You are on page 1of 148

AYTUN ALTINDAL'IN TM KiTAPLARI

Uyuturucu Maddeler Sarm (Toplu alma), Hastrk Yay. (Tkendi) Partizn (iirler), Ycel Yay., 1975 (Yasakland) Trkiye'de Kadt, Birlik Yay.,1975 (8. Bask) Dinmeyen (iirler), 1. Bask Paris, 2. Bask Havass Yay.,1978 (Yasakland) Haha ve Emperyalizm, Havass Yay., 1979 (3. Bask) Siyasal Kltr
ve

Yntem, Havass Yay.,1982

Am/an (iirler), Havass Yay., 1982 (Yasakland) Niin Eit e Eit cret Deil?, Sre Yay., 1984 lanet iir/eri, Sre Yay., 1984 Liklik; Enigmaya Dnen Paradizma, Yeni Avrasya Yay., 1986 (4. Bask) Elvedasz, Kendi Sesinden iirler, 1992, svire Three Faces of Jess, Sussex, 1992 Trkiye ve Ortodoks/ar, Anahtar Kitaplar, 1995 (4. Bask) Elvedasz, Sarmal Yay., 1996 (3. Bask) Bilinmeyen Hitler, Yeni Avrasya Yay., 2000 (11. Bask) Gl ve Ha Kardelii, Yeni Avrasya Yay., 2003 (2. Bask) Vatikan
ve

Tapmak valyeleri, Yeni Avrasya Yay., 2002 (6. Bask)

sa, Yeni Avrasya Yay., 2002

(6.

Bask)

EViRiLER
inli Papaan, E.S. Gardner, Akba Yay., 1972 (Tkendi) Parababalar, Ferdinand Lundberg,

E Yay., 1973

(2 Cilt) (Tkendi)

Kertenkele, Moris West, E Yay., 1974 (8. Bask) Kapitalizmden Sosyalizme Gei Sreci zerine, P. Sweezy-C. Bettelheim,
May Yay., 1974 (Beraat etti)

Ermi, Halil Cibran, E Yay., 1974 (14. Bask) Gece Ana, Kurt Vonnegut Jr., Sava
ve

E Yay., 1975

(3. Bask)

iler, Lenin, Ycel Yay., 1976 (Yasakland)

Barbarlk Kys, Norman Mailer, Havass Yay., 1980 (3. Bask) Szler, Halil Cibran, Sre Yay.,1984 (7. Bask)

U ISA

..

Aytun Altndal

Alfa Yaynlar 1519 Aytun Altndal Kitaplar 3

SA
Three

Faces of Jesus

Aytun Altndal

ngilizce Aslndan eviren Sibel zbudun

-S. Basm: 2002 (Yeni Avrasya) 6. Basm : Eyll 2004 7. Basm : Aralk 2004 ISBN : 975-297-S37-2

Yaync ve Genel Yayn Ynetmeni M. Faruk Bayrak Yayn Koordinatr ve Editr RanaGrtuna Pazarlama ve Sat Mdr Vedat Bayrak Kapak Tasarm Utku Lomlu

2004, ALFA Basm Yaym Datm Ltd. ti.


Kitabn tm yayn haklar Alfa Basm Yaym Datm Ltd. ti.'ne aittir. Yaynevinden yazd izin alnmadan ksmen ya da tamamen alnt yaplamaz, hibir ekilde kopya edilemez, oaltlamaz ve yaymlanamaz.

Alfa Basm Yaym Datm Ltd. ti.


Ticarethane Sokak No: S3 Caalolu 344O stanbul, Turkey Tel: (22) s S3 03- S3 87 s - S2 30 46 Faks: C22) S9 33 00

www.alfakitap.com
info@alfakitap.com

Bask ve Cilt

Melisa Matbaaclk iftehavuzlar Yolu Acar Sanayi Sitesi No: 8 Bayrampaa - stanbul
Tel: (22) 674 97 23 Faks: (22) 674 97 29

NDEKLER

nc Baskya nsz Trke Bask in nsz


Giri
. . . . . . . . . . . . . . .

.. ... ...
.

.
.

.
.

.
.

.ix

.xiii
. .

Birinci Blm SA: SEKLER MUSEV

1.1. insanal Olan Biziz, nk Biz Romalyz 1.2. Sekin ve Kutsal Olan Biziz, nk Biz Museviyiz 1.3. 'Ve Onun Adn Immanuel Koyacaklar' . . . 1.4. Benzerlik Yasas Gereince
. . . .
. . . .

11 15 26 31

kinci Blm SA: "TANRI BZMLE" M?

2.1. sa'nn ne Srd Dsal, Seklerddialar . 43 2.2. Gnahn Organik Siyasas . . . : .......... 48 2.3. Sira'n Olu sa'dan Nasralsa'ya . . .58 2.4. Yasansanlarindir . . 62
. .

nc Blm SA: "BEN NE OLACAKSAM O'YUM"

3.1. 'Gnaha Giren Ruh, lecek Olan Ruhtur' 3.2. man Siyaseti .. . . 3.3. sa'ya Ne Oldu? .. . 3.4. Bireyin Kimliini Olumlayan, Onun Farklldr...
. .
. .

71
84

. 92 .. 107
. . . .

Sonsz Notlar Dizin

.. .
.

.
. .

. ..

.
.
.

.
.

119

.
.

..

1 25 1 37
V

Kitabn n gilizce orijinalind eki/Deuterokanonik* Kitap lar 1 Apokrifa dnda Kutsal Kitap'tan yaplan btn aktarma lar, Holy Bible, New International Version, (On ikinci basm, Ey ll 1988, Hodder and Stoughton, Londra)'dan alnmtr. Apok rifa, Sriach (ecclesiasticus), 1. Makabeler, 2. Makabeler' den yap lan aktarrnalar ise, Good News Bible, (The Bi b le Society /Collins, Kat o lik bask, B . Britanya, 1979)' dan yaplmtr. Ayrca Nouve au Commentaire Biblique, publie sous la directian de D. Guthrie, J.A. Motyer, A.M. Stibbs, D.J. Wiseman; Editions Emmas (Sa int-Legier, 1987)'le karlatrlmtr. Trke evirideki Kutsal Kitap aktarrnalar, Kitab- Mukaddes, Eski ve Yeni Ahid (Tevrat ve ncil), (Kitab- Mukaddes irketi, s tanbul, 1958)' den yaplmtr.

Deut!rokanonik: Kilisece sonradan veya ikinci dereceden muteber saylan mukaddes kitaplara ait.

lsa
Hristiyan ilahiyatn kavrayabilmek ok g bir eitim

dir. Hele baka bir dinin verileriyle yetitirilmi kiiler iin bu zorluk daha da fazladr. rnein Trkiye'de ilahiyat diye tanmlanan eitimin Bat'daki karl gerekle 'Divinity'dir. Bat' da 'Theology' diye tanmlanan disiplin ise, kanmca 'Tanr-Bilim' olarak Trkeletirilmelidir. Bat'nn klasik ei timinde Theology ve Divinity arasnda nemli farkllklar vardr, bunlar birbirlerine tam olarak tekabl etmezler.

sa ite 'Tanr-Bilim' eitimi ve perspektifiyle hazrlanm bir


tezin anahatlarn iermektedir. Tezimin tamamn ortaya ko yabilmek iin hazrladm dier iki kitap nmzdeki yl larda yaynlanacaklardr.

sa

yaynland zaman benim de tahmin etmediim

bir ilgi grd. 1993'te Makedonca'ya da evrildi ve yaynlan d. Ortodoks ilahiyat Fakltesi rencileri iin yardmc ders kitab oldu. Exeter niversitesi'nden Sandy Martin, Doktora Tezi'nde (Phd) bu kitapta aklanan bak asn deerlen dirdi. Amerikal nl sosyal bilimci Prof. Bemard Morris be ni ok yreklendiren bir mektup yazarak kitabn teziyle ilgi li olumlu grler tadn belirtti. Benzer ekilde Ameri ka'nn en nl air ve dnr Prof. Robert Pinsky de ok cesaretlendirici bir mektup yazd. Bunlar kitabn EK bl mnde bulacaksnz. Bakalar gibi 'kendini pazarlamaktan' holanmadm iin ksa kesiyorum. Kitabn Tezi (sa'nn Se kler Yaamnn Diyalektii) Boston niversitesi Theology Blm'nde Teoloji rencileri iin kodekslenmitir. Kitap ngiltere' de yaynlanm olmasna ramen halen sadece Amerika'da Daniel Liebert ve Alibris yaynevlerinin aracl yla ve st fiyatndan ok daha fazla bir fiyatla temin edile bilmektedir. Bylelikle ilk kez bir Mslman aratrmac tarafndan Hristiyanlk zerine yazlm fakat slami bak asn deil bir kitap literatre girmi oldu. Bu zor LKi baarm olmak dorudan doruya Hristiyan Teoloj isi'ni iinden irdeleyen

Aytun Altndal

xi

benim iin bir mutluluktur ve evlatlarma ve yurduma bra kabilecek tek mirastr.
***

sa'nn Trke evirisini okurken ok zorlanacaksnz.

Pes etmeyin. Konu zaten allmadk tarzda 'YEN'dir. Her yeni gibi kabul zor, reddi kolaydr. Bu kitapta yeni fikirler var. Yeni bir sa deerlendirmesi var. Katolik Kilisesi'nin de il, Kutsal Metinler'in (Scriptures) betimledii bir sa'nn 'Misyonuna' Dsal/Sekler/Dnyevi bir bak var. Sz ko nusu Kutsal Metinler'deki Teolojik sa ile Katolik Kilise'nin Teleolojik (Mekan ve Zaman'a uyarlamak) sa's hibir suret te badamaz- baz temel olgularn dnda. Bugnk Kato lisizm'de yer alan bata Easter (Yortu) olmak zere, Noel (Christmas), Pazar Tatili, All Souls Day, Epiphany, Babtism of Our Lord Fest, Mother of God, Octave of Christmas, So lemnity of Mary, Mark Evangelist Fest, Day of Immaculate Canception vd. birok 'Kutsal Gn' bu kutsal metinlerde yer almamtr ve yoktur. Bunlarn tamam Teolojik deil Tele olajik bak asyla sonradan uydurulmulardr. sa'nn bunlarn hibirinden haberi ve bilgisi yoktu. Hatta Katolik Kilisesi'nin balatt PAZAR TATL'ni duysayd belki de, "Ben byle bir Tanr-Buyruundan sz etmemitim, bu sah tekarl kim yapt?" diye sorard. nk sa, kendisinin O lu olduunu ne srd Tanr-Babas'nn Kutsal Metinler 'de tatil olarak haftann 1. Gnn (Pazar) deil 7. Gnn (Cumartesi) tatil yaptn biliyordu. Pazar SUN-DAY, Pa ganlarn Gne'e Tapnma gnyd. Bunun Tek-Tanrclkla hibir ilgisi ve kutsiyet itibariyle de balants yoktu. Benzer ekilde sa, Kutsal Metinler'e gre Babas Tanr tarafndan kendisine verilmi olan Takvim'in de 360 gnden olutuu nu biliyordu. Baba-Tanr'nn bu Takvimi'ni deitirerek onu kendi isteine gre 365 gne kartan Katolik Kilisesi olmu tu. Dier bir anlatrola Katolik Kilisesi Baba Tanr'nn buy-

xii

JSD

ruklarn ve Tanr'dan geldiine MAN edilen metinleri, ken di egemenliini pekitirebiirnek ve srdrebilmek uruna diledii gibi deitirmitir.
***

U sa'nn bu nc basksn bu bak asyla okursa


nz bu zor okuma parasn daha bir kolaylarsnz sanyo rum. Kitab bu yeni basksna hazrlayan Yeni Avrasya Ya ynlar' nn yneticisine teekkr ediyorum. "Tele-Yozla ma"nn doruk noktasnda olduu u gnlerde Trkiye'de "Kirletilen Kltre" deil, bilimsel almalara destek olduk lar iin de kendilerini ayrca kutluyorum.
Aytun Altndal

spilandit 1 10 Haziran 2001

TRKE BASKI N NSZ

nsz'de u hususlar vurgulamak istiyorum: sa'y okurken zel bir aba gsterilmesi gerekiyor; aratrc ve sorgulayc olmak gerekiyor. Bunun gerekelerini aklayaym. Birincisi bu kitabn teziyle ilgilidir. Tezi itibariyle sa, Sekler deerler sistematiini yanstyor. Bu-Dnyall, yeryzne ait oluu, cismanilii iliyor. Trke'ye eksik ve yetersiz olarak Laiklik ya da adalama diye evrilen Se klerleme olgusunu anlatyor. Sekler anlayn, Ate izm'den, Laiklik'ten ve adalamaclk'tan farkl olan bo yutlarn gsteriyor. sa'da ele alnan sa, Musevi olmas na ramen bu kapal-devre ileyen ve bir din olmaktan ok, bir "Varolu-Tarz" saylabilecek olan yapya getirdii Sek ler yeniliklerle tanmlanyor. Bu nedenledir ki, belirli Musevi ve Hristiyan evrelerinde bu kitabn tezi zgn bir bak a s olarak deerlendirilmitir. Kitapta, kendi cemaatinin dog matiklemi deerlerinin dna karak Seklerlemi bir
xiii

xiv

lsa

Musevi olan sa anlatlyor. Musevi eriat'nn ngrd kul deil, Tanr'nn isteine uygun birey olabilmek hakkn kendinde toplam ve bu uurda cann vermekten kanma m bir sa bu kitabn znesidir. kincisi bu kitapta kullanlan Dil'le ilgilidir. Hristiyanl kendi diliyle anlatmak gerekiyor. Ve ne ya zk ki bu Dil' i tam Trke karlklaryla verebilmek olas de ildir. Hatta baz durumlarda Trke karlklar kullanlsalar bile anlam kaymalar oluyor. Bir rneini kitabn hemen ba nda bulacaksnz. insancl Olan Biziz, nk Biz Romalyz denilen blmde Romal olmak, kltrel balamda, Roma kentinde oturuyor olmak deil, dorudan doruya Helen ol mamak anlamna geliyor. Ksacas biz Helen uygarlndan deil, Roma mparatorluu'nun uygarlndanz denmek is teniyor. insancl-olmak deyimi de yle. Sadece nsan-sever ya da beeri olmal deil, nsan' ve onunla ilgili tm olay lar duyu, dn ve davran alanlarnn kayna, odak noktas olarak grmek ve alglamak demektir. Dier bir de yile hayata nsan'n prizmasndan bakmak demektir. Haya ta dorudan doruya "Kent"in penceresinden bakan ve n ce Kent Sonra nsan diyen Helen'den ayr olarak nce nsan diyen Romal olabilmektir. Iki rnek daha yazaym: Hristiyanln temel kavramla rndan olan Ekmenik kavramnn Arapa karl Dar'l s lam olmutur. Doaldr ki, Hristiyanlarn yaadklar top raklarda onlar ilgilendiren hizmetler, iler anlamna gelen Ekmenik kavramyla, Mslmanlarn yaadklar topraklar anlamna gelen Dar'l slam birbirlerinin inkar durumunda olan kavramlar olmalarna ramen toplumsal, cemaatsel fonksiyonlar itibariyle anlamdatrlar. Ekiesiastik ile Trke Diyanet de byledir. Biri Kilise'yi ilgilendiren iler vb. anla mna gelirken, dieri Cami'yi ilgilendiren iler vb. anlamna gelir. Kavramlar-aras bir correlation vardr. ncs bizzat Din olgusuyla ilgilidir.

Aytm Altndal

xv

Eletirel ilahiyat asndan deerlendirildiinde Hristi yanlk -bata da Katoliklik- tanmsal olarak bir DN deil bir KLT'tr.

sa'da ite bu yapsal farkllk k noktas ola

rak benimsenmitir. Musevilik, Hristiyanlk ve slamiyet'i karlatrmal ila hiyat asndan incelersek, sadece Hristiyanlk'ta var olan bir olgu bu sistematiin dier ikisinden zde ayrldn ka ntlar. Bu temel ayrlk noktas udur: Hristiyanlk'ta birey, Tanr karsnda kendi yetkisini kullanarak KARAR VER MEK zorunda braklmtr. nk bu sistematikte, sa'nn Tanr'nn Olu mu, deil mi sorusuna muhatap olan bi rey'dir. Neye inanacana KARAR VERMESi gereken de odur. Dier bir deyile, Birey, sa'nn Tanr olduuna NAN MAK isterse sa'y Tanr yapar ve bylece ald KARAR ge reince kabul eder. istemese de durum deimez. Bu kez de sa'nn nsan olduuna KARAR verir. Karar'n nitelii dei se de, KARAR' alan deimez. nk sa'y Tanr ya da O'nun Olu ya da nsan yapp yapmamak Birey'in alaca KARAR'la gerekleir -ve tabiidir ki- sadece neye inanmak ihtiyacn duyuyorsa ona inanmaya KARAR vermi olan Bi rey iin bir Gereklik tar bu KARAR, o kadar. Hristiyan lk'ta MAN etmeye karar vermek de, MAN'dan KUKU (phe) duymak da NSAN'a ait bir haktr. Bu ne demektir? En ksa deyile eer Birey, sa'nn nsan olduuna, Tanr olmadna KARAR vermise, belki de gerekten Tanr olan sa'y insanlatrm olmaktadr. Yani Birey, Tanr'y nsan Iatrma hakkn ve yetkisini kendisinde toplayabilmi de mektir. Hayr, eer Birey sa'y Tanr olarak kabul etmeye KARAR vermise, bu kez de belki de gerekten nsan olan sa'y Tanrlatrm olmaktadr. Yani nsan' Tanrsallatr mak hakkn ve yetkisini kendisinde toplayabilmi demektir. Ksacas, Hristiyanlk'ta sa'nn, Tanr m, nsan m,Tan r'nn Olu mu ya da tm m deil mi olduu konusunda

xvi

Gl ve Ha Kardelii

KARARI VEREN DE KUKU DUYAN DA BiZZAT BREY DR/NSANDIR Musevilik'te ve slamiyet'te nsan' Tanr yapmak, ya da Tanr'y nsan yapmak diye bir olgudan ve kukudan sz edilmez. Bu iki sistematikte insann bylesi bir KARARI alabilmeye ya da kuku duyabilmeye yetkisi yok tur. nk bu iki sistematikte insanolu kendisini ve tm evreni Yoktan Var Ettiine inand Yaratcsn, yani Tan r'sn bizzat kendi kararyla kendisi Yaratamaz. En ksa sy leyile Hristiyanl benimsernek isteyen Birey, kendisi iin nce bir Tanr (sa) yaratmak zorundadr. Bu tr yaratm fa aliyeti sadece Kltler iin geerlidir. Ancak bir Klt'te Birey kendisi iin bir nan ve onu temsilen bir Tanr yaratabilir. Musevilik'te ve slamiyet'te birey'e byle bir otorite verilme mitir. Bu Otorite-tipi, Tek-Tanrlla sa ile girmitir. sa ve Hristiyanlk alannda yabanc bir dilde ve yabanc bir terminolojiyi kullanarak inceleme yazan ilk Trk olmann btn glklerini yaadm. Bunlarn stesinden gelebilmek iin ok altm. Amacma nereye kadar ulaabildim, henz bilemiyorum, zaman gsterecektir. Bat'y Bat yapan deer lerin banda gelen Hristiyanlk olgusunu "iinden" tanta bilmek istedim. zellikle de slami evreler bu dnyada bir likte yaamak ve var olmak zorunda olduklar Hristiyanl tanmak mecburiyetindedirler. Gnmze kadar gelmi olan basmakalp eletirilerle yetinmemelidirler kansndaym. nk stn Bat teknolojisini ortaya karan Dinsel-Klt rel eler vardr. sa, kendi alannda bir Trk yazar tara fndan yazlm ilk kitaptr. Umarm bakalar da konuyla il gilenirler. Terzi kendi skn dikemezmi derler, doru. Ben de kendi yazdm kitab Trke'ye eviremedim! Bu zor ve zahmetli grevi Sibel zbudun yklendi. Kendisine ne ka dar teekkr etsem azdr. Sonsz: Bu kitabn ngilizce orijinali "Medeni Cesaret" kavramna ithaf edilmitir. Trke basks iin hazrladm

Aytm Altndal

xvii

bu nsz kaleme alrken o meum haber ulat. Dost Uur Mumcu kallee planlanm bir suikastta, adn ve dnce lerini deil, ama fiziksel varln yitirmiti ... Benim tand m Uur Mumcu drst ve haksever bir insand. Trki ye'de yllarca sadece kalemiyle bir "Medeni Cesaret" timsali olarak doru bildii grleri savundu. Bu nedenle sa'nn Trke basksn O onurlu, O yrekli, O gler yzl Kuvay- Milliyeci'ye adamaktan onur duyuyorum.
Aytun Altndal

Zrih 1 24 Ocak 1993

GR

Dnyevi, dnyevilik ve dnyeviletirme (secular, secu larism, secularization) birbirine bal terimler olmasna karn, her birinin anlamnda kukular vardr. Onyllar boyunca sosyoloji ve ilgili bilim da llarnn deiik ekol ve eilimlerine ait eitli yazarla r, dnyeviliin deiik ta nmlarn yapmlardr. Medhurst ve Moyser' in almala rnda iaret ettikleri gibi "dnyeviletirme" youn ta rt ma ya ratmtr ve terimin anlam hakknda kukular bu lunmaktadr.1 Dnyeviletirme: ok Boyutlu Kavram'da Karel Dob belaere, dnyeviletirme ve/ veya laikletirme2 ile ilgili e itli tanm ve teorileri incelemitir. David Martin, Genel Dnyeviletirme Teorisi'nde, Avrupa' daki endstri lke lerinde dnyevilemenin geliimini irdelemitir.3

lsa G. J. Holyoake, ngiltere' de ilk radikal dnyevi eitim

programn nerdi; E. Renan ve E. Durkheim, Fra nsa' daki d nyeviletirme srecine nemli katklarda bulundular. Weber, Parson ve Bellah, Tonnies, Troetsch, Pflautz, Ber ger, Yinger, Shiner, Luckman ve dierleri gibi sekin aka demisyenler ve sosyologlar, teorileri farkl olmasna kar n, dnyevi amata n yana olmulardr. te yandan kilise ve baz teologlar ise, Dnyevi'yi anlama ve yorumlamala rn bir oranda dzelterek gelitirmilerdir. Bylece iki ayr eilim ortaya kt. Bunlardan bir tane si Nijk / Dobbelaere ta ra fndan zetlenen, d nyeviyi din sel olandan ayran bilimsel-a k.ademik yaklamdr. 'Dn yevilik' d ncesi yzyllardan beri yalnzca dnyeviyi kutsal ola nd a n ayrmak iin deil, fakat zellikle ilkinin ikincisine gre daha geride, ona baml olduunu gster mek iin kulla nlmtr. "'Dnyevilik' kipinin 'kutsa l'a zt olara k kullanld ve trevlerinin ina nca az ok a k fa kat genellikle kapal olduu kilise ve dinsel kltrel zgrle meyi akla getirdii aktr."4 kinci eilim byle bir eliki grmeyen teologlarn grlerini ierir: " . . . (bu) d nyevi letirme ncelikle 'Hristiyan' bir fenomendir. Baz teolog lar H ristiyanlk ve dnyevilik arasndaki belirli uyum zerinde durarak, dnyeviletirmeyi dinin bir gerei ola rak a klamakta kulla nmlardr. Buna ynelik bir eyler yaplm a nca k hepsi aklanmamtr."5 Ma rtin E. Ma rty'ye gre, " 'dnyevileme' 'ina nc kapal' anla mna gelir ve 'inanca ak' olan 'dnyevilik' ten ayrt edilir, an cak 'kaza nmlara bakncaya dek' sonular kendine sakla yan bir dikkatle zeletiret (btnsel olmaya n) ta ra fszl destekler."6 William A. Christian'n Vatika n kinci Konseyi'nin (1 962-1 965) belgelerini inceledikten sonra gsterd ii gibi, " . . . dnyevi gerekler kilisenin retileriyle elimez ."7

Aytun Altndal

Ve ekler: "Gerekte, teorik ve pra tik d nyevi aratrmalar la ilgilenmek yalnz doru deil, zorunludur da. Dnyevi bilim dallarndaki rekabet, Hristiyanln gerek ve Tan r'nn krallnn yaylmasna, imdiki d zenin yenilen mesine (773) ve yara tma eyleminin mkemmelletirilme sine ka tkda bulunur (961 ) . O halde, bylesi iyi sonulara ulamak iin bulu nabilir aralar kullanma k gerekiyorsa, dnyevi aratrmalara girmek zorunlu grnmekted ir."8 Kilise Hakknda Dogma tik Anayasa'da Vatikan II, insan larn dnyevi bilim dallarnda yer almalarn tevik etme yi nne koyuyor. "O ha lde, dnyevi bilim dallarndaki rekabetleri ve almalaryla , iyiliin ilerinden ykselme siyle, itenlikle ala rak insan emeiyle iyilikler yaratna larna izin verin; teknik ustalk ve bireysel kltr, ya ratc nn planna gre ve onun sznn nda, tm insanla rn yara rna hizmet edebilir (Par. 36, s. 393) ."9 Papalk Kral l adl kitabnda Paolo Prodi, Papalk sisteminin doas na yeni bir k tutar. Prodi'ye gre, Papa lk 'ikili ball' dile getirir. Papalar kutsal pederlerdir ve ayn zamanda Papala ait devletlerin dnyevi krallardr. Prodi'ye gre, Reformasyon srasnda ve sonrasnda, "Papalk daha faz la dnyevileti, devlet daha dinselleti ve yalnzca g ve ideolojiyi deil, nceden kiliseye ait olan birok ilevi de kendi bnyesine ald."10 Ve Peter L. Berger'in belirttiine gre; Yahudi-Hristiyan geleneinde, "Burada din ile dnyeviletirme arasndaki ilikide byk bir tarihsel iro ninin bulunduunu ne srebi liriz. Bu ironi en ak olarak yle sylenerek ortaya konabilir; tarihsel olarak Hristi yanlk kend i kendisinin mezar kazcsdr."11 Harvey Cox, "Dnyevi Kentteki Din" adl aratrma snda , geleneksel dinin yeniden ortaya kn incelemi ve postmodern bir teoloji ne srmtr.12 David L. Mil ler, Tek - Ta nnclk yerine, yeni ok - Ta nrcl ne sr-

O lsa

mtr (tanrlarn ve ta nralarn yeniden douu) .13 A te izm ve inan sahibi olmak, Alasdair Macintyre ve Paul Ri coeur ta rafndan Ateizmin Dinsel Anlam14 adl kitapta inandrc bir ekilde ta rtlmtr. Ksacas, her yl dnye viiikle ilgili daha fazla alma yaplmaktadr ve ka talog lara girmektedir. Dnyeviliin bugn ounlukla kilise ve devlet a rasn daki ayrm gsterdii kabul edilir. Eer dnyevilik kilise ile devletin ayrlmasysa, o halde laiklik de bence, dinin politikadan fa rkllatrlmas (ayrlmas zorunlu olmasa da) srecidir. Bununla birlikte, bu kitapta 'dnyevi', szgelii 'bu d nyaya ait' ve 'ne din tarafndan aklanan kutsallk (Holy), ne de dini ilerden ayr olandr (Profane) . 'Dn yevi' burada, kutsa l kartn deil15 fakat daha ziyade toplumsal ve kltrel olan anla tmaktadr. te yandan 'kutsal' ise, bana, kendisini dorulayan her kanttan ve gsteren her dnceden daha geni ve byk olan, ide a lize edilmi kurallara bal bir kavra m gibi grn mek ted i r.16 D nyevi, bu dnyaya ait olarak anlaldnda, dnye vi deiimlerden ve kta larn hareketinden veya piyasa fi yatlarndan veya esas olara k teknolojiyi ve endstriyle il gili dnyevi bilimsel almala rdan veya dnyevi iirden vb . sz edebilmemiz mmkn olur. 'Dnyevi hma nizm' ve ka t btnsel 'devlet destekli dnyevilik' denilen bi imler de keza modern dnyeviliin ada ekilleridir. Ancak, bu kitabn kapsam nedeniyle yazar, Aziz Pau l sonras ortaya kan b u gelimeleri dikkate almamtr. Dnyeviliin tarihsel ve sosyal-ahlaki kkleri, 1 3. yz ylda Gerekilerle Adcla r (Nomina list) a rasndaki ta rt malarda yatar. Kilise tarafndan bugn 'Adc Hristiyan lk' olarak adlandrlan, aslnda Dnyevi Hristiyanlk' tr.

Aytun Altndal

1 920' lerden balaya ra k dnyevilik, politik-ideolojik he sa plamala rn kurban olmu ve bazen Ateizm' le birleti rilmitir. Dnyevilik a na kilisenin en byk dmanlarn dan birisi olara k grlm, sosyalistler ve dier szde 'y kc' gruplarn ak bir fesat plan olarak gsterilmitir. Ki lise liderleri sulamalarnda ve g politikalarnda, kilise deki 'dnyevilik' izlerinden sz etmekten dikka tlice ka nmlardr. 17 Onlar rnein 'Hristiyan sosyalizmi' ola rak grlen dnyeviliin ngiliz Kilisesi'ne ait biiminP8 ve 20. yzyln balarnda Avrupa' d a ki politik ortam s rkleyen ve Latin Amerika ' daki 'kurtulu teolojisi' nde ha len etkili olan Katalik Sosyalizmi'ni tamamen grmezden gelmilerdir. Yves Congar'n 1 976' da. yaynlanan Kilisede Kriz'inde19 olan, gemite Kilise'ye ait bunalmlar, Mgr. Duches ne' nin Toplu Yaptlar'nda20 zaman srasyla izlenebilir. Bu gibi 'krizleri' srasnda Kilise, dnyeviliin, gerek dn d a n gerein ayrlmasn gzleyen boluk olduunu sy lemekten geri durmamtr. Kilise' de ne zaman kriz olur sa, nderler inananlarn d ikkatini derhal dnyevilik tara fndan yaratlm zararlar diye adland rdklarna ekerler. Eer dnyevi sistem Kilise hiyerarisi tarafndan ka ra rla trlm s tandartara gre alyorsa onu takdir ederler, yoksa dnyevilii lanetlerler. Dnyeviliin yaygn olan biimlerine kar Kilise, 1 980' lerde 'Hris tiyanlk ynetimi' nF yeniden kurdu ve Birleik Avrupa'ya tek seenek olarak nerdi . Nosta lji ve topya nicedir federa tif bir birlik anlayndaki Avrupa uluslarnn gndemine yeniden gird i . 1 990'larda Srgn
Kiliselerfl olara k adlandrla nlar, Roma ' daki Pa pa 2. Jean

Paul tarafndan gndeme getirilen Kataliklik amacn kuvvetle desteklediler. Va tika n ta rafndan ynetilen n cil' i yeniden renme program, dnyevi Birleik Avru-

1$11

pa' ya kar ilerlemektedir. Birleik Avrupa'y yeniden H ristiyanlatrmakta (yeniden Katolikletirme olmazsa), ki lise ynetimi, amalarna ulamak iin, kendisi de dnye vi bir belge olan nsan Haklar Deklarasyonu'nu ska kul lanmaktadr.23 Bu kktenci radikalizmin Katoliklikle snr l o lmadn ve Musevilikle, dikkate deer oranda s lam' cla d a bulunduunu belirtelim.
20. yzyln son on ylnda 'ruhani Hem' de gerekleen

bu kktenci deiimler, gerekte samalk ve skc konu malarn tesine gemekte ve bireyin dnyevi zel yaam iin tehlike iaretleri vermektedir. 1 9 . yzyl so ftaclnn modern 'maskesi' olan bu yeni dini tutu culuk, Kilise-dev let ayrlnn temel destekleyicisi olan muhafazaka r poli tikann yerini a lmaya a daydr. Bu tehlikeli durum, bu kitabn yazlmasnn ardnd a ki itici gtr. Temel fikrini, "Tarih, i nsan denetimindeki glerle, olmayanlarn att ve ibirlii yapt bir sah nedir,"24 diyen R. H Tawney' den almtr. Hristiyan deilim ve hi olmad m. Yetimem ve re nimimi tamamlamam dnyevi bir sistemde olmasna kar n, kklerim slami gelenektedir. Birok kez misyoner 'ci hat' lar tarafndan, Avrupa' d a veya baka yerde yaa makta olan Hristiyan olmayan entelektellere yneltilen soroyla karlatm: "sa size neyi i fade ediyor?" Bu kita bn l ad, benim sa'y gzmde canlandrmann ve retisi karsnda edindiim izlenimlerin tand r. Aln t yaplan yazarlar ve onlarn kullanlan deerli malzeme si, belirtmek bile gerekmez ki, kiisel yorumlarnn so rumlusu deildir. Bu kitapta sz edilen veya alnt yaplan almalar, hibir ekilde bu kitabn ieriine paralel bir dnceyi gstermez, ima etmez veya iermezler. Eer alnam ku rald bulunursa, bu, bilginin snrllndan dolayd r,

Aytun Alh.dal

ama sa'y, Hristiyanlarn Tanr'sm anlayabilmek husu sundaki abann yetersizliinden deildir.
Aytun Altndal

Zrih, 1 992

SA: SEKLER MSEV

Almayacak rt ve bilinmeyecek gizli ey yoktur.

sa,

Matta

10:26

1.1.

insancl"" Olan Biziz, nk Biz Romalyz""""

Roma mparatorluu' nun egemenlii altndaki toprak lard a krsal ve kentsel hayat ynlendirenler Onla r'd. Toprak sahipleri, kle-sahipleri, idareci, asker, subay ve buyurucu olan, Onlar'd . Kararlar Onlar verirler; Sek ler 1 dnyevi ilahileri Onlar bestelerdi; spor yarmalar dzenler, ampiyonlar yaratrlard . Kentlerini tiyatrolarla , geni meyd anlarla, yksek stu nlarla v e bahelerle gzel letirmi olanlar Onlar' d. zerieri kemerli yollar ve geit ler yapmay, kentlerd e kiiye zel ya da kamuya ak ha mamlar ina etmeyi ilk kez tasarlam ve gerekletirmi olanlar Onlar'd. Roma mparatorluu' nd a yaaya n civili
an (barba r olmayan) ve Yerleik Dzen'i benimsemi yurt

talar Onlar' d. Gndelik hayatlarnda, gerekli grdke, ballk duy duklar inan sistemlerine zg vecibeleri, Roma mparainsancl: Buradaki kullanm itibariyle 'Humane'. Beeri olmak; insani olmak;

insanl esas kabul etmek; nsan' hayatn merkezinde grmek anlamnda dr. Daha sonraki yzyllarda ortaya kan 'Hmanizm' akm Roma'daki bu dnceden kaynaklanmtr (y.n.) Romal: Buradaki kullanm itibariyle 'Roman'. Sadece Roma ehirlerinde ya ayan anlamnda deil; Roma mparatorluu'nun zgr yurtta olabilmek onuruna ulalml ve Helen-olmamay simgeler. Dnyann nerL>sindc olursa olsun Romall ve ona zg davran, duyu ve dn btnl n ifade eder (y.n.).

ll

12

lsa

torluu'nun koyduu ve zenle gzetim ve gvence altn da tuttuu religio* diye tanmlanm olan bir usule uygun olarak yerine getirirlerdi. Bu nedenledir ki, Roma mpara torluu' nun yurttalar gerekte 'klt vecibelerine' balyd lar; gnmzde kullanlan szck a nlamyla tam 'd indar' deillerdi. Dileyen diledii kadar klte bal olabiliyor ve onlarn ngrd veeibeleri uyguluyordu. Dolaysyla dr ki, a ra la rnda Panteistler, Polyteistler, Henoteistler ve Ka thenotei stler,.,.. ounluktayd . Buna ra men usal (ma rjina l) kabul edilen baz cemaa tlerde Tek-Ta nncla yakn syncretism'e*** dayal inan-veeibeleri de uygulan maktayd. Gndelik hayat yapa n yazl ve szl iletiimde inan sapkn, Heretik kavramn karlayan bir deyim yoktu; erleri arasnda ortodoks (tek gereklilik) va rsaymia ra an cak asgari dzeyde yer verilmiti. Ne olduklar bilinme yen olaylar karsnda duyulan ilkel korku a nlamna gelen nk, dmdz ve yekpare (teksesli) olmayan ma nevi de

supertitio kavram, toplumun alt tabakalarnda etkili bir


rol oynasa da gerekte, mpa ra torluun religio'su toplum sa l ka tma nla r ve snfla r a rasnda daha gl bir dzenle yici ve birletiriciydi. Yurttalarn benimsemi olduklar dzinelerle ta nr, ta nra ve onla ra ilikin kltler vard . Ta nrla r hizmet grmek iin onlara hizmet veriyorla rd. Yine de gnn bi rinde bir tanry yetersiz bula rak kaidesinden a la a ed i vermek ya da bereketsiz bir ta nray daha etkili olaca
Re/igio: Roma mparatorluu'nda religio kavram, bireylerle tannlar arasnda

var olan ve resmen kabul edilmi, yerleik dnce sistematii erevesinde rasyonel (akli temelleri) olan 'Balar/likiler' manzumesi (btn) demektir.
Pateist: Canllk-merkezli Tanrclk; Polyteist: ok-Tannclk; Heteroteist:

Bir grup Tanr'ya ballk, Katenoteist: Bir donem iin belirli bir Tanr'ya, baka dnemde baka Tanr'ya ballk. (y.n.)

Sycretism: E zamanl ballk, e-uyum ball. (y.n.)

Aytn Altndal

13

varsaylan bir bakasyla deitirmek, rastlanlmayacak olaylardan deildi . Sekler ve Manevi/ Ruhhan taraflar arasndaki Roma modus v ivendi' si* olas atk ve gerilim leri nlemek zere kurulmutu ve 'Tek-Tanr-merkeziyeti

lii 'nden kayna kla na n hogrszl dlamaktayd . n


sanlar dzenlenen festivallerde, sirklerde ve elencelerde kehanetler dinlemeye ve yorumlar yapmaya ok dkn dler a ma bugnk a nlamyla ballk-yeminleri (Credo) ve ya kar dualar Onlar' a uygun deildi. Genel anlamda ta nrlarn, tanralarn ve tapnaklarn seviyor, onlarla yaamaktan mutluluk duyuyor, hatta belki de onlara tap nyorlard, ama hibir Roma l kendi yazgsn sonsuza dek Tek-Tanr'ya bala may dnmyordu. nsa n'n m tan rla r yoksa Tanr(la r)'n m nsan' yaratt eklindeki so ru, kk bir aznl oluturan baz dediim-dediki ay d nlarn meselesiydi: mparatorluu olutura n tm res

publica'nn (kamu) byle bir sorunsal yoktu. Bylesi spe


klatif konular Onlar'n unl dsturunu da deitirmiyor du: nsancl Olan Biziz; nk Biz Romalyz. Felsefede Gnostiklerin, Skeptiklerin (kukuculuk), Epi krcterin (doyumculuk) ve Platocularn izleyicileriydi ler. Grlerini aklarken doktriner ya da dediim-de diki olmamaya zen gsterirler, daima a kli ola n zme ulamay yelerlerdi. Kurtulu / Selarnet (Salva tion) kav ramnn muhtemeldi ki, bireysel ve maddi bir anlam va r d ama kesinlikle dinsel deildi. Bir Ku rtarc'ya gereksi nimleri yoktu; za ten varsaymsal Kurtarc(lar) olara k ka bul edilenler Onlar' d. Siyaset alannda snfsal bilince ulam insanlard. U suz-bucaksz, yaygn ve gl bir impa ra torluun nde

Modus Vivendi: Yaam tarz. Diplomaside yaam tarzna mdahale edilme

yeceini gsteren belge. (y.n.)

sa

gelenleri ve soylar-tescilli miraslarydlar. Kend ileri ve egemenlikleri altndaki halklar iin yasa-yapclk grevi ni stlenmi olanlar Onlar' d. Hayattan ne isted iklerini bi len, yurttalk bilincine ulaabilmi insanlard . ster Sek ler olsun ister manevi, tm konularda ynetimi ellerinde tutanlar ve son sz syleyenler Onlar' d. Sonraki yzyl larda Onlar' a Pagani (paganlar)1 denildi ve gnmze dek kendilerine taklm olan bu adla tanndlar. ada Av rupa uygarlnn temellerini atanlar, On la r' d . Paganlar birok lkeyi ve ulusu ynetiyorlard. Smr gele tirdikleri lke ve uluslara kendi yaam tarzlarn ve standartlarn dayatyorlard. Bir yandan yeni alkanlk lar, grenek ve uygulamalar, dier yandan da yeni d zenlemeleri, yasalar ve yasaklar yerletiriyorlard. Pa ganlara zg yaama ve ynetme tarznn tm uluslar ve cemaatleri honut ettii sylenemezdi. Nitekim, honut olmayan topluluklar arasnda Kuds'n ve Filistin' in Mu sevileri ba ekiyorlard. Romallarn Kuds' igallerinden sonra Filistin, Roma tarafndan atanm krallarca ynetilir olmutu . Filistin'in

'Byk Kral' diye tannan Herod, ite bu 'atanm' krallar


dan biriydi . Dou-hakk itibariyle Sernit (Ebonit) ve W.H.C. Frend'in tanmyla2 Nominal olara k Musevi olma sna ramen, Museviler srail'in Tanrs' nn Yasas'na (Musevi eriat) uygun olarak 'Onaylanm' bir kral deil de, ibirliki bir kral olduu iin, Filistin'in gerek yneti cileri olan Romal Paganlardan ok Herod' dan nefret edi yorlard. Museviler iin Herod, 'peygamberce yneticilik' (uhrevi) geleneine tmyle yabanc, Musevilik-d Se kiler (cismani) bir gcn Musevilerin bana yerletird ii bir krald. Bir dier deyile Herod, Museviler iin 'Tanr

tarafndan-gnderilm i' deil, 'insan tarafndan- aratlm'


kral' simgeliyordu. Buna ramen, Romallarla ibirlii

Aytm Altndal

yapt iin Herod'a dmanlk gsterseler de onun g n delik siyasete getird ii yntemlere ve pragmatizmine hayranlk duymadan da edemiyorlard !

1.2.

Sekin ve Kutsal Olan Biziz, nk Biz Museviyiz

sra il Tanrs, Kadir-i Mu tlak; her zaman ve her yerde var olan, tm-glerin-sa hibi, eril Tanr'yd. Yaratan ve ulalamaz olan Tanr'yd. Gkleri ve yeryzn ve me kan iinde yer tutan her eyi Kutsal Kitap ncil' in Eski Ahit blmnde anlamn bulan 'Alt ncil Giinii' iinde yaratmt. (Halk inancasnda bir ncil gn 144.000 dn ya ylna denktir, ama hi kukusuz, lml olan insa no lu, Kutsal Kitap ncil' in bir gnnn gerekte ne kadar ol duunu, tam sresini kesin olarak hesaplayamaz.) Tabi idir ki, Tanr'nn Kendisi kendi yaratt 'Balang'ta yer almamt. Yaratt her ey gibi Sonlu (lml) deild i. Tanr yaratlmamt, dolaysyla da kend ine zg Za man' ve Mekan' vard . Kutsal Kitap'n yed inci tekvin (dou) gnnde Tanr, plan uyarnca Kendisini Yara tl' tan ayrtrd ve gr kemli yaratc faaliyetini noktalad. Yed inci gn (Sebt) ku tsayp d inlenneye ekild i . Tanr'nn suretind en yara t lan nsan (Adem) ilk mbarek klman ve Sebt de ilk takdis edilen idi. Ancak kendi tasarmna gre Tanr'nn yeryzndeki grevi devam ediyord u . nk O' nun yaratt her ey iyiydi, ama mkemmel deildi.3 Yaratl ve insanln m kemmellie ulama abas O' nun 'eserleri' arasnday d , a ma misyonerlik hizmetleri ve Tanr' nn 'uluslar'a ai t olan grevleri ounlukla O' nun Ruh'u ve melekleri tara-

lh

isa

fn dan yrtlmekteydi . Tanr' nn tasarmna gre insan ln kt ileri -ki insanlarn tasavvurlar genliklerinden balayarak ktle eilimliydi (Tekvin, 8:21 )- O' nun Ruh'u ve melekleri tarafndan a rndrlacakt. Sonradan eytan'a dnen Lsifer bile, balangta Tanr'nn bir meleiyd i . Lsifer Tanr'ya b akald rsnd a n d olay O' nun nayeti' nden uzaklamt. srail' in Rab'binin kararl ve buyurgan bir doas vard . Yahudiler iin Tanr, (branice El) Kendini Elohim / Elaah, el Shaddai, Yahve / Sabaoth (Yehova / RAB), Ad onoi ve Kabbalistik anlamnda da ekina gibi kimi a dlarla ortaya koyuyordu . Ad'n oluturan drt branice harf'in (ya d a ses) Tetragrammaton'u*, dile getirilmez, telaffuz edile mezd i. Bu ha rfler tmyle gizli bir adn iaretleriydiler. Yasa-Yapc Musa Tanr'ya Ad' m sormaya cesaret ettiin de u yant almt: "BEN BEN OLANIM. srailoulla r'na byle diyeceksin: Beni size BEN'im gnderdi . Ebedi yen adm bu ve devirden devire animam budur." (k 3 : 1 2-1 5) Gerekten de bylesi mtevaz ama o d enli de aklanamaz bir ad ve balamsal ilevleri olan Bir ve Tek Tanr O'ydu! Bir Olan, Tek BEN'im olan ve Bir ve Tek BEN OLACAGIM olan. Hepsi b u ! branilere On Emri' nde Tanr Ad'nn ktlenmesini (Levililer, 1 9 : 1 2 ve 22:31 ) ve bo yere aza alnmasn (k, 20:7) kesinlikle yasakla mt. srailoullarnn sadece O' nun Ad'n okuyup sonra d a isteyerek unutnalarma izin vard . (Tanr' nn Ad'n ce maat nnde anan Musevi kendini kafir konumuna d rp d outan gelme haklarn yitirir ve sonunda d a kendi n i Tanr' nn Tekvin'inden ve Museviler' in k'mdan**

t.'<iilemez saylan ve Tanr'nn Ad'nn gizemli simgesi acidedilen YHWH ya da JHVII harfleri.

Ttlragrammalon: Drt harften oluan szck; zellikle branice' deki. tlaffuz

Trke'ye
.

"k" diye evrilen " Exod s " Yahudiler'in Msr'dan karak Ke

iline gdileri demektir. (y.n.)

Aytn Altndal

17

dtalar. Bu nedenle gizli ad gvenlikte tutulmaldr.) Musa' nn syled ii gibi srailoullar kendilerini bildii gnden beri Tanr'ya kar asi olmalarna ramen (Tesni ye, 9:24), srailoullar arasnda bir tek Bara hip'in Tan r'nn onaylanm szcs olarak, tela ffuz edilemez ve 'Esra rengiz' Ad' nn 'Batni anlamn' renmeye hakk vard. Dier Yahud ilere 'pek ok harikay ve gizi'4 barn dran bu ad hecelernesi dahi retilernezdi. srail'in Tanrs tm kullar srailoullarna (Levililer, 25:42) ve zel kullar Peygamberleri' ne bildird ii gibi, son derece kskan (Tekvin, 34: 1 4) ve dehet veren (Levililer, 26: 1 6) bir Tanr'dr. Bertrand Russell'n tanrnyla, "Tanr kavraynn tm kadim Dou despotluundan tretil mi bir kavraytr. "5 srail'in Tanrs baka ilahiara (k, 20:23) ve kendininkilerden baka gelenek ve adetlere ta hamml edemiyordu. Birok kez 'btn uluslar'n Bir ve Tek Tanrs olduunu aka belirtrniti . Pagan tanrlarn ve tanralarn, su naklarn ve tapnaklarn aalyor ve grmezden geliyordu. Komu lkelerde soykrmlar ya plmasn isteyip srailoullarrn bu kirli ii grmeye zor lard. Pagan ilahlarn 'Tanr-Olmayan Tanrlar' olarak ni teliyord u . Bu da srail Tanrs'na gre bu tanrlarn sadece ilahlar olarak var olduuna iaret etrnekteydi.6 Ve onlarn lanetlenrnesi gerekiyordu : Pu tlar ve sirngeleri 'sapkn yollarn' nianlaryd . lahi olana deil, 'Ktlkler lke si'ne a ittiler. srailoullar, kendi tanrlar tara fndan seilrnilerdi. Tanr' nn Kendisi kutsal oldu u iin onlar d a kutsaldlar (Levililer, 20:7-8); Tanr, branileri birok kavim a rasndan serniti (Levililer, 20 :26); kutsal bir kavim olmak iin ok k k ve gsz olmalarna karn (k, 1 9 : 1 6) .. . srail' in Tanrs .tmyle ayrtrc -balangta karanlktan, suyu karadan ve gndz geceden ayrrnt- ve farklla-

lK

isa

trc bir Tanr'dr. Ve Mircea Eliade'n da belirttii gibi, Yahve, d ier tanrlardan farkl olarak kendini kozmik za man evrimi iinde deil, mutlak bir balangc ve sonu olan tarihsel zaman sreci iinde ifade etmitir.7 Bu nedenle Ya hudi' nin gndelik yaam Tanr tarafn dan kesin olarak iki alana ayrlmtr : lahi alan ve haram alan. srail'in Tanrs, Musevi yaamnn, tarihinin ve siya setinin tek yapmcs ve tasarmcsyd . Bunlara ilikin her trl insan-yaps karar ve hkm, Tanr' nn Yasas'yla elimese dahi, bazen kanlmaz olarak O' na ters debi lird i . Bunlar dsal ve Sekler grler saylrlard. Bu Se kler grler Kltr,8 Uygarlk, Felsefe ve Sanat gibi top lumsal-tarihsel kategorileri ieriyorlard. rnein Kltr Musevi'ye Bilgi Aac'n anmsatmaktayd. saiah Pey gamber' in de syledii gibi. "Ve ondan artakala n bir ilah, kendine oyma bir put yapar; ve nnde yere kapanr ve tapnr" (saiah, 44: 1 7). Musevi zorunlu olara k Tanrs'na Tapnma'ya deil, O' na sadk ka lmaya alknd. te yan dan Kltr, doas itibariyle insan 'gzel'e Tapnma'ya aryordu. srail Evi' nin a ts altnda teolojik ve pra tik anlamyla Kltr' e ve baka ilikin kavra rnlara yer yoktu . srailoullar kendi Ahit(ler)ince ku tsanmlard, Sekler, insan yaps fikir ve idealletirmelere gereksinimleri yok tu. nk Musevilerin Yasas'na gre, "Var olan eskiden d ir; ve olacak olan eskiden olmutur; ve Allah gemi ola n yine aryor" (Vaiz, 3: 1 5) denmekteydi. Gelecei aratr maya ve imdiki zamana boyu n emeye ya da gemie hayflanmaya gerek yoktu . Her ey gibi, bunlar da a nlam szd ! nk Ta nr'nn yaptklarna herha ngi b ir ey ekle nemez ve ondan bir ey eksiltilemezdi (Vaiz, 3 : 1 4). Muse v ilerc gre insann yeryzndeki grevi Kudsl Kral Davud'un olu V a iz'in szlerinde zetlenmiti. "in sonu udur; her ey iitildi: Allah' tan kork ve O' nun emirlerini

Aytw Alimdal

19

tu t; nk insa nn btn vazifesi budur" (Vaiz, 1 2 : 1 3). s railoullar'ndan sadece "her eyi yapan Allah'n iini bil meleri" (Vaiz, 1 2: 1 3) isteniyordu, O'nun ilerini yorumla malar deil. Tanr'nn ilerini yorumlamak, 'Tabir Al lah'a mahsus olduundan" (Tekvin, 40:8) fesa t saylmak tayd. Ve bylesi fesatlar Musevilerle Ta nr arasna nifak sokard (saiah, 59 :2). nk Tanr, Peygamber Mika'ya "Ya taklar zerinde fesat dzenierin (. .. ) vay bana!" (Mi ka, 2: 1 ) demiti . Yorumcu denenlerden ou Musevilerce sa hte peygamber ya da kahin saylyorlard, nk yo rumlar mecazi olarak gerekleiyor ve Tanr'nn naye ti'ni iermiyordu .9 Gelenee gre, her 'yeni' Ta nr'nn bir sunusu olmalyd , insanln kltrnn ya da putlarn deil . nk 'her eyin bir zaman vard' ve bizza t Tanr, "Sana imdiden yeni eyler, bilmediin, gizli eyler iittir d im," (saiah, 48 :6) d iyordu. Oysa Pagan ya am tarz aikardr ki, snrlar kesin ola rak belirlenmi bl mlemeler, sonsuza dek balayc ke ha netler, buyrultular ve szde gksel dzenlernelerin bo yunduruu altnda srdrlmyordu . rnein Anado lu' daki Helenistk gelenee gre, ilahilik insa nlara deil, zel yerlere ve hakka niyet sembol bir ilaha10 yaktrlan bir zellikti. Greko-Romenlerin Theios aner, Kutsal nsa n11 kavram, fikir, ideal ve dncelerinde 'karizmatik olgun lua' erimi insana zgyd . Bylesi bir kii Evren sel / Tmel nsa n, Btn(sel), ( Kamil)-nsa n olarak tanm lanyord u . Ama bylesi bir kii bir Kad ir-i Mutlak Tanr tarafndan kutsa nm deildi; kendi almaz nitelikleri, er demleri ve zekasyla kendi karizmasn 'insanlar arasnda ve insanlarla birlikte' yaratyordu. Onlarn gzlerinde ya ayan bir ilah olarak kltrel statsne kend i erimiti .
Theios aner Tanr-yaps ya da Tanr-tarafndan-gnderil

mi-irtiba t-insan deil, igr ve varglar, resmen tann-

20

isa

m filozoflarnkinden daha derin olan bilgileriyle kend ini yetitirmi bir bilge kiiydi. Theios aner bir ba kma Empe docles ya da "Ruhun lmszlnn lmszlere ben zerliinden ka ynakla ndn ve bu benzerliin gne, ay, yldzla r ve tm gk-kubbe hibir zaman devinimsiz ola rak a lglanmad iin, tanrla rla ortak olarak sergilendii kesintisiz hareketten olutuunu"12 reten Crotonlu Alk meon gibiydi. Ancak popler kltr onlara kehanetler ve mucizeli eylemler ya ktryordu. Ola slkla 'kehanetleri' gerekte 'verili vahiylere' deil, bilgi ve bilgelie dayal tehis ve ngrlerdi . Greko-Romen gelenekte Theios aner Gizemler'e tabi deildi; a ksine Gizem denilen olgula r, Theios an er' e tabiydi ve ancak Noolojik* birimler olarak ge erliydi . Paganlarn dnce tarzna gre her yurttan yaa m Musevilikte olduu gibi gze grlmeyen ve ad anlma yan bir Deus Absconditus (gizli Tanr) tarafndan ynlendi riimi deildi. Pagan, tanrla rn ta m ortasnda, onla rla i ie yayordu, oysa Musevi sadece kendi tek Tanrs' yla birlikte yaamak zere seilmiti. Devlet tarafndan seil mi ayrca lkl bir kiilii ola n Pagann tersine, Musevi kendi topraklarnda sradan bir insan olmaya mah kCmdu . Yurttalarn manevi istemlerine hizmet eden Pagan ta nr larn tersine, srail'in Tek Tanrs diledii an Musevilerin yaamnn en mahrem a lanlarna bile, hkmedebilyor ve nfuz edebiliyordu . Pagan ta nrlar insan-ya ps imge ve idoller, Musevile rin takt adla, 'ktlk simgeleri'ydiler. srailliler iin Ta nr, insa n yaps deil, kendini yaratm Ya ayan H kmran Tanr'yd . Musevi kendi ni (kiisel) yaaya n Ta n r'yla balantlandrrken, Pagan kendini sahip olduu SeNoolojik: Sadece akl yoluyla bulunmu, aklda var olan bilgi. (y.n.)

Aytun Altndal

21

kler gle zdeletirmekteydi. Pagan, her eyin zerin de, Roma mpa ra torluu'nun sivil yu rttayd. Klt inan cyla deil, Devletine ve mpa ratorlua olan ballyla tanmlanma ktayd . Paga n, yalnzca mparator'a tabiydi. Musevi ise adn ve cemaat kimliini Tanr'yla balakl iinde edinebilmekteydi. Kimlii -yani atavistik ve do u alanna gre biimlendirilmi tapna k- Devlet-ulusa l cl-mparator'u Pontifex Maximus olarak hiyerarinin doruuna yerletirmi olan insan-yaps Sekler mekaniz ma tarafndan deil, Ta nr ta ra fndan verilmiti. Musevi her naslsa Tanr RAB tara fnd a n kskvrak ya kalanmt . Bu nedenle kendisinden O'na inan ya da iman deil, Ad'na ballk ve Yasas'na sadaka t beklen mekteydi. Pagan, tanrlarla ilikilerinde kendini zgr ve serbest hissederdi; bir Tanr ta rafndan balanm ya da tutsak klnm deildi. Musevi RAB'binin hizmetkaryd; Pagan ise dnyann efendisi olmak zere domutu . Pa ganlar uluslarn uyga rlk dnyasna iletmekle ykm lydler; gklerin tesinde bir yerlerde tahtnda oturan grnmez bir Tanr'nn dizlerinin hizasna deil. Paga nlar, byk-toprak-sahipleriyd i. Oysa toprak, s rail'in Yasas'na gre RAB'be aitti (Levililer, 25:23). Atala rnn kabul ettii Ahit nedeniyle Musevi, 'Vaadedilmi' Topra klar'da Raboin szlemeli iisi gibiyd i. srail Tan rs'nn Yasas'na gre Eski Ahit'in on iki kabilesi bizza t Rab tarafndan bir araya getirilmiti. 'Birlikte a ma ya lnz' ilkesiyle bir araya getirilmi olmalarna karn, bu birlikte lik, paganla rn birliinden fa rklyd. Pagan birliinin te melleri Ta nr-ta ra fmda n-yaplm yeryzndeki deil, ik tisadi, siyasal, ta rihsel ve toplumsal bantlada kuru l mutu. Paganlar yeryzndeki servetleri ve buna denk den sekler iktidarla ryla birlemilerdi . Bu nedenl e dt nyargszdlar ve tm zenginlik ve kudret sah ipl lriw,

ii i:<a

Mac. 8:1-32).

ina n ve geleneklerine bakmakszn kuca k ayariard (I. Paganlar yabanc lkeleri, uluslar ve tanr la rn bazen

savaarak, bazen de d iplomatik tavizler yoluyla egemen li kleri altna alp smrgeletirirken, Museviler Tanrla r'ndan bir para toprak edinebilmek iin 'Doru Yol'a, yani Teuva'ya dnp O'nunla daha ar hkmler ie ren yeni aki tler yapmak zorundaydlar. Ve Tanr topra elinden karttnda, bu her zaman iin daha ar yapt rmla r ngrr -rnein Tanr bakire srail'in kocas ola rak tannmay art komutu- ve bask altnda gerekle ird i. srail'in Tanrs'nn Yasas'nda Musevi'nin religio ile deil, Tanr'yla balantl olmas istenird i. Musevi'nin Ruh'a ya d a genelde herh angi bir eye inanmas gerekmi yordu, nk o, 'kendisi inant'Y Musevi'nin RAB'la balakl hibir zaman tapnmaya gre dzenlenmi bir zd eleme sorunu saylmyordu.14 Musevi'nin kendini RAB'biyle zdeletirmesine izin yoktu . Bu da ona tm yeteneklerini ve zekasn kend ini RAB Tanr'ya kar sa vunmada harekete geirme olanan veriyord u . Gerekte sradan Musevi'yle RAB arasndaki iliki, keskin bir ni ancyla hareket halindeki hedefi arasndaki ilikiyi andr maktayd . Musevi bir anadan domu olmakla Musevi, ok kolay fkelenen ve a nnda ykc olabilen RAB'bin hu zurunda ve tapna nd a tm insanln keskin zekal avu kat roln oynamakla onurlandrlmt . Dolaysyla sa dk Musevi, salt insan akl ve standartlarnn tasavvur ederneyecei kadar yce bir gle mcadele ettii iin, -Yakub gibi- Paganlarn Hercules' inden daha gl bir kahraman olmak zorundayd . Grevi her insannkinden
daha sekin ve derinlikliyd i . RAB'be kar nce d irenecek
VL'

bund,1 baarl olmad takdirde, d erhal uzlap

Aytm

Altndal

O'nunla pazarla oturabilecek konumd a ola n, yalnzca oyd u . nk bu dnya da bar salamak uruna bu son suz tartmay srdrebilsin diye olaanst ku rnazlk ve bilgeli k ile donatlm olan tek varlk oyd u ! Zaten brani ce srael ad, 'Tanr' yla mcadele eden' anlamna gelmek teyd i. (Bu laka p, Kad ir-i Mutlak Tanr'yla gece boyunca tartan Yakub Peygamber' e bizza t Tanr tarafnda n veril miti.) Musevi, ruhani nderlerince itaatiyle (teslimiyetiyle deil) ve Hikmet' iyle, yani Logos'la RAB'bini honut edip O'ndan balanma elde etmeye ikna ed ilmiti. srail'in Yasas'na gre ancak Tanr 'ha kszlk, ihlal ve gnahlar' balayabilird i (k, 34 :7 / Yerema, 31 :34 / Da niel 9:9) . nsan bunu yapamazd . Bu nedenle RAB'bin kudret yeti sini ve potansiyel yceliini kavrayabilmesi iin Muse vi'nin yreinin korkuyla dolu olmas gerekiyord u . Onu Tanr'nn huzuru na yaklatracak olan bir tek BU KORKU ve BU KAVRAYI't. Musevi kitabn iba det etmek iin deil, kavrayabi lmek ve inceleyebilmek iin okuyord u . Oysa Paganlar iin Zeitgeist', yani zamann ruhunu v e ze kasn kavrayabilmek, zel bir nem tamaktayd. Ne ki, srailoullar iin RAB, her-yerde-mevcut' tu, her ey O'na aitti ve kendileri yalnzca Hikmet anlamnda Logos'la do natlmlard. Dolaysyla Musevi'nin kltrel, felsefi, sa natsal ya da kltik bilgiye gereksinimi yoktu . nk Tan r' nn kud reti / gc, insanln Sophia'snn (Bilgi) ok tesinde, onun u laabilirliinin ok uzamd ayd. Ne ki, srail'in Tanrs ayn zamanda iyicildi ve setii cemaa tiyle ilgitenirdi de. Musevi a nlayna gre, tm uluslarn atas saylan brahim Peygamber'den bu yana, nsa nolu'yla Ta nr RAB a rasnda bir diyalog srmektey di. bra him zaman zaman RAB'bi kendi grlerine ikna edebilmiti . Musa bundan da fazlasn yapm ve Ta n r'ya

21

lsa

ra kiplerinin kendisi hakknda sylediklerini 'kabul etme mesini' telkine cesaret edebilmiti (Saylar, 1 6: 1 5) . Fagan lar iin bylesi bir d iyalog anlalmaz bir bad. Tannlara talimat vermek, ya da Tek Tanr tarafndan dayatlm bir 'Ahit iareti' (Snnet) temelinde srekli bir d iyalou sr d rmek, kendi hayat tarzlar iinde onlar iin bildik bir konu deildi. Musevi, yeryznde hayatta kalabilmek iin Modus
Ope ra ndi' sinin (alma tarz) denetimini Tanr'ya sunuyor

ve karlnda O' ndan bir anlamann kaza nlarn, bir toprak ve korunma vaadini alyordu. O andan itibaren Musevi'nin hayat ta rz, Yce Efendi'ye ait bir hanenin bir hizmetkar ya da mensubu gibi Tanr'ya ait olmaktayd. nk srail Evi'ndeki tarzlar Devlet ya da byk mey danl, her yurttan fikrini syleyebildii site ya da polis' le rin Sekler kltrlerince deil, Tann/ RAB'bin 'balang ta' yaratt 'aile ilikileri' yle biimlenmekteydi. Pagan yaam tarz ve onlara bal Musevi yaam tarz nn ortak paydalar yoktu. Musevi'nin pagan ynetiminin
Zeitgeist' karsndaki direnii genelde Musevi tarikatlar

ve zelde radikal reformcu Zealotlarla, pasifik-kaknc Esseneler* gibi kesimler arasnda geleneksel (ancak mutla ka Kabbalistik olmas gerekmeyen) Peygamber Yneticili ini canlandrmann gerekliliini bir kez daha vurgula maktayd. Essenelere gre, Zeitgeist gerekte Zeit- Ohne
Geist, yani Adalet/Hakkaniyet Ruhu'ndan Yoksu n Za

manla r'dan baka bir eyi simgelemiyordu . Essenelerin eletirel hkmleri ya lnzca Faganlar mahkum etmekle kalmyor, ayn zamanda Ferisiler, Katipler ve Sacld u kiler gibi yerleik Musevi tarikatlar arasnda egemen olan son
f.sstrrda: lde yaayan, a ralarna kadn almayan ok banaz bir Yahudi ta

rika t (.n. ) .

Aytm Altndal

25

derece yozlam uygulamalara da yneliyord u . Essene lerin Dini Btnlk' e ve Hakkaniyet' e ynelii Musevi ta rikatlar a rasnda i a tma lar kkrtarak siyasal rad ika l Yahudilik'in (Judaism) Peygamberce Ynetimcilik'i (H kmet Etme) zerinde belirli bir arlk kazand bir fela ketle sonuland . Yenilen, Peygamberlere bal yneticilik oldu, bunun yerine Rabbilere (retmen) bal yneticilik ortaya kt. Pagan ve Musevi tartmala rnda, genelde ka rtlklar iki farkl kimliin kesin d sturla r arasnda sa flamt: in sancl Olan Biziz; nk Biz Romalyz ve Sekin ve Kut sa l Olan Biziz; nk Biz Musevi'yiz. Bu atk, dman lk ve kska nlklar sr olmamakla birlikte, her iki ta rafa da d iploma ta bir anlayla grmezden gelinip gizleniyor du. Ne ki, her iki 'ulus' da yeni ta ra fta rlar kazanmak iin var gleriyle uramaktaydlar. Ve Ortadou'da Pagan lar ve Gentileler* ile Museviler arasndaki bu diplomatlk la gizlenmi d manlk ve iddet sregiderken, sonradan Ba kire Doumu olarak adlandrlacak olay gerekleti. Bu, Byk Kral Herod'un otuz yllk ynetiminin 'sondan ikinci' ylnda oldu . Isaac Newton'un da gzlemledii gi bi, ma tematikiler, gelenekte hibir temele dayanmakszn 'Bakire Doumu'nu .. 6 ya da 4 ylnn 25 Aralk'na15 ta rihlendirdiler. Ve ta rihilerle Kilise Baba lar sonradan bu olay Noel ola rak belirlediler. A. Powell Davies'in belirtti i gibi, " . . . Hristiyanlk Pagan dnyaya Kurtarc Tanr olarak sa'nn kageldii fikrini yaydnda , bu fikir dahn nceden var olanlara, zellikle de Mithra Dini'ne dayan maktayd . Pagan Hristiyanlar, sa'nn doum gn ola ra k Mithra'nm doum gn olan 25 Aralk' (k gnd nm) devralmlard."16

Gentile: Romal ve/veya Anadolu'da yaayan Helen kkenli kiiler (.n . )

2 '>

isa

Oluundan onlarca yl sonra eitli kaynaklardan der lenerek anlatrlan bu olay, gelecek kuaklara yle a kta rlacakt:

1.3.

'Ve Onun Adn Immanuel Koyacaklar'

Yoahim ve Hanna' nn 1 7 kz Meryem, Nasra Kasaba s' nda18 bir marangoz olan Yakub'un olu Yusuf' la1 nia n lyd . Ancak birlemelerinden nce 'gebe olduu anlald' (Ma tta, 1 : 1 8) . Yusuf "salih bir adam olup onu aleme rsva etmek istemeyerek, gizlice boanmak niyetinde id i" (Mat ta, 1 : 1 9). RAB mdahale ederek meleklerinden birine d nde Yusuf'a grnmesini buyurd u . Melek dedi ki: "Sen Davud olu Yusuf, Meryem' i kendine kar olarak almak tan korkma; nk kendisine domu olan Ruhlku ds'dendir. Ve bir oul douracaktr; ve onun ad n sa koyacaksn; nk kavmini gnahlarndan kurtaracak olan odur" (Matta, 1 : 20-2 1 ) . Yusuf itaatka r bir a da md , kendine syleneni yapt: Meryem'i kar olarak evine ald ama bir oul dourana dek onunla cinsel ilikiden sakn d. 'Ve ocuun ad n sa koydu' (Matta, 1 :25) . Bylelikle Isaiah Peygamber' in kehaneti yerine gelmi oluyordu (Matta, 1 :23) . Ve Meryem' in olu gelecek yzylla rda da bu adla tannacakt . Ancak, kehanetin yalnzca yarsnn gerekletii anla lmaktadr, nk Isaiah Peyga mber' in Tanrs, bakire den doacak ocua baka bir ad vaat etmiti. Bu ad, Im manuel' di. Okuyalm: "Bunun iin Rab kendisi size bir alarnet verecek; ite kz gebe kalacak ve bir oul doura cak, ve onun adn Immanuel koyacak" (saiah, 7: 1 4) . Ta n r' n n balangtaki tasarmn neden deitirip bebee ye n i bir ad , sa'y20 vaat ettii Yeni Ahit'te yazl deildir. ( ;.ui p grleb ilir ya da grlmeyebilir, ancak sonuta

Aytun Altndal

27

Meryem'den doan ocuun ad 'Tanr-Bizimle' (ya n i , Immanuel) deil, 'YHVH Selamettir' (yani, sa) old u . Sekizinci gn, Anne Meryem' le vey baba Yusuf, eri at' a gre bebei snnet ettirmek iin Tapnaa gtrdler. sa Tapnak'ta snnet edild i. Bylelikle Tanr'nn Babil Ta lmudu'na gre ilk muhted i olan brahim'le yapt 'a h din ia retini' (Tekvin, 1 7: 1 1 ) edinmi oldu.21 Sekiz gnlk bebek sa, bylelikle ad anm da oluyord u: "Ve Rab Mu sa ' ya syleyip ded i : Btn ilk doanla r, sra iloullar ara snd a, insanda ve hayvanda btn rahmi aa nlar benim iin takdis et, o benimdir" (k, 1 3: 1 ) . Bylelikle Mer yem'in olu, sra iloullar'nn RAB'bine ait olmutu. Meryem'in kz kardei ya da kz ka rdelerinin ve dola ysyla da alt ya da yedi yeeninin olup olmad Yeni Ahit'te yazl d eildir. (Klopas'm kars Meryem'in -Yu hanna 1 9 :25- Meryem'in gerek kardei olup olmad be lirlenememitir. ) Yusuf' un daha nceki evliliinden en az alt ya da yedi evla t sa hibi olmu yal bir adam olup ol mad da kaytl deild ir. Bu iki olaslk Yeni Ahit' te be lirtilmez, ama sa'nn drt erkek kardeinin ad verilir. sa'nn ayrca en az iki ya da d e kz kardei bulunmak tayd . ncil-derleyicisi Markos'dan okuyalm: "Meryem'in olu ve Yakub'un, Yosef'in, Yahuda'nn ve Simun'un kar d ei, dlger, bu d eil mi? Kz kardeleri burada bizimle deil mi?" (Markos, 6:3) Drt ncil yazarndan ikincisi, Markos'a gre bunlar, sa'nn gerek erkek ve kz karde leriydi, drdncs Yuhanna ' ya greyse sa'nn kuzenle riyd iler (Yuhanna, 1 9 :25) . Eer Yuhanna ' nn ne srd gibi sa'nn kuzenleriyseler, o zaman Meryem yaamnn sonuna dek bakire ve Tanr'nn bakire gelini ola ra k kalm demektir. Muhtemeldir ki, Meryem'in kz ya da erkek ka rd t i

yoktu, a m a Elisabeth adnda bir kuzeni old uu kts i d

lsa

M eryem'in zellikle gebelik dneminde onunla ok ya kn yem'in gebelig ini kendi a ilesinden ilk renen kii olduu da yazldr. Elisabeth krk yalarnda olmalyd ve Zekeriya adl bir kahinle evliydi ( Luka, 1 :5). Elisabeth 'ksr idi' (Luka, 1 :7) . Sa ra, Rael, Rebeka ve Hanna'da n sonra Ku tsa l Kitap'ta ad geen beinci, Yeni Ahit'teki ilk ksr kadn Elisa beth'dir. Daha nceki b tn ksr kadnla r ve kocalar gibi Elisabeth ve kocas da 'Allah indinde sa lih' idiler (Luka, 1 :6). Bu nedenle, Zekeriya bir gn Rab'bin tapnanday ken Melek Cebra il ona grnd ve dedi ki: "Korkma Ze keriya; nk duan iitildi, karn Elisabeth sana bir ou l douracak, onun adn Yahya koyacaksn. ( . . . ) nk Rabbin gznde byk olacak, arap ve iki imeyecek ve d a ha anasnn karnndan Ruhlkuds'le dolu olacak. sra iloullarndan birounu onlarn Allah' Rabbe dndre cek. Babala rn yreklerini oullara, asileri salihlerin hik metine evirmek ve Rabbe arnade bir kavim hazrla mak zere lya'nn ruhu ve kudretiyle onun nnde yrye cektir ( Luka, 1 : 1 3- 1 7) . " srail'in Ta nrs da ima Melei Cebrail araclyla ko nuurd u . Ta nr her zaman nce kocalara 'korkmamalar n' syler, a rdndan onlara her birinin ayrcalkl anlam olan bir 'a d' ve bir 'oul' mjdelerdi. Buradaki tek ilgin husus, Melek Cebra il'in Zekeriya'ya, dnde deil, tap nan lo klar arasnda tts yakt srada konumu olma sdr. Yeni Ahit'te anlatlanlara gre alt ay sonra Meryem'i de ziyaret eden ite yine bu Melek Cebra il' d i . Bu Cebrail'in b i r bakireye yapt varsaylan kaytlara ge mi ilk ve son ziyaretidir. nsanlara Ta nr'nn szn ilet mek Melek Cebrail iin olaan bir olayd . Ama Cebrail, ta bii RA B'bin talima tla r zerine, nce skntl kocalara golduu bize bildirilmektedir. Elisabeth'in bakire Mer

Ayt u . Alt mda /

rnmeye alknd. Ne ki, bakireye grnp 'mjdeyi ver mek', Melek Cebrail iin allmadk bir durumd u . Belki Melek Cebrail bu nedenle 'mjdeyi' vermeden nce ' Baki re Meryem' e korkma masn sylemitir! Elisabeth'e dnelim! Zekeriya'ya bildirilen ta rih te, o lu dodu. Ona Zekeriya'nn a kra bala r a rasnda bu ad ta yan kimse olmamasna karn ( Luka, 1 :6 1 ) Ya hya ad n verdiler, nk Zekeriya Abiya ruhban soyu nun mensu buydu ve Elisabeth de, Meryem'in tersine, Harun'un so yundand ( Luka, 1 :5) . Yahya byd, ruha ku vvetlendi; ve srail' e grnecei gne ka dar llerde ka ld ( Luka, 1 :80). Doru, Markos'a gre Yahya kehanet uyarnca hi mayal iki imedi. Ya lnzca bitki ve yaban bal yed i. Hi tra olma d ve devetynden bir ha rman giyip beline bir deri kuak ta kt (Markos, 1 :6). Yahya a ta la rnn gelenei nedeniyle Peygamber ya da Mesih (Christ) olmaya layk deild i, ama ayn gelenek uya rnca bir Rahip-Ynetici ola bilird i . . . Yahya bunlar denemedi; onla rn yerine yaam n bir baka seenee adad. Gerekte kendisinden alt ay kk kuzeni ola n ve da ha sonra Tanr'nn Olu diye anlan sa'nn geliini bildi ren ilk Va ftizci oldu. Yeni bir stifa r a hd inin yeni ia reti olara k suyla Va ftiz' i balatt. Kendinden sonra Keha net' e gre, insanla r selametleri iin suyla deil, Ruhlkuds ve a tele va ftiz edecek olan sa'nn gerek va ftizci olaca n bildirdi. Kilise, sonra lar 24 Ha zira n gnn Vaftizci Ya h ya Gn ilan etti . Vaftizci Ya hya Gn'nn a rifesinde tm dnya Hristiyanlarnn kentlerden kp evlerindeki kt ruhlar kava layaca k ifal sar kantaron otunu (St. John's wort) toplamalar istendi . (Anlaml bir Paga n uy gulamasdr bu.) Bylelikle, Yeni Ahit'in balarnda, bizlere iki ou l su nulmutur. Biri Ya hya (bra nice biimiyle Johan n a 'J A H-

:lO

sa

VEH esirgeyicid ir' anlamna gelir), dieri de sa, 'JAH VEH selamet'dir. Jahveh Esirgeyicidir, Jahveh Selamet tir'in yolunu amtr. Her iki oul da ilk doa n Ya hudi bebeklerd ir ve dolaysyla, Yasa'ya gre her ikisi de ebe veynlerinin Tanrs'na adanmlardr. sa'nn annesi Meryem, imana gre ya ba kired ir, ya da bir parthenos, ya ni yine bakire, ancak 'tertip edilmi bir evlilie rza gstermeyip kendi eini seen kadn' dr. (Ba kire) kt ya da hafifmerep bir kadn olduunda n deil, 'kend i hakknn bilincinde bir kii' olduu iin 'evlenme den anne olmutur' . 22 sa' nn Platoncu Celsus' u n .S. 1 70' te ileri srd gibi,23 bysn Msr'da renmi kstah bir arlatan olup olmad ok nemli deildir. Di er bir anlatmla Meryem'in Bakire olup olmad , ya da sa'nn gz boyayc olup olmad konumuz itibariyle bu incelemede zerinde durutmayaca k hususlard r. nk; en kestirme deyile 'Bakire Annelik' yaktrmas Hristi yanlk'tan ok nce, tm Hind istan, Mezopotamya ve Or tadou' da bilinen bir olguydu. rnein; Buda, Sokrates, Eflatun ve Byk skender de halk sylencesine gre 'Ba kire Anne'den domulard! Benzer ekilde, tarihsel sa denilen de fa zla nemli de ildir. Tarihsel sa ilahiya t ve tarihiler iin bir eit 'in celenecek va k' a' iken mitolojik sa, kendine inananlar iin nihai gereklik olarak kalmtr. Nesnel bir inceleme iin, tanmlarmza perspektif kazandrabilecek tek sa portresi, Yeni Ahit' teki Mesih'tir. Bu portrenin tarihi ger ekliinin olup olmarnas bizi ilgilen d i rmemekted ir. nk, Hristiyan d nya s sadece ve sadece Yeni Ahit'te okuduu Mesih'e ballk d uymaktadr. Tarihsel Me sih' e dei l . Gelecein Mesih v e Tanrs' nn yeryzndeki yaam ite byle balad . Ve d ier iki ncil yazarnn, ncillerinde

Aytm A ltndal

bu byleyici 'bakire d oumu'24 olayna neden deinnw gereksinimi duymadklar da da ima bir sr olarak kald.

1 .4.

Benzerlik Yasas Gereince

Ma tta, kendi ncil'inde, sa'nn soy ktn brahim Peygamber'le balatp 'Mesih deni len' sa'yla bitirir (Mat ta, 1 : 1 6) . Matta brahim'den sa'ya krk iki kuak saymak tadr. Onun soyaacnda vey baba Yusuf 'Meryem'in ko cas' ola rak verilip sa babasnn soy ha ttyla deil, ana s nn adyla kayded ilmitir. Bu, geleneksel brani soyaac kurgusunu bozd uu iin allmadk bir ilemd ir. Her iki ebeveynin, Meryem ve Yusuf'un Matta yorumunda birer kuak igal etmeleri de allagelmi bir uygulama deil d ir. Matta bu krk iki kua, her biri on drder kuak ie ren balk halinde toplamtr. Matta, Meryem ve Yu suf'u dahil etmekle on drdnc kua sa'ya yaktr mt . te yandan, Luka sa'nn soyaacn Adem'e ve O'ndan da tabii Tanr'ya iletmi ti. Lu ka ineili' nde Tanr'dan sa'ya yetmi yed i kuak saylnt (gerekte bu birka bin yldan fazla tutmamaktad r) . Ma tta brahim Peyga mber'den Davut Peyga mber'e on drt kuak saymt . Ve Luka, Tanr'dan sa'ya yetmi ye d i kuak sayma ktayd. Cemaatin bandaki yneticilere iletilen mesaj, Da vu t Peygamber'in adnn sa ysa l deeri nin sa'nn kuak d eeriyle zdeletirilmesiyd i . Matta ve Luka , sa'y on drdnc kuaa yerletirmekle, bilgelere ve sz sa hibi d ier cemaat yneticilerine sradan bilgi n i n tesinde ma lzeme sala maktayd lar. Yetmi yed i, yed i il r t yed iye blnd nde, on drde eitlenir ve krk iki ku ak kez on drt balk altnda (3x14) topla ndndil I Jil vut Peyga mber'in adnn saysa l deerine gnd erme yilp-

12

ISIJ

ma ktadr, bylelikle Mesih denen sa'y gizlice onun soyu na balar. Bu soya ac aktarm, gelecein tanrsn ayn zamanda Ya hudi Peyga mberi saiah'nm kehanetine de balama ktayd . Her iki ncil yazarnn att ilk admlar, bu kehanetin gerekletirilmesi bala mnda zorunluyd u . Uvey baba Yusuf'un Luka yorumunda bamsz b i r kuak saylnayp d talanmas da kayda deer. Ma tta yorumun da bu kuak boluunu, inanca gre sa zerinde hibir 'emei' olmayan Yusuf'u ayr bir kuak olarak sa pta rken, elinde yeterli sayda kuak bu lunan Luka'nn ona hi ge reksinimi olmamt. Saysa l deerlere ilikin konula r, sonraki yzyllarda Gnostik tarikatlar, gizli ya da Rafzi denen dernekler, Okl tistler ve Ezoteristlerce Operasyonel ve Speklatif olarak kullanlagelecektir. Bu deerler karmak cin kov ma duala rnn eitli biimlerini ifa delendirmenin yan s ra, simgeeiliin tlsm gizemlerine ve karmakl na ikin bir saysal nitelik kazandrmada da temel kabul ed ilecek ti. u nl 'kutsal' on drt says iin bu kadar yeter san r m ! Isa Mesih'in ocukluuna d a ir ayrntl bilgi yoktur. Ancak ilgin bir olay aktanmtr (Luka, 2:4 1 -5 1 ) : sa o n iki yandayken, a ilesiyle birlikte her yl Yerua lim' de (Kuds) kutla nan Fsh bayramndan eve dnte gn kaybolmutu . Yusuf'la Meryem onu her yerde ara mla r, ama bu lamamlard . gn sonra, Tapnan a v lusunda, yaltarla konuurken grd ler onu. Luka bu yal Yahudi muallimlerin (Hahamlar) on iki yandaki ocuk Isa' nn sorduu sorular ve verdii yantlardan ok etkilendiklerini belirtmekted ir. Bu muallimlerin gerekten etkilendikleri mi, yoksa tedirgin mi olduklar, sa ile anne
si M eryem a rasndaki u konumadan izlenebilir. Luka

"i iyle yazyor: "Onu grdkleri zaman, atlar ve a nas

Aytm Altmdal

ona ded i : Ey oul, neden bize byle ettin? te baba nla btn yreimiz ok sklarak seni aradk. Onla ra ded i: Neden beni a radnz? Bilmiyor mu idiniz ki, benim iin Babamn evinde bulunmak gerekti? Onlar ise kendilerine syledii sz anlamadlar." (Luka, 2:48-50) Eer, sa bu retmenlerle annesiyle konutuu tarzda konutuysa, bu anlatm ta rz hazr bulunanlar etkilemek ten ok tedirgin etmitir. nk Tanr' nn tekil olarak 'Ba ba m' biiminde nitelend irilmesi Museviler arasnda all madk bir uygulama idi; Baba figr olarak tanr gelenek sel olarak 'Babam' biiminde deil, 'Babamz' olarak ta nmlanrd . Yine geleneksel olarak Tapnak RAB'bin ika met ettii yerdi. RAB, 'Babamn evinde' oturmuyord u . Eer b u olay Luka'nn uydurduu bir ekleme deilse, o zaman tad anlam, nemlidir. Bylesi bir niteleme da ha on iki yandayken "Hepimizin babas bir deil mi? Bi zi bir Allah ya ratmad m?" (Ma l. 2 : 1 0) diyen gelenekten aka kopmu bir sa 'ya ia ret etmektedir. Daha sonrala r, b ilindii gibi, sa otuz yaiarna geldiinde de, Yahud i lerin 'Tanrmz' nitelemesi geleneini yadsya ra k Tanr'y 'Tanrm' olarak a dland racaktr. Kimi durumlarda baz peyga mberlerin Habakkuk'ta yapld zere (3: 1 8- 1 9 ) Tanr'y 'Kurta rcm' y a da 'Yehova, Rab, benim kuvve timd ir' eklinde nitelemelerine cevaz olsa da, 'Tanrmz' m 'Ta nrm' biiminde tekilletirilmesi, Tanr' nn nsan-Ben lii'nde zelletirilmesi saylmaktayd ve kesin olarak ya saklanmt . nk Musevi peygamberi Mika'nn da be lirttii gibi, "nk btn kavimler, her biri ken d i ilah nn ismiyle yryor; biz de daima ve ebediyen Alla h m z RABBN ismiyle yrrz" (Mika, 4:5) denmiti. Ta n r k r v e Ruhlar a rasnda yaayan ve bazen onlar ta rafnda n ya r dma arlan Pagann tersine, Yarg Tanr RAB, M usevi Ierin a ra snda yaayan lahi Gt . ( "nk ben Alla h m

lsa

ve insan deilim; senin ortanda olan Kuddsm" ) (Hoea,

1 1 :9). Yaayan Yarg-Tanr, srail' in RAB'bi btn Muse

vilerin arasndayd , hibir Musevi'nin zel mlkiyeti al tnda ya da evinde deildi. Tanr, Yeni Ahit boyunca, Eski Ahit' in tersine yalnzca bir kez konuur. Bu da sa' nn kuzeni Yahya tarafndan vaftiz edilii srasnda gerekleir. ncil yazar Yuhan na'nn syledii gibi Vaftizci Yahya' nn m onu herkes gi bi vaftiz olmaya ard , yoksa Ma tta, Luka ve Mar kos' ta gsterdii zere sa' nn m kendini Yahya tarafn dan vaftiz edilmeye davet ettii ak deildir. Matta, sa' nn vaftizini yle betimler: "Ve sa vaftiz olup hemen sudan kt; ve ite, gkler ald, ve Allahn ruhunun g vercin gibi inip zerine geldiini grd; ve ite, gklerden bir ses dedi: Sevgili Olum budur, ondan razym" (Mat ta, 3:1 6-1 7). Tanr bundan sonra sa dahil kimseyle konu nad ve sa ve havarileri ibadet etmek zere daa ktk larnda bir buluttan gelen 'ses' in ayn mesaj tekrar etme si dnda hi emir ya da talimat vermedi. sa bu nedenle "Allah Ruhtur ve ona tapmanlarm ruhta ve hakika tte ta pnmala r gerekir" demitir (Yuhanna, 4:24). Anlald kadaryla sa sradan bir Musevi gibi gelip vaftiz olmutur. Yahya : "Ben onu bilmezdim" der (Yu hanna, 1 :3 1 ) . Ve sa, vaftiz edildii sahilden, sonradan Yahya'nn dorulayaca zere mecazi anlamda t m in sanlar ve zelde tm Museviler iin kullanlan bir unvan olan Tanr' nn Olu olmak sfa tn alarak ayrlmtr (Yu hanna, 1 :34) . Tekvin'de yle denilir: "Ve vaki old u ki, topran yz zerinde adamlar oalmaya bala d ve onlarn kzlar doduu zaman Allah'n oullar insann kzlarnn gzel olduklarn grdler ve setiklerinden kendilerine ka rlar aldlar" (Tekvin, 6:1-3). Dolaysyla bir Musevi erkei olarak sa da bir Tanr Olu'ydu ama bu

Aytun Altndal

35

onu Mesih yapmaya yetmiyordu . Bu nedenled ir ki sonra dan, ba kesilmek zere Herod tarafndan kapa tld ha pishaneden Yahya kendini beklenen Mesih olarak grp grmed iini anlama k zere ona haberciler gnderecektir. sa bu haya ti soruyu son derece belirsizce yantlar. Ger ekte sa, Musevi cemaatini yneten ve ynlend iren sz sahibi kiiler tarafndan a rlm ve onaylanm deildi (ha tta-.) onlar tarafndan yetersiz bulunmutu ! sa' nn nasl doduu ya da Tanr'nn beklenen Mesih'i olarak nasl onayla nd nn zerinde ok fazla durmaya demez . Kukusuz Nasral sa, Musevilerin bekled ii bir ve tek Mesih deildi. nk Mesih ideali sa' dan onlarca yl nce Essene Kmran tarikatnn biimlend irdii esra rengiz bir Hak Belietkisi'ne (imgesi-.) daha fazla uyma k tadr.25 sa ' nn yapt sylenen mucizeler de fazla nemli de ildir. Yeni Ahit derleyicilerinin kendisine yaktrd tm o mucize ve iaretleri gerekten yara tt konusunda kesinlemi hibir kant yoktur. Doru old uklarna inanl salar bile, bu olaylar Eklesiastikus kitabnda insana kalan tek nemli eyin 'B tnsel Grev'i olduunu aka belir ten ruhani nderin terminolojisiyle sylersek, nemsiz ve 'anla msz' dr. sa'nn 'B tnsel Grev' karsndaki tefsiri konumu sa'nn misyonunun somut doasn belirlemek tedir. sa, cemaate aka ilan ettii iindir ki, 'Btnsel Grevi'nin ne olduu bilinmekted ir. sa grevi itibariyle Yasa ve peygamberleri ilga etmek iin deil, tamamlamak iin geldiini sylemitir (Ma tta, 5 : 1 7) . Ama sa'nn kon u mu nedir? sa'nn tefsiri konumu parametrik olarak i nd i yazarla rnn nihai gereklik kabul edip sonraki kua k l a ra a ktardklarndan deil, tersine Musevilerin dm a n ca sa yp ret ve inkar ettiklerinden karsana bilir. Bu yaklam sa'nn aba larmdaki entelektii cl kon u m u -

.1 .

sa

nu aydnlatmaktadr. Bavurduu yntem, yetke ve re tisi entelektel konumunu saptamann ilk parametresi ni veri rken kuann tutumundan da drdncy sapta mak, olasdr. Kukusuz ki Musevi yallar meclisi Sa nhedrin, yne timini ve yetkesini reddetmi ve snama sonucunda re tisini zararl bulmutur. Ve kendi kuann ya pt ar karsndaki tutumu da olumsuzdur. Dolaysyla, drt te mel deimez zerinde kend i halk tarafndan hemen t myle reddedilen bir sa / Mesih, kendisini reddedenlerin Yasas'n icaplarn yerine getirmek iddiasyla ortaya k maktayd. Ve ncil yazarlarnn szn ettii szmona binlerce izleyici, son anlarnda yannda deillerd i. Ve mahkumiyetinin arifesinde yalnzca Yahuda deil, kendi sinin Mesih olduunu ilk syleyen imun Petrus da onu i nkar etmitir. sa'nn bana gelen, "Peygamberler ne ka dar onlar ardlarsa onlardan o kadar uzaa gittiler" (Hoea, 1 1 :2) diyen Tanr'nn da bana gelendir. sa'nn iddialarnn ne olduu da iyi bili nmektedir: a ) sa onaylanm Mesih' tir. b) sa Tanr'nn bir ve tek Oludur ve bununla balan tl olarak da, Tanr'dr. c) Tanr Ruh' tur. Bu allmadk iddialar bir araya getirild iklerinde, ayn anda Mesih sa, Tanr ve Ruh'u vermekted ir. Bu d urum dan kaynaklanan sorun yalnzca onun gerekten Tanr olup olmad deildir; sorun sa' nn insann suretinde yaratlm olmasdr (Pavlus' un Filipinlere Mektubu, 2:2-

1 1 . ) Bu, Tanr'nn Kendi'ni insann suretinde yaratt an


la nuna gelir. Oysa Yasa ' ya gre 'nsan Tanr' nn suretinde ya ra tlmtr' . sa'nn srekli-klnm konumu bu ikilem
de yatar. nsan olarak sa 'Tanr'nn suretinde yara tlm-

Aytm Altndal

17

tr' (soyaac ha trlanma ldr); ama Tanr ve Ruh olara k sa Mesih 'nsann suretinde yaratlmtr' . Her iki durum da da sa'nn yaratl Benzerlik Yasas'na tabi klnmtr. Bu, bir gizden ok, mantksal yanlgdr. lml ve Musevilere gre sradan bir insann Yara t c'yla bylesine balan tlandrlmas, Pagan-Helenistik 'nsan-benzerliinde yara tlm Ruh' idea lizasyonu nu tam bir biimde yanstmaktadr. Bu parad igma Pagan re ligio'suna ve tanrla rn Mod us Operandi'sine (ileyi tar z) gayet iyi uymakla birlikte, Musevi eria t' na yabanc, sekler bir iddiadr. Konumu, sa'y doal olarak Pagan lar ve Gentileler iin (Koloselilere Mektup, 2:9' da betim lendii zere) ok kabul edilebilir bir 'insan bedeninde ya ayan ilah', yapmtr. Ancak, konumsal idd ialar onu Musevilerin gznde bir Sebt-bozguncusu* ve bir kafir haline getirmitir. 'Tanr suretinde yaratlm' nsan olarak sa, (kendi da hil) birey olarak Musevi' yi srail Hanesi' nden farkllatr makla, konumunu Seklerletirmitir. Ve 'nsan suretinde yaratlm' Tanr olara k sa, yetkeyi (otoriteyi) Yasa'dan ayrarak Btnsel Grev'ini (Misyon) kutsal klmtr. sa'nn tefsiri konumu Btnsel Grevi' ni belirlemek ted ir. ncil'de anlatlan konumu (Position) Benzerlik Yasa s uyarnca onu Seklerlemi bir Musevi haline getirmi tir. Bir Musevi olarak sa, ncil' e gre ilahi ve kutsanm yon) tr. lahilii sonradat aman deitirilere k grevine (mis eklemlenmi ve 'nsan suretinde ya ratlm'

Ruhlkuds olarak onu idealize ettirmitir. sa'nn grevi kar sndaki konumu, Tanr' nn kend i grevi yara tclk karsndaki konumuna fazlasy la ben zer. Zaten insanlar Yara tclk (grevi) sayesinde Ta nr'nn

(y.n.)

Sebt: Yahudiler iin kutsal gn. Yahudi eriat'nn en nemli yasa klar gn u .

38

O isa

farkna varmla rd r. Ve Tanr dahi, insan tarafndan red d edilmitir. Adem' in Tanr' nn ilk buyruu na boyun e meyi reddettii ve kendisini ku tsamasna karn ona k ran sunmad anmsanmaldr. srail'in Tanrs da, setii halk tarafndan birka kez reddedilmitir. sa 'Bab / Kap' olduunu sylemiti . Evet, bir 'birim' olarak tekillemi-Tanr birimindeki a da (Sekler) Pa gan ideoloji kavram dine bu Kap' dan girmitir. Ve Mu sevi 'Tek Tanr altnda Tek snfl toplum' topyas da ay n kapdan dar km ve br ok-snfl devlet toplum larnn tarihine kararak, felsefi Hristiya nlk Tanrs kav ramnn yaplannd a ite bu 'yeni gelen'le (ideoloji) ba lantlanmtr .26 Musevilie bylece giren bu ideolojik un sur, sonradan Hahamlarn yneticiliini yapt Mu sevi lik ola rak adlandrlacaktr. 27 deolojinin snfla nd rma te melinde ve Devlete temsil edilerek iselletirilmesi, ya banc bir unsur olma kla birlikte peygamberlerin egemen liini kktenci bir biimd e sona erdirmi ve politik ahsi yetlere ve Hahamlara yolu amtr. Adlaryla belgelenen ilk hahamlarn Ya hud ilerin gndelik haya tna girilerinin sa' nn armha geriliini izleyen onyllara denk d mesi, bir rastlant d eild ir.28 sa ne yazk ki Ya hveh tarafnd an lmszletirilmi d eild ir; ama sonraki kua klarn belleinde 'nsan benze rinde yaratlm Ru h' olara k kendi kendini lmszle tir mitir. zsaygs ve zelletiricilii olan d rst ve ti tiz bir gen adam olan sa, kukusuz ta kdire d eer bir bireycilik ncs ve bir medeni cesaret simgesidir. Bir Musevi Sac ratesi' nden ok daha fazladr. Btnsel Grevi'ni (mis yon) yerine getirmek iin armha gerilii ve unutulmaz straplar insanlar fazlasyla etkilemitir ve onu her za man var olan kurumsallam Zeitgeist'n rnek bir simge si mertebesine ykseltmi tir. Daha sonra, Tanr' dan kor-

Aytn Altndal

kan Pagan ve Gentileler kend ilerini bu parad igma tik 'n sa n benzerinde ya ratlm Ruh'ta yeniden yara tabilmiler dir. Zamanla sa 'nn a d Ac-eken nsa n 'la anlamda ha le gelmi ve giderek snfsal ve ulusal ayrm ve engelleri aarak nihai balanma ve bireysel selametle zdeleme zem inini oluturmutur. Mu sevilik gibi, son d erece kend ine-yeterli ve kendine ileyen, ie-kapank bir ulusa ada ve evrensel unsurla r, standartlar ve deerleri kabul ettirme yolu ndaki a rt ni yetsiz, adanm abalar gnbirlik yaayan nsa n'a kar deal nsan tipi olara k ortaya karm ve bu simgeyi Za ma nn Ruhu ola ra k tescil ettirerek ansn o gnden bug ne ta mtr. sa ya ra tc dnebilen bir insa nd , gncel siyasay ve ona ilikin fikirleri biliyord u . 'Entelektel yanyla Sekler lemi' Musevi olarak Tek-Tanrclkta libera l bakn n cs olmu tu . Ve grevi srasnda ve salnd a akirtleri tarafndan kutsal kabul ed ilen ilk Musevi 'ydi . Sekler kutsallk ann onunla balamasna amamak gerek. Haham Ignaz Maybaum'un iaret ettii gibi: "Antiki te se kler bir yaam tanma'zd . Onu ya ra ta n Hristiya n inan c old u . " 29 Evet, Sekler yaa m Hristiyanlk'la deil, biz za t sa 'yla birlikte bala mtr. sa ilk Seklerlemi Muse vi'dir. Spinoza'dan nce, sa va rd r. Bat uyga rln sek lere aan kapnn anahtar bud ur. Hollandal ilahiya t Arend T. Van Leeuwen, sekler hayat 'tebdil-kya fet H ristiyanlk'30 olarak ni telend irmiti . Simgesel sylemde, eer sa 'nn sa elinde 'Ku tsal' va r idiyse, 'Sekler' de sol elindeydi, denilebilir. Rola nd ve Pury, Kierkegaard, Karl Barth, Emi! Brunncr vd .31 nl ilahiyatlarca eletirilen Sek lerletirme s reci nin kkleri, o n sekizinci yzyln Devlet-destekli v e K i l i s( onayl seklerizminde ya tmaktadr. Yine de, tu h a ftr ki,

40

isa

Hristiyanlk alanndaki, dinsel ya da Kilise kutsallk yaratclarnn ou, gerekte sekler dindarlard . Bu uzun liste Havariler, Kilise Babalar ve retmenlerle ba laya ra k "Les rares points lumineux du Moyen Age ema nant de laics* (Pierre Wald o, Fra nois d' Assisi . . . )"32 ile Or taa' a ular. Cal vi n, Farel, Th. De Beze, Zinzendorf, Ge orge Fox, William Booth, George Williams, C. Finney, D . L . Moody, Hudson Taylor, William Carey, A . Judson, Sad hou Sundar Sigh, Dr. P. De Benit, Rees Havell33 ve Opus

Dei gibi 'Sekler/ Laik' rgtler bir yana, yzlerce papaz,


papa ve azizle son bulur. Aziz Ignatius Loyola' nn (. 1 556) bir spanyol askeri olduunu ve Cizvit tarika tn kurduunu belirtelim. Laik-sekler 'kutsayclar' ve Evan jelistler hep vardr ve halen de vardrlar. Sekler unsurla rn kutsal'a (a lanna- . ) katkla r olmasayd, Hristiyanl n Ekmenik** perspektifleri ve misyonlar kerdi.34 G nmzde Ka tolik Kilisesi' nin ift ynl Btnsel Gre vi'nin (Misyon) Hristiyan olmaya n halkla rn ncil' e kaza nlmas ile bir zamanlar Hristiya nlatrlm ama gn mzde yeniden Paganlam olan Avrupa' nn bu, 'soy suzlamadan' kurtarlmas iin yeniden ncil'e dndrl mesi faaliyetleriyle zdeletirilmi olmas rastlan t deil dir.

..

Ortaa 'n laiklerden kaynaklanan ender aydnlk noktalan ( n . ) . Ekri meik: Evrensel anlama gelen Katolik kavram ndan fa rkl olarak, Hris tiya n l a rn Evrenselli i demektir. Hri stiyanlarn yaadklar her yer anlam na da gelir (y. n . ) .

kinci Blm
. .

ISA: "T ANRI - B IZIMLE" MI?

SA:

"T ANRI

B Z MLE" M ?

"Sana syleyen ben, oym".


sa-Yuhanna,
4:26

2.1.

sa'nn ne Srd D sal, Sekler ddialar

yi ama, dsa l, Sekler idd ia ne demektir? William A. Christian, Doctrines of Religious Com m u n ities 'de ( A Ph ilosop
h ical Study) 'Sekler idd iann, baarnn herhangi bir din

sel cemaatin ayrt edici sta nda rtlarna gre lmlenmed i i bir soruturma srasnda gndeme gelen bir iddia 1 ol duunu gzlemlemitir. Dsa l id d ia konusundaysa , 'her hangi bir dinsel cemaatin ayrt ed ici retilerine dayan mayan, yabanc bir iddia, bu durumda Sekler, dsal bir iddia saylr'2 demekteyd i. Bunun sonucu olara k, burada ve bu kitap boyunca 'se kler idd ia' deyimini yle yorumluyoru m: Sekler bir id
dia, doas itiba riyle dsal olup, herhangi bir verili dine gre kendini rgtlem i bir Cemaatin 'Ruha n i Ynetim inin ' dogma tiklem i vehelerini ortadan kaldrmak amacyla kon ulm u bi reysel erh (-ler)dir.

Bu tanma uygun olarak, sa'nn sra d tarzd a seilip yeniden dzenlenmi (4x6) ba lk halinde grupla nd rla n yaba nc Sekler iddialar aa da srala nmtr. Bu rnek ler bir nceki kesimde ( 1 .4) betimlend ii ekliyle sa'y kavra msallatran gstergeler olara k su nulmaktad rl a r . Saylar ok daha fazla olmakla birlikte, b u seme id d ia la r
43

..:

sa

Yahudi Cemaa ti' nin ayrt edici standartlarna gre kabul edilmesi mmkn olmayan 'dsal erh' ve 'yollar' dan ba zlardr.
I.

sa'nn kulland yntem'e dair


a) sa dedi: Yol ve hakikat ve haya t benim; ben vasta olmadka Baba'ya kimse gelmez. (Yuhanna, 1 4:6) b) Isa ded i : Siz beni semediniz, ben sizi setim . (Yu hanna, 1 5: 1 6) c) Filipus dedi: Ya Rab, Baba'y bize gster ve bize o yeter. sa ona dedi: Bu kadar zaman sizin ile berabe rim de beni tanmadn m ey Filipus? Beni grm olan Baba'y grm olur; sen nasl Baba'y bize gs ter diyorsun? ma n etmiyor musun ki, ben Baba'da ym, Baba da bendedir? (Yuhanna, 1 4:8- 1 0) d) Isa cevap verip ona dedi: Kim beni severse szm tutar. (Yuhanna, 1 4:23) e) sa d ed i : nk dnyaya hkmetneye gelmedim, a ma dnyay kurtarmaya geldim. (Yuhanna, 1 2:47) f) sa dedi: Allah'tan olan, Allah' n szlerini dinler; onun iin siz dinlemiyorsunuz, nk Allah'tan de ilsiniz. Yahudiler ceva p verip ona dediler: Sen Samiriyelisin ve

sende cin var, dediimiz doru deil mi? sa cevap verd i: Bende cin yoktur; faka t Baba' na hr met ederim ve siz beni tahkir ed iyorsunuz . Fakat ben ken di izzetimi aramyorum; arayan ve hkmeden biri vardr. Dorusu ve dorusu size derim: Eer bir kimse benim s zm tutarsa ebediyen lm grmeyecektir. Yahud iler ona dediler: imdi bildik ki send e cin vardr; I h rahim ld, peygamberler de ve sen : Eer bir kimse be-

Ayt Altndal

1 '

nim sz m tutarsa, ebediyen lm ta tmayacaktr, d i yorsun . Yoksa sen babamz brahim'den byk ms n? O ld; peygamberler de ldler; sen kendini kim sayyor sun? sa cevap verdi: Eer ben kendimi taziz edersem, be nim izzetim hitir; beni taziz eden Babam' dr; siz O Al lah' mzdr dersiniz ve onu bilmezsiniz; fa ka t ben onu. bi lirim ve szn tutarm. Baba nz brahim benim gnm grecei iin mesrur oldP; grd ve sevindi. Bunun iin Yahudiler ona dediler: Henz elli yanda deilsin, brahim' i de grd n m? sa onlara ded i: Dorusu ve dorusu size derim; bra him olmadan nce ben varm . O zaman zerine a tmak iin talar kaldrdla r, faka t sa gizlendi ve mabetten kt. (Yuhanna, 8:47-59)
II.

Uygulad yetkeye dair


a) sa bu eyleri syledi ve gzlerini ge kaldrp de d i : Ey Baba, saa t geldi; Olunu taziz eyle ki, Oul se ni taziz etsin; nitekim ona btn beer zerine haki miyet verdin, ta ki, ona verdiin kimselerin hepsine ebedi hayat versin . Ebedi haya t da u ki, seni, yalnz gerek Allah' ve gnderdiin sa Mesih'i bilsinler. Yapmak zere bana verdiin ii baarp seni yer zerinde taziz ettim. Ve ey Baba, d nya olmadan nce senin nezdinde bende olan izzetle beni nezd i n d e taziz eyle (Yuhanna, 1 7: 1 -5) . b) sa dedi: Ey adil Baba, dnya seni bilmedi, bln isl' seni bildim; bunlar da beni sen gnderd i i n i bi l d i ler. Bana olan sevgin onlarda olsun, ben de o n l a rd . n olaym diye senin ismini onlara bildirdim ceim (Yuhanna, 1 7:25-26) .
ve

bi l d i n

!h

sa

c) Isa ona ded i : Kynet ve hayat benim; bana iman eden lm olsa da, yaar; ve kim yaar ve bana iman ederse, ebediyen lmez (Yu hanna, 1 1 :25-26). d) sa dedi: Bunun iin Baba beni sever; nk ben ca nm veririm, ta ki, onu tekrar alaym . Onu benden kimse almaz; fakat onu kend iliimden veririm. Onu vermeye kudretim var; ve onu yine almaya kudre tim vardr (Yu hanna, 1 0 : 1 7-18). e) Fakat sa onlara cevap verdi : Babam imdiye kadar ilemektedir; ben de iliyorum, imdi bundan dolay Yahudiler onu ldrmeye daha ziyade alyorlar d, nk yalnz Sebt gnn bozmakla kalmad, fa kat Allah kendi Babas idiini syleyerek kendisini Allah'a msavi kld (Yuhanna, 5 : 1 7- 1 8) . f) Onlarn imann grerek sa : E y adam, gnahlarn sana baland, ded i . Yazclar ve Ferisiler: Kfr syleyen bu adam kimdir? Allah' tan baka kim g nahlar balayabilir, diye dnmeye baladlar (sa Ferisilere: ) Fakat nsanolu ' nun yeryznde gnahlar balamaya yetkili olduu nu bilesiniz (Luka, 5:20-24).
l l l.

retilerine dair
nnde ikrar ederse, nsanolu da onu Allah'n me lekleri nnde ikrar edecektir ( Luka, 1 2:8).

a) sa dedi: Ve size d iyoru m : Kim beni insanlarn

b) sa ded i : Dnyaya selamet getirmeye m i geldim sa nyorsunuz? Size derim ki: Hayr! Fakat daha do rusu ayrlk getirmeye geldim; nk bundan son ra bir evde be kii olacak, ikiye, ikisi e kar ayrlacaklar. Baba oula kar, oul babaya kar; ana kza kar, kz anasna kar; kaynana geline

Aytun Altndal

1 7

kar, gelin kaynanasna kar olacaklar (Luka, 1 2 : 5 1 -53) . c) Kyamet yoktur d iyen Sadukiler o gn sa'ya geli p b i r soru sordular. Fakat s a cevap verip onlara de di: Siz kitaplar ve Allah' n kudretini bilmediiniz den saptryorsunuz; zira kya mette onlar ne evle nirler ne de kocaya verilirler, a ncak gkte olan m e lekler gibid irler. Fakat llerden kyam hakknda Allah ta rafndan size: 'Ben brahim'in Allah' , s hak'n Allah' ve Yakub' u n Allah' ym' diye syle nen sz okumadnz m? Allah llerin Allah' d e il, ancak yaayanlarn Allah' dr. Ve halk bunu ii tince, onun retiine ok atlar (Matta, 22:23-33 ) . d ) sa onlara dedi: Dorusu size derim; Vergi mlte zimleri ve fahieler Allah'n melekutuna sizden n ce giriyorlar (Ma tta, 21 :31 ) . e ) sa dedi: Bundan dolay size d erim, Allah'n mele kutu sizden alnacak ve onun meyvelerini yetitire cek bir millete verilecektir (Matta, 21 :43) . f) O zaman sa halka ve akirtlerine syleyip dedi: Ya zclar ve Ferisiler Musa' nn krssnde oturu rlar; bundan dolay size syledikleri btn eyleri yapn ve tutun; fakat onlarn ilerine gre yapmayn; n k sylerler ve yapmazlar . . . Bunun iin ite, size peygamberler, hikmetli adamlar ve yazclar gnde riyoru m (Matta 23: 1 -3, 34) .

IV. Kuaa (Nesil) dair:


a) sa dedi ki: Ki salih olan Habil'in kanndan, mabetle mezbah arasnda ldrdnz Barahiya olu Ze keriya'nn kanna kadar, yeryznde dklen her salih kan, zerinize gelsin. Dorusu size derim: B-

4H

U lsa

tn bu eyler bu neslin zerine gelecektir (Matta, 23:35-36). b) O vakit sa onlara : yle ise Kayser' in eylerini Kay ser' e ve Allah' n eylerini Allah'a deyin, dedi. Ve bunu iittikleri zaman, atlar ve sa'y brakp gitti ler (Matta, 22: 2 1 ) . c) sa onlara dedi: Yreklerinizin katlndan tr karlarnz boamanza Musa msaade etti; fakat balangta byle olmamtr. Ve ben size derim: Ki mi zinadan tr olmayp karsn boar ve bakas ile evlenirse zina eder (Matta, 1 9 :8-9). d) sa dedi: Dorusu size derim; btn bu eyler yeri ne gelinceye kada r, bu nesil gemeyecektir. Gk ve yer geecek; fakat benim szlerim gemeyecektir (Luka, 21 :32-33) . e) V e onlara d e d i : nsa n Sebt gn iin deil, Sebt g n insan iin oldu . Bylece nsanolu Sebt gnnn de rabbidir (Markos, 2:27-28) . f) V e onlara ded i: Btn dnyaya gidin ncil' i* b tn hilkate vazedin. man edip va ftiz oluna n kurtula caktr; fakat iman etmeyen ma hkum olacaktr . . . Zi ra bize kar olmayan bizim tarafmzdandr (Mar kos, 1 6 : 1 5, 9 :40) .

2.2.

Gnahn Organik Siyasas

Tabii Sekler iddialarda bulunmak kiiyi bir anda Se kler ya da Seklerist yapmaz3 Tpk baz insan grupla rnca mutlak ve tek reti ya da kutsal saylan yazlardan ka rsanan man' savunmann kiiyi bir anda 'ilahi' ya da kutlu klamayaca gibi. Bunun yetkin bir rnei, Aziz

'Ine il', iyi haber, mjde anlamna gelmektedir (.n.).

Aytun Altndal

Arnbrose' dur. Latin Hristiyanl'nn en nemli drt Din Doktorundan biriyd i, Arnbrose. Hristiyanl sara n ve Heretik saylan Arianzn'i n zorlu gnlerinde Arnbrose Hristiya n deil, Pagan bir vali olmasna karn alelacele piskopos yaplmt. Kend i iradesine karn greve arl mt ve vaftiz olmas iin de kend isine yalvarrnlard . Arnbrose, Kilise'de piskoposlua a tanan Seklerlerin ne ilki ne de sonuncusud u r. Bir baka temsilci, ada kano nistleri tarafndan geleneksel olarak bra him Peygamber' e edeerde bulunan ve Milita n Kilise'nin Ta nrs saylan A vignonlu Pa pa VI. Clernent' dr. Bu pa pa da ilahiyat ve tarihilerce 'savurgan bir Sekler prens gibi yaayan'4 tm papalarn en hrnanisti a ddedilird i . VI. Clernent, Kilise 'deki yaptrrnla rn dorudan Tanr'yla dengelemi ve 'in
media' (a raya ) sa'y yerletirmitir. Kiliseye ilikin konu

larda Tanr kadar gl saylmasna karn ad Azizler Ki tab'na alnmamtr. Musevilerin kovuturulrnas srasn da ilenen sulara ilikin olarak kayrrnacl ve ifte stan dartllyla tannmtr. Museviler 1 3481 49' da S trasburg ve ba ka yerlerde tm Hristiya n dnyasn yok etmek amacyla Ka ra Veba salgn balatmak ve Mslma n Sul tanlara casusluk yapmakla sulanrnla rd.5 Sekler iddialarda bulunmak kiinin fikir ve dnce lerini bir anda Seklerletirebilir ya da Seklerletirrneye bilir, ne ki, gereklerne srecinde bylesi iddialar ileri srenlere Sekler konum kazandrrnada yard mc olduu, aktr. sa konumu itibariyle Sekler (dnyevi) id i; yani hibir mezhep, tarikat ya da kltn yesi deildi. Eitim grm bir insand, ama 'ya r-gizli' bir Musevi Ta rikat'na men sup deildi. Musevilik'in isel, gizli retisi kend isine retilrni deildi. Bu nedenle de Dsa l'd. Ka ranlk bir Es sene Cernaa ti'ne ye olduu yolundaki idd ialarn i se ka -

()

Sli

nt yoktur. (Bu cernaatin mensubu olsa dahi, Esseneler toplumd sayld ndan, bu onun konumunda bir dei iklik yara trnayacakt.) sa bu dnyada (saeculum) yaa rnt (ya da inanca gre yaamak iin gnderilmiti ) . Tan r -ya da Tanr'nn olu- olarak sa'nn yeryzndeki im ge ve konumu tmyle Sekler (d nyevi) idi . Sekler konumunda sa drtl b i r deiim balatrn t. lkin 'Tek Ulusun Tek Ta nrs' nn yetkesini (otorites in i) adern-i rnerkeziletirrni ve ulusu, rk, stats ya da k keni ne olursa olsun, her bireye lrnden sonra dirilrne vaat ederek, bu Yce G'e katlma olana sala rnt. kinci olarak, vaadin doasn deiiklie uratmt. bra him Peygarnber'e zgr kadn Sara'dan bir oul vaat edilmiti. Ku tsal olan, akit(-ler) deil, bu va adin kend isiy d i . Gerekte, Yahudiler bu vaa tten dolay Tanrla r tarafn dan seilip kutsanrnla rd. Havari Pavlus'un hakl olarak belirttii gibi, Ya hudiler kle kadn Hacer'in olu sma rn ekteydiler. (Haceriler muhtemelen sla m'n nc leri ola rak 7. yzylda bir kez daha su yzne krnla rdr.)& Do laysyla, Benzerlik Yasas'na gre srail'in Tanrs gibi sa da misyonu srasnda kutsal bir vaatte bulunmutu . Bir u lusa bir Yurt yerine, sa 'arlan' (-lar)a 'bireysel d i ri li/ kyarn' vaat etrnekteydi. sa'nn gndeme getirdii nc d eiiklik, srail Tanrs'nn Ruh olarak trnelletirilrnesiyd i . Bylelikle Ta nr' nn Ruhu bizza t Tanr'yla zdeletirilrni oluyor d u . Ve bu zd elii (identifica tion) mantksa l sonucuna ka dar gtrecek drdnc deiiklii oluturmu ve bu Ruh' daki (Tanr) selarneti bireyde tekilletirrniti. Seklerlerle din grevlileri / papazlar (regulars: Niza rniler) arasndaki d in-ii ilikiler Kilise tarihi boyunca s rekli bir eliki ve gerilim kayna olagelmitir. H ristiil'in deil, zgr ka dnn olu ola n shak'n soyundan gel

Aytm Alt ndal

51

yanlk' ta greli yeni unsurlar saylan nizarnHer ta rihsd olara k l Babala r'ndan ve zellikle de Karanisli Aziz Antony'den (Msr) esinlenmilerd i. Seklerler ise Tarika t mensubiyetine daha az ilgi gstermekle, Kilise' deki Ko n umcular (Positionist) saylabilirler. Onlar iin genelde Kilise ve onun srekliliinin ncelii vardr. Niza miler Misyon kavramn (Btnsel Grev) savunmaya daha yat kndlar. Nizamiler arasnda en balayc olan Cizvitlerdi ve halen de yledir; en nlenmi seklerlerse Apellant lar' d ( 1 7. yzyl ngiltere' si) . 7 1 990'larda Opus Dei, Roma Katolik Kilisesi' nde sekler konumu temsil etmektedir. Seklerler geleneksel olarak p iskoposlar (papalar) eletirmede daha gnll da vra nrken, Nizarn Her sk Papac ve her zaman mutlaka ahs olarak Papa'nm olmasa bile, Papaln ateli savunucu la rdr. Fleuryli Aziz Abbo'ya gre, 'Seklerin konumu iyi, pa paznki daha iyi, ama keiinki en iyisidir' .8 Ama Oornini ken keii Hugo von Flavingny'ye (. 1 1 53) gre, liste bi raz daha uzundur: 'Petrus, Pavlus, Havariler, Mnzeviler, Keiler, Piskoposla r, Seklerler ve Kad nlar'9 Aziz Abbo (d. 945) Oorniniken Tarika t' nn reformcusu ve Cluny pra tii diye tannan yeni bir uygulamay gndeme getiren ki iydi. Keilerin savunucusu olmasna karn Kilise' dt birlikte reform yapmaya alt keiler tarafndan va h ice ldrlmt ( 1 004) . Aziz Abbo dneminin en by k alimlerinden biriydi ve Sek ler konularda Fransa K r. l'yla Papa ara snda araclk yapard. Genel anlamd. S k lerler, Kilise iinde kurumsa llamalarndan bu y . n. , ina t doktrinerler olan Niza rnlerden ok daha l i lwr. l
w

hogrlydler. Sekler iin esas olan Katol ik fo..: i l i . si'nin manevi bamszlyd; Pa paln dnyt v i , menlii ikincil, kimi zaman da nc! nem ta y c rd

isa

Paganlar iin ise merkezdeki fikir, kahramanlamaya gre biimlendirilmi nsanlk idi. Paganlar kahraman merkezcilik a nlamnda hmanist idiler. srail Tanrs' nn d a belirttii gibi Pagan tanrlar kadim kahramanlar, yani insanlard. Gentileler (Helenist kkenliler) iin merkezde ki fikir, Ruhlarnn koruduu Kent'ti. Kent / Polis yaarn Ruhlarca ynlendirilrnekteydi. Museviler iinse merkez deki tema, toprak vaadinde bulunan Tanr'yd; nsan ve Polis' i daha az nemliyd i. sa' nn kehanetine gre her k esi ruhlarla dolu olan kentin Norninal insan Tek Tan r' nn Krall'na ulaabilmek iin lrnden kurtarlacak yeni domu birey haline gelmiti. Vaat fikri Musevi lerden karsanrnt, otoritenin adern-i merkeziletirilme si fikri pagan kkenliyd i ve Ruh' un Tanr'yla zdeleti rilrnesi fikri de dsal biimiyle Helenistik, isel / Batni olarak da Zerdt' eydi. Siyaset hi kukusuz Sekler bir olgudur ve sivil kltr alanna dahildir. Siyaset hibir zaman per se (tpatp) din deild ir, olamaz da. Ancak Durham Piskoposu David Jen kins' in hakl olara k belirttii gibi 'Siyaset dinden, Hristi yanlk'tan ayrlarnaz' .10 Gerekten de bu sekler u nsuru dinden soyutlarnak mmkn deildir. Siyaset rg tl d i nin kurucularndan biri ve sine qua non'udur. * Musa bir Ulus-ve-Yasa-Yapc saylan siyasal bir kiilikti, yalnzca Tanr'yla birlikte yryen bir bra ni deildi . Hristiyanlk dndaki her retiyi ve d ini Tanr'nn nayeti' nden dta layan reti sa' nn Tanr-bizimle' olduunu vazeder. Bu nermenin kendisi siyasetin bir grnmdr; doktriner 'Tanr-bizimle' nermesi Hristiyan geleneine deil, Ya hudi kehanetler veresesine, zellikle de saiah Peygam ber' e aittir. Kendisi de bu anlaya kar mcadele eden
(L: t . ) Olmazsa olmaz ( n . ) .

Aytun Altndal

bir Yahud i olmasna ramen sa hibir zaman Tanr-bi zimle' dememitir. Kukusuz sa, kendi erevesinde bi reyciydi. Bireyci seenei savunuyordu. sa' nn retisi nin erim ve kapsam 'Tanr 'nn Selametine Bana man Arac

lyla Ulaacaksnz' d. 'Bize ve biz' ad ilan sa' nn ska


kulland nitelikler d eild iler. Tanr-bizimle' d emek ve 'biz'i 'ben' de tekilletirmek birbirine taban tabana zt iddi a lardr. Topadayacak olursak, Musevice kulla nmyla Tanr-bizimle' (branice Immanuel, bakireden doacak o cua verilecek ad) 'imdeki / Bendeki Tanr' zdeletir mesini dtalar. Museviler iin Tanr-bizimle' nermesi kukusuz 'Aramzda ki Tanr' anlamna gelmektedir. Tek nsandaki Tanr' deil. 'imdeki / Bendeki (nsan) Ruh' s rail' in kskan Tanrs tarafndan kabul ed ilebilir bir duy guydu ve kentlerde, 'ruhlarn a rasnda' yaayan Gentile lerin de bildikleri bir d eyiti. Bir ideoloji olarak Kataliklik Tanr-bizimle' kavramn Eski Ahit'ten devrald ve onu sevi ncillerle kartrara k kendi amalarna uygun bir dogma haline getirdi. Bylesi bir eylem, gerekte bir a rtma ve siyasal-kltrel anmadr ve ulvi amalara y nelik kutsiyetle hibir ilikisi yoktur. yanlk bu-dnyayla ilgili bir d in deildir. te-dnyayla il gili d i nler a rasnda en bu-dnyaya-degin oland r/ 1 sa' nn retileri daha yakndan incelend iinde, en bu dnyayla ilgililiin karakteristik gereklii gerekten de ortaya kar. Alan W. Watts'n bir yazsnda belirttii gibi, Resmi Hristiyan retisi iddetle knad Seklerlik ol gusunun ve ii bo rlativizmin bizatihi nedenid ir. 12 Gerekten d e birer 'izm' olarak siyasal partilerin siya sal kaldrac saylan Seklerizm, Roma Kilisesi' nin rgt led ii resmi Hristiyanlk' tan kaynaklanr. Ancak hem Sc k ler, yani dnyevi olma hali, hem de Seklerlik, ya n i d iDavid Jenkins bir d e unla r yazmtr: 'lkin Hristi

sa

ne ak olma hali, resmi Devlet-destekli Seklerizmi nce ler. Resmi biimlenii iindeki Seklerizm sivil deil, kon vansiyonel siyasal rgtlenmenin radikallemesinin bir u nsurudur, o kadar. Isa, Cemaatine yabanclam bir Yahudi, bir aydn ve bir nderdi. Siyaset alannda bilinli ve kararl bir zerklik iydi (otonomist). Bu tabii onu hibir biimde devrimci yapmaz fa ka t bir radikal reformcu ola rak ortaya koya r. sa o ylla rdaki mevcut siyasal rg tlerden hibirine mensup deildi. Pragma tik ya da demokratik bir siyasete ball olmayan kendi gelitirdii bir eit organik siyaseti savun maktayd. Ve kesin olarak ideolojik siyasann uzandayd. 'Gnah ve Sonsuz Hayat' gibi asli kavramla r sa' nn or ganik siyasasnda nemli bir rol oyna maktaydlar. sa' nn retisinde bu dnyadaki gnahn kkeni, ikna edici bir biimde sadece kt davranlara balanmt. sa'nn esas olarak eletirdii yaygn ve gnaha neden olan cema at-ii sorunla rd. Hibir ekilde, rejimin Sekler kimliini deitirmek niyetinde deildi. Tersine, sistemi birok alanda destekliyordu. Haram olanla Sekler ola n birbi rinden ayryordu (rnein bkz. Ma tta 5-6-7). sa'nn yoru munda Seklerlik, kendisine imann balca rol oynad ve Yasa-kurban Musevi' nin kurtulua ulaabilecei ilahi bir snak olarak bir nc olan haline gelmiti. sa in sanln bu 'dnyall'n deil, 'ten'in gnahlarn sula maktayd (Matta, 6:32) . Yoksa , kendisi gereksizleecek, bir
non seq uitor* haline gelecekti. sa'nn dnce sisteminde,

insanln bu-dnyall kend isi a raclyla Tanr'nn Sevgi ve nayeti' ne eriebilmenin zorunlu bir evresiydi. yle ki, eer bu-dnyall suretiyle insan mevcut olma sa, gnah da olmayacakt; dolaysyla Tanr'nn onlar se

non

seqitor:

Dta kalmas gereken, gereklilii kabul edilmeyen.

Aytm Altndal

55

lamete eritirrnek iin bir ve tek Olu'nu onla rn a rasna gndermesine gerek de kalmayacakt. sa sekler dzenin bu-dnyalln anla tma k h u su sunda hibir frsa t harca mamt. Tek rnek yeterl i ol u r sanrm. sa' nn ne srd tipik bir bu-dnya idd ias sa' nn akirtlerini retisini yayma k zere kentlere gn d ermeden nce verdii, Luka 22:36'da aktarlan u tte ifadesini bulmaktad r: "Fakat imdi kesesi olan onu alsn ve torbas olan da alsn; ve olmayan esvabn satsn, ve k l sa tn alsn." Bence organik siyaset pa ra ile b tn a rasndaki cema at-ii ilikilerle biimlenen siyasetin tarzd r. Orga nik si yaset pa rti siyaseti deil, genelde kutsal otorite (btn) ile onun altndaki bireysel Ruh'un (pa ra ) ilevsel ve rg tsel zerkliini ngren zerk ve entelekt el hareketlerin ta mamdr. Bu entelektel akmn iinde orga nik siyaset y le grnse bile 'ykc' deil, 'hogrl' dr. Konva nsiyonel (mevcu t, yerleik) siyasal rg tlenme nin a ksine, orga nik siyaset rasyonel aklamalara gereksi nim d uymaz. Dina mikleri pragma tik olmaktan ok, d uy gusald. ada sorunlarn keskin elikilerini gzler n ne serecek fikirler sunmayabilir. Orga nik siyaset mevcut toplumsal ve bireysel sorunlar lkselletirebilir ya da bunla ra duygusal zmler nerebilir. Aada aktarla n nermeleriyle sa orga nik siyasetinin insanln dnyevi ileriyle a ltn aka ortaya koymutur. sa demiti ki: "Eer elin srmene sebep oluyorsa onu kes; senin iin hayata ola k olarak girmek iki elin ola rak cehenneme, snmez atee atlmaktan iyidir . . . Eer gz n srmene sebep oluyorsa onu kar." (Markos 9:43-47) sa kendisine 'yi Muallim' d iyen gen zengi nle y l e konumutu : "Niin bana iyi diyorsun? Birden ba ka k i m se iyi deildir, o da Allah' tr . . . Bir eyin eksik; g i t nen var-

56

O /sn

sa satp fakiriere ver, gkte hazinen olacaktr; ve gel be nim a rdrnca yr ." (Markos, 1 0: 1 7-23) (Tabii bu zengin gen adam kendisine syleneni yapamad. Markos onun sahip olduu her eyi satamayacak kadar zengin olduu nu syler. ) "Adama karsn boamak caiz mi?" sorusuyla kendini snamaya gelen Ferisilere u yant vermiti: "Musa size ne emretti? Onlar da dediler: Musa bo bir kad yazmaya ve kadn boamaya msaade etmitir. Fakat sa onlara dedi: Yreklerinizin katlndan dolay size bu emri yazd. Fakat hilkatin balangcndan Allah onlar erkek ve dii yaratt . . . yle ki onlar a rtk iki deil, fakat bir bedendirler. imdi, Allah'n birletirdiini i nsan ayrmasn." (Markos, 1 0: 2-9) sa'nn ha varilerini atamas da organik siyasann bir r neidir, nk Yahudiler arasnda daha nce bylesi bir 'grev' yoktu ve gerekli de deildi. Kendi cemaatini r gtleyip kendi retisini yaygnlatrabilmek iin bylesi bir kurumu ngrm deillerdi. Dolaysyla Museviler asndan Havarilik insan-yaps bir kurumdu ve bu ne denle de geiciydi. Havarilik Tanr-yaps deildi, nk Tanr Museviler a rasnda n Harun soyunu rahipler, Levili leri de hizmetkarlar olarak tescil etmiti. Bunu uzun za man nce gerekletirmiti. Havarilin kendisi, sa' nn retilerinin Sekler siyasal ynn temsil eder. sa zo runlu olarak doas itibariyle dsal olan bir erh ve bir yo rum yaratm ve bunu Musevi cemaatindeki a llagelmi peygamberce yneticiliin dogma tize olmu kalplarn krmak zere ne srmt . sa'nn havari yapt on iki akirdi unlard: '(Petrus adn verdii) Simun ve kardei Andreas, Yakub ve Yu hanna, Filipus ve Bartolomeus, Ma tta ve Tomas, Aife us'u n olu Yakub ve Gayur denilen Simun, Yakub' u n o-

Aytun Altndal

57

l u Yahuda v e hain o l a n Yahuda ska ryot' (Luka, 6: 1 4- 1 6) . Bunlarn ou eitimsiz v e yoksul, bu dnyadan insanlar idi. sa HavaTilerini kutsadktan sonra onla ra dedi ki: "Ne mu tlu size, fakirler; nk Allah'n melekutu sizindir . . . Fakat vay size, ey zenginler! nk siz tesellinizi alms nz . " (Luka, 7:20-24) sa ' nn dnceleri, kutsamalar ve vaatleri ou zaman insanl bu dnyadaki kou llar dik ka te alnarak balayp te-d nyadaki (Tanr' nn Meleku tu / Krall) dle doru uzanmaktayd. sa' nn Pagan yzba yla konumas da organik siyase tinin bir baka ynn vermektedir. sa ' ya gre yzba, Sekler otorite altnda Yahudi-olmayan bir ynetici olma sna karn, srailoullarnda n daha imanlyd. nk sa kendisini izleyen kalabala yzbay gstererek yle demiti : "Size diyorum; srail' den bile bu kadar byk iman bulmadm." (Luka, 7:9) sa ' n n Ferisi Nikodimus'la karlamas da 'bildii ko nuda konuan' bir entelektelin konumuna iaret etmek tedir. sa, Nikodimus'a demiti ki : "Dorusu ve dorusu sana derim: Bildiimizi sylyoruz, grdmze aha det ediyoruz; ve bizim ahadetimizi kabul etmiyorsunuz. Eer size dnya ileri sylediim zaman iman etmezseniz, gk ileri sylersem nasl iman edeceksiniz?" (Yuhanna, 3 : 1 0- 1 2) Kukusuz sa' nn yola kt ve konaklad du rak insanln en 'bu dnyadan' ileriydi . Samantyal ka dnla da yle olmutu. sa demiti ki : "Siz bilmediinize tapnyorsunuz, biz bildiimize tapnyoruz; zira kurtulu Yahudilerdendir . . . " (Yuhanna, 4:21 -22) yeni bir olgu deildi. Bunlar Musa'nn O n Emri' nden b u Ten'e ilikin 'gnahka rlk' sorunu sa' nn kua i i n

yana vardlar. Toplumsal yozlama d a yle. Eski Ah i l ki tapla r ve Apokrifa'nn (ncil-D Ku tsal saylmaya n k i taplar) merkezi temasn 'yo !am srailoullar', o n la r n

/sn

balarna gelen ktlkler ve onlarn dnyada neden ol duklar ktlkler oluturur. sa tm bunlar biliyordu . A ncak muallimler (haha mlar) gibi bunlar tekrar etmekle yetinmedi, daha ileri giderek bu kt alkanlklan dei tirmeye alt. Yasa ve Peygamberler'in (buyruklarn) ye rine getirecek yerde deitirmeye kalkt iin, ister iste mez (eriat' ta) Yasa'da bir bolu k yaratt . sa ne inansz (cansz) ne de ilahi (seilmi) olan yeni bir boyutu, ancak orga nik siyasetin terim ve kavramlan erevesinde tanm la nabilecek bir yaam a lann vazediyordu. Bu nedenledir ki sa'yla birlikte ilk kez nsa n Haklar Din ala nna da hil oldu . Onunla birlikte Bireysellemi insann haklar, Ya sa'nn (eriat) ngrd haklarla deil ama Ta nr' nn haklanyla dengelendi. sa kendi yaratt boluu, eklektik biimde kendi elinde toplad z-otoriteyle yine kend i doldurdu. sa bu giriimiyle nsan olarak Musevi' nin 'ha klar' n gvenceye ve selamete aryordu . sa' yla birlikte Musevi ya amna ilk kez Sekler, bu-dnyayla ilgili siyaset dahil oldu. Se kler iktisat, Sekler siyaset ve Sekler kltr sa'nn or
ganik s i ya seti arac l y la kanallar bularak ve onun arac

lyla tek tanncla szdlar. Nasra l sa 'yla birlikte Mu sevi Tek-Ta nncl, Sekler cismaniyet zerine temelle nen ve ma nevi olanla taland rla n yeni bir dine dnme ye balad. Siyaset bylelikle d inin ayrlmaz bir sabiti (de er-.) haline geldi. Bir baka deyile, sa'yla birlikte bu dnyadaki organik gnahn siyasas, 'te-dnya'daki se lamet 'yolu ' nu belirleyen, onu oluturan e haline geldi.

2.3.

Sira'n Olu sa'dan Nasral sa'ya

Isa (Jahveh Selamettir) Museviler iin bir bakma Sama

ri tyallara benziyordu, ama Gentile ya da Pagan gibi d e-

Aytun Altndal

ildi. retisinin kimi ilkeleri a nalitik felsefe ya da Roma religio'sunun sta ndartla rna gre Paganca ya da Helenis tik-Stoac olsalar dahi, onlarla bir tu tulma mt. rnein Sebt gnne uymamak bir Gentile uygulamasyd ve 1 37 ylnda ( 1 75) Paga n (va li) Antiochus ta ra fndan konul mutu. Ve Tanr' nnkilerin ya n sra Sezar'n 'haklarn' kabul etmek de kesinlikle Sekler ve zde Pagan bir iddi ayd ve Roma'daki Yasal ve Nizarn kavraya uygund u . srael'in eski kita pla rndan I. v e Il. Makabe'de Yahudi lerin kimi zaman kendi istekleri, kimi zaman da zorla akit lerinden ayrlp Pagan ve Gentilelerin 'yollarna' dndk leri a nla tlr, I. Makabe'de yle yazar: "O zamanlar ( 1 75) srail lkesinde Yasa'ya hi kulak asmayan ve kavmi mizin bir blmn kt biimde etkileyen bir grup hain Yahudi ortaya kt . 'Gentilelerle uzlaalm' dediler, 'im diye kadarki uzlamazlkla rmz bize dertten baka ey getirmedi.' Bu teklif pek ok kiiye ekici geldi, ve ha tta bazla r o kadar heyecanandlar ki ii kraln huzuruna kp ondan Gentile ad etlerini benimseme izni almaya ka dar vardrdlar. Yerua lim' de Grek sitelerindeki gibi bir stadyum ina ettiler. Snnetlerini gizlemek iin a meliya t oldular, kutsa l ahitten ayrld lar, Gentilelerle i yapmaya baladlar ve daha birok kt i yaptlar." (Mak. 1 : 1 1 - 1 5) Bunlar 'lkeye yabanc a detlerd i' (1. Mak. 1 :44), ama baz Yahudiler bunla r uygulamaya balamla rd bile. Dahas,

Il. Makabe' de Yahud ilerin nasl 'Grek yaam ta rzn be nimsemeye' zorlandkla r a nla tlr (Il. Mak. 6). Yahudi ler
iin bunlar, Tanr'nn kendilerini cezalandrrnasyd . "Bu nun RAB'bin ha lkn imha etmek deil, cezalandrma k iin ya ptn dn . " (ll. Mak. 6: 1 2) Gerekte bu tip d neklikler Ta nr'nn Ya hud ilere bir uyars ve ltfuyd u . ( I I . Mak. 6: 1 3) Musevi bunlara bakp asl yolundan saprnaya cakt.

f()

sa

sa'nn Centile ya da Pagan damgasn yerneyiinin ne deni muiltemeldir ki etik ve ahlaki erhleriyle kend isin den nceki sa'nn bilgelii arasnda oluturduu kout luktur. Sira'n olu ve Ecclesiasticus kitabnn yazar nce ki sa, selamet ve Tanr'nn dlenemez kud reti (Sir. 39 : 1 8); ikiyzlln kt sonular (Sir. 28:22); tvbe (Sir. 40 ve 40: 1 8) ve Ya hudi yaamnda anlam ve yeri olan hemen her ey hakknda fazla syla yazmt. Sonraki sa' nn ncekinin bilgeliini kendi retoriine balaryla uydurduu anlalma kta dr. ki sa'nn bilgelikleri arasn daki benzerlikler ilk bakta son derece senkronik gzk mektedir. Ne ki, sa Mesih'in benzerliklerden kendine z g yeni bir sentaks (bileke) kurduu a nlalmaktadr. r nein Yahud iliin kutsa l direi (Vaat, Peyga mber, Ke hanet), sa'nn 'Yol'unda Musevi Yasas' nn kurumsalla m yorumundan radika l olarak fa rkl ada bir yorum edinmitir. Jahveh'nin tersine sa yeryznde toprak vaat etmeyip Tanr' nn gkyzndeki Krall'nda sonsuz ya am ya da lmden sonra yaam vaat etmitir. sa, iine doduu kehaneti tekrarlama m ama, kendini kehanetle zdeletirmitir. (Bir bakmdan insa n bilimleri ve ilikin toplumbilimleri alannda belgelenmi ilk kurban, ilk insan demektir sa .) sa, peygamberleri izlememi, ama onlar, kendini izleyecekleri dzeylere indirmitir. Ecclesiasticus Kitab'nn yazar sa' nn, ibadet anlay
(mantic) esas olarak Helenistik diyalektiin Eristik* biim

leriyle temellenmekteydi. Ve " . . . Her insan, tpk Adem gi bi topraktan yaplmtr. Ancak Rab bilgelii iinde onlar birbirinden fa rkl klp her birine farkl grevler ykledi . . . yi ktnn zdd, hayat lmn zdd ve gnah Rab'be adanmln zddd r. unu dn: Ey Yce her eyi ift

Eristik: Yzeyset grnty gerekten ayrmadan yaplan tartma tarz


(y.n.l.

Aytm Altndal

hi

ola ra k yara tt, her ey tekinin tersidir" (Sir. 33: 1 0-1 1

ve

14-1 5) gibi nermeler sa Mesih tarafndan da kullanlm


lardr. Yeminler ve ka ra r verme konusunda iyi bilinen sa vnda sa; "Ancak szmz: Evet, Evet; Hayr, Hayr ol sun; bundan ziya desi erirdend ir" , (Ma tta 5:37) d iyord u . Aristocu kyas- 'ka tegoriletirme' erken Musevi-Hristiyan yaam ta rzna bylelikle da hil olmutur. 'Evet' ve 'Hayr' sa iin ztlard, ancak Baba'nn Ltuf ve nayeti'yle birle milerd i. Sira' da yazld ve mesel ve vaazlarnda sa ta rafnda n da ortaya konulduu gibi, "Kimse eylerin ne den yle olduklarn mera k etmemeli, ya ratlan her eyin bir amac vardr." (Sir. 39:2 1 ) sa da Sira'n olu sa gibi bu dsturla hareket etmiti . eria t' ta (Yasa ) bu a nlayla yapla n metodolojik yakla m Museviler iin yeni deildi. Msr Musevilii Helenis tk ibadet anlayn Yahudi Tevrat'yla (yol, reti, yn; Yasa olarak da evrilir) kaynatrmak iin bu ynde kimi admlar a tmt. sa iin Tekvin' deki temel ama, imand . Ve bunu kazanmann tek lt de vazettii imana kesin bir evet ya da hayr' la yant verebilmekti. nk Evet ya da Hayr diyen dil, Baba'nn yara tt ayn kiiye aitti . Ancak sa' nn entelektel konumuyla I. Makabeler'de sz edilen 'hain Ya hudiler' inki arasnda esa s benzerlik, sa' nn Kilisesi'ni Kaya * zerine ina etmeye karar verme siyle balar. sa' nn ina etmeyi tasarlad kilise, ncelik le konumu nedeniyle Yahudi Tapna 'nn inkaryd. lk Hristiya nlarn ev-kiliseleri kukusuz sra il'in Tanrs'nn ikametten holanabilecei kutsal yerler deildiler. te ya ndan Musevi inan sisteminde Tapnan yara tcs biz zat Ta nr'yd . Kilise' nin iareti (Kaya) Tanr' nn-gnderdi i-Mesih ve 'insan-suretinde-yara tlm' Tanr' nn bir ve

Kaya : Rock. Hristiyanlkta iman demektir. Pier/ Petro / Petru s / Peter, Kaya= iman demektir (y.n.).

f2

lsa

tek Olu olan sa'ya imand . lk Hristiyanlarn kurdukla r bu ev-kiliseler Yahudilerin gznde Gentile stadyumla r ya da pagan gymnasiumlar' ndan daha deerli deiller di. s a sonunda hunhar b i r biimde ldrld. Ancak Mu sevi Haggadah'snda (folklor) RAB Tanr bile kendini bir kez ok gl bir rakip karsnda gsz hissetmiti . Mu sevi kadn Peygamber Deborah'm arksnda dedii gibi: "RAB BN melei dedi: Meroz' a lanet ed in, Onun halkna ar lanetle lanet edin, nk RABBN yardmna, yiitle re kar RABBN yard mna gelmediler" (Hakimler, 5:23) . inanca gre Tanr (Rab) kabul edilen sa da gl Ya llar Meclisi Sanhedrin karsnda kend ini bir kez gsz hissetti. Ve sa' nn yard mna da kimse gelmedi a ma Se kler Hane' nin en gl temsilcisi Pilatus onun yannda sa f tuttu ! Incil yazar Yuhanna'nn Musevilerin azna yerletir dii szlerden anlald kadaryla o gne dek hi kimse Isa kadar cesaretle ve duyulmadk szlerle konumant (Yuhanna, 7:46) .

2.4.

Yasa nsanlar indir

sa kukusuz bireye Yasa ve kurumlardan daha fazla stnlk ve ncelik tanyordu . Musevilerin ne srd ve sulad zere bir Sebt-bozucusu deildi. srail Tanr s' nn kutsal gn Sebt'i ilga etmi deildi, yalnzca onu bireysellemi insana tabi klmt. Onun yapt, son ta h lilde John Dewey' in Reconstructions in Philosophy'de ak lad sisteme benzemektedir. "Toplumsal dzenlemele rin, yasa ve kurumlarn insan iin olduu dorudur, insan bunla r iin deildir; bunlar insanlarn refah ve ilerlemesi-

Aytm Altndal

hi

nin a ra ve gerelerid irler. Ancak bireylee iin bir eyler -hatta mutluluk- elde etmenin arala r d eild irler. Bunlar bireyleri yaratma n n a ralardrlar." Ve bireysellik "inisi yatif, yaratclk, eitlilik, inan ve d avran tarzn seme de sorumluluk alabilme" a nlamna gelmektedir. "Bunlar yetenek d eil, baardr. Ve birer baar olarak mutlak d e il, kullanmlarna bamld rlar. Ve bu kullanm, evrey le birlikte deikenlik gsterir.13 Oysa Museviler 'ahit iin' yaratldklarna inanyorlar d ; nk Yeremya'nn syled ii gibi Rab Yasas'n onla rn yreklerine yazmt (Yeremya, 31 :33-34), d olaysyla ahdin kendileri iin yapldn kabul etmiyorlard . n k Tanr ilkin Kendisi' yle Nuh arasnda bir ahit yapmt. A rd ndan Kendisi'yle brahim Peygamber a rasnda bir ahit oluturmutu . Tanr d emiti ki : "Ve sana ve senden sonra zrriyetine Allah olmak iin seninle ve senden son ra zrriyetin benim a ramda ahdimi, nesillerince ebedi ahit olarak sabit klacam. " (Tekvin, 1 7:7- 1 0) Besbelli ki ahdin yaratcs Tanr'yd, ama ahit brahim tarafndan tutulmak zere yaplmt. Tanr brahim'e 'tu tacanz' ahit bu, d emiti. brahim ahit iin 'yaratlm' deildi. yle olsayd, Tanr'nn bir ahit oluturmasna ge rek kalmazd . Yoksa Tanr neden sadece kendi tutaca bir ahit yapsn ki? Ahit Tanr ile brahim a rasnda bir tanktan ibaretti (ya da Tekvin 31 :44'te betimlendii zere Laban ve Yakub arasndaki tank gibi). brahim'in ahde gereksi nimi vard, a ncak Tanr' nn tana gereksinimi yoktu . Tanr Ahdi'yle insan iin bir tank oluturmutu -o ve ge lecek kuaklar iin Bir ve Tek Tanr olduuna dair ta n k lk bu ahitle mebde balanmt. nk 'bala ngta ' a h i t yoktu, ya lnzca Tanr' nn Plan"' ve Tanr'nn emirllri Vil r

Tann 'nn Plan: Hristiyan ilahiyatnda 'plan' Tanr'nn tasarml.r dnwl.. l r (y.n .).

isa

d . i nsan Tanr'nn plan uya rnca yara tlmt, tank ola rak ahdin maddeleri uyarnca deil. Dolaysyla ahit kuruluu itibariyle aklaycyd ve kapsayaca anlamnn alan deiime akt. Giriimini gelitirebilmek iin sa'nn bu kapsayc alan deitirmesi gerekiyordu. Bu nu Yahudilerin gndelik yaamna yeni bir terminoloji sokara k gerekleird i . Eski Ahit' te pey gamber ve mua llimlerin yapt gibi onlara oul olarak seslenecek yerde, bunu tekillemi, bireysellemi 'sen' adyla gerekletirdi. Alfred Ku en, ]e batira i

mo n

Eglise' de

bu sesieni tarznn ncillerde 200, Yeni Ahit'in geri kalan blmlerindeyse SOO kez olmak zere toplam 700 kez kul lanldn saptamtr. 14 Bireysellemi, tekil 'sen', 'O' ki, ya da 'Ben . . . im' biimleri pek ok ilahiyatnn doru ola rak gzlemledii gibi, Yeni Ahit' in Eski Ahit' ten farkl d n tarzn sergileyen en belirgin kelimelerd ir. 'Yasa insan iindir' ile 'insan yasa iind ir' nermeleri karsnda taknlacak tu tum sa Mesih'e na nacaklar ara snda temel bir tercih sorunuyd u . nk sa, kiinin ken dini zorlayarak 'Yasa'ya gre hakkaniyetli' davranmas gerektii fikrini aka redded iyordu. sa'ya gre bu fikir, Yahudiler arasnda bir yozlama ve sapma kaynayd . Bi rey' in bu tr bir Dorulua zorlanmas, sa iin Ferisi ya salclndan baka bir ey deildi ve dpedz ikiyzl lkt. sa bir ift yeni 'alan' vazetmiti: Kutsa l ve cisma ni ara sndaki geleneksel (klasik deil) Yahudi ayrm sa'nn yo rumunda beklenmedik bir yansma bulmutu . Bireye n celik vermekle sa, Yahudi'yi Seilmi-nsan-Olma k zel l iinden kopartm ve onu sra il Hanesi'nden ayrmtr. Yahudi bu ekilde Nominalleerek sa'nn retisinde ye ni bir Varlk Alan edinnitir. Ve Tanr Baba'ya birey kar snda stnlk tanyarak -sa Baba'nn Oul'dan stn

Aytm Altndal

olduunu sylyordu- 'man Alan' n kurmu ve zel l i k lerinden soyutla nm Ya hudi'yi yeni b i r kimlik kazanma k zere buraya armtr. Dolaysyla sa kutsa l ve cisma ni ala nlara o gne dek bilinmeyen iki mekansal boyu t da ha eklemiti: Nominal bireyin yaad Varlk Alan ve Ba ba'nn hkm srd man Alan. Ve tm varlkla r iin iki alan arasnda bir kap olarak kendisini koymutur. Sonsuza dek balayc ola n bir eria t' n boyunduruu (bylelikle-.) nihayet bireyin omuzla rnda n kald rlm tr. Birey geleneksel ola rak belirlenmi, ta nmlanm ve s nrlandrlm olan konumu ndan kurtulmu
\ie

iki alan

a rasnda seimini yapmakta zg r klnmtr. Varlk Ala n 'haya tn Seklerliini' temsil ederken, man Alan 'ha yatn manevi yanna' tekabl etmektedir. ki alan da insa nn seimlerine tabi klnmtr. Ama sa tercihinin ikinci si yn nde yaplmasnn yararl olduunu vu rgulamtr. Sonu olarak sa iin Yasa insan, insansa Tanr Baba iin ya ra tlmtr denilebilir. Museviler bir Cemaatin eit hakla ra sa hip nensupla ryd lar. Eitlik fikri, atala rnn Ta nr'yla yaptklar ahde eit ka tlmla r zerinde temellenmekteyd i. Bir baka de yile, Pa triyarkla rn sra il Tanrs'yla ya ptkla r ahde gre eitlenmilerd i. sa'nn retisinde ise, herkes Ta nr'nn Krall' na girite eitlenmiti. Havari Pavlus ise birey( ler) i ilk gna hta eitlemiti . Pavlus'a gre insanlar ilk g nahtan doma eitlerdi. Pavlus'a gre insanlar hep o ayn gnah ileyerek d nyaya geliyorlard. sa' ya gre, zel liklerinden soyu tla nm Yahudi kurulu bir ahdin e i t b i r yesi y a d a katlmcs d eil, Tanr'nn Kra ll'na aday eit bir mmindir. Gen tileler, zellikle de Atinallar iin teori (bi lme) ve praksis (yapma) toplu msal rol paylamnda kesi n ola rak fa rkllam alanlard . Tpk insan ve grevinin a yr l d

66

O iso

gibi. Eylemler (yapma) mlksz snf ve gruplarn edimle riyken 'bilme' efendilere ait saylmaktayd. Paganlar iin bu ikisi bir aradaydlar ve respublica (kamu) ile Devlet'in refahnn hizmetindeydiler. sa bu iki temel eilimi tek s rete toplamtr. sa iin Teori (reti)" tm insanlar iindi ve insann faaliyetlerinin (praksis) tm de Tanr iin ola cakt. sa Musevi sekinciliinden kanm -ya da ondan muhtemeldir ki vazgemi- ama Bireysellie sarlmtr. Museviler iin Sekinlik (ilahilik, seilmilik vd .) genel du rumlardan her zaman stn deilseler de, ncelikliydiler. (evrensel) koulsuz olarak Birey'in imannn iindeydi. Tekil insan iman araclyla Sevgi'ye ve Tanr'nn inaye tl'ne ulaabilirdi. sa tm insanln gnahlar iin ac ek mi ve gerek man'n 'bedensel biimi'ydi. Museviler iin tm insanlarn gnahlar iin bir kez aa eken tek insan, Tevrat'n zpnn tmden inkar anlamna gelmektedir. Helenlemi Musevi ve bir zamanlarn koyu Ferisi sof tas, Hristiyanlarn Cellad Pavlus* 'eitim grmemi, s radan insanlar' olan Mesih - yapc Simun Petrus ve Ha vari Yuhanna'nn (Resullerin leri 4:13) tersine ayrcalkl bir Yahudi ailesinin eitim grm bir yesiydi; Pavlus (Saul) doumu itibariyle Yahudi, yasal yurttalk stats itibariyle de Roma yurttayd. Pavlus, sa'nn tebli ettii mesajdaki zgn yan kav ramt. Apokaliptik** eilimlerP5 ile, bu mesaj yalnzca Yahudilere bir ar olarak deil, her eyi kapsayan Yara tl (Tekvin) olgusunun bir katalizr olarak gryordu.
Havari Pavlus: Gerekte Anadalulu (Tarsuslu) bir Musevi'ydi. Asl ad Saul
idi. Greke biliyordu ve Helenist kltr iinde yetimiti. Havari olmadan nce ilk Hristiyanlara ikence etmiti (y.n.).

sa iin birey 1 tekil zel karsnda ncelikliydi. Ve tmel

Apolaliptik: Kyamet' e inanmak; yakn Kyamet belirtilerine inanmak (y.n.).

Aytun Altndal

67

nk Yuhanna'nn dedii gibi, sa, Tanr'ya iman tam temsil etmekteydi. Bu nedenle 'in sa, Logos olarak tam imand (Yuhanna, 1:1). Pavlus ksa

principlo' ilkesel olarak

bir tereddtten sonra kendi 'yol' unu kendini 'sa' da' ar mha gererek kurmaya karar verdi. Mademki brahim Peygamber Tanr'yla yola kmt, Tanr'nn arkada ol mutu, mademki sa Mesih kendisini Baba Tanr'nn 'iin de' bulmu ve Onun Olu olmutu, yleyse Pavlus da sa'yla birlikte yola kacakt. Pavlus kehanetin Benzerlii

Yasas'n izleyerek, hi grmemi, akirtlik etmemi, ar mha geriliine tank olmam olmasna ramen kendini sa'nn 'iine' sokmakta tereddt etmedi. Pavlus, Kuds'teki Musevilerin Tanr tarafndan daya tlm 'alanlan'ndan honut olduklarn gayet iyi biliyor du: Onlarn baka bir alana kesinlikle gereksinimleri yok tu. Ancak Tanr' dan-korkan Paganlarla muhtedi Gentileler kendi balamlarnda zelliklerinden soyutlanm bireylerdi. 'man Alan'nn ncil'ine yeryzndeki btn ce maatlerden daha fazla gereksinim duyacaklard - ya da Pavlus byle dnyordu. Bu dnceyle yola kan Ha vari Pavlus kendini 'man Alan'nn en yksek yetkili eli si olarak donatp yeni yaamnda yeni bir dava edindi ve tm GenetHe gnahkarlarn Kurtulu' a armak amacy la onlarn yaadklan
.,

Polis' e doru yola kt.

Pavlus, Tek - Tanrc bir dinin ilk otantik siyaseti olan Pavlus Hristiyanln Kuds'n krsal kkenli kylerin de deil sivil kentli Gentilelerin kozmopolit vicdanlarnda oluturmaya koyuldu. W.H.C. Frend'in antsal yapt The Rise of Christianity' de

yazd gibi, Pavlus "enerjik, dorudan, kendine gvenli, kimi zaman da kibirli ve ben merkezci bir adamd. Tarih te 'dinsel dahi' nitelemesini hak eden birka bireyden bi riydi. Yine de gvenilir bir insan deildi. Apansz ihtidas

hH

sa

balangta pek anlalamad; sonra lar Centileleri kaza nabilmek iin Musevi mirasndan fazlasyla taviz verdi inden kukulanld . " 16 Ve Frend'in belirttii gibi Pav lus' un ellerinde "Rab Mesih, imanla tannacak Tanr-in san, akirtlerinin tand ve anmsad Nasral Peygam ber'in yerini ald."17 Pa vlus gerekten de sa' nn mesajn kendi istedii tarzda a niayp yorumlamtr. Pavlus'un Teori ve Pra ti i' nde iman, gnah, ac, kya m, armh ve selamet anahtar terimler haline gelmilerd ir. 'Bilme' (Teori) sa 'yla a nlam da lk kaza nan ma n Alan' n bilme anlamna gelmekte d ir. 'Yapma' (Pra tik) ise sa' nn Bedeni' ni 'gnahkarlar' kendilerini bekleyen Kyamet' ten kurtaracak olan Kilise biiminde yeniden yaratma k olarak yorumlamt}8 Pa v lus a malarna eriebilmek iin Ahit iareti Yahud i snne tini, Hezekiel Peygamber' in 'Kannzda yaayn' buyru unu terk etmekte ya da Yasa'y eskimi ve yararsziam olarak reddedip yeni Tekvin iin yeni bir ahit ne srmek te de tereddt gstermemitir. ineiki Yahya gibi Pavlus da armh' taki sa'y Tanr' nn Logos'una yerletirmi ve19 sonradan O'nu her eyin yaratlndaki bir ve tek Arac ilan etmitir. Pa vlus' un 'gnah' kavramndan ne anlad akla na bilirse onun kendi kavray erevesinde oluturduu bir siyaseti arac yapa rak 'yeni' bir dnya d ini kurma yolun da sergiledii sonsuz hrs daha iyi anlalabilir sa nyo rum .

nc Blm
.

ISA: "BEN NE OLACAKSAM O 'YUM"

SA: BEN NE OLACAKSAM O'YUM

n k ben resu l/erin en kym, Ben ki resu l arlmaya layk deilim, nk Allah ' n kilises ine eza ettim.

(Pavlus'tan Korintoslulara

I,

1 5:9)

3.1.

'Gnaha Giren Ruh, lecek Olan Ruhtur'

sa d nyay kurtarmaya geldiini sylyordu . Yuhan na, "Babann olunu Dnya ' nn Kurtarcs olarak gn derdiine" tanklk ediyordu (Yuhanna 1 :29). Matta diyor du ki : "Ve onun adn sa koyacaksn; nk kavmini g nahlarndan kurtaracak olan odur" (Matta, 1 :21 ) . Luka ise: "nk nsanolu kaybolmu olan aramaya ve kurtar maya geldi" d emekteydi (Luka, 1 9 : 1 0) . Pavlus, I. Timete os' ta "Mesih sa gnahkarlar kurtarmak iin dnyaya geldi, sz sadktr ve her vehile kabule layktr" (I. Ti moteos 1 : 1 5) diyord u . s a Yuhanna'nn tanklk ettii gibi dnyay kurtaracak bir Kurtarc olarak m gelmiti, Matta'nn yazd gibi kavmini gnahlardan kurtarmaya m, Luka' nn ne sr d gibi kaybolanlar arayp kurtarmaya m, yoksa Pav lus'un inand gibi 'tm' gnahkarlar kurtarmaya m? Bu sorular Pavlus'un zelliklerinden soyutlanm (mu tla ka yabanclam saylnasa d a ) Yahudice d n tavrnn nasl ilediini a nlamaya yardmc olabilir. Kukusuz 'balangta' gnah yoktu . Tanr' nn y.m t clnn.. bir paras olarak gnah alt Kutsal K i t n p g 71

72

lsa

n nd e ortaya kmamt. ilahiya t asnd a n bakldnda Ta nr o gnlerde gnah ya ratma mt, nk ilkin Tanr gnah ileyemezdi; ikinci olarak Ta nr dini yara tmam t. Dolaysyla Tanr yaratmam olduu bir ilevi devir edemezdi. Adem (Zeker) ve Havva (Negebhah) 'iyi ile kt'y bilip, bilgelik kazanarak 'Tanr gibi olmak' (Tek vin, 3 : 4-8) amacyla meyveyi yed iler. Tanr hibir zaman onlara gnah iled iklerini sylemedi ya da onlar gnah kar olarak nitelend irmed i. Aksine RAB dedi ki: "te adam iyiyi ve kty bilmekle bizden biri gibi oldu" (Tekvin, 3:22). Dolaysyla Ta nr' nn ilk buyru u na itaat etmemek Adem'i gnahkar deil, 'iyi ile kt' nn bilici si' yapmtr. Kurumsallam ve kabul edilmi tefsirlerin tersine, Eletirel lahiyatlk asndan Adem ve Havva Ta nr' nn huzurundan iled ikleri bir gnah nedeniyle d eil, reme yi rendikleri iin kovulmulardr. Mecazi olara k yla n, hayva nlar alemini, meyve ise sevgiyi deil, remeyi tem sil eder. Yaptklar Tanr sevgisi olmakszn remedir. nk Tanr onlar yarattktan sonra kutsam, ama hibir zaman birbirlerini sevrnelerini emretmemitir. E ski Ahit'te tm alemierin ku rulduu o ilk alt gnde Tanr in sanlara birbirlerini sevll)ek zorunda olduklarn syleme mitir. uras kesindir ki Havva fiziksel / cinsel igdsel olara k tm yara tkla r gibi bir ocuk dourmaya ynelmi tir. Kutsal Kita p'ta yer ald ekliyle Ta nr ' n n pla n bu de Kukusuz Adem ve Havva ocuk sahibi olacaklard,

ildi.

ama hayvanlar gibi igdsel d rtlerle deil . nk Tanr onlara verimli olma larn sylemiti. Belli ki, Tan r'nn pla nna gre Adem ile Havva 'nn remesinin doa l yolu (Tanr'nn Olu sa'da tezahr ettii gibi), bakire do u muyd u . Fiziksel birleme yoluyla deil, Havva ' nn R u hsal-bakire gebelii a raclyla reme. Dolaysyla

Aytun Altdal

Adem ve Havva Kutsal Kitap'a gre Tanr'nn pla n n d a olmaya n bir i yapmla rd . Havva d insel klie y a d a dog ma yapld ekliyle gnahkar deil, bir kiilik-verici w kimlik alcsyd. (Havva, Adem gibi topraktan dei l , Adem'den -insan- yaratlmtr. Adem' in olumu kiml i inden yaratlmtr. a hsiyet -Persona- nsan'n aynaya ca rol simgeleyen ma ske demektir. ) Tekvin'de gnahn temelde bir kimlik sorunu olarak de il, bir kiilik (persona) sorunu ola rak biimlendii vurgu lanmaldr. Tanr'nn pla nna gre nsa n 'cinslerine gre canl mah lukla r' (Tekvin, 1 : 24) gibi ya ratlm deildi. nsa n 'tekil' olarak ve "denizin balklarna, ve gklerin kularna, ve s rlarna, btn yeryzne, ve yerde srnen her eye ha kim olsun" (Tekvin, 1 :26) diye ya ratlmt . Ve Tanr ona "Semereli olun ve oa ln, ve yeryzn doldurun, ve onu tabi kln" (Tekvin, 1 :28) demiti. Ve yedinci gn, Tanr' nn "yapt ii bitirdii" (Tekvin, 2:2) Sebt gn gelmiti . Ve "topra ilernek iin adam yoktu" (Tekvin,

2:6), "Ve RAB Allah yerin toprandan adam ya pt, ve


onun bumuna haya t nefesi fledi; ve adam yaaya n can oldu" (Tekvin, 2:7). Adem kimliini, yani bireyselliini 'seim' ya pt a n edinmiti. Yapt seim ona bireyselli ini kaza ndrmt. Adem ya lnzd ve Ta nr "kendisine uygun bir ya rdmc yapacam" dedi. RAB Tanr tpk Adam gibi hayva nla r da toprakta n ya ra tt ve her birine ad vermesi iin onlar adama getirdi ve "ve adam her biri nin adn ne koydu ise canl mahlukun ad o old u " . Ve adam btn srlara ve gklerin kularna ve her k r hay vanna ad koydu" . "Eski Ahit' ten a nlald ka da r y l a Havva ve Bilgi Meyvesi'nin ortaya kndan nce 1\ d , m (Adem) d iled ii, gibi ad verebiliyord u. Adl a r w nn k. Adam kendi tekil -yapayalnzd- kimliini ya ra l m l .

74

isa

Adem'in kimlii kend isiyle hayvanlar arasndaki farkllk zerine temelleniyordu. nk onlarn arasnda 'kendisi ne uygun bir yardmc' da yoktu. Ama Adam'n bireysel kimliini kendine hayvanlardan (ahsiyeti) farkllatra rak oluturmutu . Bu fark onun kimliiydi . RAB Tanr bundan sonra Adam' derin bir uykuya daldrp ondan kadn yaratt ve 'onu adama getirdi' . Havva (Negebhah) ile birlikte Adem kiilii (ahsiye ti) olara k 'rol eylemi' ni edind i . Adam'n kiilii ve oyna maya yazl olduu rol, hayatta kalabilmek iin Hav va'yla giritii birbirini tamamlayc birlie uygun olarak biimlenmiti. Dolaysyla, adamn / insann kiilii kim liin 'fark' zerine d eil, 'ayrm a / eliki' zerine te mellenmiti. nk Havva, Adam'n kendini farkilatr d hayva nlar gibi topraktan d eil, ama Adam' d a n yara tlmt. Adam Kadm' grdnde dedi ki: "imdi bu benim kemiklerimden kemik, etirnden ettir. " Bu nedenle dir ki "Adam anasn ve babasn brakacak ve karsna yapacaktr ve bir beden olaca ktr." Bu asli 'eliki' Adam' bir alandan ayrp sonra onu bir bakasyla bir letirmektedir. Kimlik Adam ' hayva nlardan farkllatr m ve Adem ahsiyetini kendi kart olan Kadn' d a bul mutur. Dier bir anlatmla, Eski Ahit yorumlannca Er kek' in Kimlii' nin (ldentity) Tanr' dan ald ve / fakat ahsiyetini (Personality) Kad n sayesinde ed ind ii anla lmaktadr. Kiilik varoluun ierik ve biimi a rasndaki elikiyle ekillenirken, kimlik, z (toprak) grnten (Tanr Benzeri olarak yaratlm nsan) ayrtra n farkn tezah rd r. nsann kimlii onun 'yoldan kmasna' izin verir, yani kimlii sonsal fark olarak 'seim'e gereklik kazan d rr. nsan yoldan kabilir, onun Tanr indinde hatal a ddedilme hakk vardr. 1 Ama insan gnah kiiliinde

Aytm A/tdal

iler. nsan 'bir beden' olduunda, 'bilrne' ye balar. (Ya hudi geleneinde de 'bilrne' nin cinsel iliki ve rollerle ilintili oluu rastlant deild ir.) Kimlik alglar ve duyum sar, ama kiilik akl yrtr ve alglanan b ilir. nsan g nah ilediinde, ne yaptn bilmektedir. Kutsal Kitap'ta ki nsanlk tarihi, Yahu d i alirnlerce hakl olarak gzlern lend ii gibi, nsan' n utanc bilmesiyle balar.2 Adam ve kars balangta bir u ta n hissetrnezken, iyiyle kty rendikten sonra onu 'bildiler'. nsan bilmeden gnah ileyemez, yalnzca yold a n kar. Yolunu aran nsan her zaman Doru Yol'a ve daha nceki gnahsz duru muna yeniden d nebilir. (Buna branice' d e Teshuva d e nir. Doru olana geri dn, rucu demektir. ) Ama gnah tan kurtulma Tanr'nn balamasn gerektirmektedir. Adern gnah ilememi, yalnzca yolda n kmtr; oysa Kabil gnah ilemitir. fkes i kimliine deil, kiiliine ilikindir, nk her iki ka rde de Havva ' nn syledii gibi, 'RAB'bin yardmyla' domulardr (Tekvin, 4: 1 ) . Kabil Tanr' nn kardeinin sunusunu setiini grdn de sura tn asrntr. RAB Kabil'e sorrnutu : "Niin fke lend in? Ve niin ehreni astn? Eer iyi davranrsan o ykseltilmeyecek mi? Ve eer iyi davranrnazsan, gnah kapda pusuya yatrntr; ve onun istedii sensin; faka t sen ona stn ol" (Tekvin, 4 : 6-7) . Kabil gnaha stn olamad. Kardei Habil' i ldrd. Sinsi plann kurdu, kardeini kandrd ve onu soukkan lca katletti. Bu, yoldan kma d eil, gnaht. Bu yoldan kma hakkn kullanma deildi. nk nsan yoldan k ma d urum ya da srecinde ilkel rnasurniyetini yitirmeye bilir. Gnah bilinli olarak gerekletirilen bir eylemdir. Masurniyetle bir ilgisi yoktur. Kii Tanr'nn Yasa s nn de ayn a n d a hem masum hem gnahkar olamaz ! Adern kendi-bilincindelii, kimliinin paras o l a n
Sl'-

' '

sa

imden ald; Havva'yla birlemesinden sonra iyi ile kt y bildi, dolaysyla kiiliini kavrayarak bu noktadan iti baren kendini gerekletirebildi. Kimlik bir kendi-bilin cinde olma srecidir, kiilikse kend ini-gerekletirme s recinde geliir. Kabil' in gna hndan sonra "Adem karsn tekra r bildi; ve bir oul dourdu ve onun ismini it koy d u . " Kabil sonsal gnahkar temsil ediyordu. nk "it' in de bir olu dodu ve onun adn Eno koydu. RAB B N ismini o zaman armaya baladlar" (Tekvin, 4:2526). nsan ayn zamanda hem Tanr' nn adn arp hem de gnah ileyemez. Yoksa bu "Ya RAB'bim, bana sana kar gnah iiemernde yardmc ol !" demeye denktir. it-Eno'un ardndan iyi ve iyilik ilahi ve kutsal olann kayna ve onlara giden yol olurken kt ve kt lk, mutlaka d insizin deil ama, gnahn kayna haline geldi. Yahudilik' te na nszlk ya da Ha ram kavray Tapnan Kaps nnde yatan/ 'Ruhsuz ve Cansz' temsil eder. nanszlk mutlaka gnahkarlk ya da kt lk deildir. Gnah insan-yapsyken inanszlk insanda bamsz, RAB tara fndan henz kutsanmam olandr. nsan hatas Musevilerin gndelik yaamnda genel olara k inanlandan daha nemsiz bir rol oynam ve daha az etki li olmutur. Amittay'm olu Yunus'un yks bu nu sergiler. Yunus RAB'bin "Kalk Nineve'ye, o byk ehre git, ve ona kar ar; nk onlarn ktl be nim nme kadar kt" (Yunus, 1 : 1 -2) szlerini iittiinde RAB' dan kamaya yeltenmi ve Tari'e ynelmitir (Yu nus, 1 :4). RAB emre itaat etmeyen Yunus'u 'gnahkar' olarak nitelememitir. Eyp'le de ayn durum sz konusu dur. Bu 'en byk adam' (Eyp, 1 :3) Tanr'y hata ile mekle sulamt, ama Kutsal Kitap'ta yazld gibi, "bu ii n hepsinde Eyp su ilemedi ve Allah' a uygunsuzluk y kl emedi" (Eyp, 1 :22).

Aytun Altndal

Musevi Yasas ve Haggadah' da gna h zel b i r olgu dur. Da ima gnah ileyen zel bir lke ( Hezekiel, 1 4: 1 2gibi zel kentler (Tekvin, 1 8 :20), srail'de olduu gibi g
ruh (Hezekiel, 1 8:3) vardr. nk srail Tanrs' nn emir

1 3), gnahkar bir krallk (Amos, 9:8), Sodom ve Gomore

nahkar bir ulus (Amos, 3:2) ya da 'gna ha giren' zel bir leri zde braniler iin olan zel dzenlemelerdir. RAB in san ruhu iin dzenlemeler getirmemitir. Dolaysyla g nah Yahudiler iin zel, yapsal ve yasal bir konudur, ma nevi deil. Polis'te yaayan Yahudi Hristiyan gibi bir bi rey deil, zel konumu, ahit ve bir anayasayla (On Emir) kesin olarak belirlenmi zel bir insan tipidir. Ahde gre Musevi'nin hatasn dorudan RAB'le tartma hakk var dr. Tanr'ya ulamak iin aracya ya da papaza gereksini mi yoktur. Ve kimse kendi yaamn ba kalarnn gnah nn bedeli olarak teklif edemez. brahim Peygamber Tan r'nn dostuydu (Tekvin, 1 8:22-23). Dolaysyla Tanr tara fndan grlerini ifadelendirmesine izin verilmiti, bu durum, brani iin de geerlidir. Adem'e seme zgrl tannmt; Musevi bunu kullanr. Kutsal Kitap'taki Tek vin'in tarihin ba ola rak kurulmasndan bu yana, Yahudi Tanr nnde haklarn -ve olas hatalarn- bilmektedir. Musevi tarihsel olarak 'hatalarnn bilincinde', 'gnahnn bilincinde' olmaya koullanmtr. nk yuka rda d a be lirtildii gibi, Tanr bu Yasa'y onun yreine yazmtr ve "herkes(-in) kendi komusuna ve herkes(-in) kendi karde ine RABB bilin diye retmesine" (Yeremya, 3 1 :34) artk gerek ka lmamtr. Musevi'nin gndelik hayatnda g na hta n ok Korku ve Anlay rol oynar. Gnah Musc vi'nin bireyselliine ve kimliine eklemlenmi de i l d i r. Musevi'nin zel stats kendi Tanrs tarafndan sei l m i olmasndadr, kimliiyle ayn Tanr tarafndan i l a h i k l n mtr.

O /S

Pavlus Hristiyanl' nda durum byle deildir. T mel / evrensel Kurtulu her Hristiyan'n kendisinde Birey selletirilmitir. Gnahn tmellii de bireyselletirilmitir. Bireyin gnah olmakszn bireyin selameti de olamaz. G nahn tekil doas ve anlamlar Hristiyanlk'ta (Yahudi gnlk ya amnda olduu zere) daha az cemaate ve din ada mlarna ilikin, ama daha kentsel ve sivildir. Yahudi geleneinde gnah ileyen ruh, kendi cezasn kendi eker, tm insanln adna ceza ekemez. Hristiyan Dogmas'na gre sa kendi Bireyselliinde, gnahszdr. Tanr olarak sa gnah yaratamazd; tm insanlarn iledii gnahlar toplayarak bu gnahlar iin ac ekmiti ve bedelini yaa myla demiti. sa iin gnah bir kimlik deil, bir kiilik konusuydu. Ancak Pavlus bu noktay gzden kararak g nah kimliin bir alarnet-i fa rikas ilan etti. Pavlus' a g re insa nlar balangta Adem ile Havva'nn iledikleri var saylan gnahtan tr, doutan gnahkar olduklar iin eit ve zdetiler. Bu ilk gnah, ister Yahudi, ister Gentile, ister Pagan olsun, fark etmiyordu . Dolaysyla Pavlus, tm Gentileleri gnahkar ilan etmekte duraksamamt. Pavlus gnah insanln benliinde, ha tta domam kuaklarda balatyordu . Ancak orada kalmyordu . Pavlus'a gre sa Meryem'in rahminde bedensellemi olmakla kalma mt, ayn zama nda Golgotha' daki armhta gnahlatrlmt.4 Pavlus Korintoslula ra yle yazyordu: "Gnah bilmeyeni bizim iin gnah ya pt, ta ki biz kendinde Alla h' n salah olalm" (ll. Korintoslulara, 5 : 2 1 ) . sa 'nn misyonu srasnda Gentile vicdan yasa s kent lerdeki egemen ahlak yasasyd. Nedir ki bu yasa Yahudi ler ?. rasnda geerli deildi . Kentsel-sivil d eerlerce prag m a tik olara k ekillenmi ola n Gentile vicdan ya sas kim seyi gnahkar olara k damgalamamaktayd. Hristiyanlk Pa vlus'la balayarak tmel gnahn Bireye indirgenmi

Aytun Alt ndal

eklini sivil / kentli Centile'in vicdanna yerletirdi. Dola ysyla gunah insa nn tm eylem, duygulanm ve d n cesini belirleyen orta k 'birim' haline geldi. Gentile Pav lus' un belirledii standartla r uyarnca kendini 'douta n gnahkar' grmeye balad. Vicdann temizlii Pavlus iin yeterli deildi: 'Bu insa n masum klmyordu' (1. Kor,

4:4). Pavlus d iyordu ki: "Niin benim hrriyetime baka vicdanla hkmolunuyor?" (1. Kor, 1 0 :29) Dolaysyla Pa
gan ve Gentilelerin selamete ula mak iin gnaha ihtiya lar vard . Bu nedenledir ki Pavlus' un retisinde Genti le' den yeni bir hayata va ftiz olmas ve armh' taki sa gi bi ac ekmesi isteniyordu. Musevi iin gna hn yalnzca iki sonucu vard . Ya RAB tara fndan cezalandrlyor ya da balanyordu. nc bir yol yoktu . Pavlus, Musevi geleneinin dnda, nc bir seenei aklayp sistemletirdi : Istrap ekmek. Mu sevi, yaam ve geleneinde haya tta kalma istei ile varl n srdrebilme gds, strab ve kiinin bakalarnn gnahlarndan tr sulu olmasn dtalamaktayd. Ba kalarnn gnahlar iin ac ekme Museviler iin bir lks t ve ha len de yledir. Hezekiel bunu aka ortaya koy maktadr: "Su ileyen can, lecek ola n odur; babann fe sadn oul tamaz ve olun fesadn baba tamaz." (He nahlar yznden ac ekmez . Tabiidir ki ldrlemez de. Musevilikteki gnah ve kutsanmln ya ps, Gentilc H ristiyanl'nn yaylyla birlikte dramatik bir deii me urad. Pavlus' un ihra nilere Mektubu'nda belirtildii gibi: "nk keha net deiince, eriatn da deiilmesi icap eder" (branilere, 7: 1 2) . Artk Melkisedek* ta rika tn

zekiel, 1 8:20) Gna hkar bir baba nn olu, babasnn g

Melkiedek: Eski Ahit'te sz edilen kral. brahim Peygamber'in yardmc l duu kral. Melkisedek, brahim Peygamber'i l utsamtr. Eski Ahit' tl' k
olduu anialamayan esrarengiz bir lcraldr b u (y.n . ) .

HO

sa

yeni Yce Rabbi sa Mesih idi ve bu yzden, "nk za yfl ve faidesizlii sebebi ile evvelce olan bu emrin ipta li (nk eriat hibir eyi kemale erdirmed i), ve onun ye rine vastas ile Alla h' a yaklatmz daha iyi bir midin itha li oluyor"d u (branilere, 7-1 8, 1 9 ) . Ve sa'nn "her gn bakahinler gibi nce kendi gna hlar iin ve ondan sonra kavminin gnahlar iin kurbanlar takdim etmeye mecbu riyeti yoktur; nk kendi kendini takdim ettii zaman bunu bir kerede yapt" deniliyordu (branilere, 7:27) . Do laysyla sa, Musa'dan daha bykt (branilere, 3) ve "insan tarafndan deil, Rab ta rafndan kurulan hakiki a drn,. hizmetisi (bra nilere, 8:2) idi. "Ve bu sebepten ye ni ahdin yayancsdr, ta ki, birinci a hdin altnd a olan su larn fidyesi iin lm vuku bulmu olarak, davet edilen ler ebed i miras vaadini alsnlar" (branilere, 9:1 5). sa "ikinciyi sabit klmak iin birinciyi kald ryor. sa Mesih'in bedeninin bir kerede takdim olunmas ile o irade de tak dis" (branilere, 1 0 :9-1 0) olunuyord u . sa, besbelli ki, Matta'nn hakl olarak gsterd ii gibi, 'kavmini gnahla rndan kurtarmak iin' yeryzne gel miti . sa'nn yaam-boyu yolda ve kan kardei Yakub yle yazyordu: "Eer gnahlar ilemise, kendisine ba lanacaktr" (Yakub' un Mektubu, 5 : 1 5). sa ancak birin ci ahitle bal olup 'gnah' ileyenleri kurta raca kt, Pav lus'un belirttii gibi tm kaybolmu olanlar ya da btn 'gnahka rlar' deil . nk gnah iieyebilmek iin, nce Ahit' e taraf olmak gerekiyordu. Gentileler Ahit' e bal ol mad iin vaat edilen miras alabilmek iin gnaha gir meye haklar yoktu . nk Yakub'u n ded ii gibi gnah 'Eer' ilenmise balanacakt.

Tala rakl: adr. Musevilik'te Tanr'nn kurduu ve bulunma ktan holand yer ( y . n . ) .

Aytm Altndal

HI

Yani Ahit' te gna h 'Yasa'y inernek' (Yuha nna), 'oto riyete bakaldrrnak' (Yahuda) ve 'otoriteyi k msemek' (Peter) olarak betirnlenrnitir. Paga n ve Gentilelerin yasa y ve otoriteyi belirleyen kendi ahlaki ve ma nevi ynetme likleri vard. 'Ahit iaretini' tarnyorlard ve yrekleri snnet* edilmemiti. 'Bu-dnyal' bir vicdan yasasyla y netiliyorlard . Bu sorun Pavlus'u n akln fazlasyla megul etmitir. Bunu Muhtedilerle ve dostla ryla birok kez ta rtrntr. Kulland tartma yntemi hibir ekilde Musevi gelene ine uygun deildi, ama Helen d iyalektie uygundu. So nunda Sira'rn kitabnda olduu gibi 'gnah' Havva'ya dek tayp trnelletirrneye kara r vermitir. Bu rada da bir k yolu bulmutur. Ancak kk bir sorun kmt kar sna: yi d e, Tanr kimlerin Tanrs olacakt? Pavlus O' nun yalnzca Yahud ilerin deil, Gentilelerin de Tanrs olduuna hkrnetti. Kaba bir senkretizrnle sorunu zrn leyiverdi. Kimse ta m dorucu deildi ve insann bu ilk gnah karsnda rnazur grlebilir bir yan yoktu. Bu g nah gemite ve gelecekte tm insanln tek ortak payda s haline geliyordu . Gnah' trnelletirdikten (Pavlus'un Gala tyallara Mektubu, 3:22) sonraki adm bunu her Gen tHenin vicdannn derinliklerine yerletirebilrnekti. Pavlus apnda biri iin bunun soru n olmarnas gerekiyordu a ma sorun haline geld i. Paganlar gibi Gentile de snf-bilinci olan insanlard . Zenginlerin yoksul v e sradan insanlarla a y n ilk gnah paylarnalar, Yazg (Fortuna) kavramna ters dt iin ra ha tszlk yara tyord u. Aristoteles bile kirnilerinin kle, kirnilerinin d e efendi olarak doduklarna inanyor d u . Gentileler ve Paganlar iin tanrlar deil, mitolojik ho

Mutlak Teblii'ne kesin inan d uymas keyfiyetidir (y.n.).

Yrein Snnet

Edilmesi, Mu sevilik'ten geme bir deyitir. Birey ' i n T,n r ' n n

H2

lsa

yutlar iindeki Yaratl Efsanesi byk nem tayordu. Ve

supertitio (Batl) gibi iman da bilginin alt bir derecesi

saylp eitimsiz snfa ra terk edilmiti . Gentileler arasn da geerli inanca gre tanrlar dahi Yazg'ya tabiydiler. Tm varlklarn orta k paydas gnah deil, Yazg'yd. Pavlus Yazg'nn gcn krabilmek ya da zayfla tabil mek iin, gemite edindii bilgilerine dnd . Ta rtmala rnda ara olarak hileli mantk oyunlarn kulla nmaya ba lad . sa ' nn Ferisilerin sa htekarln nasl eletirdiinin Pavlus iin hibir nemi yoktu . Tpk sa 'nn nasl dodu unun ya da nasl vaftiz edildiinin de bir nemi olma d gibi. (Pavlus 'bu iki mucizevi olaydan hi sz etmemi tir. Onlar grmezden gelmitir yalnzca . ) Pavlus hileli ma ntk yard myla Tek-Tannclk tarihindeki ilk kaytl ifte sta ndartln yaratcs oldu. rnein Pavlus iin insann masum saylabilmesi iin vicdanen temiz olmas yeterli deildi, ama gerektiinde, masumiyetini gsterebilmek iin kendini vicdanen ger ekten temiz dindar bir adam olarak gstermekten uta n duymuyord u . Peter, Barabbas ya da Silas' sularken, ken dini hileli konumalardan tenzih etmekte de dura ksa m yordu. Korintoslulara Mektubu onun ifte standartlarn etkili bir biimde sergiler. Pavlus yle yazyord u : "Ve Ya hud ileri kaza naym diye Ya hudilere Yahudi gibi davra n dm; kendim eriat altnda olmadm halde, eriat altnda olanlar kazanaym d iye eriat altnda olanlara eriat altn da gibi davra ndm. Alla h'a kar eriat olmayanlardan deil, ancak Mesih'in eria t altnda olarak eriat altnda olmayanlar kaza naym diye eriat altnda olanlara eriat altnda gibi davra ndm . . . her suretle bazlarn kurtara ym diye herkese her ey oldum" (1. Korintoslulara, 9:2022) . Anakronik bir armla Pavlus gnmzn bukale mnvari ilkesiz politikaclarna benzetilebilir. Makya-

Aytun Altndal

&. l

vel' den nce Pavlus va rd! Tek ve Mutlak gereklik sayd grlerini kabul ettirebilmek iin bir Centile' nin kendi yoluna ihtida etmesini kolaylatrabilecek her szck, her davran ve her eylemi gayet dikkatlice kullanmt. st snfn hanmlar ve hizmetileri arasnda, Ya zg'ya inanan Centile erkeklerinden daha fazla baar kazanm olmas na amamal! Pavlus kendi kua karsnda muhtemeldir ki sa' dan daha yaratc ve daha hogrlyd. Pavlus unlar yaz mt: "yle ki biz bundan byle bedene gre kimseyi ta nmayz; ve Mesih'i bedene gre tandksa da, artk imdi ylece tanmyoruz. yle ki eer bir kimse Mesih'te ise, yeni hilka ttir; eski eyler getiler; ite, yeni oldular'' (Il. Korintoslulara, 5 : 1 6- 1 7) . Pavlus inanmak istediine niin inandn da yle aklamt: "Yazldr ki: man ettim, bunun iin syleyeceim" (Mezmurlar, 1 1 6:1 0) . Ve ekli yordu : "nk gze grnen geici, ama gze grnme yen ebedid.ir." Dolaysyla gzleri grlenler zerinde sa bitlemi deildi. Pavlus gizli ve utan verici yollardan vazgetiini bildiriyord u . yle diyordu: "Fa kat kumaz lk ile yrmeyerek, Allah'n kelamn tai etmeyerek, ancak hakikatin izhar ile kendimizi Allah'n huzurunda her insa nn vicdanna tavsiye ederek, utancn gizli eyleri ni red dettik" (Il. Korintoslulara, 4:2) . Pavlus iin sa ' nn, szn ettii Patriarkla rn Tanrs gibi sadece canllarn Tanrs olmas yeterli deild i; nce den d eiimsiz olan Tanr kela mn a rptmamakla birlik te, gzden geirmi ve sa'y hem 'Dirilerin hem de tm llerin Tanrs' (Romallara Mektup, 1 4 :7-9) yapvermi tL Ve Timoteos'u n kitabnda da Pavlus sa 'y Ta nr ile n sa n arasndaki 'Bir ve Tek arac' ilan etmekteyd i (Timote os, 1 :2-3). sa ' nn szlerinin tersine 'insan-benzerinde yaratl m '

O lsa

Tanr Olu imgesi, Pavlus' un ellerinde bir 'Arac-Tanr' ve kozmopolit bir 'nsan benzerinde yaratlm Ruh'a dn mt'.

3.2.

man Siyaseti

Pavlus, misyonunda pragmatik ve gerekiyd i. Hibir eyi rastlantya brakmamaya alyord u . Usta bir rgt yd. Tm Roma yurttala n gibi o da kendisine intikal etmi olan Sekler kudretin gayet iyi bilincindeydi . Tehli keye dtnde, kendini koruyabilmek iin miras ald Sekler unvan ve standartlar ne sryor ve esas ilgi ve inanlarn dikkatlice gizliyordu . Yaamndaki bylesi kri tik anlarda karsndakileri Ruhsal beyin-ykamalada hu zursuz etmemeye zen gsteriyordu . Pavlus'un kend isini tutuklamaya gelen komutann, Roma yurtta olup olmadn sorma s zerine, "Evet. Ben Romal dodum" (Resullerin leri, 22: 22-29) deyii, ya da yolunu kesen askerlere "Ben Kilikya'dan Tarsuslu bir Yahudi, ehemmiyetsiz olmayan bir ehrin ahalisinde nim" (Resullerin leri, 21 :37-39) deyiiyle olduu gibi. 'Ehemmiyetsiz olmayan bir ehrin ahalisinden olmak' Pavlus iin ou zaman sa'nn havarisi olmaktan daha nemliydi . Pavlus'un misyonunu anlamak, onun siyasete bakn anlamaktr. Dier havarilerle karlatrldnda Pavlus bir havariden ok bir ideolog olarak ortaya kmaktadr. Teleolojisi ve kendini gerekletirmesi (kendi-pratii) ge nellikle imann ayordu . Pavlus bir Fideist, bir grev ve iievlerin adamyd. Kukusuz kimi yazarlarn ne sr d kleri gibi, bir Roma ajan ya da muhbir deildi.5

Sen kendi yolunda git, alem ne derse desi n (.n.).

Aytun Altndal

Siyasal ka riyerindeki iki ilgin manevra, Pavlus'u ra hatlkla dneminin en nl taktiki ve stratejistlerinin s ralandklar stunlarn zerine yerletirmektedir. lk ola rak Rab'bi Mesih sa' nn pei sra, Pavlus da oto riteyi Musa Ya sa s'nda kinden farkllatrmtr. Ancak sa'nn tersine, Pavlus bunu yapmasna ramen cann uzunca bir sre korumay baa rabilmitir. Pavlus' un Musevilerle arasndaki tartma Sekler de il, dinsel bir konuyd u . Bir Ya hudi ve bir Ferisiler Ferisi'si olarak Sanhedrinlerin Yasa'ya uygun zm kararnda s rarl olmas gerekirdi. Oysa, bunun kendisi iin yara taca sonular bildiinden, bunu reddetmitir. Roma yurt tal kisvesine brnerek ve tm sulayclarn arta rak adil bir karar iin Sekler merciye, bizzat Sezar'a ba vurmutur (Resullerin leri, 25:8). Ve Sekler otorite tara fndan masu miyetinin onaylanm olmas, artc deil dir. Sekler merci, kkeninde tam anla myla Yahudice olan dinsel bir konu iin Pavlus'u lme mahkum etmeyi gerekli bulmamtr. kinci olarak, otoriteyi, ilgintir ki, yolda havarilerin savunduklar Musevi Yasas'yla deil, Kilise'yle zdele tirmitir. Ve onlar ikna etmeyi, ve dahas Gentilelere ili kin tm konularda ipleri ele geirmeyi baarmtr. Pavlus, Musevi-Hristiyanlarla* arasnda snnet ve he lal / murdar meselesiyle ilgili a tma patla k verd iindc, sa'nn kan kardei ve Kuds Kilisesi'nin saygdeer ba Yakub'a bavurup onu kendi safna ekmeyi baarmt . Pavlus Gentilelerin snnet olmasnn zorunlu olmad n ve bu nedenle de Musa Ya sas'nn kimi maddelerine uy malar gerekmed iini ne sryordu. Kilise tam z d d te*

Musevi Hristiya n /ar: 1 . yzylda balayan ve sa'nn beklenen M scvi Me


sih'(olduuna iman eden Museviler. Bunla r halil Musevi ancak Hristiyanla m Yahudilerdir.

gclcnlinc bal

sa

zi savunmasna ra men kendi bana yetkin bir gvde ;sterisi dzenleyen Pavlus, Yakub'un onayn alvermi t i . Balangta yannda hi kimse yokken, sonunda kaza nan tek kii o olmutur. Artk eline geirdii yetkiyle gnah ve ac kavra mlar n tasariayp Gentile adna karar verecek olan bir bana oyd u. sa'nn kendi can pahasna ya ra tt orijinal girii mi Pavlus'un ellerinde nemli bir siyasal araca dn mt. Pavlus zorda kalnca, konumunu derhal Sekler letiriyor, ancak 'btnsel grevi' ni kutsallatryord u . Ornein, Sacldukiler kyama, meleklere v e ruhlara inan mamaktaydlar (Resullerin leri, 23) . Sadd ukiler, Musevi ler a rasnda 'bu-dnyallk' ilkesine bal bir kesimdi. Pavlus Saddukilerin 'bu dnyall'na kar kan Ferisi gr savunarak iki grup arasnda, Sekler mahkemenin huzurunda son bulacak iddetli bir tartmaya yol at. Pavlus'un provokasyonu Musevileri gafil aviad ve so nunda kendilerini, kendi yasa ve geleneklerine ilikin bir sorun hakknda ok nefret ettikleri sekler merciiere ba vurmu olarak buldular! Pavlus mevcut Gentile siyasasna gre; oluturduu hem Sekler hem de ruhani bileenleri olan bir d inin ku rucusu ve temellendiricisi olmutur denilebilir. Pavlus' un misyonu ylece zetlenebilir: "Bu dnyaya ait siyasi konu larda Sekler, te-dnyaya ait i ve abalarn zda ruha n i olu n . " Pavlus iin b u dnyaya a i t konularda son otorite, ayrnt laryla akland zere, Sekler iktidard, Musa Yasas ya da onun yorumlar deil. Gerekte Pavlus bu yasa ve balayc ykmllklerini Musevileri Tanr'ya yakla maktan alkoyan engeller olarak grmekteydi. David
Pavlus ilk Kiliseleri, Musevi Sinagogla r'nda balatm, sonra onl a r evlere tatnut ( y . n . ) .

O isa, 1 989- 1 990'da yazlmtr ( . n . ) .

Aytun Altmdal

H '/

Christie Murray'in beli rttii gibi, "sa' nn iine dod u u Yahud ilik' te tm yoru m ayrntlaryla Yasa, mrnin Ya hu di'yi tpk rmcek ana yakalanm sinek gibi hareketsiz zgrl retisi, bunun antiteziyd i."6 Pavlus' un b u tu tumu zde Helenistik idi ve Kra lc ynetim tarzlarn a rtran zellikleriyle bir bakma Herod'un konumuna ya knd . Yine de Pavlus'un bu tu tumuna dindarlk, sekinci lik ve Tanr buyruklarnn yabanc, sekler iktidar zerin de stnln inatla savunan kendi cemaa ti, varl iti bariyle gerekte 'Dnyevi' olan Ferisiler grubu itiraz et mitir en ok. Pavlus Roma hia ra mektubunda nasl bir Devlet anlay tadn ok ak bir biimde ortaya koymutur. "Her kes zerinde ola n hkmetlere tabi olsun; nk Alla h ta ra fndan olmayan hkmet yoktur. Bunun iin yalnz ga zaptan tr deil, faka t vicda ndan tr de tabi olma k lazmd r. nk hkmetler Allah'n hizmetisidirler. Vergi hakk olana vergiyi, gmrk hakk olana gmr, korku hakk olana korkuyu, hrmet ha kk olana hrmeti, c mleye haklarn eda ed in." (Romalla ra, 13) (Ayrca bkz. Petrus'un I. Mektubu, 1 3-1 7) Pavlus'un siyaset alannda uygu la d ma nevralar son radan, zellikle ilk 200 yl iinde kilise yneticileri tarafn dan ta klit edilmitir. Kilise yneticileri Sekler iktidarla eliiyor olmalarna karn dinsel anlamazlklarn Sekii ler yneticilerin ma hkemelerine gtrmekten kanma mlardr. Hristiyan adnn ilk kullanld kent ola n A n takya Piskoposu, bunlardan biridir. Muhtemelen o s r.l l. r (S 272) talya ve Roma'daki egemen Seklerist ak m l. r n etkisi altnda olan Piskopos Pavlus, sa' nn Ta nr de i l , i n san old uunu ilan etti . Muarzlar onu derhal afo roz
l'l l

klmaktayd . Pavlus'un tand haliyle Hristiyan Ruh' u n

ler, ancak boyu n emedi. Ardndan da adil bir h k m i,i

HH

sa

I mparator Aurelius'a bavurd u . Fox' un belirttii gibi, Se kler imparator iin ''bu talep kendisine ulaan b irok ta lepten sadece biriydi."7 Bu din-ii sorunu Antakya Pisko posu Pavlus lehine zmleyen, Sekler iktidarn son ka rar oldu. Havari Pavlus, Mesih ve Rab olarak sa'ya imann ken dine sermaye yaparak onu

bir Tanr olarak Gentilelere

sund u . Frend'in syledii gibi, "Davut Mesihilii ve Tan r Kelam ya da Bilgelii' nde (Hikmet) kiiselleen ilahi yara tc kudret, bir yzyl akn bir sredir Musevilerde kout bir akm izlemiti . Musevi Tek-Tanrclm ihlal et meden bir araya gelmeleri mmkn deildi, gelememi lerd ir de. Pavlus'u n 'Tanr'nn Olu' kavray Musevi Mesihilii'nin snrlarn aar . . . Anlamazln tohumlar a tlmt. Sonraki kuaklarda Hristiyanlar Mesih' e

'bir

Tanr' olarak tapnacaklard."8


Sradan insanlar olan dier havari ve akirtlerin elinde Isa'nn retileri tutarl, kendine yeterli bir siyasetten yok sundu. Pavlus dahiyane bir biimde bunu kefedip yeni dinin kirilerini att. Bunu sadece bu hrsl

politicon ve

Helenistik polemik sanat ustas gerekletirebiiirdi ve ye ni dinin siyasal gvdesini (Eklesiyoloji) ifadelendirme yo lundaki bitmez tkenmez abalaryla, bunu baard. Ga latyallara seslenen nl mahkum-edici mektubu, Pav lus'un kendi ncil yorumunu ve Kilise-kurma siyasasn tekelletirme yolundaki kararlln aka sergilemekte dir. ihranilerin Yasa-Yapcs Musa gibi, Pavlus, polis'in toplumsal-tarihsel, iktisadi ve kltr standartlar uyarnca Yahudilik'in Yasa-Bozucusu ve Gentilelerin man-Yapc s oldu. Pavlus Yazg'ya ilikin mevcut fikirleri de deitirdi.
I len z 3. yzylda yaklak 4600 elyazmas ncil vard . Bunlardan hibiri ke l i mesi kelimesine dierinin ayn dei ldi (y.n.).

Aytun Altndal

!'l ' l

Pagan-Helenistik Yazg kavraynn yerine mutla k a r n ma a nlamnda sa'ya iman yerletirmeye alt . Ta n r' dan korkan, Muhted i kimi cemaatlerin dnda, Gentilc ler arasnda Yazg'nm kud ret ve hkm ylesine kanl mazd ki, verili anlaya gre tanrlar dahi Yazg'nn gc ne tabiydiler. Gentilelerin Yazgs'nm mutlak iman ve Rab olarak sa adl yeni bir Tanr'y gsteren Pavlus tarafndan kurtarlmak olmas, belki de tarihin garip bir cilvesidir!

religiocrat, yani d in brokratlar diye adland ra bileceimiz sacerdotalistler'in, Centile Kilisesi' ndeki bu ta
viz vermeyen brokratik koruyucularn ve bekilerinin kurucusuyd u . Pavlus'un gelecein kilisesi ve sacerdota lism (Kilise Brokrasisi) konusunda formlasyonu, tek gvde 1 oul paralar ilkesi zerinde temel lenmekteydi. Bu, ncelikle ve zellikle sa'nn organik siyasetinden Pavlus'un cemaat iin siyasal iktidar tezine geii belirler. Pavlus demiti ki: "mdi, siz Mesih'in bedeni, ve ayr ayr azassnz. Ve Allah kilisede bazlar, nce resuller; ikinci peygamberler; nc muallimler, sonra kudretli iler, sonra ifa mevhibeleri, yardmlar, idareler, dillerin cinsle rini koydu" (I. Korintoslulara, 1 2 :27-28 ) . sa iin Kilise kendine ina nanlar topluluuyd u. Diyor du ki: "ki veya kii nerede benim ismirole toplanm olurlarsa, ben orada, onlarn ortasndaym" (Matta, 1 8 :20). Dolaysyla iki ya da kiinin olduu yerde, Kilise de vard. Pavlus' un yorumunda Kilise, mezhep ve otorite b lm gereince Hristiyanlarn yaam koullarn yn lendiren ve giderek taahht eden nihai otorite merciinc dnt . Yeni Ahit' te Mesih' ten sonra Pavlus, ba oyuncu d u r . Yeni Ahit'te herkesten fazla yer tutar. Fikirleri v e ileri I n cilcilerinkinden daha fazla sayfa kapsamaktadr. l 'a v l u s hizmetlerini v e 'kentlerde kurduu kiliseleri'ni a n l a l rktn

Pavlus

isa

ne denli gayret sarf ettiini vnerek anlatmtr: "Onlarn hepsinden ziyade altm" (I. Korintoslulara, 1 5 : 1 0) . Pavlus'un ektii tohum, Normatif deerlere sahip bir siyaset ve gnahta ve strapta tasarruf kuramdr. Kentli yazd gibi Pavlus alt-yedi kiiden fazlasn vaftiz etmi deildir. Yine de, Centile cemaa tlerde yeni dinin kural ve dzenlemelerini kendi toplumsal-siyasal anlay ve sta n dartlar uyarnca kurmutur. Dolaysyla Centile Hristi yanlarndan Pavlusla trlm Hristiyanlar olarak sz et mek, yanltc olmayacaktr. Kurucu babalar Pavlus' tan ald klar derslerin ynlen d iriciliinde rel igocrat' lar, tarih boyunca uzun, i nce, ihti yatl bir yolda yryerek Musevilerin Muallim dedikleri sa'y Gentile-tarz kurulmu Kilise' de Tanr yaparak te kellerine almlardr. retmen sa'y kend i tekeline alan Pavlus Kilisesi, bundan sonra onu inanlmaz tanmlar la birentine sokara k sonsuza dek srecek bir srgne gn dermilerd ir. Religiocrat'larn eline d en sa, iman ve gnahtan kur tuluun Bir ve Tek kayna ve gvencesi sa olmaktan k t . Bu misyonu Kilise yklendi. 'Yahveh Selamettir' baa rl bir biimde, 'Kilise Selamettir' e dntrld. 'Gerek lsa, zamanla yerini Din Brokratlarnn istedii sa'ya b rakt. uras kesindir ki, Pavlus da bu kadarn herhalde bek lememitir. Ama oldu ! Pavlus'un tartmalarnda izledii siyasal strateji, sa'nn 'bize kar olmayan, bizimledir' gi bi Sekler idd ialarnn arriviste* ve bu nedenle de esnek e uygulamalar zerine zekice oturtulmutu. Bu durum
d a dahi, izleyicileri Kilise tarihi boyunca zaman zaman

isa' nn bir baka deyiini istismar hakkn kendilerinde


A rrivizm:

ikbal avcl, frsatclk.

(y.n.)

Aytun Altndal

'l l

buldular: "Benimle beraber olmayan, b a n a kard r, v e be nimle beraber d evirmeyen, datr. Bunun iin size diyo rum: Her gnah ve kfr insa nlara bala nacaktr; fa ka t Ruh'a kar kfr balanmayacaktr" (Matta, 1 2 :30-3 1 ) . Fox, K.T. Ware' e dayanarak unlar yazmaktan kendini alamamt : "Zulm Hristiyan tarihinin kalc bir gerei ' olagelmitir; 1 9 1 8- 1 948 arasndaki otuz ylda, 'sa' nn aF mha Gerilii'nden sonraki ilk 300 yldakinden fazla Hris tiyan'n lm olmas, rastlant deildir. Hristiyanl'n ilk dnemlerjnde, Konstantin devrinde de (zulmn) sonu gelmedi: Hristiyanlar hemen kendi dindalarn zulme ura tmaya koyuldular."9 Ve Bertra nd Russell' n dikkati ektii gibi : "spanyollar Meksika ve Peru' daki bebekleri nce vaftiz edip, hemen ardndan beyinlerini datyorlar d: Bylelikle bu bebeklerin Cemet'e gitmesini gvenceye alm oluyorla rd . . . Konstantin andan 1 7. yzyl sonu na kada r Hristiyanlar her zaman Hristiyanlar Roma im para torlanndan daha iddetli bir zulme urattlar. Hristi ya nln douundan nce, bu mezalim, Yahudiler dn daki kadim dnya tarafndan bilinmemekteydi . " 10 Pav lusu religiocrat'larn ykseliiyle, Centile iyimserlii gi derek daha youn sald rla ra urad. Yerine Kltrel Dinsel Karamsarlk a yerleti . Kendine i nananlarn varsaylan Tanrs, imana gre Tanr'nn dnyay ve 'kavmini' gnahla rnda n kurtarmak zere yeryzne gnderilmi olu sa Mesih, Pavlus'un izleyicilerinin elinde armh zerinde vahice ldrl m ya kkl bir gen adama indirgenmiti. Bundan son raysa mucizeli bir ekilde d iriltilip geride tazmin edilme mi aclar brakara k Babas'nn ya nnda yaamak zere gklere ekilmiti. Gifnahkarlarn selamete erdirilmesinin sorumlulu u nu, bundan byle iman bekileri devra lyordu . Bu, b i r kt-

lsa

resinde sa'ya da olmutu; on iki yldr kanama eken bir kadn kendisine yanap iznini almadan harmansine do kunmutu . Markos'un a ktardna gre kanama o an ke silmi, ancak sa 'nefsinde olan kuvvetin kendisinden k tn bitmiti' (Markos, 5:25-30) . Belki de rastlant eseri, bu kadn gelecein bir religiocrat' nn, gelecein Kilise si'nin kud ret-tacirleri arasnda nlenmeyi mit eden Pav lus' u n mstakbel bir akirdinin anasyd. u szler kime aitse, ortaada religiocra t'larm sa ad na nasl bir g gsterisinde bulunduklarnn daha iyi an lalmasna katks olur sanrm.

'Timeo non Petrum, sed secretarium cius . '


(Petrus'tan korkmuyorum, beni korkuta n, sekreteri. ) 1 1 Dier b i r deyile, "Havari' d e n korkmuyorum, beni korku tan onun vekili ola n Papa'dr. "

3.3.

sa'ya Ne Oldu?

Musevi grevliler tarafndan tutu klandkta n sonra (Yu hanna, 1 8:21 ), ksa bir sorgulamann ardndan sa, Musevi cemaa tinin otokra t ihtiyarla rndan oluan bir kurul, San hedrin tarafndan lme mahkum edilip, ertesi gn Vali Pilatus'a teslim ed ildi (Ma tta, 27:2) . sa, Tanr'nn adn le kelemekle Kfr'e Delalet'le sulanyordu . Bylesi temel ve din-ii bir konuda, Sanhedrin' in sa'y Yasa'ya gre Sek ler otoriteye teslim etmesi gerekmiyordu: Sonradan ste pan'a yaptklar gibi talayarak yaamna son verebilirler di. Bir Musevi'nin cezalandrlmas iin Sekler otoriteye bavurma giriimi, dinselden ok siya sal nedenlere daya nyordu. Kendisinin de belirttii gibi sa, Devlet' e ya da Sezar' a kar bir bakaldrnn nderi deildi . Frend'in de bl'lirttii gibi, mevcut toplumsal dzeni ve dnyay (sa-

Aytn Alt ndal

'"

eculum) ykp deerlerini bata n aa d eitirmeyi a ka hedefleyen ilk Hristiyan grup, S 340' ta ar bir Dona tis t fraksiyonu olan Circumcellionlard. Ve Circumcellionl a r, sa'dan deil, S 66' daki Gayur ayaklanmasndan esinlen milerdi.12 Ancak Ba rrabas bir ayaklanmaya ka tla n n l bir asiydi (Markos, 1 5: 7) . Sanhedrin, Vali Pilatus'un tutuk la tt Barrabas'm haya tn kurtarmaya kararlyd. San hedrin' in Barraba s' sa ' ya tercih edii muhtemeldir ki, si yasa l kaygla r nedeniyle onun kend ileri iin, yanl an lamlar temelinde kopuk bir d iyalog srdrebildikleri ya bancla m Musevi sa' dan daha fazla nem tamas ne deniyled ir. (z . Bkz . Yuhanna, 7 ve 8 : 1 2-47) Za ten Barra has 'Babalarnn Olu'ydu. (Barrabas: Ararnice Bar-abba [ Baba'nn olu] demektir. ) Sa nhedrin ta rafndan Kfr' e Dela let'le sulanmasna karn -z itibariyle byk bir dinsel sutu- sa, Vali Pi latus'un huzuruna bir cani gibi kartld: "Eer bu adam ktlk eden olmasayd, onu sana vermezdik" (Yuhanna, 1 8:303). Ancak Pila tus kestirme bir tepkiden saknara k Ya hudilere sa'y kendi yasala rna gre ya rgla mala rn sy ledi: "Onu siz aln ve eriatmza gre ona hkmedin. " Ya hudiler Pila tus'a dediler: " Bize kimseyi ldrmek caiz de ildir" (Yu ha nna, 1 8: 3 1 ) . Pilatus kendi grn aklad: "Onu siz alp haa gerin" (Yuhanna, 1 9:6). Bylelikle Mu sevilere sa'y armha ektirme izni verilmi ya da byle buyrulmutu, ama Museviler infaz gerekletirmeyi red dettiler. nk bunu yapacak olurlarsa Barrabas'n yaa mn Pila tus' u n elinden kurtaramayacaklard . Bunu n Ylri ne, dinsel bir sorunu siyasal bir gvde gsterisine dn trdler. Bylelikle Pila tus kararn geri a lmak zon n d . kald . Pila tus v e Museviler arasnda sylei, bu siya sa l m i sillemenin doasn a ka ortaya koymaktad r: "Yahudiler ona cevap verdiler: Bizim bir l' rii l l /.

94

O isa

vard r, o riata gre onun lmesi gerektir; nk kendisi ni Alla h'n olu ilan etti . imdi, Pilatus bu sz iittii za man, daha ok korktu; ve yine hkmet konana girip Isa'ya dedi: Sen neredensin? Faka t sa ona ceva p vermedi. Pilatus da ona dedi: Bana sylernez misin? Biliyor musun ki seni salvermeye kudretirn var, ve seni haa germeye de kudretirn vard r? sa ona cevap verdi: Eer sana yukar dan verilmemi olsayd, benim zerime senin hi kud retin olmazd . Bunun iin beni eline verenin gnah d aha b yktr. Bunun iin Pilatus onu salvermeye alyordu, fakat Yahudiler barp dediler: Eer bunu salverirsen Kayser' in dostu deilsin; kim kend ini kral ederse, Kay ser' e kar kor . . . Ve (Pilatus) Yahudilere dedi: te Kral nz ! Fakat onlar: Kaldr, kaldr, onu haa ger; diye bard lar. Pilatus onlara dedi: Kralnz haa gereyim mi? Baka hi\ler cevap verdiler: Kayser'den baka kralmz yoktur" (Yuhanna, 1 9:7- 1 5) . sa' nn Sekler yetki organ tarafndan masum bulun masnda alacak bir ey yoktu . Pilatus 'baka hinlerin kskanlktan dolay (sa'y) ele vermi olduklarn' (Mar kos, 1 5 : 1 0) biliyordu . Gerek Pilatus, gerekse kars, sa'nn haya tn kurtarmak iin ellerinden geleni ya ptlar. Pilatus'un Musevilere ynelttii srarl sorular, ikilerni ni ve vicdani hesaplamalarn gstermektedir: "Pilatus onlara : yleyse Mesih denilen sa'y ne yapaym, dedi. Onlarn hepsi: Haa gerilsin, d ed iler. Ve Pilatus: Ya ne k tlk yapt, dedi. Fakat onlar: Haa gerilsin, d iye ok ba rdlar" (Ma tta, 27:22-23 Bu sra d ve allmadk davann tuhaf doas, sonra dan . tarihe son derece nemli bir katk yapacaktr. Sekler iktidarn temsilcisi Pilatus kukusuz sa'nn Tanr ' nn Olu, ha tta ilahi olduuna dahi inanrnyordu. Y i ne de misyonunun (btnsel grev) kutsal olduunu

Aytun Altndal

. ,. ,

onaylad ve kabul ettii, belliydi. Sonunda sa'y, a r a l a rnda bir tartma gemi olan Atanm-Kral Herod'a tes lim etti. Herod, sa'dan honu ttu . O da sa'y sulama k. iin bir neden grrnyordu; kend inden menkul kra l a l a y a almak iin renkli b i r tunik giyd irip Pilatus'a geri gn derd i : Dolaysyla sa ilkin Sekler otorite, a rdndan da Yahudilerin a tanm kral ta rafnda n susuz bulunmu oluyordu. Tutuklama ve lme rnahkurniyet, Paganlarn Sekler iktidarnn ya da Musevilerin kararyd . Pila tus aresizlik inde son szlerini syleyip bir a nak suyla ka labaln nnde ellerini ykad: "Ben bu salih adarnn ka nndan biriyirn, bunu siz d nn." Btn kavim cevap verd i: "Onun ka n bizim zerimize ve ocuklarmzn ze rine olsu n ! " (Matta , 27:24-25) Ama sarsc sondan nce Pilatus beklenmedik bir harn leyle Musevilere bir oldubitti yapt. Museviler dinsel su la may siyasal bir sorun halinde a rptrnla rd . Sivil ve d nyevi fikirleri olan Pagan Vali Pilatus onu geriye, ait ol d uu alana gnderdi. sa' nn Musevilerin kral olma iddi asn szcn gerek a nla myla onaylayarak askerlerine bir d uyum yazp a rmhn zerine asmalarn syledi . 'MUSEVLERN KRALI, NASIRALI SA' denrnekteydi duyuruda . sa' nn armha gerildii yer kentin yaknla rnda olduundan ve duyuru Ararnice, La tince ve G reke olarak yazld iin pek ok Musevi bunu okudu. Muse vilerin nde gelen ra hipleri Pilatus'a kar ktlar: "Yahu dilerin Kral deil, fakat bu adam: Ben Yahud ilerin Kra l ym dedi, diye ya z. Pilatus cevap verd i: Ne yazd rnsa yaz d m" (Yuhanna , 1 9 : 1 9-22). Pila tus'un bu dava boyunca sergiledii siya sa l d l ' h . sonradan Musevilerin karsna ok ynl soru n l a r , k.. d . ilkin, Musevilerin hkm uyarnca a rm ha t r i l Nasral sa, Pagan yneticisi tarafndan Muscvi hri l...: r.

sa l ilan edilmekteydi. Pila tus'un old u bittisi, sa'ya iman

edenler iin

prima facie* bir delil oluturuyor ve Sanhedrin

yelerini ilk elden eriat' n (Musa' nn Yasas) ihlalcileri durumuna dryordu. nk kafirlere uygulanacak ceza, Musa Yasas'nda aka belirtilmiti : "Ona uymaya caksn, ve onu dinlemeyeceksin; ve gzn ona acmaya cak, ve esirgemeyeceksin, ve onu gizlemeyeceksin; faka t onu mutlaka ldreceksin; onu ldrmek iin nce senin elin, ve sonra btn ka vmin eli onun zerine olacak. Ve lsn diye onu tala talayacaksn, nk seni Msr diya rndan, klelik evinden karan Alla h' n RAB'den seni ekmeye almtr. Ve btn srail iitip korkaca klar, ve bir daha aranzda bunun gibi kt bir ey yapmayacaklar dr" (Tensiye, 1 3:8-1 1 ). sa'y Yasa uyarnca talayarak l drme yerine, Museviler Yasa'dan ayrlarak onu bir cani gibi armh'a gerdiler. Eer sank sa, yasalar ineyen biriyse, o zaman -Pilatus'a gre- Museviler ve Sanhedrin de yle olmalyd. Pilatus sa' nn Misyonu' nu merulatrmt. Herod'un yapaca hamleyi gzledikten sonra, sa'nn itirafn dik kate alarak onu tanmsal olarak Musevilerin Kra l ve Me sih ilan etti. Bylelikle halka Sekler iktidarn sa' nn ilahi misyonuna (grev) kar bir itiraz olmadn gsterneyi hedefliyordu. Musevi-olmayan nfusun gznde, byle likle Sekler iktidarn susuz, ya da ku tsal ya da ho gr d bir davran tarz (Misyonerlik) sekin Museviler ve Sanhedrin tarafndan canice, dehri ve kabul edilmez bu lunmaktayd. Eer bir ru hhan-olmayan Oayman) olarak sa Seklerlemi Musevilerin ilkiyse, o zaman besbelli ki Pilatus bu ku tsanm grev modelinin krsal (Musevi) ve kentsel (Gentile) gndelik yaamna yn veren dine-daya' f'rimt Faci: (Lat . ) : Kart kantlanana dek geerli olan delil ve iddia (.n.).

Aytw Alt mdal

'1 7

l-siya set sisteminde yan-yasal bir uygulama haline gel mesini salayan ilk Pagand r. Belli ki sa, blgede belli bal siyasa l fraksiyonlar ara sndaki siyasal g gsterilerinin ku rban olmutur. Ken disini ortadan ka ldrma k iin tasa rla nm bir komploya kurban gitmedii aktr. Zaten tm olaylar sa 'nn kendi sini zdeletirdii kehanete uygu n olarak gereklemi tir: "Ve gnahkadarla sayld" (sa iah, 53 : 1 2) . sa ar mh' ta yle seslenmiti : "Eloi, Eloi lama sabachthan i ? " (Al lahm, Allahm niin beni braktn?) (Ma rkos, 1 5 :34) ar mha gerilen sa, kend i szleriyle, bir zamanlar Peygam ber Yeu a raclyla srailoulla r'na u vaa tte bulunan Tanr tarafndan terk edilmiti: "Nasl Musa ile beraber ol du msa, seninle de yle beraber olacam; seni boa kar marn ve seni brakma m . Kuvvetli ol ve yrekli ol. Kulum Musa'nn sana emrettii b tn eriata gre ya pmaya dik ka t etmek iin kuvvetli ol, ve ok yrekli ol; y ryecein her yerde muvaffak olasn diye, ondan saa yahu t sola sapma" (Yeu, 1 : 5-7) . Eer Tanr'nn kela mna inanmak gerekiyorsa, sa ne den terk edilmitir? Dz ve Doru 'Yol' dan sa pp Sa a ve Sola dnd iin mi? sa'ya gre tm srail'den daha imanl ola n (soldaki) yzbayla (centu rion) sadaki Sa marityallarla grt aklda tutulmaldr.* Musevi Kra l Gideon bir keresinde Rab'be bir sunak in a etmi ve adna 'Yehova-alom' (Yehova Ba rtr) de miti (Hakimler, 6:24) . Oysa sa bar deil ayrlk ve a tma getirmek iin geld iini sylyord u . sa gerek h de kendi getirdii ayrln ku rban olmutu, bir Mustvi komplosunun deil. nk komplo kura m Hri sti y. yorumcularn 'kend ini-gerekletiren keha net' d iyt l ur

Musevilerin kendilerinden olmayanlarla dini konulan grml'llri. .. c malan, yemek yemeleri vb. yasakl.

1114

sa

mle ettikleri tezlerine de ters dmekte ve onlar arpt maktadr. Yeni Ahi t' teki kurguya gre sa her eyi biliyordu ve kendi sonunu ngrmt. Komplo kuram dokuya ek lemlenmi baka bir yabanc Sekler-kltrel unsurdur, nk komplo kura rnlar zerine temellenmi kehanetler de bulunmak, byk Musevi peygamberlerinin adeti de ildi. Sanhed rin bandan beri sa'y d inliyor ve gzlyor d u . Yahuda sadece bir muhbird i, o kadar. Musevilere sa'nn bulunduu yeri ihbar etmiti. te ya ndan Bara hip Kiyafas'n Musevilerin bir kurban vermesi gerektii eklindeki d, 'bir kiinin lm'ne ilikin olup zel olarak sa'y iaret etmemekteyciL sa ne yap tn biliyordu. Sonularn d a . Kehanetleri nin gereklemesi iin komploya gereksinimi yoktu . Ken di kanlmaz Sonu kehanete ikindi. Sonu olarak sa kend i kendisinin karar-merciiydi. Gaipten haber veren a hslarn ngr leri bir komployu nceden bild irebilir, ama Byk Musevi* peyga mberlerinin kutsal kehanetleri komplo zerine kurulmazla r . Yeni Ahit d erleyicileri sa' nn ne denli masum olduunu gstermek iin komplo kuramn eklemilerdir. Her durumda, Ta nr'nn Bir ve Tek Olu'na, dolaysyla da bizza t Tanr'nn kendisine kar insan-yaps bir komplo hazrlamas dnlemeye cei iin, bu kurarn kendilerinin sa'y kavray tarzla ryla da elimektedir. Bunun tersi daha da olanakszdr: Tanr' nn Bir ve Tek Olu'na kar Tanr-ya ps bir ko mplo dzenlemesi, Pe tcr'in ikinci mektubunda belirttii zere, "nce bunu bil melisiniz ki, kitabn hibir peygamberlii hususi tefsi rden d ei ldir. nk peygamberlik asla insa nn irad esiyle gel

Kndi'ni zdeletirdii kehanet Byk Peygamber Kehaneti'dir (y.n.).

n yk Musevi Peygamberler ayrm Musevi lik' te nemli rol oynar. sa 'nn

Aytun Altmdal

. .. ,

memi tir, fa kat insanlar Ruhlkuds tarafndan sc.. v k o l narak Allah'tan syled iler" ( 1 . Petrus, 1 :20-2 1 ). Kend i w ya da bizza t kendi oluna kar bir komploya ilikin bir kt haneti aklayan Tanr kelamn bir tez olarak kurgusalla trma k izofrenik deilse eer, kesinlikle Sciolastik* bir ya ktrmadr. Eer sa Musevilerin dedikleri gibi beklenen Mesih de il de, sradan bir nsan'sa, o zaman 'sradan bir insan' misyonunda blgenin en yksek Paga n Sek ler iktidar ta ra fndan onaylanm kral ve Musevilerin Mesih'i olarak tannm ve kabul edilmi oluyordu; ama eer ncil yazar larnn inand zere, Tanr' ysa, o zaman, insan yaps bir 'Komploya' kurban olmas olas deildi. Orta da bir Muse vi komplosunun bulunamayaca aktr. nk, sa g revine balad andan itiba ren insanlara ne vazettiini a ka sylemitir. En iyi bildii eyi vazetmek sa'nn hakkysa, reti lerini reddetmek de Musevilerin yasal hakkyd . Musevilerin sa'y sylemedii szlerle iftiraya kurban etmeye gereksinimleri yoktu . sa kendisi ne hibir yetki verilmed ii halde tam yetkili olduunu, beklenen Mesih olduunu sylemiti, olanaksz olmasna karn Tanr' nn Bir ve Tek Olu olduunu iddia etmiti, yapma mas gerekirken srail'in Tanrs'n zelletirmiti . . . Muse viler asndan, sradan bir Musevi olara k sa tpk tm s railou llar gibi Tanr ta rafndan ku tsa nmt, a ma 'btn sel grevi' (Misyonu) ka firce ve dehrice bulunmutu. Se kler adansa, sa kutsal deildi, a ma 'btnsel gre v i ' ku tsa l bulunmutu. Tanmsal anlamyla, sa yaamndaki 'benzerl i k l tr' i n kurban olmutu denilebilir. Kehanet' te sz ed i lP n hpn zerlie uygun olarak doduu sylenmiti . s ra i l Y. s,
Sciolastic: Kelime ve kavramlar kendi istemleri ynnde kll, n n,nllo.

102

O sa

tan on ikisi, yaklak yirmi bin Hristiyan' la birlikte ehit edilmilerdi.


Azizler Kitab'nda on binden fazla ad vardr. Adlar an

lanlar birka yz aziz, ehit edilmitir. Ve Azizler Kita b'nda anlan azizierin byk blm, aristokratik ya d a varlkl ailelerden gelmekted ir. Pek ok kral, birka krali e ve a krabalar putperestlere, kafirlere, sapknlara ve Ateistlere kar Katolik man'n savunduklar gerekesiy le aziz(e) ilan edilmilerdir. Constantin' in szde ihtida:.
,

dan sonra -gerekten ihtida ettii tartmaldr- Ateizm bu kez papalar ve sacerdotalistler tarafndan kendilerinden olmayanlara kar kullanlr olmutur. Ve bu azizlerden bazlar, gerekte kimi cinayetierin sorumlusudur. Bunun canl bir rnei, spanya Kraliesi Isabel'dir. 1 99 1 'de Papa Il . Jean Paul, Kralie'yi mstakbel azize ilan etmitir. ( 1 992'ye gre srada yaklak iki bin azizlik aday vardr.) Katolik iman ve dogmasn savunmadaki adanml ne deniyle azizelie layk grlmtr bu kralie. Oysa 1 5 . yzylda lkesindeki saysz cinayet ve ikenceden v e ni hayet on binlerce Yahudi' nin srgn edilmesinden kiisel olarak sorumlu olan oyd u . Kend i Mutlak Tanr fikrini da yatma uruna kullanlan balta, tarih boyunca hi krelme mitir; geen her yzyl, yeni bir dramn tan olmutur. Isa' nn Misyonu dneminde tam olarak rgtlenmi, Sinagog' dan tam ayrlm bir Kilise mevcu t deildi. Pav lus'un gnlerindeyse gevek biimde rgtlenmi* yed i kilise bulunuyordu. Galup Kamuoyu Aratrmas'na (AI PO) gre 1 980 ylnda -yalnzca ABD' de- %55'i Protestan, %30' u Katolik olmak zere 225 milyon Hristiyan yaa ma ktayd. Lamant' a gre, Protestan mezheplerinin en ge
n

ii, Gney Baptist Konferans 1 4.6 milyon kiiyi, 36 bin


l 'avlus ilk K i liseleri, M usevi Sinagoglar'nda balatm, sonra onlar evlere t. t m t ( y . n . } .

'

Ayt u

Altmdal

10 1

kiliseyi, 3 bin misyonu ve l l bin Bamsz Bap tist Cl m a ati temsil ediyord u . 18 21 . yzyla yaklarken* 81 0.464.000 Katolik, d nya n fusunun % 1 8.4 'n olu turmaktadr. Bu insanlar 359 bin kilise nntkas ve 2.456 d iyaseste toplanmlardr ve yak lak bir milyon rahibe ile 1 54 . 1 48 papazlar vard r. 1 Christian Buckley, yeryzndeki Ateist saysn iki yz milyon olarak hesaplamtr.20 Yeryznde Tek-Tanrcl kabu l etmeyen milyar insan vardr. Ve ellerindekinden son derece honu t grnmekted irler. Muhtemeldir ki Tek-Tanr'ya gereksinimleri yoktur. rnein Hint Klasik kltrnn mistik boyu tunda her yerde milyonlarca -ge leneksel olarak 330 milyon- tanr vardr.21 Peter Hebblethwaite, bir uzman, gazeteci ve srda bir gzlemci olarak Va tikan hakknda unlar yazmaktad r: "Kilise Kyamet' i bekleyerek urada yatan eski kemikler zerinde ykselmekted ir. Sonradan bu temel zerinde d evasa bir kurarn ve ilahiyat ve kurgu ve iman ve bo inan ve d evlet siyasas styaps ykseltilmitir. "22 sa vaa t ettii zere bu dnyaya dnecek olsa, bu gn lerde bir kez daha ileden kacak ve olaslkla yeni 'ben zerlik' sulamalarna muhatap olacaktr. E l abukluuyla amzn delilerine ya da sapknlarna benzerlii ne karlacak ve religiocra tlar kilisesi ya da TV Dindarlar tara fndan aalanacak, belki de aforoz edilecektir. Gn mzde kurumsallam dinsel domay ynlend irenlerin artk kii olarak sa'ya gereksinimleri kalmamtr. Evet, doumundan iki bin yl sonra, sa'ya ne old u ? Bugn her mmin, b u soruya kendi imann canl t u t a h i lecek b i r yant tamaktadr. nanc-btn Hristiyan l.r dan bazlar sa' nn (Tanr) Kilise'den srldn , k i m i
sa, 1 989-1 990'da yazlmtr (.n .).

I l l-I

isa

leriyse gnahkarlar tarafndan suiistima l edildiini syle mektedirler. Durum ne olursa olsun, uras aktr: sa kendi adna dikilmi kiliselerden hibirine kii olarak gir mi deildir. Kimi kilise, tarika t, mezhep ve kltler onun sadece adn ve yeryzndeki yaamn devra lp tekelle tirmilerdir. sa' nn yeryzndeki ad ve imgesi gerek imann kaleleri olduunu ne sren partiler iin d eerli bir sermaye olmutur. Onlar da bu addan kendi a ma lar iin yararlanmazlk etmemilerdir. Kiliseler gibi siyasa l partiler de hamlelerini 'Tanr adna' gerekletirip23 tpk bir zamanlar srail'in Tanrs' na yapld gibi, sa'y s mrp kendilerini sa' ya ilikin kendinden-menkul haki katlerle yeniden vaftiz ederek sularn ve banka czdan larn iirmilerdir. Gerekte sa'nn a leyhinde olduu varsa ylan 'komplo' halkn iinde yaad dnemlerde deil, sonradan, kendi adna hareket edenlerce tasarla nmtr, denilebilir. Din brokra tlar, sa' y, eer evinde (Kilise) gza ltna almad larsa, mutlaka sonsuz bir suskunlua mahkum etmiler dir. ileci Abelard gibi, gerek sa da terk edilmi ve sade ce adyla ve Kilise' nin kendisine yapt gndelik atflarla annsanmaya yazgl klnmtr. Kendisine iman edilen sa eer McDowell ve Larson'un nerdii zere, gemite ve gnmzde srail'in yaayan Ta nrs Yahveh ise/4 o zaman, halknn arasnda yaa ma sna izin verilmeyen bir Tanr olduu kesindir! Isa bundan iki bin yl nce dod u . Dnya zerindeki misyonuna balamasnn zerinden yaklak 1 970 yl ge ti. Ka nlmaz soru, hala orta dadr: "sa 'ya ve retisine n e oldu?" Herhangi bir mmin, sui generis sa'y u yz bin Kilise'de ya da saysz sahte kilisede, sahte ncil' lerde*
1-lln z 3. yzylda yaklak 4600 el yazmas ncil vard. Bunlardan hibiri ke limesi kelimesine dierinin ayn deildi (y.n.).

Aytun Altndal

veya pa palk teblilerinde vd .' den hangisinde bu labile cektir? sa rnein : Kendisini Mesih ilan edip retileri zerinde tek yetki li olmak iddiasnda bulunan Havarisi Petrus'u; Kendisini siyasete tabi klan Havari Pavlus'u; "Ka dnlarn kiliseye girerken bala rn rtmelerini"25 huyuran ikinci Pa pa Linus'u; 'Dinsel grevlere ayrlan nesnelere ancak din grevlile rinin dokunabileceini' huyuran sekizinci Papa Xystus' u;26 mparator Consta ntine'i sa adna vaftiz ettikten sonra 'din adam olmayanlarn, din grevlil erini herha ngi bi r sulu sulaya mayaca n'27 ilan eden otuz drdnc Pa pa Silvester'i; 'Gelenee aykr olarak Roma Kilisesi' nin a rcarius' u olup hazinenin ileriyle bizza t ilgilenen, nomenclator' dan kend i adyla makbuz kesen'28 seksen birinci Papa Aga t ho'yu; Sa da ka vermeyi bir eit tica ri ilem, 'bu gvenliksiz dnyadan brnn gvenliine sermaye aktarm'29 ola ra k gren ve 'hogr kenti'ni, 'eytan'n kenti' olarak mahkum eden Aziz Augustine' i (. 430); Siyasal dmann (Malatesta) iman dman ilan edip ondan ku rtulmak iin elindeki tm olanakla r seferber eden,30 ve dinsel grevleri sa adna sa ta kartan gemi papalarn en sekleri Il. Pius'u; 1 302 ta rihli bull'u (Ferman)

unam sanctum'da 'Sekii ler

klcn Petrus' un ihdasnda olduunu inkar edenler, Rab' bin kelamn anla maya nlardr,'3' diye ilan eden Pa p. VIII . Boniface'yi; 1 6 1 4' te kendisinin Tanr Keta rn'nn bedenlemi h i i m i , Yijce Prens Mikael olduunu n e s re n Ezt J... i d Meth'i;32

1 () .

isa

Papalar, yaplan sahtekarlklar ortaya kartanlara ve d ier szmona ykc unsurlara kar koruyan Papalarn Yanlmazl ( 1 870) dogmasn; Isa ' nn vazettii Kurtulu'a eriebilmek iin eski Muse vi Yasas' n kesinlikle izlemek gerektiini ne sren Ye d inci Gn Kilisesi'ni, ya da iman adna serbest ak uygu layan Oneida Cemaati'ni ya da Yehova ehitleri' ni veya Ahir Zaman Azizleri'ni ya da Moony Cemiyeti' ni; onayla yabilir miydi? Seza r' a a it olann Sezar'a, Tanr'ya ait olannsa Tanr' ya verilmesini vazeden sa, piskoposlarnn Pontifex Maxi mus unvanyla timi)

praeceptum imperetoris (impara torluk Yne zerind e mandatum dei (Tanr Yasas) uyguladklar

n grseydi' kukusuz yine ileden kard. Yine papalk el isi (nuncio), d insel mahkeme rota ), propaganda, araf, Curia (Din Brokra tlar'nn topland klar meclis) gibi hi duymad ya da dnemeyecei szckler, a kln kar trrd . Kendi saf Misyonu'nun alar boyunca birileri ta rafndan Teokrasi ve Caesaro-papism gibi, ideolojik bi imlere br ndrldn grse, kukusuz yine akn lktan aknla srklenirdi. Kendine sevebilecei bir baba arayan Nasral, d k rklklaryla yorulmu bu hznl gen adam, Vati kan' daki yeryz tahtna dnecek olsa, unlar syleyece ini grr gibiyim: "nk ben, RAB, ben deimem . . . Bana dnn, ben de size dnerim . . . Ve siz: Ne ile dnelim, d iyorsunuz. nsan Allah' soyar m? Siz beni soymaktas nz. Ve: Neden seni soyduk, diyorsunuz." (Malaki, 3:6-7) Eer srail Tanrs' nn ad gerekten de BEN BEN OLA NIM ise, Nasral sa iin de benzeri bir ad dlyorum: "BEN NE OLACAKSAM O' YUM . " Nasral sa b u dnyada, varlna inand teki Dn ya' da olmak istediini olabilmek iin yaad ve strap ekti.

Aytun Altndal

llL

3.4.

Bireyin Kimliini Olumlayan Onun Farklldr

Deu tzlu Rupert' e gre ( 1 2 . yzyl, geleneksel ma nastr zhdnn temsilcisi), Ta nr Baba'nn zel grevi 'nesnele rin doasn' kurmakt.33 Tanr bunu alt Kutsal Kitap G n' nde gerekletirip zel grevini tamamlamt. Dolay syla Tanr Yara tm'yla (Tekvin) her eyin Balangc'n belirleyen doast unsur (Kii) olarak grlmekted ir. inanca gre bundan sonra Kutsal Ruh' un zel grevi ba lamtr. Kutsal Ruh'un zel grevi, doay Tanr' nn n grd mkemmellie ulatrmaktr. Hristiyanln Ki liseleri' nin bal olduu domaya gre, Kutsal Ruh' un zel grevi bitmemitir ve ha.la ilemektedir. Eer Tanr Baba ' nn zel Grev'i, var olan her nesne iin, kendi do asna uygun olan bir balang oluturmaksa, o zaman Kutsal Ruh'un zel grevi de her nesne iin, kendi doa sna uygun olan Uygun bir Son oluturmak idi ve halen de yled ir. nk Balangc olan hrr nesnenin kanlmaz olarak bir de sonu vardr. Tanr ile Kutsal Ruh a rasnda Arac olarak sa bulunmaktadr. Yalnzca nsan ya da In sanlk deil, 'btn yarad l' Balang' tan Son'a, zorun lu olarak onunla birlikte yaar. Dolaysyla sa Gksel an lamyla Bala ng' ya da Son' u deil, gkyznn altn daki Haya t' bala ngtan sona doru ynlend iren ara c / a radaki YEN' yi (Va hiy, 21 :5-6) temsil etmektedir. sa d nya nn Alfa ve Omega'syd. sa'nn kend isinin Ezel i
Vl'

Ebedi oluunun nedeni budur: Logos olarak Baba 'yla h i r likte Yara tl' n bizatihi iinde deil, Tanr'ya ait ol.n Mutla k Mekan'da yer almaktadr. Dolaysyla da, 'B t n sel Grev' i Ta nr'ya iman salamak ve Uygun Son'a gi i tren uygun yolu retmektir. Bala ng ile Son a rasnda yer alan zaman srts i , Ta ri l

I OH

isa

sel zaman olan

saeculum (a) d eil, d inamik, her an mev

cut Yeni' nin srecidir. Dolaysyla sa' nn temsil ettii yer yz Haya t' kavraynda mutlak, saptanm bir gemi ya da mutlak, tespit edilmi bir imdiki zaman yoktur. Bu nedenledir ki sa'y a legorik olarak deil, szcn gerek anla myla 'BEN NE OLACAKSAM O' YUM' diye tanmla dm. Balang'tan Son'a dek yaratlm olan her nesne be lirli bir 'OLACAK' lk srecindedir. Hibir nesne 'OLA CAK' halinden ku rtula maz. Hibir nesne bu 'OLA CAK'lk halinin dnda deildir. OLACAK'lk hali temsi li olarak dnyevi yaamn rastlantlarn ynlend iren s reklilii ve deiimin her yerde mevcudiyetini belirlemek tedir. Tanr -ya da Tanr' nn olu- olara k sa akn (tra ns cendental) deil, Yaradl'tan ve Son' dan kamabilen

tri

ad quid ' d ir *
.

sa, Iman' a gre, Tanr' nn Logos' u ve mutlak zaman iinde Yaradl' n aktif-balangcdr. 'lml Olan Her Musevi' nin Kendi inde Ezeli ve Ebedi Olduu'nu do rulayan

substance premiere** olmak zere gnderilmitir. (Va hiy, 22: 1 2 "te tez geliyorum; ve herkese kendi iinin
Hristiyanlk inancna gre sa, Tanr' nn uygun grd

olduuna gre mkafa tm elimdedir . " ) Son' a alan Bir ve Tek Doru, Adil, Yasal, Tanr tara fndan grevtendirilmi Geit, Yap' dr (k) . Birey bu ka pdan yalnz bana geer. Birey bu uygun ka py se mesi halinde uygun Son'a ular. Kutsal Ruh'un temsil et tii bu uygun son bireyi Ta nr' ya ulatrr; nk Kutsal Ruh bireyin selamete erimesi iin vardr. Ku tsa l Ruh, bi reyi yakp tketen Hades deildir. A ksine, Tanr' nn d ln, Sonsuz Hayat' elde eder. Ve bylelikle birey (nsan) Eski Ahit' te izi bulunamadan ortadan kaybolup Tanr ta

rriad qid : B ir mebde bal kalmak zorunluluu olmayan Sbstmce premiere (Fr.) : lk tz (.n.).

nc terim.

Aytm Altndal

109

rafndan yanna a lnan Eno gibi geldii yere dnm olur. Tanr' nn Hristiyan Gnosis' indeki teslis ilevsellii te melde Helenistik diyalektiin bir ya nsmasdr. Mutla k te kil olan Tanr ve Tmel olan Ku tsal Ruh vardr. kisinin arasnda ikili doasyla sa yer alr. sa hem zeli hem de geneli simgeler. erik ve Biim'dir (genel). Mekan ve Za man iinde Bala ng ve Son'un zel erii'yle genel Bi im'in temsil eder; Kutsa l Ruh ise Tekil Tanr'nn tmel te zahr' dr (grn ) . Hristiyanln TekTannc ilahi ya tnda Tanr tekil, onun tezahr olan Kutsal Ruh ise t meldir. sa Tanr'nn 'insan benzerinde ya ra tlm' Bir ve Tek Olu ola ra k kavramld takdirde zel ierii, 'Tanr ben zerinde yara tlm' nsan olarak ise genel biimi vermek ted ir. Hristiyan dogmasnda meka n ve zaman birlii ale gorik olarak ikili doasyla sa ta ra fndan temsil edilir. Mekann (ierik) ve zamann (biim) kiiletirilmesi olarak kavramldnda sa elikiyi bir anlamszlk ya da d nlmez (bir olgu --.) olarak dtalar. Hem Tanr hem n san olma elikisi sa mekan ve zaman iinde Tekil Tan r' nn ierik ve biimi, 'BEN' ve 'M' (olmak) olarak alg landnda, silinmektedir. (nsann Tanrsallatrlmas ve ya Tanr'nn nsanla trlmas Antik Msr'da, Greklerde ve Roma' da bilinen bir uygulamayd . ) Mekan ve Za man kiiletirilmesinde sa, Tanr ta rafn dan dier btn insanlar gibi yaratlm deildir. Tanr kendini Kend i Benzerinde -ya ni nsa n (sa) olarak- ya ra t mtr. Dolaysyla, Ta nr tara fndan Ka der'i izilmi deil ama, Logos'un kend isi olan sa, nsan'n 'iinde' olmak zere gnderilmitir. nk sa 'Tanr' iindeki Tanr'dr. Ve Tek bir insa n kavminin deil, tm saecu lum'a gre ya ayan herkesin iinde olmak zere gnderilmitir.

1 10

sa

Kutsal Kitap metinlerindeki ka iros (genellikle Zaman olarak a nlalan Greke szck) kavram, kutsal yazlar daki khronos' dan (genelde zaman iin kullanlan G reke szck) ayrt edilmelidir.34 John Austin Baker, ka iros'u 'Doru Zaman' olarak okumaktadr. Bence ka iros'u Tanr planna gre 'Olacak Zaman'nda olduu ekliyle, yani 'gereklemesi umulan zaman' olara k a nlamak daha do ru olacaktr. Vahiy, 1 : 1 7-1 9'daki "Korkma, birinci ve son, ve Diri olan benim; ve l idim, ve ite, ebetler ebed ince diriyim, ve lmn ve ller d iyarnn a nahtarlar bende dir. mdi grdm eyleri, ve olan eyleri ve bundan sonra va ki olacak eyleri . . . yaz," blm, nerime gl bir rnek salamaktadr. Kairos 'imdi olan' gsterirken, kendi iinde 'sonra olacak olan' da tar. Kairos salt Do ru Zama n'a deil, belirsiz bir srece iaret etmektedir. Va hiy'in buuk gn Danyal'in anlatt 'zaman, zaman lar ve yar-zaman'dr (7:25). Ve ilk Musevi-Hristiyan bel gelerinden biri olan Tibertine Sibyl'inde de sz edilmek ted ir.35 'Za man, zamanlar ve yar-zaman' Olaca k-Za man'dr ve llebilir Zaman (vakit) khronos'dan ayrt edilmelidir. lm ve Hactes'in anahtarn elinde tu tan, Olacak-Zaman'la (birlikte) oradadr ve Olacak-Zaman' temsil eden bu ahs tm Yarad l' m ortak sorumlusudur. 'Dier Kral' 'zaman ve yasalarn kuruluunu deitirme ye kalkacak olan' tek kiidir. 'Zamann ve yasalarn ku ruluu' Tanr aleyhine sz syleyen ve azizlerine ac ek tiren Kral'n elinde deiime tabi olacaktr. Deitirilebile cek olan, 'zaman kuruluu' llebilir zama n / va kit'tir (khronos), ama 'Dier Kral' kairos'u tezahr ettiren Tan r' nn katalizr ya da arac olara k bulunmaktadr. Tan r'nn plan uyarnca Kral'da kiilemi kairos (Olacak Za nan), kl ronos' da var ola n 'zaman ve yasalarn kuruluu
m '

deitirir. ngilizce Church ( Kilise) ve Almanca ea n-

Aytm Altndal

111

larnls Kirche szcklerinin khronos'un trevleri olmas rastlant deildir. Churc h / Kirche, deiime tabi dnyevi kurum olan khronos' u 'zaman ve yasalarn kuruluu'nu temsil ed er. Franszca Eglise szc ise Eccles ia'den36 gel mektedir ve Papa VI. Clernent'a gre Kilise, (Ecclesia) iman konusunda deitirilrnez ve yanlrnazd .37 te ya ndan saeculum hem kairos hem de khronos'u ba rndrmaktadr. Yani eer kairos Alfa ise, o zaman khronos Omega' dr - ama her ikisi de saeculum' a gre tanmlanm olmak kaydyla . Kairos aka, 'Benzerlie' kou ttur. N SAN'a deil. Khronos Yarad l' taki NSAN'dan yola kar, nsan'n Tanrsal benzerliinden deil. NSAN' n Tanrsal Benzerlii deil bizza t kendisi lrnlle, bir baka de yile lm ve Had es' e tabi klnmtr. 'Doru Zaman' ola rak kavranan kairos' dan kayna klanan fikir prltlar ka nmca geersizdir; kairos insanlar iin belirli d eil, belirsiz bir dat u m ' d ur. ilahiya t asndan kendi kairos' unu yalnzca Tanr bilir. nsanlar ta rihleri ancak khronos' un alannda tespit edebilirler, kairos'un ala nnda deil. Bunun sonucu olarak da, hibir lrnl kairos'un tarih ya da doasn doru olarak ne srernez. Tanmsal anlamyla , khro
nos'un bilgisi Bilgi Aac ala nna aittir, ama kairos'un bil

gisi, Tanr'nn kairos'un bulunduu Hayat Aac'nn n ne saplad klla korunrnaktadr. Kanmca Kutsal Kitap balamnda kairos zamann ieri ine, kh ronos ise biimine denk dmektedir. sa, Tann-ya ps-nsan'n khronos'a gre biimlendirilmi kairos'unu yanstmaktadr. Ezeli-Ebedi Haya t'n temsilcisi olarak sa, Tanr'nn Bi im' i ne (Zaman), eze1i-ebedi hayatn bir ve tek k' (Bab) olarak kavranlan sa ise erik'ine (Mekan) tekabl eder. Aru:a k ezeli-ebedi haya ta sa hip insa n fikri, Yahudi lik arasnda yabanc ve dsal bir iddiadr. Oysa Greko-

12

sa

Romen kurarn anlay asndan bu, tmyle olasdr. Bu Greko-Romen kuram, daha sonra Hristiyanlk' ta dogma halini almtr. Balamsal olarak sa, 'Deiim daimid ir'38 ilkesine tabi olan saecu lum' u temsil eder. sa'nn Musevi gndelik yaa mna getirdii yenilik budur. Ferisiler, Musevi fraksiyon lar arasnda yasac olanlard . Yasalara gre eksiksiz ve le kesiz olduklarn ne srmekteydiler. Oysa kend i iinde her bakmdan yasal ve eksiksiz olan sadece Tekil Tanr Ba ba'yd . sa'nn Ferisilerle tartmalar bu karmak sorun evresinde dnmektedir. sa iin tek doru, eksiksiz, b tn olan yasa, Tanr Yasas'yd; Ferisilerin dokunulmaz olduunu ne srdkleri kendi anlayarna gre biim lenmi olan yasa deil. Dolaysyla Ferisilerin meruiyeti iddia ve dzenlemelerine gre yeryznde Nizarnilik id diasnda bulunmak, olas deildi. Bu yasa, insan-yapsy d. Musa tarafndan vazedilmiti ve tpk Byk Tap nak'n insanlar tarafnda n yapld gibi, Tanr Yasas uya rnca deiime tabiydi. sa gz peke bu byk Tapna bozup birka gn iinde yeniden ina edebileceini syle miti. sa d zenleyici deil, kurucuydu. Ebed i hayat yapan esaslardan sz ediyordu. Bu dnyada her eyin geici ol duunu, ama kendi szlerinin sonsuza dek yaayaca n sylemiti. Saeculum'un esas ilkesi de her eyin deiimin her yerde mevcudiyetine tabi olduudur - yaratlm ey ler kendi ilerinde eksiksiz deildirler. Bu d nyada (saecu
lum ) hibir ey d zenli (tam) olamaz. sa Tanr' dan baka,

kendisi dahil hi kimsenin iyi olmadm sylyordu . Dogmaya gre sa bu nedenle yeryzne gnderilmi ti. B ireylere Doru Yol'u gstermek iin. Onlara eksiklik lerini gidererek, Tanr indinde uygun klma olanan ver mek iin. Bu nasl olacakt? E er her ey saeculu m ' da dei-

Aytm Altndal

1 13

imin kalcl ve sreklilii ilkesine tabiyse, o zaman bi reyler 'yeniden domuluk' a kavuabilmek iin vaftiz ol mak durumundaydlar. sa gz peke ada dinsel oto ritenin kurduu dzenleri, standartla trmalar (Musa Ya sas) Seklerletirdi. (zellikle temiz / murdar yiyecekler ve el ykama konularnda; sa tm yiyecekleri helal ilan et ti. ) Gndelik yaama , sekler yaamda olagelen toplu m sal ve siyasal deiimlere uygun deiimler dahil etti. sa kendini akmlatrm deildir, onu aknlatran kehanetti. Saeculum'da Eskatolojik bir konumu yok, ama etten, kemikten bir varoluu (mekan) vard. Vazettii sela met, Musevi kraln boyunduruundan kurtulua snrlan d ran selamete benzemiyordu. sa'ya gre selamet, Tanr indinde nizami, tam ve eksiksiz olabilmek iin saecu
lum'un yozlatnc balarndan kurtulutu . Musevi saecu lum'undan kurtulmay deil, saeculum'da Tanr tarafndan

ayrcalkl klnp korun may istiyordu. Musevi gerekilii ve varln srdrebilme mcadelesi saeculum' dan kur tulma fikrini dlamaktayd. Bylesi bir fikir Musevi' ye verilmi olan bilgelikle elimekteydi. Musevi yeryzn de yaa maya yazgl olduunun bilincinde olmak zorun dayd. Onun esas kaygs, saeculum'un dnda deil, tam tersine yeryznn neresinde ve nasl yaayacadr. Mu sevi'nin bu dnyada 'br dnyadaki' gibi yaamak diye bir kaygs ve bo hayali yoktur. sa Babas tarafndan saeculum'un niha i ve ideal temsil cisi olmak zere ete kemie brnm olarak gnderildi i iin saeculu m ' dan selameti vazetmekteydi. Dolaysyla Nihai ve Doru k 'Yol'unu bir tek o biliyordu. Deii min her yerde mevcud iyetine tabi yaratklara, Uygun' a 'k' yolunu bir tek o gsterebilird i. Kutsal Ruh'un temsil ettii Uygun Son, ruhun lp da lmas deil, Dirili'tir (Kyam) . Doru Kap'dan (sa) i-

1 14

O lsa

tenlikle ve iinde hibir ukde olmakszn geen birey, l d an, bir ocuk masumiyetiyle yenid en doacaktr. sa olmakszn Dirili olamaz, ve d irili olma kszn ezeli ebe di yaam olmaz . Dirili Tanr ta rafndan belirlenmi Ka p' dan (sa) geenler iin . konulmutur. Bu nedenledir ki, Hristiyan dogmasna gre bireyin seme zgrl sa'y la snrlandrlmtr. Dogma asndan lm, mutlak son deildir; nnde Dirili uzanmaktadr. Ve sa'ya iman eden herkes iin'dir (geerli - .). Za ten, Tanr kendini yal nzca brahim' e bildirmitir, ama kle-kadn (cari ye) Ha cer, onu gren ilk insa n olmutur: "Ve Hacer kendisine syleyen RABBN ismini, Sen, ya Allah, beni gryorsun diye ard; nk dedi: Burada da m beni greni gr dn?" (Tekvin, 1 6 : 1 3) Ve Ta nrlar Yakub ta rafndan al nan bra ni-olmayan Laban (Tekvin, 31 :30), ibadet aracl yla eitilen ilk ahstr (Tekvin, 31 :29) . Isa'nn Tanrs (Elohim) tm insa nlarn sevecen ve mer hametli Babas'yd. Tmellii iinde BR' dir. Ama srail'in Tanrs (Yahveh) 'Bizim Tanrmz' d. Tikellii (zel) iinde BR' di. "Dinle, ey srail: Allahmz olan RAB bir ola n RAB DR." (Tesniye, 6:4) sa kukusuz Tanr olara k Elohim'i kastediyordu; srail'in kskan ynetici ve ya rgc

(Theos)

Yahveh'i

(kyrios)

deiP9 Hakkaniyet kavram da, sa'nn

Tanrs'yla Musevilerin RAB'bi arasnd aki kavramsana trma fa rkllklarn anla ma d a nemli bir rol oyna r. RAB'bin baka uluslarn topra klarna el koyup Yahudile re vermesinin nedeni srail'in hakka niyeti d eildir. Dola ysyla RAB topra klar srail' d eki hakkaniyetten tr bir dl ola rak vermemitir. RAB srailoullarna topra b rahim, sha k ve Ya kub' a verdii sz yerine getirmek a macyla vermitir. Ve RAB karlnda kukusuz sra il' den hakkaniyet beklemiyord u . srail'in RAB'bi setii h a l kn gayet iyi tanmaktayd. nk yazldr ki: "Adam

Aytm Altmdal

1 15

kendini yarata ndan daha tahir olur mu?" (Eyp, 4: 1 7) Oysa hakka niyet sa iin anahtar kavramd . Gerekte mevcut yasalar uyarnca Tanr'nn d lne mazhar olmak iin bir zorunluluk olarak ha kkaniyete bal kalmala r is tenmemi olan Musevileri sa, selamete ulaabilmeleri iin ha kkaniyetli olmaya a rmt. Muhtemeldir ki a rsna olumlu yant vermek istemed iklerinden d eil, ama gelenekleri inenemeyecek kad a r gl old uu iin olumlu yant verememilerd ir. nk sa ' nn vaa t ettii sela mete erimek iin hakkaniyetli olmann onlar iin bir anlam yoktu . sa'nn vazettii selamet onla rn tasarmia rna uyan ya d a beklentileri olan selamet deildi. Ikinci olarak ise, selamete erimek iin mutlaka sa'nn ngrd hakkaniyete d ayal bir yasaya tabi deillerd i .40 Musevi ler za ten kend i Ta nrlar ta ra fnda n zgrletirilmilerd i. Museviler Romallarn zgr tebasyd , kle deillerd i. Musevilerin hakkaniyet sorunu ka rsnd aki tutumlar iki farkl sela met kavra ynn varln dorulamaktadr. Maddilemi selamet, kurtulu kavray ve idealletiril mi sela met kavray. Museviler yalnzca Tamila r tara fndan seilip ilahiletirilmi deillerd i, ayrca O'nun tara fnda n kurtarlp zg rletirilmilerd i de. Museviler iin selamet dnyevi koullara ilikin madd i bir konuydu . sa iinse sela met idealize bir formdu ve gkseld i ve gelecek te bekliyord u . sa haya tn bu selamet tanm iin bir bedel olarak ded i . Titus'un kitabnda belirtild ii gibi, "Hepimi z i tm ktlklerden kurtarmak ve kendisi iin kendisi nin ola n, iyiyi yapmaya istekli bir ha lk a rnd rmak iin kendini verdi" (Titus, 2 : 14). Bu nedenled ir ki, Museviler ve sa iin selamet kavra m iki zt anlama iaret etmektedir. Museviler selametten zgrlj.i -herhangi yabanc bir gcn klesi olmama y-, sa ise kend isinin olaca k bir halk gnahlarnd an a rn-

1 16

/$11

drmay anlyordu. Kutsa l Kitap' ta yazld gibi RAB'bin yaptn sa da yapmt . RAB bir ulusu semi, onu arn drp yalnzca kendisi iin kutsamt. sa ise, bir halk kur tarp selamete erdirmek, 'kendisinin klmak' iin kendi haya tn ortaya koymutu. Bylesi bir iddia kukusuz Mu sa'nn eriat' na ve Musevi a nlay tarzna Sekler, d sal bir iddiayd. Gerekte iddiann da tesinde, RAB'bin Kud ret ve Hakimiyet' ine dorudan bir meydan okumayd. Musevilerin gznde sradan bir insan olan sa, Tan r'nn kudretinden korkmuyor ve O'na zenerek, O'na, RAB'be meydan okuyordu. sa, Musevi yaam tarzna 'Fa rk' getirmiti. Ve yaratt bu 'Fark' onun Kimlii' nin olumlanmas oldu.

S O N S Z, NOTLAR,
. .

DIZIN

SONSOZ

sa kend isini yeryzne gnderen (Yuhanna, 1 7: 1 8) ve ad n aklad (Yuhanna, 1 7:6) Tanr' nn selarnete eriti ren tek yol old uunu ka ntlamak iin ld . Mesih sa'ya olanlar d insel yorumlara konu lmu 'br Dnya'da de il, bu ma ddi dnyada, sra il'in hala sorunlu topraklarn da gerekleti. Sekler iddialaryla sa, kend isini red d edenlerce ks kanlkla korunan Yasa'ya ters drnt . Ancak Cemaat Yneticileri'nin bild iklerini altst ettii ve Ta nr gibi, dn yadaki buda laca eylerle bilgileri rnahcup ettii, glie rin ka rsna za yflar koyd uu (1. Kor. 1 : 1 9-27) kesind ir. Alirne, bilgeye ya da filozofa a ptalca ya da kabu l edilmez gelen eyler, Pavlus'a gre rnrninle mrnin-olmayan a yrt etmeyi salayan, Uhrevi Akln tezahrleriyd i. Gnmzde, yirmi birinci yzyln eiinde, sa Sekii ler Zeitgeist'in vazgeilmez bir temsilcisi olarak bizim l e
1 1 11

1 20

U lsa

bidikte varln srdrmektedir. Kilise-d(lay) mrnin hala Kutsal Yazlar'daki talimatara inanrnaktadr. Ve rn rni'p olmayan hala Kutsal Kitap'ta peri masal ya d a kssa olarak grdyle elenrnektedir. Ancak doa-st varo luunu inkar etmek iin sa'ya (Tanr) en fazla gereksinim duyan, Ateisttir. Ateistlerin sa'y inkar etmek iin sa'y inkar, merkezin nerede olduunu bilmeyen ama merkez ci olduunu savlayanlara benzetilebilir. sa elinden a lnd nda 1\.teist, zlr. Tpk eytan'n Kilise'nin elinden a lndnda dogrnann buharlap yok olaca gibi. Ate ist'in Tanr' nn varln reddedebileceini kend ine kant lamak iin sa'ya gereksinimi vardr. Ve Kilise de dogrna sn srdrebilmek iin eytan'a d ier tm toplumsal ku rumlardan daha fazla gereksinim duyrnakta dr. Gn mzde Kilise' nin deccal, eytan roln oynamak zere Ateiste her zamankinden fazla ihtiyac vardr; Ateist de inkarn koruyabilmek zere Kilise' nin varlna gereksi nim duyar. Kilise ile Ateistin arasnda gerekte ne Tanr ne de ey tan'a deil sadece 'Belgelere ve Kaytlara' gereksinim du yan bilim adamlar yer almaktadr. Bilim adam gn mzde neredeyse bir metinler jandarmas roln stlen mitir ve kutsal yazmalar ve rulolar konusundaki otorite sini srdrebilmek iin parrnenler dolusu kant gerek sinir. ncelemelerinde sa, Ta nr olarak ya da nsan olarak ya da her ikisi olarak bilim a damnn dnda kimsenin eriemeyecei, zor seilebilir bir Ka ra Delik' e dnm tr. Bu nedenledir ki Gklere kartlan bol satl kitapla rnda Aziz Pavlus'un Roma istihbarat servislerinin Kim Philby'si ve ilk Hristiyan cemaatlerinin de bir eit LSD lgnlar etesi oluturmak zere bir araya gelmi kend i kendisinin gzn boyayan uyuturucu satclar olara k
su n

ulrnalarna alrnarnaldr.

Aytn Altndal

121

Gnmz Sekleristi, Ateist ya da hret kazanmak iin her an rezalet ve sansasyon peinde koa n baarsz bilgilerden d eildir. Bilinli Seklerist, kukusuz religi oacrat' larn icat ettikleri sahte dini verileri sacerdotalismi ve banazl srekli sorgular ve insan yaamn etkileyen sekler deiimleri dogmatize etmeye, doktrinletirmeye, yasakla ya da standartlatrmaya kalkanlarn nn de bir engel oluturur. Seklarist Deiim'in her yerde mevcut, 'Fark' n her nesne zerinde etkin olduunu ga yet iyi bilmektedir. Dolaysyla deiimin her yerde var olan mevcudiyetinden kaabilecek herhangi bir dogma, farkllklarn her nesneye ikinliini dta layabilecek bir reti yoktur. Sekleristin 'btnsel grevi'ni ynlendi ren, korku deil, bilintir. Ve amz Sekleristini bireyin seim zgrl hakknn uzlamaz savunucusu klan da bu a nlaytr. Nasral sa kukusuz srail Tanrs' nn Onaylanm el isi deild i. sa Havari ve akirtleri tara fndan onaylanm olan Mesih' ti . Bu, gelecein Tanrs iin daha farkl bir kavram'sallatrma gerektirdiinden, ilgintir. Yani: A pri o ri sa, kurulu bir TekTanrl dinin Tanrs (ya da peygam beri) d eil, saeculum'un grevlendirilmi/ atanm (insa n yaps) Mesih'iyd i . sa' nn retisinde 'yeni' olan 'Otorite Yetki'ydi. Musevi geleneinde Tanr Mutlak Egemenliin sahibiydi ve dnyevi otorite Tanr tarafndan Musevilere verilmiti. Ve sa'nn zamannda Sanhedrin tara fndan temsil edilmekteydi . Tanr'nn Egemenlii mutlak, ama Sanhedrin'in yetkisi greliydi . Yetki, kolektif bir sorumlu luk ve edinimdir, ve sra il'in Yarg Tanrs' nn koyd uu kural ve standartlar uyarnca kullanlmaktayd . sa tm lbrani-Musevi tarih iinde kendi yaam ve faaliyetleri
o '

zerinde bireysel otorite iddiasnda bulunmu ilk insan dr. sa'yla birlikte birey yaamna ilikin konularda -tp-

1 22

O lsa

k Isa gibi- kendi otoritesini ele geirrnitir. Birey, Musevi geleneinde ilk kez kendini ynetebilecei yasal bir temel bulmutur. Bu anlarnda 'Birey', 'yeni d omu' kuaktr. Bu dnyevi bir Dirili, kendini-yneten bir otoriteyi elin de tutabilen bireyin uyand r. Isa aradaki Sanhedrin'in temsil ettii rgtlenmi oto riteyi ustaca devre d brakarak Tanr'nn Egemenlii'yle uyumlu nsan'n kiisel otoritesini gndeme getirmitir. Bu nsan' la kiisel Tanrs arasnda yaplm 'yeni' bir Ahit'ti. nsana verilen otorite, Tanr'nn Egemenlii'nin zerinde olamazd, ama Yallar Heyeti'nin temsil ettii, kimi zaman da saptrd Yerleik eriat uya rnca dzen lenmi de deildi. Tabii insann (sivil) zgrlkler(in)den yoksun bir oto rite tam bir otorite saylrnazd. sa, bunu bildiinden, be yecekler ve vergilendirme sorunlarna ilikin yerleik ya rntr. sa'nn halk iin va'zettii Kurtulu' a, Ferisi, Sad duki ve Katibi fraksiyonlarnn dayatt tm dnyevi s nr, kurumsalla.trlrn adet, alkanlk ve kurallarn bo yunduruundan da selameti ieriyordu. Bu yeni selarnet kavram, tekil insann, hemcinsleriyle birlikte ya da yalnz bana, bulunduu yerde zgr ve zerk olabilmesinin rasyonellerinin temellerini a tm oluyordu. Bunun sonucunda, organik siyaseti uyarnca sa bir ye niletiriciydi . Tek-Tanncla yeni kavram getirmiti: Birey zgrd, kendi iman ve inancna ilikin konularda kendi otoritesini kullanma hakkna sahipti; birey kendi toplumunda zerkti; ve bireyin kendi seimini yapma h a kk vard. Bu 'yeni' unsurlar (ve zellikle birey lehine hogr so ru nu) i sa'nn retileri arasnda grnte en zayf, ve eri zgrlklerin nn aabilrnek iin hara rn / helal yi sal kural ve dzenlerneleri geersiz saymakta duraksarna

Aytm

Altndal

1 23

kukusuz en kabul edilmez nerilerd i. Kilise Babalar'nn, zellikle d e Aziz Augustinus'un kurumsallatrd Kato lik Doktrini zamanla bu zayf hususla r silerek sa' nn Otoritesini kurumsallatrabilmek iin Aziz A ugusti retilerini Evrensel Kilise'nin iradesine uydurdu . Kilise' nin nus'un ifadesi kullanlmt:

deus fieret" (Tanr insan ilahiletirmek iin kend ini in sa n(i)letirdi) . Gelecein religwcrat'Iar ordusu ellerindeki
bu yorumla ilahi konularda En Yce Otorite maka m kis vesine br nerek ve yeryznde Kendini-Kutsam Kent' te (ya da Kentler) Egemen Tanr'nn Bir ve Tek Kut sal (yan-tanr) Vekilieri olarak hareket etmemek iin bir neden grmemilerdi. sa' nn oluturmaya alt hog rye-mazhar bireyinin Kilise iinde yeni zgrlkleriyle ok ksa bir mr oldu; ve ksa zamanda unutuluverd i . Bunun yerine,

"Deus homo factus es, et homo

religiocrat'lar sa'y esas a l a n bilim zerine

deil, kendi tasa rladklar Mesih'i esas alan bilim zerine turd ular. Seklerlemi Musevi, hogrye-mazhar bire yin Sekler ve d oal haklarn a rayp savunan Nasral n san sa'y gzlerden saklayan, Kilise-Yaps-sa'nn bu ha yalet imgesi oldu . . . Eski A hit' te Tanr, insanlar arasnda kayrmacl ya saklamaktayd . Korumacl ve Kayrmacl sadece ken d isine saklamt . rnein Nuh (ve ondan sonra bakala r) drstlklerinden tr Tanr tarafndan kayrlmla r d . Eski Ahit'in Tanr tarafndan gzetilen Musevi'si, zde sa' nn hogrye mazhar bireyini nceler. Yine de ada Hristiyanlam snfl ulus-devletleri ve toplumlarna yn veren Seklerlemi yurttan ncs, sa' nn hog rye-mazhar bireyi olmutur. Burada nerildii zere, eer sa kendi za mannda zgrlemi bireyin haklarnn peinde idiyse o zaman gnmzdeki mrnin Hristiyan temellenen, efsane ve srlada dolu yeni bir sa imgesi olu

1 24

O lsa

da sa'nn hogrye-mazharahi ynetici kltn kurum saHatrd yasa ve dzenlernelerin boyunduruundan ve kleliinden zgrlemi zerk 'BEN' M' dir. Kilise-Yaps-Tanr yorumuyla Nasral sa, kurumsal latrlm bir Tanr' dr ve gerek anlamyla, bir zamanla rn gl Kent-Devleti, Papalk Devleti' nin Tanrs olarak Bir ve Tek 'Szel imge'yi temsil eder. Ve yirminci yzyln bandan beri bu 'szel imge' on dokuzuncu yzyl pa paz-aleyhtarlnm u Tann-kart vaazn izleyen ada kiniklerin* ve Ateistlerin u me'um reddiyesiyle kar karya kalmtr: Homo hamini deus est (nsan insann Tan rs' dr). te bu bak asyla Ateistlerin eletirdikleri sa ger ekte religiocrat' larn d enetimindeki Kilise' nin onlarn nne koyduu, Kilise'nin kendi karlarna uygun olarak kurgusal planda yeniden ina ettii, bir glge-oyununun ba aktr yaplm olan sa' dan bakas deildir.

Cy11ics: Tm deerlerin nemsiz ve geersiz olduunu, bunlar uroursama


mak gerektini ne sren doktrin. (y.n.)

NOTLAR

G iri

1 ) Kenneth N . Medhurst ve George H . Moyse,


Chu rch and Politics in a Seeu /a r Age

(Oxford: Ciarendon Pres, 1 988), s. 1 8. 2) Karel Dobbelaere,


Secularization: A Multi-Dimensional Concept,

Current Sociology, Cilt 29, Say: 2, Yaz 81 . Sage Yay. 'Kavram (Seklerleme/ dnyevileme) ilk olarak 1 648'de Westphalia Bar'na yol aan grmeler srasnda Fransz Longueville tarafndan kullanlmtr. (s. 8) 3) David Martin,
A General Theory of Secula rization,

4)

5) 6) 7)

Explorations in interpretative Sociology, (Oxford: Basil Blackwell, 1 978). Alntlar Dobbelaere'den, a.g.y., s. 9, Marty'nin, Varieties of Unbellef inden, (New York, Holt Rinehart, 1 964), s. 1 45 Martin, a .g.y. s. 9. Dobbelaere, ayn cilt, s. 9. William A. Christian, Sr.,
Doctrines of Religious Com m u n ities

(A Philosophical Study, New Haven: Yale University Press, 1 987), s. 21 1 . 8) Christian Sr., a .g.y., s. 2 1 2. 9) Christian Sr., a.g.y., s. 21 0. 1 0) Paolo Prodi,
The Papal Prince,

(Cambridge: Cambridge University Pres, 1 987 eviren: Susan Haskins), s. 1 62. 1 1 ) Dobbelaere, a.g.y., s . 25. 1 2) Harvey Cox,
Religion in the Seeu /a r City 1 25

1 2t

lsa

(New York: Simon and Schuster, 984) . 1 3) David L. Miller

([:\. ras, Texas: Spring Publications, 98 1 ) . Ayrca bkz. Henry Crbin'in nsz mektubu ve James Hill man'n eki. 4) Alasdair Mac: Ntyre ve Paul Ricoeur,
The Religious Significa nce of A theism,

The New Polytheism

(Colombia University Pres, 969) 1 5) Andrew M. Greeley,


Religion/A . Seeu /ar Theory,

(New York: Free Pres, 982) Greeley Sekler'i Kutsal'n deil, Dinsel'in karsna koymakta dr. "Teorim, 'Sekler' bir teoridir. Bundan bir 'Seklerletirme' kuramn - dinin gemite genellikle belirsiz braklan bir za manda olduundan daha nemsiz olduunu ne sren bir ku ram-kast etmiyorum. Teorim, ayrca ilahi ve dnyevi birbirin den kesin hatlarla ayrlm iki ala nm gibi , 'Sekler' i 'Kutsal' n karsna da koymamaktadr. Tersine, Sekler ile Kutsal'n bir biimde ayr olmakla birlikte, ikisi arasndaki snrn belirsiz ve geirgen olduu kansndaym. Sek ler her gn Kutsal'a mda hale ederken, Kutsal da Sekler'e mdahale eder. Ben, Sekler' i Eklesiyastik'in karsna koymay yeliyorum" ( s . 1 ) . 6) Bkz. Eugen Biser'in A rgu nen te Fr G ott' daki Tanr tanm. (Al manya, Herderbcherel, 987) : 'Go tt ist nicht nur grosser als je der Begriff von ihm, er ist auch grosser als jeder Beweis'. (Tanr yalnzca onunla ilgili her dnceden deil, her kanttan da da ha byktr.) (G . Kraus' un makalesi, s. 7 ) . 7) Bunu gstermek iin iki rnek yetecektir. Papa XII. Pius, 'Provi da Mater Ecclesia'y 2 ubat 947 tarihinde yaynlad. Kilise ka nonisti Bernhard Puschmann' a gre bu Anayasa Sekler bir bel geydi . Alm anya 948' de kendi 'erstes deu tsches Seklarinsti tut'u, Marien Kardeler Birlii / Enstits'n kurdu. Ayn yl, 20 Mays gn Trier Piskoposu kanonik Marienschwestern kuru mundan resmen Sekler Enstit olarak sz etti. Bkz. Hubert Mohr'un Das Katho/ische ApostolatfZu r St rategle u nd Taktik des po
/it isehen Katholizismus,

(Berlin: Rutten und Loening, 962), s. 1 38-1 39.

Aytn Altndal

1 27

1 8) ngiltere'deki 'Hristiyan Sosyalizmi' iin bkz. Fabia n Bildirileri, zellikle no. 42. Christian Socialism, Rev. Stewart D. Headlam'in bir konumas, bir Fabian Dernei yayn (Lond ra, 1 894). Rev. Headlam'a gre Mesih. 'O sek le r sosyalist grevleri kk lekte Filistin' de gerekletirmitir' (s. 6-7). ABD'de The Christian Socialist, Chicago'da ayda iki kez yaynla nan sekiz sayfalk gazete. zellikle bkz. The Socialism of fesus, Rufus W. Weeks, grubu n yaynlad bir kitapk. Almanya iin zellikle bkz. Der rote Pfarrer Georg Fritze (1 874- 1 939), Hans Prolingheuer (Kln: Pahl-Rugenstein 1 989), 'Religiser Sozialis mus und Ka tholizismus' konusunda ilgin belgeler sunmakta dr (s. 204-2 1 0). svire iin rnein bkz. Rev. Hermann Kut ter' in kitab They m ust or God and Social Democracy, Chicago 1 908. Kilise'nin kinci Dnya Sava sra snda ABD'deki anti-sosyalist faaliyetleri iin Bkz. Paul Blanshard'n A merican Freedam and Catholic Power (Boston: The Beacon Pres, 1 949) . 19) Yves Congar, La C rise dans I'Eglise e t Mgr Levelrore (Paris: Oerf; 1 976). 20) ekime, buhran ve gerilimden ari bir Kilise, Pavlus'suz bir Ye ni Ahit'e benzer! Roma ve Bizans Kiliseleri iindeki ve bunlar ara sndaki ekimeler halen srmekted ir. zellikle bkz. L. Duc hesne' in L'Eglise au VI erne Siecle (Paris: Ancienne Librairie Fontemoijlg, 1 925) ve Les Premiers temps de I'Etat Pon tifical (Pa ris: Fontemoing, 1 9 1 1 ). 21 ) Judith Herrion, The Formatian of Christendom'da (Londra : Fontana Pres, 1 989), 'Hristiyanlk alemi' terimini inceler. Herrion'un iaret ettii gi bi, bu terim ilkin Angio-Sakson ngiltere'de kaytlara gemitir ve nceleri Hristiyan balln belirlemede kullanlan Latince Greke Christian i/as ya da oikumene szckleriyle arasnda tam bir koutluk yoktur (s. 8). 22) 'Srgn kiliseleri' eski-sosyalist lkelerde bir zamanlar yasakl olan kiliseleri tanmlamak iin kullanlr. Hildesheim Piskoposu Josef Homeyer'e gre pek ok kilise, kendi topraklarnda tutsak durumdayd. Bkz. 24-27 Ekim 1991 tarihlerinde Hannover"tle toplanan ' Avrupa'y Dlemek-Birleik Avrupa'da Hristiyanl n Gelecei' balkl Uluslararas Konferans'n yaynlanmam zabtlan. zellikle bkz: Janusz Nagorny'nin (Lyubliyana) ko,

1 28

il sa

numas. (Bu metinler Forschunginstitut fr Philosophie, Han nover'den salanabilir.) Tm Avrupa'dan 1 37 Katalik rahip, Avrupa'nn Yeniden ncil'e Dnmesi arsn yinelemek iin Roma'da topland (25 Kasm - 1 4 Aralk 1 991 ). Bir svire gaze tesinin bildirdiine gre, Avrupa'nn yeniden ncil' e Dndr l mesi yalnzca eski-komnist lkelerle snrl olmayp, '(sondern auch) Sakularisierte Westeuropa'y (zellikle) dnyevi/Sekler Bat Avrupa'y da kapsyordu. (Tages Anzeiger/Michael Meier, 18.12.1 99 1 ), s. 8. 23) Kilise'nin nsan Haklar' na ilikin tutumu iin bkz. Die Kirche und die Menshenrechte (Dokumente 5, herausgegeben von der Papstlichen Kommission (Justitia e Pax, 1 976) Papa XXIII. Jean Paul'un konuya ilikin, Pacem in terris, s. 7'deki yorumu. 24) R.H. Tawney,
Religion and the R ise of Capitalism,

(Pelican Book, 1975), s. 274.


B irinci Blm

1) Robin La ne Fox,
Pagans and Christians,

(Penguin Books, 1 988), s . 30. 'Adlarn ilkin Hristiyanlar vermitir, Pagani.' Sapknlk, Ortodoksluk ve homodoxy iin bkz. s. 31 . Religio ve supertitio iin, bkz. s. 32. 2) W.H.C. Frend,
The R ise of Christian ity,

(Darton, Longman and Todd, 1 984), s. 21 . 3) Benzeri bir nerme iin bkz. Thomas Merton,
No Man is an lsland,

(New York: Dell Pub. Co., 1 957), s. 39. 'Her ey ayn anda hem iyi hem de kusurludur.' 4) Adin Steinsaltz,
The Essen tial Talmud,

(Bantam Books, 1 977, ss. 21 4-215; branice'den eviren: Chaya Galai). 5) Bertrand Russell,
Why I am not a Christian,

(Londra: Unwin Human Ltd., 1 989), s. 26.

Aytm Altnda l

1 29

6) Rolf Rendtorff,
Israels Glaube in der Geschichte,

(Die Juden, Gter Sternberger Hrsg. ) (Mnih: Verlag C. H. Beck, 1 990), s. 28. 7) Mircea Eliade,
Das Heilige u nd das Profane,

(Suhrkarnp, 1 990), s. 97. (Bu sonraki bir gelimedir. Norninal olarak Hint ve Grek mistik felsefe unsurlarnn Musevi retisine dahil olmasyla balam tr.) 8) Ignaz Maybaurn,
Trialogue Between ]ew, Christian and Muslim,

(Londra : Routledge and Kegan Paul, 1 973), s. 1 43. "Kutsal Kitap branice'sinde byle bir szck (kltr) yoktur. srail Ihranice'sinde kltr' karlayan szck ise elektrik'i karlayan szck kadar yenidir." 9) Peygamberlerin rnecazi dili ve bunlarn yorumu Sir Isaac New ton'un Observations Upon the Prophecies of Dan iel, and Apocalypse of St. John'unda tartlmtr. (Londra: J. Darby and T. Browne, 1 733. Tpk basm, Zrih, A. Altndal & Co., 'Modus Vivendi', 1 985) . Peygamber (-si) dil (-i) iin bkz. Ikinci Blm. Sir Isaac Newton, a.g.y., s. 1 45 (dier tartmalar iin bkz. bl rnn btn) . 1 0) Fox, a .g.y., s. 33. 'Anadolu'da halk Kutsal ve Adil bir lah'a eref sunard. . .' Kut sal ate iin bkz. Lewis Murnford,
The City in History,

(Penguin, 1 979), ss. 1 50, 1 82; Kutsal Yollar iin bkz . s. 1 61 . 1 1 ) Theios aner kavramnn farkl bir yorumu iin bkz. Morton Smith'in makalesi: On the History of the 'Divine Man ', (Paganis rne, Judaisrne, Christianisrne /lnfluences et Affronternents dans le Monde Antique / Melanges offerts a Marces Simon. Paris: Editions E. De Boccard, 1 978), ss. 335-345. 1 2) Theodor Gornperz,
The Greek Thinkers,

(Londra: John Murray, 8. basm, 1 969) . Cilt I, s. 1 50. 1 3) Franz Rosenzweig,


The Star of Redemption,

1 30

isa

Aktaran Maybaum, a.g.y., s. 59. 'Musevi herhangi bir eye inanmaz, o, inancn kendisidir.' (s. 342) 1 4) Franz Rosenzweig, "Tanr'yla birlikte, ama 'din'siz yryoruz." Aktaran Maybaum, a.g.y., ss. 81 ve 1 68. 15) Sir Isaac Newton, a .g.y., s. 1 45. (Dier tartmalar iin bkz. Blmn btn). 1 6) A Powell Davies,
The Mean ing of the Dead Sea Scrolls,

(Signet Key Book, 1 956), s. 90 1 7) Onlar Yoa him ve Hannah olarak tanmlaya n nciller deil, 'ge lenek'tir (Hannah ltuf anlamna gelir). Aziz Hannah cultus'u 1 4. yzylda kabul edilmitir. Bkz. Book of Saints. 1 8) Bylesi bir kentin var olup olmad ada tarihiler ve ilahi yatlarca tartlmaktadr. Alan Watts'a gre, 'Nasra' dal anla mna gelirken Aziz Bemard bunu 'iek' olarak yorumlamakta dr. Alan Watts.
Myth and R itual in Christianity,

(Londra : Thames and Hudson, 1 983), s. 1 1 6. 1 9) Papa I X . Pius Yusuf'u resmen evrensel kilisenin koruyucu azizi ilan etmitir. Ayrca alanlarn koruyucu azizi saylr ve 1 Ma ys gn ona hasredilmitir. Bkz. Book of Saints, a .g .y., s. 320. Matta'ya gre Yusuf Yakub'un olu, (Matta, 1 :1 6) Luka'ya greyse (Luka 3:23). 20) "Bu, branice Jehoshuah, Joshus ya da Jeshua'nn Greke biimi dir. Orijinal Greke IHCOYC olarak yazlr ve Hristiyan simge ciliinde IC.IHC. ya da IHS ola ra k ksa ltlr." 21 ) Sukka 49 b.
Der Babylonische Talmud,

(Mnih: Wilhelm Goldmann Verlag. Ausgewahit, bersetzt und erklart von reinhold Mayer, 1 965), s. 1 01 . 22) Alan Watts,
Na ture, Man and Woman,

(New York: Vintage Books, 1 970), s. 1 68. 23) Frend, a.g.y., s. 1 77. 24) 'Bakire Doumu' genellikle Meryem'in El Dememi Gebeli i'yle kartrlr. Bu ikincisi, 1 9 . yzylda bir man lkesi haline getirilmiti. Bu fikir, Katolik dogmann savunucularndan Aziz

Aytun Altmdal

131

Jerome'a (yakl. 341 -420) dayanmaktadr. Aziz Jerome'a gre, Meryem'in annesi Hanna h ksrd ve kocasyla gebe kalmadan yirmi yl yaa mt . 2S) Esseneler ve Hakkaniyet Selleticisi i in bkz. skenderiyeli Phi lo.
Quod Omn is Probus Liber,

Yal Plinius,
Historica Natralis,

V. Kitap, Blm 1 7 ve
foseph s, Wa rs of the fews
26)

27)

28) 29) 30) 31 )

Kitap XVIII, i. 5 ve Kitap XV, x, S. eviriler Davies'den, a .g.y., Ek. "Hristiyan felsefi tarihi bir Hristiyan'la deil, ama bir Muse vi'yle, skenderiyeli Philo'yla balamaktadr" , 'Philo', s. 1 37, H. Chadwick'den aktara n Frend, a .g.y., s. SO. Haham Maybaum'un da belirttii gibi, 'Kutsal Kitap peygam berlerine her zaman yakn olan Museviliin kuramsallam bir din haline gelmesine gerek yoktu . . . Musevilik kurumsallam bir dinden ok, peygambersi bir harekettir.' a .g.y., s. 1 68. Bkz. Steinsaltz, a.g.y., ss. 24-2S-26. Maybaum, a.g.y., s. 1 67. Maybaum, a .g.y., a.y. Alfred Kuen
fe Batirai Mon Eglise,

(Vevey: Editions Emmas, 1 967), ss. 296-297. Kuen, a.g.y., s. 273. 33) Kuen, a.g.y., s. 274. 34) eitli yazarlar Hristiyan Maneviyatl'ndaki huzursuzluk ve belirsizlikleri irdeleyip belgelendirmilerdir. Bunlardan n anacam: Hubertus Mynarek,
32)

Religis ohne Gott,

(Goldman Verlag, 1 987);


Les Sects et l'Eglise Catholique,

Le Document Romain/Introduction de Jean Vernette delegue de l'Episcopat/ Presentation de 200 groupes religieux (Paris, Cerf, 1 986); Max Bouderlique,
Seetes

Les manipulations mentales, (Lyon: Chronique, 1 990).

132

JSQ

kinci Blm
1) William A. Christian Sr., a.g.y. , s. 73. 2) Christian Sr., a.g.y., s. 80. 3) Sekiilerist deyimi George Jacob Holyoake tarafndan icat edil mitir. Holyoake kendini ateist denen kiilerden ayrt edebil mek iin, 1 892'de Avam Kamaras'na kabul edildiinde Kutsal Kitap zerine yemin etmitir. Holyoake ngiltere' de Ateizm ve kfr sulamasyla hapse mahkum edilen son kiiydi. Bkz. Mic hael J. Buckley.
At the Origins df Modern Atheism,

{Yale University Pres, 1987), ss. 10-1 1 . 4) Bkz. Diana Wood,


C/ement Vl/Pon tificate and Ideas of an Avignon Pope,

{Cambridge: Cambridge University Press, 1 989), s. 1 ve 204. 5) Christoph Gntert, Ludwig Schmugge, Aytun Altndal {Hrsg)
Strassbu rg und die Judenverfolgung 1 348/49,

{Zrih: A. Altndal & Co., 'Modus Vivendi', 1 991). lk kez bu ki tabn yazar tarafndan Avrupa'nn gndemine getirilen bu " Unutturulmu" katliam, ABD' li Yahudi eitimci Sonia Levitin tarafndan romanlatrlmtr. Bkz: The Cure, NY. 1999. 6) Patricia Crone-Michael Cook,
Hagarism/The Making of the Islamic World,

{Cambridge: Cambridge University Press, 1 977). 7) 'Appelantlar' 1 600 ylnda Roma'da ortaya kan bir grup sek ler din grevlisidir. Bkz. Edward Norman,
Roman Catholicism in England from the Elizabethan Settlement to the Second Vatican Cou ncil,

{Oxford: Oxford University Press, 1 985), s. 43 ve s. 55. 8) August M. Knoll,


Kathalische Kirche u nd scholastisches Nat u rrecht,

{Neuwied: Luchterhand, 1 968), s. 34. 9) Knoll, a.g.y., ayn yerde. 1 0) David E. Jenkins, Durham Piskoposu,
God, Politics and Fu ture,

{Londra: SCM Pres Ltd., 1 988), XII-XIII. 1 1 ) Jenkins, a .g.y., s. 46. 1 2) Watts,
Natu re, Man and Woma n a .g.y., ss. 161-162.

Aytun Altndal

1 33

13) John Dewey,


Reconstruction in Philosophy,

(New York: Mentor, 1950), ss. 1 52-1 53. Kuen, a .g.y., s. 57. Frend, a.g.y., ss. 97-98. Fnmd, a.g.y., ss. 91 -97. Frend a .g.y., s. 93. Lewis Mumford The City in Histo ry de yle yazar: "Ne ki haya t bir kez, tanrlarn benzeri olarak, bylesine kutsal ca kavranldnda, kadim kentin kendisi bir cennet-benzeri ha line gelip Roma dnemine dek byle kald.", a .g.y., s. 86 . Pavlus olaslkla bu benzerlikten (simulacrum) kendi Gentile Kilisesi'ni biimlendirmede yararlanmtr. 19) Kadim Grek Logos kavram, gerekte dsal, Sekler bir 'Keli me' ve/veya 'lke'ydi ve Musevi 'Yol' ve diline kesin bir ihtiyat kaydyla, sonralar dahledilmiti. Olaslkla Philo'nun Logos'u kavray tarz nedeniyle ilkin (Arac olarak) sa'da kiiletiril mi, sonra Kutsal Ruh' la zdeletirilmi ve en sonunda Tes lis'in ikinci kiisi klnmt. Ve usul uyarnca, Logos sonunda (sa olarak) Kilise'ye hasredilmiti. Gizemli ve/veya sapkn (Heretical) biimlerinde Logos 'var olan' (insanlarn gzlemle yebilecei) ile 'var olan-st' (Tanr) arasnda nihai dzenleyici kuvvetin nianesine indirgenebilir. Logos-sa-Kilise ve 'var o lan-st' iin bkz. Rudolf Steiner, 14) 1 5) 16) 1 7) 1 8)
'

Le Christianisme et /es Mysteres Antiques,

(Cenevre: Editions Anthroposophiques Romandes, 1 985), ss. 149-1 51 ve 1 54.

nc Blm
1) Viktor Frank!,
The Will to Mean ing, aktaran, Moshe Kohn, 'Man: Partner in C re

tion' balkl makalesinde. 2) Bkz. Moshe Kohn'un makalesi


'Shame proves us h u ma n , keeps us humble',

(The Jerusalem Post, 14 Eyll 1991). 3) Maybaum, a.g.y., s. 1 67. 4) John R. W. Scott,
Basic Christianity,

(ngiltere: Inter-Varsity Pres, 1983), s. 92.

1 4

sa
5)

Michael Baigent, Richard Leigh,


Verschluss-Sache fesus,

(Mnih: Droemer Knaur, 1 991 ), Paulus, rmescher Agent oder lnformant?, ss. 275-279. l Deniz Yazmalan'na ilikin daha eski bir tart ma iin bkz . Philip E. Ross'un makalesi.
Overview: Dead Sea Scrolls,

(Scientific American, Kasm 1 990) . Polemikler iin bkz. Edmun Wilson'un


The Dead Sea Seraals 1 947-1 969,
6)

(New York: Oxford University Press, 1 989), ss. 1 6. David-Christie Murray, A Hstory of Heresy, (Oxford: Oxford University Press, 1 989), s.
1 6.

7) 8) 9) 1 0)

1 1)

Fox, a .g.y., s. 5 1 3. Frend, a .g.y., s. 1 02 . Fox, a .g.y., s. 41 9. Russell, a .g.y., ss. 34-35. Luther dahi, 'Kimse dnyann kansz ynetilebileceini sanmasn. Sivil kl kzl ve kanl olmaldr,' demekten kendini alamamt. Bkz. Tawney, a.g.y., s. 1 1 0. Peter Hebblethwaite,
I the Vatican,

1 2) 1 3) 1 4) 15) 1 6) 1 7)

(Londra: Sidgwick and Jackson, 1 986), s. 53. Frend, a .g.y., ss. 573-574. Buckley, a .g.y., ss. 38-39. Buckley, a .g.y., s. 363. Buckley, a .g.y., s. 2. Buckley, a .g.y., ayn yerde.
The Book of Pontiffs,

(Liber Pontificalis) eviren ve nsz: Raymond Davis (Transla ted Texts for Historian / Latin Series V. Liverpool University Press, 1 989), ss. 1 -3. 1 8) Stewart Lamont,
Ch urch and State/Uneasy Alliances,
1 9)

(Londra: The Bodley Head, 1 989), s. 71 . Osservatore Romano, ngilizce, 29 Ekim 1 984, aktarn Hebbletth waite, a .g.y., s. 54

Aytm Altndal

1:5

20) 21)

Buckley, a.g .y., s . 27. Ninian Smart,


The World Religions,

22)

(Cambridge: University Press, 1 989), s. 47. Hebblethwaite, a.g.y., s. 1 0. 23) Bkz. zellikle David Yallop'un,
In God's Name/An lnvestigation in to the murder of Pope John Pa ul !,

(Corgi Books, 1 989) . 24) Joseph McDowell-Bart Larson,


fesus, A Biblical Defense of h is Delty,
25) 26) 27) 28) 29) 30) 31) 32)

(California: Campus Crusade for Christ, 1 983), ss. 2 1 -24. Liber Pontificalis, a .g.y., s. 2 Liber Pontificalis, a .g.y., s. 4 . Liber Pontificalis, a .g.y., s. 1 4 . Liber Pontificalis, a .g.y., s. 74. Frend, a.g.y., s. 596. Paolo Prodi, The Papal Prince, a .g.y., s. 1 21 . Lamont, a.g.y., s . 1 8. H.C. Erik Midelfort,
lnsan ity a nd Culture/Understanding Popu/ar Culture,

Steven L. Kaplan (Yay.) (Mouton Publishers, 1 984), s. 1 38. 33) Giles Constable,
Renewal and Reform in Religious Life.

Renaissance and Renewal in the Twelfth Century' de, Benson L. Robert-Constable Giles (Yay.), (Oxford: Ciarendon Press, 1 985), s. 47. Deutzlu Rupert iin ayrca bkz. Jean Leclercq'in The Renewal of Theology balkl makalesi, a .g.y., ss. 69, 77. 34) Bkz. John Austin Baker' in makalesi The Right Time, Feminine in the Church' de, Yaynlayan: Monica Furlong, (Londra: SPCK; 1 984), ss. 1 63- 1 77. 35) David Flusser,
An Early Jewish-Christian Document in the Tiburtine Sybil,

Paganisme, Judaisme, Christianisme'de,


a .g .y., ss. 1 53-1 83 ve ayrca

Flusser'in fesus'u (Hamburg, Rowohlt, 1 968) .

136

36) Kuen, a .g.y., s. 42. Wood, a.g.y., s. 35. 38) Dewey, a .g.y., s. 67. 39) Yahveh (Kyrios) ve Elohim (Theos) iin bkz. Frend, a.g.y. , s. 2 1 4 . 40) "braniler arasnda her yeni tarihsel felaket, seilmi halkn ken dini kaptnp koyverdii gnah alemlerinden fkeye kaplan Yahveh'in bir cezas olarak grlrd . . . Onlarn gzlerini haki ki 'Tanr'ya evirerek doru yola dndren tek etken, tarihsel felaketlerdi." Bkz. M. Eliade' nin The My th of Eternal Return', (Byk Britanya: ARKANA, 1 989), ss. 1 02-1 03. Ayrca bkz., I . Samuel 1 2 : 1 0, 1 5.
37)

DZ N

ifte standartlk, 49, 82


D

Adclar, 4 Apellantlar, 51 arcarius, 1 05


B

Birleik Avrupa, 5 Btnsel Grev, 35, 37, 38, 40, 51


c

Deus-Absconditus, 20, dsal iddia, 43 Dou despotluu, 1 7


E

Cebrail, 28 Circumcellionlar, 93 Cizvitler, 5 1

eklesioloji, 88 El, 1 6 esirgeyici, 30

1 37

1 38

sa

federatif birlik, 5 fideist, 84

mandatum dei, 1 06 militan kilise, 49


N

G
gerekiler, 4
H

nomenclator, 1 05 non sequitor, 54


o

Haggadah, 62, 77 Hristiyanlk, 2, 5, 25, 30, 32, 40,


50, 52, 53, 78, 1 08, 1 1 2, 1 27

otorite (adem-i merkezi), 52


p

i
ideal insan tipi, 39 in principo, 67 insan haklar, 6, 58 iyimserlik, 91

Papalk Devleti, 1 24 pa paz aleyhtarl, 1 24 Praeceptum imperetoris, 1 06


R

K
kairos, 1 1 0-1 1 1 kartlk, 25 kategoriletirme, 61 Kathenoteistler, 1 2 kayrmaclk, 49, 1 23 kehanet, 1 3, 19-20, 26, 29, 32, 52,
60, 79, 97-1 00, 1 1 3

religiocra t, 89-92, 1 03, 1 23- 1 24


s

khronos, 1 1 0, l l l kktencilik, 6 , 38 kyrios, 1 1 4


L

sacerdotalist, 89, 1 02 sekler iddia, 43, 48-49, 90, 1 1 9 soyaac, 31 -32, 37 soyutlanma, 65, 67, 71 szel ige, 1 24 substance premiere, 1 08 srgn kiliseleri, 5
T

laikletirme, 1 Liber Pontificalis,

lll

Tanr' nn inayeti, 1 9 tapnma, 1 8, 22, 34, 1 01 tefsir-i konum, 35, 37 Tek-Tanrclk, 1 3

Aytm Alt ndr.l

1 39

teleoloji, 84 teuva, 22 Tevrat, 61 theios aner, 1 20 theos, 1 1 4 triad quid, 1 08


u

Yahudi-Hristiyan gelenei, 3 yazg, 82 yeniden Katolikletirme, 6


z

unam sanctum, 1 05

Zeitgeist, 23-24 zeit-onhe-geistk, 24

14J

lsa

CHESTNUT HILL, MASSACHUSETTS 02 1 67-3006 D EPARTMENT OF TH EOLOGY (6 1 7) 552-3880

BOSTO N CO LLEGE

October 9, 1 992 Dr. Aytun Altndal Modus Vivendi Limmatquai 80 CH-8001 Zurich Switzerland Dear Aytun, Thanks so much for the book, which I have found quite stimulating. I have enclosed a copy of the M LA style sheet for you, but your paper is already in that form. If you want expand your paper at all or make any other changes, please have everything to me by November 1 5, 1 992. The paper can be 10 pages, including footnotes, double-spaced. Looking forward to meeting you again, perhaps in Graz. Sincerely,

Dona ld J. Dietrich Chair, Departmen t of Theology

Aytm Altndal

141

USA September 24, 1 992 Dear Aytun, Thank you immensely for your book, which delights me, as well as instructing me, as I know it will go on doing. You have a great gift for clarity, for presenting without reducing, and in this are give me many formulations to ponder, in a strange way, your canception of Jesus as secular Jew reminds me of John Michael Cuddihy's writing about nineteenth century Europe, in his chapter on Freud (The Ordeal of Civility). Yours is a book I will be pleased to read over and over.
(I' m going to enclose, as further evidence of my devation to

certain kinds of cultural mixing, a poem called "Ginza Samba", which comes partly out of my experiences as a saxophone player.)
I am very pleased to know you, and hope we can meet

again. Best wishes,

Robert Pinsky

1 42

lsa

March 4, 1 993

O. Aytun Altindal MODUS VIVENDI


8000, Zu rich, Limmatquai 80

Dear A ytun Altinda!, This is to convey my belated thanks for your THREE FACES OF JESUS which I read while recupera ting from a her nia operation . I am pleased to report that I have survived both without ill effect. Seriously, I was intrigued by the thesis and often found myself smiling at same of the jabs. Scholarly, but not the conventional style. With best wishes, sincerely,

Bemard S. Morris