayetinde, peygamberlerin uyarlaryla uyanp cehalet karanl
ndan, zillet ve hakaretten kurtulmak da "hayat" olarak tasvir
edilmitir. Dolaysyla bu ayette de geri kalm, esarete dm
bir milletin uyanp silkinmesi, esaret zincirlerini krp atmas
sz konusu lmden sonra dirilme olarak zikredilmi olabilir}^
Bu nedenle, sz konusu ayetin topyekn bir tenash
22-Bkz., Elmahh M. Hnmdi Yazr, Hak Diai Kur'an Dili (1-IX), 1/387
23- Bkz. Ate, ada Tefsir, 1/183
24- Bkz. Ate, ada Tefsir, 1/431-432

189

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

olay olarak grlmesine imkn yoktur.


Bakara sresindeki, dnyada yeniden diriliin sz ko
nusu edUdii 259 ve 260. ayetlerine gelince: Burada iki ayr
olay zikredilmekle birlikte, her iki olaym da lmden son
raki dirilme konusundaki inanlarn pekitirmek isteyen
kimseler iin mucize olarak meydana geldii anlalmakta
dr. Bu nedenle. Yce Allah'n kudretinin bir gstergesi
olan bir mucizedeki dirilme olaynn, insann amellerinin
zorunlu bir sonucu olarak meydana gelecei varsaylan te
nash anlayna delilmi gibi grlmesi, doru bir akl
yrtme deildir. Zaten grebildiimiz kadaryla hibir
mfessir de zikredilen bu ayetleri byle anlamamtr.^''
Bunlardan baka, bize gre, Al-i mran suresi 49. aye
tinde sz konusu edilen yeniden diriltme ile Kehf suresin
de hikye edilen uzun sre maarada uyuyan kimselerin
tekrar uyandrlmas olaylarnn da aym ekilde birer tena
sh veya reenkarnasyon eklinde deerlendirilmelerine
imkn yoktur. Zira bunlardan birincisinde, Allah tarafn
dan Hz. sa'ya "lleri diriltme kudreti"nin verilmesinden
sz edilmektedir. Dolaysyla btn bunlar ile tenash/reenkarnasyon olaylar arasnda ekl bir benzerliin tesin
de baka bir ortak nokta yoktur.
Ayn ekilde, Kehf suresinde zikredilen uyandrlma
hadisesinin de iki bakmdan yine tenashe delil olarak ileri
srlmesi sz konusu o l a m a z . l k olarak, bu olayn anla
tld ayetlerden hemen sonraki 21. ayette, "bylece, Al
lah'n sznn gerek olduunu ve kyametin kopmasn
dan phe edilemeyeceini bilmeleri iin, insanlarn onlar
bulmalarn saladk" denilerek olayn sebebi anlatlmaktadr. Buna gre yeryznde meydana gelen byle bir diril
me olay, herkesin karlaabilecei sradan bir olay deil23- rnek olarak bk/c, M.H.Yazr, Hnk Dini, 11/883-894; Atos, ada Tefsir,
1/459-461
26- Kclf (18),l-20

190

KARILATIRMA

dir. kincisi, yine ilgili ayetlerden anladu-mza gre, byle


bir hadisenin kahramanlar iyi ve mmin kimselerdir ve
onlarn uzunca sre maarada kalmalarnn nedeni, Yce
Allah'n onlar dmanlardan korumak istemesidir. Halbu
ki tenash inancna gre, Ashab- Kehf gibi iyi ve imanda
keml mertebesine ulam olanlar mokaya ulatklar
iin, tenash girdabma d daha ziyade kt kimseler
iin sz konusudur. stelik bu olayda, kiilerin nceki be
denlerini aynen muhafaza ettikleri hlde, tenashte beden
lerin deimesi esastr.-''
yleyse sonu olarak denilebilir ki, Kur'an'da yery
zndeki yeniden dirilmenin sz konusu edildii bu ayet
lerden hi biri, tenash akidenin Kur'an tarafndan be
nimsendiine dair delil olarak ileri srlemez. stelik u
ayetler, slm dinindeki yenidtn dirilmenin, Hint tenash
anlaymca ngrld gibi yeryznde olamayacamm
ak delilleridir:
"Onlardan her birine lm gehnce; "Rabbim! Beni geri
evir, belki yapmadan braktm tamamlar, iyi i ilerim'
der. Hayr; bu syledii sadece kendi lfdr. Tekrar diriltilecekleri gne kadar arkalarnda geri dnmekten onlar abkoyan bir engel vardr."
Burada zikredilen yeniden dirilme de, kyamette mey
dana gelecek topyekn bir dirilmedir. Bu nedenle slama
gre, lmden sonra yeryznde yeniden dirilmenin
imknsz olduunu rahathkla syleyebihriz.
te yandan kyamet gnnde meydana gelecei ha
ber verilen yeniden dirilme'ye gelince, bu, kyametin kop27- Buradn zikredilen ve yeryznde meydana gelen baz dirilme olaylarnn ifade edildii bu ayetlerden hi birinin tenashe delil olamayaca konusunda
bkz., CellYCrca," slm Din'ne Gre Reenkarnasyon", E.. lahiyat Fak. Der.
sa. 3, s. 223-242
28- M'minn (23), 99-lUO. Bu ve bundan tonra iktibas edilen Kur'an ayotlorinin tercmelerinde, Kur'an- Kerim ve Trke Anlam (Meal), Mt. Hseyin
Atay-Yaar Kutluay, Diyanet leri Bakanl, Ankara, 1983 isimli mealden
yararlanlmtr.

191

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA

LKS

masndan sonra meydana gelecek bir olay olup, her Mslmanm inanmas zorunlu bir inantr. Kur'an'n birok
ayetinde, muhtemelen gayb bir mesele olmas ve bu ne
denle insanlarn inanmakta glk ekmelerinden dolay,
ldkten sonra dirmenin zerinde srarla durulduunu
gryoruz.^^ Nitekim bir peygamber olmasna ramen Hz.
ibrahim'in bile, bu konudaki imannn pekitirmesi iin
Allah'tan delil, rnek istemesi de, hem ona inanmann hem
de mahiyetini kavramann epeyce g olduunu gsterme
si bakmndan iyi bir rnektir
Yine byle bir dirilmenin, sadece ruhen mi, yoksa
hem bedenen hem de ruhen mi meydana gelecei slm
dnrleri arasnda tartmalara yol amtr. Bilindii gi
bi Gazali, slm filozoflarn "cesetler harolunmaz, sevap
ve azap grecek sadece ruhlardr" dedikleri iin kfirlikle
sulamtr. nk, diyor Gazali, ruhlarn azap grecekle
rini kabul etmelerinde isabet etmilerdir. Zira onlar da
azap grecektir; fakat cesetlerin tekrar dirileceini inkr et
mekle hata etmiler ve bundan dolay eriat nazarnda kf
re girmilerdir.^'
Filozoflar bu ekilde tenkit eden Gazali, yeniden di
rilme ile ilgili kendi grlerini ise, hy'da yle dile ge
tirmektedir: Be// bir sre kabirde kalnarak buradaki sre tamamlamnca, dalm olan paralar biraraya toplanr ve lm
den o ana kadar, ar- ldaki yeil kularn kanatlarna aslm
vaziyette duran ve imann yeri olan ruh da nceki cesedine geri
dner. Bylece yeniden dirilme gerekleir ve ahiret hayatnn
mizan, srat, cennet-cehennem gibi yeni safJalart balar.^'^
29- Bu konudaki ayetlere rnek olarak bkz.. Bakara (2), 28,73,260; Nisa (4), 5556; Nahi (16), 38-39; sr (17), 49-51; Taha (20), 55.
30- Bakara (2), 260
31- Bkz. Gazali, el-Munkzu mine'd-Dall (Dalletten Hidyete), Trkeye
ev.A. Suphi Frat, st., 1978, s.55
32- Gazali, hya, lV/217

192

KARILATIRMA

Gazli'nin ahiret hayatnn yeniden dirilme ve bunu


takip eden dier safhalarna dair bu grleri, ayn zaman
da ehl-i snnetin genel gr olarak da deerlendirebilir.
Ancak unutmamak gerekir ki, Kur'an'a gre, burada sz
konusu edilen yeniden dirilme ferd deil, topyekn bir
yeniden dirilmedir. Yani kyametin kopmasyla birlikte
herkes kabirlerinden kalkacak ve diriltilecektir. Konunun
u ayetlerde ak seik beyan edildiini gryoruz:
"Ahiretin azabndan korkanlara, bunda hi phesiz
ibret vardr. Bu insanlarn toplanaca bir gndr; bu, g
rlecek bir gndr."
"Onlarn hepsini bir gn toplarz..."
Grld gibi slm dinince kabul edilen ldkten
sonra dirilme ile, tenash akidesinin ihtiva ettii yeniden
dirilme arasnda u farkllklar vardr: lk olarak, slmda
ki yeniden dirilme, herkes iin ayn anda sz konusu olan
topyekn bir dirilmedir. Halbuki tenashteki yeniden di
rilmeler ise ferddir. kinci olarak, Hint tenash akidesine
gre, lmden sonraki yeniden dirilmeler bu dnyada
meydana gelecei hlde, slmdaki yeniden dirilme, bu
dnyadan ayr bir meknda olacaktr. nk kyametle il
gili ayetlerde, o gn mevcut kozmik dzenin bozulacan
dan sz e d i l m e k t e d i r o n olarak, Hint tenash genellikle
karmann, yani insann karmik birikimlerinin zorunlu bir
sonucu olarak telkki edildii hlde, slmdaki dirilme ta
mamen Allah'n iradesine gre cereyan eden bir olaydr.
Her ne kadar insann dnyadaki amellerinin kiinin ahirette karlaaca durumlarda nemli rol olsa bile, yeniden
dirilmeyi sadece onlarn bir sonucu olarak grme imkn
yoktur.Nj
33-Hucl (11), 103
34- Yunus (10), 28. Yine avn l<onudn bkz.. Lokman (31), 28; M'minn (23), 16;
Casiye (45), 24-26; En'amt), 38

193

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

b- slmn Ahiret Anlay ve nsan Fiilleri


slm ahiret anlaymdaki hkim fikirlerden biri de,
herkesin, ahiret hayatnda ncelikle bu dnyadaki amelle
rinin karln grecei anlaydr. Fertlerin burada kar
laaca haz veya elem tamamen onlarn dnyadaki
amellerine baldr. Buna gre, iyi kimseler iin mutluluk
dolu bir hayat sz konusu olduu hlde, ktler iin ac ve
elemli bir hayat vadedilmitir. Nitekim bu husus, u ayet
lerde aka beyan edilmektedir:
"Eer iyilik ederseniz, kendinize iyilik etmi olursu
nuz. Ktlk ederseniz o da kendi aleyhinizedir."
"Kim zerre kadar iyilik yapmsa onu grr. Kim de
zerre kadar ktlk yapmsa onu grr."
"nsan ancak altna eriir. phesiz onun alma
s grlecek; sonra da karl verilecektir."
stelik, Kur'an'm insan fiilleri konusundaki tutumu
ile Gita'da ifade edilen ve bugn Hindularn byk ounluunca kabul edilen karma doktrini arasmda, zellikle
her ikisinin, insann bu dnyada bana gelen pek ok ola
yn, kendi amelleri sebebiyle meydana geldii konusunda
ki grlerinde byk benzerlik dikkati ekmektedir. n
k hem Kur'an hem de Gita'ya gre,,insanlarn bu dnya
da izleyecekleri hayat izgisi, amellerine bah olarak Tann
tarafndan belirlenir.
Btn bunlar tabi olarak, geen blmlerde ifade et
meye altmz Hint karma inanc, acaba slm dini tara
fndan da benimsenmekte midir, sorusunu akla getirmek
tedir. Ancak iaret edilen bu benzerliklerin yan sra
slmm konuya baknda farkllklar da vardr. Nitekim
35- sra ( 1 7 V 7

36- Zilzl (99), 7-8


37- Necm (53), 39-41. Aynca ayn konuda bkz., En'am (6), 132; Nisa (4), 40;
M'minn (23), 52; ra (42), 30

194

KARILATIRMA

slm anlaymda, ferdin fiillerine bal olarak, onlarn so


nularn yaratacak olan Allah'tr; O'nun mdahalesi olma
dan ne fiilin ne de semeresinin ortaya kmas mmkn
dr. Halbuki Hint karma anlaynda, bilhassa Upaniadlar
ve onlara birinci derecede nem veren mezhepleri ile Cay
nizm ve Budizme gre karmik birikimler, Tanr'nn hibir
mdahalesi olmadan kendi etkilerini, semerelerini verebi
lir. Hatta Caynizm ve Budizme; gre. Tanrlk mertebesinin
kazanlmas veya kaybedilmesi tamamen karmaya gre be
lirlenir. Bundan dolay slm dininde de Hint dinlerindeki
gibi bir karma anlayndan sz edilemez. Ancak bu, hibir
ekilde slm dinine gre, insann fullerinin onun kaderi
konusunda etkisi olmad anlamna da gelmez.
3- slmdaki Kaza-Kader Anlay ve
Karma-Tenash nanc
slmdaki kaza-kader inanc ile Hint karma-tenash
anlay arasndaki ortak ve farkl noktalar ise unlardr:
1- Her iki inanca gre de, yeryzndeki btn canl
varlklarn eceli nceden belilenmitir. Yani yeni doan
bir bebein ka yl yaayaca, ne zaman lecei daha
onun ilk doduu gnden, halta ondan daha nceden bel
lidir. Ancak karma-tenash infncna gre byle bir belirle
me. Hinduizme gre prarabdh.-karma^"^, Caynizmde ayuskarma-^^, Budizmde ise, o ana kadar olan karmik birikim
lerle gerekleir'"'. slm dininde ise, her ey Allah'n takdi
riyle belirlendii iin, ecel de O'nun tarafmdan tayin ve tes
pit edilmitir."
38-Bkz. K. Walli, The Theory of Karma in Indian Thought, s.180-181
39- N. Tatia, Studies in Jaina Philosophy, s.232-233
40-N.Tatia, a.g.e., s.25(l
41- A'rnf (7), 34; Mnfikfm (63), 11; Nuh 71), 7; Yunus (10), 49, Nahl (16), 61;
Hicr(15), 5

195

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

1 - Sz konusu iki dnce sisteminin insan hrriyeti


ve irade hrriyeti konusuna baklarnda da benzerlik var
dr. Her eyden nce, onlarn kendi ilerinde bile, ferdin fi
illerini kendi hr iradesiyle mi, yoksa haric birtakm art
larn zorunlu sonucunda m icra ettii konusunda bir fikir
birlii yoktur. Bilindii gibi, slmda Cebriyye, ferdin deterministik bir zorunluluk ierisinde fiillerini icra ettiini
savunurken. Mutezile, kulun kendi fiillerinin yaratcs ol
duunu, yani onlar kendi hr iradesiyle icra ettiini ileri
srer. Ehl-i snnet ise, fiillerin, failin hr iradesiyle icra
edildiini, ancak bunun Mtezile'nin iddia ettii ekilde
olmadn syleyerek orta bir yol izler. Ayn ekilde kar
ma-tenash inanc asndan insan fiilleri ele alndnda
da, Hint dncesinde de benzeri anlayn varl gze
arpar. Zira aynen slm dnyasnda olduu gibi Hint
dncesinde de insan fiilleri, bazen deterministik bir zo
runluluk bazen de tamamen hr iradenin eseri olarak ka
bul edilmitir. Bunun yan sra bhassa ada Hindu
kelmclar arasnda ise bu iki ucu birletirme abalarnn
artt grlmektedir. Bu nispeten ada anlaya gre,
bugn icra ettiimiz fiiller, gemiteki karmik birikimleri
mizle belirlenmi bir tarlaya ekilen tohumlar gibidir. Her
ne kadar ziraat yapacamz toprak belirlenmi ise de u
anda ona ekilecek tohumlar konusunda biz tam bir hrri
yete sahibiz. Bu nedenle insan fiillerinde mutlak anlamda
deilse bile, nemli oranda hrdr.
3- Fert tarafndan icra edilen fiiller, ister kendi hr ira
desiyle icra edilsin, isterse deterministik bir zorunluluk so
nucunda icra ediliyor olsun, her iki durumda da faildeki
belli bir kudret ve g sonucunda gereklemektedir. Hem
slama hem de karma-tenash inancna gre ise, byle bir
kudret veya istitaat fiilin icrasndan nce failde mevcuttur.
Ancak slama gre o, Allah'n failde yaratt bir ey, kar196

ICARILATIRMA

ma-tenash inancna gre ise o kudret veya g, failin n


ceki varolularndaki karmik birikimleriyle belirlenmi bir
gtr.
4- Son olarak, tpk slm dnyasndaki kader anlay
gibi, Hindistan'da da karma-tenash inanc, daha ziyade
insanlarn maruz kald tabi fet, salgn hastalk vb. gibi
istenmeyen durumlarla karlatklarnda sndklar, te
selli bulduklar bir inan grnts vermektedir.

197

SONU
Karma, birbirinden olduka farkl gr ve anlaylar
savunan, Carvaka ekol hari btn Hint dnce ve din
sistemlerince kabul edilen ortak bir inancm addr. O, sz
konusu bu sistemler tarafndan bazen kozmik dzeni ifade
eden bir prensip, ou zaman da ahlk eskatolojik bir
inan olarak grlmtr. "Karma", kozmik dzeni ifade
eden bir yasa olarak dnldnde, Vedalar dnemi rta
anlaynn Upaniadlar ve daha sonraki Hint dncesin
de yer alan bir devam veya uzants olarak grlebilir. O
ahlk ve eskatolojik neme sahip bir inan olarak ele aln
dnda ise, fert tarafndan irad olarak icra edilen beden
sel, szel ve zihinsel her fiihn mutlaka ahlk niteliine uy
gun bir sonu ortaya karmasn; ve byle bir sonucun fai
li kaytlayc nitelikte bir sonu olacan ifade eden bir
inantr. rad fullerin sonucunda ortaya kan, gzle gr
lemez nitelikteki byle bir sonu, fiilin tamamlanmasndan
hemen sonra veya mevcut varolu sresinde daha sonra
etkisini gsterebilecei gibi, lmden sonra ruhun gidecei
lemler olarak tasvir edilen svarga, pitryana, devayana ve
naraka gibi metafizik meknlarda haz veya elem eklinde
de semeresini verebilir. Veyahut da ruhun yeniden yery
znde bedenlemesinden sonra, baka varoluta tesirini
gsterir.
Karmik sonularn etkisinin sadece iinde yaadmz
varolu sresiyle snrl kalmayp, lm tesi baka
198

SONU

lemlere veya yeni varolulara tamabilmesinin mmkn


oluu dolaysyladr ki, Hint karma inanc gerek kutsal lite
ratrde gerekse bu kutsal literatre dayanan felsef sis
temlerde srekli olarak tenash inanc ile birlikte ele aln
m ve sz konusu bu iki inan bir madalyonun iki yz
eklinde dnlerek karma-tcnash inanc eklinde h
ret bulnmtur.
t, Karma-tenash inanc Hint dncesinde ilk olarak,
ak seik bir tarzda Upaniadlarda ortaya kmtr. Her
ne kadar Vedalar ve Brahmanalarda yer alan yajna, sradha
ve istapurta trenleri ve rta kam-<jitu gibi baz inanlarda
karma-tenash inancnn zeHiklerinden bir ksmn bula
bilmek mmkn ise de, sz konusu bu inanlardan her
hangi birini veya tamamn bu inanla zdeletirebilmek
mmkn deildir. Biraz nce de ifade edildii gibi karmatenash inanc, Upaniadlardan sonra hem Hinduizm ie
risinde ortaya kan hemen hemen btn felsef ve din
mezheplerce, hem de Caynizm, Budizm ve Sihizm gibi yi
ne ayn blgede ortaya kan V( gelien ayr din sistemler
tarafndan benimsenmitir^^atta bu din sistemlerden
Caynizmde karma-tenash inanc ylesine ayrntl olarak
ele alnp incelenmitir ki, Upaniadlarda ve Bhagavad-gita'da ifade edilen ayn anlayla ilgili birok problem ancak
Caynistlerin bu almalar saycsinde zmlenmi ve anlalabi]^mitir?>
Hintlilere gre karma-tenash inanc, ahlk bir ne
densellik kanunu olmann tesinde, kiiyi hem gemie
hem de gelecee balayan bir badr, rabtadr. O, gemi
le olan ilikisi gz nne alndnda, insan nemli lde
kaytlayan, bamsz olarak i yapmasn engelleyen bir
ba olarak grlebilir. Muhtemelen o, kendi mensuplar ve
dier bir ksm aratrmaclar tarafndan bu zelliinden
tr, gerek insanlar arasndaki sosyo-kltrel ve ekono199

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

mik farkllklar, gerekse deiik varlk kategorileri arasn


daki bariz farkllklar izah eden bir inan olarak telkki
edilmektedir. nk(^karma-tenash anlayna gre, bi
reyin iinde yaad sosyo-kltrel evre, varolu formu
ve kategorisi, sahip olduu kabiliyet ve dier psikolojik
zellikler onun prarabdha-karma ad da verilen gemi
karmik birikimleriyle belirlenir. Bundan dolay sz konusu
karmik birikiner ferdin yeni varolular iin bir tohum ve
ya ekirdek mesabesindedir) Bugn yeryznde yaayan
her bir varln nceki karmik birikimleri farkl olduu
iindir ki, onlarn mevcut statleri, sosyo-kltrel ve eko
nomik durumlar arasnda ak farkllklar vardr. Hatta,
kardeler arasmda grlen psikolojik ve dier kiilik fark
llklarnn sebebi de yine prarabdha-karma'dr. Dolaysy
la bu durumda varlklar arasndaki farkllklar, bir adalet
sizlik deil, aksine adaletin bir gerei ekhnde deerlendi
rilebilir.
Yine bu zellii nedeniyle karma-tenash inanc, bir
ksm Batl aratrmacarca ktlk problemine kesin
zm gibi grlmtr. Ancak bize gre onun, u iki soru
yu cevaplandramad srece ktlk problemine niha
zm gibi grlmesi sz konusu olamaz.
1 - Genel olarak yeryzndeki tm varlklar, zel ola
rak ise, insanlar arasndaki farkllklar onlarn nceki hayatlarmdaki karmik birikimlerine dayanyorsa, sz konusu
farklhklar ilk olarak nasl ortaya kmtr? Baka bir ifa
deyle, bugn yeryzndeki varlklar arasndaki farkllkla
rn kayna nedir?
2 - Bugn deiik varlk kategorilerinde yer alan var
lklar niin orada bulunduklarnn farknda mdr? Baka
bir deyile, eer onlar bugn, ac ve strap ekiyorlarsa
buna, gemiteki hangi amellerinden tr maruz kaldk
larnn idrakinde midirler? Eer deillerse, - ki Hint d200

SONU

ncesine gre ancak mutlak aydmlanmaya kavvmu


kimseler byle bir melekeye sahiptir- bunun, ferdin ruhen
gelimesine tesiri ne olacaktr?
Btn gayretimize ramen, genel Hint dini ve felsef
sistemi ierisinde bu sorularn her ikisine de olumlu cevap
bulabilmi deiliz. Yukardaki birinci soruya karlk, var
hklar arasmdaki farkllklarn ezel, yani balangc olmad
sylenirken, ikincisi iin de, onlarn, neredeyse tamam
nn hangi karmik birikimleri sebebiyle ac-strap ektii
nin farknda olmad ifade edmektedir. Hl byle iken,
karma-tenash inancnn ktlk problemine niha zm
olarak dnlmesi bize gre uygun deildir. Olsa olsa o,
problemi zmekten ziyade bilinmeyen bir belirsizlie er
telemektedir, denebilir.
Dier taraftan, karma-tenash inancnn gelecekle
olan balantsndan tr, herkese kendi geleceini belirle
me imkn veren bir inan veya ahlk yasas eklinde anla
ld da dikkati ekmektedir. nk kiinin gelecekteki
varolu ekli ve onunla gi dier detaylar, onun bugnk
amellerine gre belirlenecektir. Buna gre, eer kii mev
cut varoluu sresince daha ok iyi amellere ynelir kt
olanlardan kanrsa, istikbalde daha iyi bir durumda yeni
den dnyaya gelebilir. Aksine bir tutum sergilendiinde
ise, u andaki durumundan daha aa stat ve sosyo-ekonomik artlarda dnyaya gelecektir. yleyse karma-tena
sh inancna gre, kii istedii takdirde daha iyi durumlar
da yeniden bedenleebilme imkn ve hrriyetine sahiptir.
O, elindeki bu imkn istedii gibi kullanabilir. Ancak ko
nu daha yakndan ele alndnda grlecektir ki, burada
iddia edildii gibi kii kendi geleceini belirlemede mutlak
anlamda hr deildir. Dier bir ifadeyle, karma-tenash
inanc ona hr olarak kendi geleceini behrleme imkn
vermez. nk, bu inanca gre kiinin, gemi karmik bi201

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS

rikimlerinin kaytlamas ve smrlamas altndadr. Byle


bir durumda da onun hr iradesiyle kendi geleceini belir
leyebileceini sylemek imkn yoktur. Nitekim, onun u
anda iinde yaad sosyo-kltrel evrenin yan sra,
mensup olduu kast, biyolojik ve psikolojik zellikleri prarabdha-karma sayesinde belirlenmitir.- Dolaysyla onun
bugn yapabecei her ey, ancak bu artlarn imkn ver
dii lde olacaktr. Sz gelimi, eer o kimse mevcut du
rumu itibaryla bir sudra veya parya olarak yeniden bedenlemi ise, hibir ekilde bir brahman veya katriyann
sahip olduu imknlar elde edemeyecektir. Yine byle bir
kimsenin brahman, ksatriya hatta vaisya kastna mensup
biri gibi kutsal literatrce emredilen ve insann ruhen ge
limesine yardmc olaca kabul edilen her trl yin ve
treni icra etmesi sz konusu olmad gibi, byle trenle
rin yapd mahallere girmesi de mmkn deildir. n
k onun, ne kutsal metinleri eline alp okumas ne de din
trenlere itirak etmesi mmkndr. Byle bir durumda
ise, onun ne kendi geleceini hr iradesiyle belirlediini ne
de karma-tenash inancnn ona bu konuda tam bir hrri
yet bahettiini sylemenin bir anlam vardr. stelik, bu
adan bakldnda sz konusu inancn, Hristiyanlktaki
asl gnah doktrini gibi kiileri daha doutan birer sulu
olarak grd bile sylenebilir.
Btn bunlardan baka ferdiyete ve ferd sorvmlulua birinci derecede nem veren karma-tenash inancnn,
sonucu failin dnda baka kimseleri de etkileyen fiilleri
izah etmekte glk ektii grlr. Mesel, bir ordu ko
mutan veya devlet bakannn yapaca bir hatann sonu
cu sadece kendini deil, kendisinden daha ok idaresi al
tndaki kimseleri etkileyecektir. Eer karma yasasna gre
herkes ancak kendi yaptnn karln grecekse, bu
ikincerin karlat ac ve keder neyin sonucudur? Bu
202

SONU

nsanlar niin baka birinin hatasnn sonucuna katlanmak


zorunda kalmtr?
Her ne kadar karma inancyla ilgili olarak ortaya
kan bu tr problemlerin zm iin Mahabharata Destan'ndan itibaren aile karmas, millet karmas, lke kar
mas, kolektif karma gibi yeni birtakm anlaylar ortaya
atlm ise de, bunlardan hi birine Upaniad metinlerinde
rastlamak mmkn deildir. stelik bu anlaylar ferd so
rumlulua birinci derecede nem veren karma doktriniyle
de eliki arz eder mahiyettedir.
yleyse, sonu olarak diyebiliriz ki, Hindu, Budist,
Caynist ve Sihler tarafndan fizikteki nedensellik kanunu
nun ahlk alandaki bir uzants olarak kabul edilen karma
inanc, gnlk hayatta karlalan ve insanlar huzursuz
eden birtakm problemlere verdii pratik izahlarla onlar
psikolojik adan tatmin eden. ve bylece sosyal barn de
vamnda etkili olan bir inan olarak grlebilir. Ancak,
onun, ktlk problemi gibi jelsefeyi ve teistik dinleri asr
lardr uratran ve bir trl zmlenemeyen bir proble
me makul ve rasyonel nitelikli niha bir zm olarak g
rlmesi yanltr. Ayrca o, bu konuda karlalan her g
ln stesinden gelen sihirli bir forml de deildir.

203

BIBLIYOGRAFYA
A - Kutsal Metinler ve Tercmeleri
Kur'an- Kerim
The Bhagavadgt with Sanatsujtya and Anugt, Trans, by
Kashinth Trimbak Telang, SBE;8, Delhi,!983
Buddhist Mhayn Texts, Trans, by E.B.Cowell, P.M. Mller, J.
Takakusu, SBE;49, Delhi, 1983
Buddhist Suttas, Trans, by T.W. Rhys Davids, SBE;7, Delhi, 1980
The Dhammapada, Trans, by F.Max Mller, SBE;10; Delhi, 1981
The Grihya Sutras (I-II), Trans, by Hermann Oldenberg - F. M a x
Mller, SBE;29,30, Delhi, 1980
Hymns of the Atharva-veda, Trans, by M. Bloomfield, SBE;42,
Delhi, 1987
The Hymns of Rgveda, ng. ev. Ralph T.G. Griffith, Ed. J.L.
Shastri, Delhi, 1973
The Institutes of Vishnu, Trans, by Julius Jolly, SBE;7, Delhi, 1986
Hindu Scriptures (ng. ev., R.C.Zaehner ), London, 1988
Jaina Sutras (I-II), Trans, by Hermann Jacobi, SBE;22,45, Delhi,
1987
Kitab-i Mukaddes ( T e v r a t , Zebur, ncil), stanbul, 1981
The Laws of Manu, Trans, by Hermann Oldenberg - F. Max Ml
ler, SBE; 25, Delhi, 1981
Mahabharata, Ner. C. Rajagopalachari, Bombay, 1986
The Minor Law Books,Trans. by Julius Jolly, SBE;33, Delhi, 1987
The Principal Upanishads, Trans, by S. Radhakrishnan, George
Allen-Unwin Ltd., London, 1953

204

BIBLIYOGRAFYA

The Questions of King Mihnda (MI), Trans, by T.W. Rhys


Davids, SBE; 35,36, Delhi, 1982
Ramayana, Ner. C. Rajagopalachari, Bombay, 1985
The Satapatha Brhmana (I-V), Trans, by Julius Eggeling, SBE;
1 2 , 2 6 , 41, 43, 44, Delhi, 1988
The Sacred Laws of the Aryas (I-II), Trans, by George Buhlcr,
SBE; 2,14, Delhi, 1987
Sri Guru Granth Sahib (I-IV), (English Version), Trans, and
Annotated by Dr. Gopal Singh, I. Bask, Delhi, 1960
Sri Isopanisad, Trans, by A.C. Bhaktivedanta, N e w York, 1976
Srmad-Bhagvadgt (Ner ve ng. ev., S.K. Belvarkar),
Varanasi, 1959
The Thirteen Principal Uphanishads, Trans, by Robert Ernest
Hume, I. ed. 1983, Delhi
The Upanhishads (I-II), Trans, by F.Max Mller, SBE; 1,15, Delhi,
1981
The Vedanta Sutras with Rmanuja's Srbhsya, Trans, by
G.Thibaut, SBE; 48, Delhi, 1984
The Vedanta Sutras with Sankrcarya's C o m m e n t a r y (I-ll),
Trans, by George Thibaut, SBE'!; 3 5 , 3 8 , Dellii, 1988
The Vedic H y m n s (I-II), Trans, by F.Max MIIer - H. Oldenberg,
SBE; 32,46, Delhi, 1988
Vinaya Texts (I-III), Trans, by T.\A'. Rhys Davids - Hermann
Oldenberg, SBE;13,17,20, Delhi, 1987
VYASA, Devnipayana, Mahabharata of Krishna (I-XI), (ng. ev.:
Pratap Chandra ROY), Datta Bosex C o m p a n y , Calcutta

B - Kitaplar ve Makaleler
A G R A W A L , Padma, "Jainism: Mahavira As Man-God", New
ERA Conference (December 29, 1986- January 3 , 1 9 8 7 ),
Coronado, California ( Ayr Ba:sim )

205

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS


AHIR, D.C., Buddhism in Modern India, N e w Delhi, 1972
A L L E N , J , "Maya", Encyclopedia of Religion and Ethics (ERE) (IXVI), Ed. James Hastings, Edinburg, 1908-1926, c.VIII, s.503505
A N A N D , K.K., Indian Philosophy (The Concept of Karma),
Bharatiya Vidya Prakasama, Delhi, 1982
A R U N A C H A L A M , M. "Prarabdha Karma and Grace", SAIVA
SIDDHANTA, 3 (1968):s. 132-136
A N U R U D D H A , R.P., An Introduction Into Lamaism, The
Mystical Buddhism of Tibet, Hoshiapur, 1975
ARYA, Usharbudh, "Hindu Contradiction of the Doctrine of
Karma", EAST and WEST (Roma), 22 (1972), s.93-100
ASIM EFEND, Kamus Tercmesi (I-IV), stanbul, 1304
ATE, Sleyman, Kur'an- Kerim'in ada Tefsiri (I-XI),
Ankara, 1982-1991
AYDIN, Mehmet, "al-Ghazali's Idea of Death and His
Classification of Men in the World to Come", Ankara niversitesi, lahiyat Fak. Der., c. XXVI, s.223-240, Ankara, 1983
AYDN, Mehmet, Din Felsefesi, zmir, 1987, s.l84-207
BARGAVA, P.L., Fundamentals of Hinduism (A Rational
Analysis), New Delhi, 1982
BASHAM, Arthur L., History and Doctrines of the Ajivikas,
London,1951
B H A T T A C H A R Y A , Haridass," The Doctrines of Karma"
Visvabharati Quarterly 3 (1925-26), s. 257-268. Also in
Philosophical Quarteriy (Amalner) 3 , 1 9 2 7 : 226-257
el-BRUN, Ebu Reyhan Muhammed bin A h m e d , Alberuni's
India, Ner ve ng. ev.; E d w a r d C. Sachou, New Delhi, 1964
BOHLILI, Maharaja of, "There is no Modification in the Karma
Doctrine", Journal of the Royal Asiatic Society (JRAS), sa.39.
(1907): s.397-401
BOLAY, Sleyman Hayri, Felsef Doktrinler Szl, Ankara,
1990

206

BBLYOGRAFYA
BOSE, S.C., A Catechism of Hindu Dharma, New Delili, 1978
BOUQET, A . C , Comparative Religion, Great Britain, 1962
BUDDHARAKKHTA, Acharya, "Law of Karma and Rebirth
(Buddhist Perspective)", Buddhism and Jainism, Ne. Council
of Cultural Growth and Cultural Relations, Orissa, 1976, s. 9 5 120
CAILLAT, Collette, "Jainism", Encyclopedia of Religion (ER) (IXVI), Ed. Mircea EHade, New York, 1986-1987, c.VII, s.507-514
CARUS, Paul, "Karma and Nirvana" Are the Buddhist Doctrines
Nihilistic?, Monist 4 / 1 8 9 3 - 9 4 )
CHAKRAVARTI, Buddhindu Ciiandra, "The Doctrine of Karma
and Fatalism", Probuddha Bharasta 72 (1967), s.328-344
CHAKRAVARTI, Pulinbihari, Origin and Development of the
Sankya System of Thought, N e w Delhi, 1975
CHATTERJEE, Satichandra- DATTA, Dhirendramohan, An
Introduction to Indian Philos<5phy, Calcutta, 1984
COLE, W. Owen- SAMBHI, Piara Singh, The Sikhs, Their
Religious Beliefs and Practices, New Delhi, 1978
COLLINS, Steven, "Soul: Indian Concepts", ER, c.XIII, s. 438-447
C O O M A R A S W A M Y , Ananda K , Buddha and the Gospel of
Buddhism, Munishram Manoharlal Ltd., Delhi, 1974
CROOKE, W., "Death and Dispo:sal of Dead" (Indian, Non-Ar
yans), ERE, c.IV, s.479-484
Cultural Heritage of India (I-V), iid.H. Bhattacharya, Calcutta,
li.ed. 1970
ADA, Kemal, Bhagavadgita'da Upanisliadlann zleri (Basl
mam Doktora Tezi), Ankara, 1955
ADA, Kemal, Hint Eski a Kltr Tarihine Giri, AJDTCF
Yay., Ankara 1974
ELEB, Asaf Halet, Pali Metinlerine Gre Gotama Buddha, s
tanbul, 1946
DAS, Rasvihary, "The Theory of Carma and its Difficulties"
Quest 22 (1959): s.15-18

207

KAKMA NANCININ TENASH

NANCm^A LKS

DASGUPTA, S.B. "Divine Grace and tle L a w of Karma",


Probuddha Bhavata, 66 (1961); sT04-113
DASGUPTA, Surrendra Nath, A History of Indian Philosopliy,
Delhi, 1975
DASGUPTA, Surrendra Nath, Philosophical Essays, Calcutta,
1941
DASGUPTA, Surrendra Nath, Y o g a Philosophy in Relation to
Other System of Indian Thought, India, 1979
DATTA, S, "Personal Identity and the L a w of Karma", Allahabad
University Studies (Philosophy), 1955, s.1-8
DAVID-Neil, Alexandra, Buddhism, Its Doctrines and Its
Methods, London, 1977
DAVIS, Lawrence H., Theory of Action, N e w Jersey, 1979.
DEUSSEN, Prof. Dr. Paul, The System of the Vedanta (Trans, by
Charles Johnson) N e w Delhi, 1987
DEVARAJA, N.K., Hinduism and Christianity, Asia Publishing
DOWSON, John, A Classical Dictionary of Hindu Mythology
and Rehgion, Geography, History and Literature, Delhi, 1987
DUTT, Nalinaksha, Mahayana Buddhism, N e w Delhi, 1978
D H A M M A R A T N A , 4, "Kammic Ascent and Descent of Man"
Mahabodhi 63 (1955): s. 44-46
A Dictionary of Comparative Religion, Ed. S.G.F. Brandon, New
York, 1970
Ebu Muhammed Ahmed b. H a z m , Kitabu'1-Fasl fi'l- Milel ve'lEhvai ve'n-Nihal ( I - I V ) , Beyrut, 1975
EDGERTON, Franklin, The Beginnings of Indian Philosophy,
London, 1965
EDGERTON, Franklin, "The H o u r of Death: Its important for
man's future fate in Hindu and Western Religions", Annuals
of the Bhandarkar Oriental Research Int. 8, (1926), s.219-249
ELJADE, Mircea, Patterns in Comparative Religion, Sheed and
Word Stagbooks, Great Britain, III ed., 1976
ELIADE, Mircea, Yoga: Immortality and Freedom, Princeton,
1973

208

BIBLIYOGRAFYA

ELIOT, Sir Cliarles, Hinduism and Buddhism: An Historical


Sketch ( I - I I I ) , New York, 1971
Encyclopedia of Indian Philosoj^hies (I-IV), Ed. Karl H.Potter,
N e w Delhi, 1981
ESNOUL, E.M.," Moksa ", ER, c.X, s.28-29
F A R Q H A R , J.N. "Karma: Its Value as a Doctrine of Life", Hibbert
Journal 20 (1921-22): s.20-34
FRODSMAN, John David, "Karma and the Problem of Evil: The
Hindu and Buddhist Contribution to a Christian Theodicy;
Assembly of World Religions (November 1 5 - 2 1 , 1 9 8 5 ) , M c
Afee, N e w Jersey
el-GAZL, Ebu Hamid M u h a m m e d b. M u h a m m e d , hya'
Ulumiddin (I-V), Kahire, 1378
el-GAZL, el-Munki7.u mine'd-Dall (Dalletten Hidayete),
Trkeye ev. A.Suphi Fn-at, stanbul, 1978
GLASENAPP, Helmuth von, The Doctrine of Karman in Jaina
Philosophy,(Almancadan ngilizceye ev.; G. Barry Gifford),
Bombay, 1942
GLASENAPP, Helmuth von. Immortality and Salvation in
Indian Rehgions, (Aim. ng. ev. E. E. J. Payne), Calcutta, 1963
G N A N E W A R A N A N D A , "Karnia- Its M a n y Aspects", Vedanta
Kesari 53, (1966-67): s. 203-219
GRANT, Joan - KELSEY, Denys, Many Life Times, London, 1974
G O M E Z , Louis O, "Some Aspects of the Free-will Question in the
Nikyas", Philosophy East - West 2 5 (1975), s. 81-90
GOMBRICH, Richard. "Merit Transference in Sinhalese
Buddhism: A Case of Study i^f the Interaction Between
Doctrine and Practice", History of Religions 11 (November1971):s. 203-219
G O P A L A N , S., Outlines of Jainism, N e w Delhi, 1973
GRISWOLD, H.B., The Rehgion of The Rig-Veda, Delhi, 1971
GUPTA, Sanjukta, "jivanmukti", ER, c.Vlll, s.92-94
G N G R E N , lhan, Zen Budiz.n, Bir Yaama Sanat, II. Bask,
stanbul, 1982

209

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS


GNGREN, lhan, Buda ve retisi, II.Bask, stanbul, 1988
HERODOTUS, Herodot Tarihi, Trkeye ev. Mntekim kmen,
Nere haz. Azra Erhat, stanbul, 1983
H E R M A N , Arthur L., The Problem of Evil and Indian Thought,
Delhi, 1976
HICK, John, Philosophy of Religion, New Delhi, 1987
HILLEBRANT, A., "Death and Disposal of Dead (Hindu)", ERE,
c.IV, s. 475-479
HIRIYANA M., OutUnes of Indian Philosophy, London, 1967
HOPKINS, E. Washburn, "Modifications of the Doctrine of Kar
ma", Journal of Royal Asiatic Society (JRAS), 1906, s. 5 8 1 - 594;
1907, s.665-672
HOPKINS, E. Washburn, The Rehgions of India, New Delhi,
1970.
HUMPHREYS, Christmas, Buddhism, Penguin Books, London,
1975
BN M C E , Ebu Abdullah M u h a m m e d b. Yezid el-Kazvin, S
nen (l-II), (Fuad Abdlbki Neri), Kahire, 1 3 7 2 - 1 3 7 3 / 1 9 5 2 1953
BN M A N Z U R , Lisn'l-Arab ( I - X X ) , Bulak, tarihsiz
IYER, V.A. Ramaswami, "Purva Mimamsa", History of
Philosophy Eastern and Western, Ed. S. Radhakrishnan,
London, 1952
JACOBI, Hermann, "Cosmogony and Cosmology" (Indian), ERE,
c. IV, s.155-161
JACOBI, Hermann, "Death and Disposal of Dead (Jain)", ERE,
c.IV, s.484-485
JACOBI, Hermann, "Jainism", ERE, c.VII, s.465-474
JAIN, N.L.," The Jaina Theory of Karma and Current Scientific
Views ", Jain Journal, c.XXII, sa.4 (April-1988), s.121-139
Jainism, Ed. by Gurbachan Sing h Talib, Pahala, 1986
JAYATILLEKE, K.N. "The Case for the Buddhist Theory of
Survival and Karma, V.", Mahabuddhi 78 (1970): s.350-355

210

BBLYOGRAFYA
JHA, Nirmala, Law of Karma as Perceived by Mahatma Gandhi,
Aurobindo, Swami Vivekanad, S. Radhakrishnan, Delhi, 1985
JOSH, Kamala, "Beginning of the Bandha with Special Reference
to Jaina Philosophy", Jain Journal, c.XXV, sa.l (July-1990),
s.36-39
KALGATHI, T.G., Karma and Rebirth, Ahmedabad, 1972
K A N E , Pandurang Vaman, History of Dharmasastra (Ancient
and Medieval Religious and Civil L a w ) (I-V), Poona, 1977
Karma and Rebirth in Classical Indian Traditions, Ed. W e n d y
Doniger O'Flahtery, India, 1983
Karma, The Universal L a w of H a r m o n y , Ed. Virginia HansonRosemarie Stewart, Illinois (USA), 1981
KASULS, Thomas P., " Nirvana ", ER, c.X, s.448-456
KEITH, A. Barriedale, A History of Sanskrit Literature, I. Ed.,
Oxford, 1920
KEITH, A. Barriedale, The Religion and Philosophy of the Veda
and Upanishads ( I - I I ) , Delhi, 1989
KESHAVADASji, Sri Sad Guru, The Doctrine of Reincarnation
and Liberation, Banglore, Tarihsiz
KIRCA, Cell," slm Dinine Gre Reenkarnasyon ", E..
lahiyat Fakltesi Dergisi, Say: 3, Kayseri, 1986
KLOETZLI, W. Randolph, Buddhist Cosmology, Delhi, 1988
KLOETZLI, W. Randolph, "Cosmology: Buddhist Cosmology ",
ER, c. IV, s. 113-119
KLOETZLI, W. Randolph, "Cosmology: Hindu and Jain
Cosmologies ", ER, c.IV, s.107-113
KO, Turan, lmszlk Asndan Ruh-Beden likisi, Basl
mam Doktora Tezi, zmir, 1990
KOYT, Tall- Cerraholu smail, Kur'an' Kerim M e a l ve
Tefsiri (I), Ankara, 1984
KOGEN, Mizuno," Karman: Buddhist Concepts ", ER, c.VIlI, s.
267-268

211

KAKMA

NANLININ

TENASH

NANLIYLA

LKS

KONYALIOLU, E.- AKSOYLU, C , Kader, Karma ve Tekrardo


, stanbul, 1987
K U N H A N RAJA, C , Some Fundamental Problems in Indian
Philosophy, Delhi, 1974
M A C D O N E L L , Arthur, A History of Sanskrit Literature,
London, 1900
MacDERMOTT, James P. "Nibbana as a Reward for Kamma",
Journal of the American Oriental Society 93, (1973), s.344-347.
M A L A L A S E K A R A , G.P. "Transference of Merit in Sinhalese
Buddhism", Philosophy East and West 17 (1967): s.85-90.
M A L K A N I , G.R., "The Rational of the L a w of Karma",
Philosophical Quarterly

(Amalner) 37 (1964), s.257-266.

M A L K A N I , G.R., "Some Criticism of the Karma L a w by


Professor W a r r e y E.Stein Kraus Aiiswered", Philosophical
Quarterly (Amalner) 38 (1965), s.55-162
M A L K A N I , G.R. - STEINKRAUS, Warren E., A Discussion on
the Law of Karma, The Indian Institute of Philosophy,
Amalner, Maharasti
M A Z U M D A R , A.K., The Hindu History (BC.3000-1200 AD)
IlI.ed. 1934
McDERMOTT, James Paul, Development in the Early Buddhist
Concept of K a m m a / K a r m a , New Delhi, 1984
M c L E O D , W. H., Guru Nnak and The Sikh Rehgion, New
Delhi, 1968
McTAGGART, John- McTAGGART, Ellis, Some Dogmas of
Rehgion, N e w York, 1968
M E H T A , Mohan Lai, Jaina Philosophy, Varanasi, 1971
Mevlna M u h a m m e d Ali, slm Dini, Trkeye ev. Naciye
Hamdi Akseki, stanbul, 1946
M O H A N T A , Dilip Kumar, " Jaina View of Soul: An Introducti
on", Jain Journal, c.XXII, sa.2 ( October 1987 ) , s.53-56
M O H A N Y , William," Karman: Hindu and Jain Concepts ", ER,
c.Vlll, s.261-266

212

BIBLIYOGRAFYA

Munsif b. Abdilcelil," Felsefet't-Tenasl Inde'n-Nusayriyye


min Hilal Kitab " Heft'-erif" li'l-Mufaddali'l-Ca'fBLA
1989, s a . l 6 3 , s.107-127; 1989, s a . l 6 4 , s.303-318
MURTI, T.R.V., The Central Philosophy of Buddhism, London,
1980
M L L E R , F.Max, Introduction to the Science of Religion, Vara
nasi, 1972
N A K A M U R A , Hajime, A History of Early Vedanta Philosophy,
Delhi, 1983
N A R A H A R I , H.G., "The Doctrine of Karma in Popular
Hinduism", Adyar Library Bulletin 25 (1961): s.360-367
N A R A H A R I , H.C., "The Doctrine of Karma in Popular
Hinduism", Aryan Path 4 3 , (1972): s. 53-58
N e w Essays in the Bhagavad Gita, Compiled by: Arvind Sharms,
N e w Delhi, 1987
P A N D E Y , R.C., hidian Studies in Philosophy, India, 1977
PARRINDER, Geoffery, The Handbook of Living Religions,
London, 1967
PARRINDER, Geoffery, Upanisha.ls, Gita and Bible, London,
1962
PARRINDER, Geoffery, The Indestructible Soul (The Nature of
May and Life After Death in Indian Thought)
PARRINDER, Geoffery, Asian Rehgions, Delhi, 1977
The Dialogues of Plato, Benjamin Jowelt'in ng. tercmesi,
London,1970
PIKE, E. Royston, Encyclopedia of Religion and Religions,
Bristol, 1951
POTTER, Karl H., "The Naturalistic Principle of Karma",
Philosophy East and West 14 (1964): s.39-50
POTTER, Kad H., "Naturalism and Karma: A Reply ",
Philosophy East and West, 18 (1968): 82-84
POTTER, Karl H., Pre-supposition;5 of Indian Philosophy, N e w
Delhi, 1965

213

KAEMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS


P R A B H A V A N A N D A , Swami, Vedic Religion and Philosophy,
Madras, 1983
RADHAKRISHNAN, Sirvapella, An idealist View of Life,
London, 1947
RADHAKRISHNAN, Sirvapella, Eastern Religions and Western
Thought, Delhi, 1982
RADHAKRISHNAN, Sirvapella, Indian ReUgions, Delhi, 1985
RADHAKRISHNAN, Sirvapella, Indian Philosophy ( l - I I ) ,
George Allen- Unwin Ltd., London, 1966
Rahula, Wolpala Sri, W h a t the Buddha Taught, London, 1978
RAM, G.M., The Bible of Hinduism, N e w Delhi, 1985
ROCHER, L u d o , " Sastra Literature ", ER, X I I / 8 0 - 8 1
RHYS DAVIDS, T.W., Lectures on Some Points in the History of
Indian Buddhism ( The Hibbert Lectures ), Delhi, 1988
RHYS DAVIDS, C.A.F.," Moksa ", ERE, c.VIII, s.770-774
SADDHATISSA, H., "Process of Rebirth in Buddhism ", The
Quest 13 (1921-22), s.303-322
SARIKIOLU, Ekrem, Balangtan Gnmze Dinler Tarihi,
stanbul, 1983
SAYI, Ali, Kur'an'da Hz. Musa, Baslmam Doktora Tezi, zmir,
1990
SMART, Ninian, The Religious Experience of Mankind, LondonGlasgow, 1971
SMART, Ninian, The World's Religions, Old Traditions and
Modern Transformations, London, 1989
SEN, K.M., Hinduism, London, 1978
SEKHAR, B. Vincent, "Jaina Concepon of Person", Jain Journal,
c. XXV, sa.3 (January 1991), s.l00-119
SERGI, G., "Death and Disposal of Dead (Buddhist)", ERE, c. IV,
s.447-449
SHARMA, Arvind, "New Religious Movements in India", N e w
Religious Movements and Rapid Social Changes, Ed. James
A.B. Backford, Great Britain, 1986

214

BBLYOGRAFYA
SHARMA, Chandrahar, A Critical Survey of Irdian Philosophy,
Delhi, 1987
SINGH, B.N., Dictionary of Indian Philosophical Concepts,
Varanasi, 1988
SINGH, Harbans, The Message of Sikhism, Delhi, 1968
SINGH, Harbans- JOSHI, Lai Mani, A n Introduction to Indian
Religions, Patiala, 1973
SINGH, Kapur, "The Essentials of Sikhism", s. I-XVI, Sri Guru
Granth Sahib (Eng. Version), II. Cilde nsz olarak konulmu.
SNHA, Binod Chander, Hinduism and Symbol Worship, Delhi,
1983
STEVENSON, lan, "Characteristics Cases of the Reincarnation
Type A m o n g the Igbo of Nigeria", Journal of African and
Asian Studies (JAAS), c.XXI, sa. 3-4 (July-October, 1986),
s.204-216
STEVENSON, Ian, "The Belief in l^eincarnation A m o n g the Igbo
of Nigeria ", JAAS, c.XX, sa.1-2 (1985), s.13-30
STEVENSON, Ian, "Characteristics of Cases of Reincarnation
Type in Turkey and Their Comparison with Cases T w o Other
Cultures ", International Journal of Comparative Sociology,
c.XI, 1970, s.1-17
STEINER, Rudolf, "Destiny of Karma" Trans, by H a r r y Collison,
London, 1931
STEINKRAW, Warren E. "Some Problems in Karma",
Philosophical Quarterly (Amalner) 3 8 (1965): s.145-154
Studies in Indian Thought (The collected papers of Prof.
T.R.V.Murti), Ed. Harold Couv/ard, N e w Delhi (M.B.), 1983
SURIYABONGS, Laung "Controversial Questions About Karma
and Rebirth", The Light of Buddha 5, no.4 (1960-April), s.l217
e-EHRSTAN, Abdvilkerim, el-lvlilel ve'n-Nihal (Ml), Ner.
M u h a m m e d Seyyid Keylni, Kahire, 1968
TATIA, Nathmial, Studies in Jaina Philosophy, Varanasi, 1951

215

KARMA NANCININ TENASH NANCIYLA LKS


TIWARi, Kedar Nath, Comparative Religion, Delhi, 1990
T H A K U R , Sviesh Chandra, Christianity and Hindu Ethics,
London, 1969
THERA, Narada Maha, The Buddha and His Teachings, Kandy,
1980
THOMAS, Edward J., The History of Buddhist Thought,
London, 1971
et-Tirmz, Ebu s M u h a m m e d b. s, Snen (bi-erhi bni'lArabi el- Mlik), (I-XIII), 1 3 5 0 - 1 3 5 2 / 1 9 3 1 - 1 9 3 4
Traditional India, Ed. O.L. Chavarria- Augiler, U.S.A, 1964
TRIPATHI, Banhista Narain, Indian View of Spiritual Bondage,
Aradhana Prakashan, Varanasi, 1987
TOPALOLU, Bekir, "Ahiret" Mad., T.D.V. s. Ansiklopedisi, Is
tanbul, c.I/443-448
T R I P H A T H I , R.K., Problems of Phosophy and Religion,
Varanasi, 1971
T U R A N , Ahmet, Gneydou Anadolu Yezidleri ( Tariheleri,
Corafi Damlar, nanlar, rf ve Adetleri), Samsun, 1987,
(yaynlanmam aratrma)
TURNER, R.L., "Karma-Marga", E R E , c . V I I , s.676-678
TMER, Gnay- K K , Abdurrahman, Dinler Tarihi, Ankara,
1988
T M E R , Gnay, Biruni'ye Gre Dinler ve slm Dini, Ankara,
1975
la V A L L E E POUSSN, L. De, "Karma", E R E , c.VIII, s.673-676
la V A L L E E POUSSN, L. De, "Nirvana", E R E , c . I X , s.376-379
VARADACHARI, K.C. "Freedom and Karma", Probuddha
Bharata 42 (1952): s.446-451
V A U X , Carra de, "Tenash", slm Ansiklopedisi, c. X I I / I , stan
bul, 1974
VERMA, Rajendra, Comparative Religion: Concepts and
Experience, N e w Delhi, 1984

216

BIBLIYOGRAFYA

W A D I A , A.R. "Philosophical Implications of the Doctrine of


Karma ", Philosophy East and W e s t , 15 (1965), s.145-152
W A L K O U T , Donald, "A Critical Note on Potter's Interpretation
of Karma", Philosophy East and W e s t , 16 (1966), s. 235-238
W A L L I , Koshelya, Theory of K a r m a n in Indian Thought,
Varanasi, 1977
W E A T H E R , Leslie D., The Case for Reincarnation,

, 1978

W E B E R , Max, The Religion of India, N e w York, 1968


WILKINS, W.J., Hindu Mythology, N e w Delhi, 1986
WILKINS, W.J., Modern Hinduism, Delhi- Bombay, 1975
WILLIAMS, Sir Monier, A Sanskrit-English Dictionary, Oxford,
1899.
WINTERNITZ, Maurice, A History of Indian Literature,
Calcutta, 1933
YAZIR, Ehnahh Hamdi, H a k Dini Kur'an Dili Ycni Melh Trk
e Tefsir ( I - I X ) , II.Bask, Istanbul, 1960-1962
YEVTC, Paul, Karma and Reincarnation in Hindu Religion and
Philosophy, London, 1927
Z A E H N E R , R.C., The Concise Encyclopedia of Living Faiths,
Great Britain, 1977

217

BU KONUDA YARARLANABLECENZ
DER YAYINLARIMIZ
TBET'N LLER K T A B I - Lma Kazi Dawa Samdup
Tibet'in "ller Kitab" birok insana, almad bilgi ve
semboller iinde, z a m a n z a m a n uan getirecek tekrarlamalarla,
bize gre, pek esasl yeni dn tarz getirecektir. zellikle
aklama v e y o r u m ksmnn ihmal edilmeden incelenmesi zo
runludur.
Eser, Dou dinlerini inceleyen y a da inceleyecek olanlara
byk bir hizmettir. Ruhun lm tesi hayatnn bu kitapta g
rlen eidi hllerini, Tibet kltj- v e dinsel sembollerinin art
landrmas altnda yetimi bir kimsenin imajinatif deneyimi ola
rak kabul edersek, herkes, kendi kltr v e dinsel sembollerinin
etkisinde kalarak lm tesi hayatn deneyimlerini geirecektir.
MISIR'IN L L E R K T A B I - Albert C h a m p d o r
Anlatmlar, Mu'dan gelen rsemli bilgilere dayanmaktadr.
phesiz ki, sembolik slbunu zebilen herkese prl prl ha
kikatler kendini olanca heybetiyle bir gn muhakkak gsterecek
tir.
Msr'n ller Kitab'm okurken "l"nn ayn z a m a n d a
inisiyeyi de sembolize ettiini gz nne alarak okumanz tavsi
ye ederiz. O ekilde okunduundci. Eski Msr'daki inisiyatik
retinin safhalar yava yava gzler nne serilecektir.
Btn nisiyatik retiler'de ki birinci sray alan "arnma"
v e "sadeleme" almalarnn b u r a d a da en nemli konu olarak
ele ahnm olduunu sembolik anlatmlarda grmekteyiz.

HAYAT, LM ve TES - Halk Hacalolu


Gzlerini krpmadan lm olgusuna bakabilen insanlarn,
genellikle hayattan bir ekingenlikleri, hatta beklentileri bile yok
tur, diyebiliriz. Her varlk iin deimeyen iki hakikat vardr sa
dece: Domak ve lmek. Hi kimse bu iki olguyu yadsyamaz.
nsanlarn en az bildikleri ve ne hikmetse bilmek istememekte de
srar ettikleri bu konu, hayatn anlamm, amacn ve srlarm sak
lar.
lm son deildir, lmden sonra hayat vardr. Hibir ey
yok olmaz. Her eyin, grn ve yapt srekli bir ekilde
fonksiyonu deiir. Gerekte hibir ey lmemektedir. lm an
cak grnte kalan bir olgudur, yani lmde sadece d biim
deiir. Her ey canhdr.
DOMADAN NCEK HAYATIMIZ - Dr. H. Wambach
Dr. Helen Wambach, tekrardo ve gemi yaamlarla il
gili ok deerli almalar yapan bir aratrmac. pnoz ve telkin
yntemiyle "insann ncesi"yle ilgili ok ilgin bUgiler elde etmi
durumda. Kitap, insanlarn, kendisindeki ruhsal nitelikleri teza
hr ettirmek ve dnyann gehimine katlmak amacyla domay
setiklerini ak bir ekilde ortaya koyuyor. pnoz ve telkin altn
da, domadan nceki uur durumuna dndrlenler, insan hak
knda ok aydnlatc bilgiler aktaryorlar.
TUFAN NCES ATLANTIS - Edgar Cayce
Edgar Cayce, fizikst evrenin bilgilerini, uyanlarn ve ke
hanetlerini insanla aktaran bir medyom, insann yeryzndeki
evremini, ilh misyonunu ve geleceini anlatan binlerce celsenin
gereklemesini salayan bir khindi. Bu kitap, Cayce'nin, kiisel
karmalar araclyla Atlantis'in batndan nceki enkarnasyonlarla ilgili ifadelerini ieriyor. Atlantis'in durumunu, i mcade
lelerini ve batnn nedenlerini anlatyor.

LM YEN BR DOUTUR - Elisabeth Kbler-Ross


Dr. Ross, lmekte olanlarm yam bamda yzlerce saat ge
irmi ve hastalann gsterdii davramlar deiik aamalara
ayrmtr. Bu kaytlarda, hastalarn telemden aktard viz
yonlar ve olgular, karlatklar durumlar da bulunmaktadr.
Dr. Ross, "lm sadece farkl bir frekansta farkl bir yaamn
farkl bir ekline geitir. lm an ise benzersiz, gzel, zgrletirici, korkusuz ve skntsz yaanan bir deneyimdir." diyor. Ki
tap, yazann, lmden sonra ya^^ama dair inancn nasl elde etti
ini de aktaryor.
KARI TARAFIN III - Dr. Raymond Moody
Metapsiik aratrmalara getirdii katk bakmndan tp bi
limi tutarl ve kapsaml sonular ortaya koymutur. Tp bilimin
en nemli fonksiyonlarndan bh i, hastalar zerinde lme yakn
deneyimleri kaytlamak ve en azndan lmden sonra bir varo
luun olabilecei dncesini belgeleriyle kantlamak olmutur.
lme yakn deneyimlerde hastalar bedensel adan l iken,
uursal adan baka bir hayatn iine kaymaktadr. Bu olgular,
insann ruhsal bir varlk olduuna dair dnceleri bilimsel
ynden desteklemektedir.
SEVN VE GZELLK LEMLER KADER
BLMECES - Albert Pauclard
Albert Pauchard'm lm tesinden verdii tebliler, yaar
ken ruhuluk retisini uygulayan, mrn bu yola hasretmi
bir dnrn, "ahiretteki" varoluundan sonraki izlenimlerini
iermektedir.
Her tebli bilgilerle dolu. Teorik olarak bilinenlerin gerei
nedir? Kitap bunu aklyor.

R U H S A L L E M N S O N S U Z M K N L A R I - A. P a u c h a r d
Albert Pauchard'm bedenini terk ettikten sonra kavutuu
ruhsal lemdeki kendisi, evresi v e ruhsal d n y a n m eitli d u
rumlaryla ilgili izlenimlerini anlatan teblileri bu kitapta bula
cak v e dinsel kitaplarda anlatlan lm sonras olaylarn gerei
ni renebileceksiniz. nsann sorumluluu, gnah ve sevab na
sl sonulanyor? Tebliler bunu anlatyor.
L M S Z L K v e T E K R A R D O U - A. David Neal
A. David Neal, Hindistan'da karlat bir Guru'dan bilgi
alm ve inisiyatik srlara erimiti. Eitimi srasnda, Tibet'te,
dan iinde kaybolmu bir m a a r a d a olaanst kudretlere sa
hip olduu ifade edilen bir keiin hayatm paylamt. Sras
geldike Guru'su Alexandra'ya bir srr ifa etmitir.
Sen kimsin? N e d e n ibaretsin? lmden sonra srp gide
cek olan nedir? z'n var olacan sylyorsun, o zaman z ne
dir? vs. daha pek ok sorularn cevaplarn; in, Tibet v e Hint
Ezoterik retileri'ne gre ele alan b u kitab ilgiyle okuyacan
z umuyoruz.
G E M H A Y A T A D N - Dr. Edith Fiore
Tekrardou gerei eskiye oranla ok daha gl olarak
incelenmektedir. Gemi hayatlarm kendiliinden ya da "ipnotik gerileme" yntemiyle hatrlayan v e onu en ince ayrntlarna
kadar yaayan g n m z d e pek ok kimse vardr.
"pnotik gerileme" yntemiyle elde ettii bu almalarla il
gili olarak yazar yle diyor: "Hastalarn ve sjelerin yetenekleri
nin, becerilerinin, glerinin v e zayflklarnn olduu kadar,
kendilerine zg araz ve sorunlarn kaynan bulmak zere, da
ha nceki kiiliklerine hrndler. Hayatlarmz rten kaln per
deler kadim ipliklerden dokunmu olup, zerindeki motifler ok
karmaktr."