You are on page 1of 389

http://genclikcephesi.blogspot.

com
HANG SA
AYTUN ALTINDA
L
NDEK
LER
NSZ
.9
BRNC BLM
13
SA YAADI MI, YAAMADI MI?
1.1 Strassburg Avrupa nsan Haklan
Mahkemesi'ne
Giden Dava.. .
14
KNC BLM
APOLLONIUS'UN AYAK ZLER
29
2.1 Aya Sofya'daki Deesis Mozaigi
30
2.2 Karanlik Kilise'deki Mandylion
.49
2.3 Hangi sa?
71
NC BLM
HAYATI ALINAN ADAM
93
3.1 Aldatanlar ve Aklananlar
94
3.2 "nsan Suretindeki Tanri "
111
3.3 Apollonius/Balinius
133
SONSZ
157
AIKLAMALAR, TANIMLAR VE NOTLAR.
161
KAYNAKLAR.
186
APOLLONIUS BBLOGRAFYASI
(SEMELER)..193
EKLER
203
7
NS
Z
Tyanali Apollonius'un yaam
yksn ocuklugum da
"byklerimden" dinlemitim.
Bana bu dinlediklerim den hi
kimseye sz etmemem gerektigi de
tembihlenmi- ti.(1951)
Kemerhisarli Apollonius'un
"hayatini " yazmayi hep istedim.
Son 35 yil iinde belge ve bilgi
topladim. ocuklugumda
dinledigim Apollonius ya da
Araplarin arasindaki adiyla
Balinius/Balyanos'un olaganst
yaa mini yazmak altmi yaimdan
sonra nasip oldu. Buna da kr.
Bu olaganst ermiin Trkiye'de
ilk kez yayinla nan hayati ve
eserleri umarim ilgi eker.
Kaldi ki, Apollonius, bizden biridir.
Anadolulu bilge bir kiidir.
Apollonius'un dogum yeri olan
Tyana kenti, Antik d nemde
Ge Hitit mparatorlugu'nun
bakenti olan Tuvana idi.
Dolayisiyla atalari itibariyle
Apollonius, son/ge Hi- titlerle
baglantiliydi. te bu ge Hititli
ermi nmzdeki yillarda zellikle
Hiristiyan aleminde adindan en
ok sz edilecek kiidir.
Bu kitap, yazarlik yaamimin 40.
yilinda hem bu uzun servende
bana destek olan dostlarima hem
de degerli okurlarima kk bir
armagandir. Byle bir kitap
yazaca gimi bilen ve/veya tahmin
eden dostlarim iin bu kitap bir
srpriz olmamitir. Ama ya tahmin
etmeyenler iin! Uma rim onlar da
airmazlar.
Tyanali Apollonius, SANAL bir
roman kahramani de gildir. Tm
yaami, bata Roma
mparatorlugu'nun ariv leri olmak
zere, ayrintilariyla belgelenmi
GERE K bir
9
ermitir. Yaadigi agda (1 .
yzyil) "nsan Suretindeki Tanri "
olarak yceltilmi, zindanlara
atilmi ama grlerinden hibir
ekilde dn vermemi bir
Bilge'dir. Onun varligi ve yaami,
4. yzyildan balayarak,
Hiristiyanligin korkun baskisindan
kurtulabilmek isteyen aydinlara,
bu meyanda Tapinak
valyeleri'ne, Gl ve Ha
Kardeligi rgt'ne,
Humanizm'i n kurucularina ve
nihayet gnmzn "bilimine "
damgalarini vurmu bazi
akademisyenlere, bagli
bulunduklari Kilise Dii-Occult
rgtlerince
iletilmi, okutulmu oldugu iin
"Yol Gsterici" sayilmi tir. te
yandan bata Katolik Kilisesi
olmak zere tm bagnaz
Hiristiyanlar, yzyillarca O'nun
adini ve eserlerini gizlemiler
ve/veya yok etmek istemilerdir.
Bunun nede ni, daha 3. yzyildan
itibaren Romali Pagan ve Helen
d nr, yazar, devlet adami ve
filozoflarin sa Mesih ile Apollonius'u
kiyaslamalari ve ikincisini
birincisinden
U S T
H ^ | r ^ s ^
d
& l i y l a
yazdigim kitapta, Tyanali
Apollonius'un yaklaik 2000 yillik
serveninin bazi yan larini
okuyacaksiniz. Apollonius'un "Ayak
zlerini" takip edenler O'nu n tipki
bir "Deu s Absconditus"
(Invisible God=Gze Grnmeyen
Tanri) gibi ncil'in sayfalarinin
arasinda, dolayisiyla sa Mesih'in
"portresinin" ardinda belki de
O'nu n maskesiyle gizlenmi
olarak dolamakta oldugunu biraz
hayret, biraz akinlik ama
eminim ki, he yecan duyarak
okuyacaklardir. Tyana
(Kemerhisar)'da
2001 yilinda talyan hkmetince
balatilan kazi alima lari, nihayet
tamamlanmak zeredir. Bu kazilar,
Dr. Asim Tani' m bakanliginda
yrtld ve Apollonius'un 2000
yil nceki yaam alani ortaya
ikartildi. imdi 2002 yilin dan
itibaren de her yil Temmuz
ayinda "Apollonius Kl tr
Festivali" dzenlenmektedir.
Tek nshasi kalmi bir kitabi
bana aktardiktan iin Prof. Ira
Gitler ve eine (New York), aynca
bazi Fransiz ca kitaplan
bulmakta yardimci olan gen
ve baarili
1
0
akademisyen Selin enocak'a
(Paris, Sorbonne), talyanca
evirileri yapan Batuhan zkan'a,
teekkr ediyorum.
Kitabin ilk baskisi geen yil
(2005) "Yoksul Tanri" ismiyle
yayinlandi. lgintir ki; bir
Mslman (!) cemaat bu kitaba
mthi tepki gsterdi. Dialogculuk
yapan ve "Misyonerlerle el ele
alrz" diyen bu Nurcu grup, hem
yayinevini (Alfa) rahatsiz etti hem
de kitabin dagitilmasi ni, okura
ulamasini ve kitapilarda
bulunmasini engelle di.
Yayinevinin sahibi ve yneticisi
anliurfa Milletvekili Faruk Bayrak
beni arayarak karilatigi zorluklan
anlatti. Bayrak'm verdigi bilgiye
gre "Yoksul Tanr" btn dn
yada ilgi uyandirmasi gereken bir
kitapken Trkiye'de okunmasi bu
cemaatin yeleri tarafindan
engellenmiti. Dogrudur, kitap
Trkiye'de engellendi ama
talya'da, s vire'de ve ABD'd e
adini duyurdu. "Yoksul Tanr" ile
il gili ABD'd e Oklahoma'da
"Light of Church Community" adli
bir Teoloji Seminer grubu
Kemerhisar'a gelerek ara
tirmalar yapti ve benimle
tanimak istedigini belirtti.
Nurcular mum yaksinlar!
"H!"# $" adiyla kitabin
geniletilmi baskisini ya yinlayan
Destek Yayinlan'nm yneticileri;
yazar Yelda Cumalioglu ve Prof.
Dr. Sezer Akarcali'nm
ahsinda emegi geen herkese
teekkr ediyorum
Umanin bu olaganst
Ermi'in olagandii yaamini ve
servenini severek okursunuz.
Aytun Altindal
spilandit/7 Agustos 2006
11
BRN C BL
M SA YAADI
MI, YAAMADI
MI?
'Whoso conceals a book
shall be ut to !eath"
#o!
reser$e
you%"
"&im ki bir kitab
gizlerse 'l!(r(lecektir"
Tanr sizi
esirgesin%"
)marator
&onstantin* )"+"
,-.
/
13
%&% S'($$)*(" A+(*, !$!
H-.(/ M0-121$#'!1
G#31!
D+&&&
lgintir ki, Hiristiyanligin kaderi
ve tarihi o zamanki adiyla Kk
Asya olan Trkiye'nin znik
ehrinde topla nan 1. Ekmenik
Konsil'de alman kararlarla
belirlendi. Bu ilk Konsil, tarihteki
en gaddar ve kurnaz
imparatorlar dan biri olan
Konstantin tarafindan toplantiya
agirilmi ve bizzat onun
tarafindan ynetilmi ve
ynlendirilmiti. Yine ilgintir ki,
Konstantin bu "0inse1 toplantiya
ba kanlik ederken henz
Hiristiyanligi kabul etmi degildi ve
Pagan Tanrisi "2elios"a
(Sol=Gne) tapiyordu! Helios,
ran-Mezopotamya kkenli
Mitraizm'in Bizans tarafindan
benimsenmi ekliydi.
1. Ekmenik Konsil, mparator
Konstantin'in diledi gi kararlari aldi
ve bylece sa Mesih adli kii,
Hiristiyan ligin en temel kavrami
olan Trinity=Teslis'de ikinci kii,
yani Tann'ni n Biricik Oglu,
dolayisiyla Tanri oldu. Bu
Konstantin iin hi de nemli
degildi. Burckhardt'in da belirttigi
gibi onun iin aslolan
egemenligini srdrebil mek ve
yayabilmekti: sa Tanri olmu,
olmami Konstantin'in umurunda
bile degildi, nk o dnemde
imparatorluk sinin iinde en az
300 ayri topluluk en az
450 ayn tanny a tapiyordu.
Nedir ki, sa'nin Trinite'de
ikinci kii yapilmasi bata Arius'un
taraftarlari olmak zere Novatian,
Valentian, Marcionit, Cataphriyian
vd. Hiristiyan gruplarini, cemaat
lerini fazlasiyla fkelendirdi.
Bunlar zellikle de daha soma
Konstantin'in yaamini kaleme
almi olan Filistinli Eusebius adli
piskoposun ikiyzl ve sinsi
planlarina
14
kurban gittiklerini dnerek
Kilise'yi lanetliyorlardi. Eusebius
gerekten de, gnmzn moda
deyiiyle tam bir yalaka, dnek
ve libotu. Burckhardt'in da
belirttigi gibi, Eusebius,
"&onstantin'in 2ayat" adli
kitabinda o kadar ok yalani bir
arada siralamiti ki, bu kii ve
kitabi tarihe Kilise Yalancisi olarak
gemiti.
2
1. znik Ekmenik
Konsili'nden sonra taraflar ara
sindaki tartimalar hi
bitmedi. Konstantin, rnegin
Arius'un kitaplarini okuyanlari
lme mahkum etti, diger lerini de
ya srgne ya da zindana yolladi.
sa Mesih, hi kukusuz son
2000 yildir en ok tartii lan bir
karakterdir, portredir. O'nu n
Tann'n m Oglu ve Tanri
oldugunu kabul ve/veya
reddedenler ile O'nu n pey gamber
oldugunu kabul edenler (r.
Mslmanlar) hibir ekilde
uzlaamamilardir. Tartimalar
yzyillardir sr yor, daha da
srecektir hi kukusuz.
sa Mesih ile ilgili ilk byk
tartimalar 19. yzyilin hemen
balarinda yeniden ve ok gl
bir ekilde alev lendi. zellikle de
1. Dnya Savai'nm ncesinde ve
son rasinda sa'nin asla
varolmadigi, ncil'in batan
aagiya yalan yanli masallarla
dolduruldugu ynndeki tartima
lar ayyuka ikmiti. sa'yi
savunmak amaciyla bir kitap
yazan talyan Katolik Giovanni
Papini, bakin, kitabinin
nsznde neler yazmi. Tarih
1923.
"sa'nin dmanlari ona kari
bir Hali Seferi balatti lar. Bu
eekler, ktphanelerle ahirlari
birbirine karitir milar. Kimisi
onun Budistlerden kopya
ektigini, kimisi onun sadece bir
'Myth=Efsane' oldugunu, kimisi
de '2i 1arolma!3n' yazip
duruyorlar. Kim mi bunlar: Bata
Okultistler, Theosofistler,
Masonlar, Spiritualistler, bilim
adamlan. Hepsi birden sa'yi yok
etmeye, edemezlerse de onun
Zerdtc, Byc, arlatan vd.
olarak gstermeye gayret
ediyorlar."
3
Ayni yillarda (1920'ler) nl Emil
Ludwig ise sa'yi korumanin tek
yolu olarak .S. 325'd e
mahkum edilen
15
Arius'un grlerini kuanarak,
")nsan 43lu )sa" diye bir kitap
yazmiti. lgintir ki; bu nl
kltr adami sa'nin Tanri ve
O'nu n Oglu oldugu eklindeki
grleri, yazdigi nszde
reddederek, "+a!ece )nsan olarak
)sa 'y yaz!m* gerisi $e 'tesi tam
belli !e3il!ir" demiti.
4
Gerekten
de Ludwig'in de dedigi gibi ne
Gospeller birbirini tutmakta dir,
ne de sa'nin "Christ=Mesih "
olmasi ve/veya oldugu gvenilir
kaynaklarca, tarihsel olarak
belgelendirilebil- mitir.
sa'nin yaadigi varsayilan
yillarda (yak. .S. 33' e ka dar)
Filistin topraklarinda bir ok Mesih
vardi. Kimisi b yc, kimisi
ifaci, kimisi dpedz Tanri, kimisi
ise mu- cize-yaraticisi idi.
Bunlardan biri de adindan
ncil'de de sz edilen Simon
Magus adli kiiydi. Bu Simon,
byc idi ve gizli ilimleri en iyi
bilen kiilerden biriydi. Gizli
limlerle ilgili bilgileri
Kaidelilerden grenmiti ve
Kaideliler by ve sihir
konusunda her cemaatten daha
bilgili ve yetenekliydiler. Simon,
Gnostik cemaatin lide riydi. Bir
digeri de Valentine idi. O da
Gnostiklerdendi ve hayranlari
tarafindan yaayan bir Tanri gibi
grlyordu.
O yillarda sa belki tekti ama
bir ABD Ti yazarin da belirttigi
gibi pek ok Mesih vardi (One
Jesus but many Christs). Ancak bu
Sahte Mesihlerden hibiri, eger
Gospellerde anlatilan olaylardan
en az biri dogruysa, sa'nin
yaptigini yapmamiti veya
yapmak iine gelme miti. Neydi
bu eylem?
Filistin, sa'nin yaadigi
dnemde Roma'ni n egemen ligi
altinda bir Teokrasiydi. Yahudi
eriati acimasiz bir ekilde
uygulaniyordu, bunu ihll en
hafifinden agir hapis veya
"0lanma" cezasini ngryordu.
Ve sa, bunu g ze alarak
Sinagoga=Havra'ya gitti ve
avluda para ticareti ve tefecilik
yapan Yahudilerin masalarini
devirdi, onlara faizciligin ve
tefeciligin "Caiz" olmadigini
syledi. Oysa para ticareti ve
diger yollardan Havra her yil
byk para lar kazaniyordu. Yazar
Jim Bishop'un yaptigi hesaba g
re, Filistin'deki 3 milyon Yahudi
her yil sadece "5a3"
1
6
olarak, 1959 verilerine gre,
420.000 Pound para
dyordu.
5
Ve bu paralarin
byk kismi da en gl Ya hudi
Ailelerinin ve Cemaat nderlerinin
arasinda pay edi liyor ve
Sinagog'un avlusundaki
tefeciler/aracilar tarafin dan
ogaltiliyordu.
sa'nin bu siradii davranii,
eger gerekse, Luther'e de rnek
olmutu. O da Katolik Kilisesi'ne
kari ikmi ve zellikle bazi dinsel
rimellerin -rnegin arap/ekmek
sunumu, Communion- gerekte
Tann'ni n degil, dogrudan dogruya
Kilise Egemenlerinin istegiyle
Hiristiyanliga so- kuturuldugunu
aiklamiti. Luther'e gre Katolik
Kilise si, dinsel trenlerini Sapkinlik
(Heretic) ve Hizipilik (Schismatic)
zerine ina etmiti, bunlar
gerekte ne sa tarafindan
ngrlmler ne de Kutsal
Metinlerde yer al milardi,
dpedz dzmece ayinlerdi.
6
Katolik Kilisesi 'nin ikarlarina
uydugu takdirde her trl
sahtekrligi, dinsel kiliflara sokup
kendisine inanan lara yutturdugu
ok aik bir gerektir. yle ki
Kilise, Hi ristiyan olmadigi halde
Konstantin'i yillardir Hiristiyan
oldu diye yutturmu, dahasi lm
degindeyken bir de Vasiyetname
yazip tm mparatorluk
topraklarini Kili- se'ye
bagiladigini, dolayisiyla Roma
Kilisesi'nin mpara torlugun yasal
varisi oldugunu hi utanmadan ne
sre- bilmitir. Kilise'nin bu tr
sahtekrliklara yasal-dinsel ki lif
uydurmak iin rettigi bir de
kavram vardir: Acheiropoieta. Bu
Greke szck Tanri istedigi iin
yer yznde byle yazili bir meti n
veya bu kitapta okudugu muz
Mandylion vb. gibi nesnelerin
birdenbire ortaya ik masi
anlamina gelmektedir.
Nedir ki, Mandylion da,
Konstantin'in Vasiyeti de sahteydi.
Vasiyetin sahte oldugunu 1443
yilinda Lorenzo Valla kanitlami ve
Papalik da zorla da olsa bu
sahtekrli gi kabullenmek zorunda
kalmiti.
7
Kilise'nin ikarlarina uydugu
zaman kendisine kari olsa da
bir kavrami alip kendine mal
etmesi ok sik
17
rastlanilan bir durumdu. Bunun
iin her trl yalani da ra hatlikla
Kutsal Metinlere sokturabilmilerdir.
rnegin "Ekmenik/Oikoumene
kavrami Pagan Roma mparator-
lugu'nda SADECE
MPARATORLUK COGRAFYASI NI
simgeleyen ve bu anlamda
EVRENSEL olmayi anla tan bir
kavramdi. Tarihi Timothy E.
Gregory'nin de be lirttigi gibi, bu
szck mparatorluk Literatrne
ait Pa gan bir bulutu. 1. znik
Konsili'nden soma Kilise bu kav
rami Paganlarin elinden aldi
kendine mal etti.
8
Tipki
Pontifex Maximus kavrami gibi. Bu
da Paganlarin bir kavramiydi ve
tm inanlarin Ba Rahibi olarak
mpara- tor' a ait bir sifatti. Kilise
bu Pagan kavramini da kendine
mal etti. Gnmzde Papalarin bir
sifati da budur.
Szn z u: Kilise hem
Kutsal dedigi metinlerde hem de
Kilise rimellerinde, zellikle de 6.
yzyildan son ra sayisiz
"6nterolation" (dzmece bilgi
katmak) yapmi ve OLMU U
OLMAMI GB OLMAMII DA
OL MU GB dnyaya sunmu
ve bata inanmi Hiristiyan lar
olmak zere herkesi aldatmak
istemitir. Aldatamadik- lanni da
lme gndermekten
kainmamitir.
4
4
4
sa'nin yaadigi dnemde
Kk Asya ve Yahudi
Cemaati'nin diindaki her alanda
tanrilar ve tanrialar Pa ganlarin
severek isteyerek tapindiklari
idollerdi. Zeus (Latinler iin
Jpiter veya Jove), Hera
(Saturnia) Apollo (Phoebus),
Hades (Pluto), Hermes (Mercury)
ve daha yz lerce tanri ve tanria,
Pagan uygarliginin sanat, kltr
ve dinsel sistematiginde birlikte
yer aliyorlardi. lgintir ki; bu
dnemde Sapkmlik=Heresy diye
bir kavram henz icat edilmemiti.
Dolayisiyla kimse kimseyi
"0inin!en +a m &ii" olarak
sulayamiyordu. Bu szcgn
ortaya i kii da 1. znik
Konsili'nden hemen sonraki
yillarda oldu. Paganlar
tarafindan "0insel +eim"
anlaminda
1
8
kullanilan "2eresy" szcg, Kilise
tarafindan tam tersi anlamda ve
bir su ve crm olarak
kiileri "Yakarak 7l!(rmek''' iin
kullanilan bir gereke oldu.
Yzyillarca Hiristiyanlar, baka
Hiristiyanlar tarafindan
"Yaklara&'' yok edildiler. Oysa
Paganlar iin Heresy, ayni
zamanda "Di n ve Vicdan
zgrlg" anlaminda
kullaniliyordu. Pagan
Theogony'sinde (Tanrilar Alemi)
Hesiod'u n da be lirttigi gibi,
Titanlarla Tanrilar egemenlik elde
etmek iin savamilardi
1 0
yoksa birbirlerini Sapkin=Heretik
olarak sulami degillerdi!
lgintir ki, 1. yzyildaki ilk otuz
yilda yaadigi varsa yilan sa,
Yahudi'ydi ve burasi ok
nemlidir ki, eger onun yaadigi
dnemde birisi ikip da
kendisine "n - cil=Bible" ok iyi
bir kitap deseydi, inanin, sa o
kiinin yzne akinlika bakar ve
acaba neden sz ediyor diye
merak ederdi. Tarihi Hendrik
Willem van Loon'u n gs terdigi
gibi,
1 1
sa'nin yaadigi
dnemde hibir Yahudi
"ncil=Bible" diye bir szck
duymamiti. Bu szck
1. znik Konsili'nden soma o
dnemde (4. yzyil) stan bul'daki
Kilise'nin Patrigi olan John
Chrysostom tarafin dan icat
edilmiti ve Konsil'de sayisi
4' e indirilen Gospeller ile Apokirif
sayilmayarak Kutsal hale
getirilmi olan diger metinleri
simgeliyordu. Van Loon'u n da
belirt tigi gibi gnmze kadar gelen
ncil=Bible, sa'nin l mnden
yaklaik 700 yil kadar soma (8.
yzyil) tamam lanmi
1 2
ve en
az 60 kadar yerel ve genel
toplantilar, konsiller yapildiktan
soma Dogu ve Bati Kiliseleri
tara findan kabul edilen
metinler haline gelmitir. Asli
branice ve Aramice olan Eski ve
Yeni Ahit daha soma Greke ve
Latinceye, soma da eitli ulusal
dillere ev rilmitir.
te sa, Mesih ve Tann'n m
Oglu oldugunu eger yeni den
yeryzne dnerse ne adini ne de
varligini bildigi "ncil=Bible" adli bu
kitabi okuyunca grenecektir.
Okudugunda ben byle szler
etmedim, beni kullanmi lar, beni
alet ederek kendilerine egemenlik
alani amilar
19
diyecegi kesindir. Pekiyi de
ncil'den haberi bile olmayan sa,
hangi kitaba gre konumutu? Bu
kitap Torah=Tev- rat'ti. Musa'ni n
kitabi ve onun 10 Emir adiyla
hazirladigi yol gsterici
mahiyetteki ilk eriat
1 3
kurallariydi. nanca gre 3000
yillik bir gelenektir bu. Kendi
dneminde sa, bir de daha
somaki yzyillarda Talmud diye
taninacak olan yazili degil szl
gelenegin parasi olan anlatimlari
biliyordu. Bunlar agizdan agiza
aktarilarak getirilmi olan
yaptirimlar ve uygulamalardi. Hem
Tevrat hem de Torah Avrupa'da
zellikle de ortaag boyunca
daima lanetlen mi ve yakilmiti.
Tipki Teocide=Tann Katili diye
tanim lanan Yahudiler gibi!
Kilise'nin dilinde Yahudi, Tanri
sa'yi ldrm olan katildi
(Teocide). lgintir ki, Yahu diler
iin Musa, Peygamber degil Devlet
adamidir; Yahu diler
Peygamberlik mertebesini
ondan esirgemilerdir. Daha
ilginci Musa'ni n srailogullanna
teblig ettigi Tanri Jahve, Sigmund
Freud' a gre, gerekte
Afrika'daki bir "1olkan8Tannsy!ri
Bu Tann'y a Misirlilar degil,
yaban cilar baglilik duyuyorlardi.
Musa da Misir'daki yabanci
lardandi.
1 4
sa'ni n Mesih olma serveni
Aziz Paul'un gayretleriy le
gereklemitir denilebilir. Tarsuslu
(Eski adi Tarnish) Paul,
hayvancilikla ugraan ve tiftik
dokumaciligi yapan bir babanin
ogluydu. Kendisi de adir-
yapicisi, (adirci) idi meslegi
itibariyle. Aziz Paul (gerek adi Saul)
Kk Asya'daki Hellenlemi
Yahudilerdendi. Dolayisiyla ana
dili branice ve Greke (Attik) idi.
Tarsus, o dnemde bir zamanlarin
skenderiyesi gibi nemli bir
kltr, egitim, sanat ve ticaret
kentiydi. Birok degiik dil ve
degiik l kelerden gelen
tccarlar, ifacilar, bycler ve
fahieler bu kentte tam bir dinsel
zgrlk iinde birlikte yaiyor
lardi. Tarsus'un egitim alaninda
byk iddiasi vardi. yle ki,
Athenadorius bu kentte yetimi ve
daha soma nl Augustus'un
Saray Ba gretmeni olmutu.
Roma'nin eyaleti olan Tarsus'da
Saul=Paul da ok nemli bir
stat
2
0
olan "9oma Yurttal3" hakkina
sahipti. lkenin diger blgelerinde
yaayan Yahudiler iin byle bir
hak daha sinirli koullarda
gerekleiyordu. Aziz Paul'u n
bilinen en ayrintili hayat yksn
yazan Yahudi asilli yazar Sholem
Asch'm belirttigine gre, Saul
kklgnden beri fanatik bir
dindardi.
1 5
nceleri
Hiristiyanlara ikence eden Saul,
sonra sa'yi dnyaya duyurmak
iin insanst bir gayret iine
girmiti.
Saul=Paul, hi kukusuz
sa'nin ilk setigi 12 Hava ri'nin
hepsinden daha bilgili, kltrl
ve yetenekli bir adamdi. Kk
Asya'ya egemen olan Grek dnce
sis tematigini ok iyi biliyordu.
Hem kendi dinini hem de
Gentile denilen Anadolulu Hellen
ve Pagan topluluklarin ve Rum
diye bilinen Anadolulu Roma
yurttalarinin du yu, dn ve
davranilarini bizzat onlarin
arasinda ya ayarak grenmiti.
Grek dncesine ve
davranilarina yn veren belli bali
dnrleri, rnegin Polybius of
Megapolis'i (yak. 201-120 ..),
Diodorus of Agyrium'u (90-20
..) ve Dionysius of
Halicarnassus (.S. 1. yy.) gibi
dnrleri okumu ve
grenmiti.
1 6
rnegin Paul
"5en insanlarn kalbini okurum*
oraya konuurum" de mesiyle
nlenmiti. Bu sz gerekte
Diodorus of Agyrium'un nl bir
iirinde yer alan bir beyitti.
Paul, Gentile'yi sa'nin yoluna
dndrmek ve kazanmak iin
akla gelen ve gelmeyen her yolu
denemi ve baarili ol mutu.
Nedir ki, Paul'un Gentile'ye
sundugu sa Mesih port- resiyle,
Filistin'deki Yahudi kardelerinin
tanidiklari bil dikleri sa ok farkli
kiilerdi. Paul, sa'yi hi
grmemi ve tanimamiti. Yai
itibariyle de grebilmesi olasi
degil di. Ama her zamanki ateli
mizaciyla kraldan fazla kralci olmu
ve kendi kafasinda yarattigi yeni
bir sa tipolojisini nce Anadolu'ya
soma da dnyaya sunmutu.
Gnmz deki Hiristiyanlik
sa'dan ok, Paul'u n
Hiristiyanligi'dir.
Paul'dan balayarak neredeyse
her Havari'nin soma da her
cemaatin "&en!ine 7zg(" bir sa
Mesih'i olmutur
21
denilebilir. yle ki birine gre
Yahudilerin Krali olan
-byle kabul edilen, rnegin
Floransa'nin Resmi Krali sa'dir-
sa, bakalari iin Tanri, digerleri
iin "9uhul &u !(s"* bakalari iin
"Rab"dir. Bu degiik tonlamalar ve
varsayimlar drt Evangelist'ten
ncs olan ve egitimli sayilan
Aziz Luke (Luka) iin BLE
airticiydi. yle ki, Luke, bagli
oldugu Theophilus'a bir mektup
yazarak ona mealen yle
seslenmiti:
"Ekselanslari,
Benden nce birok kii
yaanan olaylarla ilgili, tanik
olduklari sahneleri yazmilardi.
Olaylari incelemek ve gerekte ne
oldugunu, anlatilanlarin nereye
kadar gerek nereye kadar degil,
oldugunu anlayabilmek iin
merak landim ve aratirdim. Size
olaylarla ilgili dogru bilgiyi ak
tarmak iin bu metni yazdim."
1 7
Kisacasi, sa lmnden soma
-eger gerekten de by le biri
yaayip ldyse- nce Mesih,
soma Tann'ni n Biri cik Oglu en
soma da Tami yapilmitir. Luke'un
amiri Theophilus, Luke ile
konuurken sa'yi Yahudileri
isyana agiran ve kendisini Kral
olarak sunan biri olarak tanidi gini
sylemi, Luke ise bunu
reddetmiti. Bunun zerine amiri
ondan yazili metnini Prefect
Gallio'ya okutmasini istemiti.
Metni okuyan Gallio'nun yaniti
ok ilgin ol mutu: ")sa 'nn
hayatn!a s'yle!ikleri ile #rek
filozofla rn s'yle!ikleri arasn!a
hibir fark yok" 6sa 'nn s'yle!ik
lerini :agan filozoflar on!an yllar
'nce s'yl(yorlar!""
/
;
Grldg zere sa'nin en
yakinindaki Luke iin bile, yazdigi
metine gre sa, gerekte, Grek
filozoflarin syle diklerini
tekrarlamaktan teye bir i
yapmamiti. zgn hibir sz,
hibir eylemi yoktu!
Pekiyi nasil olmu da tm ncil,
tahrif edilerek
"Muharref hale
getirilmiti!
Bu sorunun yaniti Kilise'nin
kendi egemenligini sag layabilmek
iin bavurdugu yntemlerdir. Her
10-15 yilda bir Ekmenik Konsil
toplanmi, Kilise'yi yeryznde
2
2
egemen kilacak degiiklikler bu
metinlere yerletirilmi tir. En
ilginci sa'nin u szleridir.
Gerekte sa byle bir cmle
etmemitir ama gnmzde
okutulan ndilerd e sa'nin byle
konutugu yazilidir.
"&lc olan kuansn* olmayan
harmanisini sat kl alsn""
Ayrica; "5en !(nyaya 5ar
!e3il sa$a getirmek iin
g'n!eril!im" 5aba o3luyla* <nne
kzyla $e herkes birbiriyle
m(ca!ele etmeli!ir""
")sa +e$gi!ir" diyen Kilise,
ikarlari sz konusu olun ca
birden sa'ya bu laflan
ettirmekten kainmamitir. l gin
olan udur. Bu eklemeler, slam
dininin ortaya ik masindan soma
yani 7. yzyilin ikinci yansinda
yapilmi tir. sa'nin agzina
yerletirilen "5en 5<96=6 getirmek
iin gelme!im" sznn gerek
hedefi slam dinidir. nk
slam szcg Arapa
"+ilm"!en geliyor ve "5a
r>+elamet" anlamindadir.
Kilise'nin Ban'ta n anladigi ise,
sa'ya sylettigi u szdr:
"&llar &uann%"
4
4
4
sa, armih'ta lm myd? Ya da
sa, Mecdeli
Meryem ile
evlenmi miydi?
Diger birok soru gibi bu sorular
da yaklaik 2000 yil dir insanlann
kafasini kurcalamaktadir. Bu
sorulardan il kinin yaniti Kilise
tarafindan tartiilmayacak
ekilde
-Dogmatique- verilmitir: ")sa
Mesih* ?armh'ta 'l!(* sonra !a
mezar bo bulun!u" ?(nk(
5abas Tanr tara fn!an aln
Tanr katna kartl!""
Buna inanmayanlar,
inananlardan oktur. rnegin 1.1
milyar Mslman, sa
Peygamber'in armih'ta lmedigi
ne nk son anda onun yerine
Allah'in nzasiyla baka bir kiinin
sa ile yer degitirerek armih' a
gittigine ina-
23
nirlar. Ayrica Budistler,
Hinduistler, intoistler vd. iin
sa Mesih hibir anlam
ifade etmemektedir.
Nedir ki, Hiristiyan olduklari halde
Kilise'nin bu
Dogmatique verisine
inanmayanlar da vardir. Bunlar
daha
1. yzyildan itibaren eitli gizli
rgtler kurmular ve bata
Katolik Kilisesi olmak zere
Papalara kari mcade le
etmilerdir. Bunlar Bogomillerden
balayarak Gl-Ha Kardeligi,
llimnati ve Masonlara kadar
uzanan "Muha lefet" izgisindeki
rgtlerdir. Onlara gre evet sa
ar mih' a gerilmi ama onu
idama gnderen Vali Pontus
Pilatus'un da bilgisiyle gl
Sanhdrin (Yahudi Yargi lar
Kurulu) yesi Joseph Arimetea
tarafindan armih'tan LMEDE N
indirilerek tedavi edilmi ve
hayatinin geri kalan kismini
inzivada ve gizlilik iinde geirerek
tamam lamitir!
Hiristiyan aleminde bu inanci
paylaan birbirleriyle dogrudan
dogruya ya da dolayli olarak
baglantili birok gizli rgt vardir.
Bu rgtler iin de sa farkli
anlamlarla ykl bir portredir.
Kimileri iin sa Mesih diye birisi
hi yaamamitir. Kilise'nin
kurguladigi sa Mesih, SAHTE BR
PORTRE'dir , bir
"Collage"(Kolaj)'dir. Kimileri
iinse Tyanali Apollonius
gerekten de Hiristiyanligin ku
rucusudur. sa Mesih ile ilgili hibir
belge yoktur ama Apollonius ile
ilgili sayisiz kaynak vardir. Bu
rgtlerin yelerine gre Kilise bu
geregi rtbas etmek iin yzyil
lardir her yola bavurmaktan
ekinmemitir, cinayet da hil!
Nedir ki, agimizda yapilan
bilimsel, arkeolojik, filo lojik ve
teolojik aratirmalar her geen
gn ncil'e soma dan, belirli
ikarlar gzetilerek
sokuturulmu metinleri deifre
etmektedir. Katolik Kilisesi her
geen gn biraz daha
zorlanmakta, biraz daha
sikimaktadir.
")sa gerekten yaa! m@"
sorusu artik mahkemelere bile
konu olmaktadir.
te yandan yukarida szn
ettigim aratirmalar
24
ncil'deki olaylarin gerekte hi
yaanmami olduklarini da
kanitlamaktadir. Ne anlatilan
kentler, ne de anlatilan olaylar
gerekte "1ar!rlar"" Tamamen
sanal olaylar ve kentler Kutsal
Kitap'ta yer almaktadir.
Sadece Hiristiyanlarin degil
Yahudilerin ncili de (Es ki Ahit)
bizzat Hiristiyan ve Yahudi
aratirmacilar tara findan didik
didik edilmekte ve her geen
gn yeni bir "Yalan" yeni bir
"Yanltc" bilgi deifre edilmekte,
ortaya ikartilmaktadir. rnegin
sa'nin Mecdeli Meryem ile ev
lendigi ve Sarah adli bir kizi
oldugu tartimalari gn mzde
ok yaygindir.
1 9
Okur hangi birine inanmali diye
iinden geiriyor ol malidir. nan,
bilgiyi dilar bunu bilmek gerekir.
Aslolan ")nanmaktr"" nl
Tertullian'in dedigi gibi, "Cre!o Auia
abs(r!(m est"" (Sama oldugunu
ben de biliyorum ama iimden
inanmak geliyor, yapilacak bir ey
yok!!! )
Okur kararini kendisi verir.
sterse sa'yi Katolik Kili- sesi'nin
anlattigi "Masala " gre benimser,
onu kutsar, is terse bu kiliseye
kari "Muhalafet" edenlerin
grleri dogrultusunda isa'yi
sembolik ve Peygamber
statsnde biri olarak kabul eder.
Ama urasi bir gerektir ki, bu
ko nuda bir ok "sr" vardir ve son
50 yil iinde bunlarin pek azi
aiklanabilmitir. Son olarak
aratirmaci Michael Baigent yeni
bir iddiayi gndeme taimitir. Bu
nl ara tirmaciya gre srail'de
gizli bir merkezde arkeolojik ka
zilar sirasinda bulunmu ve .S.
34 yilinda yazilmi iki mektup
vardir. Verilen tarih sa'nin
armih'ta idam edil digi tahmin
edilen .S. 33 yilindan bir yil
somasina teka bl etmektedir.
Mektuplar sa'yi yargilami olan
Yahudi Yargilar Kurulu
Sanhedrin'e iletilmitir.
Mektuplarda sa'nin hibir ekilde
kendisini Tanri ve/veya Tann'ni
n Oglu olarak sunmadigi, hi
kimseye de byle bir beyanda
bulunmadigi anlatildiktan soma
niin ldrlmek istendi gi
sorulmaktadir.
Aratirmaci Michael Baigent'in srailli
bir yetkiliye
25
dayandirarak verdigi bir ifadesine
gre BU K MEKTUP DA BZZAT
SA TARAFINDAN YAZILMITIR.
Mek tuplarda sa, kendisini idama
gnderenlere YAADIGINI VE
LMEDGN VE MEHU L BR
YERDE G VEND E
BULUNDUGUN U duyurmaktadir.
2
0
Buyurun bundan somasi iin karan siz
verin!
4
4
4
1930'lann nl romancilanndan
Axel Munthe'nin il gin bir sz
vardir: "2erkesin 2a ken!i
omuzlarn!a8 !r""
-/
te bunun
gibi, Michael Baigent'in Ha' i da
kendi omuzlanndadir. Eger bu
iddia gerekse son 2000 yilin ta
rihi yeniden yazilmak zorunda
kalacaktir.
Yukanda, "6sa Yaa! m*
#erekten !e 1ar my!@"
sorusunun artik dava konusu
oldugunu yazdim. Dogrudur, bu
sorudan yola ikilarak talya'da
bir dava aildi. Soma da bu
dava Strassburg AHM' e
(Avrupa nsan Haklan
Mahkemesi) intikal etti. Bu dava
ile ilgili bu kitabin yaza- nm n da
bilgisine bavuruldu.
Olay yle geliti.
Luigi Cascioli (72) adli bir
talyan, sa'nin gerekte hi
yaamadigini ve Katolik
Kilisesi'nin hi varolmami bir
kiiyi yaami gibi gstererek
inananlan aldattigini ve bylece
de Kilise Vergisi alarak istismar
ettigini ne s rp dava ati. Bu
konuda bir de kitap yazdi (La
Fable de Christ=sa Mesih
Masali). Cascioli'nin dava ettigi
kii blgesel kilisenin yneticisi
Don Enrico Righi idi. Bu da vayi
talyan La Stampa gazetesi, ")sa
1iterbo '!a 0ur!u" baligiyla
okurlanna duyurdu (5 Ocak
2006). Bu duruma sonunda yerel
mahkeme bu davayi
Strassburg'daki Avru pa nsan
Hakla n Mahkemesi'ne havale
etmeye karar ver di. Bu durumda
"6sa Yaa! m* Yaama! m@"
sorusunun yanitini vermek artik
bu mahkemenin grevidir.
2
6
Bana gelince! Geen yil
yayinlanan "Yoksul Tannann ilk
baskisinda muharref ncil deki sa
Portresi'nin gerek te sonradan
uydurulmu oldugunu, byle bir
kiinin asla yaamadigini ve
Nigdeli/Tyanali Apollonius'un
hayatinin muharref ncil'deki sa
Portresi'nin yaratilmasinda kulla
nildigini ne srmtm. Daha
soma Luigi Casioli ile te mas
kuruldu ve benden elimdeki bilgi,
belge ve kaynakla ri kendisine
iletmemi -bylelikle AHM'd e elini
glendi recegini belirtti- rica
etti. Ben de kendisine ilettim.
Strassburg AHM bu davayi 6 Mayis
2006 tarihinde aldigi kararla
grmeyi/incelemeyi kabul etti.
Casioli ilk sa vunmasini 7 Mayis
2006'da iletti.
2 2
Casioli davasinin dosya
numarasi N. 14910/06. lgin tir
ki; AHM'deki bu davaya
dnyanin en nl avukatla rindan
Giovanni de Stefano ve Domenico
Marinelli, Casioli'nin avukatlari
olarak girecekler. Eger AH M
tanik ve/veya mdahil olarak beni
de dinlemek isterse, hi ku kusuz
durumaya katilip kendi
grlerimi dile getirece gim.
Trkiye'ye yapmadigi bir
"Brmeni +oykrmn yapmi
olmakla sulayan Vatikan ve Papalik
bakalim hi
yaamami/varolmami bir
muharref ncil kavraminin ya
adigini AHM'd e kanitlayabilecek
mi? Hep beraber g recegiz.
Kendi adima elimdeki bilgi, belge
ve kaynaklan Casioli ve
avukatlanna iletmi olmaktan
mutluyum.
27
KNC BL M
APOLLONIUS'UN AYAK
ZLER
'La plus large
tolrance dans la
plus stricte
indpendance'
A.M.O.R.C
29
5&% A6 S786'3-# D11$#$
M79#:#
"> ha! rather be
kille! To!ay
than go into
$oluntary BCile
tomorroD""
"Yarn
g'n(ll(
olarak
s(rg(ne
gitmektense
bug(n
'l!(r(lme
yi
ye3lerim""
:hrasea
:aetus
/
.S. 1054 yili Bati Hiristiyan
aleminde (Christendome) bir
dnm noktasi olmutur. O
dnemde birbirlerinin irk sal
zelliklerinden nefret eden bir
Papa ile bir Patrik ve onlarin
emrindeki gler, Hiristiyan
aleminde tam 911 yil srecek bir
'mezheplerarasi dialogsuzlugu'
balatmilardi. Roma Kilisesi'nin
bainda Bapiskopos (gndelik
dildeki adiyla Papa=Peder) IX.
Leo vardi. Gerek adi Bruno idi
ve Lorraine piskoposu iken Fransa
mparatoru III. Henry tarafindan
Papalik Tahti'n a
oturtulmutu^1049) Bruno,
talyan asilli olmayan nc
Papa'ydi. Alsace'li soylu bir
ailenin oglu olan Bruno, bilgili,
grgl ve stn er demleri olan
bir kiilik olarak nlenmiti.
Ayrica kendi
30
ordusuna bakomutanlik
yapabilecek kadar da gz pek
bir din adamiydi. Papa olduktan
soma Gney talya'da saldirilar
dzenleyen Norman kabilelerine
kari 1054'te sava ami ve
ordusunun bainda yer almiti.
3
IX. Leo'nun mahiyetine alarak
yksek sorumluluklar verdigi en
gvenilir kii ise birbirlerinden
daha kurnaz, daha acimasiz ve
daha takintili adamlardi. Bunlar
sirasiyla Silva Candida Piskoposu
Hildebrand, Monte Casino
Abbot'u Humbert ve Ostia'nin
Kardinal-Piskoposu Peter Damiani
idi. de ok yetenekli
konumaci ve tartima ciydi. agin
en geni bilgi ve kltryle
donanimli fakat ihtirasli kiilerdi.
Bunlardan Hildebrand, Papa'da n
daha fazla Papa'ciydi (Papist). Ne
var ki ailesi, gemii ve ne reden,
nasil geldigi belli degildi. Yahudi
kkenli olduguna dair sylentiler
vardi; 1054 yilinda Papalik IX.
Leo'da n ok ite bu adamdan
soruluyordu.
Humbert de ondan aagi
degildi. Toul yakinlarindaki Moyen
Mouttier'de basit bir kyl ailesinin
ocugu olarak dnyaya gelmi ve
kk yainda yredeki manastira
ali narak kei (monk)
yapilmiti. Kurnaz ve ibitirici
bir adam olarak taninan Humbert
daha soma, o siralarda Lateran'da
(Roma'nin bir semti) bulunan
Papalik binasin da ktphane
sorumlusu olarak grev yapmiti.
Bu grevi sirasinda nl Loraine
Dk'n n kardei Liege (Belika)
egemeni Frederick'in mahiyetine
girmeyi baarmiti.
Peter Damiani ise ok
entelektel bir din adamiydi. O
yillarda tartiilan manastirlarin
reforme edilmesi giriimi ni
ynetiyordu.
4
Bu giriim 910
yilinda Dk William of Aquitaine'in
kurmu oldugu Clunny Manastin
tarafindan balatilmiti. Damiani,
bu nl ve esrarengiz manastira
mensuptu. Hiristiyan aleminde
Cistercian diye bilinen bu tarikat
tm Avrupa'da ve Trkiye'de en
az rakipleri Ciz vitler kadar nemli
rol oynamiti. u kadanni
belirterek geelim ki, Tapinak
valyeleri (Knights Templar)
tarika tinin resmi kurucusu ve
ynetmeligini yazmi olan kii
Aziz Bernard Clairveux bu
tarikatin bai idi.
5
lgintir ki,
31
Papa gibi bu yardimcisi da talyan asilli
degildi.
Bu Papalik cephesinin karisinda
stanbul'da Patrik Michael
Cerularius ve ekibi vardi. 1054'te
Dogu Roma mparatorlugu IX.
Konstantin Monomachos
tarafindan ynetiliyordu.
mparator, Cerularius'u bilge bir
din adami oldugu iin degil,
becerikli bir siyaseti oldugu iin
Patrik yapmiti. Gerekten de
Cerularius nceki mparator IV.
Michael'in darbe ile
devrilmesinde, perde arkasinda
nemli rol oynamiti.
6
Bu
olaydan soma Cerularius, siya
setten ekilmi ve kei olmutu.
Yeni mparator bu eski dostunu
unutmami ve kendisine ok
yararli olacagini umarak Patrik
yapmiti.(1045) Ayrica Cerularius
stan bul'u n en eski ve soylu
ailesine mensuptu. Bu husus da
imparator iin nemliydi. Yeni
Patrik siyasi konulardaki maharetini
hemen gstermi ve 1047 yilinda
patlak veren ve dogrudan
imparatoru hedef alan Leo
Tornikios adli so kak ekiyasinin
ynettigi kanli ayaklanmayi kisa
srede bastirmiti.
7
Cerularius'un en ilgin siyasi
taktigi Patrikhane'ye zel ve
tamamen sokak kabadayilarindan
kurulu bir vuru cu g oluturmu
olmasiydi. Patrik'in ne zaman
impara torla ya da baka bir g
odagiyla bai derde girse, gizlice
oluturdugu ve perde arkasindan
ynettigi les san!a (kutsanmi
kleler) denilen bu vurucu gc
bir ayaklanma ve isyan balatmalari
iin harekete geirir ve rakiplerine
gzdagi verirdi.
8
11. yzyilda Dogu Roma
mparatorlugu'nda, Roma'd a
oldugu gibi ynetimsel ve siyasal
sorunlar doruktaydi.
mparatorlugun topraklarinda
Kilise'nin gretisine tama men
kari ve fakat 'gerek'
Hiristiyanlar olduklarini ne sren
birok gizli tarikat kurulmutu.
Bunlardan bir kismi Fransa'daki
Clunny Manastin ile onun
Portekiz'deki kolu Aloboa
Manastin'yl a baglantiliydilar.
Bunlardan en gls
Phounoloagiagitai diye bilenen
#izli Yasak &ilise idi.
9
Merkezi
Kuzey-Bati Balkanlar'daki
Apollonnia ve Opsikon
manastirlannda olan bu gizli kilise
Tzourillo adli
32
muhtemelen spanyol-Portekiz
asilli biri tarafindan ku rulmutu ve
bunlar ileriki tarihlerde Bizans
belgelerinde 5ogomiller diye
tanimlandilar. Bogomilizm,
kkleri
1. yzyila inen aykiri bir kiliseydi
ve 8-9. yzyilda Ana- dolu'da,
11. yzyildan soma Balkanlar'da
ve 13-14. yz yilda da Fransa'da
ok etkili oldular. Gerek Bizans
gerek se Papalik bunlara kari
2al +eferleri dzenlediler ve
yaklaik 3 milyon Bogomil
(Fransa'da Beguin ve
Beguardlar, Cathareler,
Albigenseler vd.) vahice ld-
rld.
1 0
Diger aykiri kiliseler
ise, Yakubiler, Nasturiler, Suriye
Monofisitleri'ydi. stanbul'daki
Patrik bunlarla da kavgaliydi.
Patrik Cerularius, kendisinin
imparatorlugun dini n deri
oldugunu ve mparator
Konstantin'in de stanbul'u sadece
Yeni 9oma olarak degil, ayni
zamanda Yeni 6srael ve Yeni +ion
olarak kurdugunu ne srerek
Papa'da n s tn ve gl
oldugunu sylyordu. Patrike gre
Tann'n m gerek sekin kullan
Yahudiler degil Bizanslilardi. Bi
zans'ta Yahudiler ve Monofosit
Ermeniler Patrik iin La- tinlerden
daha tehlikeli ve zararliydilar.
Papalik ile Pat rikhane arasinda
yzyillardir sren filioAue sorunu
diye bilinen bir sorun vardi.
Cerularius, Papalik ile arasindaki
gerginligi biraz daha artirmak
iin iki eski sorunu daha
gndeme getirdi. Bunlar, Papalann
asla kabullenmedikleri ve gemii
6. yzyila inen ekmeniklik sorunu
ile yzler ce yildir tartiilan
":atrik mi (st(n :aa m@"
eklinde zetlenecek olan
egemenlik hakki sorunu idi.
imdi ilkin kisaca flioaue sorunu nedir?
Bunu gre
li
m
.
Hiristiyanligin ilk nemli
ekmenik, yani Cihan- mul-
Evrensel Kiliseler Konseyi, bugn
znik dedigimiz eski Nicaea'da
.S. 325 yilinda toplandi. Bu
konseyi biz zat mparator
Konstantin hazirladi ve ynetti.
Bu konsey de 0oktriner Tanm
diye bilen bir yntemle
Hiristiyanli gin aments
belirlendi. Buna gre Tek8Tanr
inanci yer letirildi ve bu Tann'n
m Baba oldugu vurgulandi.
33
znik Konseyi'nin en nemli
duyurusu Trinite8Teslis idi. Buna
gre Hiristiyanlik'ta 'E 1arlk 5ir
<ra!a' bu lunacakti. Ama bu
formlde yer alan Baba-Ogul ve
Kutsal Ruh lsnn birbirleriyle
olan ilikilerinin nasil dzen
lenecegi tartimayi balatmiti.
znik'te Greke olarak ya zilan
metinde Baba, Ogul ve Kutsal
Ruh 2uostaseis ke limesi ile
karilanmiti. Diger deyile 3
2uostaseis bir 4usia (Tek Varlik)
iindeydi. Ama Latinceye eviride
bu metinde degiiklik yapilmiti.
Grekede hupostaseis tek
varligin (Ousia) iindeyken,
Latincede Tanri, 'Bir z veya
Cevher inde ahis'
olarak verilmiti Ftres ersonae
in una substantiaG"
Daha sonra Hiristiyanlik iinde
ortaya ikan tartima larda bu iki
metin ok nemli rol
oynamilardi. Filioque sorunsali
da ite bu baglamda ortaya ikti.
Baba ile Ogul ve Ogul ile Kutsal
Ruh arasindaki baglantinin nasil
olaca gi flioAue problemini
balatti.
1 1
Hilioaue kelime anlamiyla "1e
43ul'!an" demektir. Bu kelime
gerekten kutsal metinlerde bu
ekliyle ge memekteydi.
Sevilla'nm sevilen piskoposu
Isidor tarafin dan Hiristiyan
amentsne sokulmutu. znik-
stanbul Konseyi'nin kabul ettigi
metnin sonuna, tek kelime olarak
eklenmiti. znik-stanbul
Konseyi'nde kabul edilen me tinde
yle denilmiti: Cre!imus"""et in
+iritum sanctum* !ominum et
$i$ifIcantem eC :a!re (Baha'dan
gelen Kutsal Ruh' a inaniyorum).
Toledo'da bu amentye 'et eC
flio" ibaresi eklenmiti. Buna gre
Kutsal ruh, hem Baha'dan hem
de Ogul'da n geliyordu.
Bizans, Toledo'da yapilan bu
giriimi duyunca kizilca kiyamet
koptu. spanyollarin kendi
balarina byle giri imde
bulunmalari
Bizans/Konstantinopol ile Roma
ara sinda tarihi bir tartimayi
balatti. Bizans bu eklemeyi ka bul
edemeyecegini ve znik Konseyi'nde
yapilmi olan formlasyona bagli
kalacagini aikladi. Roma
ise filiogue'a sahip ikti.
34
Bylelikle Hiristiyan
amentsnde iki ayri yorum
ikmi oldu.
Birincisine gre Kutsal Ruh,
Baha'da n ve Ogul'dan
neroluyordu. Onlarin devami,
srdrc olarak anlaili yordu.

kincisine gre, bu ekilde
yapilan ament Trinite'deki
dengeyi bozmutu.
Dogu Ortodoks Kilisesi'nin ruhani
nderleri olan pat
rikler bu grteydiler.
Dogu Ortodoks Kilisesi'ne gre
Teslis'te (Trinite) bir uyum, bir
denge vardi. Bu da yle
olmutu; Baba ebedi yen Ogul'a
kaynaklik etmekteydi. Kutsal
Ruh ise Ogul'dan
nerolmaktaydi. Dengeyi kuran
Baha'ydi .
Katolikler bu amentlerden
birincisini, Dogu Orto dokslari ise
ikincisini benimsemilerdi.
Bylelikle 589 yi linda balayan
flioAue tartimasi gnmze
kadar sr mtr.
Ama filioque'un sadece ilahiyat
aisindan degil, bir de siyasal
iktidar aisindan yarattigi sorunlar
vardir.
Bizans'a gre fIlioAue'umn
kabul edilmeyiindeki en nemli
husus bu eklemenin Bizans'taki
patrige danima dan dogrudan
Roma'daki Papa tarafindan kutsal
metne ekletilmi olmasiydi. Papa
bu eklemeyi yaptirirken patrigi
kasten atlami ve Hiristiyanlik
dininde en st otoritenin kendisi
oldugunu gstermek istemiti.
Papa'y a gre Hiris tiyanlik, Katolik
dininin evrenselligini savunan ve
onu temsil eden kendisinden
sorulmaliydi. Bizans' a gre ise
mparator Konstantin, durup
dururken imparatorlugun
bakentini Roma'da n alip
Konstantinopol'e getirmemiti.
Bizans'a gre stanbul, tm
Hiristiyanligin merkeziydi. Nitekim
bu nedenle &onstantinoo1im"
yerlisi olanlara imparator, :oulus
9omanus adini vermiti. Trkeye
s tanbullu diye evirebilecegimiz
bu deyime gre, Konstantinopol
halki gerek Roma'ni n 'halki '
durumun-
35
davdilar. Bizans'a gre sadece
Roma Piskoposu olan Pa pa,
kendi baina Hiristiyanliga yeni
doktrinler sokmak taydi. Oysa
byle bir degiikligi yapmak
yetkisi tm kili selerin ortak
katilimlariyla yapilacak olan bir
Ekmenik konseyde alinabilirdi.
te o gnlerden bugne kadar
Ka tolik Papalar ile Ortodoks
Patrikler arasinda biri ilahiyat
digeri otorite aisindan dogmu
ve filioAue diye anilan bu uzlamaz
eliki vardir.
1 2
imdi de kisaca 'Bk(menik
ne!ir@' bunu grelim.
Ekmenik(lik) kavraminin
corralati$e (kout agritirin)
kariligi slami literatrde Dar-l
slam'dir. Kukusuz bu tanimlama
sadece konuya giri anlaminda
bir deger tai maktadir. Bunun
diinda ilevsellik bakimindan iki
kav ram arasindaki temel farklilik
kalicidir. imdi kelimenin
anlamsalini aiklamaya geelim.
Bk(mene (Gr.Oikoumene, oikoumenos) eski
Grekede
's(rekli yerleim alam' anlamina
gelir. Ara sira yaanilan ya da
hi yerleim grmemi cografi
alanlari degil, kalici yerleim
grm toprak btnlgn
anlatir. Bu nedenle de uygarlik
kavramiyla baglantilidir. Kelime bu
anlamiyla slamiyet'teki 'Me!ine
Jygar =ehir' kavramiyla yakinlik
gstermektedir. Ayni zamanda
stn bir kltrn ifade- lendirili i
Bk(mene kavramiyla anlatilir.
yle ki; Bk(mene sayilan
bir blgede kltrel
gelimilik, Bk(mene blgesinin
evresinde kalan diger kltrleri
kendisine silah zoruyla olmasa
da, hayranlik araciligiyla
baglamitir. Dolayisiyla evre
kltrlerinin ya n bagimli
olduklan stn kltrel alan, ehir
ya da blge anlaminda kullanilir.
Bk(menik (Gr.
Oecumenicus) kelime
anlamiyla Bk(mene'!en
tretilmitir. Cihanmul,
evrensel, dnya apinda
anlaminda kullanilir. 20. yzyilda
Protestan ve Dogu Ortodoks
kiliselerinin kurduklan ve
mezheplerarasi farkliliklan mahfuz
tutarak Hiristiyanligi yaymak
amacina ynelik olan
Kiliselerarasi Birligi ifade
eder. Bu ekmenik hareketin
merkezi svire'nin Cenevre
3
6
ehrindedir. Cenevre'de egemen
olan Protestan Etiginin Calvinist
Kilisesi'yle baglantilidir. Almanya'da
ise yine Protestan kiliselerinden
olan Lutheran kiliseleriyle bag
lantilidir. Fener Rum Patrikhanesi
de bu hareketin ncle- rindendir.
Bk(menik* bu kilise hareketi
iinde 'strateKi' anlamin da
kullanilir. Kilise sayesinde ok
nemli rol oynayan strateji
kavrami, ilahiyata degil, dnyevi
(sektiler) yne tim literatrne
aittir. Dolayisiyla kilise siyasetinde
'stra teji', siyaset araciligiyla
Hiristiyan 'misyonerli3ini' zel
likle yabanci genler arasinda
yayginlatirmaktir. Bu ha reketin
iinde fiilen ye r alan ve bu
stratejiyi icra eden a hislara
Ekmenist denir. Bu Ekmenik
'i!eoloKiye' de Ekmenikalizm
denir.
1 3
Ekmenik Patrik nitelemesini ilk
kullanan Patrik Johan'dir.
stanbul Patrigi, kendi topladigi
bir Synod'da (Din Meclisi)
kendisine 'Ekmenik Patrik'
denilmesini karara baglatmitir. S
587-588 yillarinda, stanbul'da
toplanan bu Synod'da Patrik
Johan (Hiristiyan ilahiyatin da Acul
diye taninir) o sirada Papa ola n II .
Pelaguis' a kar- i kendisine bu
sifati yakitirmi ve g yansina
girmitir. Papa, Acul (hizli
davranan) Johan' m kendisine bu
sifati aldigini duyunca derhal
harekete gemi ve Bizans'taki
delegesine (apocrisiarius) emir
vererek Hiristiyanligin en nemli
treni olan Eucarist'a (arap ve
ekmek) katilmasi ni yasaklami ve
kendisine Bk(menik diyen patrigin
yne tecegi ayinlerin
Hiristiyanliga ayk m (bir
anlamda irk) olacagini
sylemitir.
Pelagius'tan soma papa
seilen Gregory de, Acul
Johan'in bu sifati kullanmasina
iddetle kari ikmitir. u nl
sz Gregory tarafindan Patrik
Johan iin sylen mitir: "Patrik
lakabina uygun olarak hizla
siskalairken, kibri de hizla
byyor."
Gregory, Patrigin bu sifati kullanmasinin
Hiristiyanli
ga kari ve Canon denilen kilise
konseylerinin yasalanna
37
aykiri oldugunu vurgulamitir. Roma
Kilisesi'nin Bapis koposu Patrik
Johan' i sa'nin yolundan ikmi
olmakla sulami ve kendisinin 'Anti
Christ'in (Deccal) ncs oldugunu
sylemitir.
Gregory, tezini mparator
Maurice' e de anlatmiti.
mparator bunun zerine kiliseyi
ok umursamadigini be lirtmi ve
aynen, "Byle budalaca bir
kelime ugruna iki kilisenin arasi
bozulmamalidir" demiti. Buna
ragmen Acul Johan, Rom a
tarafindan kabul edilmeyen bu
sifati taimayi srdrmtr.
Johan, 595'te lnce yerine patrik
yapilan Cyricus (595-603) da ayni
sifati kullanmi ve Ka diky
Konseyi diye bilinen din
meclisinin kararlarina sa dik kalan
patrikler tarafindan bu sifatla
anilmitir.
Katolikler ise Ekmenik
kavramini, Patrigin ahsindan ok
eitli zaman aralariyla toplanan
konsiller iin kul lanmaktadirlar.
rnegin Hiristiyanlik tarihinde ok
nem li rolleri ve anlami olan
Toledo konsillerinden 4.(634),
6.(638), 11.(675) ve 15.(693)
konsillerde Bizans'in ruhani
nderleri sadece stanbul
Kilisesi'nin bapiskoposlari ola rak
anilmilardi. Kendilerinden patrik
diye sz edilmemi ti.
1 4
1054 yilinda Papa Normanlara
kari savaa gittiginde Lombard
Kardinal'i Humbert, Papa'nin ba
delegesi ve tam yetkili vekili
olarak stanbul'daydi. Latinlerden
nefret eden bir Patrik'in
karisinda Bizans'tan nefret eden
bir Kardinal vardi. Patrik nefretini
gstermek iin 1049 yilin da
stanbul'daki tm Latin
manastirlarini kapatmi ve
mallarina el koymutu. Kardinal
Humbert bu gaspin hesa bini
sormak iin stanbul'a yollanmiti
ama onun aklinda baka zm
vardi. Humbert aklindaki
zm uygula maya koymaktan
hi ekinmedi...
3
8
Kardinal Humbert'e gre
ek(menik olan Patrik'in ken disi
degil, Papa tarafindan temsil edilen
Rom a Kilisesi idi. Papa ile Patrik
arasindaki en nemli sorunlardan
bir tanesi buydu. Ayrica dini
trenlerde kullanilan
mayali/mayasiz ekmek sorunu
vardi. ki kilise arasindaki baka
bir sorun da Patrik'in Papa'yi
kmseyerek ona yazdigi
mektup larda srekli olarak
"Kutsal Peder" diyecegine
"Karde im" diye hitap etmesiydi.
Bir diger husus da Humbert' e
gre Bizans'taki kilisenin giderek
daha yogun bir ekilde hermetik
(dolayisiyla Hiristiyanliga
kkten kari) akimlara ve
grlere ynelmekte olduguydu.
Papalik batemsilcisi Humbert'e
gre bu 'sapkinligin' sorumlusu
Patrik ve Hilozoflarn &ons(l(
unvanini taiyan tarihi ve
felsefeci Michael Psellus ve
yardimcisi John talos idi.
Bu ve benzeri sulamalarla
Patrik'e kari mcadele eden
Kardinal Humbert 1054 yilinda
artik kopma noktasi na gelmi
olan stanbul-Roma kavgasina son
noktayi ko yan kii oldu. 16
Temmuz 1054 sabahi kutsal ayin
sira sinda Aya Sofya'yi basti ve
treni ynetmekte olan Pat rik'in
nne bir bull birakti L5ull*
Papa'n m fetvasi gibi bir
metindir). Patrik ve
evresindekiler nlerindeki
mihrabin zerine birakilan metni
byk bir akinlik iinde okudu
lar. Buna gre Papa IX. Leo, Patrik
Cerularius'u ve ya nindakileri
'aforoz' etmi, diger bir deyimle
Hiristiyanlik aleminden
kovmutu.
1 5
lk akinligi atlatan Patrik de
ayni ekilde Papa'y i Hi
ristiyanlik'tan kovdugunu aikladi.
Ve daha sonra bunu yazili hale
getirecegini bildirdi. Olay derhal
mparator'a intikal ettirildi. O da
tarana n bantirma gayreti iine
gir di. Patrik, mparator'a gre
de yetkilerini ami gibiydi. Patrik
Cerularius, mparator'un
Roma'da n yana tavir ko yacagini
anlayinca hemen les sanctay
harekete geirdi. stanbul,
"Ortodoksluk elden gidiyor,"
nidalanyla inla maya baladi, bazi
zengin Latinler ldrld, bazi
Ermeni ve Yahudilerin mallan
gasp edildi, canlanna kast edildi.
39
mparator isyanin byyeceginden
korkarak Patrik'ten ayaklanmayi
bastirmasini istedi. Patrik
Cerularius da m parator'un
ricasini kirmadi ama bir arti
vardi; Ortodoks luk korunacak ve
Papa'ni n hkm geersiz
sayilacakti. mparator bu arti
hemen kabul etti ve isyan
Cerularius'un yaptigi kisa bir
konumadan soma baladigi gibi
bir anda sona erdi. 1054 yilinda
Bizans'ta en gl kii Patrik
Cerularius'tu.
lgintir ki; bu isyanin
yaandigi siralarda imparator,
Papa'y a bir eli gndererek ondan
yardim istemiti. Eli Roma'y a
vardiginda ne yazik ki, Papa'nin
huzuruna i kamamiti, nk
Papa gn nce lmt! ki
kilisenin ibilir din adamlari
Kardinal Humbert ve Patrik
Ceralarius, Hiristiyan alemini blen
bu olayda Papa'nin mdahalesi
olmasin diye ondan boalmi olan
Taht'a yeni Papa atanmadan bu
kopuu gerekletirmemilerdi.
Kato lik Kilisesi'nin uyguladigi
bir gelenege gre Papalarin
lm tam gn gizli tutuluyordu.
Papa'nin ldgn Humbert ve
Cerularius biliyordu ama askeri
hareketleri ynetmekte olan
imparator henz duymamiti.
ki kilise arasindaki bu kopukluk
tam 911 yil srd ve Katolik ve
Ortodoks Kiliseleri -stanbul'daki
gnmzde Fener Patrikhanesi
olarak bilinen merkez- ilk kez 1965
yi linda biraraya gelebildiler. Bu
ayriligin ba mimarlarina neler
oldu derseniz; uyanik kei
Humbert daha soma IX. Stephan
adiyla Papa oldu. Patrik Cerularius
ise 'aforoz' olayindan kisa bir sre
soma len imparatorun ei
mpara- torie Theodora ile ters
dt. Papa'yi ve imparatoru ye
nen Patrik, kadinin fendine
yenildi ama yilmadi. Dogu
Roma'y i bir sre iin
Theodora'nin gzdesi ve
imparator yaptigi VI. Michael
ynetti. Ne var ki bu kez de
sahneye filozoflarin bai Michael
Psellus ikti. Bizans'a
Hermetizm'i sokmakla sulanan
bu tarihinin hazirladigi bir plan
Cerularius tarafindan uygulandi
ve VI. Michael bir yilin sonunda
devrildi. Theodora da ld.
mparatorluk Cerularius ve
Psellus'un istegiyle asi general
Isaac
4
0
Commenus'a verildi. Nedir ki; bir
sre sonra Psellus yeni
imparatorun destegiyle
Cerularius'u tutuklatti ve Bi
zans'in tanidigi en hirsli Patrik 21
Ocak 1059'da daracik bir hcrede
lnceye kadar gzaltinda
tutuldu.
1 6
4
4
4
1054'te meydana gelen
olaylarda ilk siralarda grev ve
sorumluluklar yklenen tarihi-
felsefeci Michael Psellus, gerekte
ok esrarengiz bir adamdi. Gl
bir fel sefeci ve bilgili bir tarihi
olmasinin yani sira usta bir tar
timaci ve 'monarist' bir
brokratti. Aya Sofya Kilise- si'ni
merkez alan gizli bir filozoflar
rgt kurmutu. Bu rgt eitli
dillerde yazilmi, ok eski bazi
metinleri Ki lise ynetiminin haberi
ve bilgisi olmadan tercme ederek
kendi aralarinda tartiiyordu. Bu
tartima konularinin ne redeyse
tamami Hiristiyanligin
dogmalanyla ters ve ona kari
olan fikirler ve grler zerine
kurulmu tezlerdi. Psellus som bir
Platonist'ti, sa'ci degildi. Kendi
yazdigi na gre insan tipki antik
agin filozoflarinin yazdiklari gi bi
'Toplumsal Varlik'ti. Kilise ise
bunun tam tersine ina niyordu ve
insanlari da buna inandirmaya
aliiyordu. Psellus, Kilise'nin
dogmalarina kari 'akil'i
savunuyordu. man'i ikinci plana
atmiti. Pagan filozoflara
Hiristiyanli gin kutsal
ermilerinden ve azizlerinden
daha fazla atif larda bulunuyor,
onlarin geleneklerini vyordu.
Psellus'un kendi gizli evresine
aktardigi gizli bilgiler Ki lise
ynetimi tarafindan duyulursa
herhalde hemen les sanctanm
nne atilirdi.
Psellus'un, Bizans'in gndelik
hayatina kattigi bazi gelimeler
onun nasil dnp davranmi
oldugunu aikliyordu. rnegin 11.
yzyilin ortalarinda stanbul'da
sadece dokumaci kadinlara zg
olan ve <gatha #(n( di ye
adlandirilan zel toplantilar ve
trenler yapilmaya ba lanmiti.
Oysa Kilise'nin takviminde byle
bir ayin yoktu.
41
Hi kimse kilisenin takviminin
diindaki bir ayini dzenleyemezdi.
Psellus bu konuda devreye girdi
ve ger ekte tam bir Pagan Ayini
eklinde dzenlenen ve en ain
cinsel gsterilerin yapildigi bu zel
gn, kitaba uydurup
yasaklatmayip kklemesini sagladi.
-
Psellus'un yetkili oldugu
dnemde stanbul garip d
nceleri, inanlan ve grleri olan
bir takim esrarengiz adamlann ve
onlan n ynettikleri rgtlerin
bakenti ol mutu. Bunlara iki
rnek verelim: Calabriali Neilos
adli cahil bir kyl, kendisine
gaipten mesajlar geldigini ne
srerek sa'nin Tann'ni n Oglu
olmadigini vaaz ediyordu. Neilos' a
gre Bakire Meryem' e de
Theotokos (Tann'ni n Annesi)
denilmesi glnt.
1 7
Neilos,
Kilise'nin kabul et tigi ncil'den
degil, .S. 325'deki znik
Konsili'nde yasak lanmi olan ve
Apokirif diye bilinen ndilerden
atiflar yapiyordu. Bir de sylem
gelitirmiti: "Biz O'nu (Bakire
Meryem) evlendirmedik ama O
karimiza gebe ikti! "
Tam bir rasyonalist olmasina
ragmen Psellus "cinlere"
(Demonia) inanan bir bilim
adamiydi. Ona gre, rnegin kirsal
alanlarda 5abo adiyla anilan bir
ktlk cini vardi. Psellus
bundan yola ikarak
Baboutzikarioi diye bir tr cin
arpmasi hastaligi tanisi
oluturmutu.
lgintir ki; Psellus babasindan
degil ama annesinden ok
etkilenmi oldugunu ve onun ok
"garip " bir kadin oldugunu yazmi
ve sylemiti. Gerekten de
Psellus'un annesi Bizans'taki
kadinlann evliyasi gibiydi.
ldg zaman cenazesine binlerce
kadin katildi ve son giydigi ra hibe
giysisi (Habit) 1000 paraya
blnerek, koruyucu olacagi
varsayilarak kadinlara dagitilmiti.
Nedir ki; Psellus'un, Kilise'nin
dini ve kutsal saydigi metinlerden
ok "gizli ve yasak gretilere"
byk bir me raki vardi. Bunlan n
bainda da 2ermetizm geliyordu.
Bu, Hiristiyan babalan tarafindan
kesinlikle yasaklanmi bir gretiydi.
Bu konuda, Psellus ve Cerularius
birbirlerini sulamaya kadar varan
tartimalar yapmilardi. Psellus
4
2
Kilise'ye bildirmeden Corus
2ermMtica diye bilinen ve sadece
birer nshalari bulunan kitaplari
Grekeye evir mi ve bazilarini
da evresindekilere evirtmiti.
Bununla kalmami, bu gizli ve
yasak gretileri kimseye fark
ettir meden hem Kilise'nin
Liturgy'sine (ayin treni vb) sok
mu hem de halkin gndelik
yaamina aktararak onlarin
farkinda olmadan Kilise'nin
koydugu ve ngrdg ilke ler
dogrultusunda degil Hermetik
ilkeler dogrultusunda yaamalarina
araci olmutu. Buna Hiristiyan
literatrnde inculturation
deniliyordu. Ve bu da bir tr
misyonerlik fa aliyeti idi. Ancak
Psellus'un uyguladigi inculturation
ta mamen Hiristiyan dogmalarina
kari olan bir misyonerlik ti.
Psellus'un bu gizli alimalari fark
edilseydi nce Ye- dikule
Zindanlarina, oradan da ipe
giderdi.
Psellus, Hermetik gizli metinlere
1050 yilinda
-1054'teki olaylardan drt yil
nce- Harran'daki (Urfa) son
+abii Mabedi yiktirilinca sahip
olmutu. Kitaplari ve diger kutsal
metinleri kairanlar bunla n niin
Psellus'a getirmilerdi, bilinmiyor.
(Sabiiler, ncil'de ve Kuran'd a
adlarindan sz edilen ve Subba diye
bilinen Gnostik- Hiristiyanlardir.
Bunlar Vaftizci Yahya'ya
baglidirlar ve sa'yi
nemsemezler. Ayrica Bakire
Meryem' e saygi duymazlar.
Mecdeli Meryem'i ve Sofya dedikleri
Hikmeti
-diil prensibi-
yceltirler.)
Aya Sofya'da kurdugu gizli
hcrede Psellus ite bu metinleri
kendi setigi kiiler araciligiyla
hayata aktari yordu. Tilmizleri
arasinda Araplar ve Keltler de
vardi.
1 8
(Katolik dini
metinlerinde Sofya '0i$ine
Wis!omN)lahi 2ikmet' olarak
tesmiye edilmitir. Gerekte
olmayan bir azizedir.) Urfa
yakinlarindaki Harran gerek dinler
tarihin de gerekse toplumsal
tarihte ok belirleyici ve nemli
bir merkez olagelmiti. Antikagda
Abraham (Hz. brahim) burada
dogmu ve monoteist (tek
Tanrici) dinin bala ticisi olmutu.
Ayrica ilk niversite dengi okul
da ..
1000 yillarinda burada
kurulmutu. Harran, gizli
ilimlerin
(Occult) ve onun Alimizm ve
astrolojiyle birlikte en
43
nemli kolu olan Hermetizm'in
merkezi konumundaydi.
Hermetizm, Harran'd a yaayan
Sabiiler ile Mardin evre sindeki
Yezidiler iin resmi din
mertebesindeydi. Bu Sabii
versiyonunda Hermetizm zellikle
Astroloji (lm-i Nucm), el okuma
(Palmistry), tilsim (Talismn)
vemus - ka=Vefk (Amulet) yazma
dallarinda ok derin gelime
gstermiti. Sabilerin bir de
Hermetizim -by, karaby, fal,
sihir vd.- greten tm dinlerce
yasaklanmi kitabi vardi. Bati
dnyasi ite bu Bn Yasak $e Bn
#izli kitabi Psellus'un evirisiyle
grendi. :sellus* ncil'den ok
nce yazilmi oldugu bilinen bu
kitaba :icatriC adini koymu tu.
Somaki yzyillarda hep bu adla
anildi. Oysa kitabin gerek adi
bakaydi: #hayatal 2akim
(Hikmet Sahibi Olanlarin Tanrisi).
Psellus, stanbul'da hermetizmi
yayar ken ona bu gizli
faaliyetlerinde en ok, yardimcisi
John talos adli filozof destek
olmutu. talos, Psellus'tan soma
Hilozoflarn &ons(l( yapildi ve
talos da ayni yoldan gitti. Ve o
da Psellus gibi ileriki yillarda
'2eretik $e +akn' olarak
yargilandi ve cezalandirildi.
Psellus, Bizans'i Hermetizm ile
tanitirirken Fransa'da da airtici
gelime ler yaanmaya balamiti.
nsanlar hi alimadiklari bilgi leri
ieren kitaplar okumaya
balamilar ve yaam tarzla rinda
kkl degiiklikler yapmaya
koyulmulardi. Avru- pa'dak i ilk
'romanlar' ite bu dnemde
yazilmaya balan di. lkin Marie
de France kadin duygusalligini
anlatan uzun iir denilebilecek
bir eser yazdi. Soma Chretien
Troyes, 1170Terde nl Lancelot
ve Parceval efsanelerini Yuvarlak
Masa valyeleri'ni yazdi. Ayni
yillara ona ra kip bir romanci
daha vardi: Bogomil/Cathera
blgesinde dogup bym olan
Gautier d'Arras. Hermetizm ve
Occult bilgilerine sahip bir kiiydi
d'Arras. Eski soylu ve zengin bir
aileden geldigi biliniyordu. 1160'ta
airtici bir roman yazdi. O
gnlere degin tabu sayilan ve
hakkinda Kilise tarafindan
ikartilmi nice kt sylenti
bulunan bir ermiin hayatiydi bu.
Gautier d'Arras romaninda bu
kiiyi yceltmi, neredeyse sa'nin
eiti mertebesine ikarmiti.
Gautier d'Arras'in kahramaninin
adi Tyanali Apollonius
44
idi. Katolik Kilisesi'nin 'ba ' dmani
olarak iaretledigi
Anadolulu Pagan ermi...
1 9
11. yzyilin ikinci yansindan
itibaren spanya'da da garip
gelimeler olmaya balamiti. lkin
Psellus'un Grekeye evirdigi
Picatrix spanyolcaya evrildi.
Bunu Hermetizm'in en nemli
kitaplanndan ve belgelerinden
olan Bmeral! Tablet (Zmrt
Metin) evirisi izledi. slam
Okltist ve Kabbalist'i bn-i
Masan a (883-931) bir Magi olarak
yazdiklanyla adindan en ok sz
edilen kiilerden biri oldu.
2 0
Onu bn-i Arabi izledi.
(1165) nl Nostradamus'un
Kehanetlerinin tamamina yakini
Ara bi'nin alimalanndan yola
ikarak kurgulanmitir. Bun lara
ek olarak Antik Yunan ve yonya,
Misir ve Mezopo tamya
uygarliklannin yazar ve filozoflan
da Bati'ya yeni den giri yaptilar.
Plato, Aristo, Empedokles,
Sokrat ve Homer okunmaya ve
okutulmaya balandi.
Hermetizm'in bilime, sanata
ve kltre dogrudan ve/veya
dolayli olarak katilmasiyla birlikte
kati ve kendi iinde kapali devre
ilenen Hiristiyan aleminde ilk
Rne sans hareketleri filizlenmeye
baladi. Sanildiginin tersine
Rnesans, 14. yzyilda degil 11.
yzyilda balamiti! r negin
Kur'an'i n ilk Latince evirisi bile
1143'te span ya'da yapilmiti.
Benzer ekilde Pisagor'un sayilara
daya li gizli gretisi ilk kez 11.
yzyilda Bizans'ta yeniden or taya
ikmiti. Bu yeni fikirlerin,
grlerin ve inan sis temlerinin
tamamini istisnasiz Hiristiyan
!ogmatiAue'ine aykin, ona kesinlikle
kari yorumlardi.
Bati Avrupa Rnesans'a
ynelirken Bizans bambaka bir
yola sapti. Aym ekilde Roma
Kilisesi de artik iyice dmani gibi
grdg Bizans'a kari bambaka
bir strateji gelitirdi. Madem ki
Bizans neredeyse Hermetizm'le
z delemiti, Roma da yaklaan
bu tehdide kari nlemler almaya
karar verdi. lk Hali Seferi'ni
(1090) rgtleye rek hem
yeniden bir 'iman ' tazeletmeyi
hem de rakipleri slamiyet ve
Ortodoksluk'tan kurtulmayi
planladi ve bun- lan hayata
geirdi. Avrupa'da bir yanda
Rafiz/sapkin
;<
inan sistemleri, diger yanda
imanlarini Roma'y a gstere bilmek
ve slam aleminin ve Dogu'nu n
dillere destan ser vetini
paylaabilmek iin yanip tutuan
yoksul dm valyeler ve a
kyller arzularina bir an nce
kavua bilmek iin birbirleriyle
yaniyorlardi.
4
4
4
Rom a Kilisesi'nin I. Hali
Seferi'ni rgtlemeye ba ladigi
siralarda spanya'da Cadiz ve
Granada kentlerinde vaazlar
veren, kitaplar yazan kim oldugu
ve nereden gel digi bilinmeyen bir
adam dikkatleri zerine toplamaya
balamiti. Adamin adi Artephius
idi. Bu adin ne anlama geldigi
bilinmiyordu ama Artephius bu adi
gndelik haya tinda sadece
kolaylik olsun diye kullandigini,
gerek adi nin ise Apollonius
oldugunu ne sryordu. Nasil
olmu sa 1. yzyilda yaami olan
Apollonius, 1000 yil soma i-
kagelmi ve Katolik Kilisesi'nin
karisina dikilivermiti.
Artephius'un dedigine gre o
Apollonius'un rMin carnation'u
(yeniden canlanmi) idi.
Tyanali Apollonius'un hayati ilk
kez, Roma mparato ru
Septimus Severus'un bilge ei
mparatorie Julia Domn a
tarafindan yazdinlmi ve
imparatorluk arivine konulmutu.
3. yzyilin balannda (.S. 220
yillarinda) yazilan bu kitap Kilise
iin 'en tehlikeli' kitap sayilmiti.
I.S. 325'te Konstantin
tarafindan toplanan znik
Konsili'nde Apollonius'un tm
kitaplannin yok edilmesi ne,
bstlerinin kmlmasma,
mabetlerinin yikilmasina yol aan
kararlar alinmiti. imdi
Artephius'un ortaya ikma si
Kilise'de ok yaratti. Artephius on
kitap yazdi. Bunlann hepsinde de
ayni cmle vardi: "Artephius,
Tyanali Apollonius'un bilgilerini
aktarmaktadir." Kitaplarda o
gne kadar hibir filozofun veya
okltistin bilmedigi ka dar by,
sihir, astroloji ve tilsim formlleri
vardi. Kilise onu yakmadan nce
Artephius ortaya iktigi gibi
yine
4
6
esrarengiz bir ekilde kayboldu.
Tipki 1000 yil nce Cadiz ve
Granada'da bulunmu olan
Tyanali Apollo- nius'un ortadan
kayboldugu gibi...
4
4
4
Psellus'un, Bizans'ta balattigi
degiim onun lmn den soma
da yardimcilari, grencileri ve
tilmizleri tara findan srdrld.
Bunlarin en nls 13. yzyilin
sonla rinda nlenen Platon'du.
Onun gayretli alimalariyla
Hermetizm neredeyse Bizans
Kilisesi ile zdeleti. Papa lik bu
gelimey e kayitsi z kalama zdi.
Papalik Avrupa'da glenmi ve
dzenledigi Hali Seferleri ile
maddi ola naklarini da artirmiti.
Onlara gre sira Bizans'in ceza
landirilmasina gelmiti. Papalik en
uygun ortami 4. Hali Seferi
sirasinda elde etti. Kuds' e
ulamak iin yola ikan Halilar
1204 baharinda stanbul'a
varmilardi. mparator bazi
kukulara kapilarak Halilarin
kariya gemelerini engelleyince
Halilar da Papa'dan izin alarak
stanbul'u kuattilar ve 13 Nisan
1204'te kente girerek
yagmalamaya soygun ve tecavz
eylemlerine baladilar. stanbul,
Cerularius'un o ok korktugu sona
duar olmu ve Latin- lerin eline
dmt.
2 1
stanbul'un tm
zenginlikleri yag malandi, en
degerli eserler, bu arada tm el
yazmasi kitap lar Bati'ya kairildi.
Ortodoks Kilisesi hukuken varligini
srdrd ama fiilen tm etkisini
ve gcn Roma'y a dev retti.
stanbul'da bir Katolik KatedraPi
aildi.
Latinlerin igali sirasinda,
Ermeniler badmanlan Ortodoks
Rumlardan intikam alabilmek iin
Latinlerle i birligi yaptilar. Ama
1261'de mparator Bizans'i geri
alinca stanbul'da ilk katliam
Latinlere degil Ermenilere
uygulandi. Binlerce Ermeni, Bizans
kiliciyla yok edildi.
Bizans yeniden kuruldu, Kilise
yeniden glendiril di.
2 2
Btn
bu olaylara sessizce taniklik
eden Aya Sof ya'da da bazi
degiiklikler yapilmaya balandi.
Bizans'in
47
Latinlerden kurtanlmasim
simgeleyen yeni bir mozaik Aya
Sofya'ya konuldu. Nedir ki; bu
daha nce hi grl memi
duyulmami tarzda yapilmi 'yeni '
bir sa leme si (Trinit) idi. Bu
yeni mozaik Deesis diye
adlandirildi, (bkz. Ek) Bu
betimlemede sa Mesih iki yaninda
da Sabii- lerin taptigi Vaftizci
Yahya ile Meryem vardi. Bu
mozaik imparatorun istegi ile ama
eski Patrik Blemmydes ile yeni
Patrik Arsenius Autoreianos'un
itirazlarina ragmen Aya Sofya'ya
yerletirilmiti. mparator
kendisinin Bistemonark (Kilise'nin
Bai Olan Egemen) oldugunu,
Ortodokslugun esasta ondan
sorulmasi gerektigini bildir miti.
Patriklerin yapabilecegi hibir itiraz
kalmamiti. Ne var ki; yillar
sren bu tartimalar sirasinda
bata stan bul'd a soma da
Anadolu'nun Bk(menik
alanlarinda Aya Sofya'daki diger
kutsal ikonlar ve resimlerle hibir
ben zerligi olmayan bu mozaikle
ilgili ok garip iddialar ku laklara
fisildanmaya balamiti. Bu
sylentileri ikartanla ra gre
mozaikte resmedilmi olan kii
Yce Rab sa Me sih degildi. Ya
kimdi? Tyanali Apollonius adli
bir Pa- gan'di.. . Am a sylentiler
bu kadarla da kalmamiti. Da
hasi ve daha vahim olanlari da
vardi. ddia sahiplerine g re
Deesis mozaigindeki kii gerekten
de Tyanali Apollonius'tu. nk sa
Mesih (Jsus Christ) diye bir ki i
aslinda hi yaamami ve
varolmamiti... sa Mesih z nik
Konsil'i sirasinda Kilise'nin
yneticilerinin uydurduk lari bir
'Resimli roman kahramaniydi',
tamamen sanal bir kiilikti, ne
yaami ne de ncil'de anlatilan
mucizeleri ya ratmiti. Dahasi,
varoldugu sylenen 12 Havarisi de
hibir zaman varolmamiti. sa
Mesih'in Tann'ni n oglu oldugu ve
bakireden dogdugu iddiasi ise
Kilise Babalan'n m uy durdugu
koskoca bir yalandan ve
rktc bir masaldan te anlam
taimiyordu.. :
4
8
5&5& K(!./- K#.#$1'31-# M!36.#7!
"6n Dhat
concerns
the
+tate
act as
a kingO
in Dhat
concerns
yourself act
as a ri$ate
man" "
"0e$leti
ilgilen
!iren
konul
ar!a
kral
gibiO
ken!ini
ilgilen!iren
konular!a 'zel
bir insan gibi
!a$ran" "
<ollonius
ofTyana
/
Aya Sofya'nin ilk resmi adi
5(y(k &ilise (he megale ekklesia)
idi. Bu grkemli yapi, sanildigi
gibi stanbul'un kurucusu byk
Konstantin tarafindan degil onun
oglu 2. Konstantinius'un (337-
361) dneminde ina edilmiti. lk
hali gnmzde bilinen
grntsnden ok farkliydi. r
negin bugn hayranlikla seyredilen
o grkemli kubbesi ve yarim
kubbeleri yoktu, ahap dz bir
atisi vardi. i de ayni degildi,
daha kk ve dzayak girilen
basit bir bazilike
grnmndeydi. Model
olarak Baba
49
Konstantin'in 335 yilinda
Kuds'te yaptirdigi 2oly
+ulchre bazilikasi
rnek alinmiti.
2. Konstantinius'un Katedrali
404 yilinda taninmaya cak ekilde
yandi. Gnmzde o Kilise'nin
temellerinde kullanilmi olan bazi
byk ta bloklar halen Aya Sofya
Mzesi'nin bahesinde
durmaktadir. Binayi 2. Theodius
(408-450) yeniden onardi. Ancak
ilk inaat planlarina sa dik
kalmadi, degiiklikler yaptirdi.
Katedral yeni haliyle
425 yilinda bir kez daha Byk
Konstantin adma tescil edildi.
Bylece Aya Sofya'nin Patriklige
degil, imparatora ait oldugu
belgelere gemi oldu.
Bu gzel yapiya Aya Sofya adi ise
430 yilinda verildi. Yapiliindan
yaklaik 90 yil soma (!) 2.
Theodius ok zengin ve kltrl
bir ailenin kizi olan Atheis-
Eudocie ile evliydi ve imparatorie
gerekten de son derece etkili bir
kadindi. Hiristiyanligin Dogmatik
gretisi'ne hi uyma yan, ona
tamamen ters dmeyi gze alan,
Pagan gelenek lerine inanan bir
kiiydi. stanbul'da ilk niversite
dengi okul onun giriimiyle
kuruldu. Daha soma Michael
Psellus'un Konsllgn yaptigi
kurum, ite bu Pagan ge
leneklerine gre yaamayi
neredeyse Hiristiyanlarin m-
paratoriesi olmaya yeglemi olan
kadin tarafindan kurdu rulmutu.
2. Theodius bu kurumdan yetien
bilginlerin is tegi zerine ilk
Bizans Anayasasi kabul edilen
belgeyi yazdirdi: Co!eC Theo!ius
adiyla bilinen bu belge daha
soma 6. yzyilda Jstinyen
tarafindan on hukukuya yaz
dirilacak olan nl Jstinyen
Co!eC' ine kadar Bizans ve Dogu
Roma mparatorlugu'nun
ynetilmesinde en nemli rol
oynayan yasalar-st 'yasa'
statsnde kaldi.
2
2. Konstantinius'un Byk
Kilisesi'nin adinin degiti rilerek
Aya Sofya yapilmasinda da
Atheis-Eudocia'nin etkisi olmutu.
mparatorie bu degiime itiraz
etmek is teyen din adamlarini
kadinligini ve bilgisini kullanarak
devre dii birakmayi baardi. .S.
430 yilinda yeniden ina edilen
kilisenin adi tm belgelere
mparator Kilisesi Aya Sofya olarak
geirildi. (mparatorlarin ta
giydikleri kilise
5
0
oldugu iin ayni zamanda mparator'u
Talandiran Ana
Kilise unvanini da tair.)
Szn burasinda ister istemez
kisaca +ohia kavrami nin
zerinde durmak gerekiyor. Bu
szck 'Hik- met=Wisdom'
anlamina gelmektedir. Nedir ki;
Hiristiyan gretisinin +ynotic
denilen .S. 325 yilinda toplanan
z nik Konsili'nde kabul edilen ilk
#osel'in!e hi ge memektedir.
VeTirristiyanliga tamamen disal
ve sekler bir kavramdir. (Gospel,
Yeni Ahit'in ilk drt kitabinin her
birine verilen addir. Gospelleri
yazdiklari varsayilan Markus,
Matta, Luka'ya da Evangelistler
denilir. lk drt kitap bir
'B$angelium'!ur"G
lgintir ki, 4. Evangelist'in
Gospel'i olan Pohannah #osel'in ilk
satin bu szle ailmitir. Bu
Gospel ile di gerleri birbirlerinden
ylesine farklidir ki gnmzde
bile bazi Hiristiyanlar ilk e nem
verip 4. Gospel'i grmezlikten
gelebilmekte ve/veya sadece onu
okuyup tekileri atlamaktadirlar.
Nedir ki, aslolan tamamini ka
bullenmektir. lahiyatilar
aisindan ise bu drdnc
Gospel bir 'BnigmaNMuamma'!r" Bu
nedenle 'Heretik' sayilmasi
gereken bir metindir.
3
4. Gospel'i yazdigi varsayilan
John adli kiinin kimli gi de
mehuldr. Bu kiinin sa'nin
grencilerinden ve/veya
tilmizlerinden birisinin olmasi da
pek olasi degil dir. nk sa'nin
Havarileri olarak bilinen kiilerin
-daha soma eklenen Saul=Paul
hari- tamami (12 kii) cahil,
yoksul ve egitimsiz siradan
Yahudilerdi. 'Sofya' kavrami
Yahudilige degil Helen kltrne
ait bir kavramdi ve sa'nin
dneminden nce Yahudi Ba
Hahamla n Helen kltryle
ilikiye girilmesini kesinlikle
yasaklamilardi. Dolayisiyla Havari
olarak adlandinlan bu kiilerin
'+of ya'nn anlam ve
nemini bilmeleri olasi
degildi. Hellenizm'de 'Logos'
(Kelam ve Kelime) olarak
kullanilagelmiti ve Pagan
dnyasinin en temel ifresi ve
kavramiydi. Kim oldugu
bilinmeyen bu kii ite sadece
Paganlara ait ve eitli sirlann
taiyicisi olan bu kavrami
51
almi ve kendi Gospel'inin ilk
cmlesini bununla kurmu tu:
"5alangta LogosN&elam $ar!
$e 4* Tanr 'yla bir liktey!i""
(John, 1.1) Bylece Synoptic'e
gre Tann'n m Oglu oldugunu
syleyen sa Mesih, John'u n
Gospel'inde Paganlarin 'Logos'u
yapilmiti. Kaldi ki Tann'yl a
'birlik te ' olmak nermesi de
Yahudilige degil, Pagan filozofla
rina aitti. John'u n
Gospel'inde sa, 'Tanr 'nn
kela m>hikmeti' haline getirilerek
Paganist Hellenlerin Sof ya'si ile
zdeletirilmiti.
4
Nasil olmu da
Paganlara kari acimasiz ve
hunharca dmanlik besleyen
Hiristiyan y neticiler, rakiplerinin
en temel fikrini ve kavramini
alarak kendilerine mal etmilerdi?
Bu sorunun yaniti zellikle de son
elli yildir ilahiyatilar ve bilim
adamlari tarafindan
aratirilmaktadir.
Bu garip eklemleme gerekte
tamamen siyasi nedenle re
dayaniyordu. Hiristiyanlar
Anadolu'da ok etkili degil lerdi.
4. yzyilin ortalarina dogru
stanbul'da etkili hale geldiler
ama Anadolu'da egemen olan
inan-sistematigi hl Paganist ve
Hellenik'ti. O yzyillarda
stanbul'daki Kilise'nin ve
Patriklerin en gl rakibi
Hellenlerdi. Bun lar zellikle Bati
ve Anadolu'da, Karadeniz'de
-rnegin Sinop ve evresinde- ve
Gneydogu Anadolu'da ok etki
liydiler. Hellenler Paganizm' e
bagliydilar ve Hiristiyan olmak
istemiyorlardi. Onlarin
Hiristiyanlatinlmasi hem ok
kanli oldu hem de 8. yzyilin
sonlarina hatta bazi blgelerde 9.
yzyilin ortalarina kadar srd.
Diger bir deyile Anadolu'daki
Paganlar ':oulus 9omanus''
sayi lan '#entile"mn aksine
Hiristiyan olmamakta direndiler.
Onlarin direnleri Jstinyen ile
balayarak -bu imparator Hiristiyan
misyonerligini tevik amaciyla
kk bir kasa banin
Hiristiyanlatinlmasi iin yetmi
bin altin gnder miti- kinldi.
Yine de 9. yzyilin ortalanna
kadar yer yer kendi '+yncretisf
(eklemleyici/birletirici/aktarmaci)
inan sistemleri iinde yaadilar.
te Sofya bu anlayiin rettigi
bir kavramdi ve Dogu'd a
Hellenler iin '0i$ine Wis!omQ
simgeleyen '&utsal>)lahi
Reka>2ikmefi simge-
5
2
lemek iin
kullaniliyordu.
5
Sofya'nin Hiristiyanlik'la uzlair
bir yani yoktu, tam tersine ona
disal ve sekler bir anlayiin
rnyd. Ne var ki
Hiristiyanligin Kurucu Babalar' i
bu kavrami alip buna bir de
dramatik bir efsane ekleyerek,
sanki 'Sofya' adinda som
Hiristiyan mmin bir kadin
yaami ve Pa ganlar tarafindan
hunharca ldrlm gibi ona
bir de "<zizelikN<yaN+aint"
atfetmilerdi. Gerekte "<zize
+of ya" diye bir kadm ne var
olmu, ne yaami ne de Pagan
lar tarafindan ldrlmt. Bu
tamamen uydurma idi. Tipki
Kilise Babalan'n m sa'yi
"LogosNWor!" (kelimetullah)
yaptiklari gibi... Onlarin tek amaci
vardi o da Hiristiyan olmamakta
direnen Pagan Hellenleri bir an
nce kendilerine bagimli hale
getirecek ve temelleri znik
Konsili'nde atilmi olan "Yeni )sa
0inf'ne sokmakti. (Bi zans iin...
4-9. yzyillar arasinda Anadolu
"Satolia" di ye biliniyordu. Bu
szck Tara anlamina
geliyordu. nk henz tam
anlamiyla Ekmeniklik
sayilmiyordu, hl yer yer
Paganist inanlar vardi. 9.
yzyildan som a bunlarin tamami
ortadan kaldirilinca Natolia'n m
baina (A) takisini getirdiler.
Grekede bu ek "olumsuzluk"
ifade eden takiydi. Bylece
Satolia artik tara olmaktan
ikti, Bizans oldu. Bu yzyildan
soma Bizans yeni "Bk(mene"
olarak Slav topraklarini seti ve
iki yzyil iinde onlari
Ortodokslatirdi.) Pagan
Hellenleri iin "0iil )lke" olan
Sofya-Hikmet bylece sa'ya
atfedilerek "Logos Bril )lke"
yapilmi oldu. Logos, Anadolu'daki
Stoaci Hellenler iin ")lahi <kH
anlaminda (Logos spermatikos)
kullaniliyor du ve bu da
"0o3al Yaratl" gsteriyordu.
6
Oysa Snynoptic'e gre sa Bakire
Meryem'de n "0o3al 4lma yan"
tarzda dogmutu!!! John'u n
Gospel'i gerekte,
1. yzyilda Anadolu'da egemen
olan ve Tyanali Apollonius'un da
yaydigi Hermetik Gizil gretiyle
byk lde rten bir metindi.
Aya Sofya 13 Ocak 532'de balayan
"Sika" isyani si
rasinda bir kez daha yikildi. mparator
Jstinyen'e kari
53
birlikte ayaklanma balatan
"Ma$iler $e Yeiller" tm s tanbul'u
kan ve atee bogdular. Sayisiz
kutsal mekan ve devlet binasi
yakildi, yagmalandi. Bu ilk rgtl
sokak te rr bazi senatrlerin de
destegini alarak imparatorun g
zel ve fettan karisi Theodora'nm
sarayinin kapisina da yandi.
Bizansli bir sirk cambazinin kizi
olan eski fahieler kraliesi
Theodara korkarak kamak isteyen
Jstinyen'i durdurdu. Asilerin
lideriyle zel bir grme
dzenledi ve onlari olabildigince
oyaladi. Jstinyen zaman kazandi
ve yabancilar lejyonunu istanbul'a
soktu. Acimasiz Goth s
varilerinden kurulu olan bu ordu
Hypodrom'da -bugnk
Sultanahmet Meydani- elli bin asiyi
kilitan geirdi. s tanbul'da
Jstinyen ve Theodora'n m
egemenligi yeniden tesis edildi.
"Sika" szck anlamiyla "Yen*
zafer kazan" demekti ama zaferi
asiler degil fettan Theodora
kazandi.
te Aya Sofya bu isyandan soma
bir kez daha yeniden ina edildi.
Gnmzde tm grkemiyle
seyredenlerde hayranlik uyandiran
Aya Sofya bu nc kez
dzenlen mi olan ibadethanedir.
Jstinyen yeni Aya Sofya'yi hem
daha byk -i uzunlugu 135 m-
hem de daha degiik bir anlayila
yaptirdi. Yeni Aya Sofya'yi ina
edenler Miletli yali Isidore ve
Lydia-Tralesli Anthemius oldular.
Bu iki usta gerekte mimar degil,
mekanisyen ve teknisyendiler.
"Mechanikoi" diye biliniyorlardi ve bir
tr mekanik bi limcileriydiler.
7
Yeni Aya Sofya be yil on ayda
tamam landi. nl Chartes
Katedrali'nin oniki yilda
Roma'daki St. Peter Katedrali'nin
seksen yilda tamamlandiklari d
nlrse Jstinyen bir dnya
rekoru kirmitir denilebilir. Aya
Sofya'nin i dekorasyonunda
Libya'dan, Misir'dan, talya'dan
ve diger uzak lkelerden getirilen
renkli mer merler kullanilmiti.
Grkemli kubbesi ise yakin
zamanla ra kadar -Sinan'in
kubbesi ile birlikte- dnyanin en
gl byk ve grkemli
kubbesinden biri olarak anildi.
Jstinyen ve Theodora, Aya
Sofya'da o kadar byk degiiklikler
yaptirmilardi ki, bazi din
adamlari bu degi imlerin
Ortodoksluk inancina ters
dtgn sylemeden
5
4
edemediler. Aya Sofya, onlara
gre mimarisi, geometrisi ve
matematigi ile neredeyse bir
Stoaci-Hermetik Pagan Mabedi
benzeri mekanlarda bulunabilecek
tasarimlari yansitiyordu. Din
adamlari pek de haksiz degillerdi.
Nedir ki, Aya Sofya'nin yarim
kubbelerinden biri 558 yilinda
kt. Jstinyen bu kez, blme
yeni bir ekleme yaptirdi ve Aya
Sofya 24 Aralik 562'd e -sa'nin
dogum gn oldugu varsayilan
gnde- bir kez daha imparator
adina kutsandi ve tescil edildi.
dekorasyonunda yer alan
mozaikler, freskolar ve resimler
daha somaki yzyillarda degiik
imparatorlar dneminde ogaltildi.
4
4
4
Aya Sofya'ya 13. yzyilin
son eyreginde yapilan "0eesis"
mozaigi de ite somadan
eklenen bu tip resim lerden,
imajlardan biridir. Deesis szck
anlamiyla kutsal leme demektir.
Ancak Kutsal l olarak bilinen
"Trinite"!en farki, Deesis'de,
Baba, Ogul ve Kutsal Ruh'un
degil, "5akire Meryem 'in* )sa 'nn
$e 1aftizci Yah ya 'nn" bir arada
l olarak bulunmasidir.
Figratif bir alimadir ve Bizans
mozaik dekoru alaninda uzman
olan Antony White'in yazdigina
gre Bizans sanatinin bir
harikasidir. "B u olaganst
figrler, duygusal ve psikolo jik
aidan tamamen yeni bir
anlayii simgelemektedir" diyor
White ve ekliyor: "Bati Avrupa'nin
en az yz yil ilerisindedirler."
8
Fatih, stanbul'u fethedince Aya
Sofya'daki figrlerin zerleri
kapatilmi ve bylelikle
korumaya alinmiti.
1847'de Osmanli ynetimi svireli
Gaspare ve Giuseppe Fossati
biraderleri stanbul'a getirerek
mozaikleri aiga ikarmalarini
istedi. 1931'de ABD'dek i Bizans
Enstits, Thomas Whitemore
bakanliginda mabedin tm
temizle me iini stlendi.
1934'te Atatrk, Aya Sofya'yi
mze yaptirdi. te Deesis
Mozaigi bu temizlemeler
sonunda
55
ortaya ikti. Yzler hari bazi
blmleri ne yazik ki kiril malar
ve bozulmalar nedeniyle
izlenememektedir. Deesis'te sagda
Meryem, solda Vaftizci Yahya
vardir. Or tada ise sa Mesih
grnmektedir. Nedense
Meryem'in elinde ncil yoktur
-kural geregi olmasi gerekirdi-.
Bu il gin husus, Meryem'i n Oglu
sa'yi kabul edip, ncil(ler)i
umursamadigi anlamindadir.
Mesih sol eliyle ncil'i tut
maktadir. Yzler temiz bir
alimayla ortaya ikartildikla ri
iin ifadeleri gayet net
grlmektedir. Meryem'in h
znl bakii ve Yahya'nin ilesi
gerekten de ustaca res
medilmitir. (Yahya, bai
kesilerek idam edilmiti.) sa
Mesih ise geleneksel giysisi iinde
Aya Sofya'daki diger imajlardan ok
farkli bir bakila kendisini
seyredenlere bakmaktadir. Yine
ilgintir ki, Meryem, Mesih ve
Yahya ayni kadraj iindedirler. Oysa
kural geregi ayri olmalari gerekirdi.
Nedir ki, konunun uzmani
olmayan kiilerin anlaya bilmesi
mmkn olmayan bir tr "#izli"
ifre ilenmitir portreye . B u
ifre/iaret isa'ni n sol kainin
stnde ok ustalikla, dikkat
ekmeyecek ekilde ilenmi
bir "JNonbir says'''dir. Sanki
Mesih'in sol kainin stnde belli
belirsiz bir yara var gibidir... Ve
bu ifre (yara) dik katlice
incelendiginde "// says" olarak
algilanmaktadir. Bu sayi ve yara
garip ama gerektir ki, nl
Tyanali Apollonius'un en belirgin
simgesi/zelligidir. Onun hak
kinda yazilmi olan kitaplarda ve
yapilmi olan alima larda,
Apollonius'un gizli bir tarikata
"inisye " edilirken sol kainin
zerine bu "// saysna benzeyen
yara"mn i ledigi yazilidir.
Dolayisiyla Apollonius'un tm bst
ve re simlerine yara iareti
konulmutur. (nisye edilmek
ok gizli bir tarikata lm yemini
ederek katilmaktir, ye ya
pilmaktadir. Tm gizli rgtler
ye alacaklari kiileri n ce uzun
sinavdan geirirler soma da ye
yaptiklari zaman onlara kod adlar
ve semboller verirler. Ayrica
bedenin ba zi yerlerine zel
simgeler, iaretler -dvme gibi-
iletirler. rnegin sag ayagin
stne gen, sol avucun
iine
5
6
(X) iareti kazimak gibi.)
Aya Sofya'daki sa Mesih'in
portresiyle ilgili bu iddia ok uzun
yillardir bilinmesine ragmen son
birka yildir gndeme getirilmeye
balanmitir.
9
ddianin
sahiplerine gre Aya Sofya'daki
Deesis Mozaigi'nde grlen kii
gerekte sa Mesih (Jsus
Christ) degil, onun adi altina
alinarak gerek kimligi tarihten
silinmi olan Anadolu Ermi'i
Tyanali Apollonius'tur! Tyanali
Apollonius gen yainda Pisagorcu
(Pythagorean) bir gizli (occult)
rgt ne inisye edilmiti.
(Ayrintilari kitabin ikinci
blmnde bulacaksiniz.) Sayilar
ve onlarin "+rlar" ile ilgilenen ve
bunlardan yola ikarak eitli
ngrler, kehanetler ve
varsayimlar oluturan bu rgtn
1. yzyildaki nl kii si,
Apollonius'tu. Sayilar ve
bunlara ait ")lim" (numeroloji)
ayni zamanda astroloji, alimizm
ve hermetizm ile baglantiliydi.
Sayilarin ezoterik (i-
seLfaatini) degerleri bu
hermetistlere gre insanlarin ha
yatlarini ynlendirmekteydi.
Sayilarla ilgili olarak Kutsal Kitap'in
Eski Ahit (Yahudiler iin)
blmnde uzun bir yer
ayrilmitir. Cosmogony/Evrenbilim
anlayiinda "+ay lar $e +esler" en
nemli iletiim degerleriydiler.
Sayilarla beraber ondan sonra
geometri fazlasiyla nem verilen
bir alandi. Tm yapilar, bata
mabedler ve ibadethaneler ge
ometri araciligiyla ina edildikleri
iin geometri "&utsal 5ilim" olarak
kabul edilmiti. (Aya Sofya'nin
Geometrisi iin bkz: Ek) Geometri
ve onunla ilgili aik ve gizli bilgi ler
gnmzde hayatlarimiza yn
vermektedir. rnegin bir piramidi
alalim, bunu topluma
uyguladigimiz zaman toplumsal
katmanlarin konulani tarzini
grrsnz. Ya da daire ve eliptik
imajlar, tm hayatin bir alaninda
kar ilaacaginiz formlardir.
Geometrinin bir tanimi da zaten
"formlarn saylarla sentezi" olarak
yapilmitir.
1 0
Geometri ve sayilar occult
ilimlerinde ylesine nemli rol
almilardi ki masonlar bunu
kendileri iin bir tr "ilah" (deity)
mertebesine ykseltmilerdi.
Masonlarin Anayasasi'nda
(Anderson Yasasi 1723), ilk
cmle yle
57
ailmak
tadir:
"Tanr her Masonun y(re3ine
geometriyi yazmtr" "
Anderson Yasasi ngiliz Masonlarinin
ncil'i olmu
tur.
1 1
Geometri slam ve Yahudilik'te
de nemli yer tutar. zellikle de
slam mimari ve yazim
tekniklerinde. rne gin Kufi
yaziminda geometrik formlar
etkili olmutur. Benzer ekilde
Gothik Katedrallerin inasinda ve
her trl kentleme
(Urbanization) projelerinde
Geometri en belir leyici unsurdur.
1 2
Geometri Hiristiyanligin en
nemli ve olmazsa olmaz simgesi
ve sembol olan Ha'i n
ifresini tair. Bir "&("(n alti
kanadini atiginizda ortaya bir
"Latin 2a" ikar.
1 3
Tyanali Apollonius ite sayilarin
ve geometrisinin sir larina sahip
olan Neo-Pisagorcu bir
Filozof ve Hermetistti.
Apollonius, Alman aratirmaci
Karlheinz Deschner'in de yazdigi
gibi 1. yzyilda sa ve Havarileri
ile ayni yillarda ve byk lde
ayni blgelerde ve kent lerde
yaamiti. Varolan tm Occult
ilimlerini -Cincilim (Demonology)
Magick ve Mantik- en iyi bilen ve
bu bil gisiyle nlenmi bir
kiiydi.
1 4
F"Mantic" ve Trkede
bili nen Mantik ok farkli dallardir.
Mantic ilimler denildigin de eitli
"4kuma" biimleri anlailir,
rnegin Augry=Kulann
hareketlerini okuyarak Doga'nin
Dili'ni zme Sanati,
Hyphomancy, Stolisomancy vd.
gibi)
Apollonius'un inisye edildigi
gizli Pisagorcu rgt Orphie ve
ondan nce varolan kkleri .. 6-
7. yzyillara kadar inen "&a!meioi
$e Theli!ei" diye adlandirilmi
olan gizli akimlarin srdrcs
"+yne!ria" idi.
1 5
Pisagorcu
rgtler iinde Orphie gelenege
ve rgtlenme modeline (thiasoi )
en yakin olan buydu.
Pythagor'un kendisi (._
520 civ.) bu iki gelenegi
birletirmiti. Orphie nan-
Sistematigi ile Pisagorculuk el ele
yrmlerdi. nisiyasyonlan da
aagi yukari ayniydi. rgte
ye
5
8
yapilan kii -genellikle 6-16 ya
arasinda- en az be yil
"konumama" koulunu kabul
ederlerdi. Bu suskunluk rgtn
sirlariyla ilgili degildi. Gnlk
yaamda gerekli ve zorunlu olan
szleri de konuamazdi. rnegin
su veya yemek isteyemezdi. Bu
aamali bir dnemdi ve
Pisagorcular bu dneme, "0ilin
(st(n!eki 7k(z>0ilin!e <3rlk
1ar" (ox on the tongue),
Orphicler ise "0ilin Es t(n!eki
&a" ve Anadolu'daki diger bir
gizli Oklt rg t olan Eleusien
Sircilan da, "0ilin Est(n!eki
<nahtar" dnemi diyorlardi.
Apollonius be yil sreyle bu koul
ge regi hi konumadan sadece
egitim grerek yaamiti.
Pisagorculann diger koulu ise
kadinlarla ilgiliydi. Gizli rgte
ye yapilanlarin kadinlarla ilikiye
girmesi kesin likle yasakti. (Daha
somaki yzyillarda ortaya ikan
Hi ristiyan Monastisizm'i bu
gelenekten kaynaklanmiti. Ke
ilerin ve Katolik papazlarin
evlenememe zorunlulugu da bu
gelenekten kaynaklanarak Aziz
Paul tarafindan Hiris tiyanliga
sokulmutu ve tamamen Pagan
Hermetizmi'nin bir unsuruydu.
lgintir ki; Papalarin ve Katolik
din adam larinin evlenmemelerini
ngren Katolik Kilisesi'nin ku
rucusu Aziz Peter evli ve
ocuk sahibi bir adamdi!)
Pisagorculann bir diger koulu sa
ve sakalin kesilmeme- siydi.
Ayrica vejetaryen olma
zorunlulugu vardi. Bir ba ka
koul ise her sabah ve akam
-ki dahil- soguk suyla gnde iki
kez yikanmak zorunluluguydu.
Apollonius'un hibir kadinla ilikisi
olmami ve tm yaami boyunca
ve jetaryen kalmiti. Bedene
ilenen zel dvme veya yara
izleri ise onlann alameti farikasi
idi. Daha somaki yzyil larda
rnegin talya'da Carnobari adli
gizli rgte ye ya pilanlardan da
bir parmagin kesilmesi istenmiti.
Benzer bir ekilde arlik
Rusya'smdaki gizli ve fanatik bir
Orto doks Tarikati'na (Skoptsky)
ye yapilacak olan kadinlara
"meme s(nneti" uygulaniyordu.
Mastectomy diye bilinen bu
operasyonda kadin yenin sol
meme ucu kilila kesili yordu.
Benzer bir uygulama Nazi SS
rgt'nn "&ara Tarikat" diye
bilinen en gizli ve i rgtnde
de vardi. Burada erkeklerin
yzlerinde kilila yaralar
ailirdi.
59
Naziler iin yzn eitli
yerlerinde kili darbeleriyle
ailmi olan bu yara izlerinin ok
byk nemi vardi.
Pisagorcu ve Orphic gizli rgtleri her
trl "5(y( $e
+ihir &ar!eli3ine" (Fraternity)
dayali rgtlenmelerdi.
1 6
Bu rgtler iin sayilar ve onlarin
gizli gleri ve degerle ri en
kutsal bilgilerdi. Pisagorcu
rgtlerde sayilar, "0ualist $e
Monist" yapilar olarak ilenmiti.
Buna gre, rnegin 3, 5, 7,
11, 17, 19, 23 , 29, 31 ,
"6ncomosite" (baka sayilardan
olumami sayilar)
karakterdeydiler.
1 7
Bunlar tam olmayan sayilar
(Odd/Even) olarak "#nomons"
diye adlandirilmilardi.
1 8
Apollonius'un kai nin stndeki
Gnomon sayisi olan 11 ok ilgin
bir sayiy di. Bu sayi Kabbala'ya
gre ok tehlikeli, ktlk ykl
bir sayiydi. On sayisi (Decad
denilir) Kabbala'da en st deger
olan Sephirotic sayiyi
verirken, onbir onun
mkemmeligini bozan sayi olarak
degerlendirilmiti.
1 9
On bir sayisi
gnahlarin sayisi olarak
biliniyordu. Matta nci li'nde (XII.
43) sa Mesih bu sayida gizlenen
ktlk Ci ni'ni n tarlalara ve
ekinlere zarar verdigini sylemiti.
Ay ni ekilde Eski Ahit'te
de on bir sayisinin
Psalms=Mezmurlar (CVI 37)
blmnde "+i!!im" olarak
ktlgn ruhu oldugu yaziliydi.
Bu nedenle branicede dogrudan
dogruya 11 sayisi yoktur. "4n
$e 5ir" olarak Achad Osher
eklinde telaffuz edilmektedir.
Sayilarin sa dece kendi degerleri
yoktur, bunlar ayni zamanda
alfabe nin harfleriyle de
baglantiliydilar. Roma
mparatorlu- gu'nd a olsun Pagan
Hellenlerin arasinda olsun harfler
ve sayilar birbirleriyle "0ualite"
oluturuyorlardi. slam di ninde
ise rnegin l=Bi r sayisi Elif olarak
Allah'i simge lerken
(Monizm=Tekilik), 2= ki sayisi
Dualiteyi (zitla- nn birlikteligini)
gsteriyordu. Kur'an'd a da
eski Pisagorcu anlayii yansitan bir
sure vardir: Allah, "5iz her ey!en
iki cins>t(r yarattk" (LI.49).
Bunun meali di i/erkek,
yer/gk vd. eklindedir.
Benzer olara k branicenin 28
harfi de ayin 28 duragiyla
baglantilidir.
2
Bata braniler ve Araplar olmak
zere Ortadogu'da ve
6
0
Kadim Misir'da balayarak
gelimi ve daha som a Hint ve
Acem gelenekleriyle birleerek
kurulmu ok zel ve gizli "2arf
$e +ay" tilsimlari ve muskalari
yazma ilmi (mantic) olumutur.
Tyanali Apollonius bu gizli Mantic
ilminin bilinen en nl ustasiydi
ve bazilari ilk kez olmak zere
sayisiz muska ve tilsim
hazirlamiti. Bunlarin ogu
gnmzde bile Trkiye dahil
birok lkede kullanilmak tadir.
Pisagorcular ve Orpicler,
Hindistan'daki bilge kiilerle ve
Budistlerle de yakin ilikiler
kurmular ve onlarin bazi
gretilerini benimseyerek bunlari
Bati'ya aktarmilardi. Bu nedenle
Trakya'da Dionisos gelenegine
gre kurulmu ve ynetilmi olan
Pisagorculuk gretisinde Hint ve
ran kkenli -rnegin Meccusi
(Ategede) ve Zer-
dt=Zorahustra- geler vardi.
2
1
Bu baglantilarin kurula
bilmesinin nedeni Pisagor'un
yaadigi dnemde ran' a ve
Hindistan'a kadar gitmi olmasiyla,
Anadolu'nun byk kismiyla
Trakya'nin Hintli Kral Cyrus'un
egemenligi al tinda olmasi
geregidir. 1. yzyilda Pisagorcu
gizli rgte inisye edilmi olan
Apollonius da bu nedenle ilkin
ran' a soma da Hindistan ve
muhtemelen Nepal-Tibet
yakinlari na gitmiti. Apollonius,
bu uzak ve cra blgelerde ko
naklayan bilge kiilerden ve
bunlarin yzyillardir
srdregeldikleri "5(y( $e +ihir
&ar!eli3i" merkezlerin de egitim
almitir. (19. yzyilda Teosofiyi
kuran Helena Petrowska Blavatsky
de uzunca bir sre bu merkezlerde
bulunmu ve egitimden gemitir.
Apollonius, Blavatsky'nin nderi
kabul edilmektedir.)
Kilise, bu geziler konusunda da
bazi nlemler almi ve
maniplasyonlar yapmitir.
Bugn bile yaygin olan bir
inanca gre sa Mesih armih'ta
lmemi ve bugn Pa kistan ve
Hindistan arasinda sorun olan
Kemir' e giderek yaami ve
burada lmtr. Kilise, ikarlarina
uydugu zamanlarda ve blgelerde
misyonerlik amaciyla bu masali
kullanmaktan ekinmemitir.
rnegin o blgelerdeki Mslman
halklar arasinda bu inan ok
yaygindir ve
61
kilise bunu bildigi iin
Mslmanlari Hiristiyanlatira-
bilmek iin de bu masali
kullanagelmitir. Tipki Polon ya'd
a ve Almanya'd a yapildigi
gibi. Polonya'da sofu Katolik
yiginlar sa'nin Yahudi degil
Polonyali olduguna ve Filistin'de
degil Lehistan'da dogduguna
inanirlar. Hatta onlara gre
sa'nin mezari bile Polonya'da
yerini sadece Papalarin bildikleri
bir yerdedir. Almanlar ise
9-11. yzyillar arasinda
Avrupa'da en son Hiristiyanlati-
nla n boylardi. Kilise bunlara da
sa'nin mavi gzl, san sali, iri
atletik yapili bir Toton Prensi
oldugunu yalanini sylemiti. Hitler
dneminde Naziler, sa'nin Yahudi
de gil, Alman Prensi oldugunu
dnyorlar ve buna yrek ten
inaniyorlardi.
2 2
Oysa sa birakin Hindistan'a ve ran' a
gitmeyi Yahudi
-gerekte Roma egemenligindeki-
yerleim blgelerindeki iki kk
Filistin kasabasinin diina bile
ikmamiti. Ay- nc a ne ranlilarla
konuabilecek kadar yabanci dil
bilgisi ne de Brahmanlarla
anlaabilecek kadar Bu
dizm/Hinduizm bilgisi vardi.
ncil'de sa'ya atfedilmi olan
mucizelerin tamamina yakini
tarihsel belgelerle ve kayitlarla
kesin olarak belirlenmi oldugu
zere, gerekte, Anadolulu
Asklepios, Herakles ve Dionisos'a
dayanmak taydi. Onlan n
gretilerinden
":lagiarismN)ntihalcilik" yoluyla
alinmilardi. sa'nin gerekte
bunlarla hibir ilgisi yoktu.
2 3
Tipki "&utsal Man!ylion" olayinda
da oldugu gi bi.
44
4
Dogu Roma mparatorlugu'nun
yeni Bizans'in tarih sahnesine ikii
bir bakima "0o3ulu #reklerin
Latin 5a t '!an al!3 r'$ant"
-T
"
Ve Bizans gerekte tarih sahne
sine ikabilmek iin Antikite'nin
renkli kltr, sanat, fel sefe ve
siyaset akimlanni barindiran
Anadolu'daki Pagan Hellen
uygarligini sona erdirerek
"0e$let" olabilmitir.
6
2
Ordudan sanata, siyasetten
ticarete kadar hemen her alan da
en az 7. yzyila kadar Dogu Rom
a mparatorlugu ken dilerini Grek
veya Hellen degil (Konstantin'in
stanbul'u Yeni Roma olarak
kurdugu gerekesiyle) Romali
kabul ve beyan eden
imparatorlar ve devlet adamlari
tarafindan ynetilmiti. (Bu durum
.S. 578'd e mparator 2. Justin'in
lmnden soma degiti.)
lgintir ki; Grek asilli oldugu
bilinen ilk mparator Tibere (578-
582) idi ve somaki yz yillarda
11. yzyila kadar yani
Commenos, Angelos, Paleolog ve
Cantacuzen hanedanlarina
kadarki dnemde hibir Grek,
Bizans'ta imparatorluk
yapmamiti. Bu ne denle
Bizans'in tam anlamiyla
Hiristiyanlatinlmasi da
gerekletirilmemiti. yle ki
Bizans imparatorlarinin Hi
ristiyanligin en st temsilcisi
oldugunu belirten "istos en Theo
basilieus" (Basil Tanri'ya sadiktir)
ibaresi de ilk kez
627 yilinda mparator Herakliu s
dnemind e kul lanilmaya
balanmiti.
2 5
Ondan ncesinde
Bizans'ta ve byk l de
Anadolu'da Hiristiyanlik ve Pagan
Hellenizmi vardi
-u farkli ki, Hiristiyanlar ok-
Tannli Hellenlere korkun baski
ve zulm uyguluyorlardi, kendi
Tanrilari sa Mesih adina!
11. yzyilin ikinci yansindan
itibaren (1054 olaylann- dan
soma) Bizans'ta Hermetik
dnce neredeyse Orto
dokslugun temel degimezi
olmutu. Dolayisiyla birok
uydurma tren ve hurafe de
retilmi ve bunlar da kut-
sanmaya balamiti -ki gerekte
bu tip batil malzemenin ne
Hermetizm ile ne de Ortodoksluk ile
bagi vardi-. Bu alkantili degiim
dneminde Ortodoks kiliselerinde,
Ka tolik kiliselerinde grlmeyen ve
grlmesi de dnl meyecek olan
imajlar, ikonalar ve resimler yer
almaya balamiti. rnegin 11.
yzyilin sonlanna dogru ina edi
len bazi kiliselerde kubbenin
ortasina 1000 yildir konul mami
bir mozaik konulmaya
balandi. Bu yine bir Deesis'ti.
O dneme kadar kubbenin
ortasina kutsal yapi gelenegi olarak
daima Meryem ve kucagindaki
bebek sa resmedilirken, ilk kez
Anadolu'da orta kubbenin
(apse)
63
iine Meryem-Tanri'nin Oglu sa-
Vaftizci Yahya ls konulmaya
balamiti. Bu siradan bir degiiklik
gibi grlmemelidir, nk bir
anlamda Trinite'nin neminin
ikinci plana atilmasidir ve onun
yerine Deesis'in yerleti-
rilmesidir. Bu degiimin ilk
rnegi yine Anadolu'daki
Greme'd e (Kapadokya)
bulunan Karanlik Kilise'dir
(Darkchurch). Bu kilise ve ona
karde olarak ayni yil iinde ina
edilen Elmali ve Tokali
kiliselerine de garip imajlar
konulmutu. rnegin Tokali
Kilisesi'nde iplak bedeni sadece
salariyla rtl bir Meryem
resmi vardir. Bu Meryem gerekte
sa'nin annesi ve Tanri'nm ei
(Theotokos) degil, sa'nin Gnostik
Hiristiyanlarin inanla rina gre
evlendigi ve Sarah adinda bir
ocugu oldugu id dia edilen Man a
Magdelena idi (Mecdelli
Meryem/Eski Fahie). lgintir ki,
Papalar, Patrikler ve tm Kilise
Baba lan 1962 yilinda sona eren 2.
Vatikan Konsili'nin nihai oturumuna
kadar bu ikinci -bunun diinda
ndilerde baka Meryemler de var
ama kimin kim oldugu belli degildir-
Meryem'i n eski bir fahie
oldugunu somadan nadim ola rak
is a'n i n Havarilerin e Havari lik
yaptigini iddia ve be yan
etmilerdi. 1962 yilindan soma
bu Meryem ile ilgili olarak yer
alan karalayici ifadelerin gerekte
dogru olma digi ve bunlan n 4.
yzyilda Kilise'nin "&a!n
0(man''' yneticileri tarafindan
uydurularak ncil'e eklenmi
ifade ler oldugu konuyu yillardir
sorgulayan ilahiyatilar tara findan
kanitlandi.
2 6
(Nedir ki, Papalik
bu geregi henz aika
kabullenerek resmi bir aiklama
yapmami ve n cil'de de gerekli
degiiklik henz yapilmamitir.)
Karanlik Kilise'deki bu
Deesis Hiristiyan Dogmatique'i ve
"Canonlar" (ynetmelik,
nizamname) itibariyle bir "Latria"
(sadece Tami'y a gsterilmesi
gere ken bir saygi ve bir tapini)
degil bir "0ulia" (kutsal kii lere
ve Kilise'nin baina gsterilen
saygi) konumundadir ve ilgintir ki
tam Kubbededir, yani Tann'ni n
bulunmasi gereken yerde. Kaldi ki
Vaftizci Yahya da yine bazi iddia
lara gre sa Mesih'i n yol aicisi
degil tam tersine O'nun
6
4
"rakibi" olan kiidir!
te Greme'de volkanik
talarin iine oyularak ya pilmi
olan Karanlik Kilise'de (penceresiz
oldugu iin) bir de "Mandylion"
vardir. Bu szck Kutsal Bez,
Kutsal r t anlamina
gelmektedir. Kilisedeki beinci
blmde kuzey taraftaki
"0iaconicon" diye bilinen
duvardadir. (Bkz: Ek)
2 7
Mandylion'da sa'nin yznn
alin, salar ve yanla riyla ene
kismi grlmekte, agiz, burun ve
gzleri tahrip edilmi oldugu iin
grlmemektedir. Kuma motifiyle
resmedilmi olan blmdeki tm
simgeler ilgintir ki, Pisagorculugun
sayilarinin ve geometrisinin
sembollerini yansitmaktadirlar ve
bunlarin diger bir kilisede
benzeri yoktur. Kuma deseninin
iki akintisinda dokuzar yarimk re
ile i blmnde yedi adet tam
kre motifi bulunmak tadir. ki
akintida zerleri siva ile kapatilmi
ve okunmasi mmkn olmayan
ama grlebilen kisimlarindan
anlail digi kadariyla stilize edilmi
Suriye Aramicesi ile yazildi gi
anlailan metinler vardir.
stnde sa'nin "antocrator"
(tipik Bizans ikonoklastik deyii:
sa, Kadi ri Mutlak Tanri'dir
anlamina gelir) yazisi
grlmektedir. Hiristiyan
gelenegine gre bu Mandylion'un
yks y ledir:
Bu, sa'nin bizzat kendisi
tarafindan yapilmi ve kendi
yzn gsteren ilk ve tek
"emanettir"" sa'nin kendi
portresini yapmasi da ilgin bir
anlatimla aktarilmaktadir. Buna
gre Edessa (Urfa) Krali Abgar
veba hastaligina tu tulmutur. (Bu
hastalik Hiristiyan-Yahudi kutsal
kitapla rinda ve metinlerinde en
ok bavurulan onulmaz hastalik
tipidir. Musa'nin kiz kardei
Miriam da vebaya yakalanir, soma
Musa'nin Tann'y a rica etmesi
zerine dzelir.) Tanri'nm
Oglu'nun yeryzne indigini
duyan Kral Abgar derhal bir eli
gnderip (herhalde
Nasira'ya/Filistin'e) sa'dan gelip
kendisini iyiletirmesini ister.
Kral Abgar ekler: "Eger ilerinin
oklugundan dolayi gelemezse
gn derdigim eli Onun bir
resmini yapip bana getirsin. Ben
65
o resme bakip iyileirim!" Ne
yazik ki sa Mesih'in daha nemli
ileri vardir Nasira ve
evresinde. Dolayisiyla Tann'ni n
Oglu bulundugu yerden ayrilip
kralin ayagina gidemez(!) Ama
Urfali ressam eli de sa'nin
portresini yapamaz. Neden?
nk sa'nin yznde yle bir
"Sur" vardir ki elinin gzleri
geici olarak kamair ve krleir.
Bunu gren Tann'ni n Oglu
glmser ve kendisine su ge
tirilmesini ister. Bu su ile yzn
yikar ve boynundaki at kiyi/rty
ikan p bununla yzn kurular,
ite ne olursa o zaman olur ve
sa'nin yz oldugu gibi bu
Mandylion'a ikar. (Tipki
Torino'daki kefen/Mandylion
yks gibi) Urfali ressam-eli bu
Mandylion'u alip Kral Abgar'a g
trr. Kralin vebadan kurtulup
kurtulamadigi mehuldr, ama bu
olaydan 1000 yil soma
Mandylion'un Karanlik Kilise'nin
duvarina resmedildigi kesinlikle
bilinmektedir. Bu yk Bizans
ikona gelenegine uygundur ve
kutsal kii ler (Azizler) de sa'dan
soma "=ifac" (Theumaturg) ola
rak hizmet vermilerdir
Bizanslilara!
Bu ykde kendinden sz
edilen ifaci gerekten de sa
Mesih olabilir mi? Yoksa tipik bir
Bizantinizm sonucu gerek bir
ifaci yine sa Mesih mi yapilmitir
Kilise tara findan? Mandylion'daki
tm desenler Pisagorcu sistemin
simgeleridir. Bu bir.
sa, alt ucu olmayan bir hain
ortasinda ve stnde
resmedilmitir. Kilise'nin anlattigi
masala gre sa sagken eliyi
kabul etmi ve konumutur;
Ha' a gerildigi sirada degil!
yleyse bu Ha neyin nesidir?
sa sagliginda ar miha gerilerek
vahice ldrlecegini kendisi bile
bilmiyordu- ya da Tann'ni n Oglu
olduguna gre biliyordu ama bunu
korkmasinlar diye Havarilerine
sylememiti? Gerekte
bilmiyordu, neden? nk sa,
Yahudi'ydi ve ldrlecegini bilse
bile bunun Romalilarin eliyle
armiha gerilerek degil, Yahudi
eriatina gre Yahudiler tarafin
dan talanarak olacagini (recm
yoluyla) dnmt, de nilebilir.
Suu ve yargilanii itibariyle sa,
Roma'y a kari degil Yahudi
eriatina kari su ilemiti ve
bunun cezasi
6
6
da recm idi. Yahudiler ayni
dinden olan bir kardelerini
armih ile ldrmezlerdi. Bu kesin
yasakti. Bu iki.
Ortodoks inancina gre sa'nin
bainin etrafinda "Simbus" denilen
ve Onun Tanri'n m Oglu
oldugunu sim geleyen bir "2ah"
(daire) bulunmasi gerekirdi. Bu
Nimbus'un zerinde hibir desen
olamazdi. Nitekim kili sedeki btn
resimlerde bu halo vardir, sadece
bu Mandylion'da yoktur. Yani
resimdeki kiinin en belirgin zelligi
-Tann'nin Oglu olmak- nedense
belirtilmemi, dolayisiyla
dnyevi/sekler bir portre
izilmitir. Bu .
Mandylion da ilgintir ki; yedi
adet tam daire sa ol dugu
sylenilen kiinin bainin etrafina
degil, yznn iki yanma
konulmutur. Bu daireler hibir
Hiristiyan ikonog rafisine uygun
degildir. Tamami Hermetik
gretiye ait sembollerdir.
Pisagor'dan balayarak Plato'ya
kadar gelen Hermetik Gizli
gretide bu daireler "g(ne'in"
ve "ay"m yedi halini tasvir
ediyorlardi. Dairelerin etrafina
yerleti rilmi olan kk
noktalar ise yildizlan
gsteriyordu. Bunlar Antik
Tiellen dini inan
sistematigindeki (Paganist) en
bilinen en klasik simgelerdir.
Dahasi Plato, kendi eseri kayip
uygarlik "<tlantis"!e Mandylion'da
g rlen daireleri kullanarak
bunlan Atlantis'in gne'i ve ay'i
oldugunu yazmiti. Bu drt.
Gene Mandylion'daki daireler
ayni zamanda Alimist
Hermetistlerin sembolleriydi.
Geleneksel olarak bir kii nin
Alimist ya da Hermetist oldugunu
gstermek iin y znn iki
yanma yedi adet daire konurdu.
Bu gne ve ay'm onu
ktlklerden koruyacagina
inanilirdi. Bu be.
Tm Mystic akimlarda oldugu
gibi Pisagorculukta ve Paganist
Hermetizmde de Tann'ni n
sembol Mandylion'da grlen
daire idi. Buna gre balangi
ve sonu olmayan geometrik yapi
daire, Tan n demekti, nk
merkezi, balangici ve sonu hem
her yerde hem de hibir yerdeydi.
Bu daireler Anadolu'daki tm
Apollo Mabedlerinin kapilannin
stnde duruyordu. Ve bu
67
mabedler de "5u" iaretlerinden
dolayi "ifahane" (mo dern
hastane) olarak biliniyorlardi.
Apollo ise tm Anado lu'daki en
gl "=ifac" ve ilgintir ki
"&urtarc" idi. Kilise'nin sa'ya
atfettigi iki temel zellik gerekte
(ifa- cilik ve kurtaricilik) Apollo'ya
aitti. Bu da alti.
Dairenin kariti karedir. Daire
Tanrisalligi simgeler ken, Kare
yeryzne ait oluu, sekler olani
simgeler. Mandylion'd a yedi daire
ve kare vardir. Kutsal Nimbus
yerine Kare/Ha konulmasi, sa'yi
sagken Ha' a gerilmi
gstermektedir. nk Ha' m alt
ucu yoktur. Bu ncil'de
anlatilanlara ters dmektedir.
Dairelerin arasina konul mu olan
Ha motifleri ise on iki keli
Halardir ve sekiz adettir. Bu
sekiz Ha gerekte sa Mesih' e
ait ezote- rik/Apokaliptik tek
gndermedir. yle ki, ncil'de
kt lgn sayisi 666 olarak
verilmitir. Buna karilik iyilik
sa'd a zdelemi olan 888'dir.
Mandylion'daki yzn sa Mesih' e
ait olmayacagi kesindir. nk
1. yzyilda Anadolu'daki en
nl ifaci Apollonius idi, yle
ki sa'nin adi kendi kk Filistin
topraklarinda bile bilinmiyordu.
Apollonius Roma imparatorlanyla
muhatap olurken -en az 5
imparatorla- sa'nin adini onu
yargilayan Yahudi Krali Herod
bile duymamiti! Kaldi ki
Tyana, (modern Kemerhisar)
Urfa'ya Filistin'den ok daha ya
kindi. En nemlisi Edessa Krali'nin
1. yzyilda bir Yahu di'de n ifa
ummasi mmkn degildi, nk
Urfa/Harran o sirada dnyadaki
en nemli Tib ve Hermetik Bilim
Mer kezi konumundaydi. Abgar
Hanedani, Edessa'da ..
2. yzyilin sonundan itibaren
egemen olmutu. Edessa, Rom a
eyaleti sayilan, Suriye kkenli
'4srhoene' blgesi nin bakentiydi.
Sanat ve kltrnde Hellenizm
etkiliydi; dili Suriye
Aramicesiydi.
2 8
Edessa'da, tipki
stanbul'daki gibi byk bir
hipodrom, kenti koruyan alti
byk kale, bir geni forum,
tiyatro ve dnemin belki de
gl tip merkezi olan bir
hastanesi vardi.
2 9
Edessa,
pagan mimari anlayiina gre
kurulmu bir kentti. lgintir ki,
sa'nin dnemind e Isa ile
mektuplatigi -eli araciligiyla-
6
8
sylenen Abgar, Hiristiyan degildi.
Bilinen ve Bizans kaynaklarina gre
belgelenmi ilk Hiristiyan Krali
Edessa'da VIII. Abgar'di. Bu Kral
.S. 207 yilinda Ro- ma'ya bir
ziyarette bulunmu ve bundan
soma Hiristiyan ligi, Edessa'ya
getirmiti.
3 0
Kralin Roma'y a
ziyareti sira sinda mparator
Septim Severus idi ve ite bu
mpara- tor'un ei olan
mparatorie Julia Domna, Tyanali
Apollonius'un hayatini
kitaplatirmiti. Kral' m Roma'y i
ziyaretinden yaklaik 20 yil soma,
Roma'd a mparatorluk Arivi'nde
Apollonius'un kendi yazdigi
kitaplardan olu an zel bir blm
kurulmutu.(.S. 220) mparator
ve ei Hiristiyan degil Pagandilar.
"Man!ylion" ve mektuplama
yks, ilk kez Sylvia Aetheria
tarafindan 4. yzyilin son larinda
ortaya atilmitir. znik
Konsili'nden (325) yaklaik
70 yil soma! (sa'ya Abgar'in
elisinden geldigi ve/veya sa ile
Abgar arasinda yazima(lar)
oldugu Yeni Ahit'in hibir yerinde
zikredilmemitir.)
1
Konstantin'in
topladigi bu Konsil'den sonra ok
gl bir Hiristiyanlatirma
Kampanyasi ve zorlamasi
balatilmiti. Anadolu'daki tm
Pagan ve Hellenistik kltr bu
kampanya sirasinda yok edilmi
ya da Hiristiyanlatinlarak
"5izans"m mali ya pilmiti.
Nedir ki, zellikle 5. yzyilda
Anadolu'd a Paganist-Hermetik
kltr birok blgede, bu meyanda
Su riye ve Urfa'da direnmeye
devam etmiti. W.H.C
Frend'inde belirttigi gibi, zellikle
Firat ve evresinde, bata d
yorumculugu ve horoskop
okunmasi gelenegi o kadar gl
bir nan-Sistematigi idi ki, .S.
2. yzyilda bu blgede "lmsz
Pagan Tanrilarinin" glerine
inanmamazlik etmek "Ateizm"
sayiliyordu.
3 2
Urfa ve ev
resinde, yine Frend'in belirttigine
gre, her evde bir ho roskop
takvimi vardi ve bunun
araciligiyla kimin hangi gn ve
nerede lebilecegi "bile " (!)
hesaplanabiliyordu.
Urfa, burasi ok nemlidir ki, 1. yzyildan
en az .S.
579 yilina kadar Apollo kltrne
bagli kalmiti. yle ki, Bizans
belgelerine gre, 579 yilinda
Urfa Valisi Anatolius, bir ihbar
zerine Pagan geleneklerine
bagli
69
oldugu ve gizlice bu dini yaydigi
iddiasiyla idam edilmi ti.
3 3
Anatolius, Bizans tarafindan
atanmi bir vali olmasi na
ragmen, Zeus iin trenler
dzenletmi ve bunlara bizzat
katilmiti. Ama Vali Anatolius'a
yneltilen en agir sulama uydu.
O dnemin Monofist (Ermeni)
tarihisi Efesli John'u n
anlattigina gre Vali Anatolius,
sa'nin portrelerini yaptirmi ama
bunlarin Apollo'ya benzetilme lerini
ve onu temsil edecek ekilde
sembollerle sslenme sini
istemiti. Dolayisiyla da Vali ve
Edessa halki, Kili- se'nin ve
Bizans'in zulmnden kurtulmak
iin, sa'ya ta par gibi yaparak
kendi "z " dinsel inanlarina olan
bagli liklarini srdrmlerdi.
Portrelerde grlen kii sa gibi
dursa da gerekte o degildi,
Apollo'ydu nk Edessalilar
kendilerine kili zoruyla dayatilan
Tann'n m Oglu'nun di ni
Hiristiyanliga ve onun Tanri'si
sa'ya hi baglanma milardi.
3 4
Vali ve Edessalilar korkudan
"Takiyeci" ol mulardi. (Edessali
sa portresi iin bkz: Ek)
Kral Abgar'in yaadigi dnemde
gerekten de yaami ve Apollo
mabedlerine gizli egitimden
geerek ifaci ola rak kabul
edildigi iin kendisine "Apollo'nun
Oglu" deni len bir kii vardi:
Tyanali Apollonius.
sa Mesih'i n gerekten de
yaayip yaamadigi, n cil'deki o
szleri syleyip sylemedigi bile
belli degildir. Tersine tm belgeler
onun hi var olmadigini ve tm
sa Mesih yksnn Kilise
Babalan ve Aziz Paul tarafindan
uyduruldugunu gstermektedir. ki
ngiliz aratirmacinin yazdiklan
gibi, "+on iki bin yl!r )sa 'nn
!ini 2ristiyan lk olaca3na
gerekte Tyanal <ollonius'un
!ini son ikibin ylmza !amgasn
$urabilir!i ama o unutul!u""
,U
imdi artik "2angi )sa" diye sorabiliriz.
7
0
5&=&
H!"#
$?
"The Lor!
ha! sai!V Call him
6mmanuel* Dhich
means #o! With Js%
The 2oly +irit sai!V
#i$e 2im the name
Pesus* because
2e Dill sa$e his eole from their sins" "
"Tanr !e!i kiV 4 'na
immanuel
a!n $erin*
Tanr85izimle
!emektir"
&utsal ruh !e!i kiV 4
'na )sa a!n $erin* (nk(
o halkn g(nahlarn!an
kurtaracaktr" " MattheD*
-W8-T"
/
ncelikle u hususu aika
belirtmek gerekiyor. sa Mesih
hibir zaman hibir yerde
kendisinin "5ir $e tek mutlak
Tanr" oldugunu iddia ve beyan
etmi degildir. Bylesi bir iddia
Gospellerde yoktur. Benzer
ekilde be yanlari ieren Kilise-i
veya Kilise-Dii sa'ya ait oldugu
kesinlikle belgelendirilmi
"7zg(n" bir tek kaynak da
yoktur. Tanri olmak ya da diger
bir deyile sa'nin Tann -
latinlmasi, sa Mesih'in kendi
istegi ve inanlari diinda, onun
giyabinda, onu hi grmemi,
tanimami, yaiti
71
olmami bazi kiilerce onun lmnden
(?) soma yapil
mi bir atif ve yakitirmadir, o kadar.
Tipki ncil'de yer alan ve sa
tarafindan sylendi deni len
szlerin byk bir kisminin da
gerekte onun tarafin dan
sylenmemi oldugu gibi. Tipki
sa'nin dogumu ve lm
arasindaki dnem hakkinda
Gospellerde onunla il gili anlatilmi
olaylarin byk kisminin da gerekte
hi yaanmadigi ve sa ile
dogrudan hibir baglantisinin ol
madigi gibi...
Bu nedenle ilkin sa'nin
dogumu ncil'de nasil ilen mitir,
onu grelim. Soma da onun
yaamiyla ilgili, yine ncil'de yer
alan arpici "tahrifleri" aktaralim.
Yoahim ve Hanna'nm
2
kizi
Meryem, Nasira kasaba sinda
3
bir marangoz olan Yakub'un oglu
Yusuf la
4
nian liydi. Ancak
birlemelerinden nce 'gebe '
oldugu anlail di'.(Matta, 1:18)
Yusuf 'salik bir adam olup onu
aleme rezil etmek istemeyerek,
gizlice boanmak niyetinde idi'.
(Matta, 1:19) RAB mdahale
ederek meleklerinden birine
dnde Yusuf a grnmesini
buyurdu. Melek dedi ki: "Se n
Davut oglu Yusuf, Meryem'i
kendine ka n olarak almaktan
korkma nk kendisine dogmu
olan Ruhlkuds'dendir. Ve bir
ogul doguracaktir; ve onun adini
sa koyacaksin; nk kavmini
gnahlarindan kurta racak olan
odur".(Matta, 1:20-21) Yusuf
itaatkr bir adamdi, kendine
syleneni yapti; Meryem'i ka n
olarak evine aldi ama bir ogul
dogurana kadar onunla cinsel ili
kiden sakindi. 'Ve ocugun adini
sa koydu'.(Matta, 1:25) Bylelikle
saiah Peygamber'in kehaneti
yerine gelmi oluyordu.(Matta
1:23) Ve Meryem'in oglu gelecek
yz yillarda da byle taninacakti.
Ancak, kehanetin yalnizca
yansinin gerekletigi anla
ilmaktadir, nk saiah
Peygamber'in Tannsi, bakire den
dogacak ocuga baka bir ad vaad
etmiti. Bu ad Immanuel'di.
Okuyalim: 'Bunun iin Rab kendisi
size bir alamet verecek; ite
kiz gebe kalacak ve bir ogul
72
doguracak, ve onun adini
Immanuel koyacak'.(saiah,
7:14) Tann'ni n balangitaki
tasarimini degitirip bebege neden
yeni bir adi, sa'yi
5
vaat ettigi
Yeni Ahit'te yazili degildir. Garip
grlebilir ya da grlmeyebilir
ancak, Meryem'den dogan
ocugun adi "Tann-Bizimle '
(Yani Immanuel) degil, 'YHVH
Selamettir' (yani, sa) oldu.
Sekizinci gn, Anne Meryem'l e
vey baba Yusuf, e riat'a gre
bebegi snnet ettirmek iin
Tapinaga gtrd ler, sa,
Tapinak'ta snnet edildi.
Bylelikle Tann'ni n Babil
Talmudu'na gre ilk muhtedi olan
brahim'le yapti gi 'ahdin iaretini'
(Tekvim, 17:11) edinmi oldu.
6
Sekiz gnlk bebek sa, bylelikle
adanmi da oluyordu. "Ve Rab
Musa'ya syleyip dedi: Btn
ilk doganlan srailogullan
arasinda, insanda ve hayvanda
btn rahmi aanlan benim iin
takdis et, o benimdir".(iki, 13:1)
Bylelikle Meryem'in oglu,
srailogullannin RAB'bin e ait
olmutu.
Meryem'in kiz kardei ya da
kiz kardelerinin ve do layisiyla da
alti ya da yedi yegenin olup
olmadigi Yeni Ahit'te yazili
degildir. (Klopas'm kansi
Meryem'i n
-Yuhanna 19:25- Meryem'in
gerek kardei olup olmadi gi
belirlenememitir.) Yusuf un daha
nceki evliliginden en az alti ya
da yedi evlat sahibi olmu yali
bir adam olup olmadigi da
kayitli degildir. Bu iki olasilik
Yeni Ahit'te belirtilmez, ama
sa'nin drt erkek kardeinin adi
verilir. sa'nin en az iki ya da
kiz kardei de bulunmak taydi.
ncil derleyicisi Markos'tan
okuyalim: "Meryem'i n oglu ve
Yakub'un, Yosef in, Yahuda'nin
ve Simun'u n kardei dlger, bu
degil mi? Kiz kardeleri burada
bizimle degiller mi?'.(Markos, 6:3)
Drt ncil yazanndan ikincisi
Markos'a gre bunlar, sa'nin
gerek erkek ve kiz karde-
leriydiler.(Yuhanna, 19:25) Eger
Yuhanna'nm ne srd g gibi
sa'nin kuzenleriyseler, o zaman
Meryem yaami nin sonuna dek
bakire ve Tann'ni n bakire gelini
olarak kalmi demektir.
Muhtemeldir ki, Meryem'in kiz ya da
erkek kardei
73
yoktu, ama Elisabeth adinda bir
kuzeni oldugu kesindir. Meryem'i
n zellikle gebelik dneminde
onunla ok yakin oldugu bize
bildirilmektedir. Elisabeth'in
bakire Mer yem'i n gebeligini
kendi ailesinden ilk grenen kii
oldugu da yazilidir.
Elisabeth kirk yalarinda
olmaliydi ve Zekeriya adli bir
kahinle evliydi.(Luka, 1:5)
Elisabeth 'kisir idi'.(Luka,
1:7) Sara, Rael, Rebeka ve
Hanna'da n soma Kutsal Ki- tap't
a adi geen beinci, Yeni
Ahit'teki ilk kisir kadin
Elisabeth'tir. Daha nceki btn
kisir kadinlar ve kocalari gibi
Elisabeth ve kocasi da 'Allah
indinde salih' idi ler. (Luka, 1:6)
Bu nedenle, Zekeriya bir gn
Rab'bin ta- pinagindayken Melek
Cebrail ona grnd ve dedi ki:
"Korkm a Zekeriya, nk duan
iitildi, kan n Elisabeth sana bir
ogul doguracak, onun adini
Yahya koyacaksin. (...) nk
Rab'bi n gznde byk olacak,
arap ve iki imeyecek ve daha
anasinin karnindan RuhlkudsTe
do lu olacak. srailogullanndan
birogunu onlarin Allah'i Rabbe
dndrecek. Babalarin yreklerini
ogullara, asileri salihlerin
hikmetine evirmek ve Rabbe
amade bir kavim hazirlamak zere
lya'nin ruhu ve kudretiyle onun
nnde yryecektir." (Luka,
1:13-17)
srail'in Tanri'si daima Melegi
Cebrail araciligiyla konuurdu. Tanri
her zaman nce kocalara
'korkmamala rini ' syler,
ardindan onlara her birinin,
ayricalikli anlami olan bir 'ad ' ve
bir 'ogul ' mjdelerdi. Buradaki
tek ilgin husus, Melek Cebrail'in
Zekeriya'ya, dnde degil tapi
nagin lo iiklan arasinda, tts
yaktigi sirada konumu olmasidir.
Yeni Ahit'te anlatilanlara gre
alti ay soma Meryem' i de ziyaret
eden ite yine bu Melek
Cebrail'di. Bu Cebrail'in bakireye
yaptigi varsayilan kayitlara gemi
ilk ve son ziyaretidir. nsanlara
Tann'ni n szn iletebil mek
Melek Cebrail iin olagan bir
olaydi. Ama Cebrail, tabii RAB'bi n
talimatlari zerine, nce sikintili
kocalara grnmeye alikindi. Ne
ki, bakireye grnp, 'mjdeyi
vermek' Melek Cebrail iin
aliilmadik bir durumdu.
7
4
Belki Melek Cebrail bu nedenle
'mjdeyi' vermeden nce
'Bakire Meryem'e
korkmamasini sylemitir!
Elisabeth'e dnelim! Zekeriya'ya
bildirilen tariht e og - lu dogdu.
Ona Zekeriya'nin akrabalari
arasinda bu adi ta iyan kimse
olmamasina karin (Luka, 1:61)
Yahya adini verdiler. nk
Zekeriya Abiya ruhban soyunun
mensu buydu ve Elisabeth de,
Meryem'in tersine, Harun'u n so-
yundandi.(Luka, 1:5) Yahya
byd, ruha kuvvetlendi; ve
srail'e grnecegi gne kadar
llerde kaldi.(Luka,
1:80) Dogru, Markos'a gre
Yahya kehanet uyarinca hi mayali
iki imedi. Yalnizca bitki ve yaban
bali yedi. Hi tira olmadi ve
devetynden bir harmani giyip
beline bir deri kuak takti.(Markos,
1:6) Yahya atalarinin gelenegi
nedeniyle Peygamber ya da Mesih
(Christ) olmaya layik degildi, ama
ayni gelenek uyarinca bir Rahip-
Ynetici olabilirdi... Yahya bunlari
denemedi; onlarin yerine ya
amini bir baka seenege adadi.
Gerekte kendisinden alti ay
kk kuzeni olan ve da ha soma
Tann'ni n Oglu diye anilan
sa'nin geliini bildi ren ilk Vaftizci
oldu. Yeni bir stigfar ahdinin yeni
iareti olarak suyla degil,
Ruhlkuds ve atele vaftiz
edecek olan sa'nin gerek
vaftizci olacagini bildirdi. Kilise,
sonralari 24 Haziran gnn
Vaftizci Yahya Gn ilan etti.
Vaftizci Yahya Gn arifesinde tm
dnya Hiristiyanlannm kentlerden
ikip evlerindeki kt ruhlari
kovalayacak ifali san kantaron
otunu (St. John' s wort)
toplamalan istendi. (Anlamli
bir Pagan uygulamasidir
^--Bylelikle, Yeni Ahit'in
balannda, bizlere iki ogul
sunulmutur. Biri Yahya
(branice biimiyle Johanna
'JAHVEH esirgeyicidir' anlamina
gelir), digeri de sa, (JAHVEH
selamet'dir) Jahveh -Esirgeyicidir,
Jahveh- Se- lamet'tirin yolunu
amitir. Her iki ogul da ilk dogan
Ya hudi bebeklerdir ve dolayisiyla,
Yasa'ya gre her ikisi de
ebeveynlerinin Tannsi'n a
adanmilardir.
75
sa'nin annesi Meryem imana
gre ya bakiredir ya da bir
parthenos, yani yine bakire,
ancak tertip edilmi bir evlilige
riza gstermeyip kendi eini seen
Kadin'dir. Bu tasarima gre Bakire
Meryem, kt ya da hafifmerep
bir kadin oldugundan degil, 'kendi
hakkinin bilincinde bir ki i'
oldugu iin "evlenmeden" anne
olmutur.
7
sa'nin Platoncu
Celsus'un .S. 170'te ileri
srdg gibi
8
, by sn Misir'd
a grenmi kstah bir arlatan
olup olmadigi konumuz itibariyle
bu incelemede zerinde
durulmayacak hususlardir. nk;
en kestirme deyile 'Bakire Annelik'
yakitirmasi Hiristiyanlik'tan ok
nce, tm Hindistan,
Mezopotamya ve Ortadogu'da
bilinen bir olguydu. rne gin;
Buda, Sokrates, Eflatun ve Byk
skender de halk sylencesine gre
'Bakire Anne'de n dogmulardi!
Benzer ekilde, tarihsel sa
denilen de fazla nemli degildir.
Tarihsel sa ilahiyati ve tarihiler
iin bir eit Aratirma-Alani iken,
mitoloji k sa , kendin e inana nlar
iin nihai gereklik olarak
kalmitir. Nesnel bir inceleme
iin, tanimlarimiza perspektif
kazandirabilecek tek sa portresi,
Yeni Ahit'teki Mesih'tir. Bu
portrenin tarihi ger ekliginin olup
olmamasi bizi
ilgilendirmemektedir. n k
Hiristiyan dnyasi sadece ve
sadece Yeni Ahit'te oku dugu
Mesih' e baglilik duymaktadir.
Tarihsel Mesih'e de- gil-
Gelecegin Mesih ve Tanri'sinin
yeryzndeki yaami ite byle
baladi. Ve diger iki ncil
yazarinin, ncillerinde bu byleyici
'bakire dogumu'
9
olayina
neden deginme gereksinimi
duymadiklari da daima bir sir
olarak kaldi!
4
4
4
Matta, kendi ncil'inde, sa'nin
soy ktgn brahim
PeygamberTe balatip 'Mesih '
denilen 'sa'yla biti- rir.(Matta,
1:16) Matta, brahim'den sa'ya
kirk iki kuak saymaktadir. Onun
soyagacinda vey baba
Yusuf
76
'Meryem'in kocasi' olarak verilip
sa babasinin soy hat tiyla degil,
anasinin adiyla kaydedilmitir.
Bu, geleneksel brani soyagaci
kurgusunu bozdugu iin aliilmadik
bir i lemdir. Her iki ebeveynin,
Meryem ve Yusu f un Matta
yorumunda birer kuak igal
etmeleri de aliilagelmi bir
uygulama degildir. Matta bu kirk
iki kuagi, her biri on drder
kuak ieren balik halinde
toplamitir. Matta, Meryem ve
Yusuf u dahil etmekle on
drdnc kuagi sa'ya
yakitirmiti. te yandan Luka,
sa'nin soyagacini Adem' e ve
ondan da tabii Tanri'ya iletmiti.
Luka ncil'in de Tann'da n sa'ya
yetmi yedi kuak sayilmiti.
(Ger ekten bu birka bin yildan
fazla tutmamaktadir.)
Matta, brahim Peygamber'den
Davut Peygamber'e on drt kuak
saymiti. Ve Luka, Tann'da n
isa'y a yetmi yedi kuak
saymaktaydi. Cemaatin baindaki
yneticilere iletilen mesaj, Davut
Peygamber'in adinin sayisal
degeri nin sa'yi on drdnc
kuaga yerletirmekle, bilgilere ve
sz sahibi diger cemaat
yneticilerine siradan bir bilginin
tesinde malzeme
saglamaktaydilar. Yetmi yedi,
yedi ar ti yedi'ye blndgnde,
on drde eitlenir ve kirk iki ku
ak kez on drt balik
altinda (3x14) toplandiginda
Davut Peygamber'in adinin sayisal
degerine gnderme yapmaktadir,
bylelikle Mesih denen sa'yi
gizlice onun soyuna baglar. Bu
soyacagi aktanmi, gelecegin
kehaneti ne de baglanmaktaydi.
Her iki ncil yazannin attigi ilk
adimlar bu kehanetin
gerekletirilmesi baglaminda zo
runluydu. vey Baba Yusuf un
Luka yorumunda bagim siz bir
kuak sayilmayip dilanmasi da
kayda deger. Mat ta, yorumunda
bu kuak bolugunu, inanca gre
sa ze rinde hibir 'emegi '
olmayan Yusu f u ay n bir kuak
ola rak saptarken elinde
yeterli sayida kuak bulunan
Luka'nm ona hi gereksinimi
olmamiti.
Sayisal degerlere ilikin konular,
somaki yzyillarda Gnostik
tarikatlar, gizli ya da Rafiz denen
dernekler, Okultistler ve
Ezoteristlerce Operasyonel ve
Speklatif olarak
kullanilagelecektir. Bu degerler
karmaik cin
77
kovma dualarinin eitli biimlerini
ifadelendirmenin yani sira,
simgeciligin tilsim gizemlerine ve
karmaikligina i kin bir sayisal
nitelik kazandirmada da temel
kabul edile bilecekti. u nl
'kutsal' drt sayisi iin bu kadar
yeter sanirim.
sa Mesih'i n ocukluguna dair ayrintili
bir bilgi yok
tur. Ancak ilgin bir olay
aktarilmitir (Luka, 2:41-51):
sa on iki yaindayken, her yil
ailesiyle birlikte Yerualim'de
(Kuds) kutlanan Fisih
bayramindan eve dnte
kaybolmutu. Yusu f la Meryem
onu her yerde aramilar ama
bulamamilardi. gn soma
Tapmagin avlusunda yalilarla
konuurken grdler onu. Luka
bu yali Yahudi gretmenlerin
(Hahamlar) on iki yaindaki ocuk
sa'nin sordugu sorulardan ve
verdigi yanitlardan ok
etkilendigini belirtmektedir. Bu
gretmenlerin ger ekten
etkilendikleri mi, yoksa tedirgin
mi olduklari, sa ile annesi
Meryem arasindaki u
konumadan izlenebilir. Luka yle
yaziyor:
'On u grdkleri zaman, atilar
ve anasi ona dedi; Ey ogul, neden
bizi byle ettin? te baban ve
ben yregimiz ok sikilarak seni
aradik. Onlara dedi; Neden beni
aradi niz? Bilmiyor muydunuz ki,
benim iin Babamin evinde
bulunmak gerekti? Onlar ise
kendilerine syledigi sz
anlamadilar.'(Luka, 2:48-50)
Eger, sa bu gretmenlerle
annesiyle konutugu tarzda
konutuysa, bu anlatim tarzi
orada hazir bulunanlari etki
lemekten ok tedirgin etmitir.
nk Tann'ni n tekil ola rak
'babam ' biimde nitelendirilmesi
Museviler arasinda aliilmadik bir
uygulama idi; baba figr olarak
Tanri ge leneksel olarak 'Babam '
biiminde degil, 'Babamiz' ola rak
tanimlanirdi. Yine geleneksel
olarak Tapinak RAB'bi n ikamet
ettigi yerdi. RAB. 'Babamin
evinde' oturmuyordu. Eger bu
olay Luka'nin uydurdugu bir ekle
me degilse, o zaman taidigi
anlam, nemlidir. Bylesi bir
niteleme daha on iki
yaindayken; 'Hepimizin babasi
bir
7
8
degil mi, bizi bir Allah yaratmadi
mi? ' (Mal, 2:10) diyen gelenekten
aika kopmu bir sa'ya iaret
etmektedir. Daha sonralari
bilindigi gibi, sa otuz yalarina
geldigin de, Yahudilerin 'Tanrimiz'
nitelemesi gelenegini yadsiya rak
Tann'y i 'Tanrim' olarak
adlandiracaktir. Kimi durum larda
bazi Peygamberlerin Habakuk'd
a yapildigi zere (3:18-19)
Tann'y i 'Kurtaricim' ya da
'Yehova, Rab, be nim
kuvvetimdir' nitelemelerine cevaz
da olsa, 'Tan- ri'mizin' 'Tannm
' biiminde tekilletirilmesi,
Tann'n m nsan Benligi'nde
zelletirilmesi sayilmaktaydi ve
kesin olarak yasaklanmiti.
nk Musevi Peygamberi Mi
ka'nin da belirttigi gibi, 'nk
btn kavimler, her biri kendi
ilahinin ismiyle yryor; biz de
daima ve ebediyen Allahimiz
RABBN ismiyle yrrz' (Mika,
4:5) denmi ti. Tannlar ve Ruhlar
arasinda yaayan ve bazen onlar
ta rafindan yardima agnlan
Paganin tersine, Yargi Tami
srail'in RAB, Musevilerin arasinda
yaayan lahi G't . ("nk
ben Allah'im ve insan degilim;
senin ortanda olan Kuddsm")
(Hoea, 11:9) Yaayan Yargi-
Tami RAB'bi btn Musevilerin
arasindaydi, hibir Musevi'nin zel
mlkiyetinde ya da evinde degildi.
Tami, Yeni Ahit boyunca, Eski
Ahit'in tersine yalniz ca bir kez
konuur. Bu da sa'nin kuzeni
Yahya tarafindan vaftiz edilii
sirasinda gerekleir. ncil
yazan Yuhanna'nin syledigi gibi
Vaftizci Yahya'nin mi onu herkes
gibi vaftiz olmaya agirdigi, yoksa
Matta, Luka ve Markos'a gsterdigi
zere sa'nin mi kendini Yahya
tara findan vaftiz edilmeye davet
ettigi aik degildir. Matta, sa'nin
vaftizini yle betimler:
"Ve sa vaftiz olup hemen
sudan ikti; ve ite gkler aildi,
ve Allah'in ruhunun gvercin gibi
inip zerine gel digini grd; ve
ite gklerden bir ses dedi:
Sevgili Og lum budur, ondan
raziyim."(Matta, 3:16-17)
Tanri bundan soma sa dahil
hi kimseyle konumadi ve sa ve
Havarileri ibadet etmek zere
daga iktiklannda bir buluttan
gelen 'ses'in ayni mesaji tekrar
etmesi diinda
79
hi emir ya da talimat vermedi.
sa bu nedenle, "Allah Ruhtur ve
ona tapinanlann ruhta ve
hakikatte tapinmalari gerekir"
demiti. (Yuhanna 4:24)
Anlaildigi kadariyla sa gelip
siradan bir Musevi gibi vaftiz
olmutur. Yahya, "Be n
onu bilmezdim" der.(Yuhanna,
1:31) Ve sa vaftiz edildigi
sahilden, son radan Yahya'nin
dogrulayacagi zere mecazi
anlamda tm insanlar ve zelde
tm Museviler iin kullanilan bir
unvan olan Tanri'n m Oglu
sifatini alarak aynlmi- tir.
(Yuhanna, 1:34) Tekvin'de yle
denilir:
"Ve vaki oldu ki, topragin yz
zerinde adamlar o galmaya
baladi ve onlarin kizlari
dogdugu zaman Al lah'i n ogullan
insanin kizlann m gzel
olduklanni grd ler ve
setiklerinden kendilerine kanla r
aldilar."(Tekvim,
6:1
-3)
Dolayisiyla bir Musevi olarak
sa da bir Tann Og- lu'ydu
ama bu onu Mesih yapmaya
yetmiyordu. Bu ne denledir ki,
somadan bai kesilmek zere,
Herod tarafin dan kapatildigi
hapishaneden Yahya kendini
beklenen Mesih olarak grp
grmedigini anlamak iin ona
haber ciler gnderecektir. sa bu
hayati soruyu son derece belir
sizce yanitlar. Gerekte sa,
Musevi cemaatini yneten ve
ynlendiren sz sahibi kiiler
tarafindan agrilmi ve onaylanmi
degildi, (hatta) onlar tarafindan
bilgi dzeyin de yetersiz
bulunmutu!
sa'nin nasil dogdugu ya da
Tann'ni n beklenen Me sih'i
olarak nasil onaylandiginin
zerinde ok fazla dur mak
gerekmez. Kukusuz, Nasirali sa,
Musevilerin bek ledigi bir ve tek
Mesih degildi. nk Mesih
ideali sa'dan onlarca yil nce
Essene Kmran tarikatinin biim
lendirdigi esrarengiz bir Hak
Belleticisi'ne daha fazla
uymaktadir.
1 0
8
0
4
4
4
Adettir, Avrupa'da her yeni yilin
son haftasinda sa ve
Hiristiyanlik'la ilgili yogun yayin
yapilir. Gazeteler, der giler,
radyo ve televizyonlar sa'yi
eitli enlem ve boy lamlarda ele
alir, incelerler. Yzyillardir sren
tartimalar, her Aralik ayinda
yeniden alevlenir. sa, kilise,
ncil, aziz ler vb. bazen bilimsel ama
oka sansasyonel yazilarla
izleyicilere, dinleyicilere ve
okurlara sunulurlar.
sa'yla ilgili iddialar yzyillardir
degil inamn 2000 yildir
srmektedir. Belki bin degiik gr
Hiristiyanlik aleminde tartiilmitir.
Bu iddialar bollugunda bazilari bi
limsel gereklige sahipken, ogu
'mitos ' dzeyinde kal mitir. lk
bakita 'Ka sa var veya Hangi
sa? ' sorulari okurlari airtabilir.
Ancak bu Bati lahiyat
Fakltelerinde kabul grm, ders
ve tez konusu olmu bir
yaklaimdir. Resmi ideolojik
aratirmalar ise bu sorulardan
hareketle yola ikarlar.
Bati ilahiyatina gre balica
drt sa tipolojisi vardir.
1) ncil yazarlarina gre sa:
Buna Synoptik sa de nir. ncil
yazdigi varsayilan binden fazla
ahis vardir. G nmzde de
eitli Hiristiyan cemaatleri,
degiik ndiler e dolayisiyla degiik
sa imajlarina, tapinmaktadir.
Synoptik sa, ite bu eitlilikte
esas olani vurgular. Yeni Ahit
deni len kitapta drt ncil yazicisi
(Evangelist denilir bunlara)
tarafindan portresi izilmi olan
sa, tm Hiristiyanlar iin kabul
edilmesi istenen sa'dir.
2) Mitolojiye gre sa: Buna
Mitolojik sa denir. la hiyatta
Synoptik sa'nin brndg
mitoloji haline geti rilmi sa'yi
temsil eder. Gemi
uygarliklarda -zellikle de Misir
ve Hellen uygarliklarinda-
bulunan efsanelerin sa'ya
atfedilmesiyle ekillenmitir.
3) Tarih bilimine gre sa:
Buna Historical sa denir. Tarih,
sosyoloji ve ilahiyatin ortak znesi
ite bu sa'dir.
81
niversite ve fakltelerde daima
tarihsel verilerle kanit lanmaya
aliilan sa budur. Tarihsel sa,
gnmzde en ok tartiilan,
kabul ya da reddedilen sa'dir.
4) nananlarin sa'si: Bu
greceli olarak yeni sayilan bir sa
tiplemesidir. 19. yzyilin sonunda
20. yzyilin ba inda zellikle
Katolik ve Protestan Alman
ilahiyatilari tarafindan gelitirilmi
bir tiptir. Buna gre sa'nin ne
ve kim olduguna karar vermesi
gerekenler, ne kilisedir, ne bilim
adamlaridir, ne de ncillerdir.
sa'nin ne ve kim ol duguna
sadece inananlar karar verebilirler.
Ona inananlar nasil inaniyorlarsa,
sa yledir.
sa'ni n gerekten yaayip
yaamadigi konusu ise en ok
tartiilan hususlardan birisidir. Bazi
ilahiyatilar ve aratirmacilar
zellikle Musevi kkenli tarihilerin
bulgu larindan ve eldeki
belgelerden yola ikarak ndilerde
an latilan sa'nin hi yaamadigini,
bu sa tipinin, sz konusu sa'dan
yaklaik olarak 200 yil nce
yaami ve adi SRA olan bir
Yahudi'nin oglu sa (Jesus)
oldugunu ne srmektedir. Benzer
ekilde, gnmzden 2000 yil nce
Filistin denilen blgedeki
Nazareth (sa'nin dogup by
dg kasaba) diye bir yerleim
biriminin de varolmadigini ne
srerler.
Bu tartimalarda ne srlen bir
diger iddia da, sa'nin armiha
gerilerek ldrlp
ldrlmedigidir. sa'nin ne rede
ve nasil ldrldg ok
tartimalidir. sa gerekten de
armiha gerilmi midir? Bu
soruya birok ilahiyati olumlu
yanit verirken, zellikle gen
aratirmacilar, dinle rine olan
bagliliklanyla orantili olarak evet ya
da hayir demektedirler. Bir iddiaya
gre, evet sa armiha gerilmi
ama lmeden kurtarilmi ve daha
sonra Kemir'e giderek orada
yaamitir.
Bir diger ilgin iddia da, sa'nin
evli olup olmadigidir. Bu da yaygin
bir iddiadir. Daha ok siyasal
sonulan olan bir tartimanin
rndr bu. ndilerde
sa'nin, drt erkek, en az iki kiz
kardeinin bulundugu
anlatilmaktadir.
8
2
Ama bu konuda esas kabul edilen
drt ncil'de de bu olay degiik
anlatimlarla verilmitir. Buna
gre sa'ni n z
-anne bir- kardeleri degil,
yegen ve kuzenleri vardir.
sa'nin Mecdelli Meryem'le (Man a
Magdelena) evlendigi ve ocuk
sahibi oldugu iddiasi da ok
nemli bir iddiadir. Buna gre sa
ncil Terde de anlatilan bir
dgnle evlen mitir. Daha soma
krallik iddiasiyla ortaya ikmi ve
bir ayaklanma balatmitir. Bu
ayaklanmada yakalanarak idam
edilmitir. Ama kansi ve ocugu
Fransa'ya kainl- milar ve orada
Hiristiyanligin ilk kralligi olan
Merovenj Hanedani'm
kurmulardir. Merovenjlerin daha
soma or taya ikan Karolenj
Hanedani tarafindan yikilmasiyla
bir likte sa'nin soyundan gelenler
gizli bir rgt kurarak, g nmze
kadar varliklanni srdrmlerdir.
Bu ilgin ve biraz da polisiye
kokan konuya ileride
deginecegim. n k bu siyasi
gizli rgtn (Adi: Pieure de Sion)
ucu Tr kiye'ye dokunmaktadir.
1
1
1994'te ABD'd e airtici bir
bilimsel aratirma yayin ladi. Bu
kitabin adi 'Five Gospels' yani
'Be ncil'di. Ya- zarlan da sa
Semineri yeleri ve editr
olarak Prof. Robert W. Funk ile
Prof. Roy W. Hoover olarak
belirtil miti. Kitap byk boy ve
552 sayfaydi.
1 2
imdi de kisaca sa Semineri
szcg zerinde biraz duralim.
sa Semineri kavrami son 25
yilin Hiristiyanlik iinde ne
ikardigi bir akimin adidir.
Dnyaca nl ila hiyatilar,
Vatikan'in baskisindan bikarak,
gizlice ilk sa Akademilerini
kurmulardir. Bu bilim
adamlanndan bazi- lan, adlannin
duyulmasi zerine bagli
bulunduklan ni versite ve
fakltelerden atilarak isiz
birakilmilardir. Amerika'dan baka
Almanya, Fransa ve svire'de sa
Seminerleri vardir.
Amerika'daki Akademi imdi
Minnesota niversitesi'nin
bnyesindedir. Yaklaik 200 bilim
adami birlikte aliarak ncil'i
tartimaktadirlar. Zaman zaman
bu sayi, arada bir katilanlarla daha
da yk selmektedir.
83
sa Seminerlerinin tartima
konusu, adi zerinde SA'dir.
ncil'de yeralan szlerin ne
kadari sa'ya aittir? sa bu szleri
sylemi midir? Yoksa bunlar
somadan uy durularak kilise
tarafindan ncillere
sokuturulmu mu dur? te, sa
Seminerlerinin konusu budur.
lahiyat evre lerinde, bu
seminerlere katilan bilim
adamlarindan ')ncil 0e!ektifleri'
diye sz edilir.
imdi kaldigimiz yerden srdrelim.
Synoptik ndilerd e sa'nin drt
erkek ve en az iki kiz kardei
oldugu yazilidir. Ancak bunlar
gerek kardeleri mi, degil mi belli
degildir.
ncil Dedektiflerinin 5. Gospel
olarak kodeksledikleri ve yeni bir
evirisini sunduklari Thomas ncil'i
ite bu kardelerden birisine aittir.
sa'nin kardei Thomas tara
findan yazildigina inanilan kitabin
ne Synoptik'le ne de John'l a bir
baglantisi vardir.
Trkiye'nin Didim ilesinde
yaadigi iin Didymus diye
taninan ve Judas Thomas adiyla
sa'nin erkek kardei sayilan bu
ahsin, gerekte sa'nin ikiz
kardei oldugu da ok yazilmitir.
Ancak bu yeni kitapta sadece
kardelik takisi ne ikarilmitir.
')kiz' olmak keyfiyetine deginil-
memitir.
Thomas ncil'i ilk kez 1948'de
ok dar erevede bazi ilahiyatilar
ve tarihiler tarafindan
incelenmitir. Halen elde
Misir'daki Kopti Hiristiyanligi'na
yn veren ve l.S.
350 yilinda yazilmi bir nshasiyla,
.S. 200 yilinda Grek e yazilmi
bir nshasi bulunmaktadir. sa
Semineri ye leri ite bu nshayi
okuyarak bazi sonulara
varmilardir.
Thomas ncili'nde sa'ya ait
oldugu ne srlen 114 deyi yer
almaktadir. Bunlar Thomas
tarafindan, diger drt ncil'den
bagimsiz olarak kaleme
alinmilardir. sa, bu ncil'deki
szleriyle tamamen bambaka bir
karakter olara k ortay a
ikmaktadir.
sa Semineri yelerinin yillar sren
incelemelerden
8
4
sonra vardiklari bazi sonulan
aktararak bitiriyorum. Thomas
ncil'i ve gelenegi, bu
incelemelerden ok nce vardi.
rnegin Kibn s Kilisesi, Misir
Koptik Kilisesi, Nasturi Kilisesi
ve kismen de Ukrayna Kilisesi,
Aziz Thomas'i ok yceltmilerdi.
Bu kiliseler, eldeki Thomas ncili
'ni okuyarak degil, kendi
geleneklerine bagli kalarak bu
inan sistemine sadakat
gstermiler ve yerleik Kato lik
Ortodoks ve Protestan
Hiristiyanlarca ters dmeyi,
bilmeden gze almilardir.
sa Semineri yelerinin vardiklan sonulan
yle zet
leyebil
iriz:
1) sa Semineri yelerine
gre ncil'de yani Yeni Ahit diye
bildigimiz kitapta sa'y a atfen
anlatilmi olan yaklaik 1500
szden en iyimser baki aisiyla
sadece yzde 20'si sa tarafindan
sylenmitir. Gerisi, ilk Hiristi
yanlar tarafindan
uydurulmulardir.
2) sa, Mesih oldugunu ne
srmemitir. Mesih ke limesi,
Christ kelimesinin Trkesidir.
'Christ' ayni za manda Hiristiyan
kelimesinin de kkdr.
Dolayisiyla Seminer yelerine gre
sa, Mesih (Christ) oldugunu sy
lememi olmasina ragmen, Kilise
Babalan tarafindan Me sih ilan
edilmitir. Christ kavrami sa'nin
yaadigi d nemde bir 'makamn'
adiydi o kadar.
3) sa, kilise kurmami ve her
insanin Tan n imaninin ggs
kafesinde oldugunu sylemitir.
Kilise kurmayi d nmemi ve
sylememi olan sa, bugn kiliseye
bagli kilinmitir.
1 3
**
*
sa'nin on iki Havarisi vardi.
Havari=Apostle szcg mesaj
ileten, "teblig" yayan kii
anlaminda kullanilmitir. Bu
kiilerin sa'yi tanidiklan,
grdkleri, onunla konu- tuklan
ve ondan egitim aldiklan kabul
edilir. Bu on iki
85
kii unlardir. Simon -daha soma
adi sa tarafindan degi tirilerek
Peter=Kaya yapildi. Onun kardei
Andrew; Zebede'ni n ogullan
James ve John (Yohannah);
Philip; Batholomew -ki, buna da
Nathansei deniliyordu-; Mathew
-bu da Levi adiyla
taniniyordu-; Thomas; James
-Alphaeus'un oglu diye
biliniyordu-; Judas, -James'in og
lu-; Simon Zealot (Mmin) ve
Judas Iscariot'du.(Mat,
10:2-4; Mark, 3:16-19; Luka,
6:14-16; Act, 1:13) Bunlar Galile
kentinde yaayan kiilerdi ve
Peter, James ve John, sa'y a en
yakin olanlardi. Sonuncusu
Judas scariot ise sa'y a ihanet
eden muhbir-havariydi. Soma
intihar etti. Onun yerine
Matthias Havari yapildi. (Act,
1:26) Paul, Barnabas ve birka kii
daha, geleneksel olarak Havari
statsnde kabul edilmilerdir.
(Act, 14:14; Rom, 16:7; Gal,
1:19) Bunlan n arasinda bir de
"2a$arilere 2a$ari lik''' yapan Maria
Magdelena vardir ki sa'nin
mezannm bo oldugunu digerlerine
haber veren kii odur.
Garip ama gerektir ki, sa'ya
iman eden bu ilk kadro da, onu
doguran annesi Bakire Meryem
yoktur! Daha nemlisi sa
Mesih, kendisini doguran annesi
Bakire Meryem' i -yani Tann'ni n
Oglu'nu dnyaya getiren kadi- ni-
ncil'de anlatildigina gre,
'Reddetmitir'.(Mark, 3:20-
21 ve 31-35, Mat, 12:46-50) sa,
sadece annesi Meryem'i degil,
kardeleri olduklari varsayilan
kiileri de reddetmi tir,
kendisinin "4nlar!an''' olma!3n
aka s'ylemitir" 7te yan!an*
kar!eleri !e "biz onu hi
tanmyoruz $e ona inanmyoruz'''
demilerdi.(John, 7:5) Daha
nce de belirttigim gibi, Vaftizci
Yahya da, O'nu "daha nce hi
tanimazdim " demiti. Garip ama
gerektir ki, annesi de kardeleri
de sa'nin imanina
inanmamilardir; O'nu hi bir
ekilde izlemeden kendi geleneksel
Yahudi inanlanna bagli
kalmilardir.
1 4
Ek olarak, kisaca,
Stephen'dan da sz etmek
gerekiyor. Bu kii de sa'nin
yaninda bulunmutu ama Havari
sayilmamiti. Oysa, Stephen,
Kuds'te kuru lan ilk kilisenin
(yedi) yneticisinden biri, hatta
o kilise nin en st ikinci
yneticisi -birincisi sa'nin
kardei
8
6
denilen James'tir- konumundaydi
ve yaptigi konumalarla Yahudilerin
fkelendirmi ve tipki sa gibi,
Yahudi eria- ti'n a kari iktigi
gerekesiyle ldrlmt. u
farkla ki; Yahudiler, Stephen'i
kendi cezalandirma uslne
gre, yani talayarak (recm)
ldrmlerdir. Stephen ilk Hiris
tiyan "=ehi!i" kabul edilir.(Act, 6:5-
12) Aziz Paul ise Stephen'in
talanmasini rgtleyen kiiydi!
sa'yi "Tan r 'nn 43lu" ve
"5akire '!en 0o3ma" olarak kabul
etme yen ilk byk topluluk
"Bbionitler" olmutu. Bunlar
Paul'u "+ahtekXrlkla" sulamilar
-Yahudi eriatini de gitirdigi iin-
ve tm Gospelleri de
reddetmilerdir. Ayni ekilde
"5akire 0o3umu"!a* sa'nin
")lahi" varligini da aika
reddetmilerdir.
1 5
Ebionitler, evlilige ve kadinlarla
ilikiye kapaliydilar, arap imezler
ve balarina yag srmezlerdi.
Ebionitler, Gnostik Essene
geleneginin srdrcleri olan
Yahudiler- di.
1 6
sa'yi
yargilayan Yahudi Krali Herod
Antipas da Ebionit kavmindendi.
Bunlar Hellen uygarligina kari ta
rafsizdilar.
sa'nin ")lahi" (Tanri olmak)
iddialarina kari ikmi olan
kiiler, onun sagliginda onunla
birlikte ayni yerlerde, ayni zaman
diliminde yaami olan, ona en
yakin bulun mu insanlar ve
topluluklardi. Hatta bugnk
Vatikan'in ve Katolisizmin
kurucusu kabul edilen, Aziz Peter
bile sa'ya son anda ihanet
ederek, "4nu tanma!3n" sy
lemiti! Oysa sa'ya "Tanrnn
43lu" oldugunu ilk syle yen de
oydu! Fakat Romali askerler
sa'yi gtrrlerken, onu
tanimadigini syleyen
Peter=Simon=Kaya, soma bu
szlerini geri almiti! ncil'de iki
risale onun adini tair, ama onun
tarafindan yazildiktan
kukuludur, nk en iyimser
tahminle bu risalelerin .S. 95-100
yillan arasinda yazilmi
olabilecekleri belgelenmitir. O
yillarda hem sa hem de Peter,
en az 40-60 yildir lydler! Kaldi
ki, yine garip bir rastlanti olsa
gerek, hem Peter hem de Paul,
ya- zilannda -ya da ncil'e alman
yazilannda ve sylevlerin de-
sa'nin "5akire 0o3umu"n!m hi
sz etmemilerdi!
87
Bylesine inanilmaz bir
"Mucize!en" niin bir tek kelime
dahi olsa sz etmemeleri,
Tanrinin Oglu sa'ya haksizlik
degil de nedir? Yine ilgintir ki,
Gospellerde binlerce kii ona iman
etmiti diye yaziliyken,
"<ostollar'n )leri" (Acts) adli
blmde, Peter'in sayilan sadece
120 kadar olan kiiye vaaz verdigi
yazilidir.(Acts, 1:15) Oysa bir
Bakire'den "Tanr 'nn 43lu"mm
dogmasi mucizesi o ag larda da,
bugn de tm insanligi sarsacak
bir olgudur, ama ne hikmetse
bylesine olaganst ve "0o3a
0" bir olay ne Rom a
mparatorlugu'nun kayitlannda,
ne Yahudi kay- naklannd a ne de
diger herhangi bir "5elge"!e
yazilmitir! Diger bir deyile,
Bakire'den ocuk dogdugu ve
bunun da sa Mesih oldugu "Bir
Tek " resmi veya gayri resmi bel
gede yoktur -iki Gospel'de
anlatilanlar diinda!- O agin tm
tarihilerinin ve Roma Devleti'nin
tm arivcilerinin bu inanilmaz ve
Dogast olayi atlami olmalan
nasil aiklanabilir ki? Kaldi ki 1.
yzyilin sonunda yazildigi bi linen
nl Josephus'un Yahudiligi
bylesine etkilemi olan bir kiiyi
hi duymami, bilmemi olmasi
olanaksiz dir, ama onun yazdigi
tarih kitabinda Bakire Dogum da,
sa'm n Taminin Oglu oldugu
iddiasi da "7e&" szckle dahi
yer almamitir tipki, armiha
gerilerek ldrldg gibi!
Benzer ekilde, .S. 40 yillannda
yaayan diger bir n l Yahudi
-skenderiyeli- tarihi Philo da
neredeyse kendi gzlerinin nnde
yaanmi olan bu "Mucizeler"!en
ha bersizdir. O da ne Bakire
Dogum'da n ne de Tann'ni n Og lu
oldugu sylenen sa Mesih'te n
haberdardir.
1 7
Bakire Dogum'l a dnyaya
gelmi/gnderilmi bir Tann'da n
ilk kez Devlet-kefaletiyle sz
edilmesi, o Tann- Oglu'nu n
armih' a gerilerek vahice
ldrlnden yak laik 300 yil
soma olmutur. stanbul'un
kurucusu Byk Konstantin'in,
tebasi Hiristiyanlar arasindaki
bitmeyen tartimalara bir son
vermek amaciyla .S. 325 yilinda
z nik't e topladigi Konsil'de,
sa'ya atfen "Yeni " bir din ku
rulmutur. )sa resmen 0e$let
Roruyla Tanr 'nn 43lu $e
8
8
&utsal El( '!eki ikinci g(teki
FLor!G Tanr yalmtr" Kimin
adina? lgintir ki, Peter ve Paul
adina. Ne var ki, Peter "bile" sa'yi
sadece bir Peygamber=Prophet"
olarak tanimlami ve yazmiti.
Peter'in, sa'yi anlattigi risalede
sa'nin, Musa tarafindan gelecegi
mutulanmi, bir ":ey gamber"
oldugu vurgulanmiti. Aynen
yle yazmiti Peter:
"Tanr* sizlere aranz!an benim
gibi bir :eygamber kartacaktr*
onun s'z(n( !inleyin""F<ctsV,V--G
Peter'e gre Musa'nin szn
ettigi kendisi gibi ":ey gamber"
olan kii, sa idi.
1 8
Musa ve ona
dayanarak Peter, "Tanr sizlere
aranz!an 43lu olan Tanr 'y
kartacak'' diye sylememilerdi.
znik Konsili'ne katilan Kilise Ba
balan siyasi egemenlik
saglayabilmek iin Peter'i n bu
szlerini alip ncil'e koydular. Ama
ayni zamanda da Ba- kire'den
Dogma sa'yi da Tann'ni n Oglu
olarak Tami ka bul ettiler. Artik
bunu kabullenmeyenleri bekleyen
tek akibet vardi: "Yaklmak""
4
4
4
"0e$let Tanrs" yaratmak
dncesi, Antik Misir'da
balamiti. Misir'da len
firavunlar genelde, Tan n ilan
ediliyordu. Yaarken "Tanr"
yapilanlar da vardi, rnegin II.
Ramses gibi. Benzer ekilde
Hellenler de kendi "+ite8
0e$letlerf'ndG Tannlar
yaratmilardi. Zeus, Apollo, Af-
rodit vd. site-devletlerinin tan n
ve tannalanydilar. Ayn- ca eitli
bcekler -rnegin, Misir'da
skarabe- ve hayvan lar -rnegin
kartal, kei, gvercin vd.- de
"ilah" (Deity) statsndeydiler.
nsanlar, gerekli grdkleri zaman
Pan teist, (Kamu-Tanncilik);
Polyteist (ok Tanricilik);
Honoteist (diger Tanrilari
reddetmeden bir ama Tekil ol
mayan Tann'y a baglilik);
Kathenoteist (belirli bir Tan- n'y
i belirli bir sre kabulleni) gibi.
"Syncretist" (e ya- pimh-
eklemlemeli) bir nan-
Sistematigi'ne bagliydilar.
1 9
89
Site-Devleti Tanrisi/lahi olmak
fikri, Hiristiyanligi yaya bilmek iin
Kilise Babalan tarafindan
benimsenmiti. Bu plana gre
Hellenlerin "Tanrlar" (site-
devletindeki) ali narak bunlan n
her biri iin bir "Aziz " tahsis
edilmiti. Bu kii bazen tamamen
sanal da olabiliyordu. Sanal ya
da gerek bir kii, Aziz ilan edilerek
o kentin-sitenin ":atron +ainfi
yapilirdi. O kenti
koruyan/kollayici "&oruyucu <ziz
$eya <zize" yaratmak fikri
Hiristiyanlik'taki diger pek ok
tren ve uygulama gibi
Paganizm'den alinmaydi.
Gnmzde Hiristiyan
kentlerinin koruyucu Aziz'leri
vardir. rnegin Aziz Andrew,
Moskova'nin, onun kardei Aziz
Peter Roma'ni n ":atron +ainf'i
statsndedirler.
Ancak Hiristiyanligin kurucu
babalan bununla da ye
tinmemilerdir. Antik Misir'da ve
Anadolu'da bata da Smer,
Elam, Akad ve Hititlerde
mesleklerin de "Tanrla r" vardi.
rnegin "Ylan" tibbin,
hekimlerin "Tanr s>)lah" idi.
Hiristiyanligin kurucu babalan bu
kkl ge lenegi de kendilerine mal
etmekte gecikmediler: Her mes
lege bir Aziz tahsis ederek her
biri iin zel bir "#(n" ayirdilar.
rnegin sa'nin vey
babasi (ya da erzast=yedek
babasi) sayilan Josef,
"marangozculu3un" koruyucu azizi
yapildi. Her 1 Mayis "i
Bayrami" Kili selerde Aziz Jose f
in "0ua" gn olarak kutlanir.
Mi sir'da, "0e$let8Tanrs" bizzat
egemen Hanedan tarafin- dan
yaratilirdi. Hanedan hangi
"cult"e bagliysa o Hane dan'i n
yeleri de aile iindeki hiyerariye
gre o 'cult''un rahipleri,
rahibeleri ya da mabed
grevlileri olurlardi. Ama aslolan
firavun'un ynlendirdigi ayinler
ve/veya uy gulamalardi.
Hiristiyanligin iinden iktigi
Yahudilik, ite, Mi sir'daki bu
uygulamalardan ok etkilenmi bir
din olmak tan ziyade bir "1arolu
tarz" (mode of existence) olarak
"Tek Tanrcl3a" gemiti.
lgintir ki, hem millet adi olarak
")sraeH adi, hem de 'Musa' adi
branice degildir. Bu Tek-Tannli
dinin "Cemaatinin" adi olan
")sraeH ke limesini millet
anlaminda ilk kez firavun telaffuz
etmiti.
9
0
Ayni ekilde "Musa" adi
da (Mosheau) yine Koptik-
Misir'da kullanilan bir "sfatt" ve
"+uyla #elen" anlamina
gelmekteydi. srael'in, din adami
olmaktan ok ilk "0e$let <!am"
sayilan Musa inaniina gre, Nil'
e bi rakilan bir sepetin iinde,
nehirde yikanmakta olan Fira-
vun'un kizi tarafindan bulunmu
ve onun tarafindan bu adla
onurlandirilmiti. Ortadogu'da
siyaset, kltr, sanat, edebiyat ve
dinlerin ekillendirilmesinde Antik
Misir'daki Ate ve Gne
kltlerinin ok byk katkisi
olmutu. En belirgin ve
belirleyici olan da "Tanrnn
43lu" olmak fikriyle, nl
Akheneton ile balayan ilk "Tek8
Tanrcl&" inanciydi. Akheneton,
"Solar-Monoteizm" diye bilinen,
"Gne' e Tapimciligi" balatmiti.
Akheneton, Gne'i "Tek 0e$let
Tanrs" yapmi ve baka tanrilara
tapinmayi yasaklamiti. Kendisini
de bu "Tanr 'nn 43lu" sayiyor
du. Hiristiyanligin kurucu babalan
bu yzlerce yillik ge lenegi
kendilerine mal ederek, hibir
ekilde "Tanr 4l mak" iddiasi
bulunmayan sa'yi, nce
"Tann'ni n Oglu " sonra da "Tarin-
Lord" ilan etmekten
kainmamilardi. Bu nedenle tm
Pagan gelenegini (Logos dahil)
kendisine mal etmi olan Kilise
iin, gerekte, sa'yi ortadan
kaldi- np , Paganizm'i "+ana1 bir
Tek Tannciliga mahkum et mi
kurumdur diyebiliriz. Ve ayni
Kilise, mparator'un emriyle .S.
325'te, sa'yi ":eygamber"
olmaktan ikar tip, "Tanr" ilan
etti. Hiristiyanlik ancak bylelikle
Dev- let-Dini oldu.
2 1
mparator Byk Konstantin tm
yaami boyunca Akheneton'la
balami olan "+olar
Monteizm"e bagli kalmiti.
2 2
Hiristiyan oluu (?) lmne
yakindir. Ancak "#(ne" onun iin
yine nemliydi. Hiristiyanligi
yrekten benimsemekten ziyade
kasten desteklemiti; bu da
onun devlet siyasetiyle
baglantiliydi.
2 3
Konstantin,
hirsli ve atak Hiristiyanlik'ta
"Hetihci89uh" (inedentizm) bulun
dugunu sezmiti. Bu nedenle onun
iin kendisini Gnein- Oglu kabul
eden Firavun Akheneton ile
"Yahvveh'in Og lu" yapilmi olan
sa arasinda fark yoktu.
2 4
Sonuta
91
#-#$# 31 #!$!3/& >1 "1.2#?
"1@2#? 1! "33(
#2,('7(.(3! )#(#, )1.-# 31
)#(#!A#$# 7.! K7!$'!'#!, )*
61!# "Sanal Tanrnn Olu"mx
61!# "Fetihler" 6,)#. 21- #@#!
)#( "Ara" 7.(- "B(2C?'C&
DK7!$'!'#!, -1!3# $#!1 31
'Augustus'un Olu' ?1-.#!31 )#(
*!+! +1(2#?'#& A*"*$' 7.2-
S19( 7.2-'! 30
B!12.#63#&E K.3/ -#,
"Natolia"da, H/(#$'#6!./:
"1@2#? 7.!.( @7-'! )1(#
A-01!1'7!'*! "Ank-a"m )*
61!# "T!!"2! $12)7.C 7.(-
)76*!.(/!3 '?/67(.(3/&
."#!@'#(, K7!$'!'#! 3B
!12#!31 A!37.*'3 01!C9
B#9!$.?'/!.22/? 7.!,
97(.2 +1 )$-/6. H/(#$'#6!
6,/.2/? 7.! P"!.(/! #.-
H@'/, )*"C! )#.3#:#2#9 L'#!
H@'/ 31:#., F#(+*!
A-01!1'7!'*! -1!3# 3#!#!#!
$12)7.C 7.! A!-GH@/'63/H
9
2
N C BL M
HAYATI ALINAN ADAM
'!e le "#l#$ration des
%&st'res et des
"#r#monies sa"r#es,
(amais )ersonne ne
)arlera* '
+e
Nu"temeron,
,-
A)ollonoius
de T&ane
93
=&% A.3'!.( +1 A.3!!.(
"Your ancestors
Dere goo! men* your
resent estate you may
Dell loathe "
"<talarnz iyi
insanlar!* im!iki
halinize bak
yerinebilirsiniz" "
<ollonius to the Melesians YYY666
/
Garip ama gerektir ki, Dogu
Roma mparatorlu- gu'nu n
yaklaik 1000 yillik varisi ve uzun
bir sre de sr- drcs,
koruyucusu ve gelitiricisi oldugu
dinsel siste matik, sadece 14 yil
iinde kt ve yerini
Hiristiyanliga birakti. Tarihin belki
de en ilgin gelimelerinden biri
bu dur. Bu 14 yillik dnem
Hiristiyanlara hogr gsterme
yen Galerius'un (Sezar
statsndeki Roma Yneticisi)
I.S. 311 yilinda yayinladigi
"M(samaha Herman" (Edict of
Toleration) ile Byk
Konstantin'in .S. 325 yilinda
topladigi znik Konsil'i arasinda
geen dnemdir. Hiristi yanlar
kendilerine "M(samaha"
-
gsterilecegini impara torlugun en
st dzey yneticilerinden
grenince tm gay retlerini
imparatorlugun merkezini ele
geirmeye yneltti ler. Eger Roma
mparatorlugu'nu yneten
"TetrariN5eli y'netim"!en bir
imparatoru Hiristiyan
yapabilirlerse,
94
halkin % 99'u Paganist de olsa
nnde sonunda tm im
paratorlugu ele geirebileceklerini
sezinlemilerdi. Onla rin tercihi
gen Konstantin oldu. Sonuta
onu zafere g trdler ve o da
Hiristiyanliga en byk katkiyi
yapti. l gintir ki Konstantin
Hiristiyanligin en belirleyici, en
nemli ve ilk "Bk(menik"
Konsili'ni toplayip, buna ba
kanlik ettigi .S. 325 yilinda
henz Hiristiyan olmamiti.
"<zizler &itabn!a" (Book of
Saints) belirtildigi zere
Konstantin, lmnden -belki de
ldkten soma- sadece birka
dakika nce, yataginin bainda
nbet tutan kiilerin arasinda
bulunan bir papazin, zerine su
siratmasiyla
-dini vecibeler yerine
getirilmeden- "1aftiz" edilmiti!
3
Yine ilgintir ki, bu Konsil'i
topladigi iin "1aftiz B!il memi
2ristiyan" (bu nasil oluyorsa)
Konstantin, Dogu Kiliseleri
tarafindan sa'nin 12
Havarisi'ne eklenerek
-Aziz Paul'u dilayarak- 13.
Havari kabul edilmitir.
Konstantin znik Konsili'ni 20
Mayis 325'te toplantiya agirmiti
ve 21 Mayis'ta ailan Konsil'e
bizzat kendisi bakanlik etmiti.
Bu nedenle de gerek Pagan dini
"+olar Monotheizmi"ne bagli olan
mparator'un bakanliginda
toplanan bu ilk Hiristiyan
Ekmenik Konsil'i, bugn de
yrrlkte olan ve vazgeilmez
ve degitirilmesi teklif dahi
edilemez kararlar almiti. Tahmin
edilecegi zere, 21
Mayis tarihi de Ortodoks ve
diger Dogu Kiliselerinde "<ziz
&onstantin" gn olarak
gnmzde de kutlanmak tadir.
Konstantin sadece imparator degil,
ayni zamanda Hiristiyanligin
nemli azizlerinden biri yapilmiti.
Bu ilgin imparatorun
yaamina kisaca gz atmakta
yarar vardir. nk nasil bir
egemenin ynlendirdigi, be
genmedigi kararlan
degitirdigi, begendiklerini
-kendisinin ve devletin ikarlanna
uyanlan onaylayarak- "2ristiyan
<ment(siTne ekledigi ancak
bylelikle anlai labilir. sa
Mesih'in ilk saf ve masum
"inanlar" Konstantin gibi bir
adamin kesin buyruklan
dogrultusun da nasil "Yeni 0in"
haline gelmitir. Bu Konsil'de
bunu iyi anlamadan mparatorluk
sinirlan iinde bu Konsil'den
95
sonra yaananlari anlayabilmek de
kavrayabilmek de olasi degildir.
Diger bir anlatimla gnmzdeki
Hiristiyanligin znn ve
kurgusunun yapiliinda kimler
etkili olmular di ve bu etkili
kiilerin en tepesinde yer alan
mparator Konstantin "Nasil " bir
kiiydi ve "Nasil " bir Hiristiyanlik
kurdurmutu, bunu grelim. unu
da ekleyelim ki, Konstantin, znik
Konsili'ni toplarken, ynetirken ve
ka rarlan onaylar ya da
reddederken Hiristiyan degildi ve
":ontifeC MaCimus" (tm
inanlann ve dinlerin ba rahi
bi) sifatini taiyordu. Konstantin
bu Konsil sirasinda sa dece
Hiristiyanlann degil, ayni
zamanda Paganizmin de "5a
9ahibiy!i"@
stanbul'u (Constantinople)
"Yeni 9oma" olarak kuran ve tarihe
1. Konstantin ya da byk
Konstantin tanimiyla geen
mparator, Rom a
mparatorlugu'nun iki nl yne
ticisi Diocletian ve Maximian'
m kurduklan sistemin
egemenliginin srdg .S. 270-
305 yillan arasinda siya sal
formasyonunu edinmiti.
Geerken belirtmekte yarar var
ki, Bizans (Byzantium)
Konstantin tarafindan kurul mu
bir kent ya da Devlet degildi.
mparator Konstantin'den ok
nce Roma mparatorlugu'nun
uzak bir ek yerleim alani olarak
stanbul'da Hali ve evresin de
"5yzantium" adli kk bir blge
vardi. Konstantin s tanbul'un bu
blgesini genileterek kent
llerine getir digi bu yerleim
alanini Dogu Roma
mparatorlugu'nun bakenti olan
"Yeni 9oma" (Constantin'in kenti)
adiyla kurdu.(Tam tarihi 11 Mayis
.S. 330) Diger bir anlatimla,
Bizans, Dogu Rom a
mparatorlugu'nun ve/veya
stan bul'u n adi degildir, kk
bir yerleim alaninin "Yeni
9oma"nm kurulmasindan nceki
adidir. Benzer ekilde Rus
carlan da, 1453'ten soma, ilk
iki Roma'nin, yani Tiber Nehri
zerindeki Roma ile
Bogazii'ndeki Ro ma'ni n
gtklerini/tarihe kantiklanni
ne srerek Mos kova'yi "E(nc(
9oma" adiyla kurmular ve
Ortodokslu gun Tel@ koruyucusu
olduklanni ilan etmilerdi.
5
Diocletian dnemi, yaklaik 100 yildir
sren alkantili
9
6
dinsel tartimalar srecinin,
Paganizm lehine degitirildigi
yillardir. Eski tanrilar yeniden
canlandirilmilar ve Hiris- tiyanlara
baski uygulanmiti. te
Konstantin bu hareketli dnemde
dnyaya geldi.(.S. 275 veya 276)
Onun dogdu gu yilda mparator
Tacitus lmt ve ondan nceki
im parator tarafindan ilan edilmi
olan "#(ne Tanrs" Ro ma
mparatorlugu'nun "2akimi!ir"
eklindeki kural Tacitus
tarafindan da glendirilmiti.
6
O dnemde Ro mali senatrlere
de "#(ne Tanrs 'nn 43ullar"
denili yordu! Konstantin'in
yildizi otuzlu yalarindayken
I.S. 304-305 yilindan itibaren
parlamaya baladi. O sirada
Galerius ve Maximin Hiristiyanlara
kari yeni bir baski kampanyasi
balatmilardi. Bu tartimalar
.S. 310-313 yillan arasinda
doruga ulati. Bir yandan Pagan
filozofla rin diger yandan da onlara
kari ve devlet iinde gizli r
gtlenmeler yapmi olan
Hiristiyanlar vardi. Devleti ie
riden ele geirmek iin her
trl Makyavelizmi, Aziz Paul'un
nl szne 8"5en bir kiiyi
kazanmak iin* Ya hu!i 'yle
Yahu!i* :agan 'la :agan*
9omal 'yla 9omal olurum""8
dayandirarak hareket eden
Hiristiyanlara devlet katindan gelen
en gizli destek Konstantin'in annesi
Helena'dandi, ki o da Dogu
Kilisesi tarafindan lmn den
soma Azize ilan edilmiti/tipki
oglunun da Aziz ya pildigi gibi.
.S. 310-313 yillan
imparatorluk sinirlan iinde ok
derin dinsel aynmalan n
yaandigi dnemdi. Bu dnemde
sa Mesih, henz resmen Tanri'nin
Oglu ola rak tescil edilmemiti.
mparatorluk sinirlan iinde
yakla ik 2500 kadar farkli ncil
vardi. Henz "TriniteNTeslis" de
kabul edilmemiti. Hiristiyan
yazarlar, Porphyry gibi gl bir
Pagan filozofa kari, kendi
dinlerini savunmakta
zorlaniyorlardi.
7
te yandan
Porphyry, gerek bir ")nan"
isteniyorsa bunun kurucusunun
nl "ifaci Tyanali Apollonius
olmasi gerektigini, sa'yi hi
tanimadiklanni ve Gospellerin de
yalan-yanli, cahilce metinler
oldukla rini vurguluyorlardi.
Porphyry, sa'ya atfedilen tm
muci zelerin, gerekte Apollonius
tarafindan ortaya getirilmi
oldugunu israrla belirtiyordu.
8
97
Konstantin'in iinde yetitigi
siyasi ortam, Diocletian tarafindan
balatilmi olan reform
alimalariyla belir lenmiti. Buna
gre, Diocletian,
imparatorlugun iki Augustus ve
iki Sezar tarafindan ynetilmesini
ngrm t. 4. yzyilda bu sisteme
"Tetrari" (Beliynetim) deni
liyordu. Ve bu ynetim 100 idari-
alani denetim altinda tu tuyordu.
O dnemde bu 100 ilde, 12 Kilise-
Alani (Diosez) vardi.
mparatorlukta Dogu Blgesi (ya da
Mfettili- gi=Prefectura praetorio
per Orientum) Misir, Libya, Trak
ya, Balkanlar ve Karadeniz'i de
iine alan dev bir cograf yayi
kapsiyordu.
9
Konstantin .S. 306
yilinda ite bu bl genin
mparatoru yapilmiti ve lmne
degin (337) ken disini hep bu
Dogu Blgesi'yle
zdeletirmiti... talya ve diger
blgelerin de "Bgemeni" olmasina
ragmen.
4. yzyilda Rom a
mparatorlugu'nda byk bir mali
knt yaaniyordu. ":ara"
neredeyse sifirlanmiti.
1 0
Konstantin bunu dzeltebilmek
iin ilkin askeri harcama lari kisti,
soma da yeni para sistemi getirdi.
Fazla ayrinti ya girmeden
belirteyim ki, Konstantin,
brokrasiyi g lendirerek
"0e$letilik" ilkesini hayata
geiren ilk impa rator
olmutur. Ostrogorsky'nin de
belirttigi zere, Konstantin'in
Devletilik anlayiinin koruyucusu
orduy du. mparator bu orduyu
Barbar olarak nitelendirilen Al-
man=Cermen kabilelerinden
oluturmutu.
1 1
Ve bunlarin
Pagan tanrilarina byk nem
veriyordu. Nedir ki, Dev letiligi
yerletirebilmek iin Konstantin
kendi ailesinin mensuplari da
dahil (oglu ve karisi) binlerce
insani gz n kirpmadan idama
gnderdi. Konstantin gibi
Maximin de Augustus unvanini
taiyordu. Bu iki rakipten
Maximin Porphyry'nin sa'ya ve
onu Tanri yapmak isteyenlere
kar i ynelttigi savlan
destekliyordu. Maximin,
Hiristiyanlar tarafindan hazirlami
sahte bir metin olan "<cts of
:ilate" (sa'yi armiha gnderen
genel vali) adli yazilanndan yo la
ikarak Hiristiyanlan "<teist" ilan
etmiti. Maximin ilk grenim
okullannda okuyan ocuklara
Hiristiyanligin "5arbarca" oldugunu
ve bu propagandaya
kanilmamasi
98
gerektigini greten dersler
konulmasini saglamiti.
Konstantin, Maximin'in aksine
Hiristiyanlan kendi ikar larina
uyduklari srece koruyacagini
aiklamiti. Konstantin'in kari
oldugu dinsel akim, ilgintir
ki, Tyanali Apollonius'un son
byk temsilcisi oldugu
Hermetizm degil, son iki yzyildir
zellikle de Rom a Lej yonlarinda
ok etkili olan "Mitraizm" idi. Bu
ran-Hindu kkenli dinsel inan
sistematigi .S. 4. yzyilda
bata Anadolu olmak zere tm
Ortadogu'da, Misir'd a ve Bal-
kanlar'da ok byk taraftar
kitlesine sahip olmutu
1 2
ve
Konstantin bu ran etkisinin
kendi mparatorluk Blgesi iin
Hiristiyanlik'tan daha tehlikeli
oldugunu hesaplami ti. Mitraizm,
Dogu Roma'd a ylesine etkili
olmutu ki, Konstantin'den otuz
yil soma mparator olan
yegeni Julian (361- Apostate diye
bilinir) 363 yilinda ok gizli bir
Mitraist rgte ye yapilmiti ve
stanbul'daki ilk gizli Mitra Mabedi
(mithraeum) onun istegiyle
kurulmutu. Julian kendisinin
"reenkarne" (yeniden dogmu)
olan Mitra olduguna inaniyordu.
1
3
Julian dayisi Konstantin'i
atalarinin dinini "cahillere" teslim
etmekle sulanmi ve Hiristiyanlan
baski altina almiti. zetleyecek
olursak, Byk Konstantin yeni
kurdugu kentini ve mparatorlu
gunu badmani ve rakibi
Perslerin etkisinden kurtara bilmek
iin Mitraizm'e kari mcadele
ederken, Hiristi yanligin ne
oldugu ve olmadigi henz tam
bilinmeyen Tann'sinin tuzagina
dmt denilebilir. Kaldi ki
Mitraizm'de de Hermetik geler
vardi. Daha sonraki yz yillarda
Bogomilizim (Bog=Bulgarca Tan
n demektir) adiyla anilan akimlar
da Mitraizm'den ve
Hermetizm'den aldiklan birok
unsuru gretilerinin iinde
gryorlar ve savunuyorlardi. te
yandan Apollonius da
Mitraizm'i kendi kaynaklanndan ve
yerinde grenmi bir filozoftu.
Dolayisiyla onun Hermetik gretisi
iinde de Mitraik un surlar vardi.
Diger bir anlatimla "0ualizm"'Q
esas alan Mitraik gretinin,
rnegin "&aranlk8 <y!nlk
&artl3" ya da iyilik-ktlk,
gzellik ve irkinlik vd. gibi
zitlikla- nn Diyalektigi Hermetist
Apollonius'un gretisinde de
99
sika yer
aliyorlardi.
Nedir ki, Mitraik geler sa'ya
dayandirilan Hiristi yanlikta da
vardi. u farkla ki; bu
"0ualizm" artik bir "Trinite"ye
dntrlmt. Buna gre
Baba Tanri, her eyin stnde
(above ali) Ogul-Tann sa, her
eyin yanin da (by ali) ve Kutsal
Ruh da her eyin iinde (in ali)
ek linde formle edilmiti.
Dolayisiyla ")yilik>&'t(l(k" vs.
diyalektigi, bir "Rtlar8<ras
M(ca!ele" degil ve/fakat
sa'nin "$arl3n!a" zmlenen
O'nunla btnleildigi takdirde
"'z(len" bir elikiyi temsil
ediyordu. sa "kur tarc" idi,
nsanoglunun Adem ve
Havva'dan beri bain da olan ve
onu ynlendiren ")lk #(nah"lZ
balayan "?e8 liki"yi zecek
olandi. (Bu ")lk #(nah" masali da
bizzat Aziz Paul tarafindan
uydurulmutu.) Zaten bu nedenle
de tm insanligi bu elikiden
kurtarmak iin Baba Tanri, kendi
z oglunu insan suretinde zavalli
insanlarin arasina gndermi ve
onun ldrlmesine seyirci
kalmiti. Hiris tiyanlar bu
esrarengiz olaya "#ran!
Mysterium" (Byk Sir) diyorlardi.
Uzlamaz elikilerin
mcadelesini esas alan
Mitraizm'e kari Hiristiyanlik
"Jzlar''' bir "?eliki" koymutu.
te bu husus Konstantin iin
ok cazip bir "+iyasi" si lahti
(leverage anlaminda), kaldirati.
Bu "&al!ra'h ha yata geirmek
ve "Jzlamaz ?elikileri Yok
Btmek''' amaciyla Hiristiyan
nderlerinin sa'ya bitikleri "&urta8
rclkNJzlatrclk" roln hayata
geirmek iin kendi sinin bu rol
stlenmesi gerektigini dnd ve
nl znik Konsili'ni toplantiya
agirdi. Konstantin bu role
ikarken, tipki Aziz Paul gibi,
Gne' e Tapanlar ile Gne'e
Tapici, Hermetistlerle Hermetist ve
Hiristiyanlarla Hiristiyan gibi
davranmayi benimsemiti. nl
bir deyile, tam bir "Takiyye
Jstas" idi Konstantin. (Benzer
bir model ..
390' h yillarda Plato tarafindan
yazilmiti. Sokrat davasini ileyen
"Buthyhron" adli alimasinda
Plato, Atina'da yargilarin
"0insizlikle" suladiklari Sokrat'in
karisina, din konusunda birbiriyle
eliir gibi gzken argmanlari
io
o
savunan bu kiiyi
ikartmiti.)
4
4
4
18 Eyll 324'te Konstantin,
Bogaz' m dogu yakasinda son
rakibi Licinius'un ordusunu
bozguna ugratti ve Rom a
mparatorlugu'nun tek ve mutlak
egemeni oldu. Romali Egemenler
arasindaki bu sava,
"Chrysoolis" savai diye tarihe
geti. Bu savata, Licinius, Pagan
tanrilarinin adina, Konstantin ise
"Yeni bir 0e$let $e Yeni 5ir 0in"
kurmak idealiyle dvtler.
Konstantin savai kazandi.
Eger Licinius kazansaydi
yeryznde Hiristiyanlik diye
bilinen
-bugnk haliyle- inan
bulunmayacakti. Tarihin garip bir
cilvesidir ki, Konstantin bir yandan
Licinius'un ":agan Tanrlar"na kari
savaiyor, diger yandan da Dogu
sinir larina komu olan
(Hiristiyan) Monofisit-Ermeni
Kralli gi'ni yikmak iin
ugraiyordu. Ama gerekte
Konstantin'in daha derin bir ideali
vardi, Konstantin bir "0e$let
Tiini" ve bir "0insel <nlay" tarihe
gmmeyi planlamiti. Bu devlet,
Hellenlerin "2ristiyan 0e$leti"
(L'etat Chretien) idi. Dinsel-
Anlayi ise bu devleti yne ten
siyasi yapiyla belirlenmiti. Buna
gre Hellen Hiristi- yanligi'nda
Devlet ve Kilise ayri ve "7zerk"
yapida ve statde idiler.
Konstantin ise Kilise'yi kesinlikle
Devletin Ynetimi ve Denetimi
altina almak amacindaydi. Tarihte
"Cezaroaizm" diye bilinen bu
sistem, Konstantin'den bu yana
"0e$let 0enetimin!eki 0in"
olarak "0e$let Laisizim"i eklinde
srmektedir. Uygarlik tarihisi,
Gonzague de Reynold'un da
belirttigi gibi, Hellenlerin
Hiristiyan-Devleti, Konstantin'in
ilkin znik Konsili'ni toplamasi,
ardindan da imparatorlugun
"5akenti"m Ro- ma'd a Kk
Byzantium blgesine taiyarak
burada "Ye ni 9oma"yQ kurmasiyla
tarihe kariti.
1 5
Chrysopolis Savai sirasinda bile
Konstantin, "Hiristi
yanlarin Tannsi'ni, Roma
Panteonu'na kabul ettirebilmek
101
mmk n degildir" diye
dnyordu.
1 6
Savaa
giderken Konstantin "#(ne
Tanrs Yol!am" (companion)
ola cak demiti! mparator
Konstantin iin Devlet her zaman
Kilise'nin stnde bir deger ve
anlam taimiti. rnegin
Hiristiyanlarin uyguladiktan
"Celibacy" (evlenmeme ko ulu)
ynetmeligini 320 yilinda
degitirmiti. Benzer e kilde,
atanacak olan piskoposlan, Kilise
degil, Devlet ve mparator
seecekti. Aync a pazar gnn
"#(nein #( n(" (Sun Day) ilan
ederek tatil yapmiti. O dneme
kadar eski Yahudi gelenegine
gre cumartesi gn tatil yapan
ve kiliseleri dolduran
Hiristiyanlar, Devlet zoruyla
"Tan8 r'nn" koyduguna
inandiklan kutsal takvimlerini
degitirerek, Konstantin'in koydugu
Sekler-Devlet'in takvimini
"&utsaH kabul ederek dua etmeye
baladilar ve hl da dualanni
srdryorlar! Oysa sa eger
gerekten de yaadiysa, cuma
akamindan cumartesi akamina
kadar olan "Tanr'nn
0inlenmeye ?ekil!i3i" haftalik
tatile uygun yaami ve dua
etmiti!
1 7
Pagan Tannlann m
koruyucusu Licinius'u
Chrysopolis'te yenen Konstantin,
bu savatan 18 ay soma terhis
ettigi ordusu tarafindan
dzenlenen trende, "Tanr lar
seni korusun <ugustus
&onstantin" sloganiyla selam
lanmi ve ugurlanmiti. Dikkat
edilirse bu olay 20 Mayis
325'te ailan 1. Ekmenik znik
Konsili'nden tam 10 ay soma
yaanmiti. Konstantin'in yeni bir
"Di n ve Devlet" modelini hayata
geirmek iin balattigi
kampanyalardan tam 10 ay sonra
bile ordusu Konstantin'i Pagan
tannlan nm koruyuculuguna
"Bmanet" etmiti.
Birka yil ncesine kadar
Devlet'in kendisinin ikarla- nn a
uydugu zaman, Hiristiyanlann
karisinda byk bir
alakgnlllk gstererek
kendisini "Tanr 'nn Yoksul 5ir
2izmetkXr" olarak tanimlayan
Konstantin, 20 Mayis
325't e znik Konsili'ne bakanlik
yaparken aili konu masinda
kendisini birdenbire "Tanr'nn
5a Temsilcisi" (Vicar)
yapivermiti. Buna gre
yeryznde yaanacak olan ileri
ve ilemleri, artik Tan n (bu
kez sa) adina
1
0
2
"5izzat" Konstantin belirleyecekti,
O'nu n istemedigi ayni zamanda
Tanri'nin da istemedigi sayilacakti!
Gnmzde Papalar da "1icar"
statsndedirler ve bu modelin
Devlet katindaki ilk resmi
uygulayicisi kendisi vaftiz bile
edil memi olan ve aslen Paganlarin
Gne-Tannsi'na tapan mparator
Konstantin olmutu.
znik Konsili'ne imparatorlugun
tm blgelerinden seilmi 230
piskopos katilmiti.
1
Konstantin
yine kendi istegine gre bir karar
almi ve Konsil'de geecek olan
tm konumalarin ve verilecek
olan tm yazili metinlerin, Greke
olmasi koulunu getirmiti. Oysa
ki zellikle im paratorlugun
gneydogu sinirlarindan
gelenlerle Afri ka'dan gelenler,
Hiristiyanligin "<s@' dilinin Aramice
ol dugunu, Greke konuulursa
Kutsal Metinlerde anlam kaymalari
olacagini ne sryorlardi ama
Konstantin ku racagi Yeni Din'i n
"0ilini" Greke olarak tayin
etmiti bile. Oysa sa Aramice
biliyordu, Greke bilmiyordu! lk
nciller de Aramice yazilmiti...
Konstantin'in yeni bir devlet ve
yeni bir "0e$let80ini" yaratabilmek
iin Grekeyi "Rorunlu" dil haline
getirmesi sadece znik Konsili'nin
tartimalari sirasinda degil, daha
somaki yzyillarda ortaya ikan ya
da patlak veren isyan larda,
ayaklanmalarda ve/veya
akademik ve teolojik tar
timalarda da belirleyici bir rol
oynamiti. Konsil'e kati lan
piskoposlardan bazilarinin Aramice
yerine Greke kullanilmasina itiraz
etmeleri nedensiz ve mesnetsiz
de gildi. Onlara gre evirilerde
olsun, dialoglarda olsun iki dil
arasinda "<nlam" kaymalari
olacakti. Zaten 200 yil iinde
yapilmi olan ncil/Gospel
yazimlarinda, evirisin de ya da
yorumlarinda (tefsirlerde) sayisiz
kargaalik or taya ikmiti.
Nitekim dil sorunundan
kaynaklanan bu kargaaya son
vererek tm ndilerden bir
"+tan!art" ncil oluturmak grevi
de Konsil'e aitti. Konsil, sayisi
binleri bulan ndileri tasnif edecek,
soma kodeksleyecek ve artik bir
daha degitirilmemesi kaydiyla
"9esmi" bir "0e$let in!ir
oluturacakti. Konsil bunu
yapti ve Devlet
103
ncili'nin diinda birakilanlari
"<okirif olarak nitelendi rerek
yasaklatti. znik Konsili ncesine
kadar Paganlardan ve onlarin
yneticilerinden en azindan
"Tolerans" bekle diklerini ne
srerek daima magduru, ezilmii
ve hakki yenmii oynayan Kilise
yneticileri Roma mparatorlu-
gu'nd a iktidari gele geirince,
kendileri gibi dnmeyen ve
kendi Tanrilarina tapmak
istemeyen Pagan Hellenlere ve
diger Anadolulu topluluklarina
"+fr" tolerans gster diler. yle
ki Katolik ve/veya Ortodoks
olmayi reddeden diger
Hiristiyanlan bile (r: Protestanlari)
atee atarak yakmaktan
ekinmediler.
Greke ile Aramice arasindaki
ifade ve anlam farkli liklarindan
dogan sorunlara kisaca
degindikten soma z nik
Konsili'ne geelim. Bu sorun,
Hiristiyanlik iinde inanilmayacak
kadar nemli dinsel farkliliklar,
tefsirler ve hiziplemeler
balatmitir. Bunu bazi
rnekleriyle aikla mak
zorunludur.
Aziz Paul'u n belirttigine gre
Musa tarafindan yazil mi
oldugu bilinen eski Ahit'in
ilk be kitabina ":entateuch"
denilir (Acts, 3:22). Bu be
kitabin ilkine "#enesis" adi
verilmitir fakat Aramice metinde
byle bir szck yoktur, bu
somadan yapilmi bir
eklemedir. Genesis kitabi,
Grekeye evrilirken ilk
branice/Aramice szck -ki bu
gerekte Kutsal Kitap'm
1 9
da
ilk szcg dr- "5alang'ta" (in
the beginning) olarak verilmitir.
Oysa bunun zgn metindeki
kariligi "5ara"!r ve bu ilahi
szck, birleme -cinsel de dahil-
dogmak, karilikli- iliki ve ilahi
mdahale gibi anlamlara
gelmekteydi. Hi bir ekilde
"mutlak''' balangi anlamina
gelmiyordu. Ki saca ve teknik
ayrintilarda bogulmadan
syleyebiliriz ki,
2 0
Genesis'in ilk blm,
"5alangta Tanr e$reni $e yer
y(z(n( yaratt" eklindeki
-gnmzde Hiristiyanlik iin
znik Konsili 'nden beri kabul
edilen- anlatimla degil, "Tanr'nn
5arashet'iyle e$ren $e yery(z(
yaratl!" ek linde anlailmaliydi.
Diger bir anlatimla Yahudilerin
Tan risi Jahveh, bir "5alang"
yapip, yeryzn ve evreni
1
0
4
yaratmi degildi; eger byle
yapsaydi -yani bir balangi tan
yola iksaydi- diger Pagan
tanrilarindan farkli olmaz di, nk
onlar nce "5alang" yaparak
yeryzn vd. yaratiyorlardi. Ama
bu sylenen Paganlari
yumuatmi ve onlara kendi
tannlarinm yaptiklarini baka bir
tanri da ya piyormu gibi bir
izlenim edindirmiti.
znik Konsili'ne 230 piskoposla
birlikte, alt dzeyde Kilise
yneticisi olan daha yzlerce din
adami da katil miti. Konsil'e
katilan din adamlari eitli hizipler
olu turmulardi. rnegin;
Kuds'ten gelenler Filistinli
(Caesaera) din adamlarina,
Fenike'den gelenler Kilikyali
Ariuscularla birlikte, Libyali ve
Antakyalilara kariydi lar.
2 1
Bitniyali Hiristiyanlar ise Galatia
Kilisesi'ne ate pskryorlardi.
Aralarinda bagimsiz kalmak
isteyenler de vardi, rnegin;
kavgayi yumuatmak isteyen
skenderi yeli Alexander gibi... Ki
daha soma o da Rom a Bapis
koposu Sylvester (Papa) ile
tartimaya baladi. Kisaca
Konsil'de yaanan tartimalar ve
kargaa mparator Konstantin'in
nceden planladigi gibi, kendisine
son ve bitirici sz syleyebilmek
olanagini saglamiti. mpara tor,
her kafadan ayri sesin iktigi, kimin
neyi, niin sa vundugunu bilmedigi
bu tartima ortamini bir emirle
sona erdirerek tm kavgayi "Tek
+'zc(3e" indirgeyebilecegim ve
bunu da isteseler de istemeseler de
"Sihai +ene!'e" koyduracagini
biliyordu. Ve yle de yapti.
mparator, Filistinli din
adamlarina ncelik tanidi ve
onlarin hazirladiklari "<ment("n(n
Konsil'de genel kabul grmesini
perde arkasindan destekledi. Buna
gre sa Me sih Logos yapilmak
isteniyordu, oldu; sa Mesih,
Babanin "B!in!i3i" Ogul
deniliyordu, bu da kabul edildi
ama Ariuscular bu iki "7n8&abule"
kari iktilar. Ariuscular burada
sadece Babanin gerek Tanri
oldugunu, sa'nin Logos
olamayacagini ve onun sadece
nsan oldugunu vurguladilar.
Tartimalar aylarca srd ve
zellikle dil an lamazliklari
Konsil'in kaderini belirledi.
(Konsil'den soma da sa,
Ariuscular iin hl bir "creature"
mahluk,
105
yaratilmi varlik olarak kaldi. Ariuscular
Konsil'de ye
nilmelerine ragmen, grlerinden
vazgemediler.)
te bu atmosferde artik sabri
tamak zere olan Konstantin'in
imdadina, Filistinli Eusebius yetiti.
Tm taraflari birletirecek bir
"+'zc(k''' rettigini ve bunu m
parator gndeme getirirse tm
tartimalarin bitecegini aikladi.
Konstantin bu firsati kairmadi.
Eusebius ve ta raftarlarinin
bulduklari szck, daha nce de
degindigimiz "homoiusion" idi.
2 2
Konstantin bu szcge bagli
kalinarak nihai bir zm
bulunmasini yoksa Konsil'i
dagitacagini bildirdi, Konsil'in
hibir sonu elde edemeden
dagilmasi demek, mparator'un
Hiristiyanlan bir daha bu denli
nemsemeyecegi anlamina
geliyordu. Hiristiyan din adamlari
bu szcgn "<ment("deki
belirleyici kavram olmasini
isteksizce de olsa kabullenmek
zorunda kaldilar. Nedir ki;
Ariuscular bu szcgn Ament'y
e konulmasi na kari iktilar.
Kari ikarken de ok hakli bir
gereke leri vardi. Konsil'de kabul
edilen ve tm din adamlarinin
onayiyla tartiilan "4rtak .n"ir
metninin Kutsiyeti ile
bagdamiyordu. nk Kutsal
Metinler'de "homoiusion" diye bir
szck yoktu, yer almamiti ve
daha nemlisi onun adina hareke
edilen sa Mesih, bu kavrami ne
duy mu ne de bilmiti. Kutsal
Metinde yer almayan, insanlar
tarafindan uydurulmu bir
szcgn "<ment("d" bulun masi
dnlemezdi. Ama oldu.
Konstantin bu szcgn Ament'y
e konulmasina karar verdi. Bylece
sa ile Baba Tanri, "<yn T(r!en"
oldular. Bunu kabul etmeyenlere
Konstantin "&lla" cevap
verecekti. znik Konsili'nde ilk
kez zgn metinlerin diinda
kavramlar ncil'e sokul du ve ilk
kez "2eretic" (sapkin) retme
sreci balami oldu.
Konstantin'in, Eusebius'tan
devralarak, kendi gr- ym
gibi ncil'e sokturdugu
2 3
"homousios" (derivative) kavrami
ayni zamanda "4rto!okslu3u" da
ta yin edilen kavram oldu. Daha
sonra 382 yilinda toplanan
2. Ekmanikal Synod'da (stanbul'da
yapildi) znik
106
Konsili'nin "<ment(s(" esas
alinarak bazi degiiklikler yapildi
ve Romali Katolikler,
Ortodokslar, 16. yzyildan soma
da Anglikanlar iin Dogmatik
kabul edildi, diger birok kilise
ise dogrudan dogruya ilk Ament
sayilan z nik Konsili'nde kabul
edilen metne sadik kaldilar.
Arius ve Konsil'in iki nemli adi,
Eusebius ve znikli Theogonis
srgne gnderildiler. Ve uzunca
bir sre iin kiliseler arasindaki
kavga biraz da Konstantin'den kor
kuldugu iin kllendi. Hemen
ekleyelim ki, bu kavga hi bitmedi
ve 1453'e kadar zaman zaman
alevlenerek ve baka kaliplara
dklerek srd.
znik Konsili'ni izleyen yillarda
Konstantin "Yeni !i8 nf'
yerletirmek ve temellerini
saglamlatirmak iin kanli bir
dnem balatti. Kendisine bagli
olan din adamlari en hafif ceza
olan srgne gnderilirken, daha
tehlikeli say digi bazi kiileri
dogrudan lme gnderdi.
Bunlarin ara sinda en yakin
arkadalari ve karisi mparatorie
Fausta da vardi. mparatorie
sadece Konstantin'in annesi Helen
gibi Hiristiyanlara sempati
duymami, kendi baina bazi
"l(tuflar!a" bulunmu ve geni
araziler, binalar bagila yarak,
kiliseyi glendirmiti. Nedir ki;
Konstantin kendi sini
bilgilendirmeden hareket eden
herkesi lme gnder digi iin ei
Fausta da Trier'deki byk
hamamda yika nirken, imparator
tarafindan grevlendirilmi
kiilerce bogularak ldrld.
Konstantin Konsil'den bir yil
soma,
326'da kendisine en byk destegi
vermi olan oglu Veli
aht Crispus'u da
sarayinda ldrtt.
Ana hatlari Aziz Paul tarafindan
hazirlanan ve ondan somaki iki
yzyil iinde eitli biimlerde
"TerminoloKik" degiimlere
ugratilan Kutsal Metinler
2 4
Konstantin'in elinde ve dilinde tam
bir "Yasaklar" kitabina dnmekte
gecikmedi. znik Konsil'i
kararlarini ne srerek
Konstantin, ilkin Yahudilere kari
baski siyaseti uygula maya
baladi. Nedir ki, Konsil'den birka
yil soma, geni halk yiginlarindan
gelen itirazlari dikkate alarak bu
kez de Konsil'deki en "Jyumlu"
kiilere saldirdi. Kimisini
107
srgne gnderdi,
kimisini hapse attirdi.
Konstantin'in zulm kisa bir
sre soma Paganlara y neldi.
Pagan Tapinaklari mze yapildi;
Roma'd a Pagan Senatrlerin
Meclis'teki Kutsal Mimberi bile
kaldirildi ve kendilerinden "0e$let8
0inine" inanmasalar bile saygi
gstermeleri istendi. Anadolu'd a
ve Ortadogu'da ise Pa ganizm ve
Hermetizm hl glyd.
Oralarda henz "Tek Tanr* Tek
0in* Tek 0iH yerletirilememiti.
Tyanali Apollonius'un adi ve
anisi hl canliydi. yle ki
.S.
302'd e Bitniya Valisi Hierocles
(Sossius) onu ven ko numalar
yapiyor ve anisinin yol gsterici
oldugu aika beyan ediyordu.
Bu grlere kari Eusebius iki
kitap yazmi (Against Hierocles)
ve sa'nin sadece Musa'dan
degil, Apollonius'tan da stn
oldugunu, nk kutsal Hi ristiyan
Metinlerine gre "Yahu!i"
degil ")brani" (Hebrew) oldugu
iin evrenin yaratildigi dneme
kadar giden bir gemie sahip
oldugunu vurgulamiti. Eusebius
inanilmayacak kadar entrikaci bir
adamdi
2 5
ve en az onun kadar
"Bntrikac" olan mparator
KonstantinTe birlikte "Yeni )sa
0ini"rim temellerini atan kii o
oldu.
Biri vaftiz bile olmami ve/fakat
Hiristiyanlik hakkin da her din
adamindan daha fazla yetkiye ve
sze sahip ka risini ve z evladini
ldrtecek kadar zalim ve gaddar
bir mparator ile, tm yaami
entrika ve desise ile gemi, ne
verdigi sz tutmu ne de birlikte
hareket ettigi kiileri savunmu bir
din adami, birbirlerini
destekleyerek tm Pagan (ki bu
szck o dnemde, "Jygar &entli"
anlamina geliyordu),
2 6
uygarliginin, edebiyatinin,
sanatinin, klt rnn ve en
nemlisi "0insel +istemati3inin"
hunharca yok edilmesi iin
gerekli olan yikicilik grevini
stlen milerdi.
2 7
Gerekte bu iki adamin da
gemileri tahmin edileme yecek
kadar karanlikti. Konstantin'in
aibeli ve bilinme yen gemii ile
ilgili bir "sr" gnmzde de
tartima ko nusudur. Ei
Fausta'yi bu "+rr"
aiklayabilecegi kukusuyla
ldrttg de iddia edilmitir.
Bu "+r" her
1
0
8
neyse gnmzde bilinmiyor. Ama
bilinen udur, znik Konsili'nin
sonunda Konstantin'in annesi
Helena, sa'nin yaadigi
topraklara gitti ve nasilsa yaklaik
300 yildir top ragin altinda -ve
gizli bir yerde gml bulunan-
sa'nin gerildgi "?armh"
buluverdi. Tarih 3 Mayis 328 !
2
8
Bu nun bir blmn
Konstantin'e yolladi ve bylece
gn mz Hiristiyanlarinin
kullandiklari Ha bizzat Konstantin
tarafindan yaptirilarak her
Hiristiyan'in boynuna asildi. O
zamana kadar kullanilan Ha,
gerekte Misir'i n Gnee Tapan
Firavun'u Akheneton'un sembol
olan "Ank"ti . l gintir ki Helena,
ne hikmetse hem sa'nin armiha
geril- digi Ha'i , hem de Pagan
Tanriasi Afrodit'in mabedini ayni
anda ve yan yana bulmutu!
Konstantin-Eusebius ikilisinin
balattiklari yeni dinin ilk
kurbanlari Yahudiler ve
Paganizm' e ve Hermetizm' e
bagli Paganlar oldu. Ama
onlardan soma gelenler de bo
durmadilar. Bata Tyanali
Apollonius olmak zere birok
"#erek" filozof ve ifacinm
hayatlarini "?alarak" onla rin
bilgi ve mucize kabul edilen
marifetleri ni/yeteneklerini yeni
Tanri sa Mesih' e atfetmekten
geri durmadilar.
2 9
Baina
gelenleri eger Tann-Babasi'nin
ya nindan izliyorsa sa Mesih, kim
bilir ne kadar zlyor ve
ainyordur. Ve iddia edildigi gibi
bir gn geri dnerse, bugn
hangi Kilise'den onu ieri
sokarlar, Vatikan'in ne resinden
girebilir, dogrusu meraka deger!
Tyanali Apollonius'un baina
gelenler de sa'ninkinden az
degildir. Onun tm eserleri
yasaklanmi, bstleri paralatilmi
ve adina yapilmi olan tapinaklar
ya yikilmi ya da toprakla
rtlmtr. Tyana'da Apollonius
diye biri yaamami/veya
yaadigi kabul edildigi zaman da
"5(y(c(" olarak reddettirilmiti.
Nedir ki; 325'ten son ra
balatilan "ConsirationN+usarak
yok saymak''' ilkin
11. yzyilda Michael
Psellus'un tm Hermetica'yi
Grekeye evirmesiyle bozulmaya
baladi. Psellus ve g rencileri
Plato'yu, Proclus'u ve Plotonius
gibi Hermetik alimalari
yakindan taniyan kiileri
yeniden Batili
109
aydinlara tanittilar.
Ve 1501'de Venedik'te ilk kez
Tyanali Apollonius'un hayatini
anlatan ve mparatorie Julia
Domna tarafindan Flavius
Philostratus'a yazdirilmi olan
"<ollonius'un 2ayat"[
/
adli kitap
yayinlandi. Bu Greke orijinal
yayin laninca, bata Kilise olmak
zere tm Katolikler dehete
kapildilar. Artik kilisenin i yz
grlmeye balanmiti.
110
=&5& "!$!
S*(1'#!31-# T!!"
%
"Tyrants ha$e
tDo metho!s* +ome
eCecute accuse! ersons
Dithout a trial* an! some
only after sentence" "
"Ralimlerin iki
y'ntemi $ar!r" 5azlar
sulanan kiileri yargsz
infaz e!er* bazlar !a
'nce mahkum e!er*
sonra infaza
g'n!erir" "
<ollonius
ofTyana
-
Tevrat'ta yle yazilmiti:
"Abram yetmi be
yaindayken, Haran -Urfa'nin
Harran kasabasi- dan ayrildi ve
Tanri'nin ona vaat ettigi Kenan
iline dogru yola ikti. Yaninda
karisi Sarai ve aile si vardi" (Gen:
12:1-5).
Son 2000 yillik tarihe damgasini
vuran kii ite bu Ab- ram'dir.
(Tevrat'a gre Tanri daha
soma onun adini Abraham
yapti.)
Yahudilerin Patriark=Ata, Kabile efi;
Hiristiyanlarin
Aziz (Saint) ve Mslmanlarin da
Peygamber olarak
111
nitelendirdikleri brahim, iki oglu
smail ve saac nede niyle
Yahudilerin ve Mslmanlarin da
atasi sayilmakta dir. Abraham'in
bu yolculugu, ayni zamanda son
2000 yillik Bati uygarliginin da
balangici sayilmakta ve g
nmzd e Judeo-Christian Bati
Kltr'nn "0insel 1eri lerini $e
=ifrelerini''' oluturmaktadir.
Nedir ki, Tevrat'ta yazdigi iin
tarihleme yntemiyle
-bu yolculuk .. 1800 yillarinda
yapilmiti- bakildiginda "Tartlmaz"
bir gereklik gibi gzken bu
yolculuk bazi garip ipularini da
iinde taimaktadir. yle ki,
Tev rat'taki anlatima gre
brahim'in "0e$eleri" ve ykleri
vardir ama hayrettir ki deve, ..
1800 yilinda henz Har ran'd a
yoktu! Develerin ilk kez
evcilletirildiklerini anla tan tarihsel
metinler .. 10. yzyila aittir!
Kisacasi, Abraham'in yaadigi
(yaadigi da kesin degil)
dnemde kesin olan udur ki, ne
Harran'd a ne de Ur'd a "B$cilleti8
rilmi 0e$e" vardi, insanlar henz
"0e$eyi" kullanmayi bilmiyorlardi,
yaklaik 800-850 yil soma
grendiler!!!
Yine Abraham ile ilgili ilgin bir
olay vardir. Bu da Tanri'n m
agrisina uyan Abraham, ileri
yainda hem ken dini hem de
oglunu "+(nnet" eder. Tevrat'ta
yazildigina gre Tami, Abraham
ile bir anlama yapar ve bu
anla manin "Sian" olsun diye
ondan hi bilmedigi "Yeni" bir
olayi, "+(nneti" uygulamasini ister.
Abraham da istegi ye rine getirir.
Tevrat'ta anlatildigina gre bu
"Yeyeni" ve hi duyulmadik bir
olaydi (Snnet). Oysa,
gnmzde yapilan arkeolojik
kazilarda bu uygulamanin insanlar
tara findan en az .. 2500'de n
beri bilindigi kanitlanmitir. lgin
olan da budur. Eger Abraham ..
1800'lerde yaa- diysa, "+(nnet"
ilk kez onunla degil, ondan
yaklaik 700 yil nce balamiti.
Toparlarsak; Tevrat'taki
"<nochronism" !e$eler konusunda
800 yil kadar, snnet konusunda
da 700 yil kadarlik bir sapma
gstermektedir ki, bu nedenle
"#erek''' kabul edebilmek olasi
degildir.
te yandan Abraham'in bu nl
yolculugu hi yap
mami oldugu, yapmi
olmasindan ok daha gldr.
1
1
2
Btn bu yolculuk ve "1aa!
B!ilmi Torak" masali, Tevrat'a
.. 10. yzyilda sokulmutur.
Gerekte Abraham'in nereden
nereye gittigi mehuldr -eger
byle birisi yaayip da bu
yolculugu yaptiysa!- nk
Tevrat'ta anlatilan yolculukta adi
geen hibir kent, kasaba ve/veya
blge, son 150 yil iinde yapilan
arkeolojik kazilarda bu
lunamamitir.
te Atinali nl yazar
Flavius Philostratus'un
"<ollonius 'un Yaam
*<
adli
kitabini yazmaya baladigi .S.
211 yilinda Yahudilerin kutsal
kitaplarinin, Greke evirileri
oktan tamamlanmiti. Bu
metinlerde yapilmi olan sahtecilik
ve/veya eviri yanlilari da aynen
alinmi ti. Nedir ki, Yeni Ahit
diye bilinen Hiristiyan ncili'nin
drt Gospel'i henz tam anlamiyla
ne evrilmi ne de Ki lise
Babalan'n m ngrdkleri tm
uydurma eklemeler ve/veya
ikartmalar yapilmiti. rnegin
drt Gospel arasinda en
"Bsrarengiz" olani sayilan
John'u n Gospeli'ndeki en temel
kavramin (Logos meselesi) nasil
evrildigi bilinmiyordu. yle ki,
John, kendi Gospel'inde ilk satin
"5alangta Logos F&elamG
1ar!" diyerek a mi ve
eklemiti: "Logos Tanr ile
5eraber!i $e Logos Tanr y!""
braniceden (Aramice) yapilan
eviride Kilise Babalan bu szleri
tam anlamiyla saptirmilardi. Bu
kav ram gerekte Neo-Platonist
olan skenderiyeli Philo tara findan
ne srlen fikirlerden yola
ikilarak bulunmutu ama
Philo'nun terminolojisinde
kavram "+ohia" olarak "0iil )lke"
anlamindaydi, John da byle
kullanmiti! Ne dir ki, bu
"Diil=Sophia" Flavius'un
dneminde, John'u n yazdiginin
tersine "Bril8Logos" haline
getirilmiti. Ben zer ekilde,
John, "Logos* Tanrylay!" diye
de yazma miti. Metinde
Greke "ros ton theon" yani,
"Tanrya !o3ru gi!en yol!a"
(Tann'y a Dogru) denilmiti,
ama Ki lise Babalan, Tann'y a
"ulamay" Tann'yl a "5eraberlik'''
ve daha soma da Tann'yl a
"7z!e" yapivermilerdi.
5
Flavius'un son derece kltrl ve
bilgili bir yazar olmasi
na ragmen Yeni Ahit'te
anlatilanlardan hi haberdar
113
olmadigi ve bunlari okumadigi aik
kabul grm bir ger ektir. Diger
bir anlatimla, Flavius kitabini
yazmaya ba ladiginda, tahrifli
(Muharrer) ve/veya degil, Yeni Ahit
metinlerini -Drt Gospel'i-
bilmiyordu. Bilmesi de
beklenemezdi nk en az 1500
Testament yazilmiti ve bu sayi
henz "0'r!e" indirilmi degildi.
Atinali olarak bilinen yazar
Flavius Philostratus, ger ekte
Atina'da degil, nl sevici kadin
air Sapho'nun Adasi diye bilinen
Lesbos'ta .S. 170 yilinda
dogmutu. Ailesi sanata, kltre
ve edebiyata ok yatkindi. Aile-
si'nden drt Philostratus, adlarini
yazar olarak duyurmu lardir.
Bunlardan ilki 1. yzyilda
yaami ve Neron d neminde
"0ialoglar" yazmiti. kincisi
olan Flavius, Tyanali
Apollonius'un hayatini yazmitir.
ncs de bunlari yeniden
derlemi ve bazi eklemelerle
yazmitir. Drdncs de
"9heotori&'' yazariydi.
Flavius, Lesbos'tan ayrilip
Atina'ya yerlemi ve bu rada
gl bir hatip olarak n
yapmitir. 3. yzyilin bala rinda
Roma'y a gitmi ve mparator
Septimus Severius'un (193-211)
mahiyetine girmi ve onun
ikinci ei "5ilge &a!n" diye bilinen
mparatorie Julia Domna'ni n
yazar lar kadrosuna alinmitir.
Flavius, Apollonius kitabini bu
mparatorie'nin istegi zerine
kaleme almi ve alti yilda
tamamlayarak 217 yilinda
mparatorie'ye teslim etmitir. O
sirada Severus lm ve yerine
Caracalla mparator olmutu.
6
mparatorie bir diger yazar
Diogenes'li Artius'a da "Hilozoflarn
Yaantlar" adli bir kitap yaz-
dirtmiti.
mparatorie Julia Domna,
Suriyeli idi. Homon kenti nin
Barahibi Bassiamus'un kiziydi.
Tm Suriyeliler gibi o da "#(ne
Tanrs"na tapiyordu. Julia
Domna'nin adi, Kilise Babalan
tarafindan "Hahie" olarak
nitelendirilmi ve aagilanmitir.
Oysa Julia Domna, tam bir
bilgeydi; sa rayinda sanatilar,
yazarlar, felsefeciler iin zel
blmler ami, onlan tevik etmi
ve koruyuculan olmutu. Ei
mparator Severus tam bir
Apollonius hayraniydi ve onun
1
1
4
adina bir "Mabe!" ina ettirmiti.
Apollonius'un zel ya zilan,
grencisi Damis tarafindan tutulan
notla n lmn den soma bu
mparatorluk arivine
konulmutu. Julia Domna,
Flavius'a arivindeki bu belgeleri
vermi ve bun lardan yola ikarak
kitabini yazmasini istemiti.
Flavius'un agdai tarihi Dion
Casius, ilgintir ki, Yahudileri hi
sevmedigini defalarca
belirtmiken, Hiris tiyanlar
hakkinda tek satir bile
yazmamiti. mparatorie Julia
Domna, kiz kardei Julia
Maesa ve kizi Julia Mamaea ile
kadin akrabalan, Severus'un
Sarayi'nda tartiilmaz bir
egemenlik kurmulardi. Saray'da
tarih, ge- zi-anilan, felsefe, sanat
ve genel anlaminda her trl kl
trel faaliyet vardi. Oysa
Septimius Severus, sert bir gene
raldi. Rakiplerini sava alaninda
yenerek mparator ol mutu.
Julia Domna ile evlendikten
soma lkesini ban iinde
ynetti. Bu nedenle de
"<ugustus" degil, "<ntonius"
(Bani) denilmesini istedi.(Dion
Cassius'tan naklen)
Flavius Philostratus'un kitabini
yazip mparatorie'ye takdim
etmesinden soma olaylar hizla
gelimi olmali. yle ki,
Flavius'un kitabindan soma biri
Moeragenes di geri de -daha ge
olarak .S. 300' e dogru-
Soterichus of Oasis tarafindan iki
Apollonius kitabi daha yazilmiti.
Bu kitaplar znik Konsili'nden soma
yakilarak yok edildiler. Kitaplann
varligi, Kilise Babalan'n m kendi
kitaplannda onlara kari
ynelttikleri haksiz eletirilerden
biliniyor, orijinal el yazmalan yok
edilmitir. Ancak Apollonius'tan
sz eden Flavius somasi tarihiler
vardir. Guy Rochet'i n belirttigine
gre Ammien Marcellin,
Lampride ve Vopiscus ve Eunape
yazdiklan tarih kitaplannda kendi
dnemlerini aynntilanyla
aktarmilar ve Julia Domna ve
Severus ile Flavius'un alimasina
atiflarda bulunmular di.
Bunlara ek olarak, belki de
meslekten tarihi olmadigi halde,
duydugu hayranlik nedeniyle
Apollonius kitabi yazmi olan bir
de st dzey brokrat vardir. Bu
Bytnia
115
Valisi, Sossius Hiorocles'tir. Bu Vali
.S. 302'de nl Porphyry'nin
kitabini okuyarak kitap yazmaya
balamiti. O yillarda Vali Hiorocles
ve Porphyry, Hiristiyanligi "5arbarca
5ir +er($en" olarak
nitelendirmilerdi.
7
Flavius'un anlattiklarina gre
Apollonius, tam be Rom a
mparatoru ile birebir/ba baa
grmeler yapmi ve sonuncusu
Domitian tarafindan
yargilanmiti. Bu im paratorlar
Rom a Devlet Tutanaklarina
gre Vespesian, Titus ve
Nerva'dir. Neron ve Domitian ise
Apollonius'u mahkum ettirmek
istemilerdir. Digerleri ise onun
szle rini "&ehanetler" olarak
dinlemiler ve ona byk saygi
ve sevgi gstermilerdir. En
son Domitian' m zulmne kari
ikan Apollonius bir sre zindana
atildiktan soma mparator'un
huzurunda yargilanmi ve bu
dzmece mahkemede lme
mahkum edilmek zereyken
birdenbi re ortadan kaybolmutur!
Apollonius'un uzun yaami
boyunca -en az 100 yil ya adigi
belirtiliyor- yaninda Damis
Ninovali adli bir gren cisi
bulunmutu. Flavius, diger birok
belge ve kaynagin yani sira ite
bu Damis'i n tuttugu notlardan
ya da Apollonius'un yazarak
Damis' e emanet ettigi yazilardan
yararlanmiti. Domitian' m
mahkemesinden kaybolduktan
soma Apollonius'un nce
Himalayalara bir kez daha git tigi
som a da Edessa/Urfa'ya
gelerek burada Araplara Simya,
Occult, Astroloji ve Ezoterizm
konularinda bilgi ler aktardigi
Damis tarafindan belirtilmitir.
Gerekten de, tipki daha nce
kendisinden sz ettigim Granadali
Artephius gibi, bir de Balinius
vardir. Bu kii nin lmnden
nce Araplarin arasinda yaami
olan Apollonius oldugu
bilinmektedir. Bu konuda
aratirma yapmi olan, Prof.
Richard Gottheil'in (Colombia
Uni.)
8
yazdigina gre Araplarin
Balinius dedikleri kii Tyanali
Apollonius idi.
Prof. Gottheil yle yazmiti:
"1889'd a Londra'd a Antik metinleri
aratirirken Asuri
1
1
6
el yazmalari buldum. Bunlar
Apollonius tarafindan yazil diklari
belirtilen metinlerdi. Bu el
yazmalari Dogu Hindis tan
Bakanligi'ndan alinmi ve
Londra'daki arivde ko runmutu."
Prof. Gottheil, bu Asuri el
yazmalari ngilizceye evi rerek
yayinlamiti. Bu metinlere gre,
Apollonius Arapla rin arasinda
Balinius adiyla taninmi ve saygi
grmt. Yine bu evirilere gre
Apollonius bir "<sketin" (Ermi
gibi yaayan, Zhd erbabi)
hibir zaman kadinlarla ve seksle
ilgilenmemesi gerektigini
vurgulamiti. Apollonius'un u
szleriyle Aziz Paul'u n kadinlara
bakii neredeyse kelimesi
kelimesine aynidir. Apollonius, Aziz
Paul'dan 10-13 ya bykt ama
Aziz Paul (eski adiyla Saul) onu
mutlaka grmt. nk Aziz
Paul Tarsusluy du ve tm
grenimini bu kentte yapmiti.
Apollonius ise
16 yaindayken Tarsus'a grenim
iin gnderilmi ve bu kentte
kaldigi be yilda Tarsuslularin sevgi
ve saygisini kazanmi rnek bir
"73renci" olarak taninmiti.
Apollonius'un, daha sonra Paul
tarafindan da kullanildigi izlenimini
veren gr yleydi: (Gottheil
evirisi)
"Cahil bir kiiyi hibir zaman
onurlandirmayin. nk Onur,
aptallara bah olmaz.(Tann
tarafindan onlara verilmez) Aptal
ve Cahil'i kim onurlandmrsa o
kii Tan ri'yi fkelendirir. Bir
aptala iyilik yapmak en byk
g nahtir. Kt bir "&a!n8B"
kt bir mlkiyettir. Veyl ol sun
(lanet olsun) byle bir kadina ik
olup, onunla evle nen erkege."
4
4
4
Apollonius uzun yaami boyunca
kendi adina bir rgt kurmu
degildi. Onun misyonu, eldeki
belgelerden ve ya zilmi
kitaplardan anlaildigi kadariyla,
bugnn dnya sinda mmkn
oldugu kadar ok insana ulaarak
onlara "2ikmet" (Wisdom)
konusunda bilgiler vermek ve
onlari
117
aydinlatmakti. Apollonius bu
zelligi ile eski ve esraren giz
mistik Yahudi toplulugu
Essenelerin tavrini sergiler gibidir.
nl l Deniz Belgeleri'nden
anlaildigi kada riyla bu kiiler de,
kadinlardan uzak duran,
vejetaryen ve dz harmani
giyerek hibir karilik beklemeden
evrele riyle ilgilenen (r: Hastalari
iyiletiren) "5ilge" kiilerdi. Bunlarla
ilgili belgeler ilk kez 1947'de
ortaya ikti ve bunlarin
tamaminin dzenlenmesi ve
okunmasi ancak g nmzde
tamamlanabildi.
Bu belgelere gre
9
her Essene
ncelikle temiz olmak zorundaydi.
1
0
Essenelerin "7l( 0eniz"
kiyisindaki maga ralara gmerek
sakladiklari metinlerden
anlaildigina gre onlar iin de
temizlik en nemli grevdi.
Kisaca "T\ Tohorot <" ve (4Q274)
kod numaralariyla tanimlanan
me tinden anlaildigi kadariyla, her
Essene ve her insan, Tan ri'ni n
"0inlenmeye" ekildigi haftanin
7. gnnde (cu martesi)
mutlaka hem kendini hem de
giysilerini yikamak zorundaydi. Bu
ilem yapilmadan yemek yemesi
yasakti. Bylelikle Tann'ni n
yasasina (Lev. XIII, 45)
uyulmu olacakti.
1 1
Apollonius aik ya da gizli bir
"0inseH rgtlenme yapmami
olmasina ragmen evresinde ve
gittigi lkeler de ona baglanmi
birok grencisi ve/veya tilmizi
(mri- di) vardi. Bunlarin en
bilineni Ninovali Damis adli kiiy
di. Apollonius, bitmeyen gezi ve
yolculuklarindan birinde nl
Ninova kentine gitmi ve orada
Damis adli bu kiiyle tanimitir.
Tevrat'a gre "Lanetli" kent olan
Ninova'da yaayanlar (r: Babilliler)
hibir ekilde srael'in Tanrisi
Jahve'yi "5ir" Tanri olarak kabul
etmemilerdi. Bu ne denle Tanri,
Ninova'ni n ta stnde ta
kalmayacak ekil de yikilmasini
istemiti. Tevrat'taki anlatima
gre, srael'in Tanrisi, Ninova'yi
(Nineveh) "Hahie &ent" ola rak
tanimlamiti. (Ninova tam olarak
bugnk Irak'in Kuzeyi'nde yer
aliyordu. Ancak bu kralligin
egemenlik alani Urfa'dan Bagdat'a
kadar uzaniyordu.) Apollonius ile
Damis'i n dostlugu bir gretmen
ve grenci ilikisi iinde
1
1
8
yaklak 40 yl kadar srm olmaldr. Apollonius ile il
gili ilk anlan Damis yazm ve bunlar Damis' i n ailesi ta
rafndan mparatorluk Arivi'ne aktanlmtr. ldeki me
tinlerden anlaildigi kadanyla
Damis, kendi kentinde ok
taninmi ve sevilen bir "&(lt(r
<!amm!r" Apollonius ile gen
Damis'in arasinda yaklaik 20-25
yillik bir ya farki oldugu tahmin
ediliyor. Apollonius 'u Araplara
tanitiran kii ite bu Damis
olmutu. Muhtemelen onun
eserlerini Grekeden Arapaya
Damis evirmitir. Ancak,
Philostratus'un yazdigina gre
Apollonius birok yabanci dil
biliyordu, dolayisiyla bunlan
kendisi Arapa yazmi da olabilir.
Diger bir husus da Apollonius'un da
bir "Testementum" yazdigi ve
bunu Damis' e biraktigi bilini
yor. Bu bir tr "1asiye fin Damis
tarafindan saklandigi ve soma da
mparatorluk Arivi'ne intikal
ettirildigi kesindir. Yine Damis'in
"Bmanetine" birakilmi olan
baka bir belge vardir. Bu ok
nemlidir. nk bu bir arazi
sati ve bagi belgesidir. Buna
gre Apollonius, ok zengin olan
ailesinin geni topraklan ve
mlkleri zerinden ken disine
intikal eden tainmaz mallan bazi
kiilere eit ola rak dagitmitir.
te bu devir belgesinde
Apollonius'un adi, ailesi ve dagittigi
yaklak 40 yl kadar srm olmaldr. Apollonius ile il
gili ilk anlan Damis yazm ve bunlar Damis' i n ailesi ta
rafndan mparatorluk Arivi'ne aktanlmtr. ldeki me
topraklann cografi alanlan,
sinirlan ve evsafi (zellikleri)
belirtilmiti. Bu, devlet tarafindan
dzenlenmi bir belgeydi ve
Apollonius'un bata, sanati olan
(heykeltira) kardei Hestiaeus'a
ve digerlerine bagi yoluyla biraktigi
tainir ve tainmaz mallan n
listesini ie riyordu. Apollonius'un
kardei Hestiaeus tarafindan ya
pildigi tahmin edilen ve onu 16
yainda gsteren bir bs t,
Kemerhisar'da yapilan kazilar
sirasinda (2000 yilinda) ortaya
ikarilmitir. (Bkz: Ek)
Apollonius, muhtemelen Roma
mparatoru Nerva'n m
egemenliginin son yillannda (.S.
96-98) bir daha gzk memek
zere ortadan kaybolmutu.
mparator Domitian'm kendisini
yargiladigi duruma salonundan
herkesin gz nnde birdenbire
ortadan kayboldugu gibi, yine
sessizce kaybolmutu. Ancak
birincisinde, O. De
119
Beauvoir Priaulaux'un yazdigina
gre "73le $akti !uru ma
salonun!an kaybolan <ollonius*
ayn g(n(n akam dostu 0amis
ile 0iachacarchia /unanistan0'!a
bulun mutu""
/-
kinci kayboluundan nce
Damis'i bir bahaneyle uzak bir
kente yollami ve bir daha da hi
kimse tarafin dan grlmemiti.
Nedir ki, tipki lmnden soma
sa Mesih'i n tilmizlerine
grndg gibi, birok kii de
Apollonius'u grdklerini
sylemiler ve onun kendile riyle
konutuguna taniklik etmiler,
yazili bildirimlerde bulunmulardir.
Apollonius'un Arapa (ya da
evrilmi) olan kitaplari Endls'te
spanyolcaya evrilmitir. Bu
evirileri yapan lardan biri, daha
nce szn ettigim Clunny ve
Aloboa Manastirlanyla baglantili
olan Befehl Alphons adli bir
adamdir.(ya da dini egitim almi
bir Hiristiyan Arap'tir.) Befehl
Alphons, Apollonius'un Arapa adini
"5alyanus" (Balinius degil) olarak
vermitir. Bu evirmenin yazdi
gi/evirdigi (nk bazi
eklemeler yaptigi tahmin edili
yor) kitapta Apollonius'un ok
yetkili, ok usta bir Occultist
oldugu yazilidir. Alphons'un
yazdigina gre "Apollonius, daima
by yapabilen, astrolojik ve tibbi
i falar retebilen" bir
ahsiyettir.
1 3
Alphons'un
Arapadan evirdigi Apollonius
kitabi, muhtemelen en nl
Arap/Mslman matematiki
sayilan Cabir bn-i Hayyan' m
Apollonius'u konu alan kitabidir.
1
4
Araplarin ve bazi "9afIziN#nostik"
slami tarikatlarin Balinius ve
Hermetizm ile ilgili grlerini
yabanci bir kaynaktan zetlemekte
yarar vardir.
1 5
"Hermetizm'i n ilkelerini net
bir ekilde tanimlamak gerekten
kolay degildir. Genel olarak,
doganin ierisinde barindirdigi en
yenilenmi zellikleri ve ilikileri
incele meye ynelmi bir doga
bilimi oldugu sylenebilir; yani,
bireyi, zamanin ve mekanin efendisi
olarak dnyanin merkezindeki
nemli pozisyona yerletirmeyi
ama
1
2
0
yaklak 40 yl kadar srm olmaldr. Apollonius ile il
gili ilk anlan Damis yazm ve bunlar Damis' i n ailesi ta
rafndan mparatorluk Arivi'ne aktanlmtr. ldeki me
tinlerden anlaildigi kadariyla
Damis, kendi kentinde ok
taninmi ve sevilen bir "&(lt(r
<!amm!r" Apollonius ile gen
Damis'in arasinda yaklaik 20-25
yillik bir ya farki oldugu tahmin
ediliyor. Apollonius'u Araplara
tanitiran kii ite bu Damis
olmutu. Muhtemelen onun
eserlerini Grekeden Arapaya
Damis evirmitir. Ancak,
Philostratus'un yazdigina gre
Apollonius birok yabanci dil
biliyordu, dolayisiyla bunlan
kendisi Arapa yazmi da olabilir.
Diger bir husus da Apollonius'un da
bir "Testementum" yazdigi ve
bunu Damis' e biraktigi bilini
yor. Bu bir tr "1asiyet"in Damis
tarafindan saklandigi ve soma da
mparatorluk Arivi'ne intikal
ettirildigi kesindir. Yine Damis'in
"Bmanetine" birakilmi olan
baka bir belge vardir. Bu ok
nemlidir. nk bu bir arazi
sati ve bagi belgesidir. Buna
gre Apollonius, ok zengin olan
ailesinin geni topraklan ve
mlkleri zerinden ken disine
intikal eden tainmaz mallan bazi
kiilere eit ola rak dagitmitir.
te bu devir belgesinde
Apollonius'un adi, ailesi ve dagittigi
yaklak 40 yl kadar srm olmaldr. Apollonius ile il
gili ilk anlan Damis yazm ve bunlar Damis' i n ailesi ta
rafndan mparatorluk Arivi'ne aktanlmtr. ldeki me
topraklann cograf alanlan,
sinirlan ve evsafi (zellikleri)
belirtilmiti. Bu, devlet tarafindan
dzenlenmi bir belgeydi ve
Apollonius'un bata, sanati olan
(heykeltira) kardei Hestiaeus'a
ve digerlerine bagi yoluyla biraktigi
tainir ve tainmaz mallan n
listesini ie riyordu. Apollonius'un
kardei Hestiaeus tarafindan ya
pildigi tahmin edilen ve onu 16
yainda gsteren bir bs t,
Kemerhisar'da yapilan kazilar
sirasinda (2000 yilinda) ortaya
ikanlmitir. (Bkz: Ek)
Apollonius, muhtemelen Roma
mparatoru Nerva'ni n
egemenliginin son yillannda (.S.
96-98) bir daha gzk memek
zere ortadan kaybolmutu.
mparator Domitian'in kendisini
yargiladigi duruma salonundan
herkesin gz nnde birdenbire
ortadan kayboldugu gibi, yine
sessizce kaybolmutu. Ancak
birincisinde, O. De
119
!"0!
"0
Beauvoir Priaulaux'un yazdigina
gre "73le $akti !uru ma
salonun!an kaybolan <ollonius*
ayn g(n(n akam !ostu 0amis
ile 0iachacarchia
FYunanistanG'!a bulun mutu""
/-
kinci kayboluundan nce
Damis'i bir bahaneyle uzak bir
kente yollami ve bir daha da hi
kimse tarafin dan grlmemiti.
Nedir ki, tipki lmnden soma
sa Mesih'i n tilmizlerine
grndg gibi, birok kii de
Apollonius'u grdklerini
sylemiler ve onun kendile riyle
konutuguna taniklik etmiler,
yazili bildirimlerde bulunmulardir.
Apollonius'un Arapa (ya da
evrilmi) olan kitaplari Endls'te
spanyolcaya evrilmitir. Bu
evirileri yapan lardan biri, daha
nce szn ettigim Clunny ve
Aloboa Manastirlanyla baglantili
olan Befehl Alphons adli bir
adamdir.(ya da dini egitim almi
!"!!
"!
bir Hiristiyan Arap'tir.) Befehl
Alphons, Apollonius'un Arapa adini
"5alyanus" (Balinius degil) olarak
vermitir. Bu evirmeni n yazdi -
gi/evirdigi (nk bazi
eklemeler yaptigi tahmin edili
yor) kitapta Apollonius'un ok
yetkili, ok usta bir Occultist
oldugu yazilidir. Alphons'un
yazdigina gre "Apollonius, daima
by yapabilen, astrolojik ve tibbi
i falar retebilen" bir
ahsiyettir.
1 3
Alphons'un
Arapadan evirdigi Apollonius
kitabi, muhtemelen en nl
Arap/Mslman matematiki
sayilan Cabir bn-i Hayyan' m
Apollonius'u konu alan kitabidir.
1
4
Araplarin ve bazi "9afziN#nostik"
slami tarikatlarin Balinius ve
Hermetizm ile ilgili grlerini
yabanci bir kaynaktan zetlemekte
yarar vardir.
1 5
"Hermetizm'i n ilkelerini net
bir ekilde tanimlamak gerekten
kolay degildir. Genel olarak,
doganin ierisinde barindirdigi en
!""!
""
yenilenmi zellikleri ve ilikileri
incele meye ynelmi bir doga
bilimi oldugu sylenebilir; yani,
bireyi, zamanin ve mekanin efendisi
olarak dnyanin merkezindeki
nemli pozisyona yerletirmeyi
ama
edinen antik ve orta#a$ d%nemlerinde %nemli bir yer alm
kozmolo&ik %zellikler tayan btn bilimler' (ermetik
doktrinden feyz alabilirler.
smini Tanri Ermete'de n
(Trismegistos, kat byk) alan
Hermetizm'in kkleri en eski
antik aglara dayanir ve zaman
zaman Yunan Ermete veya
benzerleri Misirli Toth, kutsal
kitaptaki Enoch, Mslman dris
gibi farkli kiiliklere dayandirilir.
Bu antik ve kariik doktrinlerden
itibaren, Araplar, onlari ortaagda
da Hermetik sanatin tartiilmaz
ustalari olarak konumlandiran,
zengin ve olduka btnletirici
bir gele nek gelitirmilerdir.
Avrupa'nin geliiminde ok
nemli bir yeri oldugunu
grdgmz, ayni Mslman
bilimi sika hermetik geleri
ierirdi. Sadece hermetizmi,
bilim lere derin olma sebeplerini
sagladigi dnldgnde bu
olduka dogaldir: rnegin tip
alaninda hastaliklar dogal
dengenin bozulmasi gibi
algilanabilirdi. Yani, bu baglam da
tedavi dengeyi yeniden kurmak
adina bir ara olabilir di; sayilar
kendi ailarindan stn geregin
sembolleriydi ler, yani matematik,
metafizik geregini ifade etmek
iin mkemmel bir yol tekil
edebilirdi; Cennet (Eden) zaman
larindan beri insanlar tarafindan
edinen antik ve orta#a$ d%nemlerinde %nemli bir yer alm
kozmolo&ik %zellikler tayan btn bilimler' (ermetik
balica bilim dallarindan biri
olarak grlen tarim, ruhsal
ierigi zenginletiriyor, ruhun
"tohumlanmas"m bir sembol
haline getiriyordu. Hermetizmin
izi bilimin tm alanlarinda
hissedilebilirdi ve farkli taninmi
kiilikler bu zel bilimin
egitmenleri olarak biliniyorlardi:
Adem ve Mani, Pers (ran) ve
Hin distan'in bilge kiileri,
Musa ve kiz kardei Maria,
Pisagor, Tyanali Apollonius.
1 6
zellikle bu sonuncusu Araplar
tarafindan Balinius olarak bilinir.
Hermetizmin, antik dnyadan
slam dinine yayilmasinin ba
sorumlusu oldugu
dnldgnden Mslman
dnyasinda byk prestij sahibi
olmutur. Nitekim bir gn
Balinius, Hermete'nin heykeli
nnde durmu bakarken,
heykelin kaidesinde, onu heykelin
etrafini kazmaya davet eden bir
yazi dikkatini ekmi; ite bylece
kendisini Hermete'ni n yali bir
adam kiliginda, elinde
zmrtten bir tablet (Emerald
Tablet) ile oturdugu mezarin
iinde bulmu.
121
!""
!""
Tanri, misafire kendinin bilgeligini
ieren bir kitap vermi ve Balinius
da bu eserin dnyaya yayilmasi
grevini st lenmi.
Bir baka Arap efsanesi
yayilmanin ok daha kariik
oldugundan bahseder ve belki
de, btnn inceledigi mizde
Hermetizmin yayilimini daha
detayli temsil ettigini grrz. Bu
sefer Hermete Tufan'dan
kurtulabilmek iin eserini
yeraltina gmer ve Balinius onu
bulur, Aristo'ya emanet eder;
soma filozof en sevdigi grencisi
olan Alessandro Magno'y a aktarir.
O ise lm degindeyken, Kral I.
Antioco'dan eseri manastirin
duvarina gizlemesini emreder.
Uzun yillar sonra Mslmanlar bu
dolaima son vererek, on gn
iigina ikarirlar.
1 7
Balinius
Arap-slam aleminde bir kez daha
efsanelerin adami kimligine brn-
drlmtr. yle ki, Al-
!")
!")
harawi'nin grencisi cografyaci
Yakut'a gre, Roma saray
konutlarinda onlara Balinius
tarafindan armagan edildikleri
sylenen 100 tane altin kapli
stun vardir.
1 8
Balinius ayrica
Roma imparatorlarina ok gl
tilsimlar armagan etmiti. Rom a
Mslmanlara gre bir by,
gizem kentiydi ve uzakti.
Peygamberin ya kinlarindan birinin
anlattigi gelenege gre, orada
oturanla rin yarattigi grlt
olmasa gnein nerede
dogdugunun ve nerede battiginin
sesi duyulurdu!"
1 9
Arap-slam aleminde
Balinius'tan sz eden yazarlarin
hemen tmnde efsaneyle gerek
i ie gemi durumda dir. Tipki
sa Mesih iin oldugu gibi
Apollonius iin de bir "#erek
<ollonius" bir de, somadan
eklemlenen ve uydurulan
masallardan oluturulmu bir
"Bfsane 5alinius" vardir. Halkin
arasinda sevilen, saygi duyulan
Apollonius, gerek felsefeci,
alimist ve okltist Apollonius'tan
!"4
!"4
ok, ite bu "Mucizelerin"
Peygamberi Balinius'tur.
Apollonius'un Araplar arasindaki
adi Balinius ile z- deletirilmi,
bilinen bazi eserleri unlardir:
1) Tilsimlarla ilgili bir alima.
Bu kitapta
Hermetizmin temel ilkesi
"Mikrokozmoz>Makrokozmoz"
ilenmitir. Da(a soma !4. yzyldan itibaren *ermetik
ilke Avrupa'da ilk kez "#(l
$e 2a &ar!eli3i" gizli (occult)
rgt tarafindan benimsenmitir.
Bu ilkeyi 16. yzyilda nl
Paracelsus doruk noktasina
ikartmitir.
2 0
Bu tilsimlar kitabindan nl
matematiki Razi sz etmi
ti
r.
2) Astrolojiyle ilgili kitaplar.
Bunlarin tamami 6 cilt tir ve uzun
bir baligi vardir. Apollonius bu
kitaplarinda tilsimlar araciligiyla
yildizlarin baglantilarini
aiklamitir. Kitabin tam adi
yledir. "The +iritual 5eings
FCosmic HorcesG on Barthly
Things* 4n the Comosition
of Talismans an! on Their
Jtilization for :urose of
2ealing"" (Kozmik Glerin/Manevi
Varliklarin Dnyevi Nesneler
zerindeki Etkileri, Tilsimlarin
Yapimi ve Bun larin ifa/Tedavi
Amaciyla Kullanilmalari hakkinda.)
Szn burasinda eklemeden
gememek gerekiyor. Bi lim,
gkten zembille inmedi.
ncesinde ite bu tr ali malar
vardi. Bir zamanlar bu tr
kitaplardan ve alima lardan sz
etmek bilim-dii, uuka vs. gibi
aagilayici szlerle karilaniyordu
ilenmitir. Da(a soma !4. yzyldan itibaren *ermetik
ama artik simyanin, astrolojinin
ve Hermetizm'in, bugn ok
vnlen Bilim'in babasi oldu gu
anlailmaya balandi. rnegin bir
zamanlar dudak b klen
"2ermetik #eometri"* gizli
Hermetik semboller, onlarin
sayisal degerleri ve bunlari
retmi olan kiilerin yaamlari
ders kitaplarina girmeye,
niversitelerde zel ve prestijli
krslerde okutulmaya balandi
(r. sve ve n giltere'de). Tycho
Brache, Kepler, Galile ve Newton
hep bu eski bilimleri inceleyerek
bugnk yerlerine geldiler. Tm
de Kilise'nin himina ugradi (r.
Giordano Bruno idam edildi) ama
Kilise-gretisi'nin diina ikarak
bilimi gelitirdiler.
Hermetist filozof ve
dnrlerin, rnegin
Plutarque'in (.S. 46-120)
sayilar ve harfler arasindaki gizli
ilikileri aratirmi olmasi
artik "5ilim80" sayilmiyor.
Ortaagda bu tip alimalar
doruktaydi. Bir rnekle
noktalayayim.
123
Hermetizm'e ok merakli olan
ve Papaliga kari m cadele eden
Sicilya Krali II. Frederick'e 1240
yilinda ok byk bir Kral'i n
Dogu'da n gelerek, nne kim
ikarsa yenerek tm dnyaya
egemen olacagi bildirilmiti. Kimler
tarafindan? Zamanin Avrupali
matematikileri tarafindan!
1240 yili yaklairken bu Kral'in
Hiristiyanlarin bekledik leri sa
Mesih olacagi iyimserligi ortaligi
kaplamiti. Ya hudiler ise bu
Kral'in Davut peygamberin
soyundan gele cek olan kendi
Mesihleri olacagi inanandaydilar.
Sz ko nusu matematikiler,
gelecek olan Kralin kimligini bilme
diklerini ama 1240 sayisinda
gizlenmi olan "=ifreyi" zdklerini
sylemilerdi. Buna gre
Hiristiyanlarin tak viminde 1240
yili, Yahudi takvimindeki 5000
yilina denk geliyordu. Mesih'i n 6.
bin yilin bainda gelecegine dair
ncil'de Kehanetler vardi. Bu
byk kehanetler uzun i lemlerle
zlmt. Yil 1240 olunca,
kizilca kiyamet koptu Avrupa'da,
Beklenen Kral gerekten de geldi,
ama Kral ne sa'ya tapanlarin ne
de Musa'y a baglilik duyanla rin
Krali'ydi. Gelen Trk Hani
Batuhan'di (Cengiz'in og lu), nl
Altin Orda Devleti'nin Byk
Hakan'i ! Kehanet ve Hermetik
hesaplar dogru ikmi ama
beklentiler yanli ikmiti!
2 1
Dnelim Apollonius'un eserlerine:
3) Yedi Gezegen ve Tilsimlar
Kitabi. Kitapta 70 til sim ve 400
resim bulunmaktadir ve ayin ve
gnein halle rine gre hangi
saatte, hangi gnde, hangi ayda
ve ne gibi istek iin hangi tilsimin
kullanilmasi gerektigi aiklanmi
tir.
4) 14. yzyilda Yahudi bilim
adami Salomon Deb Natan
Orgiero, Apollonius'un Latince
bir kitabini braniceye evirmitir.
Arapadan Latinceye evrilmi
olan bu kitap "Magick>+ihir"
hakkindadir.
5) Magick=Sihir zerine Balinius
tarafindan yazilmi olan bir kitap
Arap Haci Kalfa tarafindan
evrilmitir. Bu kitapta Balinius,
stn yetenekli bir Sihir/By
stadi
124
olarak tanitilmitir. (Not: Kitabin
ilk kez Apollonius tara findan
Amoriun'daki terk edilmi bir
manastirda bulun dugu ve
Grekeden Arapaya astronomer
Muhammed Bin Halil tarafindan
evrildigi sylenmitir.)
2 2
Apollonius'un bazi eserleri de,
Leclerc'in yazdigina gre, Halid
Bin Yezid tarafindan Arapaya
evrilmiler dir. Bunlar, tipla,
ifacilikla ilgili kitaplardir. nl
Ms lman matematiki Cabir
(Cebiri kuran) bu kitaplari
okumu ve kendi sistemini
gelitirirken Apollonius'un
"Matematiksel 5(y( Tlsmlarn!an
yararlanmitir.
2 3
Matematik ve Tilsimlar ile
Geometri ve Tilsimlar ara sindaki
"gizir ilikiler, tipki harfler ve
sayilar arasindaki gzle
grnmeyen fakat "&a!er 8
Yac" sayilan ilikiler gibidir.
slam dnyasinda birok tarikat
"2a$ass )lmi" di ye bilinen bu
dallarda uzmanlamitir, rnegin
Rifailer, Hurufiler ve en bata
da Melamiler slam aleminde
Hermetik-greti'yi yzyillardir
bilen ve aika olmasa da kapali
olarak hayatlarinda uygulayan
tarikatlardan bazda ndir.
4
4
4
1693 yilinda Londra'da yalniz
yaayan bir adam dra matik bir
ekilde intihar etti. Adamin
adi, Charles Blount'tu. Hayatini
Grekeden ngilizceye ve
Fransizcaya yaptigi evirilerle
kazanmaya alimiti.
Charles Blount'un intihanndan kisa
bir sre nce ngiltere Ulusal
Kilisesi, ilk resmi aiklamasini
yaparak Apollonius'u "Lanetlemi" ve
onun adinin hibir inanmi
Hiristiyan (Anglikan) tarafindan
anilmamasini istemiti. Charles
Blount, Apollonius'un drt ciltlik
hayatini Grekeden ngilizceye ve
Fransizcaya evirmi ve 1680'de
ilk cildini yayinlatmayi baarmiti.
lmnden nce son iki cildi de
ngilizceye evirmeyi
tamamlamiti. Nedir ki, bu ilk
cildin yayinlanmasindan soma
ngiltere'de Kilise'nin giri-
125
imiyle Blount aleyhinde mthi
karalama kampanyasi balatilmiti.
Kiliselerde yapilan toplantilarda,
yazili ve szl bildirilerde tam 13
yil sreyle Blount hakarete ug
rami, aagilanmi ve diger
ciltlerin yayinlanmasi yayinci lara
yapilan baskilarla engellenmiti.
Blount, Kilise ve onun bagnaz
savunuculari tarafindan adim adim
izlenerek tm yaami alt st
edilmi ve intihara srklenmiti.
l gintir ki, Blount, intihar
ettikten soma Kilise kendisinin bu
intiharda hibir rol olmadigini ve
olaydan duydugu znty bir
aiklama yaparak duyurmutur!
Blount'u n intiharinin zerinden
yil getikten soma
Fransa/Paris'te nl Pierre
Bayle'nin "Tarihsel $e Bleti rel
+'zl(k adli temel yapiti
yayinlanmitir.(1696)
te Apollonius'un adi ve
hayatinin ok kisa bir zeti ilk kez
bu szlkte ve aagilanmadan
aktanlmitir.(s. 266-
269) Blount'u n intiharinin
zerinden 86 yil getikten son ra
1779'da bu kez Amsterdam'da
Michel Rey, Blount'un evirisini
(Apollonius'un Hayati)
yayinlamitir. Tarihin garip bir
cilvesi olsa gerek, Michel Rey,
Blount'un eviri sini Papa 14.
Clement'e (1769-1774)
armagan/ithaf etmi ya da
etmek zorunda kalmitir.
Zorunda kalmitir diyorum nk
Rey'i n kendi baina da Blount
gibi kt lkler gelebilecegi
endiesini taimi olmasi
muhtemeldir.
Kaderin bir oyunu olsa gerek
Apollonius'un da tm yaami
boyunca agir ithamlara,
sulamalara, iftiralara ve
dedikodulara kari kendisini
savunmak zorunda kalmi bir
insandi -tipki evirmeni Charles
Blount gibi.
Apollonius'a yneltilen yogun
sulama onun "&ara 5(y("
yapabilen bir "5(y(c(" oldugu
idi. Apollonius, tm yaami
boyunca hibir zaman "&ara 5(y("
yapmadi gini sylemek zorunda
kalmitir. Onu ekemeyenler, ken
disin i iki kez imparatora ikayet
etmiler ve ondan davaci
olmulardir.
Bunlardan ilki Neron
dneminde Tigellius adli bir
kiiden gelmitir. Bu kii,
Apollonius'un kendisinin bazi
1
2
6
esrarengiz yeteneklerinin
oldugunu bildigi ve halkin g
znde bir "Tanr" sayildigini ve
herkesin ona "Tanr :roteus'un
43lu <ollonius" dedigini bu
nedenle de Apollonius'un
mparator Neron'u n dostu degil
dmani oldugunu ne srmtr.
Bu iddia zerine Neron'u n
huzurunda yargilanmayi gze alan
Apollonius, mparator'un nne
geldiginde, kendisini sulayan
Tigellius'a hibir sz sylemeden
bir sre bakmi ve birden ok ilgin
bir olay yaanmitir. Apollonius'u
"+ahte" Tanri olmakla sulayan
Tigellius, birdenbire A pollonius'un
"Tanr" oldugunu kabul ettigini
beyan etmi ve davasini geri
ekmitir. Apollonius byle ce
yargilanmadan aklanmi oluyordu.
Apollonius'un Neron'un dostu
olmadigi ve olamayacagi kesindir.
nk Flavius'un anlattigina
gre,
2 4
Apollonius, Neron'u n
d neminde zellikle de Yahudilere
ok baski ve iddet uy gulandigini
ne srerek mparatoru "Ralim"
olmakla su lami ve soyu
itibariyle hibir bagi olmadigi
halde, hak sizliga ugratilan bir
toplumun elinden alinmi haklarim
savunmutu.
ikinci kez yargilanii ise ok
ciddi bir itham ve sula madan
dolayidir. Bu kez mparator,
yaptigi zulm ve i kencelerle
tarihe gemi olan Domitian'dir,
onu sulayan ise Euphrates adli
bir dmanidir. Euphrates,
Apollo- nius'u mparator
Domitian'a kari bir darbe
rgtlemek ve kk bir oban
ocugunu ldrerek onun i
organla rina bakarak kehanette
bulunmakla yani cinayetle sula
miti. (Romalilar, hayvanlarin i
organlarina bakarak ke hanetlerde
bulunurlardi. Bu da bir Mantic
Bilimdir.)
2 5
Domitian, bu ihbar zerine
Apollonius'u -kendi istegiyle
durumaya geldigi halde- duruma
gnn erteleyerek zindana
artirmiti. Apollonius, burada
lme mahkum edilmi bir
tilmizi, Philiscus of Milus'la
beraber bir sre
-Flavius zaman belirtmemi-
kaldiktan soma, o nl durumaya
katilmi ve kendisinin tm
yaami boyunca, bir Pagan
gelenegi olmasina ragmen
"&urban" etme
127
(kesme) alikanligina son
verilmesini savundugunu, dola
yisiyla da insan ve/veya hayvan
hibir varligi ldrmedi gini
sylemiti.
Domitian iin nemli olan
obanin ldrlp ld rlmedigi
degil, kendisine kari bir darbe
veya suikast d zenlenip
dzenlenmedigini grenmekti.
Domitian'in mahkemesinde
yargilanan Apollonius, ite bu
duruma si rasinda, kendisine
idam cezasi verilmeden az nce,
herke sin gz nnde ortadan
yok olmutu! Bu garip olay il
gintir ki, o dnemden bu yana
her kaynakta aynen nakle dilmi
ve daha nemlisi devletin
tutanaklarina geirilmi tir. Flavius
Philostratus'un anlattigina gre,
zindandayken Apollonius diger
mahkumlarla iliki kurmu ve
onlarla uzun uzun
konumalar yapmitir. (Bu
dialoglar Flavius'un kitabinda
vardir.) Zindanda bir de zel
olarak Apollonius'u gammazlamak
iin oraya gnderilmi, ger ekte
mahkum veya sulu olmayan bir
de "Muhbir" var dir. Apollonius,
bu adamla da uzun konumalar
yapar. Ona "Tiranlarn" nasil
insanlar olduklarini anlatir,
Domitian'in da bir zalim oldugunu
syler. Fakat muhbir, ihbar etmek
iin geldigi hapishanede
Apollonius'a hay ranlik duyarak
ayrilir ve onu ihbar etmez.
6
Bu durumalar, bu ihbarlar ve
iftiralar Apollonius'un zalimlere ve
zulme kari bir filozof oldugunu
gstermek tedir. stelik bu
durumalar ve hakkindaki iddialar
hep Roma kayitlarinda,
tutanaklarinda vardir. Oysa,
ilgintir ki, armih' a gerilerek
ldrldg sylenen "Tanrnn
43lu" sa Mesih'l e ilgili, ne
ldrldgne dair, ne "5a basz"
dogduguna dair ne de en nemlisi
"7l!(kten +onra 0iril!i3ine" dair
TEK BR BELGE YOKTUR.
Hibir Rom a ve/veya Yahudi veya
Arami/Syriac kayitta bunlara
rastlamak bugne degin mmkn
olmamitir, bundan son ra olur mu
bilinmez?
1
2
8
Daha nce de belirttigim gibi,
1501 tarihine kadar Apollonius'un
yaami ve eserleri hakkinda
yaklaik 1200 yil sreyle bir
sessizlik srmtr. znik
Konsili'nin ka rarlan geen yillarla
birlikte sertleerek baskici
zellikle rini artirmi ve sadece
Apollonius'un degil, neredeyse
tm Gnostik ve Pagan filozoflann
yaanilan ve eserleri yakilmi
ve/veya yasaklanmitir.
Gnmzn Vati kan'inda da
yasak kitaplar listesi (Index Libri)
vardir. Bu listede 1000'den fazla
kitap ve el yazmasi vardir. Bir
de ikinci bir yasak kitaplar listesi
vardir ama bunlar daha ok son
iki yzyil iinde yazilmi ve
"Rararl" ve/veya ahlak dii olarak
nitelendirilmi kitaplardir.
1501-1599 yillan arasinda
talya'da (zellikle de Ve
nedik'te) Alemannus tarafindan
yapilan Latince eviri tam yedi
kez basilmitir. Aync a Paris'te
kez (1555,
1596 ve 1599) svire'de bir kez
(kismen Basel'de 1572)
ve Brksel'de iki kez (resimli
1588'de) yayinlanmitir.
1611-1699 yillan arasinda
Apollonius'un yaami ve eser leri
sekiz kez yayinlanmitir.
Bunlardan en ilginci "#(l $e 2a
&ar!eli3i" rgt tarafindan
yayinlanan 1670 tarihli bir
risaledir. Burada Apollonius'un
yaami ve eserleri hakkinda, nl
byk Okltist Kont de Gabalis'in
ali malariyla ilgili bilgiler
verilirken sz edilmitir.
Apollonius ile sa Mesih
arasindaki inanilmaz benzerlik
lere ilk dikkat eken ite bu gizli
Oklt rgt olmutu.
1705-1798 yillan arasinda
Avrupa'da Apollonius ile ilgili on
bir kitap yayinlanmitir. Bunlann
arasinda en il ginci hi kukusuz,
Apollonius ile sa'nin aika
karila- tinldigi 1740 tarihli
"Bssai sur les moeurs" balikli
ve Franois Marie Arouet de
Voltaire imzali alimadir. Ay nc a
1798'de nl Fransiz dnr
ve yazan Pierce Samuel
Sylvestre de Sacy, 50 sayfalik bir
blm yazarak Apollonius'un
"+rlan" ile ilgili bilgiler
vermitir. Sacy,
129
ilgintir ki, Philostratus'un
eserinden degil ve/fakat
Apollonius'un onun Araplarin
arasinda tanindigi Balinius adiyla
yazdigi eserlerden sz etmitir.
Bu alimasinda Sacy,
Balinius'un ender rastlanan bir
"<limN+age" ve "5ilge"*
oldugundan sz etmitir. Apollonius
ile ilgili ya yinlarda 19. yzyilda
bir patlama yaanmitir. yle
ki,
1801-1898 yillan arasinda
Apollonius'la ilgili ya da on dan
sz eden tam 49 eser yayinlanmitir.
Bu ykselite Avrupa'da Katolik
Kilisesi'nin uyguladigi korkun
baski- lann, Sanayi Devrimi ve
Fransiz htilali araciligiyla kinl-
mi olmasinin etkisi vardir. Bu
yzyil iinde yayinlanan kitaplann
arasinda en ilgin olanlan hi
kukusuz, adin dan daha nce
sz ettigimiz Jean Albert
Reville'in Pa ris'te 1865'de
yayinlanan ve Apollonius'u bir
":agan Mesih"'Q olarak tanitan
kitabiyla, 1877'de Teosofi'nin ku
rucusu nl Rus kadin Okltisti,
Helena P. Blavatsky'nin ilk eseri
"his" de yazdigi vg dolu
sayfalardir. 19. yz yilda
Apollonius ile ilgili yazilmi diger
kitaplar arasinda Michael
Faraday' m Londra'da 1883'te
yayinlanan ve Apollonius'un
yaaminin alinarak sa'ya
atfedildigini an latan kitabi ok
tartima yaratmitir.
Diger bir ilgin kitap ise,
")sa Mesih'in 5ilinmeyen 2ayat"
adiyla 1894'te Moskova'd a
yayinlanmitir. Kita bin yazan
Notovitch, Apollonius'un
yaaminin muhteme len isa'y a
adapte edildigini vurgulamitir.
1898'de yayin lanan A. P.
Sinnett imzali bir inceleme
Londra'da Teosofik-Blavatsky
tarafindan kurulan dernek- Society
ta rafindan yelerinin bilgisine
sunulmutur. Ayni yil iinde bu
kez Paris'te Gabriel de Sacy
tarafindan ok ilgin bir kitap
yayinlanmitir. Gabriel de Sacy,
Apollonius'un ger ekte "5ahaili3in"
kurucu Peygamberi olarak kabul
edi len Bahaullah'in manevi
ynlendiricisi oldugunu ne
srmtr.
Nedir ki, 19. yzyilda
yayinlanmi en tartimali kitap hi
kukusuz Amerika'da
Philadelphia'da yayinlanmi olan
Jonathan M. Roberts ve Geretta
Spearman tarafindan
1
3
0
yazilmi alimadir. Bu kitabin
adi, "6sa Mesih YoktuV in cil'!eki
73retmen <ollonius ofTyana" idi.
te 1895'de yayinlanan bu kitap
ilk kez sa Mesih ve Apollonius
kari latirmasini Amerikan
kamuoyuna taimi ve beklendigi
gibi inanilmaz bir tartima
balatmi ve bata Mason Lo
calari ile yobaz Katolik evreleri
arasinda uzun sreli ya zili, szl
hatta kavgali tartimalar
yaanmitir.
Bu tartimali kitabin
yayinlanimdan be yil som a bu
kez New York'ta, "<ollonius 'un
)ncili" (The Gospel of Apollonius)
adli bir kitap yayinlanmi ve tam
snmekte olan tartimayi yine
atelemitir. Kenneth S. Guthrie
im zali bu kitapta artik aika
Hiristiyanlara yeni bir ")ncir
sunulmutu. Guthrie'nin kitabi
Apollonius'un nl "1asi8
yetiNTestameutum"u zerine
yazilmitir.
1900-1999 yillan arasinda ise
bata ABD olmak zere
ApolloniusTa ilgili 200'den
fazla felsefi, ezoterik, kabalistik
ve okltik kitap/alima
yayinlanmitir. Bunla- nn
arasinda ilgin olanlar unlardir;
Paris ve New York'ta ayni sirada
yayinlanan (1932) ve
Apollonius'u Bogomil- lerin
Fransa'daki versiyonu olan
Albigenslerin Peygambe ri olarak
sunan Maurice Magre imzali
kitaptir. (Albigensler, daha nce
de dedigim gibi Gnostik Hiristi
yanligin Fransa'daki
temsilcileriydiler. Tapinak
valye leri de dahil birok gizli
rgt Albigenus Gelenegine bag
liydilar. Bu topluluk Katolik
Kilisesi'nin acimasiz baski siyla
yakilarak ve/veya kilila ldrlerek,
yok edilmitir. Avrupa'daki ilk byk
kitle katliami ite bu Albigenslere
uygulanmitir. Katolik Kilisesi,
kendi kilisesine uymayan diger
Hiristiyanlan "Yakarak''' yok
etmekten kainmami tir.)
1947'de ise nl l Deniz
Belgeleri tartima ortami na
girmiti. Bu meyanda, sa'nin
kardei oldugu sylenen
Thomas'in kayip )ncili"
bulunmutu. Bu arpici ve air
tici bir ncil'di. lgintir ki bu
ncil'in yazan olarak,
Apollonius'un grencisi Ninovali
Damis gsterilmitir. Diger bir
anlatimla sa'nin kardei diye
bilinen Thomas
131
-1!3# !A#.#'!# 6922/?, )*
!A#.'# 06'/!/! $7!*! 37: (*
U(8'3 DE31$$E 6?6!
D2#$ 692/?'/& B* #33# 3
.0#6' 3C!6$/!/ ..- )*..-
1'2#?'#(&
>1 5I& 6C96/.3 A,7..7!#*$ 0--/!3
69/.2/? '('/?
2$/9 1! B!12.# -#') A.#A1
J#!$'7! #29 '2/?'/&
%K<;'31 N1 L Y7(-''
66/!.!! )* -#')/! '19#
3/!3 "#9.#63#M
"A)ollonius o1 T&ana2 Founder o1
3hristianit&"
"T6!./ A,7..7!#*$M H/(#$'#6!./:/!
K*(*A*$*&"
1
3
2
=&=&
A,7..7!#*$NB
.#!#*$
"To lie unfreeO
truth is noble "
"Yalan
s'ylemek
k'leliktirO
0o3ruluk ise
soyluluk" "
<ollonius of
Tyana
/
Gabriel de Sacy, sa Mesih ve
Balinius ile 19. yzyilin balarinda
ran'da ortaya ikmi olan Bahailigi
ve onun kurucusu olarak kabul
edilen Bahaullah'in yazilarim ve
dncelerini karilatirdigi kitabi
1889'da yazmi ve Bahaullah'i, 19.
yzyilin en nemli "9eformat'r"(
olarak degerlendirmiti. Bu
kitap yayinlandiginda Bahaullah
adiyla taninan Mirza Hseyin Ali
Nuri (1817-1892) henz
hayattaydi. (Bahaullah, Allah'in
Hameti demektir)
3
Bahailik akimi ile Apollonius'un
gerekten de bir bag lantisi var
midir? Buna bakmakta yarar vardir.
Kaldi ki, Bahailigin, gerek
kuruculari "5abiler" "5abilik%'' diye
bi linen bir akimin ncleriydiler.
Bu nclerin en nls ise,
"&urretul <yn" adiyla taninan bir
kadindi. Trk asilli bu ranli/Azeri
kadin, Babailigin tek kadin
Havarisiydi ve tipki Maria
Magdelena gibi (Mecdelli
Meryem) bu akimin kurucusu
"5ab" ile birlikte bu mezhebi
yaymiti.
Gerek adi Zerrin Ta olan
Kurretul Ayn, 19. yzyilin
balarinda (Bir kaynaga gre
1818) ran'd a Kazvin'de
133
dogdu. Babiligin tarihine egilmi
bazi Trk yazarlari (S leyman
Nazif, Dr. N. zuca, N. Nazif
Tepedelenlioglu) onun Trk
oldugunu sylerler. Babasi Haci
Molla Mu- hammed Salih ve dedesi
Haci Molla Muhammed Taki,
Kazvin'in nde gelen
mtehitlerindendi. Tm
ailesinin, o sirada Kazvin'd e
yaygin bulunan eyhi tarikatiyla
yakin ilikileri vardi. Zerrin Ta
da kadinlara greli bir bagim sizlik
taninmasini savunan, kapilarini
kadin mridlerine kapali tutmayan
bu tarikati benimsemiti.
eyhiligin ku rucusu eyh Ahmed
Aksai'nin en nemli tilmizi olan
Ha ci Seyyid Kazim Resti ile sik sik
grrd; teolojik for
masyonunda bu grmelerin
agirlikli etkisi olmutur. Hatta
somadan tm Babilerce de
benimsenecek olan "Kurretul Ayn "
(Gznuru) ve "Ferehul-Fuad"
(Gnl s rr) adlarim ona
Seyyid KazimTn verdigi sylenir.
1845 yilindan balayarak
ngiltere, Fransa ve Rus ya'ni n
rekabet ve paylaim alani
olmanin, arka arkaya ye nilgiyle
sonulanan savalarin; ierideyse
rvet ve yol suzluk olaylarindaki
hizli artiin etkisiyle iyice
bunalan ran'da dinsel grnml
hareket ve ayaklanmalar sregi-
diyordu. ahlik ynetimi dengeye
gre kimi zaman ieri de
otoritesini kirmak istedigi ii
Mollalara kari bu hare ketleri
destekliyor, kimi zaman en kanli
biimde bastiri yordu.
Bu akimlardan biri ve en
gls "5ab" (Szlk an lami:
Kapi) diye bilinen Seyyid Ali
Muhammed'in vaazettigi, iiligin
Mehdi dncesi, Yahudi
K)).'si, Zerdt dini, Dogu
Kilisesi, slam Sufileri ve
Hurufi- lik'ten esinlenen Babilik
idi. Kaldi ki, bir ve ayni toprak lar
zerinde birlikte yaayan tm bu
din, inani ve deger ler birbirleriyle
yogun bir etkileim iindeydiler.
Babiligin kurucusu Ali Muhamme
d de 1819'da iraz'da dogmu,
Retiyye (Mehdi dncesini
vaazeden bir tarikat)
eyhTerinden ders grm,
matematik, felsefe ve astrolo jiye
olan ilgisinin yani sira, ncil'i,
Yahudi dinini, Zerdt inancini,
Arami felsefesini incelemi,
somadan kurdugu
1
3
4
sisteme de yansiyacak olan antik
okltizm-ezoterizm ze
rine derin bilgi sahibi olmutu.
iilik ve bundan hareketle
kendine gre byk bir s lamiyet
eletirisi getirerek, yeni bir
inan sistemi olan Babiligi ilk
kez iraz'da vazetmeye baladi.
(1843) Tan ri'nin bilinmesinde
araci olacak olan Bab (kapi), adini
al masi da bu tarihlere rastlar. (sa
da kendisini "kapi " olarak
gryordu. slam Ezoterizmi'nde
"kapi " dncesi nemli bir yer
tutar. Seyyid Ali Muhammed de
"Bab " kelimesine mistik bir anlam
yklemiti. Ona gre "Bab " ilahi
hakika ti arama araciydi.)
Bu siralar Seyyid Kazim Resti
lm (1843), eyhiler yeni bir
arayi iine girmilerdi. Kurretul
Ayn Seyyid Ka zim' m nde
gelen mridlerinden Molla
Hseyin Burevi'ye bir mektup
yazarak, bir esrarli "Zuhur"u n
ya kin oldugunu hissettigini belirtti.
Kendisi de arayi iinde olan
Molla Hseyin bu mektuptan da
aldigi gle yola ikti. Yolu
iraz'a dtgnde Bab' i buldu;
onun greti sini benimsedi. Bab,
mektubunu grdg Kurretul
Ayn'i da havariligine kabul
ederek, 18 (kendisiyle birlikte
19) huruf-l hayy (hayat harfleri):
Babi sistemine gre varlik'i
yaratan ilkeler-nitelikler arasinda
yer verdi.
Babilik Zerrin Ta iin nemli bir
dayanak noktasi olmutu. Bu
inancin ileride grecegimiz
akidlerine daya narak peesini
atti, halk iinde Bab'i n grlerini
savunan vaazlar vermeye baladi.
Bu vaazlarda poligamiye kari
ikiyor, kadinin da toplumsal
yaamda yerini almasi ge rektigini
savunuyordu.
nceden kendisini Allah'in
gnderdigi bir Peygamber, Bab
olarak degerlendirilmesine karin,
Seyyid Ali Mu hammed, bir sre
soma, yeni bir iddiada bulundu:
O, Ha kikat'm iktigi kaynak,
Allah'in bir tezahr, kutsal bir
grntyd. Nokta ve Hazret-i
Ala ismini aldi. Bundan soma
Bab ismi, Horasanli Molla
Hseyin Burevi iin kullanilir
oldu.
135
Bab veya yeni adiyla Nokta,
bundan sonra iraz'dan hi
ayrilmadi ve zamanini kurdugu
yeni dinin teorik ve teolojik
umdelerini formle etmekle geirdi.
Babilik'in yayginlatirilmasi ve
siyasal bir g haline
dntrlme si ite bata Molla
Hseyin Burevi olmak zere,
ilerinde Kurretul Ayn'i n da
bulundugu 18 havari veya
Huruf-l hayy tarafindan
gerekletirildi. Propagandalarinda
yerine gre ya yeni dini selamliyor
ve herkesi yeni imana agiri
yorlar, ya da iir akidesine gre
uygun olarak, beklenen mam
Mehdi 'nin, Nokta'ni n kiiliginde
ortaya iktigini savunuyorlardi.
Babilik akimi ilk bata ran
olmak zere zellikle Hindistan
ve Uzakdogu'd a ok hizli bir
yayilma gstermi ve pek ok
taraftar toplamiti. Bu durum
ranli yneticiler tarafindan
sakincali bulundu ve 9
Temmuz 1850'de Seyyid
Muhammed asilarak ldrld.
Bundan iki yil som a Kurretul
Ayn ve arkadalari ikenceyle
ldrld- ler.
Bab ve nde gelen Babilerin
ldrlmesiyle Babi ha reketi
byk lde gten dmt.
Ancak bir yandan bir kisim
Babi'nin biad ettigi Subh-i Ezel,
diger yandan Bagdat't a Bab' m
mjdelendigi Men Yesher Hu Allah
(Al lah'in izhar edecegi kii)
oldugu iddiasiyla ortaya atilan
kardei Mirza Hseyin Ali
(Bahaullah) Babileri kismen
topladilar. Ancak bu iki kardein
de kendilerini Bab'in ha lefi ilan
etmesi Babilik'i Ezel ve Bahai
olmak zere ikiye bld.
in ilgin yani, Bahaullah'in,
peygamberlik iddiasin da
bulunmasinin hemen ardindan
Osmanli mparatorlu- gu'nu n
emriyle stanbul'a getirilmesidir.
Yaninda seksen drt kiiyle
stanbul'a gelen Bahaullah burada
drt ay ka larak bir takim gizli
faaliyetlerde bulunduktan soma,
Edirne'ye gnderilerek 4-5 yil
kadar orada kaldi. Mirza Hseyin
Ali'nin misyonunu aiklamasi
Edirne'de olmu tur. Ancak iki
kardein girdigi dinsel atimadan
tedirgin olan Osmanli Sarayi,
Babi ve Bahaileri Edirne'den
136
srerek Bahaullah ve Babaileri,
Filistin'de Akka'ya, Mir za Yahya
ve Ezelileri de Kibris'a gnderdi.
(1868) Her ikisi de propaganda
faaliyetlerini buralarda
srdrdler. Bugn Bahailik kolu
baat durumdadir ve dnyaya
yayil mitir. Ayrica az sayida
Ezeliler de mevcuttur.
ok kisa bir sre iinde, ran'd
a zellikle de elit (ta ninmi i
adamlari, zenginler, ileri gelen
aileler, filozoflar, Sufiler, Yahudi
Tacirler vb.) arasinda yayginlaan
Babi lik, slam Sufiligi, Yahudilik,
Zerdt inanci, Dogu Kili sesi,
Dogu okltizmi ve Hurufiligin her
birinin etkisi al tinda her birinden
unsurlari bnyesinde
sentezletiren bir inaniti.
Babi/Bahailere gre Allah zde
yaraticidir, nk ha yatin
kendisidir, hayati nereder ve
neretmenin tek yolu,
yaratmaktir. Allah yaratabilmek
iin yedi harfi/kelami kullanir:
Bunlar kuvvet, iktidar, irade,
eylem, kerem, zafer ve vahiy'dir.
Bunlar harf ve kelam olmanin yani
sira, ya radilita etkin olmu
nitelik/degerlerdir ki bunlara
0*(*8G C. 066 denir.
Allah'in yaraticiligi tam'dir, yaratiginki
ise kusurlu;
ardindan mutlaka paralanma,
azalma, tahrib olma gelir.
Yaratik, kutsal deger-nitelikler'in
tmne sahip olma digi iin
Allah-olmayan'dir. Ama, Allah'tan
tmyle ayri da degildir. O yalnizca
eksiklidir. Tamligina son Yargi
Gn'nde, Allah'a kavumakla
ulaacak, onunla btnle ecektir.
(Bu bakimdan Tasavvuf daki
Fenafillah dn cesiyle paralellik
gsterir.)
Gobineau, Babilerin Tanrisi 'na
ilikin olarak unlari sylyor:
"Babilerin Tanrisi, grldg
gibi Kaldonya felsefesi nin,
skender'in, Gnostik teorilerin
byk bir kesiminin, by
kitaplarinin kisacasi Dogu biliminin
Tannsi'dir. Pantatek'in (Tevrat'in
ilk be kitabinin adi) degilse de
Gomora ve Talmud'un vaazettigi
Tanri budur. Musa ve sa'nin
grenebildiklerinden hareketle
slam'in tanimla-
137
maya alitigi Tanri bu degildir
ama, tm filozoflarin, kri tiklerin,
tm akilli kiilerin, yani Sufilerin,
Semitlemi Zerdtlerin (Yani,
Sasanilerden bu yana tm
Zerdtle- rin) ilim bu lkelerde
boy attigindan beri aradigi,
taptigi Tann'dir . Bab, Hiristiyan
ve slam boyundurugunun bir
sre glgede biraktigi bu Tanri'yi
tekrar hatirlatmaktan,
karanliklardan ekip ikarmaktan
baka bir ey yapma mitir."
4
Babilere gre Ali Muhammed'i
n iinde Allah'in ce malinin
grldg bir ayna oldugunu ve
herkesin O'nu orada
grebilecegini de ekle} 'C%I &
Babiler, her harfin sayisal
bir deger yklendigini "ebced" e
byk nem verirler. Babi
dncesine gre Tann'ni n
sayisal ifadesi, "Vahd " ve "Ahy "
(hayat veren)i de karilayan ve
"hayat veren tek " anlamina gelen
19'dur. "Vcud"u n ebced
hesabindaki degeri de 19
tutmaktadir.
19 sayisi tm Babi ve Babiligi
temel alan Bahai yaa minda
denetleyici durumundadir.
Babi/Bahai takvimine gre yil 19
ay, ay 19 gn, gn 19^aat
vb.dir. Hukuki ve ticari tm
dzenlemeler nceden
yerletirilmi bu ilahi uyumu
bozmamak iin 19 sayisi
temelinde yapilir. Bab, Tanri ile
Tann'da n kopan yaratik
arasindaki uyumun ye niden
kurulmasi iin "he r eyi birlik
sayisina gre, yani
19 blm halinde
rgtleyiniz" demektir.
Kendisinden nceki
peygamberleri kabul etmesine,
onlari kendi dnemleri iin tutarli
saymasina karin, d nemlerini
doldurmu olduklarim syler.
Kendi nerdigi sistem, tmnden
daha sonra geldigi iin, tmnn
ta mamlayicisi durumundadir.
Babi-Bahai dncesinin en
nemli ilkelerinden biri de
temizliktir. Su, temizligin
kendisidir ve temizler. yle ki,
Babi savailari, savairken,
kanlan vcutlarina ya banci olan
giysilerine degip kirlenmesin
diye, giysilerini ikanp iplak
savairlardi, iyi giyinmek, her
trl lks ve ss eyalan, degerli
talar Babilere haram
kilinmamitir.
1
3
8
Aksine, inziva ve istimna'ya kinanmasi
gereken davrani
lar olarak bakilmaktaydi.
Babilik'te zellikle de iki
dnemlerinde mallar or takti.
Bab'in lmnden soma tasarruf
hakkini elde ede bildiler. Bunun
temelinde her trl malin Allah'in
oldugu dncesi yatar. Bahailerde
Kible yoktur. Allah her yerde
oldugu iin istedikleri ynde ibadet
ederler.
Bahailerin bulundugu her
lkede bir M#..# R*0!# M0+#.
ve yerel organlar olan
M0..# R*0!# M0+#..1( vardir.
Bahailer kendi aralarinda ikan
her tr l anlamazligi bu
organlarda zmlerler; sivil
mahke melere ikmalari yasaktir.
Her kitada bir tane olmak zere
be Bahai Mabedi
bulunmaktadir. Bunlar,
Chicago (ABD), Kampala
(Uganda), Akabat
(Trkmenistan), Sydney
(Avustralya) ve Frankfurt
(Almanya)dadir. Ce nevre ve
Lozan da merkezleri
durumundadir.
5
Gerekten de Balinius'un yaami
ve eserleri dikkate alindiginda
Babaullah'in "Le$ih" diye
tanimlanan yaam tarzi ve Tanri
inancasi arasinda siki benzerlikler
vardir. Dogu mistisizmi bata
olmak zere, Kabala gretisi,
ezoterizm, okltizm ve
Maniecheism hep Apollonius tara
findan "$aaz" edilmi
gretilerdir. Temizlik yasalari
(abdest) ve tm dnyayi
insanlarin ortak mlkiyeti gibi
grmek Apollonius ile onun bir
tr "9elikas" sayilabile cek olan
Babaullah arasindaki birok ortak
husustan bazi laridir. Diger bir
anlatimla, eger Apollonius, bir
"0in" kurmak isteseydi, bugnk
haliyle degil ama 1880'lerdeki
"+afl3" iindeki Bahailik gibi "Cult"
kurardi, denilebilir. Bahaullah'in
Balinius'un eserlerinden esinledigi
kesindir.
imdi de Apollonius'un
yaaminin ve gretisinin bazi ilgin
yanlarini grelim. sa Mesih'e
aften Kutsal Kitap'ta yazilanlarla,
Apollonius'un yaadigi dnemde
belgelen mi bazi szlerini ve
eserlerini karilatiralim. Bu
tahmin lerin tesinde ilgin
sonular verecektir, airmayin.
139
Apollonius ile sa Mesih'i n
karilatirilmasi konusu yeni bir
olay degildir. Bu tartimalar ilkin
Philostratus'un kitabinin
yaziliindan soma balami ancak
doruk nokta sina, daha nce
szn ettigim yksek brokrat
Bitniya Valisi Hierocles'in Domitian
dneminde yazdigi Apollonius'un
hayatini ve mucizelerini anlattigi
kitapla ulamitir. Domitian
dneminde bata Anadolu olmak
zere, .S. 3. yzyilda
Hiristiyanlar ok kk bir azinlik
tilar. (Bkz: Ek) O dnemdeki
Kilise Babalan, kendilerine bir trl
inanmayan Anadolu halkindan ok
Devleti yne tenleri ve onlan n
kanlann i ve kizlanm etkileyerek
Hiris tiyan yapmaya
ynelmilerdi. Bu gizli
faaliyetlerinde de baanli
olmulardi.
Daha soma .S. 302 yilindan
itibaren mparator Diocletian,
Hierocles'in bu kitabindan yola
ikarak, Ana dolu'd a
Hiristiyanligin yayilmasini
engellemi ve baski uygulamiti.
Bu kitabin etkisi o kadar ok
olmutu ki, d nemin Kilise
Babalan, rnegin Filistinli Eusebe
(Eusebe de Cesaree) sadece bu
kitabi konu alan ve sa'yi savunan
"2ierocles'e &ar'' (Contre
Hierocles) adli kitap yaz mak
zorunda kalmiti. Eusebe'nin
dogrudan Apollonius'u hedef alan
bir kitabi daha vardir.
8
Hierocles, kitabinda, o gnlerde,
sa Mesih'e atfedilen mucizeleri,
gerekte sa'nin degil,
Apollonius'un yaptgini ve/fakat
Hiristiyanlarin Apollonius'un
yaptiklan- ni/mucizelerini ")ntihar
(Plagierism) yoluyla alarak hak
siz bir ekilde sa'ya
malettiklerini aiklayan ilk yazar
dir/devlet adamidir. Buna karilik,
Kilise Babalan, ister istemez,
Apollonius'un ok nl bir ifaci
(Thaumaturge) oldugunu,
mucizeler yarattigini ama aslinda
bunlari "&ara 5(y(" araciligiyla
edindigini ve sa'nin mucizelerinin
Apollonius'unkilerden byk
oldugunu yazmilardir. Eusebe,
Apollonius'un rnek bir insan
oldugunu, rnek
140
bir ahlk sahibi oldugunu kabul
ettigini ama konu mucize lere
gelince bunlari gizlice grendigi
By ve Sihir araci ligiyla
yaptigini, yapabildigini ne
srerek onu sahtekr likla
sulamitir. lgintir ki, adindan
bugnk ncil'de de sz edilen
Simon Magus adli kiiyi de, ayni
sulamayla karalamilardi. Gospel
yazarlari Simon Magus'un , ok
tehlikeli ve ok maharetli bir
byc oldugunu belirtmi ler
soma da onun sa Mesih'in
stnlgn kabul ettigini
duyurmulardi. Simon Magus, 1.
yzyildaki Gnostiklerin nde gelen
liderlerindendi.
Tipki sa Mesih'in yaamini ve
eserlerini (mucizeleri dahil)
anlatan 4 Gospel-Yazan oldugu
gibi, o aglarda Apollonius'un
yaamini ve mucizelerini anlatan
4 yazar vardir. Bunlar, sa iin,
Matthew, Marcus, Luke ve
John'dur; Apollonius iin de
Flavius Philostratus, Moeragenes,
Sotorichus of Oasis ve
Hierocles'tir. lgin tir ki, sa
Mesih'in yaamini yazmi olan bu
kiiler -eger gerek iseler- bilindigi
zere ya ok az dini egitim
grm ya dindii mesleklerde
grev almilardir, rnegin Matta
vergi tahsildariydi. Apollonius'un
yaamini ve mucizele rini yazmi
olanlar ise tarihi, felsefeci,
brokrat ve siyasetiydiler.
1996 yilinda Time dergisi,
")sa'y <rarken><ray" balikli bir
dosyayi kapak yapmiti.
9
Derginin bu sayisin da David Van
Biema imzali yazida, daha nceki
blmde de degindigim "5e #oseH
sa Seminerine katilan ilahi
yatilarin ve bilim
adamlarinin bulgulari iiginda,
4 Gospel'de anlatilanlarin pek
ogunun yalan yanli ol duklarinin
kesinletigi vurgulanmiti. Ayrica
4 Gospel ya zarinin (4
Evangelist'in) de hi
gvenilmeyecek kiiler olduklari pek
ok ilahiyati ve bilim adami
tarafindan vurgulanmiti. lgintir
ki Apollonius'un.hayatini ve eser
lerini birinci elden yazmi olan
ilk drt yazar, hibir e kilde
"#($enilmez" bilgileri yazan
"+ahte" ve/veya kim likleri
belirsiz, kiiliksiz insanlar olarak
tarihin hibir d neminden
digerleri gibi sulanmamilardi.
Tersine bu
141
yazarlar, hem de kendi
dnemlerinde hem de 1700 yil
iinde hep en gvenilir kaynaklar
olarak gsterilmilerdir.
Yine ilgintir ki,
Protestanligin kurucusu Martin
Luther de, bu drt Gospel
yazarindan ilk nn "2i
#($enilmez'''' kiiler olduklarini,
dolayisiyla sadece John' a
bakilmasi gerektigini hep vaaz
etmiti. 1835'de David Friedrich
Strauss, ")sa 'nn Yaam" adli
kitabini yayinla yinca, Luther'in
balattigi tartima artik bilim
alanina ta inmi oldu. Strauss,
kitabinda eldeki -znik Konsili'nde
kabul edilen- metinlerin ogunun
somadan ekleme oldu gunu,
bunlara gvenilmemesi gerektigini
vurguladi. Onun aiklamalari
somaki kuak ilahiyatilara yol
gsterici ol du. Bu inania gre
ncil ile Tarih ve Bilim
uyumuyordu. ncil'deki veriler,
mucizeler vd. ne tarih bilimi, ne
de po zitif bilimlerle aiklanabilirdi.
ncil'de adi geen kentler,
kasabalar ve olaylar tarihen
"Raten" hi var olmamilardi!
Strauss ve diger birok ilahiyatiya
gre ncil'deki sa ile ")mann"
sa'si ayaydilar, aralarinda bir
bag yoktu. Belki olmasi da
gerekmiyordu! Diger bir anlatimla,
inanmak is teyenler gerek-
olmayan, "+anaH bir kiiye iman
etmekte serbesttiler.
Tipki Apollonius iin oldugu gibi sa
Mesih iin de, gretisinde
"5(y(c(l(k" ve sihir bulundugu
sylenmitir. sa'nin dogumundan
balayarak, daha sonra suyu
araba evirmesi, ly diriltmesi
"Cin" kovmasi (Exorcism) ve diger
"Mucizeleri" ne hikmetse, aynen
Apollonius iin de geerlidir. O da
"'l(y( !iriltmi"* o da bir kenti
(Efes) salgindan kurtarmi, o da
insanlara, tipki Essenelerin Es
rarengiz Belleticisi gibi "=ifa"
dagitmitir. Tek farkla ki sa,
"5(y(c(l(kle" sulanmami, ama
ne hazindir ki, "=ifa Jstas"
Apollonius "5(y(c(" olmakla
sulanmitir.
Eger bazi zel bilgiler (Occultik)
araciligiyla insanlara ifa dagitmak
byclkse, Musa da, sa da
byc sa yilmaliydilar. Hele
Musa, Tevrat'a gre, Misirli
Byc lerle, Firavun'un
huzurunda yarimi ve kendi
"Tanrs nn" ona verdigi "+ihirin"
firavunlarin byclerinkinden
142
daha gl oldugunu kanitlamaya
alimiti. Ote yandan eger
"Yoktan 1ar Btmek" byclkse,
ilk bata Tann'ni n kendisi "5a"
byc sayilmalidir. Niin
Apollonius ve Gospellerdeki Simon
Magus, byc sayilmilardir,
bu belli degildir. Ortada aik bir
haksizlik oldugu kesindir.
Tipki sa Mesih gibi Apollonius
da en yakin dostlarin dan birinin
ihanetine ugramitir. Bilindigi gibi
12. Havari olarak taninan Judas
Iscariot, Romalilardan (ya da
baka bir anlatima gre
Yahudilerden) 30 gm sikke
rvet aldiktan soma sa Mesih'i
Romali askerlere ihbar etmitir.
te yandan sadece bu ")hbar" masali
bile kendi iinde bu Gospelleri
"Yalanlar" mahiyettedir. nk
Judas, ilgin tir ki, Gospellerde
yazdigina gre, ONU H
TANIMA YAN, ADINI, SANINI VE
NASIL BR OLDUGUN U H
BLMEYEN Romalilara yle bir
neri gtrmt: Ben sa'nin ve
Havarilerinin yanina gidecegim,
hangisini ensesinden persem
ite "4" kii kendisinin "Tanr
'nn 43lu" ve "Yahu!ilerin &ral"
oldugunu iddia edendir; be nim
kimi ptgme bakip, kiiyi
tanirsiniz ve yakalarsi niz.
Bu anlatim, ayni zamanda,
Gospel'de "2erkes 4'nu tanyor
$e ein!en binlerce kii
gi!iyor!u" diye yazilan lari da
yalanlamaktadir; lkenin egemeni
olan Romalilarin ")sa Mesih"Q*
birakin tanimayi, varligindan bile
haberleri yoktu.
Apollonius'u da yakin dostu -sonra en
hirsli dmani
-Euphrates, mparator Domitian'a
ihbar etmiti. En yakin dostlarinin
ihanetine ugradiklari bilinen bu iki
kiiden Apollonius, Domitian'in
Gvenlik Bakani (Prefect)
Aelian tarafindan zindana
atilmiti. Kendisine isnad edi len
sular "Cinayet" ve darbecilerle
ibirligi idi.
Ne kadar ilgintir ki, en
yakinlari tarafindan ihbar
edildikleri bildirilen iki kiiden, sa
Mesih'in GEREK TE JUDAS
TARAFINDAN H HBAR
EDLMEDG bizzat Hiristiyan
lahiyatilar tarafindan
1996'da
143
aiklanmitir. Diger bir anlatimla
Judas Iscariot, 30 g m sikke
alarak sa Mesih'i Romali
askerlere ihbar et memitir. BU
HBAR OLAYI TAMAME N
somadan uy durularak ncil'e
konmutur.
1 0
Oysa
Apollonius'un ihbari gerektir.
Yazili metinlere ve Roma
belgelerine gre bu HBAR
GEREK, Romali askerlere yapilan
HBAR MASALDIR !
Tipki Apollonius'un baina
geldigi gibi, ne ilgintir ki;
sa'nin baina da benzer bir olay
gelmitir. Buna gre bu iki kii,
bir sre iin, en yakinlari
tarafindan NCE SAHTE TANRI
olduklari gerekesiyle
REDDEDLM LER, SONRA DA
SZLERN GER ALARAK ON
LARIN "TANRI " (LORD JESUS)
VE "NSAN SURE TNDEK
TANRI " olduklarini kabul ve
beyan etmiler dir. sa Mesih, en
yakini Aziz Peter tarafindan Romali
as kerlerin nnde nce
reddedilmi, soma da yeniden
ka bullenilmitir. Rastlanti bu ya,
Apollonius da, Tigellius ta rafindan
nce RED edilmi, sonra MAHKEM
E karisinda O'nu n nsan
Suretindeki Tami oldugu kabul
ve beyan edilmitir. sa ile
Apollonius arasindaki bu olayda
TEK FARK vardir, o da
Apollonius'la ilgili RED ve KABUL
meselesi Roma kayitlarinda,
duruma tutanaklarinda var- dir.
(Damis'ten naklen) AM A SA'nin
baina gelen AYNI olayla ilgili
hibir kayit yoktur!
Tipki sa'nin l Lazarus'u
diriltii gibi, rastlantiya bakin ki,
Apollonius da Efes'li zengin bir
ailenin gen ve gzel kizini "/
" iken diriltmitir. Aralarinda tek
fark sa'nin bunu Tanri ve
Tann'ni n Oglu oldugu iin yapti
gi/yapabildigi sylenirken,
Apollonius'un ly diriltmesi
nedense "5(y( $e +ihir" gcne
baglanmitir. Kaldi ki, Apollonius,
bunu kendi baina degil, doganin
yasalarini kullanarak yaptigini,
kendisinin byc olmadigini;
bu nun bir "0o3a 4lay" oldugunu
ve her zaman olmayaca gini
sylemitir. Oysa sa'nin
Lazarus'u dirilttigine inandirilan
ilk Hiristiyanlar, topluca,
kendilerinin de ldkten sonra
sa tarafindan yeniden
canlandiri-
14
4
lacaklarina iman ettirilmilerdir.
stelik yeniden canlan-
dinldiklannda, dogrudan Cennet'te
olacaklanni dn mlerdir. Ve
bu Cennete de kendilerinden
baka hibir din mensubunun
giremeyecegini ne srmlerdir.
Tipki sa Mesih gibi, Apollonius
da "Cin" kovmaciligi yapmitir.
sa, talanacak bir kadini kt
yola sevk eden cinleri temizlemi,
Apollonius da Efes kentini
"&tl3a" duar eden cinleri
kovarak, topraklara bereket
getirmitir. lgintir ki, fahieyi
cinlerin egemenliginden kurtaran
sa, Tanri (LORD) sayilmi,
Apollonius ise, ne hikmetse,
"=arlatan" olarak tanitilmitir.
Ve son olarak -ama sonuncu
olarak degil- sa da Apollonius
da "TanrsaH olmakla
anilmilardir. sa Me sih ilk kez,
Aziz yapilan Simon=Petrus
tarafindan Tan- n'ni n Oglu ve
Tanri (LORD) ilan edilmi
(Peter, sa'ya Tann'nin Oglu
olduguna iman ettigini
syledi); Apollonius ise Damis
tarafindan ")nsan +uretin!eki
Tan r" olarak nitelendirilmitir.
Ama nedense, sa Mesih, z nik
Konsili'nde yeryzne ")nsan"
suretinde gnderilmi olan
Tann'ni n Oglu yapilmi
-Devlet zoruyla- ve
Apollonius'un kaderine ")nsan
+uretin!eki 5(y(c(" ol mak
dmtr. Damis'in beyani ve
yazilan mparatorluk arivinde
dururken, yoksul ve cahil baliki
Peter'in sa'yi "Tanr" (nce oglu)
yapiinin hibir belgesi yoktur,
ol mamitir. Ayni Peter, sa'nin
lmnden soma, ne hik metse,
birka ay nce "Tanr 'nn
5iricik 43lu" dedigi sa'yi bu kez,
sadece, bir ":eygamber" olarak
evresinde kilere lanse etmitir.
(Peter, 3:22)
u kesindir ki, Tyanali
Apollonius, "2ayat ?alnan <!am"
olmutur. Nedense, onunla ilgili
her ne varsa, bun lar sa'ya
atfedilmitir. Ayni yillarda, ayni
yrelerde, ayni insanlara
muhatap olarak yaami
olan sa ve Apollonius'tan.
sa "Tanr" yapilmi,
Apollonius'un ise en az 1500 yil
adi unutturulmutur. Bunun
nedeni de Konstantin'in "Yeni
0in Yeni 0e$let" kurmak
amaciyla topladigi 1. Ekmenikal
znik Konsili ile, daha sonra
145
mparator olan 1. Theodius'un
(.S. 381-389) verdigi emirlerle
Apollonius'un adinin tarihten
sildirilmi olmasi yatmaktadir.
Bu dnemden soma Apollonius'un
yaamiyla ilgili
Flavius Philostratus ve
digerlerinin yazdigi eserler, .S.
460 yilinda Apollonius
Sidonius (gnmzde Aziz
Sidoine diye taniniyor) adli
Fransiz asilli bir soylu tara findan
bulunmutur. " Sidonius,
Roma mparatoru Auitus'un
kiziyla evlenmi ve bir
tez yazarak Apollonius'u ona
tanitmitir. Solarion'un yazdigina
gre
500-1500 yillan arasinda
Apollonius, "5ilge 5alinius" adiyla
sadece Araplann arasinda
kendisine bir yer bul mutur.
Daha nce de adindan sz
ettigimiz Cabir bn Hayyan, (.S.
800 yillannda) ve "#eber" adini
alan (Cabir'e zenerek) spanyol
yazar Huques de Santalla (.S.
1150) Aristo'nun nl eseri
"+ecretum +ecretorum" (Sirlann
Sirn) kitabindan sz ederken
Apollonius ile ilgili Cabir'in
kitabindan da uzunca alintilar
yapmitir. Cabir'in Apollonius'la
ilgili bu alimasi "&itab al8
2acer'ala 9e'i 5alinius" adini
taiyordu ve tm ortaag
boyunca, Apollonius'tan sz edilen
tek kaynak bu kitap olmutur.
u kesinlikle sylenebilir ki,
gerek Tapinak valyele ri,
gerekse onlan n uzantisi olan Gl
ve Ha Kardeligi ile somaki
Speklatif Masonik rgtlerin
kurucu ve ynetici leri, Kilise'nin
yogun baskisi nedeniyle gizlenen
Apollonius'un bazi eserlerini
grm ve okumulardi. Gl ve
Ha' m kurucularindan kabul
edilen Paracelsus, uzun yillar
Araplarla ve Trklerle birlikte
yaami ve Dogu'nun by, tilsim,
alimizm, ifacilik ve Hermetizm
konulann- daki bilgilerine birinci
elden ulamitir.
1
u da kesinlikle sylenebilir ki,
tarihsel olarak devlet ve zel
arivlerdeki belgelere gre Tyanali
Apollonius ad li "Brmi" bir kii
yaamitir. Ancak Kilise Babalan
bu kutsal kiiyi, nedense, israrla
"Yok" saymilar, "1arl3n" kabul
etmek zorunda kaldiklari zaman
da O'nun "5(y(c( $e +ihirbaz"
oldugunu iddia etmilerdir.
Acaba neden?
14
6
imdi bunu grelim.
44
4
Tarihte ok az kitap, yzyillar
boyu srecek tartima larin
kaynagi olmutur. Flavius
Philostratus'un yazdigi ya da
Damis'in tuttugu notlardan ve
mparatorie Julia Domna'ya
iletilen belgelerden derledigi
"Tyanal <ollonius 'un Yaam"
byle bir tartimanin odagi
olmu tur. Bu kitapta verilen
bilgilere gre, Tyanali
Apollonius'un yaami ile Yahudi
asilli sa Mesih'i n ya ami
neredeyse birebir akimaktadir.
yle ki; Flavius'un yazdigina
gre, Apollonius g nmzn
takvimiyle hesaplaninca .. 4.
yilda Tyana kentinde dogmutur.
Tyana, birinci yzyilda Kapadok-
ya'daki en nl ve gelimi Pagan
yerleim alanlarindan biri, belki de
birincisiydi. Batisinda Galatia
(Konya ve evresi), dogusunda
Armenia, gneyde Kilikya, kuzeyde
Pontus ile komuydu. Tyana,
gnmzde Nigde ilinin
Kemerhisar ilesidir. (Bkz: Ek,
haritalar)
Tyana, Kilikya Bogazi denilen
bir geitle Pozanti'ya (Podandus)
ve oradan da Tarsus ve Adana'y a
bagliydi. Bu iki kentte o
dnemde en az Edessa (Urfa)
ve Carrhae (Harran'in 1.
yzyildaki adi) kadar gelimi ve
uygarla- mi kentlerdi. Ama
Kapadokyalilar, o yillarda oldugu
gi bi, ilgintir ki, 10. yzyilda da
gzkara, kaba, dikkafali, sz
dinlemez, cesur gibi sifatlarla
aniliyorlardi. yle ki,
10. yzyilda Saray geleneginde
Kapadokyali demek sert, hoyrat,
kabadayi demek anlamina
geliyordu.
1 3
Apollonius'un dogum tarihi ile
sa'nin dogum tarihi, kuvvetle
muhtemel aynidir. Katolik Kilisesi
ile diger Kili seler arasinda bu
konuda da sorun vardir.
Papa Gregory'nin takvimi, 1582'de
yrrlge girdi. Gnmz de
birok lkede kullanilan bu
takvimde gerekte 11 gn
147
'.!2/?'/& G(1"7( 6 )*!*!.
3 61'#!212#?, -7$-7A )#(
6/./ 3 '2/?'/H D#:1 ( )#(
!.'/2., P, -1!3#
K'7.#- K#.#$1$#'!#! -*'$.
"C!.1(#!# 01( 92! #@#!
"1@1(.# 7.A- )#( '-+#21
):.2- #$'13#:# #@#!,
$'!/! 37:*2*!* 1. Y/ .
DB#(#!A# Y/. E 7.(-
"B$'1(2#?'#& O6$ ,
2'12'#-$1. 7.(- ) * "0 "
D$/8/( 6/./E 7.2$/
"1(1-#(3#&
% ;
D7.6/$/6.
"C!C2C931 $'!/! '2
7.(- 0!"# 6/.3 37:3*:*
)# .#!2121-'13#(& K1$# !
7.! G(1"7(6'!# ! '-+#231
"B$'1(# .1! 1 D)#(E 6/./!3
37:22/? 7.3*:*3*(& $
2*0'121.1! -1!3#!31! B!A1
D&&E 4 #. 6 6/..(/
($/!3 )#( 3B!1231
37:2*?'*&
F.+#*$'* ! -#')/!3!
B:(1!3#:#2#91 "B(1,
A,7..7 !#*$, @7- +(./-./ +1
-C.'C(.C )#( #.1!#!
@7A*:*3*(& A'. (/ T6!'!/
! -*(*A*.(/!3!3/(& 6# )#(
1:#'#2 +1 B:(1!#2
"B(2C?'C(& O! .'/ 6?/!
"1.3#:#!31 #.1$#!#! #$'1:#
C91 (#!1 7 3B!1231 1:#'#2
21(-19# $6/.! T($*$'
"#'2#? +1 )*(3-#
P#$"7(A*NA,7..7'6 ):./
-#?#.1(.1 '!/?2/? +1 7!.(/!
B:(1!A#$# 7.2*?'*(& A6! /
6/..(3, 30 "1!@ 7. (-
A9# 9 P*. 3 T($*$''
1:#'#2 +1 B:(1!#2
"B(C67(3*& B#(# Y0*3 # F(#$#
21901)#!#! B:(1'#.1(#!1
"B(1, 3#:1(# 31 R72
2,('7(.*:*'!*! $.#
3#!$1. $#$'12'#:# 7.! PG
"!#92' 1 "B(1
1:#'#.2#?.1(3#& A9# 9 P*. 3
T($*$'*! 61( .#$#, 91!"#! )#(
#.1!#! #6# 1:#'#2 "B(2C?
@7A*:*63*& D0 $7!(-#
06'/!3 -1!3#$#!#, '*'*A*
F(#$#.1(#! "Bri" '*'*A* F(#$#$#
7.(- '!/2.2/?'/(&
A,7..7!#*$ #.1 P*.'*! T(
$*$'' '!/?/, '('/?2/?
7.2.(/ 2*0'121.3#(& A!A
- -1 $#!.#-.1 "4lmamtr"
31!#.1)#.1A1- )#( "1(@1-
+(3/(M -# $# 31, 'C2
6?2.(/ )76*!A $'6 /
0#@ "B(212#? +1 '
!/22/?'/(&
A9# 9 P*. #.1(#-#
6?.(/!3, )?.!"/@' @7-
-(?/ 7.G 3*:*, $ M1$#0
7.6/!/ 6626 / C$'.1!2#?
+1 3B(' E+!"1.#$''#!
G7$,1..1(#!# + 9 1'2161
)?.2/?'/(& ."#!@ 7.!, ?*
C!.C L9(*$ 7.6/3/(&
DB(3C!AC G7$,1.'#! 69!
O70! G-# )*!* 7!*! 693/:/
)1..# 31:#.3#(G $'!/!
L9(*$ 3./ )#( "1!A#
"7l!(kten" $7!( 3#(#.''#:#!#
692/?'/(& DN131!$1 )*
L9(*$ +1 3#:1( "+'z!e"
3#(#.1!.1(, 30
1
4
8
sonra tekrar lmler ve bu kez
yanlarinda sa olmadigi iin, bir
daha dirilmek ansini
yakalayamamilardir!) Bu masalda
garip olan John'u n son
Evangelist olmasi ve Gospeli'ni
sa'nin lmnden (.S. yaklaik
27-29 yillan)
60 yil kadar soma yazmi
olmasidir. Oysa Claude-
Carriene'nin de belirttigi gibi,
ilk Gospel'in yazan Matthew,
sa'nin hep yaninda yer almiti.
Her zaman onunla beraber
olmu, her zaman ona yakin
olmutu ama kendi Gospeli'nde,
bylesine inanilmaz bir olaydan
tek satirla dahi sz etmemiti!
1 5
Nitekim Aziz Paul da bugn k
ncil'de yer alan szlerine gre,
"5en !e bana ne ile8 tilmise
sizlere sa!ece onlar anlatyorum
o ka!ar" de miti. Paul, sa'nin
lleri dirilttigini ve ldkten
sonra gge ykseliini
sorgulayanlara ite bu yaniti
vermekle yetinmiti. Paul da
Apollonius gibi, Atina'ya gitmi
ve burada Stoaci ve Epikryen
filozoflarla tartimiti. Filo zoflar
ona, "&ula3mza gari
gelen s'zler s'yl(yorsunuz"
demiler ve kendisini dikkate
almamilar di.
1 6
Oysa
Apollonius Atina'ya gittiginde tm
felsefeciler le konumu, daha
soma biroguyla yillar boyunca
mek- tuplami ve karilikli
fikir aliveriinde bulunmutu.
Apollonius'un ortadan kaldinlmi
olanlar diinda bilenen
81 mektubu vardir. lgintir ki,
bu 85-90 yillik dnemde
Apollonius'un yazdigi mektuplarin
hibirinde sa'dan sz
edilmemitir. Belli ki kendisine
yollanan mektuplarda da
Hiristiyanligin ve "7l!(kten" sonra
dirilen Tanri'nin Oglu sa Mesih'in
adi gememitir.
sa'nin lmnden sonra
kendisi hakkinda yazilanlar ile
daha sonra zellikle de 325
yilinda Konstantin'in "0e$let"
siyaseti yaratmak amaciyla
topladigi znik Konsili'nde yine bu
kanli ve gaddar imparatorun
istegiyle dzenlenen nihai belgede
(Creed=Ament) yer alan szler
Hiristiyanlar iin sorgulanmadan
kabullenilen kaziyeler olmutur.
Konstantin ile balayan "Yeni"
dnemde "Ror la"
Hiristiyanlatirilan Paganlann sayisi
milyonlari bul mutur. Rodney
Stark'in yaptigi hesaplara
gre, ilk
149
yzyilda toplam nfusun iinde en
fazla 1000 kii sa'nin adini
duymutu ve bu sayi Roma
mparatorlugu nfusu nun
0.0017'sine tekabl ediyordu.
Oysa 325 yilindan son ra
katlanarak artan Hiristiyan sayisi
350 yilinda 34 milyo na (toplam
nfusun % 56.3'ne)
ykselmiti.
1 7
Apollonius da sa da ayni
dnemde yaami olmalari na ve
adlarini duyurmu olmalarina
ragmen, birbirlerin den hi
haberdar degillerdi. Apollonius,
Pisagorcu ve i- faci olarak uzak
lkelere gidip gelirken sa, kisa
yaami boyunca Yahudi yerleim
alanlarinin sadece iki ya da
ne gidebilmiti. Apollonius'un
gezilerinde ilk durak Antakya ve
Babil olmutu. Apollonius daha
soma Mi sir'a, Hindistan'a ve
birok kez de Atina'ya, Efes'e,
Ro- ma'y a ve diger byk
merkezlere gitmi, buralarda
bazen krallarla -Hindistan'da ve
Babil'de oldugu gibi- bazen
imparatorlarla -Roma'da oldugu
gibi- bazen filozoflar, din adamlari
ve/veya siradan insanlarla
tanimi onlarla ko numu, fikir
aliverilerinde bulunmutur.
1 8
Apollonius ile sa'yi karilatiran
kitaplar, Katolik Ki- lisesi'nin
baskisina ugramitir. Nedir ki,
18. yzyilin so nunda itibaren bu
kitaplarda bir arti grlmtr.
9
W.B. WallaceTn yazdigina gre
Philostratus'un kita bindaki
Tyanali Apollonius, Semitik
"&urtarc'' (Saviour) sa'ya kari
gerek bir Pagan
"'&urtarc''dir.
20
Gerekten de gnmzde bilinen
anlatimiyla ncil'de sa ile
Philostratus'un kitabindaki
Apollonius, birbirlerinin yerlerinde
olabilecek karakterlerdir. Hatta
Apollonius ok daha uzun yaadigi
iin sa'dan "Hazla!r"" te
yandan ncil'in Yeni Ahit
blm dikkatlice
okundugunda Tyanali
Apollonius'un bir "0eus <bscon!itus"
(Kendini Gizleyen Tanri) gibi
Gospellerin arasinda dolamakta
ol dugu grlr. (srailogullan,
Musa'nin onlara sundugu ya da
teblig ettigi Tanri JHVH-Yahveh-i,
gremedikleri iin ona "5u Tanr
Siin &en!ini #'stermiyor !a
#izliyor@" diye sormulardi. Deus
Absconditus, Latince, bu Tanri
iin yapilmi yakitirmadir.)
15
0
Apollonius, kukusuz 1. yzyilda
Greko-Romen dn yadaki en nl
olan filozof, ifaci ve by
ustasiydi. S zn burasinda, "5(y(
$e +ihir" denildiginde, gnmzde
"5ilimi" Tannlatirmi,
mutlaklatirmi olan akademik
evrelerin "2okus :okus"
szleriyle zetlenebilecek olan
"Bksik $e ?artlm" By ve
Sihir tanimlarini degil, bata nl
Matematiki Isaac Newton olmak
zere sayisiz bilim adaminin
mrleri boyunca ugratiklari
Hermetik, By ve Sihir'i
kastettigimizi belirtmek gerekiyor.
Sokak ve sahne illzyonistlerinden
degil, her eyi "Yoktan" var
ettigine inanilan Tann'ni n
"#iziH' gcn simgeleyen
Hermetik By ve Sihir'in
sirlarina ulaarak bunu kendi
apinda uygulayan ve bylelikle
de insanlara "YenHyi ta nitan
"5(y( Jstalarn!an" biriydi
Apollonius.
Bu tip By ve Sihir'in
alimizmin, ezoterizmin ve
hermetizmin bilimsel niteligini
anlatan Kurt Seligmann'in
yazdigina gre Tyanali Apollonius,
bu alanda kendi bai na bir
okuldu.
2 1
Yine Seligmann'in
yazdigina gre Grek ler "7l(ler
&(lt(" (Totenkult) diyebilecegimiz
bir inanca da ok bagliydilar.
len bazi kiilerin, yeryznde
yap mak istedikleri ileri
tamamlayamadan lmeleri
halinde, bir sre "2a!es"'m (Yeralti
Tanrisi) yaninda dinlendikten
soma geri dndklerine ve
yarim kalan "Misyonlarn"
tamamladiklarina inaniyorlardi.
2 2
Dikkat edilirse bu inan Pagan
gelenegine uygundur, Semitik
degildir. Oysa n cil'de Semitik
sa'nin lmnden sona geri
dn "Mis yonunu" tamamlamak
iin olacaktir. Diger bir
anlatimla Tanri Baba, biricik Oglu
sa Mesih'i ")kinci" kez yery
zne gnderecektir! Oysa
Philostratus, zindanda bulundu gu
sirada Apollonius'un, lme
mahkum edilmi olan tilmizi ile
konuurken -Damis'den naklen-
kendisinin onun iin Hades'e
gidip, yani lp geri gelecegini
syle miti. Philostratus'un
kitabinda Apollonius, defalarca
Hades'e "#i!i #eri 0'nmekten"
sz etmitir. Bu da ol masi
gerekendir, nk
Apollonius'un bagli oldugu
Pisagorculuk'un kurucusu Pisagor
da, sa'dan yzlerce yil
151
nce, Antik Misir
Hermetizmi'nden grendigi bu
bilgiyi yazmi ve durmaksizin
tekrarlamiti. sa'nin yaadigi
1. yzyilda bu tezi yayan ve
seslendiren tek filozof Apollonius
idi. srailogullannin ve sa
Mesih'in bunu dile getirmesi
mmkn degildi, nk Yahudi
gelenegi (Habakkuk ve Hagada) ve
eriati bunu "+eslen!irmeyi"
kesinlikle yasaklamiti. Nedir ki,
ncil'de Yahudi sa, tip ki
Apollonius'un dedigi gibi Hades' e
(lme) gitmi ve "#eri
0'nm(t(r"]
lgintir ki, Katolik Kilisesi
Apolloniu'u karalamak iin onun
"Cinlerle'''' ugraan, ifa getirmek
amaciyla "Cinleri" kovan bir Byc
oldugunu yzyillardir yine
lemektedir. Katolik Kilisesi'ne
gre, Pagan Apollonius, "Cinlerle"
konutugunu ve onlari
ynlendirdigini ne srm bir
"+ahte =ifac"!r" Nedir ki, o
dnemde "Cin" ilimi (Demonology)
ile sadece Paganlar ugraiyorlardi.
Yahudilerde byle bir uygulama
ve inan yoktu, olamaz di. "Cin
&o$ma" (Exorcism) Paganlara zg
bir "=ifa" yntemiydi. Bugnk
tanimlarla sylersek bir tr
"Ruhsal Terapi" ve psikolojik
danimanlik ve Ruhsal "+a3m"!Q"
Dogrudur, 1. yzyilda bu dalda
en nl kii Apollonius idi.
airtici olan tamamen Paganlara
ait olan bu uygula manin "Tks"
gnmzn Katolik Kilisesi'nde
"9es men" vardir ve rastlantiya
bakin ki, yzyillardir Kilise'ye bagli
sofu Katolik papazlar, Kilise'nin
gizli blmlerinde "Cin &o$makla"
meguldrler. Katolik
Kilisesi'nde res men "Cin
&o$ma>?karma" dairesi vardir.
Ve adi da "<thenaeum
:ontifcium 9egina
<ostolorum"!m" Bura da
deneyimli Papazlar, tipki 1.
yzyilda Pagan Apollonius'un
yaptigi gibi, ruhsal bunalimlar
geirmekte olan hastalarini "Rat"
etmi olan Cinleri ikartmakta
ya da kovmaktadirlar. u farkla
ki, Apollonius bunu Hindis tan'da,
Misir'da ve Askelipos'da
grendigi yntemle "0o3a" adina
yapmiti. Katolik papazlar,
Konstantin'in emriyle "0e$let
Tanrs" yapilmi olan sa
Mesih ve "0"nu n oldugu
sylenen Kutsal Kitap ncil
adina
1
5
2
yapmaktadirlar. Papazlar neyin
adina yapsalar da sonu bir
Pagan ":rati3inin" Katolik Kilisesi
tarafindan gasp edilerek
kendisine maledilmi oldugu
geregini degitiremez.
3. yzyilda yaami filozoflardan
Apoleis ve nl Lactantius'un hocasi
Arnobius, Apollonius'un, Musa ve
Zerdt gibi bir kii oldugunu
yazmilardi.
2 3
Gerekten de,
ncil'in Yeni Ahit blmnde
anlatilanlarin neredeyse tamamini
Apollonius "0<" yapmitir. Garip
ama gerek tir ki, Apollonius'un
dogumunda da "Mucize" vardir.
Apollonius'un dogumunda onun
yeryzne Apollo'nun oglu olarak
gnderildigi sylenmi -Philostratus
da bunu nakletmitir. Yazar bunun
o dnemin kahinlerinin yaptik
lari/syledikleri "Orac/e"lardan
kaynakladigini belirtmi tir.
Apollonius "DA " rastlanti bu ya,
tipki sa Mesih gibi mabedleri ve
tapmaklari dolami ve buradaki
"?ark $e Yoz" dinsel gretileri
eletirmitir. Bir farkla ki, sa,
Ya hudi sinagoglarini, Apollonius
ise Pagan tapinaklarini gezmi
ve eletirmitir. Apollonius "DA "
tipki sa gibi, faizci ve rveti
tefecilerle tartimi, onlarin
insanlara zulm ve aci
getirdiklerini sylemi ve onlarin
kentlerden ve de zellikle
mabedlerden ikartilmalarini
istemitir. n cil'de sa'nin
sinagogun avlusundaki tefecilerin
para ma salarini nasil devirdigi
anlatilmaktadir. Apollonius da her
gittigi kentte bu kiilerle
tartimitir.
Tipki sa Mesih gibi, Apollonius
"DA " insanlara kt huylarindan
ve uygulamalarindan
vazgeerlerse, kendile rine "Yeni
5ir Yaam" verilecegini
mutulamitir. Bir farkla ki, sa bu
yeni ve "7l(ms(z" yaamin
kendisinden gelecegini sylemi -ya
da Kilise Babalan onun agzindan
sylemiler- Apollonius ise bunun
Pagan Tanri lan tara findan
verilecegini ne srmtr.
Tipki sa Mesih gibi,
Apollonius "DA " "Yery(z(n(n" tm
insanlar iin oldugunu hibir zalimin
ve/veya tiranin yeryzne "7 "
koyamayacagini ve insanlari
kleletire- meyecegini vaaz
etmi ve insanlan zalimlere
kari
153
ikmaya agirmitir. Bir farkla ki,
sa, Apollonius gibi bu agrisinin
arkasinda durmami ve gsterdigi
cesaretsizlik nedeniyle
2 4
Yahudilerin umutla bekledikleri
"Mesih" ola bilme ansini
yitirmitir. Apollonius ise
zindanda bile agrisini
yinelemekten ekinmemitir.
Tipki sa Mesih gibi Apollonius
"0<" konutugu za man
Peygamber, ya da W.C. Frend'in
deyimiyle bir "Yasayac"
(Lawgiver) gibi konumu ve
syledikleri nin uygulanmasini,
yanlilarin dzeltilmesini,
hatalardan dnlmesini saglamak
istemitir. Bir farkla ki, sa'nin va
az ettikleri, muhtemelen 10-15 kii
tarafindan hayata gei rilmi,
Apollonius'un szleri ise tm
Pagan dnyasinda yankilanmi ve
hayata geirilmitir. Bunlarin
hayata gei rilmesinde, krallar ve
imparatorlar, Apollonius'un
iaret ettigi yanlilarin ve hatalarin
dzeltilmesinde onun szn
dinleyerek zel emirler ve
fermanlar yayinlamilardir.
rnegin bir Pagan gelenegi olan
"&urban" kesilmesinin yanli
oldugu ilk kez Apollonius
tarafindan dile getiril miti.
Apollonius, vejetaryendi ve
Tanrilara adak olarak hayvanlarin
kurban edilmesinin Tanrilara
"2akaret" ol dugunu vaaz etmiti
tm yaami sresince. (zellikle
Mitraizm'de Boga kurban etmek
ve hayvanin kanini yze gze ve
cinsel organa srmek gelenegi
vardi. Apollonius buna iddetle
kari ikmiti.)
Tipki sa gibi, Apollonius "0<"
kendi bagli oldugu dinsel-
sistematigin artik yozlamaya
baladigini, dogru ve saglam
bilgiler aktarmasi gereken din
adamlarinin bu kut sal grevlerini
yapamadiklarini ne srmlerdi.
Apollonius'a gre -Damis'ten
naklen- Antakya'daki Apollo
Tapinagi'ndaki kahinler, "ci!!i
aratrmalar $e '3retim"
grmemi, yanli bilgiler (batil)
aktaran kiiler di. Oysa, demiti
Apollonius, insanlar Tanrilarin
huzuruna temiz bir vicdan ve
drst dualarla ikmalidirlar. Ve
ek lemiti: "By y(ce Tanrlar*
bana hak etti3imi l(tfe!in* ye ter"
Bu nl szndeki Tanrilar
szcgn "5aba" sz cgyle
degitirirseniz, W.C. Frend'in de
belirttigi gibi,
15
4
Apollonius'un yaamini ve eserlerini
Gospellerle karila
tirmak ve kiyaslamak "&esinlikle"
mmkndr.
2 5
sa'nin yapmadigi fakat
Apollonius'un yaptigi bazi hususlar
da vardir. rnegin Apollonius,
skenderiye ve Misir'a giderek
buralarda lde yaayan, iplak
dolaan ve kendilerine
"#ymnasofst" denilen "?lak
Jyarclar la" grmtr. Bu
kiiler lde iplak olarak
yaamakta ve "&ozm2@ bilgiler
aramaktaydilar. Apollonius
yeryz ne ait, bata seks olmak
zere her nesneden uzak lde
"M(nze$i" olarak yaayan bu
kiilerle "Tanrlarn 1arl 3n"
tartimitir, ilgintir ki, bu
"#ymnasofst" denilen kiiler
tarafindan uygulanan "M(nze$i"
yaam tarzi, yine lde yaayan
ve bu gelenekten gelen Aziz
Antony tara findan Hiristiyanliga
sokulmu ve ilk Hiristiyan
mnzevi leri "?'le" ekilerek
Karanis'te ilk Hiristiyan Kei
tari katini (Monastisizm)
kurmular ve gnmze kadar
tai milardir.
2 6
Sz uzatmaya ve tmn
karilatirmaya sanirim ge rek
yoktur. Zaten karilatirmalar, bu
kitabin yazarindan ok nce,
yzyillardir tm ayrintilariyla
yapilmitir. Ola yin z udur:
ncil'in Yeni Ahit blmnde sa
Mesih' e atfedilen birok zellik,
mucizeler de dahil ")ntihar izle
nimini vermektedir. Bunlarin
birogu, sa'nin agzindan
ikmami szlerdir. Bunlarin
birogu sa Mesih tarafindan
yapilmi iler ve mucizeler
degildir. sa nasil ki, Babasiz
dogarak 5aba Tanr 'nn 43lu"
yapilmisa "Tanr 43lu" yapmak
fikri ncil'den en az 1000 yil nce
Hindistan'da ve Misir'da
uygulanan bir gelenekti. l
Deniz'd e bulu nan "\umran"
belgelerinde sa'nin da kuvvetle
muhteme len esinlenmi ve
etkilenmi oldugu Esseneler, ..
200 yillarindan beri
"+eherin>=afak'n 43lu>43ullar"
(bene ha-sha-har) ile "63n
43ullar" ayrimini yapiyorlardi.
Eldeki okunmu belgelere gre
(4Q298) Essenelerin Bel letici
gretmeni (maskil) henz belirli
olgunluga gele rek/ulaarak "63n
43lu" olamami gen tilmizlere
"+e her'in 43ullar" diyerek
hitap ediyordu.
2 7
Belletici
155
Essene Mnzevilerinin arasina yeni
katilan kiilere, "By* +eher'in
43ullar* bura!a '3reneceklerinizi
tam olarak uygularsanz*
YBS)0BS Y<=<M Y4LJS<
07SB9+) S)R" diyerek onlari
uyarirdi, gelenek byleydi
(and returned to the path of life).
Gerekte ncil'de kendini
gizleyen, gzlere gzkme den
ncil'in sayfalarinda dolaan
"0eus <bscon!itus" (invisible
God), gze grnerek bu
sayfalarda "0olat rlm" olan sa
Mesih degil, dogrudan dogruya
Tyanali Apollonius'tur, denilse
yanilgi olmaz kanisindayim.
15
6
SONS
Z
Hiristiyan Tannbilimi'nde
(Teoloji) Augustin'e atfen
gretilen bir deyi vardir.
Augustin'e gre, "2ristiyanizm
)man 'ng'r(r* )nananlar ise
0ogma isterler"" te bu
2 8
kaziye Hiristiyanliga yn
vermitir. Hiristiyanlar, Aziz
Augustin ile balayan dnemde
(6. yzyil) imanlari
"2ristiyanizm" iin
kullanmilar, onun
"2izmetine" sunmular, kendileri
iinse tartiilmasi mmkn
olmayan "0ogmatik"@* gzleri
kapali olarak uymular,
tartimalara hi girmemilerdi. Bu
kati kalipilik ve ablonculuk
sonu cunda "0ogma"yZ aykiri ne
varsa, eletiri olarak ne varsa,
gzlerini kirpmadan yok
etmilerdir. Bu Kilise Babalan
(Church Fathers) ve Kilise
Doktorlan (greticiler) son bin
yildir Religiocrat (Din
Brokratlanm) da yanlan-
na/yedeklerine alarak
Hiristiyanliga yn vermilerdir.
On- lann anlattiklan
Hiristiyancilik ile Yahudi asilli,
saf ve naif "9abbi" (Haham)
sa'nin -eger yaadiysa-
syledikle ri neredeyse taban
tabana zittir. sa'nin birakin
sylemesi ni, dlerinde grse
"2ayra" yormayacagi Paganistik
ve Helenistik uygulamalan, sanki
sa Mesih istemi gibi, Yeni
Ahit'e koymular ve nananlar'a
kendi uydurduklan bu "Yeni
0in"'m esaslanm "0ogma" diye
yutturarak on lardan bunlan asla
sorgulamamalanni istemilerdir.
rne gin Trinite=Teslis (l
Tann Anlayii) bir Pagan uygu
lamasiydi ve Konstantin ve
znik Konsili'ne katilan
157
piskoposlarca (ikisi hari) zorla
Hiristiyan Aments'ne
sokulmutu. sa, Trinite'yi ne
duymu ne de kendi gretisi
erevesinde benimsemi ve vaaz
etmiti. Tipki kendisine
inananlardan evlilikten uzak
durulmasini STEMEDG gibi. Din
adamlarinin EVLENMEMES
gerektigi .S. 352 yilinda Laodicea
Konsili'nde alinan kararla
gereklemi- ti.
2 9
Kilise'nin Makyavelizm'i
nedeniyle sz konusu kati kurallara
uymayan herkes "<tete" yakilarak
(Auto de Feu denilir) cezasini(!)
ekmeye mahkum edilmitir.
sa'nin Tanri degil olsa olsa "Yeni
)nsan" oldugunu sylemek ve
yazmak cesaretini gsterebilen
birka yrekli ve inanmi
Hiristiyan'in da sesi susturulmu,
eserleri yok edilmitir. rnegin,
ortaag somasinin en nemli
Hiristiyan Mistigi Jacob Bhme
bunlardan biridir. Bhme, sa'yi
Tanri ola rak degil, "Yeni )nsan"
olarak gryordu ama vaaz ver
mesi, konumasi, yazmasi Kilise
tarafindan yasaklandi.
3 0
Teosofi'nin kurucusu Helena
Blavatsky, artik kendi sinden de
nl olan kitabi "#izli 0oktrin" de
sika Apollonius'tan sz eder ve
onunla sa'yi karilatirir.
Blavatsky'ye gre sa'nin hayati,
Apollonius'tan alinmi tir ya da
tersi. Diger bir anlatimla bu iki
adam arasindaki parallellikler o
kadar oktur ki, hangisinin
hangisi oldu gun u anlamak zor
degil, neredeyse imknsizdir.
Blavatsky bunu, iki adamin adinin
da (Joshua) ve Apollo'nun "#'k
y(z(n!eki #(ne"ten
kaynaklandigini, ikisinin de
dogum lariyla birlikte Kozmik
adlarla tanimlanmi olmalarindan
yola ikarak aiklamaktadir.
3
1
Blavatsky, devamla,
Lambilicus'un 4. yzyilda
Pisagor'un hayatini anlatan bir
kitap yazdigini ve burada sa'nin
reenkarne olmu Pisagor oldugunu
gsterdigine dikkat ekmitir.
Gerekte Lambilicus (lamblichus)
Flavius'un yazdigi Apollo- nius'u
n Hayati adli kitaptan aldigi
Apollonius Portresi'ni Pisagor'a
uygulamiti -nl svireli dnr
Jacob Burckhardt'm 1852'de
yazdigina gre. Her nasilsa, so
nuta, Apollonius'un adi
unutulmutur.
158
yle anlailiyor ki, sa da
Apollonius da GEREKT E KLSE
BABALARININ ELNDE OYUNCA
K OL MULAR, BR H
AKLINDAN GERMEDG HALDE
TANRI YAPILMI DGER SE
YZYIL LARCA
UNUTTURULMUTUR.
Hi kukusuz iki adam da
Kilise'nin, emir komuta zinciri
altinda, balarim sallayip ne
idg belirsiz rimellerle
inananlari aldatan ve Tann'y a
ulatiracagim di yerek onlari
yollarindan saptiran din
adamlarinin kurban lari
olmulardir.
lk yzyilin biri Hermetist,
ifaci ve Filozof/Bilge adami
digeri saf ve temiz duygularla
"Yeni" tip bir insan yaratmak
gerektigini vaaz eden adami,
birlikte Kilise Ba balarinin ve Roma
mparatoru Konstantin'in,
mparator Theodius'un,
Justinyen'in ve Theodora'n m
gayretleri ile tarihe ve dine ters
ulardan sokulmular ve hi "2ak"
et medikleri yerlere
yerletirilmilerdir. Kesin olan
udur ki, tm yaami belgelerle
ortada olan (devlet arivleri dahil)
Apollonius unutturulmu,
hayatinin ve yaptiklarinin he men
hibiri belgelenemeyen sa'nin bu
baglamda SANAL sayilmasi
gereken yaami mutlaklatinlmi
ve sanki dog rudan dogruya
TANRI kelami imi gibi
")nan" ve "0ogma" arayanlarin
hizmetine sunulmutur.
Sonszn sonu: Gnmzde
sa Mesih'in "Sevgi " ol dugu ve
bu nedenle hem ST N bir dinin
(Hiristiyanlik) kurucusu hem de
ST N BR SEVGNN TANRISI
ol dugu yazilmakta ve sa bu
szlerle onu tanimayanlara su
nulmaktadir. Oysa, "+e$ginin t(m
B$ren!eki TB& 7LEM+ERLE&'
oldugunu 1. yzyilda defalarca
her git tigi yerde anlatip insanlari
SEVGDE birletirmeye davet etmi
olan SANAL degil GERE K
kii Kemer- hisarIi=Tyanali
Apollonius'tu.
3 2
nsanlari, tipki
sa gibi aci ekmeye mahkum
etmi olan Kilise'nin karisinda,
kendi ektigi acilan dikkate almayip,
tm NSANLIGI SEVGDE ve
KARDELKTE BTNLEMEY E
DA VET EDEN APOLLONIUS
VARDIR...
159
AIKLAMALAR,
TANIMLAR >E NOTLAR
%& BB.C2
1) "The <ge of Constantin
the #reat" by Jacob
Burckhardt, Doubleday,
1852/1956, s. 307
2) Eusebius ile ilgili ayrintilar
iin bkz: Burckhardt a.g.e. s. 200-
302
3) Papini'nin fkeyle kaleme
aldigi nsz tam 28 sayfa
dir. Kisaca bazi blmlerin
ngilizcesini ekliyorum.
"The army of his enemies,
assembled to bury him...
Presumptuous donkeys
mistating Libraries for their
stables...
Occultists, Scientists, Free
Masons, Theosophists,
Spiritualists professed to have
found the infallible substitute for
Christianity Bkz: "The Life of
Christ" by Giovanni Papini. Dell,
1923/1951, s.7-9
4) "The +on of Man" by
Emil Ludwig, Premier,
1928/1957, s. vii-x. (Even the
gospels, the four main sources of
knowledge contradict one another
in many respects. This books deals
with 'Jesus' and has not a word
to say about "Christ")
5) "The 0ay Christ 0ie!' by Jim
Bishop, Fontana, 1959 s.46-7
6) "Martin Luther an! the
5irth of :rotestantism" by
161
James Atkinson,
Pelican, 1968, s. 190
7) Lorenzo Valla'nm bu byk
baarisinin stanbul'un Fatih
tarafindan feth edilmesine ok
ilgin bir katkisi olmu tur. Bkz:
"Vatikan ve Tapmak valyeleri"
Aytun Altindal, Alfa Yay. 6. Baski,
s. 189-198
8) "< 2istory o 5yzantium"
by Timothy E. Gregory,
Blackwell, 2005. s. 54. Bunun
ngilizcesini yazmakta yarar
gryorum nk kk Fener
Patrigi kendisini "Ekmenik Patrik"
olarak dnyaya tanitmaya
aliiyor. "In Byzantine parlance
the empire was commonly seen as
the oikoumene (the universe or
what one might call the civilize
world).
9) "The <ge of Constantine
the #reat" by Jacob
Burckhardt, Translated by Moses
Hadas, Doubleday, 1956 (Almanca
ilk baskisi 1852). Bkz.
zellikle s. 211-256. Ayrica bkz.
"Why I am not a Christian?"
Bertrand Russell, 1925, Unwin
Publishers (zellikle Gnostikler
blm) s. 19 ve ilerisi.
10) "#o! an! #o!!esses" by
Herman J. Wechsler, NY,
1950,
s.3-5
11) "The +tory of the 5ible" by
Hendrik Willem van Loon, Perma,
1923/1956, s. 10 (If you had used
the word 'Bible to a Jew of the
first century of our era, he would
not have known what you were
talking about."
12)
a.g.e. s.
21
13) Kisa ve kolay anlailir bir
kaynak vereyim. "Moses an! the
Ten Comman!ments" by Paul
11tan and Mac Lennan Roberts,
Dell, 1956.
14) "Moses an! Monotheism" by
Sigmund Freud, Vintage Book,
1955, s.54-56. (Jahve was
undoubtedly a volcano- god)
15) "The <ostle" by Sholem
Asch, Cardinal, 1943, s.75.
16) "#reek 2istorical Thought"
by Arnold Toynbee, Mentor,
1952 (Tm Grek dnce, davrani
ve duyu siste-
1
6
2
matigini grenmek isteyenler iin
elementer bir kitaptir. Sa
dece
metinlerden
oluur.)
17) "The #osel <ccor!ing to
Luke" Toynbee, s.59. The New
Testament in the original Greek,
ed. by. B.F. Westcott and F.J. A.
Hort (London, 1895) Chapter I.
verses 1-4. Dedication to
Theophilus.
18) "The 9oa! the 5ithnya" by
Frank Slaughter, Perma,
1951. s. 135
19) Bu Meryem ile ilgili daha
degiik bir anlatim ve "+r"
iin bkz: "The +ecret of Mary
Mag!elene" by Paul Iltou,
19
56.
20) "The Pesus :aers" by Michael
Baigent, San Fransisco,
2006. (zellikle son
blme bakilmalidir.)
21) "The +tory of +on Michele"
by Alex Munthe, John
Murray, 1929-1938,
63. Baski, nsz
22) E-Posta 7
Mai 2006, 4.32
5& BB.C2
5&%&
1)"<ollonius The
Sazarene"* by Dr. Walter
Seigmeister, NY, 1947, s. 92,
Apollonius'un en severek kul landigi
deyi.
2) "< 2istory of the :oes"* by
Sir Nicholas Cheetham, NY,
1982, s. 86
3)a.g.e. s. 88
4)a.g.e. s. 87
5) Bu konuda ayrintili bilgi iin bkz:
"Vatikan ve Tapi
nak valyeleri", Aytun Altindal,
Alfa Yay. 2005, 7. Baski.
163
6) "Church an! +ociety in 5yzantium
un!er the Comneni
F/W^/8/-./G " by Michael Angold,
Cambridge, 1995, s.22
7)a.g.e, s.23
8) lk kez Bizans'ta "Sika
)syan" sirasinda Justinyen'e kari
(.S. 532) hayata geirilen bu
sistem, daha sonraki yzyillarda
Avrupa'da gl bir gelenek haline
geldi. Sokak ekiyalarini
rgtleyerek siyaset yapmak
geleneginin en bi linen iki rnegi
Almanya'da "&utsal 1ehm"
(Femegerichte) denilen rgt ile,
bunlarin rgtledikleri Hitler'in SS
ve SA birlikleridir. Ayrintili bilgi
iin bkz: "Bilinmeyen Hitler",
Aytun Altindal, Alfa Yay, 16. Baski
2006.
9)Cheetham, a.g.e. s.21
10) Bogomilizm konusunu ayrintili olarak
okumak iste
yenler iin bkz: "7751 4ther
#o!" Yuri Stoyanov, Yale,
2000. zellikle de Fransa'daki
Katolik baskisi ile Bizans'in,
Bogomillere uyguladigi kiyim ve
iddet arasindaki baglanti lar ok
ayrintili olarak ele alinmitir.
11) HilioAue $e TrinitM
konusunda Ortodokslarin resmi
grn birinci el kaynaktan
grenmek isteyenler nl Sirp din
adami Pere Justin Popovitch'in
ciltlik (1931-35) "0ogmatik $e
4rto!oksluk 2akikatinin Helsefesi"
adli a limasina bavurulabilir.
(Philosophy Orthodoxe de la
Verite) Paris, 1992.
12) Bu blm daha nce
"T(rkiye $e 4rto!okslar" adli
kitabimda geni olarak ilenmitir.
Alfa Yay. 7. Baski, 2005
13) Bu stratejinin gnmzdeki
en etkili temsilcisi u
uluslararasi kurululardir. ECEC
(Avrupa birligi in Ekmenik
Komisyon), WCC (Dnya Kiliseler
Konseyi), CCREC (Avrupa birligi
in Hiristiyan Sorumlulugu Ko
mitesi).
14) Bu blmde zeti verilen yazinin
tamami iin bkz:
"T(rkiye $e 4rto!okslar"* Alfa
Yay., 7. Baski, 2005.
15) Cheetham, a.g.e. s.89
1
6
4
16) Angold, a.g.e. s.24
17) Angold, a.g.e. s.477
18) Angold, a.g.e s. 32-35
Ayrica bkz: Michael Baigent and
Richard Leigh, "The BliCir an!
The +tone" London,
1997.
19) "9enaissance an! 9eneDal in the
TDelfth Century"
Ed. By Robert L. Benson and Giles
Constable, Oxford,
1977/ 82, Conference Paper by Per Nykroq,
s.608
20) Baigent and Leigh, a.g.e. s.78
21) "2istoire !e L'Btat 5yzantine"
par Georges
Ostrogorsky, Paris, 1977, s.360
22) Angold, a.g.e. s.510
23) Szn burasinda kisa bir
aiklama yapmak gereki yor.
Kutsal Kitap'm Yeni Ahit
blmnde yer alan Gospel'in
yazildiklari tarihler .S. 75-90 yillan
arasina tarih- lenmektedir. Nedir
ki, bu metinler daha sonraki
yzyillarda zellikle de ikinci ve
nc yzyilda degitirilerek
yazarla ri tarafindan ASLA
sylenmemi ve yazilmami bazi
"+ah te" deyiler ve anlatimlarla
doldurulmulardir. Diger bir an
latimla en gerek metinler
(Scriptures) diye insanlara ve
inanmi Hiristiyanlara sunulan bu
metinler de gerekte tah- riflidirler.
Bu tahrifli metinlere son rnek
son on yil iinde bulunan Yeni bir
Markus Gospel'i ile bir kez daha
kanitlan di. Kisaca "The +ecret
#osel of Mark" (Mark'in Gizli n
cil'i) diye bilinen bu zgn ncil
metninin bugnk Kilise tarafindan
kabul edilen metinden ok farkli
oldugu grl mtr. rnegin;
kitapta Meryem'in ok daha
degiik bir profili izilmitir ve
onunla ilgili olan "5ethany"
kasabasinin niteligi -ve
muhtemelen yerinin tam tayini-
yerleik n cil'den farkli olarak
Filistin'de degil rdn'de
gsterilmi tir. lgintir ki sadece
Yeni Ahit'de degil Eski Ahit'te de
(Yahudi ncili) inanilmaz "+ahte"
eklemeler yapilmi oldu gu yil
ne yayinlanan bilimsel bir
aratirmada ortaya ko yuldu. Bu
kez iddia sahipleri iki Yahudi'ydi,
biri srail'den
165
digeri Amerika'dan. Bunlardan ilki
Israel Finkelstein'di. Ve bu bilim
adami Tel Aviv'deki. srail
Arkeolojik Aratirmalar
Enstits'nn tepe yneticisiydi.
Digeri ise Neil Asher Silberman'di ve
o da nl bir arkeologdu. Bu ikili
yazdiklari kitapta, Eski Ahit'te yer
alan Tufan olayinin (Nuh Tufani)
Patriark Abraham'in srail'den
Filistin'e geliini n Musa'nin
Yahudileri Misir'dan Kizil Deniz'i
asasiyla ikiye ayirarak kurtariinin
(Exodus) ve Jericho'nun surlarinin
alman bora zanlarla yerle bir
oluunun hibir ekilde "gerek"
olmadi gini, uydurma "masallar"
olduklarini aikladir. Bu iki Ya hudi
bilim adamina gre Eski Ahit'teki
(.. 1800'lerden balayarak) zgn
metinler, Judea Krali (Yahudi
Devleti bu) Poasis dneminde
"+iyasi" nedenlerle degitirilerek
efsane lere dntrlmtr.(..
7. yy) Daha nce de 1977'de iki
jeolog, William Ryan ve Walter
Pitman, Eski Ahit'teki "Suh Tufan"
olayinin Kutsal Kitap'ta anlatildigi
gibi olmadigini belgeleriyle
aiklamilardi. Silberman-
Finkelstein iin bkz: "La 5ible
!e$oilee"* Ed. Bayard 2002 (Bu
kisa rneklemeyi Kutsal Metinlerle,
NASIL ve NN ve HANG KASITLI
amalarla oynanmi oldugunu
gstermek iin aktardim. Ay rica bu
kutsal "+ahtecilikle" ilgili geni bir
tartima iin bkz:
"LeSou$el4bser$ateur"Yk" 1967,
18 Juliet, 2002.)
5& BB.C2
5&5&
YG"<ollonius the Sazarene"* The
Life and Teachings of the
Unknown World Teacher of the
First Century, by Dr. Walter
Seigmeister, Columbia Uni,
Biosphical Pub. Co, New York,
1947, s.179
2) Ostrogorsky, a.g.e. s.83
3)Bu konuda zellikle bkz: "< 2istory
of 2eresy" by
David Christie-Murray, Oxford
Uni., 1976, s. 20-23
1
6
6
4)Bkz, "2oly 5ible"* New
International Version, Authorized
Ed. 12. Edition, 1988, Hodder
and Stoughton, London. Kitaptaki
tm alintilar, aksi belirtilmedike,
bu n cil'den/Kutsal Kitaptan'dir.
Ayrica bkz: "2agia +ohia"* by W.
Eugene Kleinbauer, Anthony
White, Henry Matthews, London,
2004. Bu kitapta yer alan
"The Church of Pustinien"
makalesi. Buraya ngilizce alintiyi
yapmakta ya rar gryorum. "The
name 2agia +ohia* referring to
Christ as Wis!om F+ohiaG of
#o!"" (s.14) Aya Sofya'nin "#eo
metrisi" gnmzde birok
akademisyen ve bilim adami iin
aratirma konusu olmaktadir. Bu
binanin aliilmadik ve a- ginm-
tesi nitelikteki "#eometrisi" ile
birok bilimsel ara tirma
yapilmitir. Bunlardan sonuncusu
svireli bilim adami Prof. Volker
Hoffman tarafindan yapilmitir.
(Bern. Uni.) Prof. Hoffman, 15
Nisan 2005'te bu konuda Aya
Sofya'da bir Konferans verdi, (izim
iin bkz: Ek)
UG"The 5ook of +aints"* London,
Compiled by the Benedictine
Monks of St Augustine's Abbey,
Ramsgate, Authorized by the
Catholic Church, 1921 /89, s. 518.
.G"Sou$eau Commentaire
5ibliAue"* publie sous la
direction de D. Guthrie, J. A.
Motyer, A. M. Stibbs, D. J.
Wiseman, Editions Emmas, Saint-
Legier, 1987; s. 973 ve devami.
Ayrica 4. Gospel olan John'un
Gospel'indeki Hermetik unsurlar ve
baglantilar iin de ayni tefsirde ok
il gi ekici yorumlar vardir.
7) Hagia Sophia, a.g.e. s.9
8) Hagia Sophia, a.g.e. s.77
9)"<ollonius of TyanaV The
Monkey of Christ" by Robertino
Solarion P. Delsalles, Dallas, 1998.
Solarion'un, Apollonius ve hayati
ile ilgili kitaplari yayinlanmitir.
Ayri ca tm Apollonius kronolojisi
ve bazi kritik eviriler ve onun
giriimiyle gerekletirilmitir.
10) "The Temle an! The
Lo!ge"* by Michael Baigent-
Richard Leigh, NY; 1989, s.132.
(Bu kitap zellikle de ma sonlarin
tm tarihini ve ngiltere, skoya
ve rlanda'daki
167
gizli faaliyetlerini belgeleriyle
aiklamaktadir. Bazi belgeler ilk
kez yayinlanmitir.)
ll)a.g.e . s. 178-80
12) a.g.e. s. 133
13) Ha ve bunun eitli
ifreleriyle ilgili olarak ok ay rintili
bilgi edinmek isteyenler iin bkz:
#(l $e 2a &ar!e li3i* Aytun
Altindal, Alfa Yay, 6. Baski, 2005
14) "<bermals &rahte !er
2ahn"* Karheinz Deschner,
Stutgard, 1962, s. 63 (lk
yayinlandigi yil bu kitap ok tar
timalara neden olmu ve bata
Vatikan olmak zere bazi ki liseler
tarafindan yakilmi ve yazan da
tehdit edilmiti.)
15) Bu kavramlar iin bkz: "The Hirst
:hilosohers" by
George Thompson, London, 1955, ss.130-
140
16) Thompson, a.b.k. s.255
/_G "The 4ccult :oDer of
Sumbers" by W.Wynn Westcott,
Califomia 1984, s. 18 (Bu kitabin
yazan Wescott, ayni zamanda gizli
"#(l $e 2a &ar!eli3i" rgtnn
")m arator" diye bilinen Byk
stadligi'ni da yapmi 33. de
receden bir masondur.)
18) a.g.e. s. 19
19)a.g.e.ss 100-101
20) "<mulets an! +uerstitions"
by E. A. Nellis Budge, NY, 1978,
.44
-/G "The #reek Thinkers" by T.
Gomperz, London,
1901/1969, s.127
22) Deschner, a.g.e. s.78
23) Bu konuda aynntili bilgi
edinmek isteyenler iin bkz:
"5ilinmeyen 2itler" Aytun
Altindal, Alfa Yay., 16. Baski,
2005
24) "L '2ellenisme8La
Hormation !e l'Buroe"* par
Gonzaque de Reynolds, Paris,
1944, s. 142 (Bu ok ilgin bir
alimadir ve zellikle de
Bizans(lama) srecindeki
168
siyasi, kltrel ve dinsel degerlerin oluma
tarzini ayrintila
riyla ilenmektedir.)
-UG "L'2ellenisme"* a.g.e. s. 149
26) Bu konu ok tartimalidir.
Gnmzde bazi alima- ia r bu
konunun yeniden alevlenmesine
yol amitir. Bu Meryem'in
sa'nin ei oldugu iddiasi iin bkz:
"1atikan $e Tanak ='$alyeleri"* A.
Allindai, Alfa 7. Baski, 2005. Ay
rica ok ayrintili ve/fakat "+ofu"
Feminist tezler iin bkz: "The
Temlar 9e$elation" by Lynn
Picknett and Clive Prince, Corgi,
1997. (Bu kitap yer yer bilimsel
tarafsizliktan uzaktir ve saldirgan
bir feminist sylemi iermektedir.)
Bu tip alimalara kari, Katolik
Kilisesi'ni ve inancini savunan,
Meryem'in sa'nin ei
olamayacagini yazanlar da vardir.
rnegin Kenneth L. Woodward,
Newsweek dergisinde, (2003/5) Bu
tezi savunan Feminist
ilahiyatilara yanit ver- miti. te
yandan feminist ilahiyatilar bu
Meryem'in n cil'de anlatildigi gibi
fahie degil tam tersine bilge bir
kadin olarak sa'nin en gl
yardimcisi oldugunu anlatmaktadir
lar. (r. Karen King, "The
#osel of Mary Mag!ala" Harvard
Uni. 2003). te yandan ")sa e$li
miy!i@" sorusu ilk kez 1970'te nl
ilahiyati William P. Phipps
tarafindan ay ni balikli kitapta
dnya kamuoyuna sorulmutu.
27) ":aintings of the 0ark Church" H.
Yenipinar, S. a
hin, stanbul, 1998, s.71 Foto: Suat Eman.
28) "Le Mon!e 5yzantin" par Louis
Brehier, Paris, 1950, s. 125 Bizans
Dokmantasyon: D.A.C.L.IV, 921,
s.2102-3.
29) "Le Mon!e"* CDLXVI:D:A.CL.IV, 1921,
s.2059.
,WG "Le Mon!e"* D.A.C.L.
IV. S.2005; DXXIII, I, 286; II.
126 (Roma mparatorluk tutanagi).
31) CCXLVI. IX.3; D.A.C.L.I. 1907. s.87-97
32) "The 9ise of Christianity"*
by W. H. C. Frend, London,
1984, s. 168-170
33) "The Hormation of Christen!om" by
Judith Herrin,
169
London, 1987, s. 184
34) Herrn, a.g.e. s. 185.
35) "BliCir" a.g.e. s. 3-4
5& BB.C2
5&=&
l/'2olly5ible"* Bible Society, 1979, s.
996
2) Onlari Yoahim ve Hannah
olarak tanimlayan nciller degil,
'gelenek'tir. (Hannah ltuf
anlamina gelir.) Aziz Hannah
cultus'u 14. yzyilda kabul
edilmitir. Bkz. 5ook of +aints" (16.
yzyilda Avrupa'da Hannah'in
(Anna) kisir de gil kez evlilik
yapip kiz ocugu annesi oldugu
tartiili yordu. Hannah, ayri
kocadan kiz edinmi ve ne de
Meryem (Miriam) adini vermiti, bu
iddialara gre.)
3) Bylesi bir kentin var
olmadigi agda tarihiler ve
ilahiyatilarca tartiilmaktadir. Alan
Watts'a gre, "Nasira" dal
anlamina gelirken Aziz Bemard
bunu 'iek' olarak yo
rumlamaktadir. Alan Watts, Myth
an! 9itual in Christianity" (Londra:
Thames and Hudson, 1983), s.l 16
4) Papa IX. Pius, Yusuf u
resmen evrensel kilisenin ko
ruyucusu ilan etmitir. Ayrica
alianlarin koruyucu azizi sayilir
ve 1 Mayis gn ona
hasredilmitir. Bkz. 5ook of +aints*
a.g.e. s.320 Matta'a gre Yusuf
Yakub'un oglu, (Matta, 1:16)
Luka'ya greyse Heli'nin idi. (Luka
3:23)
5) "Bu, branice Jehoshuah,
Joshua'nin ya da Jeshua'nm
Greke biimidir. Orijinal Greke
IHCOYC olarak yazilir ve Hiristiyan
simgeciliginde IC.IHC. ya da IHS
olarak kisalti lir."
170
6)Sukka49b
0er 5abylonische Talmu!*
Mnih: Wilhelm Goldmann
Verlag. Ausgewehit, bersetzt und
erklart von Reinhold Mayer, 1965),
s. 101
7 ) Ala n Watts , Nat ure, Man and
Woman, (New York: Vintage
Books, 1970), s.168.
8)Frend, a.g.e., s.177
9) Bakire Dogumu genellikle
Meryem'in gnahsiz do gumuyla
karitirilir. Bu ikincisi, 19. yzyilda
bir man lkesi haline getirilmiti.
Bu fikir, Katolik dogmanin
savunucula rindan Aziz Jerome'a
(yakl. 341-420) dayanmaktadir.
Aziz Jerome'a gre, Meryem'in
annesi Hannah kisirdi ve koca
siyla gebe kalmadan 20 yil
yaamiti.
10) Esseneler ve Hakkaniyet Belleticisi iin
bkz. sken
deriyeli Philo. Quod
Omnis Probus Liber,
Yali Plinius,
Histrica Naturalis,
V. Kitap, Blm 17 ve
Josephus, Wars of the Jews
Kitap XVIII, i.5 ve Kitap XV, x, 5.
eviriler Davies'den, a.g.e., Ek.
11) Bu konuda ayrintili bilgi iin bkz: "#(l
$e 2a &ar
!eli3i"* Aytun
Altindal.
12) "The Hi$e #osels"* What
Did Jesus Really Say Robert
W. Funk, roy W. Hoover/Jesus
Seminar, "The +earch for the
<uthentic Wor!s of Pesus"
New York, 1993
13) Bu yazilar "T(rkiye $e 4rto!okslar"
kitabindan der
lenmitir. Diger ayrintilar iin bu kitaba
bakilabilir.
14) Bu konudaki Gnostik gr iin
bkz: "Gospel
171
<ccor!ing to <llan &ar!ec"* NY,
by Dr. Francis Harber, Trans.
Spanish, 1980.
15) "2eresy" a.g.e. s.17
16) "Heresy", a.g.e. s.18.
sa'nin lmnden yillarca sonra
kurulan ilk kk Hiristiyan
cemaatlerinde branice konuan
Yahudi-Hiristiyanlar ile Greke
konuan Hellenler bir aradaydilar.
Bunlarin arasindaki atimalar
zellikle de "0iH' konusundakiler
iin Bkz: "The Christian
Centuries" Vol.1. The First 600
Years, Jean Danielou and
Henri Marrou, Darton-Longman,
1964, s. 3-8 (z. 3-4) Dil ati
masi ve eviri yanliliklarina en
gzel rnek "Mesih" kav ramidir.
Bu szck branice "Messiah"dr
ve Yahudiler iin Kral (Knig)
szcgyle synonym
(anlamdi)tir. Oysa Greke
"Christus>2ristos" Mesih kariligi
olarak kullanil mi ve anlam
kaymasi yaanmasina neden
olmutur. Greke Hiristos, Yahudiler
iin sadece "!(nye$i" (secular) olan
bir mevki/pozisyon/makamin
"Jhre$iletirilmesini" getirmi,
bylelikle sa'yi Tann'nin Oglu ve
Tanri haline sokmutur. sa Mesiah
denildiginde, sa'nin Tann'nin Oglu
(Tann) ol dugu degil, Krallik
iddiasinda bulundugu anlailmalidir.
Za ten lm fermaninda da yle
yazilmiti. Mesiah szcgnn
Greke ve branice kariliklan iin
bkz: Johannes Lehmann, "Pesus
9eort" Protocoll einer
Verflschung, Wien, 1970, s.170-
175
17) :hilo $e Posehus
tarihleri iin bkz: Hla$ius
Posehus* "<ntiAuitates Pu!aicae""
Boks XII-XIV. Ed. R. Marcus,
Cambridge, 1943. Ayrica, "5ellum
Pu!aicum" Mass Harvard Uni.
1927-28. Philo Judaeus, "Legatio
a! #aium" Ed. Smallwood.
Leyden-Brill, 1926. Aynca,
"+ulements" I and. II. Ed. R.
Marcus, London, 1953. Philo'nun
alimasi "\uo! omnis robus liber
sit" Kap. 12'ye de bakilmalidir.
skenderiyeli Philo .. 30-20
yillannda dogmu bir Yahudi
tarihisidir. Josephus ise .S. 37
yililnda dogmu ve 100 yi linda
Roma'da lmtr. (Gerekte
Josephus'un tarihinde sa ile ilgili
sadece 6 kelime vardir.)
172
18) ncil'deki bu blm iin
ayrica bkz. Frend, s. 33-35
metninin ngilizce ncil'deki
kariligini da aktarmakta yarar
gryorum "Hor Moses sai!O The
Lor! your #o! Dill raise u for you
a :rohet like me from among
your oDn eoleO you must listen
to e$erything he tells you"""
6n!ee! all the :rohets from
+amuel on* as many ha$e
soken* ha$e foretol! these !ays"
(Pet.3:22)
19) Bu konuda ayrintili bilgi iin
bakiniz "Three Haces of Pesus" by
Aytun Altmdal, Sussex, 1992
20) Bu konuda ayrintili bilgi iin
bakiniz: "Les 2yksos et le Mon!e
!e la 5ible" par Z. Mayani, Paris,
1956, zellikle s. 159-168
21) Deschner, s. 65
22) Konstantin'in bastirdigi
paralarin zerinde kendi adi ve u
cmle yaziliydi. "Rat B!ilemeyen
Yol!am #(ne" (Soli nvicto
Comiti). Bkz: Frend, s.476.
Konstantin, yine Frend'in iaret
ettigi zere. .S. 323 yilina degin
Hiristiyan Tanrisi'nm hizmetinde
oldugunu sylemesine ragmen,
kendi "#(ne Tanrs"nZ bagli kaldi.
4. yzyilin Dinsel-
Sistematique'inde (ran'da ve
Gneydogu Anadolu'da) ve
ran'da az da olsa hl gnee
tapiliyordu ve krallara ve bazi zel
bilgilere sahip kiilere "<re$or!ik"
yani "#(nein 43 lu" deniliyordu.
Bkz. "The 4ther #o!" s. 126-127
23)2 9 Ekim 312'de Konstantin,
muzaffer bir komutan olarak
Roma'ya girdi ve Senato tarafindan
kendisine "5a <ugustus" unvani
verildi. Konstantin bu zaferin
kendisine gklerdeki Tann'dan
gnderildigini, ama bu Tann'nin
G ne mi, sa mi oldugunu
bilemedigini ve tereddtte kaldigini
aiklamiti. "<caba hangisi@" diye
sormu ve yanit alama miti. Bkz:
Frend, s.482.
24) Frend, ibid. Bunun
ngilizcesini de ekliyorum; "What
mattered to Constantin,
howewer, was Constantine and
like other egoistical generals such
as Wallestein and Napeleon, he
believed completely in his star,
whether this was represented now
by the sun or by the Christian
God.
173
Ayrica Konstantin bir "0e$let" dini
yaratmakla kalmami "0e$leHin
bata sanat ve edebiyat olmak
zere her alanda mutlak
egemenligini de kurmutu. Bkz:
"5yzantinische +chatzkunsH Johanna
Fleming, DDR, 1979, s.7. Dogu
Ro- ma'da mparatorlarin kltre
ve sanata katkisi ve/veya bas kisi
iin bkz: "Bsguisses 5yzantine"
par Augustin Marrast, Paris, 1874
s. 89-110. z. 68-69. Burada
Theodora'nin tipki Meryem gibi
"#(H ile zdeletirilmesi rnegi
vardir. G nmzde "Toka"
denen semt, o dnemde "<zize
5arbara &as" diye biliniyordu ve
bu girite, "#(H rengi bir stu nun
stnde Theodara heykeli
duruyordu.
=& BB.C2
=&%&
1) Walter Seigmeister, a.g.e. s.204
-G"B!icH szcgnn Trkesi
tam olarak "Herman" degil,
Kararname ile Teblig arasi bir
emirdir. Kisaca Ferman diyerek
okura kolaylik saglamak istedim.
"Toleration" ise Trkeye ne yazik
ki, yanli bir ekilde "2og'r(" diye
ev rilmi durumda. Oysa, kitapta
"M(samaha" diye vermeme ragmen
bunun o dnemdeki Roma
mparatorlugu'ndaki tam kariligi
"Tahamm(l BtmelHtir" Diger bir
deyile bu bir Ta hamml Etmek
emridir, Hogr degildir,
Msamaha da de gildir. Tolerans,
Latince "Toleare"!en geliyor ve bu
da "+ kntya katlanmak*
tahamm(l etmek" anlamina
gelmektedir.
,G "5ook of +aints"* a.g.e. s. 136
4) Gnmzde, gerekte
Paganlara ait olan bu unvani, il
gintir ki, Vatikan'daki Papalar da
kullanmaktadirlar. Hiris tiyanlik
ncesinde bu unvan Antik Misir'da
"ok-Tannli" Firavunlara ve
Ortadogu'daki Krallara aitti ve tam
anlamiyla "T(m )nanlarn 5a
9ahibi" demekti, sadece bir
"0in"'m
17
4
degil, tm inanlarin en st
temsilcisi idi. Firavunlar. Ayri ca,
her Firavun, lmeden nce de
sonra da "Tanr" ilan edi liyordu.
Antik Misir'da "0e$let
Tanrlar"* Antik Hellenlerde ise
"+ite Tanrlar" yapma gelenegi
vardi.
5) Ayrica Byzantine/Bizansli
szcg eski Byzantium'dan
galattir. Dogu Roma
mparatorlugu'nda yurtta
statsnde olanlar Bizansli degil,
Roma Yurttai ola rak aniliyorlardi.
Bkz: "Me!ie$al an! Mo!ern
Times" by James Harvey Robinson,
NY, 1926, Bizans iin, s.20; Mos
kova iin s.700
.G"+un #o! is the L490
of the 9oman Bmire" bkz:
Frend, s.440. LORD ayni
zamanda Tanri yapilmitir.
Hiristiyanlar "LORD Jesus" derken
O'nun Tanri oldugunu vurgulami
olurlar.
7) Frend, s.476
8) Frend, s.477
9)Ostrogsky, s.59-65
10) Ostrogsky, s. 68
11) Ostrogsky, s. 70
12) The Other God, s. 75
13) The Other God, s. 75-77
14) Bkz, ":lato>2iias Mineur*
<lcibia!e $!" Tome I, Maurice
Croiset, Paris, 1920, s. 176-205
15) Gonzague, s. 141
16) Frend, s.484
17) Yahudilerin eriatine gre bu
bir "Mitz$ot" idi. Yani Tann'nin
emriydi. Kilise Tann'nin emrine
degil, mpara tor'un emrine
uymutu.
18) Frend, s.498
19) Kutsal Kitap=Holy Bible. Bu
iki blmdr. Bunun ilk blm
Eski Ahit (Yahudi ncili) kinci
Blm ise Yeni
175
Ahit (Hiristiyan ncili)dir. Kutsal
Kitap bu iki ana ciltten oluur.
20) Son derece karmaik olan
bu eviri ve dil meselesi iin,
teknik dzeyde yapilmi olan
tartimalar iin bkz: Commentaire,
a.g.e. intro. Ayrica "The #enesis
<ocryhon of \umran Ca$e 6
F6\-WG" by Joseph Fitztmyer,
Editrice Pontificio, Roma, 2004 ve
Geza Vermes'in "The Comlete
0eath +ee +crolls in Bnglish"
Penguin, Rev. Ed. 2004.
21) A History of Heresy, s.46
22) A History of Heresy, s.49
23) Bu konuda temel eser
kaynak gsterilmitir. Bun lar,
"Bcclesiastical 2istory"* Socrates,
1.8. Eng. Trans. In Henry
Betteson, Ed. "0ocuments of the
Christian Church" (New York)
1947, ve J.N.D. Kelly, "Barly
Christian 0octrines"* (rev. Ed. NY,
1978)
24) Aziz Paul'n anladigi ve
uyguladigi Hiristiyanlik iin bkz:
"9e$elation an! Mystery"* by
Markus Bockmuehl,
Wissenschaftliche Untersuchungen
zum Neuen Testament,
2. Reihe 36, Tubingen, 1990. zellikle de
terminolojik degi
im iin s. 226-7
25) "Busebius busie! himself in
the intrigues in Dhich he took
such leasure an! !islaye!
so much skill an! assi!uity" "
Ve gerisi iin bkz: "The
Barly Christian Hathers" by Henry
Betteson, Oxford Uni. Prs, 1956,
s.25.
26) Bkz: Three Faces of
Jesus/ sa, Aytun Altindal, Alfa
Yay, 7. Baski, 2005
27) znik Konsili'nde iki
Eusebius vardi. Biri Filistinli tarihi
Eusebius, digeri de o sirada
Konstantin'in bakenti olan
Nicomeda'dan gelen Eusebius. Sz
konusu ikincisidir. Bkz: "Barly
Christian Hathers" s. 24-26
28) Frend, s.501. Burada
geerken belirtmekte yarar gr
dgm bir husus var. sa'nin
ldrldg varsayilan Ha'in hangi
tip Ha oldugu ok tartiilmitir.
Bu bir (T) harfine
176
harfine benzeyen TAU Ha'i mi
yoksa (X) harfine benzeyen Aziz
Andrew Ha'i midir bilinemiyor. O
dneme kadar Hi ristiyanlar hem
Ank'i hem de "5alk" semboln
sa'yi ve dinlerini tanimlamak iin
kullaniyorlardi. Sembol-Bilimin
(synthematique) kurucusu nl
mantiki Rene Alleuan'in
belirttigine gre bu ilk
Hiristiyanlar tarafindan dogal
yapisi nedeniyle degil, izilen ve
seilen baligin "IXTUS " adiyla
bilinmesinden kaynaklaniyordu. Bu
szcgn sembolik ai limi, "lesous
Yristos Teon Jios +oter" (IXTUS
baharfleri) yani "&urtarc Tanr
'nn 43lu )sa Mesih"i veriyordu.
(X) Latince 10 demekti ve bu da
Musa'nin 10 emrinin bedensel-
lemi ekliydi, (bkz: 0e la Satura
!e +ymboles* Paris 1958, s. 64-68)
29) Benzer ekilde Eski Ahit'teki
birok kitabi da yasak ladilar.
rnegin Eski Ahit'in en eski, en
enteresan ve en nemli kitabi,
"Bnoch" tam 1400 yil yasaklandi,
kimselere okutulmadi. Neden mi,
nk Tevrat'ta anlatildigina gre
Enoch 365 yil yaadiktan sonra
lmemi, gkyzne melek ler
tarafindan ekilerek Tann'nin
yanina gitmiti. Bu Tev rat'ta ki
kurgu sa'nin lmeyip gkyzne
ykselii ile ay niydi. Nedir ki,
Enoch olayi, sa'ya atfedilen
"'lmeyi g'k y(z(ne y(kselme"
olayindan yzlerce yil nce
olmutu. Bu konuda ayrintili bilgi
iin bkz: "Enoch " par P. Javanovic
et A.M. Brayant, Paris, 2002.
30) "The 4ther #o!' s. 175
,/G "The Life of <ollonius
of Tyana" by Flavius
Philostratus, Original Greek, 220
CE, 4. Translation into La tin by
Alemannus Rhinuccinus, Venice,
1501. (Bu gerekte yapilan 4.
eviridir ama digerleri de
basilmadan yasaklan mitir.)
177
=& BB.C2
=&5&
l)Seigmeister, a.g.e. s.167.
(Alintilar kitabin 1947'deki zgn
baskisindandir. Dr. Walter
Seigmeister, daha sonra,
1956'da bu ilk baskiya bazi
eklemeler yaparak "<ollonius the
Sazarene" adiyla bir yayin daha
yapmitir ama bu yeni kitapta
adini degitirmek zomnda kalmi
ve yazar olarak Raymond W.
Bernard adini kullanmitir. Bu
kitap 1964'te Dr. Seigmeister'in
lmnden bir sre nce yeniden
basil mitir. Dr. Seigmeister'in 1947
baskisi zgn alimasini bulabilmek
olasi degildi. New York'ta
Apollonius konusun da
aratirmalar yaparken 1992'de
Seigmeister'in yakin ak rabasi Prof.
Ira Gitler ile tanitim ve elindeki
tek kitabi bana armagan etmek
nezaketini gsterdi. Kendisine ve
eine bir kez daha burada yazili
olarak teekkr ediyorum.
2) ")nsan +uretin!eki Tanr"
tanimlamasi bana ait degil dir,
orijinali yledir: "< #o! in human
form" " Bu yakitir- ma
Apollonius'u Pagan Mesihi olarak
degerlendiren Ernest Joseph
Renan'in (1823-1892)
yakitirmasiyla paralellik gs teren
Reville'e aittir. Bkz. Seigmeister,
a.b.k. s, 43. Ayrica Bkz: Jean
Reville, "La 9eligion a 9ome
sous les sM$`res"
1886, ve J. Domna iin, A.Reville,
"Le Christ paien du III. Sicle,
"9e$ue !es 0euC Mon!es"*
1865. Okurlara Apollonius kitabi
yazmi olan iki "9e$ille" var gibi
gelebilir. Biri Albert, digeri Jean.
Aslinda tek Reville var: Jean Albert
Reville. Ama Kilise'nin
baskisindan dolayi, bir kitabina
Albert, digerine de Jean diye imza
atmitir.
3) Kutsal Kitabin ilk be kitabi
Musa tarafindan yazil mitir diye
kabul edilir. Trkiye'de ncil de
denilen bu kita ba adini veren
"5ible" szcg Greke "ta biblia"
szc gnden gelir. lgin olan
husus udur ki, "ta biblia"
Grekede "&italar" anlamina
gelmektedir, "tekil kita" de gil.
Ayni ekilde "Bski>Yeni <hit"
denirken kullanilan "Testamentum"
szcg de Latincedir. Oysa
szcgn z gn branice kariligi
"5eriftir ve bu da ")ttifak8
<lliance"
1
7
8
anlamina gelmektedir. branice
kutsal metinler -Tevrat dedi gimiz
ilk be kitap=Torah- Greke'ye
evrilirken "5erit" Greke "0iatheke"
yapilmi, bu da Latinceye
"TestamentDnN<hit>=ahitlik" olarak
evrilmitir. (eviri ha talari ve
bunlardan dolayi balayan yanli
ynlendirmelerin altini izmek iin
yazdim.)
Bu konudaki ilgin tartima iin,
Teolog Jacques Noel Peres'in
"2istoria" dergisindeki nemli
makalesine bakila bilir. (Nr, 698,
ubat 2005 s. 38-41) 1999'da
balayip 2005 yilinda sona eren
ve "Yeni" basimi yapilan, bu
kitapta da kaynak olarak alinmi
olan, "+tan!art 1ersion" da, yine
bazi szckler degitirildi. rnegin,
ncil'de artik "Tanr <!em 'i Yaratt"
yazmiyor. Benzer ekilde Meryem
karninda ocuk taiyordu
denmiyor, "2amile brakl!"
deniyor.
4) ":hilostrate8<ollonius !e
Tyane" sa vie, ses voyages, ses
prodiges, Trad. A. Chassang,
Paris, 1862/1995. Presentation et
notes de Guy Rochet, (SAND),
p,7. (Bu ki taptaki alintilar aksi
belirtilmedike bu eviridendir.)
5) Bu ok tartimali konu iin
bkz: Lynn Picknett and Clive
Prince, a.g.e. s. 373-75.
Ayrica bkz: "Pesus the Magician"
(Byc sa) by Morton Smith,
London, 1978.
6) A. Chassang, a.g.e. s,7. (Guy Rochet'in
notlan.)
7) Frend, a.b.k. s. 443 ve 460
8) "<ollonius of Tyana" by Richard
Gotthell, Zeitschrift
Deutschen MorgenTandischen
Geselschaft, Voi. 56, 1892.
9) "l Deniz
Rulolan/Manuscripts" diye genel
bir ba lik altinda toplanmi olan
bu belgelerin tam ve nihai eviri
leri 2004 yilinda topluca
yayinlanmitir. Daha nceki yillar
da eitli yayinlar yapilmi
ve/fakat bunlar ya eksik ya da
yanli eviriler olarak
degerlendirilmilerdir. Tm
akademik evrelerce, (Yahudi,
Katolik ve Protestan) ortak kabul
gr m olan ngilizce eviri,
nl branice uzmani Geza
Vermes'e ait olan yaklaik 650 sayfalik
eviridir. Bu kitapta yapilacak olan
alintilar ite Geza Vermes'in bu
evirisinde-
179
dir. Bkz: "The Coml`te 0ea! +ea
+crolls" Trans by. Geza Vernies,
Penguin, 2004. (Esseneler, ..
200 yularinda yaz dilar bu
metinleri sa'nin ve Vaftizci
Yahya'nin Essene ol duklari iddia
edilmitir.)
10) Philostratus, a.g.e. s, 235-236
11) "0ea! +ea +crolls" a.g.e. s, 235-236
12) "The 6n!ian Tra$els of
<ollonius of TyanX"
O. De Beauvoir Priaulaux,
London, 1873, s. 199.
13) "5ook on the Horms an!
6mages That <re 6n 2ea$en"
Befehl Alfons X, aktaran
Seigmeister, a.g.e. s, 107. (B.
Alphus/Alfons'un kitabina
ulaamadim.)
14) Cabir Ibn-i Hayyan'in kitabi,
1942, Kahire'de Paul Kraus
tarafindan yayinlanan,
"Contribution a l'historiM !es i!Mes
scientifiAues !ans l')slam" adli
alimada anlatilmitir. Cabir Ibn-i
Hayyan, 9. yzyilin sonu ile 10.
yzyilin bainda yaamitir. ok
geni bir kltre sahip olan bu
Mslman bilim adami tm
"2ermetik8Al4imin eserleri Arapaya
ka- zandirmir. Avrupa'da
"&imya" bilim dalinin gelimesi, bir
bakima Hayyan ile balamitir
denilebilir. Araplar "+imyac l3a" Al-
Kimya diyorlardi. Bu dnemde
Latince olan ve Ka tolik Kilisesi
tarafindan yasaklanmi olan Turba
Philosophorum, Tabula
Smaragdina, Tabula Chemica, Liber
de compositione alchemia, Liber
Secretum Alchimia gibi birok kitap
nce Arap bilim adamlari tarafindan
Bati'ya (Kilise'nin kari ikmasina
ragmen) sokulmutur. (Bkz: 15
numarali dipnot.)
15) "Mahometto 6n Buroa"
Giacomo E. Carretto, Claudio
Lo Jacono Alberto Ventura, a cura di
Francesco Gabrieli, "<rabi B"
Turchi in 4cci!ente .--8/a--"
Arnoldo Mondadori, Milano,
1982, ss. 165-168. (eviriyi
Sayin Batuhan zkan yapti,
kendisine teekkr ediyorum.)
Kitabin Trke adi yledir:
"<$rua '!aki )slam>5at '!aki <ra
$e T(rkler 622-1922"
16) "Mahometto" a.g.e. s, 166
1
8
0
17) s 1
18) s 1
19) s 1
20) Bkz: Aytun Altindal, Gl ve Ha
Kardeligi
21) Bu konularda bkz:
"L'Jni$erse MatematiAue" par
Philip J. Davis et Reuben Hersh,
Boston/Bordas 982, s, 95. Ayrica
Hermetizm'in gnmzn
bilimine katkisi iin bkz s.94-115.
zellikle "&itab <l8<manat Da8al
2iAa!at" yazan Sa'adyah bn Yusuf
al-Fayyumi (Saadia Gaon 882-
942) iin bkz. s. 109 vd.
22) Flavius, a.g.e. s.30-31.
Philostratus'un yazdigina g re;
Apollonius birok yabanci dil
biliyordu. Bu kitaplan kendisi,
Greke, Latince ve Arapa yazmi
olabilir.
23) Aktaran Seigmeister, a.g.e. s. 107-110
24) Flavius, a.g.e. s. 180-181 (XXXIII-
XXXV)
25) Bu olayla ilgili olarak bkz:
"The 4ccult" by Colin Wilson, NY,
1971, s. 198-9. Aynca eitli
Mantic dallan iin bu kitaba
bavurulabilir.
26) Philostratus, a.g.e. s.
253-261. Apollonius'un Domitian
ile olan tartimalan ile tutuklulugu
sirasindaki olaylarla, digerleri
Philostratus'un kitabinda yaklaik
64 say fa tutmaktadir. Kitaptaki
alintilar bu blmden zetlenmi
tir. zellikle bkz: Philostratus, s.
238-287 Livre VII-VIII (kismen)
=& BB.C2
=&=&
1) Seigmeister, a.g.e. s, 185
181
2) "La religion !e 5ab*"
reformateur Person du XIX.
Sicle, Clement M.Huart, Le Pay,
Paris 1889.
3) "The Worl!'s 9eligions"
by Ninian Smart, Cambridge,
1989, s. 479-481
4) "5ahaullah an! the SeD Bra" J.E.
Esslomont, Bahai Publishing,
Wilmette, Illinois, 1950.
(Bahailer'in ABD'deki merkezi
Illionois'dedir ve Bahai inanci
geregi ok gsterili, byk ve
grkemli olarak ina edilmitir.
Benzer ekilde s rail'deki
merkezleri de son derece
gzalici, etkileyici bir mimari
anlayii yansitmaktadir.) Ayrica
Bahai Tanri inanci iin bkz: "Les
9eligions et les :hilosohies !ans
L'<sie Centrale" par M. Le Comte de
Gobineau, 1866.
5) Kurretl Ayn ve
Babilik/Bahailik ile ilgili ayrintili
bilgi iin bkz: "Kurretul Ayn",
SRE Siyasal Kltr Der gisi, 1.
Cilt, Sayi 2, Der: Sibel zbudun,
s. 81-91. (Ayrica Diyanet leri
Bakanligi slama Ynelik Yikici
Hareketler (Babilik ve Bahailigin
yz) Ankara, 1973 ile "2z"
5ahaullah 'n Le$ihleri" ev. M.
nan, st. 1974.
6) "<ollonius !e Tyane" Le
Nuctemeron, par Yoan
Thanes, Pre. D'Emmanuel le Bret, 2002,
s.6.
7) Eusebe, "Contre 2ieroclem" qui
ex Philostrati historia comparativ
Apollonius Tyanensis Salvatori
Nostra Jesu- Christo, Monel, 1508,
Kayser, 1870.
8) Eusebe, "0iscours" d'Eusebe de
Casaree touchant les miracles
attribues par les Payens a
Apollonius de Tyane, Louis Cousin
(Trod) Paris, 1684
9) "6n +earch of Pesus"* Time, 6 April,
1996.
10) "6n +earch of Pesus"* a.g.e. s
52-62.(Gospellerin ger ekten
Matthew, Mark, Luke ve John
tarafindan degil, belki de onlarin ilk
grencileriyle, grencilerinin
grencileri tara findan yazilmi
olduklari bu makalede ne
srlmtr.)
11) "<ollonius 5iograhy" by Robertino
Solarion, Dal
las, 2004, s.2.
182
12) Paracelsus'un yaami ve eserleri
iin bkz: Gl ve
Ha Kardeligi, Aytun Altindal. 4. Baski,
Alfa Yay. 2005.
13) .S. 968 yilinda Alman
mparatoru I. Otto, Cremona
Piskoposu Liutprand'i, Bizans'a eli
olarak gndermiti. Ne var ki,
Bizans yneticileri bu diplomat
eliyi, stanbul'a va rir varmaz
tutuklamilar ve ev hapsine
almilardi. Kendisine ve elilik
mensuplarina ok kaba
davranildigmi gren pis kopos,
daha sonra mparatoruna gizlice
ilettigi mektubunda, "Se olacak bu
&aa!okyal '!an !a bu muamele
beklenir* " diye yazmiti. Bkz:
"MM!iM$al Buroe" Ed William H.
Me Neill and Schuyler O. Houser,
Oxford, 1971, ss. 122-124.
14) Bu ilgin tartima iin
bkz: "Con$ersations <bout The Bn!
of Time"* Jean-Claude Carrire,
Penguin, 1998. s. 139-140.
15) ibid. a.g.e. s. 108
16) "Hrom PMsus to Christ" art. By.
John Meacham, Newsweek, March
28, 2005, s.52
17) ibid. a.g.e. s.54
18) Apollonius'un zellikle
gezileriyle ilgili bkz: "Apollonius de
Tyane" par, Mario Meunier, "ou
le sMKour !'un !ieu ar mi les
hommes" Paris, 1936.
19) Apollonius ile sa'yi dogrudan
konu alan u kitaplari konuya ilgi
duyanlara salik verebilirim:
EUSEBE, Contra Hiroclem, qui ex
Philostrati historia comparavit
Apollonius Tyanens Salvatori Nostro
Jesu Christo ed. Fed Morel 1508;
Kayser, Contra Hieroclem, 1870.
EUSEBE, Discours d'Eusebe de
Cesaree touchant les miracles
attribues par les Payens a
Apollonius de Tyane, traduction du
prsident Louis Cousin, Paris, 1684.
L. ELLIES DUPIN, L'histoire
d'Apollonius de Tyane convaincue
de fausset et d'imposture, Paris,
1705.
ED. BALTZER, op. Cit., p.387-396.
ED. Norden, Agnostos Theos, Leipzig,
1915.
183
F. C. BAUR, Apollonius von
Tyana und Christus, oder der
Verheltniss dess Pythagoreismus zum
Christenthum, Tubingue, 1832.
J. REVILLE, La religion a Rome
sous les Svres, 1886, p. 211 sq.
B. AUBE, Histoire des
persecutions de l'Eglise, la
polmique paienne a la fin du u
sicle, p. 426-512.
J. GUIRAUD, Un essai de
reforme paienne au n sicle la vie
d'Apollonius de Tyane, Montauban,
1886.
SP. DE LABRIOLLE, La raction
paienne, Paris 1934, p. 175-189.
20) "<ollonius of Tyana"
by W.B. Wallace, Westminster
Review, July-Dec, 1902. (Makale)
21) "0as Weltreich !er
Magie"* Kurt Seligmann,
Nachwort von Prof. Dr. G.F.
Hartlauh, Wiesbaden, 1948. s. 70-
74.
22) Seligmann, a.g.e. s.71
(Ayrica bkz: "An Encylopedia of
Occultism", by Levis Spence,
ABD, 1993. (Bu kitabin yazan Gl
ve Ha Kardeligi rgtnn bir
dnem byk "Esta!" idi.)
23) Seigmeister, a.g.e. s. 43
24) "Hrom Pesus to Christ" a.g.e.
s. 48-50. Bu makale nin yazan
John Meacham yle yazmi:
"sa'nin hedef kitle si Yahudilerdi
ama sa gsterdigi cesaretsizlikle
onlann g znde bir "5aarsz
:eygamber" (Failed Prophet)
sayildi."
25) W.C. Frend, a.g.e. s.277-278
26) Aziz Antony, Yukan Misir'da
Coma'da dogmutu (y.251). Yirmi
yaindayken tm mlklerini
yoksullara da gitmi ve lde
mnzevi hayati yaamiti. .S. 305
yilinda Fayum'da ilk manastinni
kurmu ve Monastisizm'in temel
lerini atarak mnzevilik (Hermit)
zerine vaazler vermiti. Aziz
Antony, .S. 331'de Kolzim'de ld.
Hiristiyan dnya sinda sembolik
olarak (T) Tau Hai ve domuz
yavrusuyla
%P;
simgelenmitir. (Bkz: "The 5ook of +aints"
a.g.e. s.51)
27) "0ea!+ea +crolls"* a.g.e. s.277-278
28) "+aint <ugustin Bt la fin !e
la Culture <ntiAue" par Henri-
Irenee MorraU, Paris, 1983,
s.338. (Augustin'in bu kaziyesi ile
Kur'an yorumu iin ayni sayfaya
bakilabilir.)
29) "Mary Mag!elen" by Susan
Haskins, London, 1993, s.89
30) "La Saissance !e 0ieu"
La Doctrine de Jacob Bhme,
par Pierre Deghaye, Paris, 1985.
Yeni nsan iin bkz: s. 96-102.
31) "La 0octrine +ecr`te" H. Blavatsky,
Tome 5. Paris,
1948. s. 154-158.
32) "<ollonius !e Tyane et PMsus" par
Jean Louis
Bernard, Paris, 1994. (Bu kitap ikisinin
karilatinlmasidir.)
185
KAYNAK
LAR
"The <ge of Constantine the
#reat" by Jacob Burckhardt,
Translated by Moses Hadas,
Doubleday, 1956. (nl svi reli
felsefeci ve tarihi J.
Burckhardt'in bu kitabi ilk kez
1852'de yayinlanmiti. Paganizm
ile Hiristiyanligi ve mpa rator
Konstantin dnemini ayrintili ve
airtici bir eletirel bakila iledigi
iin ok tartiilmiti. Ayni aileden
Titus Burckhardt ise slam Ezoterik
gretileri konusunda nl bir
dnrd. J. Burckhardt (1818-
1897) zellikle Pagan uy garligini ve
kltrn yeniden tartimaya
amiti.)
"Life of Christ" by Giovanni
Papini, Dell, 1951. (lk kez,
1923'de basilan bu kitap ok-
satan kitaplarin bainda geli
yord
u.)
"Martin Luther an! the 5irth of
:rotestanism" by James
Atkinson,
Penguin,
1968.
"The +tory of +on Michelle" by
Axel Munthe, London,
1929. (Bu kitap 9 yilda
63 kez basildi.)
"The Talmu! of Perusalem"
Philosophical Lib. 1956.
"Moses an! the Ten
Comman!ments" by Paul Ilton and
Mac
Lennon Roberts,
NY, 1956.
"The +on of Man" by Emil
Ludwig, Premier, 1928/1957
"The 0ay Christ 0ie!' by Jim
Bishop, Fontana, 1959.
"The +ecret of Mary Mag!alena"
by Paul Ilton, Signet,
19
56.
1
8
6
"< Constantinoole"* par Gaston
Deschamps, Camlan-Levy,
19
13.
"The 9oa! to 5ithynia" by Frank
G. Slaughther, Perma,
19
51
"The +tory of the 5ible" by Hendrik
Willem van Loon, Per
ma,
1923/19
56
"< 2istory of 5yzantium" by
Timothy Gregory, Blackwell,
20
05
"#o!s an! #o!!esses" by
Herman Wechsler, NY, 1950
"The Houn!ations of
Mysticism>4rigins to the Uth
Century" by Bernard Mc
Ginn, Vol.1. 1991. (Bu
kitap zellikle Hiristiyan Mistik
akimlarinin Pagan ve Yahudi
ezoterik akimlarindan nasil
etkilendigi zerine ok ayrintili
ama teknik bir akademik
alimadir.)
"#reek 2istorical Thought" by
Arnold Toynbee, Mentor,
1952 (Toynbee, ilk dnem Greke
belgeleri evirerek yayin
lami
tir.)
"Moses an! Monotheism" by S.
Freud, Vintage, 1955.
"The <ostle>+t :au1 by
Sholem Asch, Translated by
Maurice
Samuel, NY,
1943.
"<ollonius the Sazarene"* by Dr.
Walter Seigmeister, NY,
19
47.
"< 2istory of the :oes"* by
Sir Nicholas Cheetham, London,
1982.
"1atikan $e Tanak ='$alyeleri"*
Aytun Altmdal, Alfa
Yay.
2005.
"Church an! +ociety in
5yzantium un!er the Comneni
F/W^/8/-./G" by Michael
Angold, Cambridge, 1995.
"5ilinmeyen 2itler"* Aytun
Altindal, Alfa Yay,
16.
Baski,
2004.
"The 4ther #o!' Yuri
Stoyanov, Yale, 2000.
187
"0ogmatik $e 4rto!oksluk
2akikatinin HelsefesH
(Philosophy Orthodoxe de la
Verite) Paris 1992.
"The BliCir an! The +tone"
Michael Baigent and Richard
Leigh,
London,
1997.
"9enaissance an! 9eneDal in the
TDelfth Century" Ed. By Robert L.
Benson and Giles Contable, Oxford,
1977/82, Conference Paper by Per
Nykroq
"2istoire !e L'Btat 5yzantine"
par Georges Ostrogorsky, Paris
1977
"Le Sou$el 4hres$ateur" Nr.
1967, 18 Juliet, 2002.
"< 2istory of 2eresy" by David
Christie-Murray, Oxford
Uni.,
1976.
"2oly 5ible"* New International
Version, Authorized Ed.
12. Edition, 1988, Hodderand
Stoughton, London.
"The 5ook of +aints"* London,
Compiled by the Benedictine Monks
of St Augustine's Abbey,
Ramsgate, Authorized by the
Catholic Church, 1921/89
"Sou$eau Commentaire 5ibliAue"*
publie sous la direction de D.
Guthrie, J. A. Motyer, A.
M. Stibbs, D. J. Wiseman,
Editions Emmas, Saint-Legier
"<ollonius of TyanaV The
Monkey of Christ"
by Robertino Solarion - P.
Delsalles, Dallas, 1998.
"The Temle an! The Lo!ge"* by
Michael Baigent-Richard
Leigh, NY;
1989.
"#(l $e 2a &ar!eli3i"* Aytun
Altindal, Alfa Yay. 6. Baski,
2005.
"<bermals &rbhte !er 2ahn"*
Karlheinz Deschner, Stutgard,
19
62.
"The Hirst :hilosohers" by
George Thompson, London,
19
55.
"The 4ccult :oDer of Sumbers" by
W.Wynn Westcott, Ca
lifornia,
1984
1
8
8
"<mulets an! +uerstitions" by E.A.
Nellis Budge, NY,
19
78.
"The #reek Thinkers" by T. Gomperz,
London, 1901/1969.
"L '2ellenisme>La Hormation !e
6'Buroe"* par Gonzague de
Reynolds,
Paris, 1944
"The Temlar 9e$elation" by Lynn
Picnett and Clive Prince, Corgi, 1997.
":aintings of the 0ark Church"
H. Yenipmar, S. Sahin, Istanbul,
1998.
"Le Mon!e 5yzantin" par Louis
Brehier, Paris, 1950.
"The 9ise of Christianity"* by W.H.C.
Frend, London, 1984.
"The Hormation of Christen!om" by
Judith Herrin, London,
19
87.
"2olly 5ible"* Bible
Society, 1979.
Alan Watts. Myth and
Ritual in Christianity
(Londra: Thames and
Hudson 1983).
Der Babylonicshe Talmud, Mnih:
Wilhelm Goldmann Verlag.
Ausgewehit, bersetzt und erklart von
Reinhold Mayer, 1965.
Alan Watts, Nature, Man and Woman
(New York: Vintage
Books,
1970).
"The Hi$e #osels"* What Did Jesus
Really Said. Robert W. Funk, Roy W.
Hoover/Jesus Seminar, "The +earch
for the <uthentic Wor!s of Pesus" New
York, 1993.
"Gospel According to Allan Kardec",
NY, by Dr. Francis
Harber, Trans.
Spanish, 1980.
"The Christian Centuries" Vol. I. The
First 600 Years, Jean
Danielou and Henri Marrou,
Darton-Longman, 1964.
Johannes Lehmann, "Pesus
9eort" Protocoll einer
Verflschung,
Wien, 1970.
Flavius Josephus, "<ntiAuitates
Pu!aicae"" Books XII-XIV.
189
Ed. R. Marcus,
Cambridge, 1943.-
"5ellum Pu!aicum" Mass Harvard
Uni. 1927-28. Philo
Judaeus, "Legatio a! #aiunT Ed.
Smallwood, Leyden-Brill,
19
26.
"+ulements" I and. II. Ed. R.
Marcus, London 1953.
"Three Haces of Pesus" by Aytun
Altmdal, Sussex, 1992.
"Ley 2yksos et le Mon!e !e la 5ible"
par Z. Mayani, Paris,
19
56.
"5yzantinische +chatzkunst" Johanna
Fleming, DDR, 1979.
"Bsguisses 5yzantine" par Augustin
Marrast, Parris, 1874.
"Me!ie$al an! Mo!ern Times" by
James Harvey Robinson, NY, 1926.
":lato>2iias Mineur*
<lcibia!e $!' Tome
I, Maurice Croiset,
Paris, 1920.
"The #enesis <ocryhon of
\umran Ca$e 6 F6\-WG" by
Joseph Fitztmyer, Editrice
Pontiflcio, Roma, 2004.
Geza Vermes "The Comlete 0ea!
+ea +crolls in Bnglish"
Penguin, rev.
Ed. 2004.
"Bcclesiastical 2istory"* Socrates, 1.8.
Eng. Trans. In Henry Betteson, Ed.
"0ocuments of the Christian Church"
(New York) 1947.
J.N.D. Kelly, "Barly Christian
0octrines" (rev. Ed. NY,
197
8)
"The Barly Christian Hathers" by
Henry Betteson, Oxford
Uni. Prs.
1956.
Rene Alleuan, 0e la Satura !e
+ymboles* Paris 1958.
"Bnoch" par P. Javanovic et A.M.
Brayant, Paris, 2002.
"The Life of <ollonius of Tyana" by
Flavius Philostratus, Original Greek,
220 CE, 4. Translation into Latin by
Alemannus Rhinuccinus, Venice, 1501.
Reville, "Le Christ aien !u 666"
Sicle", Revue des Deux
19
0
Mondes,
1865.
":hilostrate><ollonius !e Tyane" sa
vie, ses voyages, ses prodiges,
Trad. A. Chassang, Paris,
1862/1995. Presentation et notes
de Guy Rochet, (SAND)
"Pesus the Magician" by Morton
Smith, London, 1978.
"<ollonius of Tyana" by
Richard Gotthel, Zeitschrift
Deutschen Morgenlandischen
Gesellschaft, Vol. 46, 1892.
"The 6n!ian Tra$els of
<ollonius of Tyana" O. De
Beauvoir Priaulaux,
London, 1873.
"Contribution a l'historiM !es
i!Mes scientifiAues !ans l'islam""
Paul Kraus, 1942.
"Mahometto 6n Buroa" Giacomo
E. Carretto, Claudio Lo Jacono,
Alberto Ventura, a cura di
Francesco Gabrieli, "<8 rabi B
Turchi in 4cci!ente .--8/a--"
Arnoldo Mondadori, Milano, 1982.
"L'Jni$erse MatematiAue" par
Philip J. Davis et Reuben
Hersh,
Boston/Bordas
1982.
"The Occult" by Colin
Wilson, NY, 1971.
"La 9eligion !e 5ah"*
reformatuer Person du XIX.
+ie!e* Clement M. Huart,
Le Pay, Paris 1889.
"The Worl!'s 9eligions" by
Ninian Smart, Cambridge,
19
89.
"Bahaullah and the
New Era" J.E.
Esslomont, Bahai Publishing,
Wilmette, Illinois, 1950.
"Les 9eligions et les :hilosohies
!ans L'<sie centrale" par
M. Le Comte de
Gobineau, 1866.
"&urretul <yn"* SRE Siyasal
Siyasal-Kltr Dergisi
I.Cilt, Sayi 2, der:
Sibel zbudun.
Diyanet leri Bakanligi slama
Ynelik Yikici Hareketler
(Babilik ve Bahailigin
yz) Ankara, 1973
"2z" 5ahaullah 'n Le$ihleri"*
ev. M. nan, st. 1974.
19 1
"<ollonius !e Tyane" Le
Nuctemeron, par Yoan Thanes, Pre
D'Emmanuel Le Bret, 2002.
Eusebe, d'Eusebe de Cesaree
touchant les miracles attribues par les
Payens a Apollonius de Tyane, Louis
Cousin (Trod) Paris, 1684.
"6n +earch of Pesus"*
Time, 6 April, 1996.
"Me!ie$al Buroe" Ed. William H. Mc
Neill and Schuyler
O. Houser,
Oxford, 1971.
"Con$ersations <bout The Bn! of
Time"* Jean-Claude
Carrire,
Penguin, 1998.
"Hrom Pesus to Christ" by John
Meacham, Newsweek, March 28,
2005.
"<ollonius !e Tyane" par, Mario
Meunier, "ou le sMKour !'un !ieu
armi les hommes" Paris, 1936.
"<ollonius of Tyana" by W.B.
Wallace, Westminster
Review, July-Dec,
1902. (Makale)
"0as Weltreich !er Magie"* Kurt
Seligmann, Nactwort von
Prof. Dr. G.F. Hartlauh,
Wiesbaden, 1948.
"+aint <ugustin Bt la fin !e la Culture
<ntiAue " ar 2enri8 6renee Morrau*
:aris* /a^,"
"Mary Mag!elen" by Susan
Haskins, London, 1993.
"La Saissance !e 0ieu" La Doctrine
de Jacib Bhme, par
Pierre Deghaye,
Paris, 1985.
"La 0octrine +ecrete" H. Blavatsky,
Tome 5. Paris, 1948.
"<ollonius !e Tyane et Pesus" par
Jean Louis Bernard, Paris, 1994.
1
9
2
APOLLONIUS
BBLYOGRAFYASI
DSEMELERE
%<I% The Life of Apollonius
of Tyana by Flavius
Philostratus (Original
Greek, 220 CE)
Fourth Translation into Latin by
Alemannus Rhinuccinus, Venice
%<I; Publication by Aldus
Mantius' Press of Philostratus' Life
of Apollonius&Bishop Eusebius'
Against Hierocles, "The antidote
to the poison" (Greek, 316
CE), First Translation into Latin
by Friar Zanobi (Zenobius)
Acciaioli, San Marco Monastery
Library, Florence.
%<IP Lives of the Sophists by
Flavius Philostratus (Greek
237 CE) Latin Translation by Aldus
Manutius Press, Venice
%<;K Delia Vita di Apollonio
Tianeo by Frencesco Baldelli,
Florence Italian Translation of Aldus
Latin Version
%<;K La Vita del Gran
Philosopho Apollonio Tianeo by
Lodovico Dolce, Venice Italian
Translation of Aldus Latin Version
%<;K Delia Vita del Mirabile
Apollonio Yyaneo by
Giovambernardo Gualandi, Venice
Italian Translation of Aldus' Latin
Version
%<<< Lemnii, senioris, historia de
vita Apollonii Tynaei- Philostrate,
Gourbinus, Paris
%<QI Unpublished First French
Translation by Sibilet
%<75 Auriferae artis, quam
chemiam vocant, by Petrus,
Perna, Basle
193
%<PP Vie d'Apollonius de Tyane by
Jan Van der Straeten, Brussels
(approximate date)
%<PP Series of 19 Engraving
Sketches of the Life of Apollonius by
Johannes Stradanus (artistic
pseudonym of Jan Van der Straeten,
approximate date)
%<KQ The Life of Apollonius of
Tyana by Flavius Philostratus First
Translation into French by Blaise de
Vigenere
%<KK De la vie d'Apollonius de
Tyane, Philostrate, Angelier, Paris
%QIP Philostrati lemnii opera
quae exstant by Federic
Morel,
Paris
%Q%% Republication of Blaise de
Vigenere's French Translation with
Commentary and Corrections by Artus
Thomas
%Q;< De religions gentilium errorum
que apud eos causes by Edward, Lord
Herbert of Cherbury, London
%Q7I Entretiens sur les Sciences
Secretes ou le Comte de Gabalis by
l'abbe Montfaucon de Villars, Paris
(Rosicrucian Expose)
%QPI Apollonius of Tyana by Charles
Blount, London First
Translation into English, with
Commentary D; Volumes)
%7I< L'Histoire d'Apollonius de Tyane
Convaincue d'imposture et de
Fausset by L'abbe du Pin, Paris
%7IK "The Philosophical and Religius
Life of Apollonius" by Christianus
Herzog
%7%= Memories pour Servir a
l'Histori Ecclsiastique des
SixPremiers Sicles (8 Volumes) by Le
Nain de Tillemont, Paris
%75I Rcit de la vie d'Apollonius
de Tyane by L'Abbe
Tillemont,
Paris
%
K
;
%75% Apollonius Tyanaeus by Laurent
Moshe-Muis, Amsterdam
%7;I "Essai sur les moeurs" by
Franois Marie Arouet de
Voltaire (Comparison of
Apollonius and Jesus).
%7QI Essay on Apollonius by Jean de
Castillion, Paris (approiximate date)
Instigated by King Frederick II, The
Great, of Prussia
%77= Apollonii Sophistae Lexicon
Graecum Iliadis et Odysseae by Jean-
Baptiste d'Ansse de Villoison, Paris
(Obtained from l'Abbaye de Saint-
Germain-des-Pres, before the death of
le Comte de Saint German)
%7P7 Gewissheit der Beweise des
Apolloniusmus oder Widerlegung der
Preufng und Vertaheidigung der
Apollonischen Religion by A.L. Cotta,
Frankfrt&Leipzig
%7KP "Le Livre du Secret de la
Creature par le Sage Belinous"
Notice et Extraits des Manuscrits IV
Translated by Pierre Samuel Sylvestre
de Sacy (Pages: 107-158),Paris
%PI% The Magus by Francis
Barret, London (University
Books
Reprint,
1989)
%PI; Observations in... Philostrai
Vitam Apollonii by F. Jacobs, Jena
%PI7 Vie d'Apollonius de Tyana
by P.J.B. Legrand d'Aussy, Paris
(Published Posthumously)
%PIP Specimen Variarum
Lectionum...in Philostratus Vi tee
Apol. Librum Primum by
G.J. Bekker
%PIK The Life of Apollonius of
Tyana by Flavius Philostratus
English Translation by Rev. Edvard
Berwick, London
%P5Q "The Apollonius of Tyana" by
John Henry Newman, Encyclopaedia
Metropolitana, London
%P5P Flavius Philostratus Werke
by Friedrich Jacobs, Stuttgart
195
%P=% "Le Opere dei due Filostrati" by
V.Lancetti Collezione delgi Antichi
Storici greci Volgarizzati,Milano
%P=5 Apollonius von Tyana und Christus
by Ferdinand
Christian Baur, Tbingen
%P;; The Philosopy of Magic,
Prodigies and Apparent Miracles by
Eusebe Salverte Notes by
Anthony T. Thompson, London
%P;; Flavius Philostratus by Carl Ludwig
Kayser, Zurich
%P;K Philostratorum et Callistrati opera
recognovit by
Antonius Westermann, Paris
%P<I The Indian Travels of Apollonius an Article
by Charles
Baudelaire, Paris
%P<Q Dogme et Rituel de la Haute Magic
(Nychemeron) by
Eliphas Levi, Paris
%P<P "Apollonius von Tyana
ein Christusbild des
Heidenthums" by L. Noac k
Psych :
Popularwisswnschaftliche
Zeitschrift, Leipzig
%PQI Commentatio qua de Philostrati in
Componenda
Memoria Apoll. Tyan. by I.P.E. Mller, Onoldi et
Landavii
%PQ% Apollonius von Tyana by Dr. Eduard
Mller, Breslau
%PQ5 Apollonius de Tyana par
Philostarte by
A. Chassang, Paris
%PQ< Apollonius, the Pagan Christ by Rev.
Jean Albert
Reville, Paris
%PQQ Helenismus und Christendom by Dr. H.
Kellner, Kohn
%P7% Flavii Philostrati opera auctiora by Carl
Ludwig Kay-
ser, Leipzig (Reprinted in 1964, Hildesheim)
%P7< La Science du bien et du
mal par Apollonius, Imprimerie
Roannaise, Roanne
%P77 Apollonius von Tyana, ein
Weihnahtsgabe by
C. Mnckeberg, Hamburg
196
%P77 Madama Helena P. Blavatsky
on Apollonius in Isis
Unveiled, St.
Petersburg
%P7P Histoire des persecutions de
l'Eglise by B. Aube, Paris
%P7K "Apollonius von Tyana der
Heiden Heiland, ein
Philosophische Studie" by C. H.
Pettersch, Reichenberg
%P7K Appollonius fra Tyana og.
Flostrats Beskrivelse af
Hans Levnet by C. L.
Nielsen Copenhagen
%PPI What is Christianity? By
Thomas L.Strange, London
%PP= Apollonius von Tyana, aus den
Greich. bersetzt u. Erlutert by E.
Baltzer, Rudolstadt
%PP< Apollonius von Tyana und sein
Biograph Philostratus by J. Jessen,
Hamburg
%PPQ A Sketch of the Life of
Apollonius of Tyana by Daniel
M. Tredwell,
New York
%PPQ La Vie d'Apollonius de
Tyana by J. Guiraud, Montauban
(Universty of Mantauban Thesis Only)
%PPK Apollonius von Tyana by J.
Goettsching, Leipzig
%PKI A Dictionary of Grek and Roman
Biograph and Mythology Volume I,
Pages 242-244, by Prof. William
Smith&Others, London
%PKI "Apollonius of Tyana", Essays
and Studies by B.L. Gildersleeve,
Baltimore
%PK5 Antiquity Unveiled by
Jonathan M. Roberts, Philadelphia
(partly channeled)
%PK; The Unknow Life of Jesus
Christ by Nicolas
Notovitch,
Moscow
%PK< There Was No Jesus: The
Teacher of the New Testament was
Apollonius of Tyana by Jonathan M.
Roberts&Gretta Spearman,
Philadelphia (approximate date)
%PKP "Suprieur Inconnu" by
Gabriel de Sacy, Paris
Baha'i Religious Writings Regarding
Balinas&Baha'u'llah
197
%KII The Gospel of Apollonius of
Tyana by Kenneth s. Guthrie, New
York
%KI% Apollonius of Tyana by
G.R.S. Mead, London
%KI; Apollonius of Tyana by H&C&
de la Fontaine,London
%KIQ Apollonius of Tyana and
Other Essays by T. Whittaker,
London
%KIP Apollonius of Tyana by
F.W. Groves Campbell
(Argonaut
Reprint, 1968)
%K%I Apollonius of Tyana by
Ralph Shirley, London
(approximat
e date)
%K%I Occultists & Mystics of All
Ages by Ralph Shirley, London
%K%% Roma Society from Nero to
Marcus Aurelius by S. Dill, London
%K%5 The Life of Apollonius of
Tyana by Flavius Philostratus New
English Translation by F. C.
Conybeare, London. Reprinted in
1989 by the Harward Loeb Clasiccal
Library, Boston
%K%5 Philostratus, in Honour of
Apollonius of Tyana by J. S.
Phillimore, Glasgow
%K%; "The Indian Travels of
Apollonius of Tyana" by V. A. Smith
(Unknown Publisher)
%K5< "Apollonius of Tyana in
Rhodes", Poem by
Constantine P.
Cavafy, Alexandria
%K5K The New Nuctemeron-The
Twelve Hours of Apollonius of Tyana
by Marjorie Livingston, London
(channeled)
%K=% Turba Philosophorum
by O& Ruska, Berlin
%K=5 La Table d'Emeraude by O&
Mailinger, Brussels
%K=5 Magicians, Seers, and Mystics:
Apollonius of Tyana- The unknown
Master of the Albigeneses by Maurice
Magre,
19
8
Paris (approximately 1920) English
Translation by Reginald
Metron,
New York
%K=; "The Indian Travels of
Apollonius of Tyana by Jarl
Carpentier, Uppsala Skrifter Utgivna
av K. Hunanistika Vetenskaps-
Samfundet i Uppsala Vol. 29, No: 3
%K=Q Apollonius de Tyane by
Marino Meunier, Paris
%K=K Apollonius of Tyanaeus
by Constantine
S. Kitriniaris, Athens
(Reprinted in 1995)
%K;P Der Wandere Durch den
Sternkreis: Roman des
Apollonius von Tyana by
Maria Schneider
%K;P Apollonius von Tyana, Leben
und Werk eines Eingeweihten by Maria
Schineider (Reprinted in 1997; original
date?)
%K<; Apollonius of Tyana
-Founder of Christianity by
Alice Winston,
New York
%K<Q Mystery Man of The Bible
by Hilton Hotema
%KQI The Secret Sayings of Jesus by
Robert Grant&David
Noel Freeman, New
York City
%KQ< Iamblicus' Life of Pytagoras,
Edited by Thomas Tay-
lor and John M.
Watkins
%KQP Das Nykthemeron des
Apollonius von Tyana by
J. Vam Rijckenborgh,
Amsterdam
%KQK Apollonius de Tyana et Jesus by
Jean-Louis Bernard, Paris (Reprinted
in 1996) (Not Related to Dr. Raymond
W. Bernard)
%KQK Apollonius of Tyana: Fact of
Fiction? By B.F. Haris
%K7I Die Traditionen ber Apollonius
von Tyana und das
Neue Testament by G.
Petzke, Leiden
%K75 The Formation of the
Christian Bible by Hans von
Campenhausen,
Philadelphia
%K7< Vorsokratische Philosophie und
Griechische Alchemie
199'
by M. Plessner, Weisbaden
%K77 The Middle Platonists by John Dillon,
Duckworth
%K7P An Overlooked Story about Apollonius
of Tyana in
Anastasius Sinaita by Robert J. Penella, Leiden
%K7P Jesus the Magician: Charlatan or Son of
God? By Mor-
ton Smith
%K7K The World of Aldus
Manutius by Martin Lovry, Ithaca,
New York
%K7K The Letters of Apollonius of Tyana
by Robert
J. Penella, Leiden
%K7K "Apollonius, Sage of Tyana" by Elsa-
Brita Titchenell
Sunrise Magazine (January Issue), Los Angeles
%KP= The Golden Verses of Pytagoras
with the Commentary of Hierocles by
N. Rowe, Santa Barbara, California
%KPQ Apollonius of Tyana in Legend and
History by Maria
Dzielska, Rome
%KPQ The Miracles of Jesus by B.
Blackburn, Sheffield, England
%KP7 "Apollonius of Tyana: Tradition and
Reality" by Ewen
Lyall Bowie
%KPK True Messiah: The Story and Wisdom of
Apollonius of
Tyana by P. A. Malpas
%KK5
20 0
et sa traditions alchimique (pages
ix-xxvii) by D. Kahn, Paris
%KK; "Stradanus Drawings for the
Life of Apollonius of Tyana" by
Dorine van Sasse van Yyselt Master
Drawings Publication, New York
%KK< "Excursus Two: Jesus and
Apollonius of Tyana" by Craig A.
Evans, Leiden Jesus and His
Contemporaries: Comparative Studies
%KK< "Apollonius of Tyana: The
Rehabilitated Ascetic" by James A.
Francis Subversive Virtue:
Asceticism and Authority in tha
Second-Century Pagan University
Park, Pennsylvania
%KK< Power,
Paideia&Pythagoreanism: Greek
Identity, Conceptions of the
Relationship Between Philosophers
and Monarchs and Political Ideas
Philostratus' Life of Apollonius by
Jaap-Jan Flinterman, Amsterdam
%KK< The Life of Apollonius of
Tyana by Philostratus, 3
Volumes Original Greek & Modern
Greek Versions, Athens
(Georgiadis
Editions)
%KKQ "The Exorcisms of Apollonius of
Tyana and Jesus of
Nazareth" The Society of Biblical
Literature, New Orleans
%KKQ The Severans: The
Changed Roman Empire by
Michael Grand, London &
New York City.
%KK7 One Jesus, Many Christs by
Gregory J. Riley, San
Franci
sco
%KK7 Zywot Apolloniusza z Tiany,
Philostratus Biography
Translated by Ireneusz
Kania, Krakow
%KK7 II Serto e la Folgore: La Vita di
Apollonio di Tyana by
Lorenzo Brizio, Torino
(original date 1875?)
%KKP Apollonius of Tyana: The
Monkey of Christ? By
Robertino Solarion, Dallas, with Polo
Delsalles, Montreal
%KKK Biographisch -
Bibliographisches Kirchenlexion (brief
20 1
note only) by Verlag
Traugott Bautz
%KKK The Emerald Tablet:
Alchemy for Personal
Transformation by Dennis William
Hauck, New York
5III Le "de secretis Nature" du
pseudo-Apollonius, Traduction latine
par Hugues de Santalla du "Kitab sirr
al- haliqa" Edited and Presented by
Franoise Hudry, Revue Chrysopoeia,
Paris
5III The Life of Apollonius of
Tyana by Philostratus,
3 Volumes Original Greek &
Modern Greek Versions, Athens
(Cactos Editions)
5III "Philostratus of Athens, Life of
Apollonius of Tyana" by Megan H.
Williams Religions of Late Antiquity
in Practice, Edited by Richard
Valantasis Princeton
5II5 L'Essai Illimit by
Nicolas Verger, Bardeaux
(Janu
ary)
5II5 Apollonius of Tyana & The
Shroud of Turin "The Synchronized
Chronologies of Roman and Related
Histories" by Robertino Solarion,
Dallas, With Nicolas Verger, Bordeaux
(April)
5II5 "Apollonius of Tyana:
Chronological Historical Bibliography"
by Robertino Solarion, Dallas, With
Nicolas Verger, Bordeaux
5II5 "The Aldus Praface", Edited with
Comments by Professor David
Armstrong, Classics Department,
Universty of Texas, Austin (May)
For the original Latin/Greek Aldus
Praface, Courtesy of Professor Roberto
Espinosa of Brigham Young Universty
in Salt Lake City, Utah
5II; "The Many Faces of
Apollonius" by Robertino
Solarion, Dallas
(Pending)
5II; L'Ultime Tentative by
Nicolas Verger, Bordeaux
(Pendi
ng)
2
0
2